ÇEVRE - 25 Ağustos 2025 Pazartesi 11:43

Kendi gen jenerasyonu ile çiftleşmeyen Anadolu’nun Aslanı Kangallar, neslinin saflığını titizlikle koruyor

A
A
A
Kendi gen jenerasyonu ile çiftleşmeyen Anadolu’nun Aslanı Kangallar, neslinin saflığını titizlikle koruyor

Anadolu’nun Aslanı Kangal köpekleri, çiftleşme konusunda gösterdikleri titizlikle dikkat çekiyor. Uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kangalların eş seçiminde kurtlar gibi davrandığını, neslin saflığını korumak için kilometrelerce uzaktaki doğru eşi bile bulduklarını söyledi.


Sivas’ın simgesi ve Türkiye’nin milli değeri olan Anadolu’nun Aslanı Kangal köpekleri, yalnızca gücü, cesareti ve sadakatiyle değil, aynı zamanda karakterleri ve eş seçimindeki titizlikleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Kangal köpekleri, neslinin saflığını ve ırkın devamlılığını korumak adına çiftleşme konusunda olağanüstü bir seçicilik sergilerken, kendi gen jenerasyonu, birlikte büyüdüğü diğer yavrular, sokak köpekleri veya melezlerle çiftleşmeyi de kesinlikle reddediyor. Birden fazla köpeğin bulunduğu bir ortamda bile kangallar, en baskın, en güçlü ve en uygun eşi seçerek ırkın devamlılığını güvence altına alıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kangalların ırkın devamlılığını koruma bilinciyle hareket ettiğini belirterek, bu özelliklerin sadece kangal köpeklerinde bulunduğunu vurguladı.


"Baskın erkeği görür ve eşini seçer"


Hüseyin Yıldız, kangalların ırklarının devamlılığını korumak için eş seçimi yaptıklarını belirterek, "Daha güçlüsü daha lider olanı bir arada çok şeyi birlikte yaşayanlar genelde birbirilerini eş anlamda seçmeye başlıyorlar. Yani bir kurt gibi düşünün bunları. Kurtların zaten evcil yapıları ve karakterleri tamamen aynıdır. Birileri dağda yaşar, birileri bizle yaşar. Yani bunlar kesinlikle eş seçimi yapıyorlar. Çok doğru bir ırkı ve kangalı kilometrelerce uzakta bulur ve onunla da eş olur. Böyle bir karaktere sahiptir. Sokak canlıları ile melezlerle asla eş olmaz ve bu ırkın neslin devamlılığını bozmaz. Güç yetileri güçlü olan ve ırkı tanıyan bir anne mutlaka bu erkeğin seçimini yüzde yüz yapar. Yani kendi bu seçimini belirler. 20 tane köpeğin arasında en baskınını en güçlüsünü, lideri ve ırkın devamlılığını sağlayabilmek için ırka format atmak adına en uygun eşi bulur ve yavrularını alır. Çünkü bir anne içinde gururdur. Kendi aralarında o gücü, o baskın erkeği rahatlıkla görür seçimini yapar ve onunla eş olur" dedi.


"Kardeşleri ile eş olmazlar"


Yıldız, kangalların eşlerini kıskanabileceğini söyleyerek, "Kangal ırkı safkanlığını o kadar çok ortaya çıkaran bir karakter ki bir bakarsınız bir arada yaşadığı çok baskın olmuş ama aynı ortamda bulunmuş bir köpekle de eş olmayabilir. Onu çünkü kardeş olarak da benimseyebilir. Bunlar kardeşleri ile de eş olmaz. Baba kız, anne oğul eş olmaz. Bu özellik sadece kangal köpeğinde vardır. Kangalın dışında bir köpekte bu özellik bulunmaz. Kangallar genetiğine uygun hareket eder. Kangalın olmazsa olmazları sizlere yapısıyla, karakteriyle, görüntüsü ile kendisini her yönüyle gösterir. Yani kangal köpeği evindekine, yanındakine, çocuğuna ve dışarda koruması gerektiğine inanılmaz sadık bir ırktır. Diğer köpeklerden kangalı ayrı tutan bir özellik daha var. Diğer köpeklerde çobanlık görevi yapabilir ama kurdu boğamaz. Kangal köpeği kadar doğada dışarıda yaşanan olumsuzluğu olumlu hale çeviremez. Kangal köpeklerinde inanılmaz bir seviyede kıskanma olayı vardır. Dişi kangal erkeğini ölümüne kıskanır, dışarıdaki köpeklerin yaklaşmasına müsaade etmez. Eş bulmayı dişi yapar ama eş bulmaya da erkek itibar gösterir. Dişi erkeğini seçmeye gittiğinde mutlaka erkeğinin de gücüne bakar" diye konuştu.



Kendi gen jenerasyonu ile çiftleşmeyen Anadolu’nun Aslanı Kangallar, neslinin saflığını titizlikle koruyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.