ÇEVRE - 03 Ağustos 2025 Pazar 15:09

İki tohum arasındaki büyüme farkı çiftçiyi kızdırdı

A
A
A
İki tohum arasındaki büyüme farkı çiftçiyi kızdırdı

Şanlıurfa’da aynı tarlaya ektiği iki farklı mısır tohumundan birinin yeşerdikten sonra hızla büyüdüğünü, diğerinin ise hiç büyümediğini söyleyen çiftçi, maddi zarara uğradığını, konuyu mahkemeye taşıyacağını söyledi.


Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 200 dekarlık tarlasına mısır eken çiftçi, kullandığı iki farklı tohum çeşidinden birinin hiç yeşermediğini ya da cüce kaldığını ifade etti. Aynı dönemde tarlasına iki farklı mısır tohumu ektiğini belirten çiftçi Ziya Kılıç, "Kullandığım bir tohum çok iyi çimlendi, sağlıklı gelişim gösterdi. Ancak diğeri ya hiç yeşermedi ya da gelişimi çok zayıf kaldı" diye konuştu. Toplam 200 dekarlık ekim alanı için 40 torba mısır tohumu kullandığını belirten Kılıç, her bir torbanın 5 bin TL’den toplam 200 bin TL’ye mal olduğunu ifade etti. Ayrıca tarlaya yaptığı gübreleme harcamalarının da yaklaşık 200 bin TL olduğunu söyleyen çiftçi, "Toplamda 400 bin TL’lik yatırım yaptım ancak tarladan neredeyse hiçbir sonuç alamadım. Bu sadece benim değil, birçok üreticinin sorunu olabilir. Gereken mercilere başvurdum. Hakkımı arayacağım" dedi.



"Herbisit kalıntısı" iddiası


Tohum firmasının yetkili ziraat mühendisi ile irtibata geçen Kılıç, firmanın teknik uzmanının, tohumda herhangi bir sorun olmadığını söylediğini öne sürerek, "Daha önce bu arazide kullanılan buğday ilaçlarından kalan herbisit kalıntıları çimlenmeyi engellemiş olabilir" ifadelerini kullandığını iddia etti.



Şikayetçi olacak


Firma hakkında şikayette bulunacağını söyleyen Kılıç, "Ekilen alan bellidir, verdiğim su bellidir. Attığım gübre bellidir, attığım ilaçlar bellidir, verdiğim su bellidir. Hatanın tohumdan kaynaklandığını düşünüyorum. Kötü tohumu bana vermişler. Diğer tohumda sıkıntı yok ama P. (marka) tohumu yetişmedi. Beni zararımı ödemek zorundalar. Ben kanuni yoldan şikayette bulunacağım. Aldığım malın faturası var, şirket de bellidir. Mühendisleri bana buğdaya attığım ilacın kalıntısı nedeniyle olduğunu söylediler. Madem ilacın kalıntısı ise neden bir tohum gelişiyor ama diğeri gelişmiyor. Ben buna akıl erdiremiyorum. Bunun bir açıklaması olması lazım. Onlar gelip bana bunu açıklayacaklar. Gelip görecekler. Ben bundan şikayetçiyim. Aynı su, aynı arazi, aynı uygulama. Maden kalıntıysa neden biri için geçerli ama diğeri için geçerli değil" dedi.



"Ruh sağlığım bozuldu"


Psikolojisinin bozulduğunu söyleyen Kılıç, "Gübrenin kilosunu 25 liradan almışım. Mazotun litresini 57 liradan almışım. Dengem bozuldu, ruh sağlığım bozuldu. Ailem bunun yüzünden çöktü. Onlar kazanç elde ederken ben kazancı nereden getireceğim. Yazık değil mi 6 aylık emeğime, bu çiftçiye zulmediyorsunuz" ifadelerini kullandı.



"Tohumda sorun olabilir"


Tarla sahibinin çağrısıyla bölgede inceleme yapan bağımsız Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin ise, "Ziya Kılıç bu bölgede işin ehli olan bir çiftçi, yani bu işi 1 yıldır, 2 yıldır yapmıyor. Bize araziyle ilgili sorunları anlatınca biz de buraya geldik ve incelemelerde bulunduk. Buraya gelen firmanın teknik mühendisi meslektaşımız da daha önce buğday arazisinde kullanılan herbisitin kalıntı bıraktığını, dolayısıyla o yüzden böyle olduğunu ifade etmiş ama bu işin kesin sonucu çiftçimizin yargı yoluna başvurduktan sonra mahkemenin keşif göndermesi ve Ziraat Odasından birkaç arkadaşımızın gelip baktıktan sonra raporlamasıyla olacak bir iştir. Numunelerin alınmasıyla, yaprak analizinin yapılmasıyla olacak bir iştir. Çiftçimizin mağduriyeti için çok üzüldük" diye konuştu.



