SAĞLIK - 19 Şubat 2026 Perşembe 20:04

Uzmanı uyardı: "Riskli gebeliklerde oruç tutmak, düşük ve kayıplara neden olabilir"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Riskli gebeliklerde oruç tutmak, düşük ve kayıplara neden olabilir"

Sivas Medicana Hastanesi Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nadir Cömert, Ramazan ayında hamile kadınların oruç tutmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz" dedi.


Ramazan ayının başlamasıyla birlikte hamile kadınların oruç tutup tutamayacağı konusu yeniden gündeme geldi. Özellikle gebeler, sağlık durumlarının oruç tutmaya uygun olup olmadığı konusunda doktorlara sıkça başvuruyor. Uzmanlar ise gebeliğin dönemine ve annenin sağlık durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre gebeliğin ilk 3 ayında bebeğin organ gelişimi gerçekleştiği için uzun süreli açlık önerilmiyor. Son 3 aylık dönemde ise hem bebeğin hem de annenin artan besin, protein, vitamin ve glikoz ihtiyacı nedeniyle oruç tutulması genellikle tavsiye edilmiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nadir Cömert, hamilelikte ara dönemin oruç tutmak için daha uygun bir dönem olduğunu söyleyerek, "Özellikle kronik hastalıkları olanlara önermiyoruz. Örneğin kronik kalp hastalığı, hipertansiyonu, diyabeti, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlara tabi ki oruç tutmayı önermiyoruz. Onun dışında belki bir diyetisyenle birlikte orucu götürmek çok daha iyi olabilir" dedi. Cömert, uzun süre açlık ve susuzlukta bebeğin etkilenebileceğini belirterek, "Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz" ifadelerine yer verdi.



"Negatif etkileri olabilir"


Kronik hastalığı olanlara oruç tutmayı önermediğini belirten Nadir Cömert, "Ramazan ayı başladı. Hastalarımız ve özellikle gebelerimiz çok soruyor. ’Hocam oruç tutabilir miyim’ diye. Tabi tutmak isteyen hastalarımız için önerilerimiz oluyor. Genel olarak ilk 3 ay ve son 3 ay tutmalarını çok önermiyoruz. İlk 3 ayda organ gelişimi, bebeğin gelişimi olduğu için. Son 3 ayda da bebeğin ve annenin beslenmeye ihtiyacı çok fazla artıyor. Protein, şeker, glikoz ihtiyacı ve vitamin ihtiyaçları falan çok arttığı için çok önermiyoruz aslında. Ara dönem belki daha oruç tutulabilecek bir dönemdir. Ama tabi orda da hastanın özel durumları olabiliyor. Özellikle kronik hastalıkları olanlara önermiyoruz. Örneğin kronik kalp hastalığı, hipertansiyonu, diyabeti, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı gibi hastalıkları olanlara tabi ki oruç tutmayı önermiyoruz. Onun dışında belki bir diyetisyenle birlikte orucu götürmek çok daha iyi olabilir. İftarda nasıl beslenilmesi gerektiği, sahurda ne yenmesi gerektiği gibi sorular olabiliyor. Hastamız mümkünse bir diyetisyen eşliğinde de bu durumu götürebilir. O açıdan hem bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hem de bir diyetisyenle birlikte bu süreci götürmek en doğrusudur. Uzun süre açlıktan şeker düzeyi düşüyor. Ondan sonra yağ hücrelerinde yıkım başlıyor. Keton üretimi başlıyor. Bu keton üretimi olduğu zaman kanda biraz yüksek düzeye çıktığı zaman bebeği etkileyebiliyor uzun sürede. O yüzden böyle negatif etkiler olabilir çok net olmamakla birlikte. Ondan sonra tabii sıvıyla ilgili de bebeğin sıvısıyla ilgili amniyon sıvısı dediğimiz bir sıvı var. Uzun süre açlık ve susuzlukta bebek etkilenebilir. Riskli gebeliklerde hem anne karnında kayıplar hem de düşük gibi durumlarla karşılaşabiliyoruz" diye konuştu.



