SPOR - 03 Ağustos 2025 Pazar 11:46

Şanlıurfa’da amatör spor kulüplerine 6 milyon lira destek

A
A
A
Şanlıurfa’da amatör spor kulüplerine 6 milyon lira destek

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, il genelindeki spor faaliyetlerini desteklemek ve gençlerin spora katılımını artırmak amacıyla amatör spor kulüplerine yönelik önemli bir adım attı. Belediye, 2025 yılı destek programı kapsamında, başvuru şartlarını karşılayan 105 amatör spor kulübüne toplamda 6 milyon 10 bin TL’lik nakdi yardımda bulundu. Kulüp yöneticilerine hediye çeklerini takdim eden Başkan Mehmet Kasım Gülpınar, "Bu destek, gençliğe ve geleceğe yapılan yatırımdır. Uyuşturucudan uzak, sporla güçlenen bir nesil istiyoruz" dedi.


Mehmet Akif İnan Konferans Salonu’nda düzenlenen nakdi yardım programına; Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Başkanı Adnan Yükselir, ASKF Genel Sekreteri Murat Basyan, amatör spor kulüplerinin yöneticileri ve çok sayıda sporcu katıldı.


"Şanlıurfa’yı sporun başkenti yapmakta kararlıyız"


Nakdi yardım programında konuşma yapan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa’nın genç nüfus potansiyelinin altını çizerek, "Şanlıurfa, her alanda olduğu gibi gençlik ve spor konusunda da kendine çok büyük hedefler belirleyen ve buna uygun altyapıyı kuran bir şehirdir. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak, geleceğin başarılı sporcularının yetişeceği bir spor şehri olma yolunda, teknik ve fiziki altyapıları tamamlayarak hızla ilerliyoruz. Tüm bunlarla beraber Sosyal Belediyeciliğin gereği olarak, ilimiz genelinde yapılan bütün sportif faaliyetlere, etkinliklere maddi ve manevi katkılar sağlıyoruz. Bu anlayışla ilimizde faaliyet gösteren tüm amatör spor kulüplerimize yönelik nakdi destek programımızı bu yıl büyük bir hassasiyetle hayata geçiriyoruz" dedi.


Bu destekle birlikte şehir genelinde sporun yaygınlaştırılmasının, gençlerin disiplinli bir hayat anlayışıyla gelişmelerinin teşvik edilmesinin amaçlandığını vurgulayan Başkan Gülpınar, "Sadece belirli branşlara değil, başvuran tüm branşlardaki kulüplere destek verildi. Bu yaklaşım, adaletli ve kapsayıcı bir spor politikamızın en somut göstergesidir" diye ifade etti.


"Uyuşturucudan uzak, sporla güçlenen bir nesil istiyoruz"


Başkan Gülpınar, gençlik merkezlerinden spor salonlarına, bilim merkezlerinden sosyal etkinlik projelerine kadar birçok alanda gençlerin gelişimine katkı sağladıklarını vurguladı. Bu desteklerin, sadece kulüplerin değil, aynı zamanda gençlerin zararlı alışkanlıklardan uzak bir yaşam tarzına yönlendirilmesi açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Gülpınar, "Uyuşturucudan uzak, sokaktan uzak, ekran bağımlılığından uzak bir nesil hayal ediyoruz. Bunun yolu sahalardan, salonlardan, minderlerden geçiyor. Bu nedenle amatör kulüplerimize verdiğimiz her destek, geleceğe yapılan bir yatırımdır. Spora desteğimiz bundan önce olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir" dedi.


Şampiyon kulüpten başkan Gülpınar’a anlamlı hediye


Etkinlik kapsamında, geçtiğimiz sezon Süper Amatör Ligi namağlup tamamlayarak Bölgesel Amatör Lig’e (BAL) yükselen Şanlıurfa Büyükşehir Belediyespor adına, Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Mehmet Küçük, Kulüp Başkanı Cenap Turgut ve Teknik Direktör İsmail Doğan, Başkan Gülpınar’a şampiyonluk forması hediye etti.


Program sonunda ise nakdi yardım kazanan kulüplere temsili hediye çekleri takdim edildi ve günün anısına toplu hatıra fotoğrafları çekildi.


118 kulüp başvurdu, 105’i destek almaya hak kazandı


Bu arada Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın destek programı kapsamında başvuruda bulunan 118 kulüpten 105’i gerekli şartları yerine getirerek yardımı almaya hak kazandı. Başvurusu reddedilen 13 kulüp ise kriterleri karşılamadığı gerekçesiyle liste dışında bırakıldı. Bu yıl ayrıca 6 engelli spor kulübü de destek kapsamına dahil edildi. Destekler, ilk kez herhangi bir aracı kuruluş olmadan doğrudan Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından kulüplere ulaştırıldı. Değerlendirmeler, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü kayıtları, ilgili federasyonlar, ASKF, branş temsilcilikleri ve il hakem kurullarının verileri esas alınarak oluşturulan bağımsız bir komisyon tarafından yapıldı.


Tüm branşlara kapsayıcı destek


Başvuru yapan kulüplerin faaliyet gösterdiği branş ayrımı gözetilmeden, tüm branşlardaki kulüpler destek kapsamına alındı. Birden fazla kategori ve branşta faaliyet gösteren kulüplere ise orantılı olarak daha fazla yardım yapıldı. Ayrıca resmi kurumlara ait takımlar destek listesine dahil edilmedi.



Şanlıurfa’da amatör spor kulüplerine 6 milyon lira destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.