ÇEVRE - 02 Şubat 2022 Çarşamba 15:26

Siirt’te karda yiyecek bulamayan yaban hayvanları için doğaya 350 kilo yem bırakıldı

A
A
A
Siirt’te karda yiyecek bulamayan yaban hayvanları için doğaya 350 kilo yem bırakıldı

Siirt’in Tillo ilçe kırsalında kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için doğaya yem bırakıldı.

Siirt’in Tillo ilçe kırsalında kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için doğaya yem bırakıldı.


Doğa Koruma ve Milli Parklar Siirt Şube Müdürlüğü ekipleri, Tillo’nun Sinep köyü kırsalında yaban hayvanlarının geçiş noktalarına yem bıraktı.


Kış şartlarında yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için kış boyunca belirlenen noktalara yem bırakacaklarını aktaran Doğa Koruma ve Milli Parklar Merkez Şefi Orman Mühendisi Gökhan Şeker, her yıl olduğu gibi bu yılda yemleme çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini hatırlattı.


Şeker, “Kış aylarının çetin geçtiği bölgemizde karın uzun süre yerde kaldığı ve yaban hayvanlarının ulaşamayacağı yüksek rakımlı bölgelerimizde yemleme faaliyetimizi gerçekleştiriyoruz. Bugünde buğday yemi olarak, Pazar artığı da olmak üzere yemlememizi gerçekleştirdik. 200 kilogram buğday yemi, 150 kilogram sebze artığı olmak üzere yaban hayatının önüne geçmek amaçlı yaban hayvanlarımızın yerlerinde beslenmesi kapsamında yemleme çalışmamızı gerçekleştirdik. Yaban hayvanlarımızın hedefe ulaştığını tespit etmek amaçlı alanımızı dışkı izleriyle, foto kapanlarla takip ediyoruz. Takip ettiğimiz alanlarımızda yemleme faaliyetimizin yerine ulaştığını gözlemliyoruz. Bu şekilde de yaban hayatımızı kış aylarında çetin ve zorlu geçtiği bu bölgelerimizde yemleme yaparak yaban hayatını yerinde destekliyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bayram sofralarında Bursa imzası Kurban Bayramı öncesinde ikramlık ve hediyelik ürün arayışı hız kazanırken, Bursa’nın coğrafi işaretli lezzetlerinden kestane şekeri bu yıl da bayram sofralarının öne çıkan tatları arasında yer alıyor. Bursa Nilüfer’de üretim yapan İlka Şekerleme, Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazara, Cardelion markasıyla ise yurt dışına yönelik hazırladığı kestane şekeri çeşitlerini tüketiciyle buluştururken, Bursa’nın simge lezzetini modern üretim anlayışıyla yaşatmayı sürdürüyor. Firma, sade, çikolatalı, cevizli, fındıklı ve fıstıklı çeşitlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 50 farklı ürün seçeneği sunuyor. Bayram ziyaretlerinde ikramlık ve hediyelik ürünlerin önemli bir yere sahip olduğunu belirten sektör temsilcileri, kestane şekerinin Bursa kültürünün en güçlü gastronomi değerlerinden biri olmayı sürdürdüğünü ifade ediyor. Özel kutu tasarımları ve farklı gramaj seçenekleriyle hazırlanan ürünler, hem aile ziyaretlerinde hem de kurumsal hediyelerde tercih ediliyor. Kardelen Kestane Şekeri E-Ticaret Müdürü Tolga Akgün de, kestanenin Türk mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Bursa kestane şekerinin ise yıllardır bayramların vazgeçilmez ikramları arasında bulunduğunu dile getirdi. Bayram dönemlerinde daha dengeli ve hafif ürünlere yönelimin arttığına dikkat Tolga Akgün, kestane şekerinin çikolata ve yoğun şerbetli tatlılara alternatif olarak öne çıktığını ifade ediyor. Kestanenin vitamin, mineral ve lif bakımından zengin yapısıyla dikkat çektiğini belirten Tolga Akgün, ürünlerin hijyen ve sanitasyon kurallarına uygun modern tesislerde üretildiğini kaydetti. Kestanenin yalnızca şekerleme olarak değil; pasta, ezme ve püre gibi farklı formlarda da tüketildiğini vurgulayan Akgün, Bursa kestane şekerinin hem geleneksel lezzeti hem de şehre özgü kimliğiyle ön plana çıktığını söyledi. Kardelen markalı ürünler Bursa’daki satış noktalarının yanı sıra Türkiye genelindeki birçok mağazada tüketiciyle buluşurken, online sipariş sistemi üzerinden de erişilebiliyor. Bursa’yı simgeleyen özel ambalajlarla hazırlanan ürünler, özellikle bayram dönemlerinde şehir dışına gönderilen hediyelikler arasında da yer alıyor. Öte yandan ektör temsilcileri, yerli ve coğrafi işaretli ürünlerin tercih edilmesinin hem kültürel mirasın korunmasına hem de yerel üretimin desteklenmesine katkı sunduğunu vurguluyor.