ASAYİŞ - 22 Mart 2018 Perşembe 15:02

Katliam köyünde üzüntü hakim

A
A
A
Katliam köyünde üzüntü hakim

Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Ortaköy’de kız isteme mevzusundan husumetli bulunduğu aileden 3 kişi ile, bakkalda bulunan 2 kişinin öldürüldüğü olayda 5 yaşındaki Cennet Tuncay’ın annesine telefonda ’Öldüler, yatıyorlar’ diyerek bilgi verdiği ortaya çıktı.

Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Ortaköy’de kız isteme mevzusundan husumetli bulunduğu aileden 3 kişi ile, bakkalda bulunan 2 kişinin öldürüldüğü olayda 5 yaşındaki Cennet Tuncay’ın annesine telefonda ’Öldüler, yatıyorlar’ diyerek bilgi verdiği ortaya çıktı.


Olay, dün saat 20.00 sıralarında ilçeye bağlı Ortaköy’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Esen ailesinin kızları Pınar Ezgi Esen’e 6 yıldır aşık olan 28 yaşındaki Fırat Yurdakul, akşam saatlerinde Esen ailesinin evini pompalı tüfekle bastı. Burada Pınar’ın babası Tarık, anneannesi Cennet ve dedesi İbrahim’e ateş açan Yurdakul, aileyi katletti. Daha sonra evden uzaklaşan Yurdakul, köydeki bakkal dükkanına gelerek bakkal sahibi Celal Koral ve oğlu 22 yaşındaki Taylan Koral’dan para ve alkol istedi. Burada çıkan tartışma sonucu Yurdakul, baba ile oğlunu da yanında bulunan pompalı tüfekle vurarak öldürdü. Olay sonrası Celal Koral’ın otomobilini gasp eden Yurdakul köyden ayrıldı.



"Öldüler, yatıyorlar"


Olay sonrası Cennet Esen’in Adana’da yaşayan kızı Uğur Esen Tuncay annesini telefonla aradı. Çalan telefonu evde bulunan 5 yaşındaki Cennet açtı. Annesinin dedesini ve anneannesini telefona istemesi üzerine küçük kız evdekilerin öldüğünü söyledi. Daha sonra durum jandarma ve 112 sağlık ekiplerine haber verildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri evde bulunan 3 kişinin ve bakkalda bulunan 2 kişinin öldüğünü belirledi. Jandarma ekipleri de Fırat Yurdakul’u yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda Yurdakul’un kullandığı aracın Kahramanmaraş ilinin girişindeki Plaka Tanıma Sistemi’nde tespit edilmesi üzerine il girişi ve çıkışları kapatıldı. Polis ekiplerinden kaçan Yurdakul’un aracını polis ekipleri ateş edip durdurarak yakaladı. Şüpheli Kahramanmaraş’taki işlemlerinin ardından Sivas’ın Şarkışla ilçesine gönderildi.



Köyde üzüntü hakim


Katliamın yaşandığı köyde ise üzüntü hakim. Jandarma ekiplerinin köydeki bekleyişi sürerken, acılı Esen ailesine taziyet ziyaretleri sürüyor. Olaydan evdeki çekyatın arkasına saklanarak kurtulan 5 yaşındaki Cennet’in annesi Uğur Esen Tuncay, "Göz göre göre ölüme gittiler. Kanları duvarda duruyor daha onu da öldürsünler içeri de sevgi için yapılmadı bu o da ölsün nefes almasın. Ağabey, anne, baba hanginize yanacağım ben. Hiç mi vicdanı yok bunun. Göğsünü geriyor videolarda polisin önünde göğsünü gererek yürüyor. Pişman bile değil. Böyleleri çıkmasın çıkacak yeğenimi de öldürecek. Hala ’30 sene sonra çıksam alacağım onu’ diyor. Benim yeğenim de hala gözü çıkarmasınlar onu çıkmasın çürüsün orada evimizi açtık ekmeğimizi verdik ciğerinden yan Fırat" diyerek gözyaşı döktü. Acılı evladı yakınları sakinleştirdi.