Uzmanı uyardı: "Riskli gebeliklerde oruç tutmak, düşük ve kayıplara neden olabilir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İl Gençlik Teşkilatı’ndan "iftara 5 kala" hareketi Ramazan ayının ilk gününde AK Parti İl Gençlik Teşkilatı "İftara 5 kala" programı düzenlendi. Teşkilat üyeleri, Şişli Mecidiyeköy’de trafikte kalan, evine yetişemeyen veya mesaisi devam eden vatandaşlara iftariyelik paketler dağıttı. AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından hem Ramazan ayının manevi iklimini sokaklarda yaşatmak hem de vatandaşlarla gönül köprüsü kurmak amacıyla "İftara 5 Kala" programı düzenlendi. Program kapsamında teşkilat üyeleri tarafından Şişli Mecidiyeköy’de trafikte kalan, evine yetişemeyen veya mesaisi devam eden vatandaşlara iftariyelik paketler dağıtıldı. Programa ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti il Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yüce, "Şu anda Şişli Mecidiyeköy‘deyiz arkamda görmüş olduğunuz üzere şu anda iftar üzerinde çok yoğun bir trafikle karşı karşıyayız. Biz de AK Gençlik olarak İstanbul’un dört bir tarafından şu anda binlerce genç arkadaşımızın katılımıyla iftara yetişemeyen vatandaşlarımızın İstanbulluların yanında olduğumuzu beyan ederek, tüm İstanbullular için şu anda iftariyeliklerimizi hazırladık. Şimdi bugün de inşallah iftariyeliklerimizi İstanbullularla buluşturacağız. Yaklaşık 400 bin iftariyemiz İstanbullularla buluşturmuştuk AK Gençlik olarak. Bu sene biz AK Gençlik olarak iftara ‘5 kala’ faaliyetlerinde 1 milyona yakın bir hedefle İstanbul’un 39 ilçesinde binlerce genç arkadaşımızın katılımıyla faaliyetlerini devam ettireceğiz" diye konuştu.
Ankara Sağlık çalışanları iftar sofrasında buluştu AK Parti Genel Merkezi’nde, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan’ın ev sahipliğinde düzenlenen iftar programında Ankara’da kamuda görev yapan sağlık çalışanları aynı sofrada bir araya geldi. AK Parti Genel Merkezi’nde, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Prof. Dr. Halit Yerebakan’ın ev sahipliğinde düzenlenen iftar programında Ankara’da kamuda görev yapan sağlık çalışanları aynı sofrada bir araya geldi. Ramazan ayının ilk günlerinde gerçekleştirilen buluşma; destek hizmetleri personelinden hemşirelere, teknikerlerden şoförlere, hekimlerden akademisyenlere uzanan geniş bir katılımla, sağlık camiasının "büyük aile" ruhunu yansıttı. Ramazan ayının ilk gününde gerçekleştirilen programda; Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, geçmiş dönem Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ankara Üniversitesi Rektörü Necdet Ünüvar ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görev yapan AK Parti milletvekilleri yer aldı. İftar programında yapılan değerlendirmelerde, Ramazan’ın yalnızca bir ibadet ayı değil; aynı zamanda dayanışmayı büyüten, aile bağlarını güçlendiren, toplumsal birlikteliği tazeleyen "ortak sofra" olduğu vurgulandı. Sağlık hizmetinin, sadece bir meslek değil; emanet bilinciyle yürütülen, ekip ruhuyla ayakta duran bir sorumluluk alanı olduğunun altı çizildi. Programda konuşan Yerebakan, Ramazan ayının sadece bir ibadet zamanı değil; aynı zamanda "yılın en uzun süren aile buluşması" olduğunu vurguladı. Ramazan sofralarının Türkiye’nin en büyük aile şenliği olduğunu ifade eden Yerebakan, sağlık çalışanlarının bu büyük ortak sofranın huzur ve güven içinde kurulmasındaki rolüne dikkat çekti. Sağlık hizmetinin bir meslekten öte bir "mesai arkadaşlığı ve vicdan sözleşmesi" olduğunu belirten Halit Yerebakan, güçlü sağlık altyapısının siyasi irade ile sahadaki emeğin birlikte yürüyüşünün sonucu olduğunu ifade etti. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefinin merkezinde sağlık çalışanlarının emeği ve birikiminin bulunduğunu söyleyen Yerebakan, sağlık politikalarının sadece fiziki altyapıyı değil, çalışanların huzurunu ve sistemin insani boyutunu güçlendirmeyi esas aldığını ifade etti. Programın ev sahibi AK Parti Sağlık Politikaları Başkanlığı, sağlık çalışanlarının fedakârlığının toplumun huzuru ve güveni için taşıdığı öneme dikkat çekerek; sahadan gelen tecrübelerin, önerilerin ve ihtiyaçların politika süreçlerine yansıtılması konusunda kararlılık mesajı verdi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da konuşmasında sağlık çalışanlarının fedakârlığına dikkat çekerek, Türkiye’nin sağlık alanında ulaştığı seviyenin ortak emeğin sonucu olduğunu belirtti. Program, Ramazan ayının birlik, dayanışma ve ortak sorumluluk ruhuna vurgu yapan mesajlarla sona erdi.
