GÜNDEM - 05 Ocak 2026 Pazartesi 22:22

Kapıdan çıkan yerde kaldı: Evden çıkan herkes buzda kaydı

A
A
A

Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde etkili olan kar yağışının ardından bir hanenin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler izleyenleri hem güldürdü hem düşündürdü.

İlçede 2 gün önce başlayan ve kısa sürede etkisini artıran kar yağışı sonrası bir evin önünde kaydedilen görüntüler, sosyal medyada da ilgi gördü. Güvenlik kamerasına yansıyan kayıtlarda, evden dışarı çıkan hane sakinlerinin buz tutan zeminde adım atar atmaz kayarak yere düştüğü anlar yer aldı. Görüntülerde aynı evden çıkan kişilerin peş peşe aynı noktada kayıp düşmesi dikkat çekerken, düşenlerin herhangi bir ciddi yaralanma yaşamadan yeniden ayağa kalktıkları görüldü.

O anların güvenlik kamerasına yansımasıyla ortaya çıkan görüntüler kısa sürede gündem olurken, kar yağışı sonrası özellikle sabah ve akşam saatlerinde buzlanmaya karşı dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Mevlüt Bayraktar



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun OMÜ Turizm İşletmeciliği Bölümüne TURAK’tan tam akreditasyon Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü, Turizm Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Kurulu (TURAK) tarafından "Tam Akreditasyon" almaya hak kazandı. Akreditasyon süreci, 2017 yılında dönemin Turizm Fakültesi Dekanı olan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın’ın öncülüğünde başlatıldı. Süreç boyunca yürütülen planlı ve sürdürülebilir çalışmalar sonucunda, TURAK tarafından talep edilen tüm iyileştirme ve güncellemeler eksiksiz şekilde yerine getirildi. 2024 yılında gerçekleştirilen saha ziyareti kapsamında iletilen son gerekliliklerin de tamamlanmasının ardından, 2025 yılı başında akreditasyon başvurusu yenilendi. TURAK tarafından yürütülen değerlendirme süreci sonucunda, Turizm İşletmeciliği Bölümü lisans programı 31 Aralık 2025 - 31 Aralık 2028 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3 yıl süreyle tam akreditasyon ile akredite edildi. Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, elde edilen başarının üniversite adına önemli bir kazanım olduğunu belirterek, eğitim-öğretimde kalite güvencesini esas alan anlayışın somut bir sonucu olduğunu ifade etti. Aydın, sürece katkı sunan tüm akademik ve idari personele teşekkür ederek, akreditasyonun üniversitenin ulusal ve uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayacağını vurguladı. TURAK değerlendirme sürecinde, Turizm İşletmeciliği Bölümü tarafından hazırlanan rapor ve kanıtlar; başkanlığını Prof. Dr. Şafak Ünüvar’ın yürüttüğü değerlendirme takımı tarafından incelendi. Değerlendirme ekibinde akademik değerlendirici Prof. Dr. Burhan Sevim, sektör değerlendirici Ali Cenk Yorulmaz ve öğrenci değerlendirici Üzeyir Emrah İlter yer aldı.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: ‘‘Enflasyon temel meselemiz’’ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Enflasyonla mücadele sadece para politikasıyla olmaz. Maliye politikası ve yapısal dönüşümle enflasyonla mücadele edilir. Biz de OVP planlarımızı bu şekilde planladık’’ dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na katıldı.Küresel ekonomide yaşanan gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik görünümüne ilişkin de bilgi paylaştı. Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığını belirten Yılmaz, "Küresel ekonomideki gelişmeleri görüyoruz. Siyasette ve ekonomide uluslararası kurumların zayıfladığı bir dönemden geçiyoruz. Dünyada kuralların aşıldığı, uluslararası hukukun zayıfladığı bir dönemdeyiz. Tek taraflı karar alma mekanizmaları ortaya çıkıyor ve bu durum riskleri ve belirsizlikleri artırıyor. Dünyada ekonomik güç dengeleri değişiyor’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İstikrar ve doğru politikalar eskisinden daha kıymetli’’ Yılmaz, ‘‘Farklı bir dönem başladı, bölgemizde bunun yansımalarını görüyoruz. Eskisine göre çok daha ihtiyatlı bir şekilde yolumuza devam etmemiz lazım. İstikrar ve doğru politikalar eskisinden daha kıymetli. Cumhurbaşkanımızın ‘iç cepheyi güçlendirme’ vurgusu boş yere yapılmış bir vurgu değil" diye konuştu. Türkiye ekonomisindeki gelişmeler hakkında da konuşan Yılmaz, son 20-25 yılda dünya büyümesinin ortalama yüzde 3,5 civarında, Türkiye ekonomisinin büyümesinin ise ortalama yüzde 5 civarında olduğunu belirtti. Yılmaz, "Dünya ticareti genelde dünya büyümesinden daha yüksek olurdu. Şimdi ise ticaret, artış hızı olarak büyümenin gerisine düştü. Daha kapalı bir dünya ve tarife savaşlarının yaşandığı bir dönemden geçiyoruz" dedi. Türkiye’nin ekonomik büyümesindeki yükselişe de dikkat çeken Yılmaz, "1,5 trilyon doların üzerinde ekonomik büyüklüğe ulaştık. Satın alma gücüne göre 11’inci büyük ekonomi olacağız. IMF tahminlerine göre satın alma gücünde Avrupa’da 5’inci sıradayız" açıklamasını yaptı. Reel ekonominin güçlü seyrettiğini ifade eden Yılmaz, "Dünyadaki duruma göre reel ekonomimiz çok daha iyi durumda. Finansal piyasalarda ise daha fazla istikrara ihtiyacımız var’’ diye konuştu. İstihdama ilişkin değerlendirmede bulunan Yılmaz, "31 aydır tek haneli işsizlik var. İş gücü bulamama sorunu yaşayan sektörlerimiz mevcut. Atıl iş gücü oranı, işsizlik oranından daha yüksektir. Mesleki eğitimi geliştirmek ve kadınların iş gücüne katılımını artırmak, atıl iş gücünü azaltma açısından önemlidir. Üretim kültürünü yeni nesillere anlatmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. 2025 bütçe hedeflerine değinen Yılmaz, "Bütçe açığımızın milli gelire oranını yüzde 3,6 olarak öngörmüştük. Gerçekleşmenin yüzde 3 civarında olmasını bekliyoruz. 2026’da da bu çabayı devam ettireceğiz" dedi. Yılmaz, enflasyonla mücadeleye ilişkin ise OVP kapsamında uygulanan stratejiden bahsetti. Yılmaz, "Enflasyonla mücadele sadece para politikasıyla olmaz. Maliye politikası ve yapısal dönüşümle enflasyonla mücadele edilir. Biz de OVP planlarımızı bu şekilde planladık’’ sözlerini ifade etti. ‘‘Enflasyon temel meselemiz’’ Enflasyonu düşürmenin öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Enflasyon temel meselemiz. 2025 enflasyon tahminimiz yüzde 30,9. 2024 Mayıs ayında enflasyon yüzde 75,5 seviyesindeydi. Zirveden sonra 44,6 puanlık bir düşüş yaşandı. Şubat ayında yüzde 30’un altında enflasyon göreceğiz. 2026’da da enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Enflasyon beklentilerini ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, ‘‘Beklentilerde piyasa aktörlerine göre gelecek yıl için yüzde 23 tahmini var. Reel sektör enflasyonu 34-35 tahmin ediyor. Geldiğimiz noktada daha düşük enflasyon oranı var. Beklentileri de iyileştirmemiz gerekiyor. Beklentileri iyileştirmemiz lazım ki enflasyonda daha güçlü sonuç almamız mümkün olsun. Reel sektörün; piyasa aktörlerine ve hükümet beklentilerine yakınsaması gerekiyor’’ açıklamasında bulundu. 2026 yılının reform yılı ilan edildiğini hatırlatan Yılmaz, "Maliye ve para politikalarının yanında yapısal reformlar da hayata geçiriliyor. 2026 yılı reform yılı ilan edildi. Yapısal reformlarda hem gerçek sonuçlar hem de beklenti etkileri çok önemlidir" diye konuştu. Faiz politikasına ilişkin Yılmaz, "Politika faizi aşağı geldikçe piyasa faizlerine de yansıyor, ancak bu biraz gecikmeli olabiliyor. Genel finansal koşullar iyileşecek" diye konuştu. Selektif kredi uygulamalarına değinen Yılmaz, "Esnafa, çiftçiye ve ihracatçılara yönelik kredi desteklerimiz sürüyor. Özel kredi mekanizmalarıyla belli sektörleri desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.