"Kızım saklanmasaydı onu da öldürürdü"


Küçük Cennet’in babası Tolga Tuncay olayın üç gündür devam ettiğini belirterek, "Tarık ağabey köye gelmeden önce tehdit edildiğiyle alakalı Adana İl Emniyet Müdürlüğü’ne suç duyurusunda bulundu. Zaten bunlar telefon kayıtlarında mevcuttur çıkar. Kayın babam, kavınvalidem, kaynım üçü ve benim küçük kızım Cennet 5 yaşında ninesini ve dedesini çok sevdiği için hep beraber geldiler. Biz de mevzuyu bildiğimiz için sürekli telefon açıyoruz bir sıkıntı var mı diye. ’Yok’ dedi. ’Ben burada köye girmeden jandarmaya da bilgi verdim’ dedi olayla ilgili konuştuk. Ninesi ve dedesi balkonda benim küçük kız için salıncak kuruyor. Telefonla görüşüyorlar. Akşam 9 gibi eşim annesini arıyor merak ettiği için benim küçük kızı telefonu açıyor. ’Öldüler diyor yatıyorlar’ diyor. Bilmiyor tabi çocuk o da çekyatın arkasına saklanmış kurtulmuş. Biz de Adana’dan 156 jandarmadan buradaki jandarmanın telefon numarasını aldık. Köy yayla köyü olduğu için kimse duymamış oradan jandarmaya bilgi verdik. Küçük kızım saklanmazsa bu kadar adamı öldüren onu da öldürürdü" diye konuştu.


Öte yandan, olay sonrası katliama şahit olan Cennet’in Adana’ya teyzesi Pınar Esen’in yanına gönderildiği öğrenildi. Olayda ölenlerin cenazelerinin yarın Ortaköy’de defnedileceği belirtildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrasında Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Buluşması programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve çok sayıda milletvekili katıldı. Programda, Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlar ve bölgede yürütülen çalışmalar ele alındı. "Üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Dayanışma, hemşerilik bağının nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur. Ülkemizin gücüne güç katan kalkınma potansiyeline büyük destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış, bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini, sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak Türkiye, bu makus tarihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir" şeklinde konuştu. "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Sağlanan huzur ortamıyla birlikte bölgede ekonomik hareketliliğin arttığını belirten Yılmaz, "Değerli hemşehrilerim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son yıllarda ortaya çıkan tempo, atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösteriyor. Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığım payın artması ve ihracatı 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergelerinden olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki, Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmış. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. "Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" Sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin, bir ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağına da değinen Yılmaz, "Kamu yatırımlarının yanı sıra, özel sektör yatırımlarının da artması lazım. Burada, Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelmiş, İstanbul’a, metropollere yatırım yapmış, birçok iş insanımız da var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı, belki hiç gelmeyecekti bu insanlar, orada yatırım yapacaklardı. Sadece Doğu’da, Güneydoğu’da değil, tüm ülkemizden, iş dünyasının çok daha fazla özel sektör yatırımı yapabileceği bir ortamı da tesis etmiş durumdayız. Gerek, huzur güven ortamıyla, gerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, gerek insan kaynağına, eğitime yaptığımız yatırımlarla ve bunları tamamlayıcı sunduğumuz teşviklerle, Doğu Güneydoğu’da özel sektör yatırımlarına da ayrı bir güç veriyoruz. Bunun sonuçlarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. Sulama projelerimizle yüz binlerce hektar arazi sulanabilir hale gelmiş, organize sanayi bölgelerimiz genişletilmiş ve yüzbinlerce insanımıza iş imkanı sağlanmıştır. Tarımdan, sanayiye, ulaştırmadan, lojistiğe ulaşan bu yatırımlar, bölgenin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde güçlendiren bir değişim sürecinin kapısını açmıştır. Sloganlarla, içi boş tartışmalarla ne bir şehrin, ne de bir bölgenin bir yere ulaşması mümkün değil. Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" diye konuştu.