KÜLTÜR SANAT - 14 Ağustos 2025 Perşembe 12:59

Sivas’ın manevi tarihine ışık tutacak buluntu

A
A
A
Sivas’ın manevi tarihine ışık tutacak buluntu

Sivas’ta Şemsi Sivas-i türbesi restorasyon çalışmaları tamamlandı, çalışmalar sırasında Halveti tarikatının önemli isimlerinden Şeyh Müeyyed Efendi’ye ait kayıp mezar taşı gün yüzüne çıkarıldı.


Restorasyon çalışmaları tamamlanan Sivas Meydan Camisi ve Şemsi Sivas’i hazretleri türbesi 15 Ağustos Cuma günü Cuma Namazı öncesi, 1.5 yılın ardından yeniden ibadet ve ziyaretlere açılacak.


Restorasyon çalınmaları; Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile Uluslararası Ravza Derneği arasında imzalanan sponsorluk protokolü kapsamında gerçekleştirildi. Restorasyon süreci öncesinde yapılan detaylı araştırmalar sonucunda hazırlanan ve Koruma Kurulu tarafından onaylanan restorasyon projeleri doğrultusunda, eserler aslına uygun biçimde restore edildi. 2024-2025 yılları arasında yaklaşık bir buçuk yıl süren çalışmalar neticesinde cami ve türbe, tarihî kimliğine uygun şekilde yeniden düzenlendi.



Kayıp mezar taşı gün yüzüne çıkartıldı


Tamamlanan restorasyon çalışmaları sırasında Sivas’ın manevi tarihine ışık tutacak kayıp bir mezar taşı da ortaya çıkartıldı. Prof. Dr. Recep Toparlı tarafından türbede bulunan mezar taşlarının ve kitabelerin transkripsiyonu yapıldı. Prof. Dr. Toparlı tarafından yapılan incelemeler sonucunda bulunan bir mezar taşının, Şemsi Sivas-i Hazretleri’nin oğlu olan Halveti tarikatının önemli büyüklerinden Şeyh Müeyyed Efendi’ye ait olduğu belirlendi.



Konuyla ilgili açıklama yapan Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, 1564 yılında inşa edilen caminin tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından Cuma günü yeniden ibadet ve ziyaretlere açılacağını belirterek, "Meydan Camimiz yaklaşık 460 yıl önce Hasan Paşa tarafından yaptırılmış bir camidir. Bahçesinde Şemseddin Sivas-i Hazretleri’nin, kendisinden sonra görev yapan kişilerin ve daha sonra ilaveleri ile şehrin önde gelen kişilerin mezarları bulunmaktadır. Yaklaşık bir buçuk yıl önce Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz ile Uluslararası Ravza Derneği arasında yapılan protokol çerçevesinde türbemizin restorasyonu yapıldı ve 15 Ağustos Cuma günü açılışını gerçekleştireceğiz. Türbede yatan zat Şemseddin Sivas-i, Sivas’ın önde gelen âlimlerindendir. Bu restorasyon sırasında tarihe çok güzel ışık tutacak bir mezar taşı bulduk. Prof. Dr. Recep Toparlı hocamız da okudu ve raporladı. Taş, Şemseddin Sivas-i Hazretleri’nden sonra şeyhlik yapan oğlu Şeyh Müeyyed Efendi’ye ait. 48 yıl görev yapmış o makamda. Bu çalışmalarda onun mezar taşını tespit ettik. Bu son restorasyonda türbeye katılan en büyük güzellik diyebiliriz. Şeyh Müeyyed Efendi’ye ait mezar taşı. 15 Ağustos Cuma günü halkımızın ziyaretine açacağız, herkes gelip ziyaret edebilir" dedi.



Şemsi Sivas’i kimdir


1517 yılında Zile’de doğan ve "Kara Şems" veya "Şems-i Aziz" diye de bilinen Şems-i Sivasi, Halvetiyye tarikatının kolu olan Şemsiyye’nin kurucusudur. Şems-i Sivasi, Camii’nde şeyhlik ve vaizlik yapması için bizzat Hasan Paşa tarafından Sivas’a davet edilmiştir. 1597 yılında Sivas’ta vefatı üzerine cami avlusuna defnedilmiştir. Şems-i Sivasi Türbesi’nin kapısının üzerinde ve duvarlarında yer alan kitabelerine göre Şems-i Sivasi’nin ölümünden yaklaşık üç yıl sonra 1600 tarihinde türbenin ilk bölümü yapılmıştır. Yapının ikinci bölümü ise 1847-1848 yılları arasında eklenmiştir. Türbe de Meydan (Hasan Paşa) Cami gibi 2024-2025 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edilmiştir.


