ÇEVRE - 04 Mart 2026 Çarşamba 12:02

Yağan kar eridi, çiftçilerin yüzü güldü

A
A
A
Yağan kar eridi, çiftçilerin yüzü güldü

Son yılların en yoğun yağışlı kış aylarını geride bırakan Sivas’ta yağan karlar eriyerek çiftçilere can suyu oldu. Akarsular ve sulama barajlarının suyla dolması, çiftçilerin yüzünü güldürdü.


Son yılların en yoğun kar yağışının yaşandığı Sivas’ta hava mevsim normallerine dönmeye başladı. Kar kalınlığının bölgesel olarak değiştiği ve yer yer 2 metreyi bulduğu kentte artan hava sıcaklıkları sonrası yağan kar erimeye başladı. Aniden eriyen kar suyu, bazı noktalarda taşkınlara neden olurken çiftçilerin verim umudunu artırdı. Önceki yıllarda yaşanan kuraklığın tersine 2026 yılında bolluk ve bereket bekleniyor.


"Yağışlar çiftçimizi sevindirdi"


Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Çetindağ, "Geçmiş yıllardaki yaşadığımız kuraklıklar 2026 yılında görünmüyor. 2024 yılında metrekareye düşen yağış miktarı 322 kilogramken, 2025 yılında metrekareye düşen yağış miktarı 344 kilogramdır. 2026 yılının birinci ve ikinci ayına baktığımız zaman Sivas’a düşen yağış miktarı 162 kilogram civarlarında. Yani daha 2 ay geçmişken yağış bu seviyede oluyorsa, geriye 10 ayda inşallah 500 kilogramı geçecektir. Bu sene Sivas’ta kar ve yağmur yağışlarının olması hem bizi hem çiftçimizi hem de ülkemizi sevindirdi. Kızılırmak Sivas’tan doğuyor ama sadece bizimle ilgili değil. Kayseri, Nevşehir, Ankara ve Çorum gibi bu illeri hepsini besleyerek gidiyor. Bu sene İnşallah baharda hem şeker pancarında hem patates hem de ayçiçekte artık Türkiye’de en üst seviyelerde olacağız" dedi.


Sivas’ın daha önceki yıllarda hasat rekorları kırdığını ifade eden Başkan Çetindağ, "Yağışlara baktığımız zaman 2026 yılı Sivas’ta tarımda bol ve bereketli geçeceğini gösteriyor. Herhangi bir büyük felaket olmadığı sürece bu şekilde görünüyor. İnşallah bunu hasada da uygulandığı zamanda ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağına eminim. Sivas olarak şeker pancarında, patateste, buğdayda, balda, hayvancılıkta 81 vilayetin içinde ilk sıralardayız. Bu sene İnşallah bu şekilde hava şartları gittiği sürece 2026 yılının tarımda dolu dolu geçeceğinin şimdiden müjdesini verelim. Gerçekten istediğimiz gibi bir yağışların kar ve yağmur bol yağdı. Bizim beklentimiz de 2026 yılının güzel bir yıl olacağını, üretimin bol olduğu çiftçilerimizin bir sıkıntı yaşanmadığı, devletimize ve milletimize herhangi bir sıkıntı yaşatmayacağını şu anda yeni verilere göre de tahmin ediyoruz" şeklinde konuştu.



