KÜLTÜR SANAT - 19 Temmuz 2025 Cumartesi 14:45

Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan lezzet: Şımşıpe dolması

A
A
A
Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan lezzet: Şımşıpe dolması

Tarih kültür ve medeniyeti ile 10 bin yıllara dayanan Hz. Nuh’un şehri Şırnak’ın Cizre ilçesi, gastronomisinde de güçlü lezzetler sunuyor. Milattan önce 7000-6000’li yıllara dayanan Şımşıpe dolması, adeta damak çatlatıyor.


Cizre tarih, kültürel, sanat ve edebiyatta olduğu gibi mutfak lezzetlerinde de birbirinden lezzetli yemekleri ile ön plana çıkıyor. 2017’de tescillenen Şımşıpe dolmasının geçmişi MÖ 6000-7000 yıllarına dayanıyor. Cizre’ye özgü bu yemek kadınların sofralarından eksik etmediği bir tat haline geldi. Halk arasında "eprox u dulma" diye anılan Şımşıpe dolması i.im soğan, patlıcan, domates, kabak oyulur. Pancar veya asma yaprakları hazırlanırken pirinç ile kıyma yıkanıp karıştırılarak baharat ekleniyor. Hazırlanan iç sebzelere doldurulup pişirildikten sonra servis ediliyor. Cizre mutfağının vazgeçilmezi olan Şımşıpe dolmasını diğer dolmalardan ayıran en önemli ayrıntı ise sumak suyunda kaynatılarak servis edilmesi gösteriliyor. Cizre Yafes Aile Destek Merkezinde aşçılık kursunda kültürün tanıtılması ve yaşatılması için yöresel yemeklerle eğitimler veriliyor.


’’Şımşıpe dolması kadınlarımızın her daim sofralarının baş tacı"


Kültürün yaşatılması için aşçılık kursunda yöresel yemekler yaptıklarını aktaran Yafes Aile Destek Merkezi Koordinatörü Hayriye Gönül Yalazan, "Aile Destek Merkezimizde açtığımız aşçı yardımcısı kursumuzda kadınlarımız bugün yöremize ait lezzetler yapılabilecek aşamaya geldi. Kadınların eğitimi topluma kazandırılma faaliyetleri çerçevesinde her dönem farklı kurslar açıyoruz. Kurum içi faaliyetlerimizde kaynaştırma etkinliklerimizde olsun, kadınlarımızın yöremize ait olan Şımşıpe dolmasını severek yapmaları ve her defasında sofranın baş tacı yapmaları bizim için sevinç kaynağıdır. Şımşıpe dolması bizim vazgeçilmezimizdir. Ben de bir kadın olarak soframda eksik etmiyorum. Kadınlarımız dolmayı yapmak için her türlü bahaneye her zaman açık. birlikte bir araya gelmek, düğünler olsun, özel günler olsun sadece tek başına yememek için bile yapılan bir yemek. Şımşıpe dolması kadınlarımızın her daim sofralarının baş tacı" dedi.


Şımşıpe dolmasının sadece bir yemek değil kültürün bir parçası olduğunu ifade eden Nur Hüda Pamukçu, "Cizre’mizin tescillenmiş lezzetlerinden biri olan Şımşıpe halk arasında bilinen adıyla ’eprox u dulma’ dizim için sadece bir yemek değil, bir kültür bir mirastır. Sofralarımızın bolluk ve bereketin bir sembolüdür. Annelerimizden, ninelerimizden öğrenmiş olduğumuz bu lezzeti gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur. Şımşıpe dolması bizim kimliğimizin bir parçasıdır. Az önce de belirttiğimiz gibi, sadece bir yemek değil, kimliğimizin bir parçasıdır, bu lezzetimizin herkes tarafından tadılmasını ve tanınmasını isterim’’ diye konuştu.


