YEREL HABERLER - 17 Ocak 2012 Salı 10:21

İDİL KAYMAKAMI "YURT KAPANDI" HABERİNİ YALANLADI

A
A
A
İDİL KAYMAKAMI "YURT KAPANDI" HABERİNİ YALANLADI

Şırnak’ın İdil İlçesinde Yatılı ilköğretim Bölge Okulunda liseli kız öğrencilerin kaldığı yurdun kapandığı haberi İdil Kaymakamı M. Mustafa İmamoğlu tarafından yalanlandı.
İdil Kaymakamı M. Mustafa İmamoğlu yaptığı açıklamada İşkur personellerinin işten çıkarılmasıyla yurdun kapanması olayının uzaktan yakından ilgisinin olmadığını yurdun da kesinlikle kapatılmayacağını ifade etti. İmamoğlu, yurtta kalan kız öğrencilerin köylerden gelip burada eğitim gördüklerini belirterek, "Yurtta kalan öğrencilerin yemek ihtiyaçlarını biz karşılamaktayız. İşkur’un bize vermiş olduğu personelin işlerine son verilmesinden dolayı yurdu kapatmak gibi bir olay kesinlikle yoktur. Yapılan bu
haberi tamamen kasıtlı olarak görüyorum. Sadece evlerine gitmek isteyen kızlara izin verilmiş. Hafta sonu dershaneye giden 19 kız öğrencimiz yurtta kaldı. Yurdun kaloriferleri yanıyor. Bizim amacımız yurt kapatmak değil yeni yurtlar açmak. Eski öğretmenevi depremzedelere tahsis edilmiş ama depremzedeler kendi istekleriyle ayrıldıktan sonra orayı da kız öğrenci yurdu olarak kullanacağız. Bizim amacımız önümüzdeki yıllarda daha çok ne kadar kız barındıracağımız yönündedir. İşkur’a personel için teklif verdik,
İşkur personel karşılamazsa da yine kendi imkanlarımızla Sosyal Yardımlaşma Vakfı aracılığıyla biz bu öğrencilerimizi mağdur etmeyeceğiz. İşkur personellerinin işten ayrılması nedeniyle yurdun kapandığı haberi kesinlikle yalandır. Yurtta 125 kız öğrenci değil 112 kız öğrenci bulunmaktadır. Yurt kesinlikle kapatılmamıştır, İkinci dönemde de biz bu yurdu İdil Çok Programlı Lisesi’ne bağlayarak hizmet vermesi için çalışma başlattık, teklif verdik. Bakanlıktan olumlu bir yanıt çıkmazsa da yine kendi
personelimizi oraya yönlendireceğiz ve eskiden olduğu gibi yine hizmet verecektir" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Duruşma sonrası aile konuştu: "Kardeşim yerinde rahat yatacak" Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde 12 yıllık eşi Simge Kodalak’ı (31) öldüren müzisyen koca, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Duruşma sonrasında açıklamalarda bulunan Simge Kodalak’ın kardeşi, "Bizim yaşadığımız acıyı hiçbir aile yaşamasın. O çocukların yaşadığını hiçbir evlat yaşamasın. Adalet yerini buldu, istediğim gibi olmasa da buna da şükür diyorum" dedi. Reisler Göleti mevkiinde 30 Aralık 2024’de meydana gelen olayda, emniyete gelen İ.K., 12 yıllık eşi Simge Kodalak’ı öldürdüğünü itiraf etti. Yapılan araştırma neticesinde de boyun bölgesinde delici alet yarası bulunan kadının cesedine ulaşıldı. Müzisyen eşi tarafından öldürülen Simge Kodalak’ın cenazesi, Erenler ilçesi Çaykışla Mahallesi Merkez Cami’de kılınan namazın ardından defnedildi, şüpheli koca ise tutuklandı. Davada karar çıktı Sanık İ.K., Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince son kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya İ.K. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz hakkı verile sanık İ.K., "Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Herkesin karşısında bir suçlu olmaktan çok utanıyorum. Keşke olmasaydı, çok pişmanım. Böyle olmaması gerekiyordu" dedi. Görüş bildiren Cumhuriyet savcısı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti ise sanık İ.K. hakkında ‘eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Aile duruşma sonrasında konuştu Duruşma bitiminde davaya ilişkin konuşan Simge Kodalak’ın kardeşi Seval Çapoğlu, "Kardeşimin katili hak ettiği cezayı buldu. Verilen karardan dolayı çok mutluyuz. Adalete güvendik, bizi yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ederiz. Bugün bizim bayram günümüz, kardeşim yerinde rahat yatacak" dedi. "Adalet yerini buldu" Adaletin tecelli ettiğini belirten Simge Kodalak’ın kardeşi Sinan Çiçek, "Adalet yerini buldu. Bizim yaşadığımız acıyı hiçbir aile yaşamasın. O çocukların yaşadığını hiçbir evlat yaşamasın. Adliyeyi izleyerek geçiyorduk, bizim başımıza gelemez diyorduk, geldi. Adliyeye gelmeyen bir aile olarak buradan bir yıldan beri çıkamadık. Adalet yerini buldu, istediğim gibi olmasa da buna da şükür diyorum" diye konuştu.
İstanbul İstanbul’da tarihi eser kaçakçılığına darbe: Osmanlı Dönemine ait kalkan ve miğfer grubu ve binlerce eser ele geçirildi İstanbul’da tarihi eser kaçakçılığına yönelik düzenlenen operasyonda, farklı dönemlere ait binlerce tarihi eser ele geçirildi. Ele geçirilenler arasında Osmanlı Dönemine ait kalkan ve miğferlerle birlikte binlerce eser yer alırken, 5 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarihi eser kaçakçılığına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, 2026 yılı Ocak ayı içerisinde Beylikdüzü, Pendik ve Tuzla ilçelerinde 2 ikamet ve 1 iş yerine operasyon düzenledi. Operasyonlarda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda toplam 5 bin 29 adet tarihi eser ve obje ele geçirildi. Operasyonda Osmanlı Dönemi, Yunan, Roma, Bizans, Artuklu Beyliği, Lidya, Frigya, Mısır, Trakya Krallığı gibi çok sayıda eski medeniyete ait 4 bin 518 adet sikke, Yunan, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait 149 adet ağırlık, Osmanlı Dönemine ait 113 adet berat-ferman, tasdikname ve şehadetname, Neolitik-Kalkolitik ve Erken Tunç Çağı’na (M.Ö 3000’lü yıllar) tarihlenen 8 adet ok ucu, 39 adet kandil, pipo, lüle taşı, hayvan figürleri ve heykelcik başlarından oluşan pişmiş topraktan objeler, 8 adet el yazması Enam-ı Şerif/dua kitabı, 19. yüzyıl Osmanlı dönemine ait kalkan ve miğfer grubu, 20. yüzyıl Milli Mücadele döneminde subaylara verilen İstiklal Madalyası, berat ile birlikte subay kılıcı, matara, dürbün ve fişek grubu, 19. yüzyıl Osmanlı döneminde kullanılan kale tüfekleri dahil çeşitli dönemlere ait eserler bulundu. Hayvan objelerine de el konuldu Ayrıca, nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin CITES Sözleşmesi kapsamında 59 adet obje (ayı postu, geyik ve dağ keçisi kafatası/boynuzu, caretta caretta kabuğundan mamul kalkan biçiminde obje, fildişinden yapılmış çeşitli objeler) ele geçirildi. Operasyon neticesinde bu eserlerin yurt dışına çıkarılmaları engellenirken, eserlerin İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi Müdürlüğü, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ne teslim edileceği öğrenildi.