ASAYİŞ - 18 Ocak 2026 Pazar 11:07

Sinop’ta kar esareti: Köylerin yarısı ulaşıma kapalı, 87 köyde elektrik yok

A
A
A
Sinop’ta kar esareti: Köylerin yarısı ulaşıma kapalı, 87 köyde elektrik yok

Sinop’ta etkili olan yoğun kar yağışı hayatı durma noktasına getirdi. İl genelinde 465 köy yolundan 223’ü ulaşıma kapanırken, 87 köyde elektrik kesintisi yaşanıyor. Bu durum, köy yollarının yaklaşık yüzde 48’inin kar nedeniyle kullanılamaz olduğunu ortaya koydu.


Sinop genelinde günlerdir etkisini sürdüren yoğun kar yağışı, hayatı felç etti. 18 Ocak saat 10.00 itibarıyla il genelindeki 465 köy yolundan 223’ü ulaşıma kapandı. İlçelere göre dağılıma bakıldığında, en fazla yol kapanmasının Ayancık’ta yaşandığı görüldü. Ayancık’ta 71 köy yolu ulaşıma kapanırken, bu sayı toplam kapalı yolların yaklaşık yüzde 32’sine karşılık geliyor. Erfelek’te 46 köy yolu kapalı bulunurken bu oran yüzde 21, Merkez ilçede kapanan 39 köy yolu ise toplamın yaklaşık yüzde 18’i olarak kayıtlara geçti. Türkeli’nde 32 köy yolu kapalı olup bu ilçenin payı yüzde 14, Boyabat’ta kapanan 19 yol yüzde 9, Gerze’de 10 yol yüzde 5 ve Durağan’da kapanan 6 yol ise yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti. Dikmen ve Saraydüzü ilçelerinde kapalı köy yolu bulunmadığı bildirildi.



87 köyde elektrik kesintisi


Enerji kesintileri de kar yağışıyla birlikte etkisini gösterdi. İl genelinde 87 köyde elektrik kesintisi yaşanırken, kesintilerin yüzde 55’i Ayancık’ta yoğunlaştı. Ayancık’ta 48 köyde enerji verilemezken, Türkeli’nde 23 köy ile kesintilerin yaklaşık yüzde 26’sı, Erfelek’te 12 köy ile yüzde 14’ü ve Merkez ilçede 4 köy ile yüzde 5’i elektrikten etkilendi.


Sinop Valiliği koordinesinde İl Özel İdaresi ve Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, kapanan köy yollarını açmak için 7 gün 24 saat esasına göre çalışmalarını sürdürürken, enerji kesintilerinin giderilmesi amacıyla YEDAŞ ekiplerinin arıza tespit ve onarım faaliyetlerine aralıksız devam ettiği bildirildi.



