ÇEVRE - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 12:18

Uzmanı açıkladı: "Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı"

A
A
A
Uzmanı açıkladı: "Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı"

Kene vakalarındaki artışın doğal süreçlerle ilişkili olduğunu belirten Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Şahin, virüsün zamanla hastalık yapıcı özelliğinde değişiklik gösterebildiğini ifade etti. Şahin, kenenin ‘uçakla atıldı’ ve ‘gemiyle getirildi’ gibi söylemlerin bilimsel bir temele dayanmadığını söyledi.


Havaların ısınmasıyla kene vakalarında artış görülmeye başlandı. Özellikle ilkbahar ve yaz ayları ile birlikte doğada daha fazla vakit geçirilmesi, kene ile temas riskini artırıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Klinik Öncesi Bilimleri Bölümü Veterinerlik Parazitolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Şahin, Türkiye’de 2002 yılından itibaren kene kaynaklı vakaların, özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ile birlikte görülmeye başlandığı, bu süreçten bugüne kadar dönemsel olarak vaka artışları ve ölümler yaşandığı söyledi. Şahin, kene artışının biyolojik bir müdahale sonucu ortaya çıktığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve bu durumun doğal bir süreç olduğu belirterek, "Virüsün o yıllardan bugüne kadar virülentinin, yani hastalık yapıcı özelliğinin değiştiğini söyleyebiliriz. Geçmişte öldürmüyordu, artık öldürmeye başladı işte ‘uçakla atıldı’, ‘gemiyle getirildi’, farklı yöntemlerle ülkemize ulaştırıldı’ şeklindeki algıların önüne geçmeliyiz. Bu tür gerçek dışı söylemler yerine, geçmişte de var olan bir canlının taşıdığı hastalığın, yapısal olarak değişiklik gösterebildiğini ifade etmek daha doğru olacaktır" dedi.


"Farklı algıların önüne geçmeliyiz"


Ömer Faruk Şahin, kenenin ekosistemin bir parçası olduğunu söyleyerek, "Kene vakalarında dönem bazlı periyodik bir artış söz konusudur. Ancak bu artışın, vaka nezdinde toplumda infial etkisi ve panik oluşturacak bir duruma dönüşmemesi gerekir. Keneler geçmişte vardı, bugün de var ve gelecekte de var olacaktır. En başta bunun bilincinde olmalıyız. Bu, panik havası oluşturulmaması gereken durumlardan biridir. Bu canlı, ekosistemin bir parçasıdır. 2002 yılı itibarıyla ülkemizde kene kaynaklı vakaların, özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ortaya çıktığını ve bugüne kadar periyodik şekilde vaka artışları ya da ölümler görüldüğünü biliyoruz. Virüsün o yıllardan bugüne kadar virülentinin, yani hastalık yapıcı özelliğinin değiştiğini söyleyebiliriz. Geçmişte öldürmüyordu, artık öldürmeye başladı işte ‘uçakla atıldı’, ‘gemiyle getirildi’, farklı yöntemlerle ülkemize ulaştırıldı’ şeklindeki algıların önüne geçmeliyiz. Bu tür gerçek dışı söylemler yerine, geçmişte de var olan bir canlının taşıdığı hastalığın, yapısal olarak değişiklik gösterebildiğini ifade etmek daha doğru olacaktır" dedi.


"Kene küçüktür, etkisi büyüktür"


Şahin, havaların ısınmasıyla birlikte bu canlıların aktive olmaya başladığını belirterek, "Uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi, açık renkli giysilerin kullanılması, doğayla temas hâlinde uzun boğazlı çizmelerin giyilmesi, pantolon paçalarının çorap içine sokulması ve piknik gibi durumlarda açık renkli örtülerin tercih edilmesi kene ile temas hâlinde onu fark etmeyi, takip etmeyi ve uzaklaştırmayı kolaylaştırır. Hayvancılık sektöründe de benzer önlemlerle birlikte kimyasal mücadele yöntemleri uygulanmaktadır. Özellikle büyükbaş hayvanlarda dökme tarzı preparatlar evcil hayvanlarda damla şeklindeki preparatlar ya da kas içi ve deri altı enjeksiyonlar, koruma ve kontrol açısından etkili stratejiler sunar. Havaların ısınmasıyla birlikte bu canlılar aktive olmaya başlar. Küresel ısınmanın etkisiyle kenelerdeki aktivite süresi de uzayabilmektedir. Özellikle toprağın 10-14 derece civarında ısınmasıyla yüksek oranda hareketlilik kazanırlar. Kene küçüktür, etkisi büyüktür. Bu nedenle bilinçli olmak, varlığını kabul etmek gerekir. Geçmişte de olan, bugün de varlığını sürdüren ve gelecekte de olacak olan bu canlı, ekosistemin bir parçasıdır. Bireysel olarak alınacak koruyucu önlemler oldukça basittir. Bunları uygulamayı ihmal etmemek gerekir" diye konuştu.



