GÜNDEM - 23 Ağustos 2025 Cumartesi 11:59

Kanser karşı verdiği mücadeleyi kazandı, İstanbul’un kalabalığından kaçıp Sivas’ta tekrardan hayata tutundu

A
A
A
Kanser karşı verdiği mücadeleyi kazandı, İstanbul’un kalabalığından kaçıp Sivas’ta tekrardan hayata tutundu

Kanseri yenen Ahmet Soner, doktorunun "stresten uzak bir şehirde yaşamalısın" tavsiyesi üzerine eşinin de ısrarıyla doğup büyüdüğü İstanbul’u geride bırakıp memleketi Sivas’a taşındı.


İstanbul’da yaşayan 39 yaşındaki Ahmet Soner, 2015 yılında yakalandığı testis kanserini yenerek sağlığına kavuştu. Hastanede tek başına öğrendiği kanseri ailesinin ve eşinin destekleriyle atlatan Soner, doktorlarının hastalığın tekrarlama riskinin olduğunu ve bu yüzden stresten uzak bir yerde yaşaması gerektiği yönündeki tavsiyesi üzerine, eşi Duygu Soner’in ısrarıyla memleketi Sivas’a taşındılar. Yaklaşık bir yıldır Sivas’ta yaşayan çift, doğal yaşam ile iç içe olmak için köyleri geziyor. Gezdikleri köylerde çektikleri görüntüleri sosyal medyada paylaşan çift, köylüler tarafından ilgiyle karşılanıyor. Soner çifti hem bu sayede stres atıyor hem de yeni dostluklar kuruyor.


"Ölümün kıyısından döndüm"


Kanser teşhisin hastanede tek başına öğrendiğini ifade eden Ahmet Soner, "İstanbul’da doğdum ve büyüdüm ancak aslen Sivaslıyım. İstanbul’da birçok şirkette muhasebe personeli olarak çalıştım. 2015 yılında bana ilk olarak apandisit teşhisi konulmuştu, daha sonra doktorlarım incelemelerinden sonra bana testis kanseri teşhisi konuldu. Kanser olduğumu, bu teşhisin bana konulduğunu hastanede tek başımayken öğrendim ve bu da bende çok büyük bir psikolojik yıkım oluşturdu. 2015 yılının Ocak ayında ameliyat oldum ve Mart ayında da kemoterapi tedavisine başlandım. Benim için çok zor bir süreçti. Bu süreçte ailem, eşim ve sevdiklerim hep yanımdaydılar, bana destek oldular. Ölümün kıyısından döndüm. 2015 yılının Ağustos ayında tedavim bitti. Yaklaşık 10 sene oldu ve her sene rutin kontrollerim devam ediyor. Doktorum her kontrolümde bana sürekli, bu kanser türünün tekrarlama durumu yüksek, bu hastalık seninle ömür boyu devam edecek diyordu. Bu kanser sürecinden sonra doktorum her kontrole gittiğimde stresten uzak, daha temiz havaya sahip doğal bir yerde yaşaman lazım önerisinde bulunuyordu. Ben de her seferinde doktoruma bunu İstanbul’da nasıl başaracağım diye soruyordum. Bu durum üzerine memleketim Sivas’a taşınmaya karar verdik. Bir hafta içerisinde karar verdik ve aynı hafta içerisinde de taşındık" diye konuştu.


"Eşimle birlikte Sivas’ın köyleri gezmeye başladık"


Köyleri gezip çekim yaptıklarını ve yeni insanları tanıdıkça bundan mutlu olduklarını belirten Soner, "Buraya geldiğimiz için çok mutluyuz. Sivas’ımız çok güzel bir şehir, doğal, havası temiz, stresten uzak ve İstanbul kadar kalabalık değil. Eşimle birlikte Sivas’ın köyleri gezmeye başladık. Köylerde de çekimler yapıyoruz. Köylerden yaptığımız birkaç paylaşımdan sonra köylülerin bize karşı çok fazla ilgisi oldu. Herkes bizi evine ve köyüne davet etmeye başladı. Biz de fark ettik ki bundan mutlu oluyoruz ve stres atıyoruz. Benim hastalığımın tekrarlamasındaki en başlıca faktör stres. Sivas’a gelip de bu paylaşımları yaptığımızda da bu stresi attığımızı fark ettik. Yeni insanlarla tanışıyoruz ve bu da bize çok iyi geliyor" diye konuştu.


"İstanbul’un kalabalığından sonra burası bize çok iyi geliyor"


Eşinin sağlık sorunları nedeniyle Sivas’a taşındıklarını ifade eden Duygu Soner, "Eşim kansere yakalandığında biz daha yeni evlenmiştik, kızımız daha 11 aylıktı. Çok zor bir süreç geçirdik, ben de bu sırada daha 21 yaşındaydım. Birbirimize destek olarak bu süreci atlattık. Buraya taşınmamızın nedeni eşimin sağlık durumu. Stresten uzak kalması gerekiyordu, orada işi çok yoğundu, yollarda işe gidip gelirken de çok fazla stres yaşıyordu. Bu yüzden biz de buraya taşındık. Eşim Ege’ye taşınmayı çok istiyordu, ben de daha çok Anadolu insanlarının sıcakkanlı olduğunu bildiğim için kendi memleketi olan Sivas’a taşınmayı istedim. Yazın ailelerimiz gelir gider, onlarla görüşürüz sıkıntı olmaz dedim ve burayı tercih ettik. Doğru bir tercih yaptığımızı düşünüyorum. Yaklaşık bir yıldır buradayız ve eşim de bu stresten uzaklaştı. Doğada video çekmeyi eşim teklif etti, bunu sosyal aktivite haline getirelim hem de insanlar memleketlerini görsünler, hasret gidersinler dedi. Köylerde insanlar bizi çok samimi ve güler yüzlü bir şekilde karşılıyor. Bu durumdan çok memnunuz. İstanbul’un kalabalığından sonra burası bize çok iyi geliyor" dedi.