İki tohum arasındaki büyüme farkı çiftçiyi kızdırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli HEM tiyatro ekibinin oyunu beğenildi Aydın’ın Nazilli ilçesinde Halk Eğitimi Merkezi sosyal ve kültürel etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Yıl boyunca açılan kurslar arasında yer alan tiyatro kurslarında eğitim alan kursiyerler oyunlarını sergiledi. Nazilli Belediyesi Mehmet Yüzügüler Kültür Merkezi Tiyatro Salonunda yoğun katılımla sahnelenen Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Emek Arası Tiyatro Topluluğu’nun "Hepimiz Mahkumuz" isimli tiyatro oyunu ayakta alkışlandı. Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Öğretmenlerinden Kemalettin Bal tarafından kaleme alınan ve yönetmenliğini de üstlendiği oyun büyük beğeni kazandı. Nazilli’de ilk kez sahnelenen ve 2 aylık bir çalışma ile seyircisi ile buluşan oyunu izlemek üzere 300 kişilik salona yaklaşık 500 kişi gelince salon kapıları da dahil olmak üzere salon tıka basa dolduruldu. Bir saat süren oyunun sonunda seyircinin ayakta alkışladığı oyuncular ve Halk Eğitimi Merkezi yöneticileri tebrik yağmuruna tutuldu. "3 ayda 250 kurs, 6 bin kursiyer" Ekibine, oyuncularına ve izleyiciye teşekkür eden Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Mustafa Savaş, emeği geçen herkese teşekkür etti. Savaş, "Farklı farklı meslek gruplarından oluşan kursiyerlerimiz işlerinden ve evlerinden zamanlarını ayırarak kurslara geldiler ve 2 ay gibi bir sürede bu oyunu sergilemeyi başardılar. Ben Emek Arası Tiyatro Topluluğu’nun sergilediği bu oyun nedeniyle tüm kursiyerlerimizi kutluyorum. Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana yaklaşık 250 kurs, 6 bin kursiyerimiz oldu. Bunların 100 civarı mesleki, 300 civarı mesleki kursiyer şeklinde gerçekleşti. Mesleki kurslarımız çok önemli ancak kültürel kurslarımız da bizim için çok önemli. Bu kurslarımız gönüllülük esasına göre gerçekleşiyor. Toplumun gönlü varsa kültürümüz gelişir. Bizlerin yeni nesillere kültürümüzü aktarmamız gerekiyor. Kursiyerlerimiz diksiyon ve yazarlık kursları aldı. Bu oyunlar böyle oluştu. Millet olmak için kültür gerekiyor. Bizler de kültürümüze sahip çıkmaya devam edeceğiz. Emeği geçen herkese ve kursiyerlerimizi yalnız bırakmayarak onların gönüllerine dokunan çok değerli izleyicimize de çok teşekkür ediyorum" dedi. "Aile, değerler, sevgi, merhamet" Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Emek Arası Tiyatro Topluluğu’nun "Hepimiz Mahkumuz" isimli tiyatro oyunu kaleme alan HEM Öğretmenlerinden Kemalettin Bal, "Bir idamlık suçlunun üzerinden büyük şirketlerin "reklam yapma" kavgasını ve paranın "aile, değerler, sevgi, merhamet" gibi kavramlara hükmedişini gözler önüne seren bir oyun. "Hepimiz Mahkumuz" 1. mahkum üzerinden bunu ortaya koyarken 2. mahkum üzerinden suçun; insanın doğduğu ev, yaşadığı mahalle, mensubu olduğu toplumdan kopuk değerlendirilemeyeceğini görüyoruz. Hatta kötülüğün kol gezdiği bir dünyada suça bulaşan kötülerden daha çok "her şeyin farkında olan iyilerin" suçlu olabileceğinin altını çiziyor. İnsan bazen suç ve vicdan arasında sıkıştığında vicdanlı olmayı suçlu olmaya tercih edebiliyor. Oyun peşinen bir tarafı suçlu ilan etmek yerine, her şeyi seyircinin vicdanına bırakıyor" Oyunda görev alanlar ve izleyenler de yaptıkları konuşmalarda Nazilli’de bu tarz tiyatro oyunlarının ve kültürel etkinliklerin artmasını diledi.
Kocaeli Kütüphanem Kocaeli, 1 yılda 478 bin kişiyi ağırladı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete sunulan Kütüphanem, 2025 yılı boyunca her yaştan okurun yoğun ilgisiyle karşılaştı. Kent genelinde yaygınlaşan kütüphaneler, 1 yılda 477 bin 988 ziyaretçiyi ağırladı. Kütüphanem Kocaeli, büyükşehir belediyesi bünyesinde İzmit’te 3, Derince’de 2, Gölcük, Çayırova, Darıca, Gebze ve Dilovası’nda birer olmak üzere 2025 yılı itibarıyla toplam 10 kütüphane ile hizmet veriyor. Yıl içerisinde Gebze ve Dilovası Kütüphaneleri okurlarla buluşurken, Alev Alatlı Kütüphanesi de kitapseverlere hizmet vermeye başladı. Böylece kentin farklı noktalarında bilgiye erişim daha da kolaylaşıyor. Kasım ayında ziyaretçi sayısı zirve yaptı Yıl boyunca kütüphaneler toplam 477 bin 988 ziyaretçiyi ağırladı. En yoğun ilgi ise Kasım ayında yaşandı. Sadece bu ayda 84 bin 196 kişi, sessiz ve verimli çalışma ortamlarında bilgiyle buluştu. 