SAĞLIK - 14 Mart 2026 Cumartesi 12:04

Uzmanı uyardı: "Cildinizi düzelteyim derken psikolojinizden olmayın"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Cildinizi düzelteyim derken psikolojinizden olmayın"

Uzman Psikolog Dilruba Işın, akne tedavilerinde kullanılan ilaçların özellikle psikolojik rahatsızlık geçmişi bulunan kişilerde bu ilaçların duygu durumunu olumsuz etkileyebileceğini belirterek, tedavi sürecinde hekimle iş birliğinin önemine dikkat çekti.


İnsanlar aknelerinden kurtulmak için çeşitli ilaçlara başvuruyor. Özellikle ağızdan kullanılan akne ilaçları, cilt sorunlarının giderilmesinde etkili bir tedavi yöntemi olarak tercih ediliyor. Ancak bu ilaçların bazı durumlarda insan psikolojisini de etkileyebiliyor. Bazı araştırmalar bu ilaçların depresyon, anksiyete, duygu durum değişiklikleri ya da kendine zarar verme eğilimi gibi psikolojik sorunları tetikleyebileceğini ileri sürerken, bazı çalışmalar ise ilaçların psikiyatrik bir yan etkisinin bulunmadığını gösteriyor. Bu nedenle tedavi sürecinde bireylerin psikolojik geçmişinin değerlendirilmesinin önem taşıyor. Özellikle daha önce depresyon, kaygı bozukluğu ya da farklı bir psikiyatrik rahatsızlık öyküsü bulunan kişilerin ilaç kullanımı öncesinde bu durumları hekimleriyle paylaşması gerekiyor. Tedavi sürecinde ortaya çıkabilecek duygu durum değişikliklerinin de yakından takip edilmesi öneriliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Dilruba Işın, oral akne ilaçlarının psikolojik etkileriyle ilgili bilimsel çalışmaların farklı sonuçlar ortaya koyduğunu belirterek, "Bazı araştırmalar bu ilaçların depresyon, anksiyete ya da duygu durum bozukluklarını tetikleyebileceğini söylerken bazı çalışmalar ise psikiyatrik bir yan etki bulunmadığını ortaya koyuyor" dedi.


Bu nedenle ilaç kullanımında bireysel değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Işın, "Eğer bir kişiye ağızdan kullanılan akne ilacı öneriliyorsa mutlaka psikiyatrik öyküsüne bakılmalı. Kişinin güncel olarak depresyon, anksiyete ya da duygu durum bozukluğu gibi bir problemi olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmeden sonra ilaç kullanımına başlanması daha sağlıklı olacaktır" diye konuştu.


"Psikiyatrik öyküsüne bakmak gerekiyor"


Dilruba Işın, kişide herhangi bir psikiyatrik hastalığa yatkınlığını değerlendirip bu şekilde ilaç kullanılması gerektiğini söyleyerek, "Burada bu tür ilaçları kullanan kişilerin bireysel olarak değerlendirilmeli eğer hekimleri tarafından oral kullanılan akne ilaçlarının önerildiği hastalar varsa bu hastanın psikiyatrik öyküsüne bakmak gerekiyor. Güncel olarak yaşadığı herhangi bir depresyon, anksiyete, duygu durum bozukluğu, mod bozuklukları ya da herhangi bir psikiyatrik hastalığa yatkınlığı var mı bunlar değerlendirilmeli zaten sonrasında ilaç kullanımına başlanılabilir. Ben de kendi klinik çalışmalarımda bu ilaç grubunu kullanan danışanlara özellikle hekimle iş birliği yapmalarını öneriyorum. Bu noktada ilaç süreci boyunca bireyde duygu durum bozukluğu, mod düşüklüğü ya da karamsarlık açığa çıkarsa bunu da mutlaka hekimlerine bildirmeliler. Tüm bunlara ek olarak söylenilenleri kenara bırakırsak bir de pozitif yan etkileri olduğunu söyleyen çalışmalar var" dedi.


"Kişi kendinin farkında olması gerekiyor"


Işın, uzman kontrolünün önemine vurgu yaparak, "Akne problemi yaşayan bireylerde kaygı bozukluğu, depresyon, sosyal fobi, düşük özgüven gözükebilir ama akne tedavisi sonrasındaysa bu semptomlarda ciddi bir düzelme açığa çıktığını vurguluyor. Bu yüzden oral kullanılan akne ilaçları hem böyle daha dikkatli kullanılması gereken bir yerdeyken, kullanıldıktan sonra da olumlu yan etkilere de sahip. Bir psikolojik rahatsızlık geçmişiniz varsa ya da ailenizde böyle bir öykü varsa lütfen bunu hekiminize bildirin ki ona göre bir tedavi planı uygulasın. Ben de klinik çalışmalarımda bu konuyu çok önemsiyorum. Kişinin geçmişinde psikolojik rahatsızlık öyküsü varsa ilaç kullanımı olumsuz etkileyebilir ve tetikleyici bir faktör olabilir. Her şey yolunda giderken, bir iyileşme gösterirken bu ilaçla birlikte bir tetiklenme yaşayabilir. Bu yüzden kendileri açısından da farkında olmaları gerekiyor. Hekimler belki depresyon, anksiyete, duygu durum bozuklukları gibi konularda hastalarını bilinçlendirirken bu etkilerin de çok daha düşük yaşanabileceğini de yanı sıra eklemeliler. Cildimizi düzeltmek tabi çok önemli özellikle popüler medya tarafından yöneltilen bir şeydir. Pürüzsüz, parlak ciltler olarak da çok fazla vurgulanıyor. Bu tedaviye başlanmadan önce kendilerini zaten kötü de hissedebiliyorlar. Bu kötü hissedişin sonucunda bir tedaviye başlanıyor ve bu tedaviyi ve etkilerini kapsamlıca bilmek hem psikolojilerini korumaya hem de ciltlerini düzeltir diye düşünüyorum" ifadelerine yer verdi.



Uzmanı uyardı: "Cildinizi düzelteyim derken psikolojinizden olmayın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MİT’ten 1940 tarihli "acele" ibareli şüpheli takibi belgesi paylaşıldı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara’nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı. Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara’nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu. Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor. Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı. Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı. Karşı istihbarat çalışmaları MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor. "Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi. Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT’in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.