EĞİTİM - 31 Mart 2026 Salı 11:40

Cizre’de "En Özel Misafirim" Projesi gönüllere köprü oldu

A
A
A
Cizre’de "En Özel Misafirim" Projesi gönüllere köprü oldu

Şırnak’ın Cizre ilçesinde İsmail Ebul-İz İlkokulu’nda bir öğrencinin meraklı sorusuyla filizlenen "En Özel Misafirim" Projesi, özel ihtiyaçlı çocuklar ile akranlarını sevgi paydasında buluşturarak kapsayıcı eğitimin en güzel örneğini sergiliyor.


Cizre’de eğitim veren İsmail Ebul-İz İlkokulu, duvarları yıkan ve yüreklere dokunan bir sosyal sorumluluk projesine imza atıyor. Proje kapsamında, özel gereksinimli öğrenciler haftada üç gün boyunca belirlenen takvim dahilinde diğer sınıfları ziyaret ediyor. Bu buluşmalar sadece bir ziyaretten ibaret kalmıyor, öğrenciler birlikte oyunlar oynuyor, şarkılar söylüyor. Genel eğitim ortamlarında yapılan bu düzenlemelerle, engellerin fiziksel değil sadece zihinlerde olduğu bir kez daha kanıtlanıyor.


Uygulamanın çocuklar üzerinde anlamı ve duygusal bir etki bıraktığının altını çizen sınıf öğretmeni Hümeyra Yılmaz, "Bu proje sadece bir etkinlik değil, bir vicdan eğitimidir. Özel yavrularımızın sosyal uyum ve bağımsız yaşam becerileri gelişirken, diğer öğrencilerimizin sosyal esnekliği ve empati yeteneği artıyor. Bir çocuğun özel ihtiyaçlı arkadaşının elini tutması, aslında ayrımcılığın olmadığı bir geleceğin inşasıdır’’ dedi.


Okulu ziyaret ederek projeyi yerinde inceleyen Şube Müdürü Mevlüt Gayirinal, sınıflardaki sıcak atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gayirinal, projenin önemine dikkat çekerek, "Diğer çocuklarımızın özel kardeşlerine karşı tutumlarının bu denli olumlu yönde değişmesi, projenin ne kadar doğru bir noktaya parmak bastığını gösteriyor. Başta fikir sahibi Hümeyra Yılmaz olmak üzere, tüm okul yönetimimize gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu.



