KÜLTÜR SANAT - 07 Nisan 2023 Cuma 13:54

Hristiyanlığın en önemli isimlerinden Aziz Vlas’ın Sivas’ta izlerine rastlandı

A
A
A
Hristiyanlığın en önemli isimlerinden Aziz Vlas’ın Sivas’ta izlerine rastlandı

Sivas’ta Hristiyanlığın en önemli isimlerinden olan Aziz Vlas’ın anıt mezarının bulunduğu alanda çevre düzenleme çalışmaları öncesi yapılan arkeolojik kazılarda önemli bulgulara ulaşıldı.

Sivas’ta Hristiyanlığın en önemli isimlerinden olan Aziz Vlas’ın anıt mezarının bulunduğu alanda çevre düzenleme çalışmaları öncesi yapılan arkeolojik kazılarda önemli bulgulara ulaşıldı.


Bin 200’e yakın kiliseye adı verilen, dinler tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Aziz Vlas’ın Sivas’ın Gökmedrese Mahallesi’nde anıt mezarının bulunduğu alanda başlatılan arkeolojik kazının ilk etabı tamamlandı. Yapılan kazı çalışmalarında Vlas’ın kazı bölgesinde defnedildiğini ispatlayacak nitelikte önemli bulgulara ulaşıldı. Elde edilen bulgulara göre Aziz Vlas’ın Romalılar tarafından şehit edildikten sonra dibinde gömüldüğü rivayet edilen duvara ulaşıldığı düşünülüyor.


Bölgedeki kazı çalışmalarında yaklaşık 10 bin tarihi eser, tandırlar, zeminler, su kuyusu ve 22 adet duvar bulundu. Bulunan duvarların arasında en dikkat çekeni ise 20 metre uzunluğunda ve 3.5 metre genişliğindeki duvar oldu. Sanat tarihçileri, bu duvarın Aziz Vlas’ın gömüldüğü yerle ilgili rivayetlerde geçen duvar olduğunu düşünüyor. Rivayete göre M.S. 3. yüzyılda yaşayan Aziz Vlas, Romalılar tarafından şehit edildikten sonra bir kadın tarafından Sivas surlarının dibine gömüldü.



“Hz. İsa’dan sora en önemli kişilerden bir tanesi”


Kazı alanında görevli Uzman Sanat Tarihçisi Hüseyin Çil, Aziz Vlas’ın Hristiyanlar ve dinler tarihi açısından önemine değinerek, “Aziz Vlas M.S. 280’li yıllarda doğmuş bir kişidir. Kendisinin felsefe ile uğraştığını ve daha sonrasında tıpla ilgilenip hekimlik yaptığını biliyoruz. Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte Hristiyan hastaları tedavi ettiği süre zarfında Hristiyanlardan etkileniyor ve Hristiyan oluyor. Dönemin Kapadokya valisi yakalatıp Sivas’a getirtiyor. Aziz Vilas burada işkence görüyor, demir yün taraklarıyla derisi yüzülüyor. Hristiyanlığı reddetmediği için başı kesilerek şehit ediliyor. Hristiyan alemi için çok önemli, Hz. İsa’dan sonra en önemli kişilerden bir tanesi. Aziz Vlas adına Avrupa’da binlerce kilise mevcut. Aynı zamanda Hırvatistan’ın Dubrovnik kentinin koruyucu azizidir” dedi.



“Alanda yaklaşık 10 bine yakın eser tespit ettik”


Hüseyin Çil, yapılan kazı çalışmalarında 10 bine yakın eser tespit ettiklerinden bahsederek, tespit edilen buluntu grubunun çoğunluğunu seramik parçalarının oluşturduğunu söyledi. “Bu proje Sivas Belediyesi tarafından mezar anıtını ve çevresini düzenlemek amacıyla başladı. Projenin başlamasıyla birlikte Müze Müdürlüğü ve Koruma Kurulu aracılığıyla da burada sondaj çalışmaları başlatılmak istendi. Kazı, 2021 yılının Eylül ayında başladı. O günden bu güne kadar alanda üç farklı sondaj yaptık. Sondajlardan veriler gelince kazı alanını genişlettik ve alanın tamamını kazmaya yönelik çalışma yürüttük. Yapılan kazı çalışmaları neticesinde alanda yaklaşık 10 bine yakın eser tespit ettik. Bu eserlerin büyük bir çoğunluğunu seramik parçaları oluşturuyor. Alanda en ilginç buluntulardan bir tanesi Selçuklu aynası dediğimiz bronz ayna parçası bulduk. Ayna kırık bir haldeydi, küçük bir parçasını bulduk. Öte yandan bitkisel ve figürlü bezeme alçı grupları tespit ettik” diye konuştu.



