GÜNDEM - 17 Nisan 2026 Cuma 12:03

Leylekler yuvaya döndü, fabrikada üretime ara verildi

A
A
A
Leylekler yuvaya döndü, fabrikada üretime ara verildi

Sivas’ta faaliyet gösteren ve dünya devi araç firmalarına kam mili üreten ESTAŞ, baharın habercileri olan leylekleri ağırlamaya başladı. Leyleklerin bacasında yuva yaptığı bir döküm ünitesinde üretim durduruldu.


Türkiye’nin önemli ağır sanayi kuruluşlarından biri olan ve dünyaca ünlü araç firmalarına kam mili üreten ESTAŞ, çeyrek asırdır göçmen leyleklere ev sahipliği yapıyor. Yurt genelinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyretmesiyle birlikte birçok noktada leylekler görülmeye başladı. Güneyden göç eden leylekler, çeyrek asırdır yuvalarının bulunduğu ESTAŞ’a döndü. Çevreye duyarlı sanayi kuruluşu olan ESTAŞ, leyleklerin yuva yaptığı döküm ünitesinde üretime ara verdi. Fabrika yerleşkesinde birçok yuva yapan ESTAŞ yönetimi ve çalışanları, diğer yuvalara da leyleklerin gelişini beklemeye başladı.



"Leylekler bizim için bereketin sembolü"


Fabrika personelinin her yıl leylekleri heyecanla beklediğini ifade eden ESTAŞ Genel Müdürü Osman Mavuş, "Uzun yıllardır leylekler burayı ziyaret ediyordu, herkes sıkı bir şekilde takip ediyordu. Daha önce yuva yaptıkları yer üretim alanı olarak kullanılıyordu ama uzun süredir tamamen misafirlerimize ayırmış durumdayız. Türklerde doğa sevgisi vardır, taş, dağ, canlı cansız bir ruh olduğuna inanılır, mitolojik olarak da büyük bir anlam yükleriz. Doğa ile barışık olmayı da İslam dini bize öğretir. Doğa sevgisi ve sanayinin birleşmesi imkânsız görünüyor ama leyleklerimizin ısrarla buraya gidip gelmesi, ilgi göstermesi tesisimizin çevre dostu olduğunu gösteriyor. Bizim için de bereketin sembolü. Leylekler bize manevi destek oluyorlar. Vatanımıza, milletimize de bu şuuru aşılarsak ülkemize de bereketli olacağına inanıyoruz. Bu sene farklı yerlere de leylek yuvası koyuyoruz. Yavruları ile geliyorlar, başka yerlere de bakıyorlar. Biz rahatsız etmemek için elimizden geleni yapıyoruz. Burada çalışanlar da çok seviyor, kamera koyalım izleyelim diyorlar" dedi.



