ASAYİŞ - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 15:47

Müteahhit kendisini ihbar etti: Bina mühürlenerek yıkımı yapıldı

A
A
A

Şanlıurfa’da eşine az rastlanır bir olay yaşandı. Kendi yaptırdığı binanın karot testini yapan müteahhit, kusuru fark ederek kendisini ihbar etti. Mühürlenen bina iş makinesiyle yıkıldı.

Şanlıurfa’da inşaat sektöründe eşine zor rastlanır bir olay yaşandı. Haliliye ilçesine bağlı Korkukent Mahallesi’nde, depremde yıkılan 7 katlı bir bina, yerinde dönüşüm kapsamında yüklenici bir firmaya verilerek yapımına başlandı. Firma müteahhidi Ömer Çorbacı, betonu aldığı Say Beton firmasından şüphelenerek daha önce uygunluk testinden geçen karot örneklerini, bu kez özel bir laboratuvarda test ettirdi. Yapılan testler sonucunda dayanıklılığı düşük olan betonun kullanıldığı kanısına varan Çorbacı, kendisini ihbar ederek, binanın yıkılması için çalışma başlattı. İhbar sonucu bölgeye giden bağımsız denetçiler tarafından kusurlu bulunan bina, zabıta ekiplerince mühürlendi. 5 katı tamamlanan bina, alınan çevre güvenliğinin ardından iş makineleri ile yıkıldı. Müteahhit Çorbacı, örnek davranışı ile bina sakinleri ve sektör temsilcileri tarafından takdir edildi.

Müteahhit kendisini ihbar etti: Bina mühürlenerek yıkımı yapıldı

"Beton dayanımının olması gerekenden çok çok daha düşük olduğunu gördük"

İnşaat müteahhidi Ömer Çorbacı, "Yerinde dönüşüm kapsamında yeniden inşa etmek istediğimiz yapının betonunu Say Beton firmasından satın aldık. Ancak prosedürlere uygun olarak alınan ıslak numune sonuçları ve yapı denetimimizin gözlemleri herhangi bir prosedürde bir hata olduğunu bize göstermedi. Fakat daha sonra beton dayanımlarının laboratuvarda daha geri olması gerekenden çok daha yüksek çıkması bizi şüphelendirdi. Biz de başka bir özel laboratuvar firmasından aldığımız karot sonucunda beton dayanımının olması gerekenden çok çok daha düşük olduğunu gördük. Yani bizim yapımızın projesi C25 beton, bizim satın aldığımız beton C30 ama beton dayanımımız 8 mukavemet gösteriyor. Bu durumda biz gerekli yasal işlemleri başlattık. Yetkili mercilere başvurduk. Takdirini idari makamlara bırakıyoruz, binamızı da yıkıyoruz. Biz burayı insanlar öldüğü için yeniden inşa ediyoruz, yani bu depremde yıkılan bir yer daha da özen göstermemiz gerekiyor, elimizden gelen en ince hassasiyeti göstermemiz gerekiyor" dedi.

Müteahhit kendisini ihbar etti: Bina mühürlenerek yıkımı yapıldı

"Depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen ders alınamamış"

Kahramanmaraş merkezli depremlerden halen ders alınamadığını belirten Şanlıurfa İnşaat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Ahmet Melik, "Bundan 2 yıl önce 6 Şubat 2023 depremini yaşadık. Binlerce insanımızın hayatına mal olan bir felaketti ve milyonlarca insanımızın yaralanmasına sebep oldu. Evsiz, barksız kalmalarına sebep oldu. Şu an yine aynı süreci takip ediyoruz. 2 yıl geçmesine rağmen hiçbir ders alınamamış. Şu an arkamızda gördüğünüz yapıda müteahhitlerimiz beton sonuçlarının düzgün çıkmasına rağmen betondan şüphelenerek karot sistemini devreye sokmuşlardır. Karot sonuçlarına göre beton numunelerimiz kurtarmadığı görülmektedir. Temelimiz çok düşük çıktığı için taşıyıcı sisteminin de bir anlam ifade etmediği görülmektedir. Bu da insanların hayati tehlikesinin devam ettiğini gösteriyor. Yani şöyle söyleyelim, yapı denetimler beton santralleri ve laboratuvarlar işlerini düzgün takip etmediği görülmektedir. Bunu bir an önce bizim kurumlarımızın özellikle başta Çevre Şehircilik Müdürlüğü olmasıyla birlikte denetimi daha sıkı bir şekilde yapmasını arz ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Müteahhit kendisini ihbar etti: Bina mühürlenerek yıkımı yapıldı

