ASAYİŞ - 06 Ekim 2025 Pazartesi 18:43

Siirt’te virajı alamayan tır devrildi: 1 yaralı

A
A
A
Siirt’te virajı alamayan tır devrildi: 1 yaralı

Siirt’te virajı alamayarak devrilen tırın sürücüsü yaralandı.


Edinilen bilgilere göre, Siirt-Şirvan karayolunda seyir halinde olan 21 ACG 405 plakalı tır, sürücüsünün virajı alamaması sonucu kontrolden çıkarak devrildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralanan sürücü, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.


Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.



Siirt’te virajı alamayan tır devrildi: 1 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Taşınan her zeytin ağacına karşılık fidan: Milas’ta 4 bin zeytin toprakla buluştu Muğla’nın Milas ilçesinde yürütülen "Hüsamlar yeniden" projesi kapsamında Cumhuriyet tarihinin tek seferde hayata geçirilen en kapsamlı rehabilitasyon projelerinden biri olan "Hüsamlar Yeniden" projesinde çalışmalar hız kesmeden sürüyor. Bugüne kadar 250 binin üzerinde fidanın toprakla buluştuğu sahada, taşınan zeytin ağaçlarına karşılık son olarak 4 bin yeni zeytin fidanı dikildi. "Zeytinler Geleceğimiz" mottosuyla düzenlenen ve çocukların da katılım sağladığı etkinlikte, bölgedeki zeytin varlığının korunması ve artırılması hedefi bir kez daha vurgulandı. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin, yeni düzenlemeyle zeytin ağaçlarının kesilmesinin değil taşınmasının esas alındığını belirterek, "Taşınan her bir ağaç için yeni bir fidan dikilmesi zorunlu hale getirildi" dedi. Maden Kanunu’nda yapılan düzenleme kapsamında yürütülen çalışmalar doğrultusunda, Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından Hüsamlar Yeniden Maden Rehabilitasyon Sahası’nda 4 bin zeytin fidanı toprakla buluşturuldu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde gerçekleştirilen etkinlikte, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencileri ile ilköğretim öğrencileri fidanları kendi elleriyle dikti. Etkinliğe Muğla Valisi İdris Akbıyık, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ve YEKÜD Başkanı Fatma Elif Yağlı başta olmak üzere çok sayıda kamu temsilcisi ve sektör paydaşı katıldı. Muğla Valisi İdris Akbıyık; kentin tarım, enerji ve doğal zenginlikleriyle çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu belirterek, "Muğla’mız yeryüzü cenneti. Milas’ta zeytin, hayatın vazgeçilmezidir. Zeytin ve zeytinyağı stratejik ürünümüz. Enerji de vazgeçilmez bir ihtiyaç. Bu nedenle hem üretmek hem de doğamıza sahip çıkmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Muğla Valisi İdris Akbıyık, "Yeniköy Kemerköy tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız vesilesiyle yapılan bu programda olmaktan dolayı mutluyuz. Burada hem üniversite öğrencilerimiz var hem bizim ilkokul çocuklarımız var. 4 bin zeytin fidanını Hüsamlar rehabilitasyon alanında dikiyoruz. Geçtiğimiz yıllarda da 576 hektarlık bir alan dikilmiş; bu tabii Milas adına sevindirici, güzel bir durum. Zeytin, zeytin ağacı, zeytinyağı bizim için sağlığımız adına stratejik ürün. Milas’ımızın, Muğla’mızın simgesi; dolayısıyla bizler açısından bu yeryüzü cenneti Muğla’mızda değerli bir ürün. Tabii ki enerji de bizim hayati vazgeçilmezimiz. Artık dünyada maalesef enerji savaşları çıkıyor. Bizim en önemli ticari açığımız enerjiden kaynaklanıyor. Dolayısıyla bizim enerji, üretim, çevre dengesini birlikte yürütmemiz gerekiyor. Gelişmiş Batı ülkeleri nasıl yapıyorsa bizim de öyle yapmamız gerekiyor. Dolayısıyla bu rehabilitasyon alanında Yeniköy Kemerköy Termik Santrali’nin