EĞİTİM - 10 Haziran 2022 Cuma 20:07

Şırnak’ta 19 şehit adına “Şehitler Kütüphanesi” açıldı

A
A
A
Şırnak’ta 19 şehit adına “Şehitler Kütüphanesi” açıldı

Şırnak ve ilçelerinde çeşitli tarihlerde terör örgütü saldırısında şehit düşen 19 güvenlik korucusu, polis memuru ve asker adına oluşturulan “Şehitler Kütüphanesi” açıldı.

Şırnak ve ilçelerinde çeşitli tarihlerde terör örgütü saldırısında şehit düşen 19 güvenlik korucusu, polis memuru ve asker adına oluşturulan “Şehitler Kütüphanesi” açıldı.


Şırnak’ta faaliyet gösteren Yeşeren Gençlik Derneği ile Geleceğe Işık Saçan Şırnak Kadın Derneği’nce, Kumçatı Anadolu Lisesinde oluşturulan kütüphanenin açılışını İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, Şırnak Valisi Osman Bilgin, Belediye Başkanı Mehmet Yarka ve şehit aileleri tarafından yapıldı.


İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, açılışta yaptığı konuşmada, “Türkiye burada 40 yıldır çok büyük, çok ağır bedeller ödedi. Maddi kayıplarımız bir tarafa, sosyal kayıplarımız bir tarafa biz çok ağır can kayıpları yaşadık. Binlerce askerimizi, jandarmamızı, polisimizi, korucumuzu şehit verdik. Ama binlerce sivilimizi, bebeğimizi, çocuğumuzu, yavrumuzu, eşimizi kaybettik. Hunharca, zalimce 13-15 yaşlarında dağa kaçırılıp eline silah verdikleri kendi kardeşine kendi atasına kendi köylüsüne, kendi komşusuna düşman ettikleri çocuklara evlatlarımızı katlettirdiler. Hepimiz büyük bedeller ödedik. Ve bu toprakların herhangi bir şekilde işgal edilmiş topraklar olmasına asla rıza göstermeyecek dirayetli imanlı inançlı halkımız, korucularımız, köylülerimiz vardı. Onlarda topyekun bir mücadeleyi, direnmeyi yaşamlarının en önemli anlamı gördüler. Bu bedellerle bu mücadelelerle bir taraftan halkımızın hiçbir şekilde baskıya zulme ihanete ve alçaklığa teslim olmamasına diğer taraftan özellikle 15 Temmuz’dan sonra cumhurbaşkanımızın önderliğinde devletimizin bütün kurum ve kuruluşları terör nereden gelirse gelsin içerden veya dışardan kaynağı nerede olursa olsun topyekûn mücadele azmi ile bugünlere geldik. Bugün huzur içinde güven içinde geleceğine umut ile bakan bir Şırnak’ımız, Güçlükonak’ımız, Cizre’miz, Silopi’miz, Uludere’miz, Beytüşşebap’ımız var. Elhamdülillah coğrafyamızın tamamı böyle. Kütahya’da, Elazığ’da, Uşak’ta hayat nasıl devam ediyorsa Hakkâri’de, Şırnak’ta, Siirt’te de devam etmesi sağlayabildik. Bunda burada hiçbir şekilde inançlarından vazgeçmeyen canları pahasına vatanlarını korumayı şiar edinmiş şehitlerimiz ve bunlar gibi yüzlercesinin çok büyük emekleri var. Allah hepsinden razı olsun. Milletimiz gördüğü bugünlerin onların eseri olduğunu onların mücadelesinin eseri olduğunu çok iyi biliyor. Bu kütüphaneler ile ya da hazır bulunduğumuz çevrimli anma etkinliği ile hiçbirimizin amacı hiçbir şekilde acılarımızı tazelemek yeniden o günleri hatırlamak, üzülmek değil. Tam tersine şehitlerimizi gururla anmak hem de bir daha hiç kimsenin bizim üzerimizden oyun oynamaması, hiç kimsenin bizim çocuklarımızın canı, kanı üzerinde kendi adlarına başka hesaplara girmemesi, hiç kimsenin bizim evlatlarımızın istismar ederek kendilerine daha fazla gelecek arayamaması, kimsenin bu ülkede Amerika’nın ve diğer emperyalistlerin oyuncağı tuzağına düşmemesi kuvvetle hatırlanması için yapıyoruz. Biz ne katliamları unutacağız ne katillerini unutacağız, ne şehitlerimizi unutacağız, ne de kadınlarımızı, çocuklarımızı katledenleri unutacağız nede karşımıza çıkıp hiçbir şey yaşanmamış gibi nede onlara güzellemeler düzenlerin oyununa geleceğiz, ne cezaevi cezaevi dolaşıp onların hamilerini ziyaret ederek onlar şirin görünmeye çalışarak onlarla bir şekilde kirli ortaklıklar kurmak isteyenlerin oyunlarına geleceğiz. Biz milletimizle beraberiz, şehitlerimizin kıymetli aileleriyle beraberiz. Biz askerimiz, polisimiz, güvenlik korucumuzla beraberiz ama biz sözde değil özde beraberiz. Biz onlarla beraber olmanın ne demek olduğunu da neyi gerektirdiğini de çok iyi biliriz. Birileri gibi hem şehitlerimize rahmet okuyup hem de şehitlerimizin katilleri ile kol kola gezerek siyaset yapmıyoruz diye utanmadan insan içine çıkmayız. Biz Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın önderliğinde bu milletin geleceğine, istikbaline, birliğine, beraberliğine, bütünlüğüne, insanların birlikte yaşama arzusuna, kardeşliğine kim kast ediyorsa onların karşısında dimdik durur ve bunu her ortamda dile getirmekten çekinmeyiz. Kütüphanemizin hayırlı olmasını diliyorum. Rabbim bir daha böyle acıları yaşatmasın. Bir daha bu coğrafyada hiçbir annemiz ağlamasın, hiçbir ana evladını kaybetmenin acısını yüreğinde hissetmesin” dedi.