Yağan kar eridi, çiftçilerin yüzü güldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Başkan Acar: "Aliağa’mızın en iyisini isteme hakkı vardır çünkü üreten bir şehirdir" Aliağa Belediyesi mart ayı meclis toplantısında konuşan Belediye Başkanı Serkan Acar, ilçenin tam teşekküllü bir hastaneye ihtiyacı olduğunu ifade ederek, "Çaltılıdere’deki hastanenin bir an önce faaliyete geçmesi için elimizden gelen mücadeyi vereceğiz. Sağlık hizmetleri hepimizin konusu, belediye olarak bizim de asli konumuz ve asli mücadelemizdir" dedi. Meclis toplantısı Belediye Başkanı Serkan Acar başkanlığında gerçekleştirildi. Başkan Acar, tüm vatandaşların sağlık, huzur, birlik ve beraberlik içerisinde bir Ramazan geçirmesi temennisinde bulundu. Toplantıda, Değirmendere Spor Tesisi’nin adının ‘Yavuz Güral Değirmendere Spor Tesisi’ olması, Çıtak Mahallesi’nde Aliağa Belediyesi tarafından projelendirilen ve yapımına başlanacak olan spor tesisinin adının ‘Çıtak Memduh Aydın Spor Tesisi’ olması ve Avcı Ramadan Çocuk Oyun ve Rekreasyon Alanında bulunan basketbol sahalarına da "Julide Oytun Sonat Spor Parkı" isminin verilmesi kararlaştırıldı. Gündemdeki maddelerin oylanmasının ardından meclise hitap eden Başkan Acar, sağlık hizmetleri ilgili açıklamada bulundu. Başkan Serkan Acar, "Aliağa’mızın en iyisini isteme hakkı vardır çünkü üreten bir şehirdir. Sağlık anlamında da en iyisine layıktır. Aliağa’mızda tam teşekküllü bir hastanenin yapılması gerekmektedir. Hepimiz aynı mücadelenin içindeyiz. Mevcut hastanemize de haksızlık etmemek lazım. Hem yönetim hem de sağlık çalışanları özveriyle çalışıyorlar. Eksiklikleri de tamamlama çalışması içindeler. En kısa sürede tamamlayacaklardır. Çaltılıdere’deki hastanenin bir an önce faaliyete geçmesi için elimizden geldiğince mücadelemizi vereceğiz. Sağlık hizmetleri hepimizin konusu, belediye olarak bizim de asli konumuz ve asli mücadelemizdir" ifadelerini kullandı.
Samsun "Bebeklerde işitme kaybının geç fark edilmesi dil gelişimini olumsuz etkiliyor" Bebeklerde işitme kaybının zamanında teşhis edilmesinin, erken müdahale açısından önemli olduğuna dikkat çeken Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, "İşitme kaybının tanısı geç konduğunda bebek ve çocukların optimal gelişimi ve kişisel başarıları olumsuz etkilenmektedir. Çünkü dil ve iletişim becerileri çocuğun normal gelişimi için önemli rol oynamaktadır. Bu becerilerin kazanımındaki gecikme okuma-yazmayı, akademik başarıyı ve kişisel-sosyal gelişimi etkilemektedir" dedi. Liv Hospital Samsun Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Kliniği’nden Opr. Dr. Yunus Karadavut, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla bilgilendirmelerde bulunarak bebeklerde işitme kaybının geç fark edilmesinin dil gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi. "Kişisel başarılar olumsuz etkilenebilir" İşitme kaybının belirlenmesinin, erken müdahale hizmetlerinin sağlanması açısından önemli olduğunu vurgulayan Opr. Dr. Karadavut, "İşitme kaybının tanısı geç konduğunda bebek ve çocukların optimal gelişimi ve kişisel başarıları olumsuz etkilenmektedir. Çünkü dil ve iletişim becerileri, çocuğun normal gelişimi için önemli rol oynamaktadır. Bu becerilerin kazanımındaki gecikme okuma-yazmayı, akademik başarıyı ve kişisel-sosyal gelişimi etkilemektedir. Bu nedenle hem Türkiye’de hem de dünyada yeni doğan, çocukluk ve okul dönemlerindeki çocuklarda işitme taramalarına önem verilmektedir" diye konuştu. "Okul çağındaki çocuklar risk altında" Okul çağı çocuklarının risk altında olduğunu da sözlerine ekleyen Opr. Dr. Karadavut, "Alerjiler, üst solunum yolu enfeksiyonları, geniz eti ve bademcik enfeksiyonları ve buna bağlı orta kulakta sıvı birikmesi durumu, dış ve orta kulak enfeksiyonları, buşon (kulak kiri), travma, kulak içine yabancı cisim kaçması gibi durumlar ve genetik hastalıklar işitme kaybına neden olabilir. İşitme eğitim ve iletişim için en önemli bileşendir. Okul döneminde daha da önemli hale gelmektedir. Kalıcı işitme kaybı yaygınlığının okul çağındaki çocuklarda binde 9’a yükseldiği bildirilmektedir. Bir ya da iki kulakta kalıcı ya da geçici işitme kaybı, okul-yaşı çocuklarının yüzde 14’ten fazlasını etkilemektedir. Tek taraflı işitme kayıplarında bile sınıf tekrar oranı yüzde 37 olarak bildirilmektedir. İşitme kaybı dikkat, öğrenme ve sosyal işlevlerdeki sıkıntıları artırmaktadır. Çocuklardaki işitme kaybı yaygınlığı eğer gerekli tıbbi ve eğitim desteği sağlanamazsa, okul başarısını olumsuz etkileyerek bireylerde önemli sosyal ve ülke açısından ekonomik kayıplara sebep olmaktadır. Sonuç olarak okul çağı çocuklarında işitme kaybı ihmal edilmemeli ve en yakın uzman hekime başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.