yaptığı bu ağaçlandırma çalışmaları, zeytin dikimi çok önemli. Arkadaşlarla yaptığımız sohbette; her taşınan zeytin için bir de fidan dikiliyor, bu çok güzel. Gelirken köylülerle de görüştük, onların da görüşlerini, düşüncelerini aldık. Gelişmiş Batı ülkeleri, dünya nasıl yapıyorsa biz de çevreye, doğaya duyarlı bir şekilde enerjimizi de üreteceğiz, zeytinimizi de koruyacağız, memleketimize de sahip çıkacağız" dedi. MAPEG Genel Müdürü Arslan Narin ise madencilik faaliyetlerine yönelik eleştirilere değinerek, "2025 yılında yürürlüğe giren düzenleme, zeytin ağaçlarının korunmasını esas alıyor. Taşınan her ağaç için yeni fidan dikimi zorunlu. Madencilik; doğru planlama ve denetimle çevreyle uyumlu şekilde yürütülebilir" dedi. Türkiye’de madencilik faaliyetlerinin sınırlı alanlarda yapıldığına dikkat çeken Narin, "Ülkemizin sadece binde 1,8’inde madencilik yapılıyor. Muğla’da ise bu oran binde 4 seviyesinde. Ancak biz mevcut kaynakları bulmak ve üretmek zorundayız" diye konuştu. Enerji güvenliği vurgusu YEKÜD Başkanı Fatma Elif Yağlı da enerji arz güvenliğinin önemine dikkat çekerek, "Türkiye her yıl yaklaşık 70 milyar dolar enerji ithalatı yapıyor. Enerji güvenliği sağlanmadan hiçbir hedef sürdürülebilir değil" dedi. Yerli kaynakların hem ekonomik hem de bölgesel kalkınma açısından kritik rol oynadığını belirten Yağlı, "Bugün Hüsamlar’da yapılan çalışma, üretimle birlikte doğanın da korunabileceğini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. 800 futbol sahası büyüklüğünde rehabilitasyon Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık ise proje kapsamında bugüne kadar 576 hektarlık alanın doğaya kazandırıldığını belirterek, "Yaklaşık 800 futbol sahası büyüklüğünde alanda 250 bin fidan ve bitkiyi toprakla buluşturduk. Dikim başarımız yüzde 96 seviyesine ulaştı" dedi. Işık; çalışmaların üniversiteler ve uzman kuruluşlarla birlikte bilimsel yöntemlerle takip edildiğini belirterek, "Hedefimiz; Hüsamlar sahasını doğal bitki örtüsünün yeniden oluştuğu, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebildiği ve sosyal kullanım alanlarının yer aldığı bir bölgeye dönüştürmek" diye konuştu. Doğaya geri kazandırma çalışmaları sürüyor Yaklaşık 40 yıl boyunca kömür üretimi yapılan Hüsamlar sahasında yürütülen rehabilitasyon çalışmaları, üretimi tamamlanan alanların planlı şekilde yeniden kullanıma kazandırılmasına dayanıyor. "Hüsamlar Yeniden" projesi kapsamında yüzlerce hektarlık alan yeniden doğaya kazandırılırken; sahada ağaçlandırma, tarım ve farklı kullanım alanlarını içeren çok yönlü bir model uygulanıyor. Toprak yapısının iyileştirilmesi ve bitki örtüsünün yeniden oluşturulmasına yönelik çalışmalar; üniversiteler ve uzman kuruluşlarla iş birliği içinde, bilimsel yöntemlerle sürdürülüyor.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk durumuna ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı, 3 tutuklu sanığın tahliyesini talep etti. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar’ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk durumu ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Duruşma savcısı, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi’nin tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti. Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin’in aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıkların ise kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep edildi. Tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesi talep edildi. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor.