Şanlıurfa Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Pirkan Kılıç ise, "Bugün burada insanların canlarını yok sayma pahasına, üç beş kuruş para kazanmak adına yaptıkları bu iş kabul edilebilir bir noktada değildir. Bugün müteahhit arkadaşımıza tekrar teşekkür ediyoruz, işin henüz başında gerekli kontrolleri kendi tarafından sağlamış, sadece belli firmaların, kurumların yetkililerine güvenmeyip kendi başına aldığı bu denetimler sonucunda bugün bu binanın yıkım kararını aldırmış ve bizzat bunun başında ve üstündedir. Bu önemli bir şeydir. Bu hassasiyeti diğer müteahhit firmalarında mutlaka göstermesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

Müteahhit kendisini ihbar etti: Bina mühürlenerek yıkımı yapıldı

"İnsan hayatı bu kadar ucuz değil"

Yapımı devam eden binada kat sahibi olan vatandaşlardan Osman Doğrudağ, "Ben bina yöneticisiyim. Biz depremden sonra 2’nci depremi yaşıyoruz ne yazık ki Say Beton denilen beton firması temele attığı beton maalesef düşük çıkmıştır. Müteahhidimiz gitti kendi kendini şikayet etti. Ben buradan yetkililere sesleniyorum. Bu konuda duyarlı olsunlar, gördüğünüz gibi zaten bitmesine iki katı kalmıştı, olan bize oldu. Ne yazık ki biz yine kiracıyız. İnsan hayatı bu kadar ucuz değil" ifadelerini kullandı.