2025 yılı içerisinde 7 ilçedeki kütüphanelerde bin 119 etkinlik düzenlenirken, bu etkinliklere 45 bin 276 kişi katıldı. Kütüphanem Kocaeli, yalnızca kitapların değil; kültür, sanat ve etkileşimin de merkezi olmayı sürdürdü. Okuma ve çalışma amaçlı ziyaret edenlerin sayısı ise 432 bin 712 olarak kaydedildi. En çok okuyan ilçe Darıca oldu Yılın öne çıkan etkinliklerinden biri, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Cahit Zarifoğlu anısına düzenlenen "Zarif Kalpler Günü" oldu. Program, edebiyatseverlerden yoğun ilgi görürken, kütüphanelerin kültürel hafızadaki yerini bir kez daha gözler önüne serdi. 2025 yılı boyunca kütüphanelerde toplam 97 bin 064 ödünç kitap alma işlemi gerçekleştirildi. Darıca Kütüphanesi, 47 bin 224 ödünç kitap ile en çok kitap ödünç alınan ilçe oldu. Tuğtağ ve Livaneli ilk sırada Çocuk okurlar arasında Melih Tuğtağ’ın "Sessiz Sakin’in Gürültülü Maceraları: Dikkat İcat Çıkabilir" adlı eseri yılın en çok okunan kitabı olurken, yetişkin okurlar arasında ise Zülfü Livaneli’nin "Balıkçı ve Oğlu" eseri 2025’in en çok tercih edilen kitabı oldu. Kütüphanelere gösterilen ilgi, yeni üyeliklere de yansıdı. 24 bin 754 yeni üye, 2025 yılında Kütüphanem Kocaeli ailesine katıldı. Artan ziyaretçi ve üye sayılarıyla kütüphaneler, kentin kültürel yaşamına değer katmaya devam etti. 10 kütüphane 117 bin 742 kitap Kütüphanelerde üye sayıları da gün geçtikçe artarken kitap sayıları da artmaya devam ediyor. Buna göre Alev Alatlı Kütüphanesi’nde 23 bin 52, Millet Kütüphanesi’nde 8 bin 18, Çayırova Ahmet Haluk Dursun Kütüphanesi’nde 7 bin 169, Darıca Millet Kütüphanesi’nde 20 bin 32, Derince Kütüphanesi’nde 8 bin 100, Yaşam Kütüphanesi’nde 2 bin 695, SEKA Kütüphanesi’nde 24 bin 439, Gölcük Kütüphanesi’nde 7 bin 224, Gebze Kütüphanesi’nde 13 bin 7, Dilovası Kütüphanesi’nde 4 bin 6 olmak üzere toplam 117 bin 742 kitap bulunuyor.
Antalya Antalya’da 27 hafız için icazet töreni Antalya’nın Kumluca ilçesinde İlçe Müftülüğü tarafından Müftü Sadık Kavalcı Yatılı Hafızlık Erkek Kuran Kursunda eğitim gören 27 öğrenci için hafızlık icazet programı düzenlendi. Mehmet Akif Ersoy Kültür Sanat ve Kongre Merkezinde düzenlenen program Mehter konserinin ardından İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Ardından Müftü Sadık Kavalcı Yatılı Hafızlık Erkek Kuran Kursu öğrencisi tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Kumluca Müftüsü Bedir Aydın’ın açılış konuşmasının ardından söz alan Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, "Tormurcuk derdinde olmayacak ağaç odundur. Bizim derdimiz var. Bizim yaramız var. Bizim idealimiz var. Biz imanımızın gereğini yapıyoruz. Yaralıyız. Yaramız deride değil, derinde. Eğer yara deride olursa onu merhem iyileştirir. Ama yara kalpte olursa o zaman onun çaresi zor bulunur. Onun çaresi Allaha iman, Kur’an-ı Kerime iman, İslama imandır. İslam üzere bir hayat yaşamaktır" dedi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafiz Osman Şahin ise "Kur’an-ı Kerimi biz niye ezberliyoruz. Kur’an-ı Kerimle ilgili fukahanın şöyle bir hükmü vardır. Eğer insanlardan bir grup, bir topluluk ezberlemez ise bütün insanlık bundan sorumlu olur. Kur’an-ı Kerimi ezberlemek farzı kifaye yani ümmetin içinden bir grup ezberlerse diğerlerinden o sorumluluk kalkmış olur. İşte bu hafızlarımız bizim adımıza ümmet adına o sorumluluğu üstlenmiş olan Kur’an-ı Kerim’in muhafızlarıdır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardında ülke çapında ve dünyada yarışma dereceleri bulunan ünlü Kuran hadimleri tarafından Kur’an-ı Kerim tilavetleri yapıldı. Daha sonra da hafızlık icazeti almaya hak kazanan öğrencilere protokol üyeleri tarafından belgeleri ve çeşitli hediyeler takdim edildi.