GÜNDEM - 22 Aralık 2025 Pazartesi 10:26

Sosyal medya yuva yıkıyor

A
A
A
Sosyal medya yuva yıkıyor

Psikolojik danışman Dilara Arslan, bilinçsiz sosyal medya kullanımının kıskançlık, güvensizlik ve aldatma algısını tetikleyebileceğini belirterek, çiftler arasında sosyal medyadan kaynaklı çok yönlü aldatmaların meydana geldiğini ifade etti.


Akıllı telefonların hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte sosyal medya, her yaş grubundan bireyin günlük hayatında önemli bir yer edinmeye başladı. İletişim kurmanın ötesine geçen sosyal medya platformları, günümüzde kendini ifade etme, duyguları paylaşma ve sosyal süreçleri şekillendirme aracı olarak da kullanılıyor. Ancak bu yoğun kullanım, ikili ilişkiler üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkileri beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre sosyal medyanın doğru ve bilinçli kullanımı, çiftler arasında iletişimi güçlendirebiliyor. Gün içinde atılan kısa mesajlar, paylaşılan gönderiler ve karşılıklı etkileşimler, birlikte eğlenme ve üzülme duygusunu pekiştirerek ilişkileri olumlu yönde etkileyebiliyor. Buna karşı olarak paylaşımların yanlış algılanması, beklentilerin değişmesi ve sürekli karşılaştırma hali, zamanla ilişkilerde sorunlara yol açabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Psikolojik Danışman Dilara Arslan, sosyal medyanın olumlu ve olumsuz etkileri olduğunu belirterek, "Doğru kullanımda ilişkiler pozitif şekilde etkilenirken, bilinçsiz kullanımda maalesef güvensizliğe ve uzaklaşmaya neden oluyor" dedi. Arslan, sosyal medyadan kaynaklı çok yönlü aldatmaların meydana geldiğini söyleyerek, bu durumun sosyal medyanın en olumsuz etkilerinden biri olduğunu ifade etti.



"Farklı yönlere kayılabiliyor"


Paylaşılan gönderilerin algılanma şekli veya beklentilerin sosyal medyadan dolayı değişimi, çiftler arasında bazen kıskançlığa ve anlaşmazlığa yol açabildiğini söyleyen Dilara Arslan, "Akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla sosyal medya hayatımızda büyük bir yer edinmeye başladı. Hem yaş grupları arasında daha yaygınlaşmaya başladı hem de kullanım olarak daha çok arttı. Sosyal medya eskisi gibi iletişim kurmak için kullanılmıyor diyebiliriz. Bazen kendimizi ifade etmek, başkalarıyla karşılaştırmak veya süreci şekillendirmek için kullanabiliyoruz aslında. Sosyal medya ilişkileri üzerindeki etkisi azımsanmıyor maalesef. Çünkü bu etkiler bazen olumlu, bazen olumsuz olabiliyor. Doğru kullanımda ilişkiler pozitif şekilde etkilenirken, bilinçsiz kullanımda maalesef güvensizliğe ve uzaklaşmaya neden oluyor. Bazen gün içerisindeki ufak tefek mesajlaşmalar ya da birbirine atılan ufak tefek gönderiler, birlikte eğlenmek, birlikte üzülmek iletişimi güçlendiriyor aslında. Ancak bazen paylaşılan gönderilerin algılanma şekli veya beklentilerin sosyal medyadan dolayı değişimi, çiftler arasında bazen kıskançlığa ve anlaşmazlığa yol açabiliyor. Böyle durumlarda da işte farklı yönlere kayma gibi şeyler ortaya çıkabiliyor" dedi.


"Kıskançlık en büyük etki"


Bazen kadınlarda ve erkeklerde yetersizlik algısının ortaya çıkabildiğini belirten, "Bahsettiğim gibi kıskançlık aslında en büyük etki. Bazen bu kadınlarda ve erkeklerde yetersizlik algısını ortaya çıkartabiliyor. Sosyal medyada çok yakışıklı erkekler var. ‘Acaba sevgilim veya erkek arkadaşım ya da eşim benden soğur mu ya da onları daha mı çok beğeniyor’ diye düşünüyor olabilirler. Ya da tam tersi kadınlarda ‘Dışarıda ne kadar bakımlı kadınlar var, ben de böyle gözüküyor muyum’ gibi algılar aslında çiftler arasında güvensizlik meydana getirmeye başlayabiliyor. Bence sosyal medyanın en olumsuz etkilerinden biri de bu diyebiliriz. ‘Bu kadın daha güzel ben yazayım zaten eşimin ruhu duymaz’ ya da ‘Erkek arkadaşımın ruhu duymaz bir konuşayım, ‘Baktım oluyor belki bu kişiyi bırakırım’ gibi böyle çok yönlü şekilde aldatmalar meydana geliyor. Pek çok kişi aslında neyse ufak bir konuşma diye aldatma olarak düşünmeyebiliyor" diye konuştu.