Şımşıpe dolmasının özel günlerin vazgeçilmez yemeği olduğunu ifade eden Deniz Mol, "Genel olarak haftada bir kere yaptığımız bir yemek. Mutfağımızın vazgeçilmezi. Özel günlerde, davetlerde, düğünlerde çok tercih edilen olmazsa olmazımızdır. Diğer dolmalardan ayıran büyük özelliğiyle sumak suyunun kullanılması, etli olması. Kullanılan malzemelerin özellikle soğan dolmasının pişmeden yapılması bunlar çok büyük etken’’ şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep E-ihracat destekleri GTO’da anlatıldı Gaziantep Ticaret Odası (GTO), üyelerinin dijital ihracat kapasitesini artırmak ve küresel pazarlara açılım süreçlerini desteklemek amacıyla Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle "E-İhracat Destekleri Tanıtım Toplantısı" düzenledi. Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan ve GTO’nun da hayata geçirmeyi planladığı E-İhracat Projesi’nin de anlatıldığı toplantıda, e-ihracat için verilen tüm desteklerin detayları ele alındı. Toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in üretim gücü ve köklü ticaret kültürüyle Türkiye’nin önemli ihracat merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "2025 yılında 10,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam Türkiye’deki 55 ilin toplam ihracatına eşdeğer. Türkiye’de en fazla ihracat yapan 6. şehiriz. Ancak yeni dönemde sadece güçlü olmak yetmiyor. Geleneksel ihracat gücümüzü dijital kanallarla tamamlamak zorundayız" dedi. "E-ihracat projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini güçlendireceğiz" Gaziantep Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerinin e-ihracat kapasitelerini güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Yıldırım, "Dünya ticareti dijitalleşirken yerinde sayan kaybeder. Veriyi yöneten kazanır. Markalaşan büyür. Dijitalleşen kalıcı olur. Gaziantep Ticaret Odası olarak bu dönüşümü stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirdiğimiz UR-GE ve Sektörel Ticaret Heyeti projeleri ile firmalarımızın hedef pazarlara erişimini güçlendiriyoruz. Danışmanlık sağlıyor, network oluşturuyor, üyelerimizin uluslararası rekabet gücünü artırıyoruz. Şimdi ise Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini sistematik şekilde güçlendirmeyi hedefliyoruz. E-ihracat; veri yönetimi, marka inşası ve küresel görünürlük demektir. E-ihracat artık bir seçenek değil, rekabet üstünlüğünün anahtarıdır" şeklinde konuştu. Toplantının devamında Türkiye İhracatçılar Meclisi E-ihracat Uzmanı Ali İhsan Bars E-ihracat destek kalemleri, başvuru süreçleri ve devlet teşviklerinden etkin yararlanma yollarıyla ilgili sunum yaptı. E-ihracat Eğitmeni Murat Bulgak ise E-ihracat, B2B ve B2C E-ihracat arasındaki farklar, B2C E-ihracatın avantajları ve B2C E-ihracat platformları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Ankara 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlandı, Türk bilim insanları yurda döndü Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını kaydederek, "Bilim insanlarımız, Antarktika’nın zorlu koşullarında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitümüzün koordinasyonunda yürüttüğümüz kutup araştırma seferlerimizle ülkemizin bilimsel kapasitesini artırmaya, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kacır, "Hedefimiz Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde ’danışman ülke’ statüsü elde etmek" dedi. "Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise, bu yıl 10’uncu seferin sona erdiğini belirterek, bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutuplara gittiğini ve önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının birbirinden farklı 15 proje yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Antarktika’ya giderken ve oradan dönerken karşı karşıya kaldıkları zorluklardan bahsetti. Türk bilim insanlarının hangi alanlarda çalışmalar yaptığına ilişkin bilgi veren Özsoy, orada yapılan araştırmaların örneklerinin ve kurulu istasyonlardan alınan verilerin Türkiye’ye getirildiğini, çıkacak sonuçları heyecanla beklediklerini anlattı. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da, sefer kapsamında bilimsel projelerini tamamladıklarını belirterek, "15 farklı konuda bilimsel proje yürütüldü. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında araştırmalar yapıldı. Bu örnekler Türkiye’de laboratuvarlarda incelenecek ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacak. Özellikle Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" dedi. 15 ayrı araştırma projesi yürütüldü Bilim ekibi, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında bu yıl 15 araştırma projesi yürüttü. Küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok sorunun yanıtını arayan Türk bilim insanları, iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler, yakın uzay ve kozmik radyasyon ölçümleri gibi fiziksel ve jeofizik süreçlere odaklanan çalışmalar yaptı. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama ile biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik araştırmalar gerçekleştirildi.