SAĞLIK - 14 Nisan 2026 Salı 17:16

Sivas Numune Hastanesi’nde TPN Ünitesi hizmete açıldı

A
A
A
Sivas Numune Hastanesi’nde TPN Ünitesi hizmete açıldı

Sivas Numune Hastanesi’nde ağız yoluyla veya enteral yolla beslenmenin yetersiz ya da mümkün olmadığı hastalar için hayati öneme sahip olan Total Parenteral Nütrisyon (TPN) Ünitesi faaliyete geçirildi.


Şubat ayı itibarıyla hizmet vermeye başlayan ünitede, hastaların bireysel ihtiyaçları doğrultusunda kişiye özel beslenme solüsyonları hazırlanarak tedavi süreçlerine önemli katkı sağlanıyor.


TPN Ünitesi Sorumlu Hemşiresi Havva Kanak, TPN tedavisinin etkinliğinde yalnızca doğru içerik ve doz hesaplamalarının değil, aynı zamanda solüsyonların hazırlanma sürecindeki hassasiyetin de kritik rol oynadığını vurguladı. Tüm hazırlık süreçlerinin steril şartlarda yürütüldüğünü belirten Kanak, enfeksiyon kontrolü ve kalite standartlarına eksiksiz uyum sağlandığını ifade etti.


Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. İdris Erşan ise TPN yönteminin, gastrointestinal sistemden beslenemeyen hastalar için damar yolu aracılığıyla uygulanan ileri düzey bir beslenme şekli olduğunu ifade etti. Ünitede hastaların bireysel ihtiyaçlarının detaylı şekilde analiz edilerek kişiye özel nütrisyon solüsyonlarının hazırlandığını belirten Erşan, bu hizmetin yalnızca hastane bünyesinde değil, il genelindeki diğer sağlık kuruluşlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.