Nevşehir Bu köyde iftar vakti evlerde yemek pişirmek yasaklandı Nevşehir’de bir köy muhtarı aldığı ilginç kararla Ramazan ayında evlerde iftar yapılmasını yasakladı. Köyde yaşayan vatandaşlar iftarlarını imece usulü hazırlanan yemeklerle her akşam toplu olarak açıyor. Pandemi döneminde ihtiyaç sahiplerine evlere yemek servisi ile başlayan uygulama zamanla gelenek haline geldi. Son 5 yıldır sürdürülen uygulama kapsamında köy halkı her gün yaklaşık 700 kişilik yemek hazırlıyor. Hazırlanan yemekler kurulan sofralarda birlikte yenilirken, gelemeyen yaşlı ve görev başındaki kişilere ise yemekler ulaştırılıyor. Köyün İmam Hatibi İbrahim Aktaş, uygulamanın dayanışmayı güçlendirdiğini belirterek, "Beş yıldır burada iftar veriyoruz. Dışarıdan gelen misafirlerimiz, kolluk kuvvetlerimiz, öğrencilerimiz hep birlikte aynı sofrada buluşuyor. Hayır sahiplerinden Allah razı olsun, yardımlarını esirgemiyorlar. Muhtarımızın kesin talimatıdır, evlerde iftar olmaz. Gelin dolaşın bir tane evde yemek pişmediğini görürsünüz" dedi. Başka bir vatandaş da her yıl aynı birlikteliğin yaşandığını belirterek, "Herkes yardım ediyor, geliyor temizliyor. Herkesten Allah razı olsun. Burada toplu yemek yemekten mutluyuz" ifadelerini kullandı. Köy sakinlerinden Naciye Ateş ise uygulamadan memnun olduklarını ifade ederek, "Beş yıldır düzenli yemek yapılıyor, kimse evinde yemek yemiyor. Hep birlikte toplu olarak yiyoruz. Buraya gelmekten mutluyuz, Allah herkesten razı olsun" diye konuştu. Köy Muhtarı Nihat Ateş ise amaçlarının birlik ve beraberliği güçlendirmek olduğunu söyledi. Ateş, "İftar programının bu yıl beşinci senesi. Önceden herkes kendi evinde yapıp kendi çevresini çağırıyordu. Biz bunu birleştirdik, herkes aynı çatı altında yesin istedik. Polis, asker, sağlık çalışanı ve havalimanı personelleri nöbette oldukları için yemeklerini alıp gidiyor. Gelemeyenlere de biz götürüyoruz. Ramazan gelince köyde evlerde yemek pişirilmesine razı olmuyoruz, kısacası yasaklıyoruz. Birlik beraberlik içinde bu manevi ortamı yaşayalım istiyoruz. Burada günlük 700 kişilik iftar yemeği çıkartıyoruz" dedi.
Kilis Kilis Valisi Kalaylı, gazi ve şehit aileleriyle iftarda buluştu Kilis Valisi Ömer Kalaylı, gazi ve şehit aileleriyle iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen programda birlik ve beraberlik mesajları verildi. Vali Kalaylı, yaptığı konuşmada Ramazan ayının birlik, dirlik ve kardeşlik ayı olduğunu vurgulayarak, şehitlerin emanetlerine sahip çıkmanın ve gazileri yalnız bırakmamanın herkesin görevi olduğunu söyledi. Vali Kalaylı, "Ramazan; birliktir, dirliktir, kardeşliktir. Bizlere düşen; şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak, gazilerimizi asla yalnız bırakmamak, milli birlik ve beraberliğimizi her zamankinden daha fazla perçinlemektir. Çünkü bizi millet yapan; ortak değerlerimiz, ortak ideallerimiz ve ortak fedakarlıklarımızdır" dedi. Mübarek Ramazan akşamında edilen duaların başta aziz şehitler olmak üzere tüm geçmişlerin ruhlarına ulaşmasını Yüce Allah’tan niyaz ettiğini belirten Vali Kalaylı, "Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin; dualarımızı makbul kılsın; birliğimizi daim, kardeşliğimizi kaim eylesin" diye konuştu. Vali Kalaylı konuşmasının sonunda aziz şehitleri rahmetle andığını, kahraman gazilere şükranlarını sunduğunu belirterek programa katılanlara teşekkür etti. İftar programına Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, Kilis Cumhuriyet Başsavcısı Emre Kaya, vali yardımcıları, kaymakamlar, şehit aileleri ve diğer protokol üyeleri katıldı.