Şırnak Valisi Osman Bilgin ise, “Topraklar, eğer üzerinde şehitler varsa, o toprak için mücadele veren insanlar varsa o zaman vatan oluyor. Anadolu toprakları çok ciddi mücadeleler verilerek vatan yapılan topraklar ki, Türkiye Cumhuriyeti ve ondan önceki devletler bin yıldır bu toprakları vatan edinmiş. Bu süre içinde birçok şehidimiz olmuş. Özellikle Şırnak’taki hemşerilerimiz Şırnak’ımızın ve ülkemizin vatan toprakları olarak devam etmesi için çok büyük mücadeleler vermişler. Bu mücadele çok büyük bir mücadeledir. Biz şehitlerimizi asla unutmadık ve unutturmayacağız. Dernek başkanı Hatice Atan, çok güzel çalışmalar yürütüyorlar. İlimizde, bu manada gençliğimize de örnek oluyorlar. Gençliğimize vatanın ne demek olduğunu, şehitliğin ne demek olduğunu, mücadelenin ne demek olduğunu, mücadele sonucu bu toprakların vatan kılındığını ve kılınmaya devam ettiğini bize burada en güzel şekilde gösteriyorlar. Bu kütüphane de de çocuklarımız şehitlerimizi sürekli anarak, eğitimlerini alarak ve geleceğe ışık saçacak şekilde kendilerini yetiştirerek, bu toprakların nasıl vatan kılındığını ve nasıl vatan olarak devam ettiğini asla unutmayacaklar” dedi.


Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka da, “bölgede çok güzel bir huzur ortamı var. Bir etkinlik alanı haline geldi Şırnak. Bu işte bu kahramanlarımızın sayesinde oldu. Eskiden yapamıyordu, şimdi bu dağların hepsini karış karış geziyoruz. Bu şehitlerimiz adına kütüphane açmak çok büyük bir manevi olarak her zaman gönlümüzde yerleri vardır” diye konuştu.


Geleceğe Işık Saçan Şırnak Kadın Derneği Başkanı Hatice Atan, “Şırnak eskiden hep terörle anılıyordu, ama bu şehirde en çok şehit verilen illerin başında Şırnak geliyor. Kütüphanemizin bütün çocuklarımıza hediye ediyoruz. Bu bir gönül işidir, bu bir ekip işidir. Bu gün buralarda isek şehitlerimizin sayesindedir” dedi.