“Sivas surlarının dibine gömdüğü söylenir”


Çil, rivayetlerde konu edilen ölçülerde bir duvar bulduklarını söyleyerek, “Burada arkeolojik verilerin çoğunluğunu duvarlar oluşturuyor. Burada toplam 22 adet duvar tespit ettik. Bu duvarlar birbirinden farklı ve bağımsız, farklı evre ve dönemlerde inşa edilmiş duvarlar. Bunların hiçbirinin birbiri ile bağı yok, herhangi bir mekan ve form vermemekte. Bir numara olarak nitelendirdiğimiz duvar 20 metre uzunluğunda ve 3.5 metre kalınlığında. Bu ölçekte baktığımız zaman bu kalınlıkta bir duvar çok büyük. Bu kalınlıkta bir duvar ancak savunma yapılarında inşa edilebileceği için sur olabileceğini düşünmekteyiz. Tabii Aziz Vlas’ın da öldükten sonra gömülme hikayesi vardı. Bu hikayede ‘Bir kadının Aziz Vlas’ın cenazesini alıp Sivas surlarının dibine gömdüğü’ söylenir, kayıtlar bu şekildedir. Biz de bu duvarları sur olarak değerlendirdiğimizde Aziz Vlas’ın gömülme hikayesiyle de uyuştuğunu tespit ettik, biz bu şekilde değerlendiriyoruz. Bu duvarın da Roma surunun bir parçası olma ihtimali kuvvetle muhtemel. Roma suruna ait bizim elimizde ciddi bir veri yok ancak 527 ile 562 yıllarında Roma İmparatoru Justinyen surları onartıyor. Bizans-Roma kent yerleşkesinin nerede olduğuna dair herhangi bir bilgimiz yok. Ancak biz bu duvar neticesinde yerleşimin bu tarafta olduğunu düşünebiliriz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Manyas’tan karate şampiyonasında çifte derece Antalya’da düzenlenen Türkiye Minik ve Yıldız Karate Şampiyonası’na katılan Manyas Belediyespor sporcuları, 5 binin üzerinde sporcunun mücadele ettiği organizasyonda bir Türkiye şampiyonluğu ve bir üçüncülük elde ederek önemli bir başarıya imza attı. Antalya’da geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen Türkiye Minik ve Yıldız Karate Şampiyonası’nda Manyas Belediyespor karate takımı sporcuları önemli başarılara imza attı. 59 ilden 468 kulüp ve 5 bin 130 sporcunun katıldığı şampiyonada Manyas ekibi, bir şampiyonluk ve bir üçüncülük elde etti. Şampiyonada kata dalında mücadele eden Özen Egemen Efe Er Türkiye şampiyonu olurken, kumite dalında 47 kiloda yarışan Ceydanur Mira Ören ise üçüncü olarak kürsüye çıkma başarısı gösterdi. Elde edilen derecelerle birlikte iki sporcunun da milli takıma seçildiği bildirildi. Sporcuların Mayıs ayında düzenlenecek Balkan Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edeceği öğrenildi. Antrenörler Cenk Dere ve Emrehan Egen, aldıkları davet üzerine önümüzdeki hafta 7 sporcu ile özel bir turnuvaya katılacaklarını belirterek, asıl hedeflerinin Balkan Şampiyonası’na en iyi şekilde hazırlanmak olduğunu ifade etti. Öte yandan şampiyon sporcu Özen Egemen Efe Er ile üçüncü olan Ceydanur Mira Ören, antrenörleri ve İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Kudret Egen ile birlikte Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram ve Belediye Başkanı Ahmet Duru’yu ziyaret etti.
Antalya Can pazarının yaşandığı sahilde boğulan genç yüzündeki egzama için denize girmiş Antalya’da fırtınalı havada girdiği denizde kuzenlerinin tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybeden gencin cenazesi adli tıptan teslim alındı. Diyarbakır’dan gezmek için gelen gencin yüzündeki egzama nedeniyle denize girdiği öğrenildi. Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili’nde dün saat 17.00 sıralarında meydana gelen olayda, Diyarbakır’dan Antalya’ya geldiği öğrenilen Mazlum Kaymak ve Şiyar Kaymak kardeşler ile kuzenleri Ali Ülkaç (26) gezmek için Konyaaltı Sahili’ne geldi. Yüzünde egzama rahatsızlığı bulunan Ali Ülkaç, tuzlu suyun iyi geleceğini düşünerek denize girdi. Sert dalgaların olduğu denizde Ülkaç’ın açığa doğru sürüklendiğini ve suda çırpındığını gören kuzenleri Mazlum Kaymak ve Şiyar Kaymak genci kurtarmak için suya girdi. İnsan zinciri ile kurtarmaya çalıştılar Ancak sert dalgalar nedeniyle Mazlum Kaymak da boğulma tehlikesi geçirdi. Mazlum Kaymak kendi imkanlarıyla yüzerek kıyıya çıkarken, ağabeyi ile kuzeni dalgaların arasında kaldı. İki genci dalgaların arasında gören vatandaşlar, insan zinciri oluşturarak iki genci kurtarmak için harekete geçti. Şiyar Kaymak, kardeşi ve vatandaşlarla birlikte uzatılan demir çubuk yardımıyla dev dalgaların arasından kıyıya alındı. