ASAYİŞ - 27 Aralık 2025 Cumartesi 12:05

Sinop’ta heyelan mağdurları çözüm bekliyor

A
A
A
Sinop’ta heyelan mağdurları çözüm bekliyor

Sinop’un Türkeli ilçesine bağlı Düz köyünde yaklaşık 9 ay önce meydana gelen heyelan sonrası yaşanan mağduriyetin hâlâ giderilmediği öne sürüldü. Heyelanda babaevinin yıkıldığını belirten Selçuk Öztürk, maddi ve manevi büyük zarar gördüğünü ifade etti.


Öztürk, aradan geçen 9 aylık sürede verilen sözlere rağmen herhangi bir somut adım atılmadığını belirterek; Kaymakamlık, Valilik ve İl Özel İdaresi’ne defalarca başvurmalarına rağmen sonuç alamadıklarını söyledi. Heyelan nedeniyle Düz köyü Cayla Mahallesi’ne ulaşımı sağlayan yolun da uzun süredir kapalı olduğunu dile getirdi.


Yaşanan süreci anlatan Öztürk, "9 ay boyunca birçok devlet kurumuna başvurduk. Sorunumuz çözülecek diye bekledik ancak hiçbir ilerleme olmadı. Son olarak Cayla ile Merkez Mahallesi’ni birbirine bağlayan yolun yaklaşık 150 metrelik kısmının ulaşıma açılması için girişimlerde bulunduk fakat yine sonuç alamadık. Yolun yeniden ulaşıma açılması için herhangi bir tehlike olmadığı yönünde raporu olmasına rağmen yol hâlâ kapalı" dedi.


Heyelan sonrası oluşan göletin tehlike oluşturduğunu belirten Öztürk, aylarca çözüm beklediklerini, sonuç alamayınca gölette biriken suyun dereye akması için kendi imkânlarıyla 60 bin lira harcama yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Yıllarca gurbette çalıştıklarını ve memleketlerinde huzurlu bir yaşam sürmek istediklerini belirten Öztürk, "150 metrelik bir yolu açmak bu kadar mı zor?" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.



Sinop’ta heyelan mağdurları çözüm bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.