SAĞLIK - 19 Şubat 2026 Perşembe 14:03

Uzman diyetisyenden iftar ve sahur arasında 2 litre su tüketimi önerisi

A
A
A
Uzman diyetisyenden iftar ve sahur arasında 2 litre su tüketimi önerisi

Siirt İl Sağlık Müdürlüğünde görev yapan Uzman Diyetisyen Nevzat Ertaş, ramazan ayında yanlış bilinen başlıklara dikkat çekerek, "İftar ve sahur arasında muhakkak 2 litre kadar su tüketimine önem göstermeliyiz. Ramazan ayı içerisinde şerbetli tatlıların tüketiminde artış görülmektedir. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlar tercih edebiliriz" dedi.


Ramazan ayıyla birlikte yeme içme alışkanlıklarında değişikliklerle ilgili Uzman Diyetisyen Nevzat Ertaş, 12 saatlik oruç tutma süresinin sahura kalkılmadığı durumda 19 saate kadar çıktığını, bu süre zarfında neler tüketilip nelerin tüketilmemesi konusunda uyarılarda bulundu. Ortalama 12 saatlik bir oruç tutma süresinin olacağını belirten Ertaş, "Sahura kalkılmaması durumunda bu süre 18-19 saatlere kadar uzayabilir. Bilinenin aksine vücut yağ tutmaya daha yatkındır. Çünkü bazal metabolizma hızımız minimum seviyelere düşmektedir. Sahura kalkılmadığı durumda uzun açlık riskleri oluşabilmektedir. Bu açlık risklerinden en önemlisi kan şekeri düşüklüğüdür. Bir diğer büyük risk ise vücuda alınan su miktarından daha fazlasının atılmasıyla ortaya çıkan dehidratasyon durumudur. Sahura kalkıldığı takdirde hem dehidratasyon hem de hipoglisemi görülme riskini minimuma indirebiliriz" dedi.


İftar öğününde ise uzun süren açlıktan sonra birden yemek yemeyle ilgili uyarıda bulunan Ertaş, "Bu durum hem midede hazımsızlık, şişkinlik oluşturabilir hem de kilo almaya sebep verebilir. Bizim önerimiz burada su ve hurma ile orucu açtıktan sonra bir kase çorba tüketilmesi, sonra da ara verilmesi çok elzemdir. Çünkü açlık ve tokluk mekanizmasını kontrol eden hipotalamus tarafından tokluk hormonları ortalama 20 dakika içerisinde oluşturulmaktadır. Bu arada vereceğimiz 10-15 dakikalık ara hem tokluk hormonunun salınması için gereken süreye katkı sağlayacaktır hem de sindirim sistemimize yardımcı olacaktır. Günlük hayatta var olan kalori ihtiyacımızı Ramazan ayında da aynı şekilde yerine koymak mecburiyetindeyiz. Bunu sadece 2 öğüne sığdırmak zor olabilir, bundan dolayı iftar ve sahur dışında bir de ara öğün önerilebilir" diye konuştu.


İftardan 2.5-3 saat sonra eğer çay saatine denk geliyorsa beraber birkaç kuru meyve, birkaç da sert kabuklu meyvelerden olan fındık, ceviz, badem tüketimini öneren Ertaş, "Veya meyve saatine denk geliyorsa belirli bir miktarda meyve yanında da bir su bardağı süt veya bir miktar yoğurt ile beraber tüketilmesi hem kan şekeri dengesi açısından hem de günlük almamız gereken kaloriyi yerine koymamız açısından önem arz etmektedir. Bunun dışında iftarla sahur arasında yeterli miktarda su içilmezse yapılan bir çalışmaya göre vücut bu susuzluk hissini açlık olarak algılayabilmekte, daha fazla kalori tüketimine sebep olmaktadır. Bu sebeple iftar ve sahur arasında muhakkak 2 litre kadar su tüketimine önem göstermeliyiz" şeklinde konuştu.


Ramazan ayı içerisinde şerbetli tatlıların tüketiminde artış görülmekte olduğunu aktaran Ertaş, "Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyveli tatlılar tercih edebiliriz daha hafif olmasından dolayı. Toplumumuzda çay ve kahve tüketimi oldukça yaygın. Çay ve kahve, kafein içeren içecekler olduğu için bunlar boşaltım sistemimizi daha iyi çalıştırır. Aldığımız su ve diğer sıvıların da hızlı şekilde vücuttan uzaklaşmasına sebebiyet vermektedirler. Bundan dolayı çay su yerine geçer mantığı yanlıştır. İftardan hemen sonra bireyler maden suyu tüketmektedir. Bu durum şişkinliğe yardımcı olmaz, aksine şişkinliği artırır. Maden suyunun uygun saatte tüketimi, iftardan ya da yemeklerden 1 buçuk saat kadar sonra tüketildiği takdirde sindirime yardımcı olacaktır" dedi.


