POLİTİKA - 07 Aralık 2023 Perşembe 20:04

Bakan Göktaş, Şırnak Aile Destek Merkezi ve Kadın Yaşam Merkezinin açılışını yaptı

A
A
A
Bakan Göktaş, Şırnak Aile Destek Merkezi ve Kadın Yaşam Merkezinin açılışını yaptı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Şırnak Aile Destek Merkezi ve Şırnak Belediyesi Kadın Yaşam Merkezinin açılışlarını yaptı.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Şırnak’a geldi. Bakan Göktaş, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’nda Vali Cevdet Atay ile protokol üyeleri tarafından karşılandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Şırnak Aile Destek Merkezi ve Şırnak Belediyesi Kadın Yaşam Merkezinin açılış törenine katıldı.


Törende konuşan Bakan Göktaş, “Toplumumuzun en güçlü kalesi olarak gördüğümüz aile yapımızı daha da güçlendirmek hepimizin ortak amacı. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Aile Destek Merkezimiz de, toplumsal dayanışma ve aile bağlarını kuvvetlendirme anlamında bu amacımıza hizmet edecektir. Merkezimizin Şırnaklı ailelerimize, kadınlarımıza, kardeşlerimize ve çocuklarımıza ebeveynlik rehberliği, çocuk gelişimi, aile danışmanlığı, eğitim programları gibi çalışmalarla önemli bir sosyal destek sağlayacağından eminim” dedi.



“Bakanlık olarak vatandaşlarımıza birçok proje sunuyoruz”


Bakanlık olarak vatandaşlarımıza birçok proje sunduklarını belirten Bakan Göktaş, “Bakanlık olarak çalışmalarımızda temel hedefimiz, aile yapımızı güçlendirmek, kadınlarımızın aile içinde ve toplumda saygın bir konuma yükselmelerini temin etmek, manevi ve milli değerlerimizin yaşatılmasını sağlamaktır. Bu hedefler doğrultusunda yürüttüğümüz her çalışma bizim için değerlidir. Aile bireylerimizin, kadınların hayatlarına değer katmak, pozitif değişimler meydana getirmek için Bakanlık olarak vatandaşlarımıza birçok proje sunuyoruz. Başta kadınlarımız olmak üzere her bir insanımızın potansiyeline güveniyoruz. Taşıdıkları cevheri ortaya çıkarmak için hizmetlerimizi çeşitlendiriyoruz” dedi.



Şırnak il genelinde 23’üncü ADEM açıldı


Şırnak il merkezinde 6’ıncı il genelinde 23’üncü ADEM’in açılışının yapıldığını ifade eden Bakan Göktaş, “Açılışını, umut dolu bir başlangıçla gerçekleştiriyorum. Çalışmalarımız neticesinde inanıyorum ki Şırnak’ı tekrar ziyaret ettiğimde burada kadınların, kızların başarı hikâyelerini kendilerinden dinleyeceğim. Ürettikleri güzel ürünleri hem burada hem Türkiye’nin farklı yerlerinde tanıtma ve satma imkanı bulabilirler. Merkezimizde yapılacak her çalışma, kadınlara, ailelerimize sağlanacak hizmetler, toplumsal hayatımızda ve aile yapımızın daha da güçlenmesinde fark oluşturacaktır. ADEM’de yürütülecek kültürel faaliyetler, kadınlarımız için verilecek sanatsal ve mesleki kurslar da kadınların yeteneklerini fark etmelerini, yeni işler yapmalarını, içlerinde olan cevherleri ortaya çıkarmaları için de vesile olacaktır. Dolayısıyla merkezimizde hizmet alacak tüm Şırnaklı kardeşlerimize, ablalarıma ve çocuklarımıza da kendileri için sunulan hizmetten en güzel şekilde istifade edeceklerine eminim. Bu önemli günün bir parçası olduğunuz için hepinize çok teşekkür ediyorum” dedi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve beraberindekiler Şırnak Aile Destek Merkezinin açılış kurdelesinin kesiminin ardından, binadaki atölyeler tek tek gezilerek, kursiyerler ile sohbet etti.


