SAĞLIK - 19 Şubat 2026 Perşembe 13:57

Uzman diyetisyenden iftar ve sahur arasında 2 litre su tüketimi önerisi

A
A
A
Uzman diyetisyenden iftar ve sahur arasında 2 litre su tüketimi önerisi

Siirt İl Sağlık Müdürlüğünde Uzman Diyetisyen olarak görev yapan Nevzat Ertaş, ramazan ayında yanlış bilinen başlıklara dikkat çekerek, "İftar ve sahur arasında muhakkak 2 litre kadar su tüketimine önem göstermeliyiz. Ramazan ayı içerisinde şerbetli tatlıların tüketiminde artış görülmektedir. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlar tercih edebiliriz" dedi.


Ramazan ayıyla birlikte yeme içme alışkanlıklarında değişiklikler meydana geliyor. Uzman diyetisyen 12 saatlik oruç tutma süresinin sahura kalkılmadığı durumda 19 saate kadar çıktığını, bu süre zarfında neler tüketilip nelerin tüketilmemesi konusunda uyarılarda bulundu. Uzman Diyetisyen Nevzat Ertaş, ramazan ayında beslenme ve yaşam şeklinin değişmekte olduğunu söyledi. Ortalama 12 saatlik bir oruç tutma süresinin olacağını belirten Ertaş, "Sahura kalkılmaması durumunda bu süre 18-19 saatlere kadar uzayabilir. Bilinenin aksine vücut yağ tutmaya daha yatkındır. Çünkü bazal metabolizma hızımız minimum seviyelere düşmektedir. Sahura kalkılmadığı durumda uzun açlık riskleri oluşabilmektedir. Bu açlık risklerinden en önemlisi kan şekeri düşüklüğüdür. Bir diğer büyük risk ise vücuda alınan su miktarından daha fazlasının atılmasıyla ortaya çıkan dehidratasyon durumudur. Sahura kalkıldığı takdirde hem dehidratasyon hem de hipoglisemi görülme riskini minimuma indirebiliriz" dedi.


İftar öğününde ise uzun süren açlıktan sonra birden yemek yeme durumu görülebildiğini söyleyen Ertaş, "Bu durum hem midede hazımsızlık, şişkinlik oluşturabilir hem de kilo almaya sebep verebilir. Bizim önerimiz burada su ve hurma ile orucu açtıktan sonra bir kase çorba tüketilmesi, sonra da ara verilmesi çok elzemdir. Çünkü açlık ve tokluk mekanizmasını kontrol eden hipotalamus tarafından tokluk hormonları ortalama 20 dakika içerisinde oluşturulmaktadır. Bu arada vereceğimiz 10-15 dakikalık ara hem tokluk hormonunun salınması için gereken süreye katkı sağlayacaktır hem de sindirim sistemimize yardımcı olacaktır. Günlük hayatta var olan kalori ihtiyacımızı Ramazan ayında da aynı şekilde yerine koymak mecburiyetindeyiz. Bunu sadece 2 öğüne sığdırmak zor olabilir, bundan dolayı iftar ve sahur dışında bir de ara öğün önerilebilir" diye konuştu.


İftardan 2 buçuk 3 saat kadar sonra eğer çay saatine denk geliyorsa çayla beraber birkaç kuru meyve, birkaç da sert kabuklu meyvelerden olan fındık, ceviz, badem tüketimini öneren Ertaş, "Veya meyve saatine denk geliyorsa belirli bir miktarda meyve yanında da bir su bardağı süt, bir su bardağı kefir veya bir miktar yoğurt ile beraber tüketilmesi hem kan şekeri dengesi açısından hem de günlük almamız gereken kaloriyi yerine koymamız açısından önem arz etmektedir. Bunun dışında iftarla sahur arasında yeterli miktarda su içilmezse yapılan bir çalışmaya göre vücut bu susuzluk hissini açlık olarak algılayabilmekte, daha fazla kalori tüketimine sebep olmaktadır. Bu sebeple iftar ve sahur arasında muhakkak 2 litre kadar su tüketimine önem göstermeliyiz" şeklinde konuştu.


Ramazan ayı içerisinde şerbetli tatlıların tüketiminde artış görülmekte olduğunu aktaran Ertaş, "Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlılar tercih edebiliriz daha hafif olmasından dolayı. Toplumumuzda çay ve kahve tüketimi oldukça yaygın. Çay ve kahve, kafein içeren içecekler olduğu için bunlar boşaltım sistemimizi daha iyi çalıştırır. Aldığımız su ve diğer sıvıların da hızlı şekilde vücuttan uzaklaşmasına sebebiyet vermektedirler. Bundan dolayı çay su yerine geçer mantığı yanlıştır. İftardan hemen sonra bireyler maden suyu tüketmektedir. Bu durum şişkinliğe yardımcı olmaz, aksine şişkinliği artırır. Maden suyunun uygun saatte tüketimi, iftardan ya da yemeklerden 1 buçuk saat kadar sonra tüketildiği takdirde sindirime yardımcı olacaktır" dedi.


Vatandaşlardan Engin Ekin, Ramazan ayında sofrada ne bulunsa onu yiyeceğini belirterek, "Dikkat edeceğiz tabii yiyeceğimize, içeceğimize çünkü sonuçta sabahtan akşama kadar mide boş kalıyor. Birden bire midemize yüklenmeyeceğiz. Bizim Siirt yemekleri meşhurdur. Mumbar, dolma, perde pilav, içli köfte tabi midemizi bunlarla dolduracağız" şeklinde konuştu.