Sivas Numune Hastanesi’nde TPN Ünitesi hizmete açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bakan Bolat: "Kişi başına düşen milli gelir 2025’te 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" dedi. "İnegöl Mobilya Fuarı" 54’üncü kez kapılarını açtı. Açılışa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, muhtarlar, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere bir çok üretici katıldı. "Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır" Bakan Bolat, yaptığı konuşmada, "Ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan İnegöl’de, 54. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılışı vesilesiyle bugün sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi şahsım ve Ticaret Bakanlığımız adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkanları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye’nin dünya mobilya ihracatındaki payının yüzde 1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Bununla birlikte, kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artış; sektörümüzün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit etmektedir. Bu gelişme, yalnızca miktar bazında değil, değer odaklı büyüme anlayışının da benimsendiğini ortaya koymaktadır. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir" dedi. "Fuar güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmekte" Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, "Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış (Nisan’da 166, Ekim’de 138); bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl’ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır" dedi. "Dünya ticareti; jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemekte" Bolat, "Tabii ki içinde bulunduğumuz dönem ve şartlar maalesef iş yapış süreçlerini zorlaştırmaktadır. Dünya ticareti, jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemektedir. Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Tüm bu çalkantılı sürece ilave olarak, son dönemde açıklanan uluslararası kuruluş raporlarında belirsizlikler ve aşağı yönlü riskler daha açık şekilde öne çıkmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikler raporuna göre, küresel ticaret hacminin 2026 yılında zayıflayacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede, küresel mal ticaretinin 2026 yılında baz senaryoda yüzde 1,9 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel hizmet ticareti hacminin ise 2025 yılında yüzde 5,3 arttığı, 2026 yılında yüzde 4,8’e yavaşlayacağı ve 2027 yılında yüzde 5,1’e yükseleceği öngörülmektedir. Öte yandan, Orta Doğu’daki çatışmaya bağlı yüksek enerji fiyatı senaryosunda 2026 yılı küresel mal ticareti artışının yüzde 1,4’e, küresel hizmet ticareti artışının ise yüzde 4,1’e gerileyebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, küresel ekonominin 2025 yılında yüzde 3,3 büyüdüğü, 2026 yılında büyümenin yüzde 2,9’a yavaşladıktan sonra 2027 yılında yüzde 3,0’a sınırlı biçimde yükseleceği tahmin edilmektedir" diye konuştu. "Ülkemiz zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, GSMH bilançosuna değinerek, "Yine de hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Pandeminin ardından (2022 2. Çeyrek) Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme performansını son 22 çeyrektir sürdürmeye devam etmiştir. 4. çeyrekle beraber ekonomimiz 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyümüştür. 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında 1 trilyon 596 milyar dolara yükselerek tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. 2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" şeklinde konuştu. "Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak" "Dış ticaret tarafında ise 2002 yılındaki 36,1 milyar dolar olan mal ihracatımızı 7,6 katına çıkararak 2025 yılında Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 273,3 milyar dolar seviyesine yükselttik" diyen Bolat, şunları kaydetti: "2026 yılı Ocak-Mart dönemi ihracatımız (yüzde 3,1 oranında bir azalış ile) 63 milyar 279 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ihracatımızı ise 2002 yılındaki 14 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 122,6 milyar dolara yükselttik. 2026 Şubat ayında hizmetler ihracatımız, yıllıklandırılmış olarak (bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak) 122,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı; 2023 yılında yüzde 3,6, 2024 yılında 2,6 puan gerileyerek yüzde 1,0 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, Türkiye, G20 ve OECD ülkeleri arasında cari açığını en fazla iyileştiren üçüncü ülke olmuştur. Bu oran, 2025 yılı itibariyle yüzde 1,9 gerçekleşerek ortalamanın (2002-2024 ortalaması: yüzde 3,4) altında seyretmeye devam etmektedir. (2025 Hedef: -yüzde 1,4) 2025 mal ve hizmetler ihracatımız yüzde 4,5 oranında artışla 396 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye yükselmiştir. Mart ayı itibarıyla da tüm küresel zorluklara rağmen yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatımızı 395,9 milyar dolar ile sene sonundaki performansını koruduğunu tahmin ediyoruz. Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, ihracat odaklı büyümeyi destekleyen yenilikçi politikaları hayata geçirmek ve dış ticaret dengesini kalıcı biçimde iyileştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda; 2025 yılında toplamda mal ihracatına yönelik 25,5 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 32,8 milyar TL’lik mal ihracatına yönelik desteği ihracatçılarımıza sağlayacağız. Öte yandan, İhracatçılarımızın küresel pazarlara daha etkin erişimini sağlamak amacıyla, dijital altyapılarla güçlendirdiğimiz platformlar (Kolay İhracat Platformu, E-Kolay İhracat Platformu, Müşavire Danışın Portalı), Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri ve İhracat Akademisiyle iş dünyamıza bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri açısından kapsamlı bir katkı sağlıyoruz. Ayrıca, küresel ticaretin köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiği bu dönemde, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmak ve yeni pazarlarda kalıcı bir yer edinmek amacıyla, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisini eşgüdümlü bir şekilde uyguluyoruz. Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak, firmalarımızın etkinliğini güçlendirmek ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, 2028 yılına kadar Uzak Ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara ulaştırmayı, İİT ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın finansmana erişim imkânlarının genişletilmesi ve kolaylaştırılması hususlarına da hassasiyetle eğiliyoruz. Nitekim, 2025 yılında Türk Eximbank tarafından ihracatçılarımıza 54 milyar dolarlık destek sağlanmıştır. Banka, 2026 yılı için ise toplam destek hacmini 59 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Öte yandan, İGE A.Ş. ile de bugüne kadar (09.04.2026 tarihi itibarıyla) ihracatçılarımızın 263,4 milyar TL tutarındaki kredi talebi için 230,5 milyar TL değerinde kefalet sağlanmıştır. Ayrıca, ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyet yürüten Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun şartlarla sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Banka, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL’lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir." "KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır" Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile yürütülen koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğini belirten Bakan Bolat, "Bu kapsamda; ‘net ihracatçı’ uygulaması yerine ihracatçı skorunun devreye alınması, ilave döviz bozdurma zorunluğunun kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçılarımızın lehine önemli adımlar atılmış, finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirilmiştir. KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır. Bu çerçevede söz konusu limitler; mikro işletmeler için 5 milyon TL, küçük işletmeler için 50 milyon TL olarak uygulanmaktadır. Ayrıca, İhracat Reeskont Kredisi kullanımında ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılmış olup artık yalnızca İhracat Genelgesi kapsamındaki ihracat bedellerinin Merkez Bankası’na satış yükümlülüğünün yerine getirilmesi şartı aranmaktadır. Bunlara ek olarak, yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına yüzde 20 olarak uygulanmakta olup, son olarak yapılan düzenleme ile bahse konu 5 yüzde puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan düzenlemenin kapsamı genişletilmiştir" dedi. Açılış töreni kurdele kesiminin ardından protokolün stantları gezmesiyle son buldu.
İstanbul Sultangazi’de sokak ortasında silahlı saldırı: 1 yaralı Sultangazi’de silahlı şahıslar, tartışma yaşadıkları genci sokakta takip edip ateş ederek kaçtı. Yaralanan genç, ambulansla hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri konu ile ilgili çalışma başlattı. Olay, saat 16.30 sıralarında İstanbul Sultangazi 50. Yıl Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Tamer K. isimli genç ile şüpheliler arasında önceden yaşanan kiralık araba meselesi nedeniyle tartışma çıktı. Çıkan tartışma sonrasında şüpheliler, Tamer K.’yi telefonuna mesajlar atarak tehdit etti. Olayın ardından şahıslar, Tamer K.’yi sokakta takip ettikten sonra silahla yaralayıp olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan genç, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri konu ile ilgili çalışma başlattı. "Çocuğum o anda beni aradı. ‘Baba beni vurdular’ dedi" Oğlunun yaşadığı silahlı saldırıyı anlatan Taner K., "Oğlum 5-6 ay önce araç kiralıyor. Mahallede çete şeklinde dolanan zorbalar var. Arabayı elinden almak istiyorlar. O da vermiyor. Çocuğuma karşı silahlı saldırı, tehdit etme, farklı numaralarla mesaj atma, hakaret, küfür var. Bununla ilgili binlerce kez şikayette bulunduk ama en sonunda çocuğumu bugün vurdular. Çocuğumu 15 gün sonra ameliyata alacaklar. Ayağında mermi kalmış. Olaydan önce yapanlar alındı ama bırakıldı. Kaç tane çocuğu burada darbettiler. Benim çocuğum tıraş olurken başkası mesaj atıyor. ‘Abin nerede?’ diye. Daha sonra benim çocuğu takip ediyorlar. Buradan çıkarken peşinden koşarak geliyorlar. Küfür edip arkadan ateş ediyorlar. Olay böyle gerçekleşiyor. Çocuğum o anda beni aradı. ‘Baba beni vurdular’ dedi. Şok olduk. Kendimizi dışarı attık. Polis geldi. Çocuğu hastaneye götürdük. Çocuğum şu anda da hastanede" dedi.
Zonguldak Zonguldak’ta balıkçılar limana demirledi, umutlar yeni sezona kaldı ZONGULDAK (İHA) – Yurt genelinde 15 Nisan’da başlayacak av yasağı nedeniyle balıkçılar teknelerini limanlara çekti. Zonguldak’ta da beklentilerin altında geçen sezonun ardından balıkçılar, yeni sezon öncesi bakım ve onarım çalışmalarına hız verdi. Alaplı ilçesindeki balıkçı limanına yanaşan teknelerde yoğunluk dikkat çekerken, balıkçılar 1 Eylül’de yeniden "vira bismillah" demek için hazırlıklara başlayacak. Alaplı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Adnan Duman, bu yıl balıkçıların genel olarak yeterli bir sezon geçirmediğini belirterek, "Sezona palamutla başladık ancak beklediğimiz avı gerçekleştiremedik. Suyun geç soğuması nedeniyle kış balıkçılığından da yeterince faydalanamadık" dedi. Midye avcılığı yapan teknelerin ise dönem dönem avlanabildiğini ifade eden Duman, "Onlar için ciddi bir kayıp söz konusu olmadı ancak genel anlamda bu sezon beklentilerin altında kaldı" diye konuştu. "Bu kadar kısır bir sezon görmedim" Balıkçılardan Tuncay Uludağ ise yeni sezon hazırlıklarına başladıklarını belirterek, geride kalan sezonun son yılların en verimsiz dönemi olduğunu söyledi. Yaklaşık 30 yılı aşkın süredir balıkçılık yaptığını ifade eden Uludağ, "Meslek hayatım boyunca bu yıl ve 2025 sezonu kadar bereketsiz bir dönem yaşamadım. Türkiye’nin birçok bölgesinde balıkçılık yapılırken, bizim bölgemizde neredeyse hiç balık yoktu" dedi. Uludağ sezon boyunca palamut, lüfer ve çinakop avlayamadığını belirterek, "Bir tane palamut, bir tane lüfer, bir tane çinakop dahi tutamadım. Açıkçası çoğu zaman kayığımızı çözüp denize açılma ihtiyacı bile duymadık" diye konuştu. Diğer bölgelerde balıkçılığın daha hareketli geçtiğini internet ve videolar üzerinden takip ettiklerini belirten Uludağ, "Tekirdağ, Sinop, Trabzon, Giresun gibi yerlerde avcılık oldu ama bizim burada neredeyse hiç olmadı. ‘Siftah yapamadık’ desek yeridir. Her sezon olduğu gibi yine umutla hazırlanıyoruz. Teknelerimizin bakımını yaptık, ağlarımızı hazırlıyoruz. 2026 sezonunda özellikle palamutta yeniden bereket bekliyoruz" şeklinde konuştu.