GENEL - 04 Mayıs 2020 Pazartesi 13:10

Sivaslı Avukatlardan, Erbaş’ı eleştiren barolara tepki

A
A
A
Sivaslı Avukatlardan, Erbaş’ı eleştiren barolara tepki

Sivas Barosuna bağlı 9 avukat, verdiği hutbe nedeniyle Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı eleştiren Ankara, İzmir ve Diyarbakır barosuna tepki gösterdi.

Sivas Barosuna bağlı 9 avukat, verdiği hutbe nedeniyle Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı eleştiren Ankara, İzmir ve Diyarbakır barosuna tepki gösterdi.


Sivas Barosuna bağlı bazı avukatlar 24 Nisan’da Ankara’daki Hacı Bayram Camii’nde verdiği hutbedeki ifadeler nedeniyle Diyanet İşleri Başkanı (DİB) Ali Erbaş’ı eleştiren Ankara, İzmir ve Diyarbakır barosuna tepki gösterdi. Sivas Barosuna bağlı 9 avukat adına açıklama yapan Avukat Mustafa Tamer; Ankara, İzmir ve Diyarbakır barolarını kınadıklarını söyledi. İnsani, vicdani ve hukuki sorumlulukları gereği açıklama yapma gereği duyduklarını belirten Tamer, “Her şeyden önce şu hususların bilinmesi gerekir: Hukuk, kısaca her işin, her fiilin toplumca kabul edilmiş kurallara bağlanması ve bu kurallara göre hareket edilmesi demektir. Bu böyle olmazsa, toplumda keyfilik, düzensizlik ve kaos ortaya çıkar. Hukuk, toplumda yaşayan herkes için geçerli ve herkesi bağlayıcıdır. Hiç kimse ama hiç kimse hukukun sınırları dışına çıkamaz. Buna hukuk adamları da dahildir. Hatta en başta onların hukuka saygılı olmaları ve uymaları gerekir” ifadelerini kullandı.



“Asıl hedef İslam’ın sesini boğmak”



Toplumda yaşayan her bireyin o toplumda yürürlükte olan hukuk kurallarını beğenmeme ve eleştirme hakkının olduğunu belirten Tamer, “Son günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun ile belirlenmiş bir kurumun başkanı olarak Sayın Ali Erbaş’ın bu yasal mevzuatın verdiği yetki ve sorumluluk gereği hem de bir akademisyen, dini ilimlerde bir uzman olarak yine dini bir vecibe olan hutbe irad ederken yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’in hükümlerini topluma açıklamasından daha doğal ve yasal ne olabilir? Sayın Erbaş’ın yaptığı tamamen fiillere yönelik bir söylemdir, faillere değil. Asıl hedef Ali Erbaş değil, asıl hedef kendi ifadeleri ile çağlar ötesinden gelen sesi yani İslam’ın sesini boğmaktır. Oysa çağlar ötesinden gelen ses, hangi renkten, hangi ırktan, hangi mezhepten olursa olsun topyekun aziz milletimizin kırmızı çizgisidir ve bu çizginin çiğnenmesine milletimizin hiçbir bireyi razı olmaz ve izin vermez” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."