(ZG-AKK-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Mustafa Gürsel: "Son üç maçta elimizden geleni yapacağız" Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, Bodrum FK maçının ardından, "Son üç maçta elimizden geleni yapacağız" dedi. Trendyol 1. Lig’in 35. haftasında Bandırmaspor, deplasmanda Bodrum FK ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, açıklamalarda bulundu. Gürsel, "Son haftalara girdik. Her takımın kendince hedefleri var. Final haftaları. Her puan önemli gibi duruyor ama bizim için bir puan bugün çok sevindiğimiz bir puan olmadı. Bugün kazanmak istiyorduk. Ama baktığımızda iyi bir takıma karşı karşı oynadık. Biz de iyi bir takımız. Güzel bir maç oldu. Mücadele anlamında olsun, oyun anlamında olsun; ikinci yarı oyun anlamında da daha iyi oynadık. Ama dediğim gibi, ofansif anlamda oyuncu eksiklerimiz bugün göze çarptı. Son haftalarda pozisyona girme anlamında, pozisyonları değerlendirme anlamında, üçüncü bölgedeki alternatiflerimizin sayısı... Yani kendi elimizdeki olan oyuncularımızı dahi kullanamıyoruz. Baktığımızda o bölgedeki eksiklikler bizi şu andaki puan olarak da, belki onlar olsaydı daha fazla puanımız da olacaktı, bilmiyorum. Lig sonuna üç hafta kaldı. Biz her maça yine kazanmak için çıkacağız. Ama sonuç ne olur, play-off’u yakalar mıyız yakalayamaz mıyız? Ciddi rakiplerimiz var. Onların da alacağı sonuçlar önemli, bizim alacağımız sonuçlar önemli. Biz elimizden geleni son üç maçta da yapacağız, kazanmak için ne gerekiyorsa. Artık ondan sonra sonuç istediğimiz gibi olursa mutlu oluruz. Ama oyuncularıma teşekkür ediyorum. Her zaman söylüyorum; ne olursa olsun, nasıl bitirirsek bitirelim, onlar bu sene ellerinden geleni yaptılar. Bence başarılılar. Çünkü yaşadığımız şartları belki biz dışarıya çok aksettirmiyoruz. Yani eksiklik anlamında olsun, her anlamda olsun biz içimizde her türlü şeyi halledip dış sahaya, dışarıya yansıtmıyoruz. Bu şartlarda şu anda 53 puanımız oldu. Ama Bandırmaspor her zaman hedefe oynar. İnşallah üç maçta da aynı şekilde devam edeceğiz. Ondan sonrasına bakacağız. Rakibimize de bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Düzce Küçük kızın duyarlılığı sayesinde 2 yavru kedi kurtarıldı Düzce’de kanala düşen iki yavru kedi çevrede bulunan küçük kız ve babaannesi tarafından fark edildi. Düzce Belediyesi İtfaiyesi’ne haber veren ikili sayesinde minik kedilere yetişen itfaiye ekipleri kanaldan kurtardıkları yavru kedileri kalp masajı yaparak hayata döndürdü. Düzce İtfaiyesi’nin merhameti ve zamanında müdahalesi bir kez daha takdirle karşılandı. Konuralp’te yürüyüş yapan babaanne ve torunu kanal çevresinde yavru kedi sesi duydu. Sesi takip eden küçük kız ve babaannesi iki yavru kedinin kanala düştüğünü gördü. Hiç vakit kaybetmeden 112’yi arayarak Düzce Belediyesi İtfaiyesi’ne haber veren ikili, itfaiye ekiplerinin hızla müdahalesini sağladı. Sudan çıkınca kalp masajı yapıldı Olay yerine hızla gelerek müdahale eden Düzce Belediyesi İtfaiye ekipleri, kanalda yaşam mücadelesi veren yavru kedileri önce sudan çıkardı, ardından hemen kalp masajı yaparak hayata döndürdü. Kedilerin sesini duyup yardıma koşan küçük kız, "Babaanem ile birlikte buradan geçiyorduk. Kedilerin sesini duydum ve hemen yardım etmek istedim. Akabinde otelden de geldiler. Önce birincisini gördüm. Sonra ikincisini gördüm. Daha sonra kurtarıldı" dedi. Küçük kızın babaannesi ise, "Biz kedileri orada görünce itfaiyeyi aradık. Hemen geldiler be onları oradan kurtardılar. Burada kalp masajı yapıp hayata döndürdüler. İnşallah yaşarlar" dedi. Daha sonra Düzce Belediyesi Hayvan Konukevi’ne götürülen yavrular tedavi altına alındı. Yavrular yoğun bakım ünitesine alındı Düzce Belediyesi Hayvan Konukevi’nde veteriner muayenesinden geçen iki yavru kedi hemen kurulandıktan sonra vücut ısıları normal seviyeye getirildi. Tedavi süreci hakkında açıklama yapan veteriner hekim; "Dereye düşen iki yavru kedi geldi. Önce onları kuruladık, vücut ısılarına baktık ve iğnelerini yaptık. Şimdi yoğun bakım ünitesindeler ve iyileşene kadar bizimle olacaklar" dedi.