Şanlıurfa Şanlıurfa’da öğrencilere moral kebabı Şanlıurfa’da bir okulda hayırsever bir lokantacı tarafından düzenlenen etkinlikte, 650 öğrenci ve öğretmene kebap ikram edildi. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların ardından gerçekleştirilen etkinlik ile öğrencilerin yüzü güldü. Şanlıurfa’da Prof. Dr. Necmettin Erbakan İmam Hatip Ortaokulu’nda öğrencilere kebap ikramı yapıldı. Okul bahçesinde kurulan mangallarda, kömür ateşinde pişirilen tavuk incik kebabı, sıraya giren öğrencilere dürüm halinde dağıtıldı. Öğrenciler, kendilerine ikram edilen kebabı okul bahçesinde yedi. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların ardından gerçekleştirilen etkinliğin, öğrencilerin moral ve motivasyonunu artırmayı amaçladığı belirtildi. Etkinliği düzenleyen lokantacı Ahmet Aydın, "Bugün çok kıymetli olan gelecek neslimiz için küçük bir etkinlik planladık. Hepimizin malumu olan Siverek ve Kahramanmaraş’taki elim olaylarından dolayı biz de çok üzüldük. Her şeyden önce bizler de birer veliyiz ya da geleceğin velileriyiz. Bu yaşanan hadiseden sonra nasıl bir motivasyon sağlayabiliriz diye düşündük. Biz elimizden gelen bir kebap vardı. Bizde malum Urfalı olmamızdan dolayı kebap yaparak kendilerine bir moral günü yapmayı planladık. Elhamdülillah hepsinin morali, motivasyonu yerinde ve güzel ilerliyoruz. Toplamda 650 kişilik bir kebap organizasyonumuz var. 600 tane öğrenci kardeşimiz 50 kişi de misafirlerimiz olmak üzere 650 kişiye yemek organizasyonu yaptık" dedi. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden okul müdürü Ahmet Ünlükaya, "Son günlerde yaşanan travmatik olaylardan dolayı öğrencilerimizin etkilendiğini düşündük. Öğrencilerin okula bağlılığını arttırmak, moral motivasyon sağlamak amacıyla böyle bir organizasyon yaptık. Bu faaliyetin, öğrencilerin okula karşı bağlılıklarını arttıracağını, moral motivasyonlarını yükseleceğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Okul öğretmenlerinden Mevlüt Gülnar ise, "Öncelikle hepinize katılımınızdan dolayı teşekkür ederim. Organizasyonu düzenleyen velilerimizden, katılım sağlayan öğrencilerimizden, siz değerli basın mensuplarından hepinize çok teşekkür ederiz. Bildiğiniz üzere geçen günlerde eğitim camiası olarak, ülke olarak çok zor günler atlattık. Tabii biz yetişkinleri etkilediği gibi öğrencimizi çok daha fazla etkileyen durumlar yaşandı. Öğrencilerimiz haliyle en güvenli buldukları ortamlardan birden uzaklaşmak zorunda kaldı. Yetkililerimiz, bakanlığımız gerekli adımlara attı. Güvenlik önlemleriyle birlikte okullarımız daha güvenli hale geldi. Bugün de duyarlı velilerimiz sayesinde okul idaremiz sayesinde okullarımızı daha eğlenceli hale getirmek için öğrencilerimizi tekrar motive olabilsinler diye güzel bir etkinlik planladık. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Okullarımız velilerimizin en güvenli şekilde evlatlarını gönderdikleri mekanlardır. Okullarımız aynı şekilde bu görevi üstlenmeye devam edecek. Velilerimize, devlet büyüklerimize teşekkür ediyoruz. Bu tarz etkinliklerle inşallah öğrencilerimiz hızlı bir şekilde toparlanacak, bu olayların izlerini silmeye devam edeceğiz inşallah" diye konuştu. Okul bahçesinde dağıtılan kebaptan yiyen öğrenciler, emeği geçenlere teşekkür etti.
Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi büyük ilgi görüyor Dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alan Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi, bu yıl da ziyaretçi akınına uğruyor. Gaziantep ile özdeşleşen "Çingene Kızı" mozaiği başta olmak üzere Mars Heykeli’nin yanı sıra Fırat Nehri kenarındaki kazılarda bulunan villa taban mozaiklerinin sergilendiği Zeugma Mozaik Müzesi, yılın her döneminde büyük ilgi görüyor. Gaziantep’te tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 30 bin metrekarelik alanda kurulu Zeugma Mozaik Müzesi, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. 2025 yılında 616 bin kişinin ziyaret ettiği müzeyi bu yılın ilk 3 ayında ise 73 bin 116 kişi ziyaret etti. Açıldığı günden bu yana en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne sahip Zeugma Mozaik Müzesi, Zeugma Antik Kenti’nden çıkarılan ve 2 bin 500 metrekarelik alanı kaplayan mozaiklerin yanı sıra yine Roma dönemine ait heykeller, sütunlar ve çeşmelere ev sahipliği yapıyor. Açıldığı 9 Eylül 2011 tarihinden bu yana yaklaşık 4 milyon ziyaretçiyi ağırlayan, 17 Mayıs 2025’te 8 bin 167 ziyaretçi ile tüm zamanların günlük ziyaretçi rekorunu da kıran Zeugma Mozaik Müzesi’ni gezen ziyaretçiler, müzede tarih yolculuğuna çıkıyor. Yurt dışından gelen ziyaretçilerden büyük ilgi gören müzeyi İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir’in yanı sıra Siirt, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ile Adıyaman gibi bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden de yerli turist ziyaret ediyor. "Herkesin mutlaka Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmesini isterim" Zeugma Mozaik Müzesi’ni çok beğendiğini belirten ziyaretçilerden Mustafa Yıldırım, "Adıyaman’ın Besni ilçesinden geliyorum. Bugün arkadaşlarımla birlikte Zeugma Mozaik Müzesi’ne geldik. Eğer mozaiğe, tarihe karşı ilginiz varsa Zeugma Mozaik Müzesi doğru adrestir diyebilirim. Zeugma Mozaik Müzesi’ni gelip gezebilirsiniz. Zeugma Mozaik Müzesi, birçok mozaiği ve eseri içerisinde barındırıyor. Bundan dolayı Zeugma Mozaik Müzesi’nin çok güzel bir müze olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’nin en çok ziyaret edilen kültür merkezleri arasında Zeugma Mozaik Müzesi yer alıyor. Onun için herkesin mutlaka Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmesini tavsiye ederim" dedi. "Zeugma Mozaik Müzesi’ni çok beğendim" Zeugma Mozaik Müzesi’nde tarihe yolculuk yaptığını belirten ziyaretçilerden Mahir Kırkpınar ise "Arkadaşımla birlikte Zeugma Mozaik Müzesi’ni gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’ni diğer müzelerden farkı, birçok mozaiği barındırması, buraya getirilmiş olması ve özellikle su altında kalan mozaiklerin burada sergileniyor olmasıdır. Arkadaşlarınızla, dostlarınızla, tarihi, coğrafyayı ve mimariyi seven herkesin Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmesi gerekir" diye konuştu.
