ÇEVRE - 19 Aralık 2025 Cuma 10:42

Havalar soğudu araç yangınları arttı

A
A
A
Havalar soğudu araç yangınları arttı

Sivas Belediyesi İtfaiye Amiri Seyfi Ali Gül, soğuk havalarla birlikte araç yangınlarında artış yaşandığını belirterek, bakımı yapılmayan benzin, gaz ve elektrik tesisatlarının ciddi risk oluşturduğunu söyledi.


Dondurucu soğuklarıyla bilinen Sivas’ta soğuk hava etkisini arttırmaya devam ediyor. Son zamanlarda hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kent genelinde araç yangınlarında da artış yaşandığı gözlemlendi. Soğuk havalarda özellikle tüplü araçların çalışmasında yaşanan zorluklar, sürücüleri benzinle çalıştırmaya yönlendirebiliyor. Yılın diğer dönemlerinde benzinle kullanılmayan araçlarda yakıt hortumlarında zamanla yıpranma meydana gelebildiği, bunun da yakıt sızıntısına ve yangına sebep olabildiği aktarılıyor. Bu nedenle araçların benzin ve gaz tesisatlarının düzenli olarak kontrol edilmesinin önem taşıyor. Kış aylarında elektrik tesisatına binen yükün artmasıyla birlikte, elektrik kaynaklı araç yangınlarının da yaşanabildiği belirtiliyor. Bu durumun, özellikle soğuk havalarda araç bakımlarının aksatılmaması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Belediyesi İtfaiye Amiri Seyfi Ali Gül, soğuk havalarla birlikte araç yangınlarında artış yaşandığını belirterek, "Yılın diğer zamanlarında araçlar benzinle çalıştırılmadığı için yakıt hortumları zarar görmüş olabiliyor, yakıt sızıntısı ile birlikte yangına sebebiyet verebiliyor" dedi.



"Bakımların yapılmış olması gerekiyor"


Araç yangını esnasında soğukkanlılığın korunması gerektiğini söyleyen Seyfi Ali Gül, "Araç yangınlarında gözle görülür bir artış meydana geldi. Yıl içerisinde yaklaşık 65-70 tane araç yangınına ekiplerimiz müdahale etti. Bu yangınların temel sebebi motor, elektrik aksamı ya da yakıt hortumları diyebiliriz. Yüzde 60-70 oranında bunu oluşturmakta, yüzde 30 oranında ise trafik kazalarından ve insan kaynaklı durumlardan oluşmakta. Soğuk havalarda gazlı araçların kışın çalışması biraz daha zor olduğu için vatandaşlar benzinle çalıştırmaya çalışıyor. Bu durumda da şöyle bir durum ortaya çıkıyor, yılın diğer zamanlarında araçlar, benzinle çalıştırılmadığı için yakıt hortumları zarar görmüş olabiliyor ve yakıt sızıntısı ile birlikte yangına sebebiyet verebiliyor. Eğer araç benzinle çalışacaksa yakıt hortumlarının bakımının yapılmış olması gerekiyor. Gaz tesisatına, benzin tesisatına da bakım yapılması gerekiyor. Kış aylarında elektrik tesisatına aracı çalıştırma aşamasında ısınma(kızdırma) konusunda büyük yük bineceği için yine yangına sebebiyet verebilir. Araç yangını başımıza geldiği zaman öncelikle soğukkanlılığımızı korumamız gerekiyor. Eğer hareket hâlindeysek aracı güvenli bir yere çekip lastikleri aracın hareket edişini engelleyecek şekilde konumlandırıp bir an evvel araçtan kendimizi ve yolcuları indirdikten sonra, yangına müdahale edebileceğimiz durumdaysa yangın söndürme tüpüyle müdahale etmemiz gerekir. Kuru kimyevi tozla müdahale etmemiz, suyla müdahale etmememiz gerekir. Yangının neden çıktığını bilmediğimiz için yangını söndürmekten çok büyütebiliriz" dedi.