Leylekler yuvaya döndü, fabrikada üretime ara verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversite öğrencileri, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Çivisiz Cami’ye hayran kaldı Kastamonu Üniversitesi öğrencileri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve halk arasında ’Çivisiz Cami’ olarak bilinen Mahmut Bey Camiini inceledi. Kastamonu Valiliği himayelerinde, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) koordinasyonunda yaklaşık 4 yıl süren çalışmalar neticesinde, 2023 yılında "Anadolu’nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Direkli ve Kirişli Camileri" kategorisinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Mahmut Bey Camiine Kastamonu Üniversitesi öğrencileri tarafından teknik gezi düzenlendi. Üniversite öğrencileri, caminin bulunduğu bölgede Kastamonu Müze Müdürlüğü koordinesinde, Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Anar Azizsoy’un akademik danışmanlığında kazı çalışmalarının sürdüğü alanda Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim görevlisi Hikmet Haberal koordinasyonunda öğrenciler incelemelerde bulundu. Öğrencilere Haberal tarafından, cami ve kazı çalışmaları yapılan hamam hakkında bilgi verildi. "Şehre çok yakın olmasına rağmen Mahmutbey Camiine ilk kez geliyorum" Camiyi herkesin görmesi gerektiğini söyleyen Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğrencisi Melike Bektaş, "Caminin büyüleyici bir görseli var. Tavanları, süs işlemeleri, renkleri çok ilginç. Aslında şehre çok yakın bir yer ama ilk defa geliyorum. O da Hikmet Haberal hocamız sayesinde oldu. Buranın tarihinin çok eski olduğunu öğrendim" dedi. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencisi Sedef Karaca ise, "Çok mutluyuz, çok değerler gördük. Kasaba köyündeki Mahmutbey Camiinde bulunuyoruz. Hocalarımız sayesinde gelip bu tarihi yapıyı görme imkanı bulduk. Caminin detayları ve çivi kullanılmadan yapılmış olması ilginç" diye konuştu. Düzenledikleri geziyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal da, "İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencilerimizle birlikte bugün Kasaba köyündeki Mahmutbey Camiine geldik. Burada caminin tarihçesinden kültürel değerlerinden bahsettik. Caminin en önemli özelliği ise Candaroğulları Beyliği döneminde yapılmış olmasıdır, 1366 yılında inşa edilmiştir. Bu cami, 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesinde yer aldı. Akabinde Mahmutbey Camii, Kastamonu’nun en önemli turizmi destinasyonlarından birisi haline gelmiştir" şeklinde konuştu.
Aydın Yapımı tamamlanan Aydın Huzurevi ilk yaşlı kabulünü gerçekleştirdi Aydın’ın Efeler ilçesinde yapımı tamamlanan 160 kişi kapasiteli huzurevi kapılarını açarken, ilk etapta huzurevine getirilen 30 yaşlı çınar yeni yuvalarına kavuştu. Girne Mahallesi’nde bulunan ve depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan huzurevi binası, çalışmaların tamamlanmasının ardından bugün yeniden kapılarını açtı. Geçici olarak Sultanhisar Huzurevi’ne götürülen 30 yaşlı çınar, bugün düzenlenen törenle ilk yaşlı kabulünü gerçekleştiren Aydın Huzurevi’ne gelerek yeni yuvalarına kavuştu. Aydın Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen ‘hoşgeldiniz’ töreninde yeni evlerine gelen yaşlı çınarlar, Aydın Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü İlkay Türkoğlu ve huzurevi personelleri tarafından çiçeklerle karşılandı. Bugün güven ve vefanın kapılarını araladıklarını ifade eden Aydın Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü İlkay Türkoğlu; "Efeler ilçemizde yapımı tamamlanan Aydin Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’mizin bugün ilk yaşlı kabulünü gerçekleştirmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. 1993 yılından bu yana hizmet veren ve 140 kişi kapasiteli olan huzurevimiz, deprem riski nedeniyle 2023 yılında yıkılmış, 2024 yılında ise daha modern, daha güvenli ve daha güçlü bir yapı olarak yeniden inşa edilmek üzere çalışmalar başlatılmıştır. Toplam 4 bin 434 metrekare alan üzerine kurulan, bodrum + zemin + 5 kat olarak planlanan ve 160 kişi kapasiteye sahip yeni huzurevimiz, büyüklerimizin hayat tecrübelerine yakışır bir yaşam alanı sunmak üzere tasarlanmıştır. Kıymetli büyüklerimiz, sizler bu toprakların hafızası, değerlerimizin taşıyıcısı, bizlere yol gösteren en kıymetli çınarlarımızsınız. Bugün burada sadece bir binanın kapılarını açmıyoruz, aynı zamanda huzurun, güvenin ve vefanın kapılarını aralıyoruz. Huzurevimize ilk adımı atan siz değerli büyüklerimize gönülden ‘hos geldiniz’ diyoruz. İnşallah burada geçireceğiniz her anın sağlık, huzur ve mutluluk içinde olmasını temenni ediyoruz. Bu güzel eserin ilimize ve kıymetli büyüklerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Burada Nevzat Biçer abimin çok emeği geçti" Huzurevinin arsasının bağışlayan Biçer ailesinden Nihat Biçer; "Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Bilhassa Nevzat Biçer abime.Onun çok emeği geçti. Rahmetli babamdan kalan yerimizdi burası. Nevzat abimin önerisiyle bu yeri huzurevi yapılması şartıyla bağışladık ve bu şekilde imar planına işlendi. Biz de burayı anlamlı bir şey için vermenin gururu ve huzurunu yaşıyoruz. Bütün ailemiz mutlu ve huzurlu olsun" dedi. "Burası son kapımız" Huzurevi sakinlerinden Hasan Yorgun; "Huzurluyuz, mutluyuz. Allah devletimize zeval vermesin. Bizim burası son kapı ama çok mutluyuz şimdi" dedi. "Şahane bir yer olmuş" Huzurevi sakinlerinden Mahmut Baha Sabuncuoğlu; "Buraya gelmek için aylardır dört gözle bekliyorduk. Duygularımız anlatılacak gibi değil. Eskiden burası derme çatma bir yerdi. Şimdi şahane bir yer olmuş. Devletimiz sağolsun" dedi.