Yapılan konuşmalardan sonra şehitler için dua edildi. Duaların ardından şehitler Kütüphanesi’nin açılışı yapıldı. Ardından İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, Vali Bilgin ve beraberindekiler kütüphaneyi gezerek öğrencilerle sohbet etti. Daha sonra şehit ailelerine Türk bayrağı hediye edildi. Kütüphanede öğrenciler bir yandan ders çalışırken diğer yandan satranç gibi zeka geliştirici oyunlar oynuyorlar.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Akdeniz Belediyesi üretiyor, onarıyor, tasarruf sağlıyor Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, ilçe genelinde daha temiz ve yaşanabilir bir çevre oluşturmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında kendi atölyelerinde üretim, bakım ve onarım faaliyetlerini sürdürerek önemli ölçüde tasarruf sağlıyor. Belediye ekipleri, 7 gün 24 saat esasına göre çalışmalarını sürdürürken, maliyetleri azaltmak ve hizmet kalitesini artırmak için atölyelerde yoğun mesai harcıyor. Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı teknik birimlerde görev yapan ekipler, belediyeye ait iş makineleri, araçlar ve çeşitli ekipmanların yanı sıra mobilya ürünlerinin de üretim, bakım ve onarımını gerçekleştiriyor. İlçeye bağlı 65 mahallede çöp konteyneri ihtiyacını karşılamak için yeni alımlar yapan belediye, kullanım sonucu eskiyen, kırılan ya da zarar gören konteynerleri de atölyelerde yenileyerek yeniden hizmete sunuyor. Bu çalışmalar sayesinde belediye bütçesinde önemli ölçüde tasarruf sağlanıyor. Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan atölyelerde görevli ekipler, kaynak ve boya işlemleriyle her gün onlarca çöp konteyneri ve kovasını onarıp yeniliyor. Bakım ve tadilattan geçirilen konteynerler, ihtiyaç duyulan mahalle, sokak, park ve meydanlara yerleştirilerek hizmete kazandırılıyor. Bu sayede hem konteyner eksikliği kısa sürede gideriliyor hem de yeni alım maliyetlerinin önüne geçiliyor. Akdeniz Belediyesinin bu uygulamasıyla hem çevre temizliğine katkı sağlanıyor hem de kamu kaynakları daha verimli kullanılıyor.
Trabzon Denizlerde av yasağının başlamasının ardından tezgahlar kültür balıklarına kaldı Türkiye’de 15 Nisan itibariyle denizlerde av yasağının başlamasının ardından balık tezgahları artık kültür balıklarına kaldı. Sezon boyunca tezgahların vazgeçilmezi olan hamsi ve istavrit yerini levrek, çupra ve özellikle somona bıraktı. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, av yasağıyla birlikte tezgahlarda kültür balıklarının ön plana çıktığını belirterek "Artık sıra yetiştirme balıklarına geldi, onların satışı başladı. Şu an levrek, çupra ve somon ağırlıklı olarak satılıyor. Ancak somon bu yetiştirme balıklar arasında daha fazla talep görüyor. Somon halkımızdan bayağı bir talep görüyor. Tezgahlarda da daha fazla yoğunluğu artmaya başladı. Tezgahlarda istavrit ve hamside bulunan tahtı somona bıraktılar gibi görünüyor. Ayrıca somonun fiyatı uygun. 300 TL’den kilosu satılıyor. Somonun tüketimi de günden güne artıyor" dedi. Çoğalmış, diğer balık fiyatlarına da değinerek, "Somon dışında geçtiğimiz hafta fiyatı 250 TL’ye çıkmış olan istavrit bugün 150 TL’den satılıyor. Levrek, çupra ve alabalık var. Hamsi haricinde diğer balıklar şu an mevcut. Levrek 500 TL, çupra 400-500 TL, alabalık 300 TL" ifadelerini kullandı. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı ise av yasağının ardından sınırlı miktarda kıyı balığı geldiğini ancak genel satışın kültür balıklarına döndüğünü ifade ederek "15 Nisan’da malumunuz av yasağı başladı. Şu sıralar olta istavrit, mezgi, barbun ve kıyı balıkları geliyor ancak bundan sonra daha çok yetiştirme balıkları daha fazla satılacak. Alabalık, somon, çupra, levrek gibi balıkları satacağız. Vatandaşın somona karşı bir talebi var. Bunun buğulamasını, ekşilisini yapıyorlar. Hatta bunun ızgarası bile oluyor. Fiyatı da uygun 300-350 TL. Vatandaşımız da somona talep ediyor" diye konuştu. Avcı, önümüzdeki süreçte tezgahlardaki çeşitliliğin sınırlı olacağını vurgulayarak "Tezgahlar kültür balıklarına kaldı. Bundan sonra az miktarda istavrit ve mezgit gelir. Ama genel olarak çupra, levrek, somon, alabalık gibi balıklar daha çok satılır. Somon ağırlıklı satışlar oluyor. Ama levrek de satılıyor. Izgara yapanlar çuprayı da tercih ediyor. Vatandaşın ilgisi de çok iyi" şeklinde konuştu.
Denizli Derinkuyu hem gönülleri hem kupayı kazandı DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Tavas ilçesinde düzenlenen Voleybol Mahalleler Liginde şampiyonluğa ulaşan Derinkuyu, sadece skoruyla değil, sergilediği birliktelik ruhuyla da ilçeye damga vurdu. 12 takım arasından sıyrılarak zirveye yerleşen Derinkuyu takımı, voleybolun bir mahalle kültürü olduğunu tüm ilçeye kanıtladı. Derinkuyu’nun başarısının arkasında güçlü bir organizasyon yatıyor. Şampiyonluk sonrası açıklamalarda bulunan Derinkuyu Mahalle Muhtarı Durmuş Şepik, bu başarının tesadüf olmadığını vurguladı. Şepik, "Voleybol bizim genetiğimizde var. Eskiden de bu sahada ter dökerdik, şimdi tekrar nasip oldu ve yine şampiyon olduk. Bu sadece bir oyun değil, bizim için bir gelenek" diyerek mahalle halkının spora olan tutkusunu dile getirdi. Dernek çatısı altında büyük dönüşüm Mahallede kurulan dernek ile Tavas ilçesine sportif bir hareketlilik getirdiklerini belirten Dernek Başkanı Emrullah Salim, İçişleri Bakanlığı destekli projelerine dikkat çekti. Salim, "Gençlik İçin Harekete Geç projemizi ilçemizde başarıyla uyguluyoruz. Bu vesileyle köyümüzden bir amatör takım çıkardık. Amacımız bir farkındalık ıoluşturmaktı ve bu farkındalığı şampiyonlukla taçlandırdık. Önce köyümüzü, sonra Tavas ilçemizi harekete geçirmenin gururunu yaşıyoruz" dedi. İmamdan mühendise, babadan oğula Turnuvanın en çok dikkat çeken detayı ise Derinkuyu kadrosunun zenginliği oldu. Takımda baba ve oğulun omuz omuza mücadele etmesi duygusal anlara sahne olurken; imam, öğretmen, mühendis, aşçı ve muhtar azalarının aynı hedef için ter dökmesi gerçek bir birliktelik tablosu oluşturdu. Dernek Başkanı Salim, bu tabloyu şu sözlerle özetledi: "Biz bir takımdan öte, büyük bir aile olduk. Farklı mesleklerden, farklı yaşlardan insanların bir araya gelip bu başarıyı yakalaması bizlere şampiyonluktan daha büyük bir mutluluk verdi. Tavas’ı harekete geçiren şampiyon kadromuzda yer alan muhtarımız Durmuş Şepik, Dursun Salim, Emirhan Salim, Mehmet Karışoğlu, Fikret Küçükoğlu, İsa Karışan, Ramazan Şekeroğlu, Süleyman Karışoğlu, Nasuh Çüngür, Mehmet Ali Çüngür, Muammer Çüngür ve Bilal Çüngür’e emekleri için teşekkür ediyoruz"