Havalar soğudu araç yangınları arttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli CHP’nin 23 Nisan tanıtımıyla ilgili Atatürk tepkisine cevap: "Çifte standart" CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan’ın 23 Nisan tanıtım ve afiş çalışmalarında Mustafa Kemal Atatürk’e yer verilmediği iddiasına cevap veren MHP’li Meclis Üyesi Okan Karagöz, Atatürk’ün etkinliklerde farklı alanlarda anıldığını ve CHP’nin eleştirilerinin çifte standarda dayandığını ifade etti. CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan, "Milyonluk tanıtım bütçelerine atamızı sığdıramadılar" diyerek gösterdiği tepkide, "23 Nisan’ın sahibi Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın değil, Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bu bayram, millet iradesinin tecelli ettiği ve Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği en anlamlı günlerden biridir. Tanıtım faaliyetlerinde toplamda 13 bin 900 saniye var, ama bu 231 dakikada görünen o ki Atatürk yok. Bu bir eksiklik değil, bilinçli bir tercihtir" diye konuştu. "23 Nisan gibi anlamlı bir günde Atatürk’e yer verilmemiş" Tanıtım sürecine ilişkin yapılan açıklamaları da değerlendiren Arcan, belediye yönetiminin savunması ile ortaya çıkan tablo arasında açık bir çelişki olduğunu belirtti. Arcan, "Bir yayın süresi üzerinden yapılan açıklamalarda, ’Bu benim reklamım değil, 23 Nisan etkinliklerinin tanıtımı’ denilerek durum savunulmaya çalışılmıştır. Ancak bugün afişlere baktığımızda görüyoruz ki 23 Nisan gibi anlamlı bir günde Atatürk’e yer verilmemiş, buna karşılık Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın büyük ölçekli görselleri ön plana çıkarılmıştır" ifadelerini kullandı. MHP’li meclis üyesinden iddialara yanıt CHP İl Başkanı Erdem Arcan’ın, bu çıkışına MHP’li Meclis Üyesi Okan Karagöz’ünden cevap geldi. Benzer uygulamaların İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet gibi CHP’li belediyelerde yapıldığında kimsenin sesinin çıkmadığını belirten Karagöz, "Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesinin sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunu bir bayram olarak çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, milletimizin en önemli bayramlarından biridir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bizlere emanet bu bayramı, her yıl günlerce süren etkinlik ve programlarla kutlamakta, bu etkinliklerde bu bayramın mimarı Atatürk hem görsel hem yazılı hem de konuşmalarda anılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Buna ne diyeceksiniz" Sadece bir görselle karalama yapıldığını söyleyen Karagöz, "CHP’nin yalnızca bir görsel üzerinden Atatürk’ün yok sayıldığı şeklindeki asılsız kampanyası bu açıdan anlamsızdır. Kaldı ki Cumhurbaşkanı adayları Ekrem İmamoğlu ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet başta olmak üzere bir çok CHP’li belediyede buna benzer uygulamalara aynı topluluğun sesiz kaldığı bilinmektedir" dedi. Karagöz söz konusu görüntüleri de paylaşarak, "İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, üstelik sadece bir yerde değil hem sosyal medyada hem sahnede hem de şehri dolaşan tırında Atatürk fotoğrafı kullanmamış. CHP’li arkadaşlar buna ne diyecek" diye de soru yöneltti.
Adana Depremde anne ve babasını kaybeden kadından Alpargün Apartmanı kararına tepki Adana’da 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün hakkında verilen ceza, yeniden yapılan yargılamada 62 kez müebbet ve 865 yıl hapisten 22 yıl 6 aya indirildi. Binada anne ve babasını kaybeden kadın karara tepki gösterdi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Hasan Alpargün, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, avukatlar ve bazı müştekiler duruşma salonunda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması yönünde mütalaa sundu. Duruşmanın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık hakkında daha önce verilen "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını bozdu. Heyet, "olası kast" hükmünü kaldırarak sanığı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan iyi hal indirimi uygulamaksızın 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına hükmetti. "Eksikliklerin gayet farkındaydı" Depremde anne ve babasını kaybeden Tuğba Şık, karara tepki göstererek, yerel mahkemenin iki kez verdiği "olası kast" kararının istinafta "bilinçli taksir"e dönüştürüldüğünü söyledi. Şık, "62 kez müebbet ve 865 yıl olan ceza 22 yıl 6 aya indirildi. Dava sürecinde avukatların yaptığı savunma ve bizlerin beyanları görmezden gelindi. Savcı, ara verip düşünmeyi bile gerek görmeden mütalaasını sundu. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Şimdi Yargıtay’a ve gerekirse üst mahkemelere gideceğiz" dedi. Sanığın suç işlediğinin farkında olarak bu binayı yaptığını savunan Şık, "Kendisi yüksek inşaat mühendisiydi ve yaptığı eksikliklerin gayet farkındaydı. Depremin ilk günü suçunun farkında olarak Kıbrıs’a kaçmıştır" diye konuştu. Şık, sanığın önceki beyanlarını da hatırlatarak, "Daha sonra mahkemelerde, betonun kalitesizliğinden, betonun karılmadığından, Ceyhan Nehri’nden kum aldığından ve denetime gelen ekiplerin çay içip gittiklerinden bahsetmiştir" ifadelerini kullandı. Ailelerin büyük üzüntü yaşadığını dile getiren Şık, "Ben depremde annemi ve babamı kaybetmiştim. Burada 96 kişi öldü. Olası kastın çıkması için 96 kişinin heyetin önünde mi ölmesi lazım? 96 kişi sadece 10 saniye içinde öldü. Karar sonrası uyuyamadık" diyerek gözyaşlarına boğuldu.