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesinin ardından olay yerine polis, deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Denizde can pazarının yaşandığı o anlar kameralara anbean yansıdı. Vatandaşlar tarafından insan zinciri oluşturularak kıyıya çekilen Şiyar Kaymak sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülürken, yaklaşık 25 metre açıkta suda hareketsiz duran Ali Ülkaç ise deniz polisi ekiplerince bota alınıp Kaleiçi Yat Limanı’na götürüldü. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Ülkaç’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Ali Ülkaç’ın cenazesi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Egzama nedeniyle denize girmiş Diyarbakır’dan gezmek için geldikleri Antalya’da egzamaya iyi geleceği düşüncesi ile girdiği denizde boğularak hayatını kaybeden gencin cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin ardından kuzeni Mazlum Kaymak ve yakınları tarafından teslim alındı. Gözyaşları içinde teslim alınan gencin cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Diyarbakır’a götürüldü.
İstanbul Tüpraş’tan 100 bin fidanla ağaçlandırmaya destek Enerji şirketi Tüpraş, "Enerjimiz Geleceğe" yaklaşımıyla rafinerilerinin bulunduğu İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman illerinde dikilmek üzere 100 bin fidan bağışı yaparak ağaçlandırma çalışmalarına destek sağladı. Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) iş birliğinde dört ilde ağaç dikme törenleri düzenleyen şirket, oluşturduğu hatıra ormanlarının yanı sıra yangından etkilenen sahaların yeniden ağaçlandırılması çabalarının parçası olarak ekosistemin güçlendirilmesine de katkı sunacak. Tüpraş, sürdürülebilirlik stratejisi ve çevre yönetimi anlayışıyla Orman Genel Müdürlüğü iş birliğinde Türkiye’nin orman varlığını artırmayı amaçlıyor. Şirket, Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle rafinelerinin bulunduğu İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman illerinde hatıra ormanlarının oluşturulması ve yangından etkilenen sahaların yeniden ağaçlandırılmasını desteklemek üzere 100 bin fidan bağışladı. Ağaçlandırma çalışmaları biyolojik çeşitliliğin desteklenmesine, toprak erozyonunun azaltılmasına, karbon yutak alanlarının güçlendirilmesine ve iklim değişikliğiyle mücadelede doğal ekosistemlerin dayanıklılığının artırılmasına katkı sağlıyor. "Ağaçlandırma çalışmalarını doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz" Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Ormanlar yalnızca doğal yaşamın sürekliliğini sağlayan alanlar değil, aynı zamanda toplumların ve ekonomilerin sürdürülebilir geleceğinin temelini oluşturan ekosistemlerdir. İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda doğal varlıkların korunması her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Şirket olarak çevre ve insan odaklı yaklaşımımızı tüm iş süreçlerimize ve toplumsal yatırım programlarımıza entegre ediyor; ağaçlandırma çalışmalarını doğaya ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yıl boyunca 100 bin fidanı toprakla buluşturarak bu yolda kıymetli bir adım attığımıza inanıyorum." Şirketin faaliyet gösterdiği illerde gerçekleşen ağaçlandırma etkinliklerine Tüpraş Rafineri müdürleri, çevre ve sürdürülebilirlik ekipleri ile gönüllü çalışanlar katıldı. Orman Genel Müdürlüğü’nün ilgili şube müdürlüklerinden temsilcilerin de yer aldığı etkinliklerde ağaçlandırma süreçleri ve ekosistem üzerindeki etkilerine ilişkin bilgilendirmeler de yapıldı. Hatıra ormanları, bölgesel ekosistemlerin güçlenmesine katkı sunarken gelecek nesiller için de kalıcı bir çevresel değer oluşturuyor; çalışanların gönüllü katılımı sayesinde çevre bilinci kurum kültüründe daha da yaygınlaşıyor. Bu yaklaşım, doğaya ve topluma uzun vadeli fayda sağlayan bütünsel sürdürülebilirlik anlayışını güçlendiriyor. Tüpraş, ağaçlandırma çalışmalarını yeni alanların yeşillendirilmesiyle sınırlı tutmuyor, aynı zamanda İzmir ve İzmit’te orman yangınlarından etkilenen sahaların rehabilitasyonuna da katkı sağlıyor. Dikilecek fidan türleri; bölgesel bitki örtüsü, ekosistem ihtiyaçları ve olası yangın riski dikkate alınarak Orman Genel Müdürlüğü uzmanlarının yönlendirmeleriyle belirleniyor. Bu kapsamda Batman’da gerçekleştirilen fidan dikiminde bölgedeki kuş türleri için önemli bir besin kaynağı olan, ekosisteme ve yerel ekonomiye katkı sağlayacak Menengiç fidanları tercih edildi. Şirket, bu yaklaşımıyla ekolojik iyileşmeyi destekleyen ve uzun vadeli çevresel fayda oluşturan bir ağaçlandırma modeli benimsiyor.