Vatandaşlardan Engin Ekin, Ramazan ayında sağlıklı beslenmeyle ilgili "Dikkat edeceğiz tabii yiyeceğimize, içeceğimize çünkü sonuçta sabahtan akşama kadar mide boş kalıyor. Birden bire midemize yüklenmeyeceğiz. Bizim Siirt yemekleri meşhurdur. Mumbar, dolma, perde pilav, içli köfte tabii midemizi bunlarla dolduracağız" şeklinde konuştu.



Uzman diyetisyenden iftar ve sahur arasında 2 litre su tüketimi önerisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Bakan Bayraktar: "Kayseri, Türkiye’nin gözbebeği" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar; Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ı makamında ziyaret etti. Bakan Bayraktar, Başkan Büyükkılıç’a hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek, "Kayseri ülkemizin göz bebeği şehirlerden birisi, her alanda ülkemize katkı yapan bir şehirdir" dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Kayseri’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a nezaket ziyaretinde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ı, Büyükşehir Belediyesi önünde çiçeklerle karşıladı. Karşılamanın ardından ikili ve beraberlerindeki heyet, belediye bahçesi önünde hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra başkanlık makamına geçti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Büyükkılıç, "Kayseri’mize hoş geldiniz, belediyemizi şereflendirdiniz. Sizler gibi dinamik, ülkemizin geleceği olan çok değerli bakanlarımıza dua ediyoruz, iyi ki varsınız" dedi. Enerji politikasının önemini bilen bir anlayışın sahibi olduklarının altını çizen Büyükkılıç, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek için Somali’nin Mogadişu Limanı’na gelen Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisinin karşılama törenine katılan Bakan Bayraktar’ı tebrik ederek, "Gururumuz olan Somali’deki anlamlı ve önemli çalışmadan dolayı tebrik ve teşekkür ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ay yıldızlı Türk bayrağımızı her yerde dalgalandırmak için sizlere dua ediyoruz" diye konuştu. Başkan Büyükkılıç, "Çok şükür yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşan bir belediyeyiz, 30 büyükşehir içerisinde yatırıma en çok pay ayıran belediyeyiz, tarıma ve hayvancılığa en büyük desteği eren belediyeyiz. Ticaret ve sanayi şehri olarak anılan Kayseri’de elbette turizm alanındaki, özellikle Erciyes Kayak Merkezi ile kendisinden söz ettiren bir şehiriz. Cumhurbaşkanımızın yanında yer alarak, yük olmayan, yük çeken bir anlayış ile yol arkadaşları olarak hizmet ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da; "Kayseri ülkemizin göz bebeği şehirlerden birisi, her alanda ülkemize katkı yapan bir şehirdir. Sanayi, ticaret, kış turizmi, tarım ve hayvancılıkla ülkemizin gücüne güç katan önemli şehirlerimizden bir tanesidir" dedi. Bayraktar, Kayseri’nin son 22-23 yılda Kayseri’nin 5-6 kat artan elektrik talebi olduğunun görüldüğünü vurgulayarak; "Sanayi büyüyor, şehirleşme artıyor, bundan sonra da artmaya devam edecek. İnşallah birlikte bu hizmetleri buradaki insanımıza sunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Somali’den Türkiye’ye ayaklarının tozuyla geldiklerini kaydeden Bakan Bayraktar açıklamasında, "Ülkemizin enerjideki bağımsızlığı yolunda önemli bir adım attık. Gönül coğrafyamız içerisinde yer alan Somali halkı ile Türk halkının ne kadar yakın olduğunu bir kez daha görmüş olduk" ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliğinden dolayı teşekkür eden Bakan Bayraktar daha sonra Büyükşehir Belediyesi Şeref Defteri’ni imzaladı. Ziyarette Bakan Bayraktar’a, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı ve S. Bayar Özsoy, AK Parti Genel Başkan Vekil Yardımcısı İzzet Buzkan, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ile diğer konuklar eşlik etti.
Ankara Ankara’daki mobilya deposu yangını kontrol altına alındı Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde yer alan mobilya deposu yangını itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yenimahalle ilçesine bağlı Susuz Mahallesi’nde yer alan mobilya deposunda bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, sağlık, polis ve diğer ilgili ekipler sevk edildi. Yangına çevre güvenliğinin sağlanmasının ardından ekipler tarafından müdahale edildi. 