Daha sonra Vakıfkent Mahallesinde bulunan Şırnak Belediyesi Kadın Sanat ve Mesleki Eğitim Merkezi’nin açılışını yapan Bakan Göktaş, “Bugün Şırnak’a çok kıymetli bir eser kazandırmış. İçinde bilgi evi, kütüphane, kadın yaşam merkezi, kadın sanat merkezi, mesleki eğitim merkezi bulunuyor. Bu güzel eserleri kazandırdığınız için öncelikle çok teşekkür ediyorum. Şehrin merkezinde bu güzide eserler gerçekten hem kadınlarımızın ekonomik ve sosyal hayata katılımlarını hem de çocuklarıyla zaman geçirebilecekleri bir yer hem de gençlerimizin bilgi evi olarak kullanabilecekleri yer. Bilgi birikiminin olduğu bir yer. Dolayısıyla bu güzide eserleri burada kazandırmak hem çok kıymetli hem çok anlamlı. Bakın kadınlar mutluysa çocuk mutludur, çocuklar mutluysa aileler mutludur. Ve biz güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye diyerek bu yola koyulduk. İnşallah bu güzel eserleri hem Şırnaklı kadınlarımıza, Şırnaklı çocuklarımıza, Şırnaklı ailelerimize kazandırarak gerçekten en hayırlı hizmeti etmiş olduğunuzu bir kere daha görmüş olduk” dedi.



“Ekonomimizi güçlendirebilmek için, kadınların potansiyelini tam anlamıyla kullanmamız lazım”


Aile ve toplumun yaşam kalitesini artırarak ekonomimizi güçlendirebilmek için, kadınların potansiyelini tam anlamıyla kullanılması gerektiğini ifade eden Bakan Göktaş, “Bakın kadınların bilgi ve deneyimlerini kullanmadan, sosyal kalkınmada ilerlememiz gerçekten mümkün değil. Kadınların her alanda değer oluşturabilmeleri için gerekli tüm koşulları hazırlamalıyız. Aile ve toplumun yaşam kalitesini artırarak ekonomimizi güçlendirebilmek için, kadınların potansiyelini tam anlamıyla kullanmamız lazım.


İşte bu güzel, bu güzide eser de bunun için bir imkan. Az önce açtığımız ADEM de bunun için bir imkan. Şırnak genelinde açtığımız 23 Aile Destek Merkezleri de bunlar için de bir imkan. Dolayısıyla bizler hem kadın güçlenmesi ve kadınların toplumda daha görülür olması ve hem toplumda hem ailede hem de çocuklarıyla birlikte daha mutlu kadınlara yol açmamız ve onları güçlendirmek adına bu güzel eserleri kazandırdığınız için ben hakikaten çok teşekkür ediyorum” dedi.



“Destek sağlamaya devam edeceğiz”


Geleceklerini kuran genç kadınlar yetiştirmek için de her türlü imkanı ve desteği sağlamaya devam edeceklerini belirten Bakan Göktaş, “Bakın 2002 yılında kadınların iş gücüne katılımı yüzde 27 iken, 2023 yılında bu oran yüzde 30’a vardı. Ve kadınların istihdama katılım oranı yüzde 25’ten yüzde 31’e yükseldi. Bizler de kadınları bu alanlarda hem desteklemek hem ekonomik alanda desteklemek hem de kadınların geleceklerini kuran genç kadınlar yetiştirmek için de her türlü imkanı ve desteği sağlamaya devam edeceğiz. İnşallah bu güzel eserler de sadece başlangıçtır. İnşallah önümüzdeki dönemde hem Şırnaklı kadınlarımıza, çocuklarımıza gençlerimize yapacağınız yatırımlarda bizleri şimdiden heyecanlandırıyor. Bizler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak Şırnaklı kardeşlerimize sizlerle beraber en güzel hizmeti vermekten gurur ve mutluluk duyacağız” şeklinde konuştu.


Açılış töreninde konuşan Şırnak Valisi Cevdet Atay ise, “Özellikle kadınlarımızın, faydalanacağı aynı zamanda kadınlarımızın üretim yapabileceği ve çocukları ile birlikte vakit geçirebileceği, sosyalleşebileceği bir ortam olarak çok önemsiyoruz. Hanımefendiler kurslarını arttırdıkça bizde onlara her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Şırnak’ın geçmişteki fotoğrafları, görüntülerini gördüm. Şırnak yeniden var oldu. Burada belediyemizin çok ciddi emekleri, destekleri var. Sayın Bakanımızın özellikle çok ciddi katkıları var. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum" dedi.


AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar da, Şırnak’ın çehresini değiştireceklerini ifade ederek, Şırnaklıların mutlu ve huzurlu yaşam sürecekleri güvenli şehir inşa etmek için tüm imkanları seferber edeceklerini kaydetti. Açılışını yaptıkları merkezin, bu çalışmaların bir neticesi olduğunu dile getiren Tatar, ülkenin bilimde, sanayide, savunmada, teknolojide, ulaşımda ve birçok alanda hızla ilerleyişini sürdürmeye devam ettiğini aktardı. Tatar, "Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlattığımız büyük atılımlar her alanda devam edecektir" ifadesini kullandı.


Belediye Başkanı Mehmet Yarka da hizmete açılan merkez ile ilgili bilgi vererek, merkezin Şırnaklılara hayırlı olmasını diledi.


Konuşmaların ardından "Belediye Kadın Yaşam Merkezi-Bilgi Evi-Kütüphane, Kadın Sanat ve Mesleki Eğitim Merkezi"nin açılışı yapıldı. Bakan Göktaş, merkezi gezdi.


Açılış programına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak AK Parti Milletvekili Arslan Tatar, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalaman, kurum amirleri, siyasi parti ve STK temsilcileri katıldı.


Açılışların ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Şırnak Valiliğini, Şırnak Belediyesini, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti.