Cizre’de "En Özel Misafirim" Projesi gönüllere köprü oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Yağışlar Sapanca Gölü’nde seviyeyi artırdı ancak risk hala devam ediyor Sakarya ve Kocaeli’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü, iki haftadır aralıklarla devam eden ve 4 gündür etkisini artıran yağışlarla birlikte son dönemin en düşük seviyesi olan 28,41 seviyesinden 29,28 seviyesine yükseldi. Bu artış bölgede memnuniyet oluştursa da uzmanlar, gölün hala kritik eşiğin altında olduğu ve sıcak döneme hazırlıksız girildiği konusunda uyarılarda bulundu. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, göldeki son durumu değerlendirerek, mevcut yükselişin aldatıcı olmaması gerektiğini vurguladı. Yağışlı dönemde olmamıza rağmen seviyenin istenilen noktada olmadığını belirten Yiğit, sanayiden turizme kadar su çekimlerinin kısıtlanması gerektiğini ifade etti. "Olumlu bir gidişatı göstermiyor" Gölün kendi dengesini koruyabilmesi için 30 kodunun üzerine çıkması gerektiğini belirten Yiğit, "Kritik seviyenin altındayız. Ne kadar yükselirsek yükselelim kritik seviyenin üstüne çıkamadık. Biz 30 kodun altına inmemeyi baz alıyoruz. Kod üzerine çıkmamız önemli. İşin olumsuz durumu ise biz yağışlı bir dönemdeyiz. Bu dönemde bu seviyedeysek, sıcaklık arttığında, buharlaşma başladığında o zaman bu seviyenin çok daha altına ineceğiz anlamına geliyor. Bu da şu an için bize olumlu bir gidişatı göstermiyor. 30 olduğunda da her şeyin yolunda olduğunu söyleyemeyiz. Yağışlı dönemde bundan çok daha fazla olması gerekiyor ki sıcak döneme geçtiğimiz zaman ne kadar kayıp olursa olsun göl kendi dengesini koruma şansına sahip olabilsin" dedi. "Su çekilmesinin minimuma indirilmesi kesin olarak söylenebilecek ilk madde" Öncelikle su çekimlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Yiğit, "İlk etapta yapılması gereken şeylerden bir tanesi, su çekimlerinin minimuma indirilmesi gerekiyor. ’Yuvacık Barajı’na su çekilmesi durduruldu’ deniliyor çünkü barajın doluluk oranı fazla. Ama bir iki ay sonra buharlaşma sebebiyle orada bir düşüş söz konusu olursa tekrar çekim ihtiyacı doğarsa ne olacağını düşünmek gerekiyor. Şu anda biraz olsa gölün kendisini yenilemesine izin vermek açısından minimum seviyede suyun çekilmesi gerekir. Bu arada belediyelerin insani ihtiyaçlar için aldığı suyu bir kenara bırakıp, şişeleme fabrikası, turizm tesisleri, sanayinin çektiği suyla alakalı önemlerin alınması ve suyun çekilmesi minimuma indirilmesi kesin olarak söylenebilecek ilk madde" diye konuştu. "Canlılar da olumsuz etkilenecek" Su seviyesindeki düşüşün ekosistemi doğrudan tehdit ettiğinden de bahseden Yiğit, "Göldeki su seviyesinin azalması aynı zamanda oksijen seviyesinin de azalması anlamına gelir. Bu aynı zamanda göldeki bütün ekosistemin dengesinin değişmesi ve göldeki canlıların zarar görmesi anlamına geliyor. Bununla bağlantılı olarak sucu olan diğer canlılarda su çekilmesinden olumsuz şekilde etkilenecek" şeklinde konuştu.
İstanbul Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Bahar Candan’ın 44, ablası Nihal Candan’ın ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar açıklayan mahkeme, örgüt lideri Onur Apaydın’ın 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Tutuksuz sanık Bahar Candan’ın 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hayatını kaybeden Nihal Candan hakkında açılan davanın düşürülmesine kararı verildi. Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğinde hareket ederek ucuza araç sattığını söyleyip vatandaşları sazan sarmalı yöntemi ile dolandırdığı iddia edilen 2’si tutuklu 21 sanıklı çete davasında karar duruşması görüldü. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, örgüt lideri olduğu öne sürülen tutulu sanık Onur Apaydın ve İlker Oflu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Müşteki Bayram Serkan Zağlı ile bir kısım tutuksuz sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Bahar Candan ise duruşmaya katılmadı. "Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" Son beyanı sorulan müşteki Bayram Serkan Zağlı, "Şikayetim devam etmektedir, zararım bugüne kadar giderilmemiştir, sanıkların cezalandırılmasını talep ederim" dedi. Son sözü sorulan örgüt yöneticisi tutuklu sanık İlker Oflu, "Yaklaşık iki yıldır tutukluyum, bu dosya nedeniyle mağdurum, tahliyemi talep ederim. Sağlık problemlerim vardır, tansiyon hastasıyım, dikkate alınmasını talep ederim. Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık örgüt lideri Onur Apaydın ise son sözünde, "Bilirkişi raporunu inceledim, raporda Ömer Şeker’in tarafları yönlendirdiği, baskı altına aldığı açıktır. Suç duyurusunda bulunulmasını isterim, bu aşamada başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde konuştu. Örgüt lideri hakkında 231 yıl 8 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, örgüt lideri tutuklu sanık Onur Apaydın hakkında, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından, 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen tutuklu sanık İlker Oflu için, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay, 35 ayrı dolandırıcılık suçuna ilişkin ise, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraatına ve tahliyesine karar verdi. Nihal Candan hakkındaki davanın düşürülmesi kararı Mahkeme, tutuksuz sanık Alisya Bahar Candan hakkında, ‘suç işlemek amacıyla kuruşmuş örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Ayhan Güldan, Ömer Çapan ve Şahin Baran’ın ise üzerine atılı tüm suçlarından ayrı ayrı beraatına hükmetti. Öte yandan mahkeme heyeti, 21 Haziran 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden ve dosya kapsamında tutuksuz yargılanan Nihal Candan’ın, hayatını kaybettiği gerekçesiyle üzerine atılı suçtan davanın ‘düşürülmesine’ karar verdi. Heyet, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında "Nihal ve Bahar Candan’ın önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı" ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek "Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu" şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ’suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ’kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti. Bahar Candan 20 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.
Mardin Mardin’de "Aile Yılı" kapsamında umreden dönen çiftlere duygusal karşılama Mardin Valiliği ve Mardin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Mardin İl Müftülüğü iş birliğinde yürütülen "2025 Aile Yılı" etkinlikleri kapsamında anlamlı bir organizasyona imza atıldı. Evliliklerinde 25 yılı geride bırakan ve yapılan kura sonucunda belirlenen 47 çift, kutsal topraklara gönderilerek umre ibadetlerini yerine getirdi. Manevi yolculuklarını tamamlayan çiftler, Mardin’e dönüşlerinde coşkulu ve duygusal bir şekilde karşılandı. Karşılama programı Mardin Prof. Aziz Sancar Havalimanında gerçekleştirildi. Çiftler aileleri ve yakınları tarafından ilahiler eşliğinde büyük bir sevgi gösterisiyle karşılandı. Uzun süren hasretin ardından gerçekleşen buluşmalarda duygu dolu anlar yaşanırken, bazı vatandaşların gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Umre ziyaretinden dönen çiftler, yaşadıkları manevi atmosferi ve kutsal topraklarda geçirdikleri anları tarif etmekte zorlandıklarını ifade etti. Hayatları boyunca unutamayacakları bir deneyim yaşadıklarını dile getiren vatandaşlar, böyle anlamlı bir organizasyona vesile olan yetkililere teşekkür etti. Çiftler, başta Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun olmak üzere organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve görevlilere şükranlarını iletti. Yetkililer ise "2025 Aile Yılı" kapsamında aile kurumunu güçlendirmeye yönelik sosyal ve kültürel projelerin artarak devam edeceğini belirtti. Bu tür etkinliklerle hem toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi hem de aile bağlarının daha da pekiştirilmesinin hedeflendiği ifade edildi.