Çankırı Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil: "Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir" Çankırı’da okurlarıyla buluşan akademisyen ve yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okumanın, araştırmanın toplumun sosyal gelişimine önemli katkı sağladığını ifade ederek, "Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. Sizin hocanız öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir" dedi. Valilik koordinasyonunda gerçekleştirilen Çankırı 2. Kitap Günleri, yazarlar ve okurlarını buluşturuyor. Kitap günlerinin konuğu olan yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okurlarıyla bir araya geldi. Söyleşide eğitim, tarih ve edebiyatın toplum üzerindeki etkilerine dikkat çeken Şimşirgil, toplumun manevi değerlerinin tarih, edebiyat ile dini değerlerle oynanarak bozulduğunu dile getirdi. Yaşanan okul saldırılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şimşirgil, "Matematik, fizik ve kimya dersleri çok kıymetli ve önemlidir ama insana şahsiyet vermez, şahsiyet kazandırmaz. Matematik öğrendim diye benim şahsiyetim yükselmez. Ama tarih, edebiyat ve din dersleri insana şahsiyet kazandırır. Tarihi, edebiyatı ve dini mutlaka çok iyi bilmemiz gerekir. Bu üçüyle oynuyorlar, bu üçünü bozuyorlar. Bizim edebiyatımız baştan sona ahlaktır. Ama ahlakımızı bitiriyorlar. Çevrenizde argo kelimeler değil, güzel sözler söyleyin. Bir güzel söz, bu cihan cehennemini sekiz cennet yapar. Kitabımız Kur’an-ı Kerim ’Oku’ diye başlıyor. Dini ’Oku’ diye başlayan bir millet okumaz mı, söyleyin bana. Şimdi ise okullarda hocaya saygı yok, hocaya hürmet yok. Eskiden ailemiz hocaya getirirdi, ‘Eti senin kemiği benim’ derlerdi. Ama eti de hocanın, kemiği de hocanın olması gerekiyor. Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. O sizin hocanız, öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir?" dedi. "Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer" Okumanın ve dinlemenin önemine de değinen Şimşirgil, "Tarih edeptir, tarih gelecektir, tarih güçtür, tarih hafızadır. Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer. Tarihimizi ve edebiyatımızı iyi bilelim. Dinlemeyen ve okumayan hiçbir şey olamaz arkadaşlar. Bizim milletimiz ya okurdu ya da alimleri dinlerdi. Bizim evlerimiz sohbet halkasıydı; insanlar toplanırdı, kadınlar kendi aralarında, erkekler ise kendi aralarında toplanırlar, okurlar ve dinlerlerdi. Benim şimdi kitaplarda okuduğum şeylerin hepsini küçükken babaannemden dinlemiştim. Onlar eskiden alim kadınlardı. Şimdi kitapları okudukça onların bana söyledikleri sözleri görüyorum. Onlar da okuma yazma bilmiyordu ama dinledi ve öğrendi. Sınıfa mı girdin, dinleyeceksin, arkadaşın bir şey mi söylemek istedi, onu uyararak ders dinlediğini söyle. Başarının sırrı üç kelime; ‘neredeysen orada ol.’ Teneffüste ise arkadaşınla olacaksın. Yüce Rabbimiz ‘her günahla gel ama bir günahla gelme’ der, ‘kul hakkı.’ Kul hakkına girmeyelim" diye konuştu.