Kanser karşı verdiği mücadeleyi kazandı, İstanbul’un kalabalığından kaçıp Sivas’ta tekrardan hayata tutundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Gençler kaçıyor, emekliler yerleşiyor: Sinop’ta çalışan sayısı, emeklilerin gerisinde kaldı Türkiye’nin en yaşlı nüfusuna sahip vilayeti Sinop, sosyal güvenlik kayıtlarına göre emekli sayısının çalışan sayısını geçtiği iller sıralamasında Türkiye 2.’si oldu. Her bir çalışana karşılık 1,17 emeklinin düştüğü şehirde vatandaşlar; asayiş olaylarının azlığı, komşuluk ilişkilerinin güçlü olması ve yüksek huzur için Sinop’u tercih ediyorlar. Aktif çalışma hayatını bırakanların, güvenlik ve uygun fiyatlar için tercih ettiği Sinop, emekli şehri ünvanını almaya başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, Sinop’taki demografik değişimi bir kez daha gözler önüne serdi. Emekli sayısının aktif sigortalı sayısını geçtiği iller sıralamasında Zonguldak zirvede yer alırken, Sinop 57 bin 5 çalışana karşılık 66 bin 273 emekli ile 2. sıraya yükseldi. Listenin üçüncü sırasında ise Balıkesir bulunuyor. İHA muhabirine konuşan emekliler, Sinop’un huzurlu yapısının emekliler için bir çekim merkezi olduğunu, ancak çalışan genç nüfusun azalmasının şehri bir "emekli kenti" haline getirdiğini vurguladı. Karavanımın kapısı dahi açık, hırsızlık nedir görmedim Emekli olduktan sonra yazlarını Sinop’ta karavanda geçiren İsmail Hakkı İlik, şehrin güvenliğine dikkat çekerek, "Genelde yazları Sinop’ta geçiriyorum. Sinop’un emekliler için cazip hale gelmesinin sebebi güvenli, sakin, ortamının ve denizinin güzel olması. İnsanlarının anlayışlı, hoşgörülü olması. Karavanda kalıyorum, karavanımın kapısı dahi açık; hiçbir zaman hırsızlık, kapkaç gibi olaylara rastlamadım. Benim burayı tercih etmemin nedeni güvenli, düzenli ve denizinin temiz olması. İnsanların güvenli bir şekilde yaklaşması" dedi. Kapımın üstünde anahtarımı unutuyorum, komşum kapımı çalıyor Aslen Antalyalı olan ve 44 yıl önce tayini çıkarak geldiği Sinop’a emekliliğinde yerleşme kararı alan Mahmut Yücedağ, kenti şu sözlerle anlattı: "Sinop sakin bir yer emekliler için. Tekstil ürünlerinin fiyatı biraz yüksek ama emekli olarak rahat bir şekilde gezilecek yerleri var. Konuşulacak elit insanları da var. Bir arada yaşayabileceğin çok sosyal bir kentimiz. Ben Sinop’a 1982’de geldim o zaman Ayancık’ta göreve başladım. 2021’de merkeze geldim. Sinop o zaman 28 bin nüfusluydu şimdi 60 bin nüfuslu olmuş. Sinop’a yerleşme kararı verdim, şu an Sinop’tayım. Sinop’ta emeklinin olması bu nedenle doğal bir şey. Ben kapımı hiç kilitlemesem, kapımın üstünde anahtarım kaldığı zaman, komşum hemen kapımı çalıyor ’sen anahtarını unutmuşsun’ diyor. Ama benim geldiğim yerde gündüz evdeyken arkadan kapıyı kilitlememişsen kapını açıp içeri giriyorlardı. Sinop’ta herkes birbirini tanıyor, az nüfus olduğu için rahatız. Bu nedenle Sinop tercih edilir bir şehirdir."
İzmir İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü İzmir’in Konak ilçesinde bir taksi şoförü, aracında ücret yüzünden tartışan yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından taksinin direksiyonuna geçip kaçan şüpheli, polis ekiplerince yakalandı. Olay, dün gece saat 23 sıralarında Basmane Kapılar mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, D.M. isimli şüpheli, Deniz Örer’in (52) kullandığı ticari taksiye yolcu olarak bindi. iddiaya göre yolculuk esnasında şoför ile yolcu arasında ücret konusunda tartışma çıktı. Büyüyen tartışma sonucunda D.M., yanındaki tabancayla taksi şoförü Örer’e ateş etti. Vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan Örer, ağır yaralandı. Olayın ardından şüpheli D.M., Örer’in ticari taksisinin direksiyonuna geçerek olay yerinden uzaklaştı. Bir süre araçla kaçan şüpheli, taksiyi bir sokak üzerinde terk ederek kaçışına yaya olarak devam etti. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde taksi şoförünün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Evli ve bir çocuk babası olduğu öğrenilen Örer’in cansız bedeni, İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak içim çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.