POLİTİKA - 15 Haziran 2023 Perşembe 16:46

Bahçeli’nin ’100 il, 1000 ilçe’ açıklamasından sonra Cizrelileri il olma heyecanı sardı

A
A
A
Bahçeli’nin ’100 il, 1000 ilçe’ açıklamasından sonra Cizrelileri il olma heyecanı sardı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz günlerde partisinin grup toplantısında yaptığı "100 il, 1000 ilçe" açıklamasından sonra Cizrelileri il olma heyecanı sardı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz günlerde partisinin grup toplantısında yaptığı "100 il, 1000 ilçe" açıklamasından sonra Cizrelileri il olma heyecanı sardı.


Cizrelilerin il olma umudu devam ediyor. MHP lideri Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında yaptığı "100 il, 1000 ilçe" mesajının AK Parti tarafından olumlu karşılanmasından sonra daha önce il olacağı kararı alınan ancak hala ilçe konumunda bulunan 200 bin nüfusluk Cizre ilçesinde il olma umutları yeniden yeşermiş oldu.


Cizre’nin yıllar öncesinden il yapılması gerektiğini ifade eden Alibey Mahalle Muhtarı Saithan Tuncer, cumhurbaşkanının da bu konuda daha önceden vermiş olduğu il sözünü hatırlattı.


Devlet büyüklerinin Cizre’nin il olması konusunun dile getirildiğini belirten Tuncer, "Cizre’nin il olması gençlerimize iş imkanlarının çıkması demektir. İlçenin sağlık sektörü başta olmak üzere ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan gelişmesi demektir. Cizre, hem nüfusu hem yerleşim yeri olarak zaten il olmayı hakkediyor. Cizre’nin il olması tabi ki de bizim için büyük bir sevinç olur" dedi.


Araştırmacı Yazar Abdulaziz Bilge, Cizre’nin geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan köklü ve kadim bir şehir olduğunu ifade ederek, aynı zamanda İpekyolu’nun tarih boyunca buradan geçmesinden dolayı önemli bir ticaret merkezi olarak karşılarına çıktığını kaydetti.


Cizre’nin il olması gerekliliği tarih boyunca dile getirildiğine vurgu yapan Bilge, ”Eski Cizre müftüsü ve aynı zamanda dedem rahmetli Mahmut Bilge 1960’larda Cizre Gazetesine yaptığı açıklamada Cizre’nin il olması gerektiğini ifade etmiş ve bunu söylerken de belli dayanak ve kriterleri ön plana alarak söylüyor. Cizre’nin merkezi konumda olması, İpekyolu ticaretinin buradan geçmesi ve kadim bir medeniyete sahip olması yönüyle de il olması gerektiğini o yıllarda ifade etmiş. O zamanlardan bu zamana kadar yapılan çalışmalar ister kozmopolittik, ister stratejik, ister siyasi, ister ticari olsun hangi noktadan bakarsanız bakın Cizre’nin bir olma kararlığı karşımıza çıkıyor. Bu nedenle Cizre’nin bu hakkı kendisine verilirse biz Cizreliler olarak ta bu karardan dolayı da memnun olduğumuzu ifade etmek isteriz” diye konuştu.


Cizre’nin il olmasının daha önceden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından onaylandığını hatırlatan esnaf Edip Ataç, ”Cizre’nin il olması bizim için mutluluk verici bir şey ve Cizre il olursa bizler için çok güzel şeyler olacak. Çünkü Cizre il olursa iş imkanları artacak, şehir daha da büyüyeceği ve işsiz olan gençlerinde iş sahibi olacağı kanaatindeyim” ifadelerinde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.