Bakan Göktaş, Şırnak Aile Destek Merkezi ve Kadın Yaşam Merkezinin açılışını yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Bakırcılar Çarşısı’nda zamana direnen son ustalar Adana’nın Kozan ilçesinde bir zamanlar onlarca ustanın çekiç sesleriyle yankılanan Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı’nda bugün sadece bir bakır ustası ile iki kalaycı, mesleklerini sürdürerek geleneksel el sanatlarını yaşatmaya çalışıyor. Kozan ilçesinde geçmişte 15’e bakırcı ve 20’nin üzerinde kalaycının bulunduğu Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı’nda, şimdi tek bakır ustası ile iki kalay ustası kaldı. 1986 yılından bu yana mesleğini sürdüren bakır ustası Remzi Karaoğlan, yıllar içinde hem ustaların hem de çarşıdaki hareketliliğin büyük ölçüde azaldığını söyledi. "Şimdi tek bakırcı kaldım" Mesleğini ailesinden devraldığını belirten bakır ustası Remzi Karaoğlan, "Önceden 15’e yakın bakırcı, 20’nin üzerinde kalaycı vardı. Şimdi tek bakırcı kaldım, iki kalaycı var. Eskiden burada insanlar birbirinden geçemezdi, çarşı çok yoğundu ama şimdi o günlerden eser yok" dedi. Bakıra talep azaldı Bakır ürünlere olan ilginin her geçen gün azaldığını ifade eden Karaoğlan, "Bakırın fiyatının yükselmesi ve yeni ürünlerin çıkması talebi düşürdü. Eskiden her evde bakır vardı, şimdi daha çok köylerde kullanılıyor. Yoğurt, pekmez gibi ürünler bakır kaplarda yapılırdı. Bakır sağlık demektir, eskiden insanlar bu yüzden daha sağlıklıydı" diye konuştu. Kalaycılık zahmetli, usta yetişmiyor Kalaycılık mesleğinin de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten ustalar, işin zorluğu ve ilgi azlığı nedeniyle yeni neslin bu mesleğe yönelmediğini dile getirdi. Kalaycılığın zahmetli bir iş olduğunu vurgulayan Karaoğlan, "Kalaylama ve doğrultma işlemleri büyük emek istiyor. Evlerde artık bir ya da iki bakır kap ya var ya yok" ifadelerini kullandı. "Sanatın devam etmesi lazım" Mesleğin geleceği için çırak yetişmediğini belirten Karaoğlan, "En büyük sıkıntımız eleman yetişmemesi. Bu işe devletin ve halk eğitimin destek vermesi gerekiyor. Bu sanatın devam etmesi lazım" dedi. "Kozan’da sadece iki kalaycı kaldı" 1986 yılından bu yana kalaycılık yaptığını belirten Muhammed Çöndü ise mesleğin yok olma noktasına geldiğini ifade ederek, "Eskiden her dükkanda 3-4 usta olurdu, şimdi Kozan’da sadece iki kalaycı kaldık. Bu meslek alın teri gerektiriyor ama ilgi yok. Çalışacak kimse bulamıyoruz, yetişecek çırak yok" şeklinde konuştu. Bakırın sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çeken Çöndü, "Bakır sağlıktır, vücuttaki bazı zararlı etkileri azaltır. Eskiden insanlar bakır kaplarda beslenirdi ve daha sağlıklıydı" diyerek geleneksel kullanımın önemine vurgu yaptı.
Antalya Yanan evden 4 yaşındaki yeğenini çıkarmak isterken yaralandı Antalya’nın Serik ilçesinde 2 katlı evin zemin katında çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile kısa sürede söndürülürken, olay anında içeride bulunan 4 yaşındaki yeğenini dışarı çıkarmak isteyen bir kişi hafif yaralandı. Yangın, saat 08.30 sıralarında Serik İlçesi Merkez mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 katlı bir ikametin zemin katında yangın çıktı. Daireden çıkan dumanları gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekiplerin kısa sürede müdahale ettiği yangın 1 saatlik çalışma sonucu söndürüldü. Yangında evin bir odası tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında dairede bulunan Nigar Bostan, 4 yaşındaki yeğenini kurtarmaya çalışırken ellerinden hafif yaralandı. Yeğenini kurtarmak isterken elleri yandı Yaralı Bostan olay yerine gelen sağlık ekiplerince ayakta tedavi edildi. Yangın anında apartmanın üst katta balkonda ikamet eden Atalay Sargın, "Balkonda oturuyordum. Dumanların çıktığını görüp aşağı indim. Kapıyı açtım çocukları dışarıya zor çıkardım. İçeriye tekrar giremedim. İtfaiyeyi aradım, sonra damat geldi. İtfaiye ekipleri geldi müdahale etti. Bir yaralı var buna da şükür" dedi. Yangının 4 yaşındaki çocuğun kibritle oynadığı sırada yattığı yorganın tutuşması sonucu çıktığı iddia edildi.