Bekir Şeyhanlı 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla 50 bin liralık motoruna 204 bin TL ceza yedi, motorunu yaktı Muğla’nın Menteşe ilçesinde 50 bin TL değerindeki motosikletine 203 bin 965 TL trafik cezası yazılan vatandaş motorunu ateşe verdi. 42 yaşındaki Mehmet Öztürk isimli vatandaş tarafına kesilen cezadan sonra bunalıma girdiğini belirterek motorunu yaktığını açıkladı. Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi’nde oturan Mehmet Öztürk, alışveriş merkezi önünde sabit duran motoruna ehliyet ve vizesi olmadığı için 203 bin 965 TL ceza kesildi. Araba parçasına trafik cezası yiyen vatandaş duruma tepki göstererek motorunu ateşe verdi. Motoruna park halinde iken 203 bin 965 TL trafik cezası yiyen vatandaş araba parasına ceza yediğini belirterek, "Durduğu yerde motoruma 203 bin 965 lira ceza yedim. Motorun üstünde yakalanmadım, ya da çevirmeye girmedim, herhangi bir olay anında giriş yaptığım bir yer yok. Drone’dan izleme ile motorla park ettiğim halde geldi polisler arkamdan, ehliyetim olmadığı için 203 bin lira ceza yazdı. Hatta küsuratı var, 204 bin lira ödeyemezdim bu parayı, 203 bin olarak ödeyeceğiz. Gerçi indirim de var yüzde 20 ödeyeceğiz. Asgari ücret çalışan birisi olaraktan. Bu ceza ödemem için en az bir sene geçmesi gerekiyor. Sonuçta evliyim, torun sahibiyim. Evimi bakmak zorundayım. Ama bu şekildeyken bu ceza yedim. İtiraz ediyorum, itirazlar içinde bulundum. Cezanın dolayı. Yani benim kullanmış olduğum motorun maliyeti sıfırını almış olsak bugün 50 bin lira. Ama yediğim ceza 204 bin lira. Yani onun için gerekenlerin yapılmasını istiyorum. Ya da itirazlarım ne kadar gider, ne yapılabilir, arkasında duracağım ve koşturmak da istiyorum. Bunalıma girdim nasıl ödeyeceğim ben bu cezayı? Ben iki tane çocuk besliyorum. İki tane torunum var. Bakmakla yükümlü olduğum bir evim var. Nasıl çıkacağım bu işin içinden? Hani elektriğim, suyum, doğalgazım, telefonum, yani şahsi giderlerim. Hani nasıl ödenir yani 203 kusurları bir ceza. Yani şu anda en basit bir araba almaya kalksam bu para. Araba parasına ceza ödeyeceğim. Sonuç belli. Ödenecek, bekleyecek, faiz üstüne faiz binecek, faiz üstüne faiz binecek. Artık sonra icra gelecek. Bu şekilde devam edip gideceğiz diye düşünüyorum" dedi.
İzmir Eski başkanı sokakta protesto eden belediye işçisi konuştu İzmir’de eski Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’ı sokakta protesto eden eski belediye çalışanı Pınar Özkan, yaşadıklarını anlattı. Özkan, haksız yere işten çıkarıldığını ve yetkililerle görüşmesine izin verilmediğini, yıllardır Başkan Sandal’la görüşmek isteyip engellendiğini ve bir şans eseri sokakta karşılaşınca neye uğradığını şaşırdığını söyledi. Bayraklı Belediyesinde Eylül 2023’te işten çıkarıldığını öğrenen ve işe dönmek için günlerce eylem yapan 13 yıllık belediye personeli Pınar Özkan, sokakta şans eseri karşılaştığı eski Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’a tepki gösterdi. Özkan’ın, kendisini tanımadığını söyleyen Sandal’a, "Sen benim ekmeğimle oynadın. Seni asla affetmeyeceğim. Sen beni nasıl tanımazsın, ben işten çıkardığın Pınar Özkan. Hayır ben hiçbir şey yapmadım. Sen beni 04 kodu ile işten çıkardın. Ne bir şahit bulabildin ne bir tane belge sunabildin. Yine de beni geri almadın. Benim bir tane kızım var. Sana iki cihanda da hakkım helal olmasın. Bu belediye başkanlığını hiç hak etmedin, ekmekle oynadın. Allah seni bildiği gibi yapsın. İki cihanda da Allah seni bırakmasın. Hakkım sana haram, zehir zıkkım olsun. Allah belanı versin" dediği anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Gözyaşlarımın aktığı her an ah ediyorum İşten çıkarıldıktan sonra yaşadıklarını ve sokaktaki karşılaşmayı anlatan Özkan, "Serdar Sandal Bey’le çıkarıldığımda görüşmek istedik. Eşimle birlikte suçumuzun ne olduğunu öğrenmek istediğimizde apar topar güvenlikler eşliğinde dışarı atıldık. Yüz kızartıcı suç işlemişçesine bu şekilde bir tavırla işten atılmak beni bu feryada sürükledi. Ben Bornova’dan Bayraklı’ya doğru yürürken Özkanlar’da tesadüf karşıma çıktı. O anda hiçbir şey düşünmedim. Hemen kameramı açtım. Aslında sakince neden beni işten attınız diye sormak istedim. Ama kendisinden aldığım alaycı tavırla ‘Bir şey yapmışsındır, çıkarmışımdır’ tarzında davrandığı için ciğerden gelen bir tepki verdim. Ona ilk defa orada ah etmedim, gözyaşlarımın aktığı her an ediyorum" ifadelerini kullandı. Bankamatikler kalıyor, kimsesizler keyfi şekilde işten çıkarılıyor Mücadelesinin sürdüğünü ve haksızlığa uğradığını öne süren Özkan, "Bu sadece benim sorunum değil. Aynı şeyleri yaşayan birçok kişi bana ulaştı. Aynı taktik uygulanıyor. Önce çıkarıyorlar, sonra arkasından asılsız iddialar ortaya atıyorlar. Ama davaya gelince hiçbir şey sunamıyorlar. Ne bir şahit ne bir belge. Apar topar bizi işsiz bırakıyorlar ve gelecekte işe girmemizi de engelliyorlar. Belediyede bankamatikler var. Çalışan personeli işten çıkarıyorlar ama işe gelmeyen kişilerin kartını başkası basıyor, bu kameralarla tespit edilmesine rağmen işlem yapılmıyor. Onlar yandaş olduğu için kalıyor, bizim gibi kimsesizler ise keyfi şekilde işten çıkarılıyor" diye konuştu.