Manisa TURBELDAK’tan Ulubey Kanyonu’nda nefes kesen doğa yürüyüşü Turgutlu Belediyesi Dağcılık Akademisi’nin (TURBELDAK) Uşak’taki Ulubey Kanyonu’nda düzenlediği yürüyüşte doğa ve tarih iç içe yaşandı, katılımcılar eşsiz manzaralara tanıklık etti. Turgutlu Belediyesi Dağcılık Akademisi (TURBELDAK) tarafından Uşak Ulubey Kanyonu’nda doğa ve tarih yürüyüşü düzenlendi. Turgutlu Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğüne bağlı olarak şehir içi ve şehir dışında farklı parkurlarda doğa yürüyüşleri gerçekleştiren TURBELDAK’ın bu haftaki rotası, Türkiye’nin en etkileyici doğal oluşumlarından biri olan Ulubey Kanyonu oldu. Yaz-Kış Yürüyüş Liderleri Orhan Mert ile Haydar Atilla’nın sevk ve idaresinde gerçekleştirilen yaklaşık 10 kilometrelik yürüyüşte ilk durak, kanyonun eşsiz manzarasını kuşbakışı izleme imkanı sunan Ulubey Cam Teras oldu. Katılımcılar burada doğanın görkemine tanıklık etti. Yürüyüş, Avgan Beldesi’nden başlayarak Bakırali Kamp Alanı ve erken Hristiyanlık döneminin önemli yerleşimlerinden Pepouza Antik Kenti üzerinden devam etti. Tarihi kalıntılar arasında ilerleyen grup, doğa ile tarihin iç içe geçtiği eşsiz bir parkurda yürüyüş gerçekleştirdi. Parkurun ilerleyen bölümünde Kırlangıç Mağarası ve antik çağlardan günümüze uzanan Kral Yolu üzerinde de yürüyen katılımcılar, bölgenin doğal ve kültürel zenginliklerini yakından görme fırsatı buldu. Etkinlik, Karahallı ilçesinde yer alan Clandras Su Kemeri’nde sona erdi. Yaz-Kış Yürüyüş Lideri Orhan Mert, yürüyüşe ilişkin yaptığı açıklamada, "Doğa severlerimizle birlikte çok güzel bir yürüyüş gerçekleştirdik. Doğanın ve tarihin iç içe geçtiği parkurda pek çok yer görme fırsatı yakaladık. Aynı zamanda eşsiz manzaraların da keyfini yaşadık. Bu tür etkinliklerin hem fiziksel sağlığa katkı sunduğunu hem de doğa bilincini artırdığını görüyoruz. Bu nedenle doğa severleri yeni rotalarda buluşmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 33’üncü seneyi devriyesinde kabri başında anıldı Türkiye Cumhuriyeti’nin 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin katıldığı törende vefatının 33’üncü yıl dönümünde İstanbul Topkapı’daki anıt mezarı başında törenle anıldı. 1993 yılında hayatını kaybeden Türk siyasetinin ve ekonomisinin önemli ismi ve 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 33’üncü senesinde Zeytinburnu’nda bulunan anıt mezarda anıldı. Tören programına Merhum Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal, Ahmet Özal’ın eşi Asuman Özal, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 52. Motorlu Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Hakan Tunç, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, ,İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Sahil Güvenlik Marmara Ve Boğazlar Bölge Komutanı, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, İl Müftü Yardımcısı Ahmet Aktürkoğlu katıldı. Özal’ın kabrine çelenk bırakıldı Anma töreni, Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın özgeçmişi okunması ile başladı. Özgeçmişin okunmasının ardından, Özal’ın kabrine askerler tarafından Cumhurbaşkanlığı çelengi bırakıldı. Daha sonra Duanın ardından törene katılan protokol üyeleri, Turgut Özal’ın ailesine taziyelerini iletti. Bakan Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyet, anıtmezar içerisinde bulunan Turgut Özal Müzesini de ziyaret etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adnan Menderes ve arkadaşlarının kabirlerini ziyaret etti İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve protokol heyeti anma programının ardından Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun kabirlerini ziyaret ederek karanfil bıraktı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve İstanbul Valisi Davut Gül, Adnan Menderes’in eşi Berin Menderes, Aydın Menderes’in eşi Ümran Menderes ve Aydın Menderes’in kabirlerini ziyaret etti. (DH-MD-