Şeyh Müeyyed Efendi kimdir


Şeyh Müeyyed Efendi, Hasan Çelebi’den sonra M.1611-1659 yılları arasında yaklaşık 48 yıl boyunca Sivas’ta Halvetî tarikatının Şemsiye kolunun postnişinliğini yürüttü. Tarikatın sonraki postnişinlerinin de Şeyh Müeyyed Efendi’nin soyundan geldi.


Şemsi Sivasi Türbesi ise Şemseddin Sivasi’nin vefatından yaklaşık üç yıl sonra H.1009 / M.1600 tarihinde inşa edildi. Türbenin arka kısmında yer alan ikinci bölüm ise H.1264 / M.1847-1848 yıllarında eklendi. Restorasyon sürecinde bu bilgiler kitabeler ışığında netleşti. Özellikle 1848 yılında inşa edilen ikinci bölümde gerçekleştirilen kazılar sırasında, türbe içerisinde yer alan mevcut mezarlar yeniden düzenlendi, sonradan eklenmiş olan zemin döşemesinin kaldırılmasıyla birlikte bugüne kadar varlığı bilinmeyen bir mezar taşı gün yüzüne çıkarıldı.



Sivas’ın manevi tarihine ışık tutacak buluntu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başakşehir’de sitede kediler parçalanmış halde bulundu Başakşehir’de bir sitede kaybolan yavru kediler, parçalanmış halde bulundu. Olayla ilgili site yöneticisi ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Olay, dün saat 17.30 sıralarında Kayabaşı Mahallesi 26. Bölge 4. Etap’ta bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, yavru kedilerini göremeyen sahipleri çevrede arama yaptı. Bu sırada bina girişinde bulunan alandan kötü kokular gelmesi ve anne kedinin sürekli bu noktaya yönelerek miyavlaması üzerine durumdan şüphelenildi. Kedi sahibi, bina sakinlerinden yardım isteyerek kilitli kapıyı açtırdı. İçeri giren bina sakinleri ve kedi sahibi, yaptıkları kontrolde yeni doğmuş 4 yavru kedinin parçalanarak öldürüldüğünü gördü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, içeride inceleme yaptı. İncelemelerin ardından site yöneticisi Şafak B., bilgisine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü. Öte yandan yavrularını kaybeden anne kedinin site içerisinde dolaşarak yavrularını aramaya devam ettiği görüldü. Site sakinleri, hem binada hem de site genelinde güvenlik kamerası bulunmamasına tepki gösterdi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. Köpeğin işi değil o. Köpek olsa bile ses duyardık" Site sakinlerinden Ramazan Yıldırım, "İki arkadaş, binanın girişindelerdi. Dedim, burada ne arıyorsunuz? Dediler, mescide girmemiz lazım, kedilerimiz var. Dedim, mescit kapalı. Bir hafta, iki hafta önce mi ne kapandı herhalde. Ondan sonra kedilerimiz falan var dediler. Kedi olsa dedim, ses çıkar. Ses de yok dediler. Büyük ihtimal ölmüştür dediler. Kafatasları falan, derileri yüzülmüş, kafatasları gitmiş. Yani acayip. Çok kötü şeyler yapmışlar. Büyük ihtimal birileri öldürmüştür zaten. Başka bir şey yapamaz. Köpeğin işi değil o. Köpek olsa bile ses duyarız yani. Seste yoktu. Yan tarafta benim binam zaten. İki tane anne kedi dolaşıyordu devamlı burada. Biri siyah biride sarı. Devamlı Aşağı elektrik dairesine inip çıkıyorlardı. Hatta Yusuf Bey var, üst komşum. Onunla beraber çıkardık dışarı çok ses yapıyorlar diye. Ama herhangi bir şekilde oraya da baktım ben. O gün de ses yoktu zaten" dedi.
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."