Sinop’ta kar esareti: Köylerin yarısı ulaşıma kapalı, 87 köyde elektrik yok

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Grand Kartal Otel faciasında kayak kulübü sahibine ve eğitmenlerine suç duyurusu Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında, Ankara’daki bir kayak kulübüyle kampa katılan Ömür Kotan ile Eren Bağcı’nın da hayatını kaybetmesi üzerine aileler, kulüp sahibi ve eğitmenlerin ihmali bulunduğu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Bolu’da 21 Ocak 2025’te Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında Ankara’daki bir kayak kulübü tarafından düzenlenen kampa katılan Kotan ve Bağcı ailelerinin çocukları Ömür Kotan ile Eren Bağcı da hayatını kaybedenler arasındaydı. Aileler, kampta yardımcı eğitmen olarak görevlendirilen çocuklarının ölümünde, yangından sağ kurtulan kulüp başkanı M.G. ile kulüp üyesi kayak eğitmenleri E.A. ve Y.A.’nın sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Başvurunun ardından kulüp sahibi ve eğitmenlerin ifadelerinin alındıktan sonra aileler, M.G.’nin ifadesinde otelin yangın alarm sisteminin çalışmadığını ve sonradan yapılan asansörün duman tahliyesini engellediğini bildiğini, buna rağmen 44 kişiyle birlikte otele gittiğini söylediğini ileri sürdü. Kotan ve Bağcı aileleri, kayak kulübü sahibi ve eğitmenler hakkında suç duyurunda bulunarak, çocuklarının ölümünden sorumlu olanların cezalandırılması için yetkilere çağrıda bulundu. "Götürdüğü 44 kişiden 9 kişi hayatını kaybetti" Kayak eğitimi için Bolu’ya götürdüğü 44 kişinin ölümü sonrası antrenör M.G.’nin sorumlulara karşı şikayetçi olmadığını iddia eden Eray Bağcı, "Eren kayağı kayak kulübünde öğrenmişti. Bu kulübün orada bir kayak eğitimi vermek için ilgili kurum ve kuruluşlardan aldığı bir izin yok. Bu kulübün bir yönetim kurulu başkanı var ve kendisi de eğitmenlerin başı. Bu adamın bir antrenörlük belgesi de yok. Kendisi ve yaptığı organizasyonla oraya götürdüğü 44 kişi olay gecesi otelde kalıyorlar. Götürdüğü 44 kişiden 9 kişi hayatını kaybetti. Şimdi ister istemez şöyle bir beklenti içerisine giriyorsunuz. Bu beyefendi herhalde tanık olarak ifade verecek ya da şikayetçi olacak çünkü 12 yıldır aynı otelde bu işi yapıyormuş. Düşündüğünüz zaman gelip onun şikayetçi olmasını beklersiniz ama böyle bir şey olmadı. Süreç ilerledikçe biz de bu konuya derinlemesine araştırdıkça fark ettik ki bu beyefendi zaten şikayetçi olmayacak ve ifade de vermeyecek. Çünkü konunun kendisine sirayet etmesinden çekiniyor" dedi. "Kendi sorumluluğundaki 44 kişiden tek bir kişiyi dahi aramamış" Kayak antrenörünün konaklama için tercih ettiği otelin yangına uygun olmadığını bildiğini öne süren Bağcı, "Biz kayak eğitimi veren şahısların tanık olarak dinlenmeleri yönünde savcılığa müracaat ettik. Tanık ifadeleri alındıktan sonra dehşete kapıldık ve bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Çünkü özellikle yönetim kurulu başkanı olan şahıs otelde bir yangın alarm sisteminin olmadığını, varsa bile çalışmadığını, 4 yıl önce yapılan asansörün bir yangın anında ortaya çıkacak dumanın tahliyesine engel olduğunu, o gece otelde hiçbir tecrübesi olmayan 20 yaşında bir kişinin gece müdürü olarak bırakıldığını vesaire bunların hepsini biliyormuş. Daha da acısı hiç kimseyi aramamış. Kendi sorumluluğundaki 44 kişiden tek bir kişiyi dahi aramamış. Odasından dahi çıkmamış. Biz tabii ki bunları öğrendiğimizde dehşete kapıldık ve sonrasında da bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Bu kişilerin sanık olarak savcılık iddianamesine yer alması ve sonrasında da hukukun öngördüğü bir cezayla cezalandırılmalarını