Uzmanı açıkladı: "Keneler hep vardı, 2002’den sonra KKKA ortaya çıktı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da ticari alanların geleceği masaya yatırıldı Malatya’da ticari alanların mevcut durumu, Altay Kışlası’ndaki iş yerlerinin son durumu ve Küçük Sanayi Sitesi’nden taşınma süreci Valilik koordinasyonunda AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ın da katıldığı toplantıda ele alındı. Milletvekili Ölmeztoprak, ayrıca taziye ziyareti gerçekleştirdi ve bir düğün merasimine iştirak etti. Malatya’da ticari hayatı yakından ilgilendiren konular, Malatya Valisi Seddar Yavuz’un koordinasyonunda düzenlenen geniş katılımlı toplantıda ele alındı. Toplantıya; AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ın yanı sıra milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İhsan Koca, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, AK Parti İl Başkanı Ali Bakan, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit ve ilgili kurum temsilcileri katıldı. Ticari hayatın düzenlenmesi ele alındı Toplantıda, Altay Kışlası’nda yapımı tamamlanan ve teslim edilen iş yerlerinin mevcut durumu, Küçük Sanayi Sitesi’nden taşınma sürecini henüz tamamlamayan işletmelerin durumu ile çarşı ve diğer ticari alanlarda faaliyetlerin hızlandırılmasına yönelik çalışmalar görüşüldü. Esnafın yeni iş yerlerine geçiş sürecinin daha sağlıklı ilerlemesi, ticari alanlarda faaliyetlerin hız kazanması ve şehir ekonomisinin daha düzenli bir yapıya kavuşması amacıyla yürütülen çalışmalar değerlendirildi, sürecin koordineli şekilde ilerletilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya’nın ticari yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, esnafın sürece uyumunun önemine dikkat çekti. Taziye ziyareti Milletvekili Ölmeztoprak, toplantının ardından Milliyetçi Hareket Partisi Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu’nun vefat eden annesi Hatice Suzan (Müzeyyen) Fendoğlu taziye ziyaretinde bulundu. Ölmeztoprak, burada Fendoğlu ailesine başsağlığı dileklerini ileterek merhumeye rahmet, yakınlarına sabır temennisinde bulundu. Düğün merasimine katılım Malatya’nın tek kadın fırın ustası Handan Baydoğan’ın kızı Aycan ile Metehan’ın düğün merasimine katılan Milletvekili Ölmeztoprak, genç çiftin nikâh sevincine şahitlik etti. Ölmeztoprak, Baydoğan ve Mutlu ailelerinin mutluluğunu paylaştı ve evlenen çifte bir ömür boyu mutluluk diledi. Düğün merasiminde vatandaşlarla yakından ilgilenen Ölmeztoprak, Malatya’da sosyal dayanışma ve birlik duygusunun güçlenmesinin önemine dikkat çekti.
İstanbul Sultanbeyli’den kültür dünyasına yeni eser: 7 Güzel Çocuk kitabı tanıtıldı Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, ‘7 Güzel Adam’dan esinlenerek hazırlanan ‘7 Güzel Çocuk’ kitabını tanıttı. Tombaş, "Edebiyatımızda derin izler bırakan isimlerin mirasını gelecek nesillere taşımayı amaçlıyoruz. Böylece 7 ayrı kitaptan oluşan kitap setini, okullarımızda 15 bin çocuğumuza ücretsiz hediye edeceğiz" dedi. Kültür, sanat, edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimleri, Sultanbeyli Kültür Sanat Buluşmaları programında bir araya geldi. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa; İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ile çok sayıda yazar, şair, akademisyen ve sanatçı katıldı. Programda; 6-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali ve 7 Güzel Çocuk Kitap setinin tanıtımı yapıldı. 15 bin set ücretsiz hediye edilecek Çocuklarımızın kitapla ve medeniyet değerlerimizle büyümesinin önemine dikkat çeken Tombaş, "7 Güzel Adam, edebiyatımızda yalnızca bir kuşağın adı değildir. Bir duruşun, bir ahlakın, bir sadakatin, bir dostluğun ve bir dava bilincinin adıdır. Onlar kelimeyi yalnızca yazmak için değil; insanı, toplumu ve zamanı anlamak için kullandılar. Biz de bu seriyi çocuklarımız için hazırlarken, onların mirasını bugünün diliyle çocuklarımızın dünyasına taşımayı hedefledik. Çünkü çocuklarımıza yalnızca bilgi vermek yetmez. Onlara iyi örnekler, güçlü karakterler, güzel hikâyeler ve sağlam bir değer dünyası da sunmamız gerekir. 7 ayrı yazarın kaleme aldığı ‘7 Güzel Çocuk’ kitabımızı kültür dünyamıza kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kitap setlerimizi okullarımızda 15 bin çocuğumuza ücretsiz hediye edeceğiz" dedi. 