SAĞLIK - 27 Kasım 2025 Perşembe 11:26

Yanlış sünnet organ kaybına kadar götürebilir

A
A
A
Yanlış sünnet organ kaybına kadar götürebilir

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çocuk cerrahisi uzmanı Op. Dr. Mesut Siğa, sünnette çocuğun psikolojik ve fizyoloji gelişimi için çok önemli bir işlem olduğunu belirterek, işi ehline yaptırmamak en çok yapılan sünnet hatası. Kozmetik sonuçları olan yani görüntüsel olarak problemlere sebep olabilecek durumlar olabileceği gibi organik olarak da vücutta yaralanma, idrar yolu yararlanmasına ya da kalıcı ve şekilsel bozukluklara ileride ameliyat olması gereken durumlara tekrar müdahaleye, sünnete, hatta daha ağır organ kayıplarına kadar olan kötü sonuçlarını duyduk, biliyoruz" dedi.



Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Çocuk Cerrahi Op. Dr. Mesut Siğa, hastalık gruplarında insanların bilinçlenmelerini istediklerini söyledi. Siğa, "Bir apandisit hastalığı erken tanı konulduğunda çok kolay bir şekilde kısa bir süre içinde ameliyatı yatışı tedavisi çok kolay olabilecekken, gecikmiş bir apandisit çok daha sıkıntılı ve uzun süreli tedavi gerektirebiliyor. Bunun tanısı da bugünkü imkanlarla mümkün, Siirt’imiz de buna uygun, şartlarımız da çok güzel. Ayrıca toplumumuzda neredeyse nüfusun yarısını ilgilendiren bir durum var. Sünnet konusu dünyada en çok yapılan cerrahi işlem. Sünnetin bir mevsimi yok, Sünnetin mevsimi varmış gibi bazen düşünülebilir. Öyle bir şey yok. Sünnetin bir mevsimi yok. Sünnetin mevsimi çocuk için uygun olan zamandır. Belli bir yaş grubu dışında sünnet çocuklarda uygundur" diye konuştu.


3-6 yaş arasında psikologların psikolojik açıdan sünnete uygun görmediğini, o yaş aralığını bırakmamaları gerektiğini söylediğini kaydeden Siğa, "İşin ehline yapılması, temiz şartlarda yapılmasını öneriyorum. Ama en önemlisi sünnetin işin ehline yaptırılmasıdır. Çocuğun psikolojik ve fizyoloji gelişimi için çok önemli bir işlem. Bu konuda yapılan en büyük hata az önce söylediğim yaş mevzusunda 3- 6 yaş arasında bence yapılmamasında fayda var. İşi ehline yaptırmamak en çok yapılan sünnet hatası. Kozmetik sonuçları olan yani görüntüsel olarak problemlere sebep olabilecek durumlar olabileceği gibi. Organik olarak da vücutta yaralanma, idrar yolu yararlanmasına ya da kalıcı ve şekilsel bozukluklara ileride ameliyat olması gereken durumlara tekrar müdahaleye, tekrar sünnete, hatta daha ağır organ kayıplarına kadar olan kötü sonuçlarını duyduk, biliyoruz" şeklinde konuştu.


(ZG-YRT

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.