istiyoruz" diye konuştu. "44 kişi bu insana güvenerek oraya gitmişlerdi" Kayak kulübü sahibi ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Zeynep Kotan, "Biz şu anda kayak kulübünün sahibi dahil üçü kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuş durumdayız. Çünkü öğrendiğimiz şeyler bizi buraya götürdü. Ben olayı öncelikle anlayabilmek için oda arkadaşlarının her ikisinin de ailelerinden izin alarak, evlerine giderek onlarla görüştüm. Olayı onlardan dinledim. Kendileri de mağdur oldukları için şikayetçi olmaları gerektiğini de söyledik. Fakat hiçbir şekilde şikayetçi olmadılar. Kayak hocasıyla avukatımız bağlantı kurdu ve ifade vermesini rica etti. Vereceğini söyledi ama hiçbir şekilde ne ifade verdi ne şikayetçi oldu. Sonunda duruşma sürecinde bizim başvurumuzla bu üç kişinin dinlenme kararı alındı ve o şekilde bu kişiler kendi istekleri dışında ifade vermek zorunda kaldılar. Bu ifadelerde de açığa çıktı ki kayak hocası duman dedektörlerinin çalışmadığını biliyor. 4-5 sene önce bir asansör yapıldı, hava boşluğunu tıkadığını biliyor. Otelin tüm personeline, yönetimine yıllardır hakim olan bir insan. Toplam 44 kişi bildiğimiz kadarıyla bu kayak kulübü aracılığıyla o otele gelmiş kişiler. Dolayısıyla bu 44 kişi bu insana güvenerek oraya gitmişlerdi. Dava dosyasında da şu anda kalem oynamıyor. Artık ben bir an önce bu iddianamelerin hazırlanmasını ve adaletin yerini bulmasını bekliyorum" şeklinde konuştu.
Kastamonu Bir merakla başladı, şimdi tespih yapabilmek için iki gününü harcıyor Kastamonu’da hobi olarak tespih alıp satmaya başlayan vatandaş, merakını ileri seviyeye taşıyarak kurduğu atölyede kendi tespihlerini yapıyor. Büyük emekle doğal taşları işleyen vatandaş, bir tespih yapabilmek için iki gününü harcıyor. Kastamonu’da yaşayan Yusuf Ekşioğlu, 10 yıl önceki merak duygusuyla tespih alıp satmaya başladı. Yıllar içerisinde tespihlere duyan ilgisi artan Ekşioğlu, 3 yıl önce Kastamonu’daki Aktarlar Çarşısı’nda kendi atölyesini kurdu. Atölyesinde merakını ileri seviyeye taşıyan Ekşioğlu, kendi tespihlerini yapmaya başladı. Doğal taşları büyük emekle işleyen Ekşioğlu, bir tespihi yapabilmek için ortalama 2 gününü harcıyor. Yaptığı ve aldığı tespihleri atölyesinde sergileyen Ekşioğlu, Türkiye’de önemli bir kültür öğesi olan tespihi gelecek nesillere aktarmak istediğini ifade etti. "Tespih kültürü Türkiye’de bambaşka bir noktada" Tespih merakının alım satım yaparak başladığını ifade eden Ekşioğlu, "Yaklaşık 10 yıldır tespih işiyle uğraşıyorum. Alım satımla başladığım serüven 10’uncu yılında dükkan açmakla sonuçlandı. Bu merak bir tespih alıp, sonra devamının gelmesiyle oluyor, daha sonra koleksiyon boyutu ortaya çıkıyor. Ben de bir tespih alarak başladım, daha sonra baktım ki elimdeki tespihler dükkan açacak boyuta gelmiş. Bunun ticaretini yapmayı düşündüm. 10 yıl önce sosyal medya üzerinden satış yapmaya başladım. Tespih işi popüler bir hal almış. Daha sonra dükkan açmaya karar verdik. Merakla başladı ve gördük ki Türk milleti tespihi seviyor. Tespih kültürü Türkiye’de bambaşka bir noktada. Tespih erkeğin en güzel aksesuarlarından" dedi. "El işçiliği tespihler daha kıymetli oluyor" El yapımı ve taşların tespihin değerini arttırdığını ifade eden Ekşioğlu, Tespih yapımı, sanayileşmeyle çok ileri bir boyuta taşındı. Eskiden tamamıyla el işi olduğu için süreci uzundu. Şu anda tespih yapan binlerce usta var. El işçiliğinde süreç uzun oluyor. Bir tespihin baştan sona bitiş aşaması iki günü buluyor. Makineleşmeden dolayı bin tane tespih yapan makineler var. Hal böyle olduğu için el işçiliği tespihler daha kıymetli oluyor" diye konuştu.