Sosyal medya yuva yıkıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli CHP’nin 23 Nisan tanıtımıyla ilgili Atatürk tepkisine cevap: "Çifte standart" CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan’ın 23 Nisan tanıtım ve afiş çalışmalarında Mustafa Kemal Atatürk’e yer verilmediği iddiasına cevap veren MHP’li Meclis Üyesi Okan Karagöz, Atatürk’ün etkinliklerde farklı alanlarda anıldığını ve CHP’nin eleştirilerinin çifte standarda dayandığını ifade etti. CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan, "Milyonluk tanıtım bütçelerine atamızı sığdıramadılar" diyerek gösterdiği tepkide, "23 Nisan’ın sahibi Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın değil, Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bu bayram, millet iradesinin tecelli ettiği ve Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği en anlamlı günlerden biridir. Tanıtım faaliyetlerinde toplamda 13 bin 900 saniye var, ama bu 231 dakikada görünen o ki Atatürk yok. Bu bir eksiklik değil, bilinçli bir tercihtir" diye konuştu. "23 Nisan gibi anlamlı bir günde Atatürk’e yer verilmemiş" Tanıtım sürecine ilişkin yapılan açıklamaları da değerlendiren Arcan, belediye yönetiminin savunması ile ortaya çıkan tablo arasında açık bir çelişki olduğunu belirtti. Arcan, "Bir yayın süresi üzerinden yapılan açıklamalarda, ’Bu benim reklamım değil, 23 Nisan etkinliklerinin tanıtımı’ denilerek durum savunulmaya çalışılmıştır. Ancak bugün afişlere baktığımızda görüyoruz ki 23 Nisan gibi anlamlı bir günde Atatürk’e yer verilmemiş, buna karşılık Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın büyük ölçekli görselleri ön plana çıkarılmıştır" ifadelerini kullandı. MHP’li meclis üyesinden iddialara yanıt CHP İl Başkanı Erdem Arcan’ın, bu çıkışına MHP’li Meclis Üyesi Okan Karagöz’ünden cevap geldi. Benzer uygulamaların İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet gibi CHP’li belediyelerde yapıldığında kimsenin sesinin çıkmadığını belirten Karagöz, "Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesinin sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunu bir bayram olarak çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, milletimizin en önemli bayramlarından biridir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bizlere emanet bu bayramı, her yıl günlerce süren etkinlik ve programlarla kutlamakta, bu etkinliklerde bu bayramın mimarı Atatürk hem görsel hem yazılı hem de konuşmalarda anılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Buna ne diyeceksiniz" Sadece bir görselle karalama yapıldığını söyleyen Karagöz, "CHP’nin yalnızca bir görsel üzerinden Atatürk’ün yok sayıldığı şeklindeki asılsız kampanyası bu açıdan anlamsızdır. Kaldı ki Cumhurbaşkanı adayları Ekrem İmamoğlu ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet başta olmak üzere bir çok CHP’li belediyede buna benzer uygulamalara aynı topluluğun sesiz kaldığı bilinmektedir" dedi. Karagöz söz konusu görüntüleri de paylaşarak, "İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, üstelik sadece bir yerde değil hem sosyal medyada hem sahnede hem de şehri dolaşan tırında Atatürk fotoğrafı kullanmamış. CHP’li arkadaşlar buna ne diyecek" diye de soru yöneltti.
Adana Depremde anne ve babasını kaybeden kadından Alpargün Apartmanı kararına tepki Adana’da 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün hakkında verilen ceza, yeniden yapılan yargılamada 62 kez müebbet ve 865 yıl hapisten 22 yıl 6 aya indirildi. Binada anne ve babasını kaybeden kadın karara tepki gösterdi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Hasan Alpargün, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, avukatlar ve bazı müştekiler duruşma salonunda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması yönünde mütalaa sundu. Duruşmanın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık hakkında daha önce verilen "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını bozdu. Heyet, "olası kast" hükmünü kaldırarak sanığı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan iyi hal indirimi uygulamaksızın 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına hükmetti. "Eksikliklerin gayet farkındaydı" Depremde anne ve babasını kaybeden Tuğba Şık, karara tepki göstererek, yerel mahkemenin iki kez verdiği "olası kast" kararının istinafta "bilinçli taksir"e dönüştürüldüğünü söyledi. Şık, "62 kez müebbet ve 865 yıl olan ceza 22 yıl 6 aya indirildi. Dava sürecinde avukatların yaptığı savunma ve bizlerin beyanları görmezden gelindi. Savcı, ara verip düşünmeyi bile gerek görmeden mütalaasını sundu. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Şimdi Yargıtay’a ve gerekirse üst mahkemelere gideceğiz" dedi. Sanığın suç işlediğinin farkında olarak bu binayı yaptığını savunan Şık, "Kendisi yüksek inşaat mühendisiydi ve yaptığı eksikliklerin gayet farkındaydı. Depremin ilk günü suçunun farkında olarak Kıbrıs’a kaçmıştır" diye konuştu. Şık, sanığın önceki beyanlarını da hatırlatarak, "Daha sonra mahkemelerde, betonun kalitesizliğinden, betonun karılmadığından, Ceyhan Nehri’nden kum aldığından ve denetime gelen ekiplerin çay içip gittiklerinden bahsetmiştir" ifadelerini kullandı. Ailelerin büyük üzüntü yaşadığını dile getiren Şık, "Ben depremde annemi ve babamı kaybetmiştim. Burada 96 kişi öldü. Olası kastın çıkması için 96 kişinin heyetin önünde mi ölmesi lazım? 96 kişi sadece 10 saniye içinde öldü. Karar sonrası uyuyamadık" diyerek gözyaşlarına boğuldu.