ASAYİŞ - 14 Şubat 2026 Cumartesi 11:58

Türkeli’de kıyıya vuran şüpheli cisim korkuttu

A
A
A
Türkeli’de kıyıya vuran şüpheli cisim korkuttu

Sinop’un Türkeli ilçesinde sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar, deniz kenarında metal görünümlü silindirik bir cisim fark etti.


İlçenin Güllüsu sahilinde yürüyüş yapan vatandaşlar, deniz kenarında metal görünümlü silindirik bir cisim fark etti. Görünüşü nedeniyle endişe oluşturan cismi görenler durumu jandarmaya bildirdi.


Olay yerine gelen jandarma ekipleri, güvenlik önlemi alarak çevreyi güvenlik şeridiyle kapattı ve sahile girişleri geçici olarak kontrol altına aldı. İlk incelemelerde cismin ne olduğuna dair net bir tespit yapılamadı; detaylı araştırma başlatıldı. Vatandaşlardan da cismin bulunduğu bölgeden uzak durmaları istendi.


Olayla ilgili inceleme sürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Prof. Dr. Aktaş: "Orucun birçok faydası var" Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamza Aktaş, orucun empati duygusunu geliştirmesi, nimetlerin kıymetli ve değerli olduğu bilincini oluşturması, ruhumuzun çöplerini ve zihnimizin gürültüsünü temizlemesi açısından da birçok manevi faydası var. Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve bilimsel bilgiyi toplumla buluşturan Bilim Kafe etkinliğinde, "Oruç: Bilimsel ve Manevi Yansımaları" konusu konuşuldu. Konuralp Antik Tiyatro Çadırında gerçekleştirilen etkinliğe; Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Toplumsal Katkı Koordinatörü Doç. Dr. Hande Bulut, Konuralp İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Fuat Aydoğdu ve öğrenciler ile Düzce Üniversitesi akademik ve idari personeli katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, toplumun her kesimini bilime erişimini mümkün kılan ve toplumla bilimi bütünleştiren Bilim Kafe etkinliklerine hız kesmeden devam ettiklerini belirterek, programın davetli konuşmacısı Düzce Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamza Aktaş’a katkıları için teşekkür etti. Hücreler yenileniyor İnsanın sadece atomlardan oluşan bir makine değil, kalbin ritmi ve ruhun teşekkülüyle bütün olan bir varlık olduğunu ifade eden Hamza Aktaş, biyolojik restorasyon, ruhsal sadeleşme ve otofaji kavramlarından söz etti. Japon bilim adamı Yoshinori Ohsumi’nin, otofaji üzerine yaptığı araştırmalarla 2016 Nobel Tıp Ödülü’ne layık görüldüğüne dikkat çeken Aktaş, otofajinin uzun süre aç kalarak hücrelerin yenilenmesi anlamına geldiğini, bu bilimsel çalışmanın orucun değerini ortaya koyması açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Oruç başladığında vücuttaki çöp tabir edilen maddelerin yakıldığını ve bu sürecin yeni hücrelerin meydana gelmesiyle devam ettiğini belirten Aktaş, insanın oruç ibadetini yerine getirirken, biyolojik yaşlanma sürecini de geciktirdiğini sözlerine ekledi. Ülkemizde 15 yaş üzeri nüfusun kayda değer büyüklükte bir oranının obez öncesi dönemde olduğu ve yetişkinlerde bu oranın daha da arttığı uyarısında bulunan Hamza Aktaş, orucun bu yönüyle de toplumun sağlığına büyük katkı yaptığı değerlendirmesinde bulundu. Birçok faydası var Modern çağın insanı tüketime yönlendirdiğini vurgulayarak bu manada bakıldığında orucun bir özgürlük ilanı olduğunu dile getiren Aktaş, empati duygusunu geliştirmesi, nimetlerin kıymetli ve değerli olduğu bilincini oluşturması, ruhumuzun çöplerini ve zihnimizin gürültüsünü temizlemesi açısından da birçok manevi faydası olduğunu belirtti. Vücudun hem biyolojik hem de ruhsal olarak yenilenmesini "Oruç, mahrumiyet değil, donanım güncellemesidir" sözleriyle pekiştiren Aktaş, Kur’an-ı Kerim’den oruçla ilgili ayetlerden örnekler vererek konuşmasına devam etti. Katılımcıların soru ve yorumlarıyla katkı verdiği Bilim Kafe, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara’nın, Prof. Dr. Hamza Aktaş’a teşekkür belgesi takdim etmesi ve günün anısına hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kayseri Kayseri Devlet Hastanesi’nde büyük başarı Kayseri Devlet Hastanesi, son 8 yılda yapılan çalışmalar ile hastane statüsü A2 grup seviyesine yükselirken, sağlık çalışanları büyük bir başarı göstererek, 12.5 milyon kişiye hizmet verildi. Kayseri Devlet Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, 2018-2025 yılları arasındaki 8 yıllık çalışmalar