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali başlıyor Ayrıca şiir festivali hakkında bilgi veren Tombaş, "Bugüne kadar İstanbulensis Şiir Festivali kapsamında 60 farklı ülkeden 130 yabancı şairi ve Türkiye’den 170 şairimizi Sultanbeyli’de ağırladık. Bu yönüyle festivalimiz, yalnızca ilçemizin değil; İstanbul’un ve ülkemizin kültür hayatında da güçlü bir iz bıraktı. Geçtiğimiz yıl 10 yerli, 4 yabancı şairimizi misafir etmiştik. Bu yıl ise ana programımızda 13 yerli, 4 yabancı şairimizin katılımıyla; farklı programlarımız ve buluşmalarımız kapsamında 30’un üzerinde şaire ev sahipliği yapıyoruz. Bu festivalle şiirin Sultanbeyli’de daha güçlü yankılanmasını; gençlerimizin şiirle, edebiyatla ve düşünceyle daha sağlam bir bağ kurmasını arzu ediyoruz. Herkese şiir sevgisini yaymak istiyoruz." "Güzel insan idealini çocuklarımızla buluşturduk" 7 Güzel Çocuk kitap setinin koordinatörü Doç. Dr. Mesut Koçak şunları söyledi; "Bu kitaplar klasik bir biyografik anlatı olmanın ötesinde hazırlandı. Çocuklarımızın hayal dünyasına dokunmak; Yedi Güzel Adam’ın düşünce dünyasını, kavramlarını ve taşıdığı değerleri daha anlaşılır bir dille aktarmak amacıyla kaleme alındı. Bu çalışma, sadece Yedi Güzel Adam’ı tanıtmak değil; onların temsil ettiği güzel insan idealini çocuklarımızla buluşturmak açısından da kıymetli. İnşallah hayra vesile olur." dedi. Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammed Fatih Andı ise, "7 Güzel Çocuk" inşallah Sultanbeyli Belediyesi için de İstanbulensis gibi güzel başlangıcın vesilesi olur. Çocuk edebiyatı onca yazılıp çizilmesine rağmen çok da dolduramadığımız alanlardan birisi. Bu alanda ne kadar çok eser üretirsek o kadar faydalı bir iş yapmış oluruz. "Hayranlıkla baktığım bir proje" Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, "‘7 Güzel Çocuk’ projesi de hayranlıkla baktığım bir proje. 7 Güzel Adam’ın ortaokullarımızda tanınması adına çok kıymetli bir proje. Sultanbeyli Belediyesi öncü ve örnek çalışmalar sergiliyor" İfadelerini kullandı. Oyuncu-Yönetmen Recep Çavdar, "7 Güzel Çocuk projesi beni heyecanlandırdı. Bu projeden hareketle, ‘Neden 7 Güzel Genç temalı bir tiyatro oyunu yazmayayım diye düşündüm. Bu anlamda birbirimizi besliyor, birbirimizden etkileniyor ve yeni çalışmalar için ilham alıyoruz. Bu kıymetli çalışmalara öncülük eden Sultanbeyli Belediye Başkanımız Ali Tombaş’a teşekkür ediyorum" dedi. Şair Yazar Bestami Yazgan ise, "7 Güzel Adam’ı biliyorduk ama bu 7 güzel adam nasıl 7 güzel çocuktu diye merak ediyorduk. Bu projeyle bu soruya cevap verilmiş oldu" diye konuştu.
Denizli Denizli Büyükşehirin mobil ikram filosu güçlendi Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin geçtiğimiz yıl başlattığı ve ilk yılında 1 milyon 177 bin kişiye ulaşan mobil ikram hizmeti, filoya katılan üçüncü araçla daha da güçlendi. Denizli’nin 19 ilçesi 616 mahallesinde paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi haline gelen Denizli Büyükşehir Belediyesi mobil ikram hizmeti, filosuna eklediği yeni aracıyla gücüne güç kattı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet vermeye başlayan üçüncü mobil ikram aracı, modern donanımı ve artan kapasitesiyle gönül sofralarını daha da büyütecek. Kent tarihinde bir ilk olarak başlatılan mobil ikram araçları geçen yıl 1 milyon 177 bin kişilik çorba, pilav, ayran, helva ve su ikramında bulunurken, filonun büyümesiyle daha da geniş kitlelere ulaşacak. Pazar yerleri, cami, meydanlar, hastaneler, sanayi, kampüs ve toplu ulaşım araçları durakları gibi vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde hizmet veren mobil araçlar; yangın, doğal afet ve benzeri acil durumlarda da vatandaşları yalnız bırakmıyor. "Zor anlarda da vatandaşlarımızın yanındayız" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, mobil ikram araçlarının 2026 yılında da yoğun bir mesai ile çalışmaya devam ettiğini belirterek, halkın yoğun ilgisi ve artan ihtiyaçlar doğrultusunda, filoya üçüncü mobil ikram aracını dahil ettiklerini söyledi. Başkan Çavuşoğlu, "Şehrimizin her köşesine ulaşan gönül soframızla sadece iyi günde değil, yangın, doğal afet ve ihtiyaç duyulan zor anlarda da vatandaşlarımızın yanında oluyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışımızla yardımlaşma ve dayanışma kültürümüzü güçlendirerek, Denizli’mizi daha mutlu ve huzurlu bir şehir haline getirmek için yolumuza devam ediyoruz" dedi.