Kahramanmaraş Hamileyim diye geldi, tümör teşhisi konuldu Kahramanmaraş’ta hastaneye gebelik şüphesiyle başvuran kadın hastanın yapılan tetkiklerinde hamile olmadığı, şikayetlerinin beyinde yer alan iyi huylu bir tümörden kaynaklandığı ortaya çıktı. Kahramanmaraş Özel Sular Akademi Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuğba Çiftçoğlu, mide bulantısı, adet gecikmesi ve baş ağrısı şikayetleriyle başvuran bir hastanın gebelik muayenesi talebiyle geldiğini belirtti. Yapılan ilk değerlendirmelerde gebelik tespit edilmediğini ifade eden Çiftçoğlu, "Hastanın şikayetlerinin gebelikle benzerlik göstermesi üzerine farklı ihtimalleri değerlendirdik. Bu çerçevede yapılan hormon testlerinde prolaktin seviyesinin yüksek olduğunu belirledik" dedi. Yapılan ileri tetkiklerde hastaya hipofiz MR çekildiğini aktaran Çiftçoğlu, "MR sonucunda beynin hipofiz bölgesinde ‘prolaktinoma’ olarak adlandırılan bir tümör tespit ettik. Bu tümör, prolaktin hormonunun aşırı salgılanmasına neden oluyor. Genellikle iyi huylu olup ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor" diye konuştu. Gebelik belirtilerine benzer şikayetlerin farklı hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Çiftçoğlu, "Prolaktin hormonu aslında beyinde hipofiz bezinden salgılanan ve süt salınımını sağlayan hormondur. Bunun yüksek olduğunu tespit ettikten sonra hastada hipofiz MR çektirdik. Çektiğimiz beyin MR’ında hastanın hipofiz dediğimiz bölgede kitleyi tümörü tespit ettik. Prolaktinoma dediğimiz bir tümör. Prolaktinoma tümörü beyinde hipofiz bölgesinde bulunmakta olup prolaktin hormonunun aşırı miktarda salgılanmasını sağlayan bir tümördür. Bu durumda iyi huyludur, kanserleşme olmasını çok yoktur. Dolayısıyla ilaçla tedavisi mümkündür ama gebelik şikayetlerini de andırdığı için mutlaka ayırıcı tanıda akılda tutulması gereken bir durumdur. Hasta da bizle öğrendi ’hamileyim’ diye geldi hasta, gebelik muayenesi olma talebiyle geldi ancak biz tümörü tespit ettik. Önce gebe olmadığını tespit ettik ve sonra ’Bu şikayetlere sebep olabilecek ne var?’ diye araştırdığımızda bu durum ortaya çıktı. Yani tümörü de aynı gün içerisinde değil birkaç gün sonra ileri tetkik sayesinde öğrenmiş oldu" dedi.
İstanbul İstanbul’dan her yıl 1 milyon leylek geçiyor Leylek Dede olarak bilinen 81 yaşındaki araştırmacı Fikret Can, İstanbul’un leylek göçündeki kritik rolüne dikkat çekti. Yaklaşık 20 yıldır leylekler üzerine gözlem ve araştırmalar yaptığını belirten Can, özellikle Avrupa’daki leyleklerin yüzde 90’ının göç sırasında İstanbul Boğazı’nı tercih ettiğini söyledi. Arnavutköy’de çayırlık ve sulak alanlarda görüntülenen leylek sürüleri ise ilkbahar göçünün yoğunluğunu gözler önüne serdi. İstanbul, ilkbahar göçüyle birlikte leyleklerin en yoğun geçiş noktalarından biri haline geldi. Arnavutköy’de çayırlık ve sulak alanlarda görüntülenen leylek sürüleri, binlerce kilometrelik yolculuğun İstanbul ayağını gözler önüne sererken, kentin göç rotasındaki stratejik önemi bir kez daha ortaya çıktı. Osmanlı Cihan Devleti zamanında ise Gurabahane-i Laklakan adıyla bilinen leylek hastanesi kurulmuş. Burada yaralı leylekler tedavi edilmesi geçmişten gelen leylek sevgisinin en somut örneklerinden birisi olarak biliniyor. "İstanbul Boğazı göçün kalbi" İlkbahar göçünün tam ortasında olunduğunu ifade eden Leylek Dede olarak bilinmen Fikret Can, leyleklerin Güney Afrika’dan yola çıkarak binlerce kilometrelik zorlu bir yolculuk yapıyorlar. Afrika’yı boydan boya geçen leyleklerin Mısır, Orta Doğu ve Hatay üzerinden Türkiye’ye giriş yapıyorlar. Anadolu’yu takip ederek İstanbul’a ulaşıyorlar. Buradan da Trakya ve Avrupa’daki yuvalarına gidiyorlar. Toplamda 10-15 bin kilometre yol kat ediyorlar İstanbul’un leylekler için hayati bir geçiş noktası. Leylekler deniz üzerinden uçamıyor, havanın kaldırma gücünü kullanıyorlar. Bu yüzden karaları takip etmek zorundalar. Avrupa ile Afrika arasında iki ana geçiş noktası var; biri Cebelitarık, diğeri İstanbul Boğazı. İlginç olan ise Avrupa’daki leyleklerin yaklaşık yüzde 90’ı daha uzun olmasına rağmen İstanbul rotasını tercih ediyor" diye konuştu. "Atalarımız leylekler için hastaneler kurmuş" Her yıl özellikle sonbahar göçünde İstanbul semalarında yaklaşık 1 milyon leyleğin görüldüğünü ifade eden Can, bu durumun kentin göç yollarındaki eşsiz konumunu ortaya koyduğunu belirtti. Osmanlı döneminde leyleklere verilen değerin önemini vurgulayan Can, "Gurabahane-i Laklakan adıyla bilinen leylek hastaneleri kurulmuş. Yaralı ve bakıma muhtaç leylekler için özel yerler yapılmış. Bu da bizim millet olarak doğaya ve hayvanlara bakışımızı gösteriyor. Avrupa’da ise geçmişte leyleklerin avlıyorlardı. Bugün birçok ülkenin büyük bütçeler ayırarak leylek popülasyonunu yeniden artırmaya çalışıyor" dedi. "Dinlenirken rahatsız etmeyin" Göç sırasında leyleklerin özellikle sulak ve çayırlık alanlarda konakladığını belirten Can, vatandaşlara önemli bir uyarıda bulundu. "Akşamları dinlenmek için yere iniyorlar. Bu süreçte yaklaşılmaması gerekiyor. Beslemek için bile olsa rahatsız edilmemeli. Çünkü kanatlarını dinlendirmeleri hayati önem taşıyor. İstanbul’da Sazlıbosna başta olmak üzere Arnavutköy, Hacımaşlı ve Çatalca çevresinin önemli yaşam alanları arasında yer aldığını belirten Can, bu bölgelerdeki yuva sayısını takip ettiklerini ifade etti.