GENEL - 03 Nisan 2021 Cumartesi 09:18

Şanlıurfa’nın vazgeçilmez lezzeti keme Kebabı

A
A
A
Şanlıurfa’nın vazgeçilmez lezzeti keme Kebabı

Şanlıurfa’da sadece ilkbaharda yetişen ve 2 ay süreyle tüketilen keme Kebabına vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.

Şanlıurfa’da sadece ilkbaharda yetişen ve 2 ay süreyle tüketilen keme Kebabına vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Vatandaşlar tarafından arazilerde altın aranır gibi aranan ve toplanan keme, et ile harmanlandıktan sonra kebap olarak pişirilerek servis ediliyor. Bu yıl yağışların az olması kemenin kilosunun 200 liraya kadar çıkmasına neden oldu.


Bahar yağmurlarıyla ortaya çıkıyor


Keme mantarı, lezzetiyle hem midelere hem de gözlere hitap ediyor. Tohumu olmayan ve kendiliğinden yetişen keme mantarı Mart ve Nisan ayında yağan bahar yağmurlarıyla ortaya çıkıyor.


Kilosu 200 liraya kadar çıkıyor


Kırsalda yaşayan vatandaşlar tarafından toplanan keme, iç pazarda kilosu 140 liradan alıcı buluyor. Görüntüsü patatese benzeyen keme, bir süre suda bekletildikten sonra ustalar tarafından ince ince doğranıyor. İnce doğranan keme, zırhla çekilmiş etle harmanlanıyor. Şişlere saplanan keme, kömür ateşinde pişirildikten sonra Urfa isotu ve yeşil soğanla servis ediliyor.



Zırhla doğranıp et ile harmanlanıyor


Keme Kebabının nasıl yapıldığını anlatan kebap ustası Fatih Bayram," Keme baharın başından itibaren yaklaşık bir ile bir buçuk ay doğada kendiliğinde yetişen bir ürün. Tohum olarak ekilen herhangi bir ürün olmamasıyla birlikte doğada bahar aylarında kendiliğinde yetişen bir şey. Kemelerimizi ilk önce seçiyoruz, içindeki çürüklerden ayırıyoruz. Toprağının temizlenmesi bir ile bir buçuk saat suda bekletiyoruz. Daha sonra bıçakla saplarından ayrılıyor. Böylelikle kebap aşamasına geliyor. Zırh yardımıyla kemeleri doğruyoruz. Daha sonra zırhla çekilmiş kıyma etiyle, doğranmış kemeleri karıştırıyoruz ve sonra şişten geçiriyoruz, tekrar sarmasını yapıyoruz ve daha sonra ocakta pişiriyoruz. Bunun sonucunda ortaya güzel kebaplar çıkıyor. Bu kebabı yanında yeşil soğan, limon ve Urfa’mızın közlenmiş kırmızıbiber ile servis ediyoruz. Bu aylarda keme mevsimi olması nedeniyle büyük bir yoğunluk yaşamaktayız. Burada bir ile bir buçuk ay boyunca keme tüketilmektedir” şeklinde konuştu.



Vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor


Keme Kebabı yiyen müşteriler ise "Biz Urfalılar olarak Mart ve Nisan aylarını dört gözle bekliyoruz. Bu aylar içinde keme yetişmekte. Keme doğal olarak kökü olmayan bir yiyecek. Yağmurlu havalarda, şimşeğin toprağa vurmasıyla yetişen bir bitkidir. Çok lezzetli buluyorum ve bu aylarda buraya gelerek burada kebap yiyorum. Bu lezzeti yemeyenleri buraya davet ediyorum. Bu kebabı tercih etmemin nedeni doğal olması, lezzetli olması ve ben kendi görüşümce bu kebabın tescillenmesini istiyorum” dedi.



Altın arar gibi keme arıyorlar


Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde bahar mevsiminde araziye çıkanlar altın arar gibi keme arıyor. Geçen yıllarda kilosu 80 Türk Lirasına kadar çıkan keme, bu sene az olması nedeniyle kilosu 200 Türk Lirasına kadar alıcı buluyor. Keme mantarı bulmak isteyen vatandaşlar, her taşın altına ve otun arasına bakılıyor. Patates yumrusuna benzeyen keme mantarının kırmızı et kadar besleyici olduğu, protein ve lif kaynağı olduğu belirtiliyor. Keme aramak için araziye çıkan vatandaşlar, bu yıl yağışların azlığı nedeniyle fazla keme bulamadıklarını belirtti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."