KÜLTÜR SANAT - 01 Ağustos 2025 Cuma 11:57

Eğri minaresiyle dikkat çeken 832 yıllık tarihi Sivas Ulu Camii’nin restorasyon çalışmalarına başlandı

A
A
A
Eğri minaresiyle dikkat çeken 832 yıllık tarihi Sivas Ulu Camii’nin restorasyon çalışmalarına başlandı

Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan 832 yıllık Sivas Ulu Camii’nde restorasyon çalışmaları başladı. Yapılacak yenileme çalışmaları kapsamında ise cami ibadete kapatıldı.


Sivas’ta, Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan ve 832 yıllık geçmişiyle tarihe tanıklık eden Sivas Ulu Camii’nde restorasyon çalışmaları başladı. Danişmentliler döneminde, Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Kılıçarslan’ın oğlu Kudbeddin Melikşah tarafından inşa ettirilen cami, mimarisi ve tarihi önemiyle dikkat çekiyor. Anadolu’da inşa edilen ilk camilerden biri olma özelliğini taşıyan yapı, özellikle eğik olan minaresi ile görenlerin de dikkatini çekiyor. Yapının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla başlatılan restorasyon çalışmaları kapsamında cami, geçici olarak ibadete kapatıldı. Yaklaşık 2.5 ile 3 yıl sürmesi planlanan çalışmalar boyunca caminin tüm mimari detayları aslına uygun şekilde yenilenecek. Restorasyon sürecinde, caminin ahşap tavanı tamamen yeniden ağaçtan inşa edilecek. Ayrıca mihrap, orijinal haliyle tekrar yerine konulacak. Caminin minberi ise üzerindeki yazı ve motifler korunarak özgün haliyle yeniden yapılacak. Sultan mahfili olarak bilinen üst kat mahfili de yapının orijinaline uygun bir şekilde yerine yerleştirilecek. Çalışmalarda, cami bahçesi, lavaboları ve çevre düzenlemesiyle birlikte kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirilecek.


"Büyük çaplı bir restorasyon düşünüyoruz"


Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan tarihi Ulu Cami imamı Ergün Ceyhan, en son 1953 yılında kapsamlı bir restorasyon çalışması yapıldığını belirterek, "Camimizin restorasyona başlanmasında hem üzücü hem de sevindirici bir haber var. Üzücü olanı camimiz 2.5 ile 3 yıl arasında ibadete maalesef kapalı olacak. Şimdiden cemaatimizin hüzünlendiğini görmekteyiz. Hakikaten Sivas halkında Ulu Cami’nin özel bir yeri var. Bu haber içerisinde sevindirici olan ise 832 yıllık olan Ulu Camimiz restorasyona girmektedir. 1953’ te yapılan restorasyondan sonra maalesef camimiz ufak tefek tamirlerle çaplı ve köklü bir restorasyon yapılamadı. Üst tavan ahşap olarak tekrar yerine koyulacak. Restorasyonda tavan ahşap tekrar ağaçtan yapılacak ve mihrap orijinal olarak tekrar yerine koyulacak. Minberin orijinalinde ne varsa, ne yazıyorsa o tekrar yerine koyulacak. Sultan mahfili dediğimiz üst mahfil tekrar koyulacak. Çevre düzenlemesi ile lavabolarıyla, bahçesiyle birlikte büyük çaplı bir restorasyon düşünüyoruz" dedi.


"Bu caminin Sivas halkında ayır bir yeri var"


Cami cemaatinin hüzünlü olduğunu söyleyen Ceyhan, "Minarenin aslı yapılış olarak eğik olarak yapılmış. Daha sonra 1920’li yıllarda düşen yıldırım neticesinde biraz daha eğilmiş. 6 yıl uyduya bir cihaz teknik olarak gönderilerek, takip ediliyor. Gelen rapor neticesinde minaremiz çelik halatlarla içeriden güçlendirme yapılacak ve üzerindeki yazıların tekrar yazılması düşen tuğlaların da yüzüne tekrar konacak. Hem cami aynı restorasyon içerisinde minare de restorasyona girecektir. Şimdiden ibadete kapatılalı bugün 6 gün oldu. Cemaatimiz, "Hocam bir an önce başlayın. Bizi camiden mahrum koymayın" diye sitem ediyorlar. Hakikaten Sivas Ulu Camisi’nin Sivas halkında ayrı bir yeri ve özelliği var" diye konuştu.


(YÇ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.