değerlendirildi. Açıklamada, hastanede 2018-2025 yılları arasında yürütülen sağlık hizmet sunumu, altyapı yatırımları ve kurumsal gelişim süreçlerine ilişkin değerlendirme sonuçları da kamuoyunun bilgisine sunuldu. Kayseri Devlet Hastanesi tarafından 8 yıllık dönemde 7 milyon 683 bin 4 kişi ayaktan, 125 bin 361 kişi yatarak, 4 milyon 736 bin 674 kişi de acil servis başvurusu olmak üzere toplamda 12 milyon 545 bin 39 kişiye sağlık hizmeti verildi. Hastanenin hizmet hacminde de artış yaşandı 8 yıllık dönemde büyük bir başarının gösterildiği Kayseri Devlet Hastanesi’nde ayaktan hasta sayısında yaklaşık yüzde 291, yatarak tedavi hizmetlerinde yaklaşık 30 kat, acil servis başvurularında yaklaşık yüzde 203 artış yaşandı. Bu artışların planlı kapasite genişlemesi, insan kaynağı güçlendirmesi ve altyapı yatırımları sayesinde sürdürülebilir şekilde yönetildiği belirtildi. Yapısal ve stratejik gelişmeler Ayrıca, 8 yıllık dönem içerisinde hastane yönetimi tarafından yapısal ve stratejik gelişmeler üzerinde de çalışmalar yapıldı. Çalışmalar kapsamında, Çocuk Özel Gereksinim Değerlendirme Merkezi hizmete alındı, Kayseri Organize Semt Polikliniği açıldı, Yeni Palyatif Bakım (Hospis) Binası planlanarak kapasite artırımı sağlandı, ek hizmet binaları ile fiziksel altyapı genişletildi, MR ve Tomografi üniteleri güçlendirilmiş, yoğun bakım ve ameliyathane altyapısı modernize edildi, kapasite ve seviyeleri artırıldı, dijital hastane uygulamaları ve kalite standartları yükseltildi ve anjiyografi ünitesi aktif hale getirildi. Hastanede statüsü A2 grup seviyesine yüketildi Öte yandan, gerçekleştirilen yatırımlar, uzman hekim kapasitesi, teknik donanım ve hizmet çeşitliliği kriterlerinin karşılanması neticesinde de hastane statüsü A2 Grup seviyesine yükseltilmiştir. Bu gelişme ile bölgesel sağlık hizmet sunum kalitesinin artırılması açısından önemli bir dönüm noktası olduğu kaydedildi. Başkehim Altıntop’tan teşekkür Hastanede gösterilen büyük başarının mimarı Başhekim İsmail Altıntop, kendilerine destek veren başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere yetkililere teşekkür ederek, "Kayseri Devlet Hastanesi’nin kurumsal kapasite artışı, hizmet çeşitliliğinin geliştirilmesi, yeni birimlerin açılması ve A2 Grup seviyesine yükseltilmesi süreçlerinde verdikleri güçlü destek, stratejik yönlendirme ve yatırım katkıları dolayısıyla Sağlık Bakanlığımıza şükranlarımızı sunarız. Ayrıca İl Sağlık Müdürlüğümüze, tüm sağlık çalışanlarımıza ve emeği geçen idari kadrolarımıza teşekkür ederiz. 2018-2025 dönemi; Kayseri Devlet Hastanesi’nin bölgesel sağlık hizmet sunumunda güçlendiği, erişilebilirliğin arttığı ve kurumsal kapasitenin sürdürülebilir şekilde yükseltildiği bir dönem olmuştur" dedi.
Karabük Safranova’ya organik tarım sertifikası Karabük’ün Safranbolu ilçesinde yürütülen "Safranova" projesi kapsamında üretim yapan Safranova, denetimleri tamamlayarak organik tarım sertifikası aldı ve organik safran üreten ilk firma oldu. Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hayata geçirilen "Safranova" projesi kapsamında üretim yapan Safranova, Karabük İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen denetim sürecini başarıyla tamamlayarak organik tarım sertifikası almaya hak kazandı. Safranova, bu belgeyle organik safran üretimi gerçekleştiren ilk firma oldu. Lavanta kokulu safran bahçesi ve markalaşma hedefiyle yürütülen proje çerçevesinde üretim faaliyetlerinin organik tarım mevzuatına uygun şekilde sürdürüldüğü bildirildi. Üretim sürecinde kimyasal gübre ve sentetik katkı maddeleri kullanılmadığı, çevre dostu ve sürdürülebilir yöntemlerin tercih edildiği belirtildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, verilen sertifikanın Safranova’nın üretim süreçlerinin ulusal organik tarım standartlarına uygunluğunu resmî olarak tescillediğini ifade etti. Altuntepe, alınan belgenin bölge tarımı açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, organik üretim anlayışıyla hem ürün kalitesini artırmayı hem de Safranbolu safranını ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımayı hedeflediklerini kaydetti. Organik üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçladıklarını belirten Altuntepe, Safranova’nın organik safran üretimi alanındaki öncü adımının yerel ekonomiye olumlu katkılar sunmasının beklendiğini dile getirdi.