2 saat süren çalışmaların ardından alevler kontrol altına alındı. Yanan depo kullanılamaz hale gelirken, herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın yaşanmadığı öğrenildi. Soğutma çalışmalarının ise devam ettiği aktarıldı. Olayın görgü tanığı Diyar Boztaş, deponun kendilerinin olduğunu ve patlamanın mobilya tarafında gerçekleştiğini belirtti. Yangında herhangi bir ihmal olmadığını da dile getiren Boztaş, yangının kaçaktan veya kaynak makinesinden meydana gelmiş olabileceğini söyledi. "Alevler baya büyüktü" Yangının kaçaktan veya kaynak makinesinden meydana gelmiş olabileceğini aktaran Boztaş, "Depo bizim, az bir eşyamız kalmıştı. Bir tane kaynakçı vardı yukarıda. İki tane tüpü vardı. Biri büyük biri küçük. Alev çıkınca kaynakçı kaçtı. Biz eşya indiriyorduk. Alev birden büyüyünce kaynakçı herhalde tüplerini almak için geri geldi. Sonrasında adam birdenbire yine geri kaçtı. Geri kaçınca ve alev büyüyüp patlama olunca, biz de ambulansı, itfaiyeyi ve jandarmayı aradık. Alevler baya büyüktü. Patlayan yer mobilya tarafıydı. İhmal olduğunu zannetmiyorum. Büyük ihtimalle kaçaktan ya da kaynak makinesinden olmuştur diye tahmin ediyorum. Yaralı var mı bilmiyorum fakat aşağı taraf buradan da beter durumda" diye konuştu.
İstanbul Sinan Kaloğlu: "Play-off’lardan sonra inşallah Süper Lig’e çıkacağız" Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, hedeflerinin ligi play-off hattında bitirmek olduğunu belirterek, "Play-off’lardan sonra inşallah Süper Lig’e çıkacağız" dedi. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Pendikspor, evinde karşılaştığı Çorum FK ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu müsabakayı değerlendirdi. Kaloğlu, "Son dakika yediğimiz gol üzücü. Kazanmak için çıktık. İlk yarı Çorum FK’nın pas bağlantılarını kapattık. Topa hakimdik, iyi hücumlar da yaptık. Kompakt bir görüntü verdik ve bu da ilk yarıyı çok iyi bitirmemizi sağladı. İkinci yarıda da aslında her şey iyi gidiyordu. Rakibe verdiğimiz pozisyon yoktu, maçın genelinde de pozisyon yoktu. Görkem’in kırmızı kartıyla eksik kalmamız dengeyi biraz değiştirdi. Biraz daha savunmada kalmamızı sağladı. Eksik olmamıza rağmen hücuma da çıktık aslında ama değerlendiremedik. Son dakikalarda maalesef şanssız bir gol yedik. Sonuçta bu ligin en kaliteli, en iyi takımlarından biriyle oynuyoruz ve onların üçüncülük hedefi var. Biz de son dönemde sakatlıklarla uğraşıyoruz. Sakat oyuncularımız yavaş yavaş dönüyor ama tam hazır değiller. Geldiğimizden beri çok şanssız kaçırdığımız maçlar oldu. Bugün de onlardan biri. 3 puanla bitirebilirdik. Oyuncularımdan gurur duydum. 10 kişi kaldıktan sonra inanılmaz bir mücadele ortaya koydular. Hedefimiz play-off. Play-off’lardan sonra da inşallah Süper Lig’e çıkacağız. Önümüzde Iğdır maçı var, kazanmaya gidiyoruz oraya. İnşallah son hafta gelmeden play-off’ta yerimizi garantileriz. Çorum FK’yı da tebrik ederim, onlar da iyi mücadele etti. Yapacak bir şey yok, üzgünüz" diye konuştu.
Kastamonu Çocuklar Filistin için yazdıkları mektupları balonlarla gökyüzüne bıraktı Kastamonu’da çocuklar, Filistin’de İsrail zulmüne uğrayan yaşıtları için yazdıkları mektupları ve çizdikleri resimleri balonlarla gökyüzüne bıraktı. Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, Kastamonu’da çocuklar Filistin’deki akranları için bir araya geldi. "Minik Kalplerden Filistin İçin Umut Balonları" projesi kapsamında il merkezindeki Nasrullah Meydanında bir araya gelen çocuklar, İsrail zulmünden etkilenen Filistin’deki çocuklar için mektuplar yazıp resimler çizdi. Çocuklar daha sonra yazdıkları mektupları ve çizdikleri resimleri bağladıkları balonlarla gökyüzüne bıraktı. Proje yürütücüsü Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Damla Ekmekçi, "Gazze’deki çocukların yaşadığı zorluklara karşı bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Çocuklarımızın dünyadaki hak ihlallerine karşı duyarlı, vicdanlı ve dayanışma ruhuna sahip bireyler olarak yetişmesi en büyük gayemizdir" dedi. Şehit Mehmet Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinin de Kur’an-ı Kerim’i hatmederek projeye destek verdiğini dile getiren Ekmekçi, çocuklara barış, adelet ve empati duygusunu aşılamak amacıyla projeyi hayata geçirdiklerini dile getirdi. Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arap Dili ve Belagat Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Özkanlı da, "Kastamonu Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisinin katkılarıyla bu projeyi hazırladık. Amacımız çocuklarımıza Mescid-i Aksa’yı, Filistin’i ve orada yaşananları anlatmaktı. Çocukların hem resimlerle hem yazılarla kendilerini ifade ederek Filistinli kardeşlerine ses olmalarını istedik" şeklinde konuştu. Etkinliğe çocuğuyla katılan Halil İbrahim Görgün ise, "Çocukların böyle bir organizasyonla bilinç kazanması bizim için oldukça mutluluk verici. Balonlara duygularını yazmaları, resimlemeleri ve gökyüzüne özgürlük ve bağımsızlık duygusuyla bırakmaları çok anlamlıydı" ifadelerini kullandı.