ASAYİŞ - 04 Mart 2026 Çarşamba 14:36

MSB: "Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat Doğu Akdeniz’de etkisiz hale getirildi"

A
A
A

Milli Savunma Bakanlığı, İran’dan ateşlenerek Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından angaje edilerek etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın zamanında müdahaleyle imha edildiği belirtildi.

MSB:

Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hâle getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken, kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz."

MSB:

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Başkan Sandıkçı: "Ramazan’da gönül bağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Ramazan ayının manevi ikliminde 7’den 70’e tüm vatandaşlarla bir araya gelip, gönül bağını güçlendirdiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Ramazan ayı boyunca ilçede gerçekleştirdikleri birçok etkinlik ve programla Ramazan’ın bereketini paylaşmaya devam ettiklerini, çocuklarla, gençlerle ve ailelerle buluşmayı sürdürdüklerini söyledi. Çat kapı iftar programıyla vatandaşları evlerinde ziyaret ederek iftar sofralarında buluşmayı sürdürdüklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, her akşam farklı bir mahallede teravih namazı sonrası mahalle buluşmalarıyla vatandaşlarla bir araya geldiklerini dile getirdi. Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinliklerinde de ailelerle bir araya geldiklerini, çocukları ve gençleri hediyelerle buluşturduklarını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde hemşehrilerimizle ve gençlerimizle buluşmayı, Ramazan’ın sevincini paylaşmayı sürdürüyoruz" dedi. Teravih namazı sonrası gerçekleştirdikleri mahalle buluşmalarıyla ilçe sakinlerinin taleplerini ve önerilerini dinlediklerini, ayrıca yürütülen çalışmalar ile ilgili istişarelerde bulunduklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizin dört bir köşesinde hemşehrilerimizle ve gençlerimizle buluşuyor, mübarek Ramazan ayının bereketine ortak olmaya devam ediyoruz. Çat kapı iftar programımız ve teravih namazı sonrası mahalle buluşmalarımızla hemşehrilerimizle bir araya geliyor, Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinliklerimizle çocuklarımızın ve gençlerimizin neşesine ortak oluyoruz. Mahalle buluşmalarımızda hemşehrilerimizin taleplerini ve önerilerini dinliyoruz. Ortak akıl anlayışıyla çalışmalarımıza yönelik istişarelerde bulunuyoruz. Ramazan ayının manevi ikliminde 7’den 70’e tüm gençlerimizle ve hemşehrilerimizle bir araya gelmeyi sürdürüyor, gönül bağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" diye konuştu.
Samsun Nebiyan’ın lezzetleri tescil yolunda Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde, bölgenin tarımsal zenginliklerini markalaştırmaya yönelik önemli bir adım atıldı. "Nebiyan Markalaşma Yolunda" başlıklı proje ile Nebiyan fasulyesi, Nebiyan kestanesi ve 19 Mayıs salebine coğrafi işaret alınması hedefleniyor. 19 Mayıs Belediyesi tarafından hazırlanan proje doğrultusunda Nebiyan lezzetleri için coğrafi işaret başvurusunda bulunulacak. Projenin protokolü, 19 Mayıs Belediye Başkanı Osman Topaloğlu ile Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehlika Dicle arasında imzalandı. Protokol hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Topaloğlu, ilçenin doğal ve tarımsal değerlerini gelecek kuşaklara aktarmayı temel hedef olarak gördüklerini belirtti. Coğrafi işaret tesciliyle birlikte ürünlere katma değer kazandırılacağını vurgulayan Topaloğlu, bu sürecin üreticinin gelirini artıracağını ve yerel kalkınmaya ivme kazandıracağını ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerin hem ihracat hem de turizm gelirleri açısından bölgeye katkı sağlayacağını dile getiren Topaloğlu, gastronomi alanındaki bu adımın ilçenin sosyokültürel ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sunmasını beklediklerini kaydetti. Mehlika Dicle ise projenin, Samsun’daki turizm paydaşlarının fuar katılımlarından daha fazla verim elde etmesini amaçladığını belirtti. Dicle, fuar öncesi ve sonrası süreçlerin geliştirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin de proje kapsamında yer aldığını ifade etti.
Bursa Obezite Merkezi ile sağlıklı hayata adım atıyorlar Sağlıklı Bakanlığınca, kilo fazlalığı (Obezite) ile mücadele kapsamında kararlı adımlar atılıyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda geçtiğimiz yıl faaliyete giren Bursa Şehir Hastanesi Obezite Merkezi, multidisipliner tedavi yöntemleriyle kilo fazlalığından şikâyetçi bireylerin hayatına dokunmaya devam ediyor. Açıldığı günden bu yana 2 binin üzerinde vatandaşa hizmet veren merkeze başvuranlar; uzman hekim, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist eşliğinde sağlıklı bir yaşama adım atıyor. Merkezde verilen hizmetlerle ilgili açıklamalarda bulunan Bursa Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği’nde görevli Prof. Dr. Nizameddin Koca, obezitenin yalnızca fiziksel bir görünüm değil, tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık olduğunu vurguladı. Merkezin sunduğu imkânları sıralayan Prof. Dr. Koca, "Merkezimizde hekim tarafından muayene edilen hastalarımız diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist tarafından düzenli olarak değerlendirilmektedir. Hastalarımız diyet ve egzersiz programlarına dâhil edilmekte, ihtiyaç duyulan vakalar için medikal tedavi önerilerinde bulunulmaktadır. Bu tedavilerin yetersiz kaldığı hasta grupları ise gastroenteroloji cerrahisi, genel cerrahi, endokrinoloji ve dâhiliye uzmanlarının bulunduğu cerrahi konseyimiz tarafından değerlendirilerek, cerrahi kararı verilebilmektedir" dedi. 200’den fazla hastalığın sebebi Obeziteyi bir hastalık olarak fark edip, mücadeleye çocuklardan başlanması gerektiğinin altını çizen Koca, "Biz obeziteyi bir hastalık olarak algılamakta maalesef çok geç kaldık. Obeziteyi adeta normalin bir varyasyonu gibi değerlendiriyoruz, ’kahverengi gözlü, yeşil gözlü veya obez’ diyerek normalleştiriyoruz. Oysa obezite, 200’den fazla hastalığa sebep olduğu bilinen çok önemli bir hastalıktır. Dünya istatistikleri, sağlık harcamalarının en fazla yapıldığı alanın obezite kaynaklı sorunlar olduğunu açıkça göstermektedir. Diyabet, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, osteoartrit ve obstrüktif uyku apnesi gibi 200’den fazla hastalığın temel sebebi obezitedir" şeklinde konuştu. Koca son olarak, obezite merkezinde tedavisi tamamlanan bireyleri, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirdiklerini ve diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarını devam ettirmelerini tavsiye ettiklerini sözlerine ekledi. 11 ayda 30 kilo verdi Yalova’dan gelerek obezite merkezine başvuran 33 yaşındaki Şeyma Taşan, 11 aylık süreçte yaşadığı büyük değişimi anlattı. Merkeze bir arkadaş tavsiyesiyle geldiğini belirten Taşan, "Yaklaşık 11 aydır bu obezite ünitesine devam ediyorum ve bu süreçte 30 kilo verdim. Aldığım hizmetten çok memnunum, buradaki ekip her geldiğimde çok ilgili. Tedavi sürecimiz başladığında önce mevcut rahatsızlıklarım iyileştirildi, ardından diyetisyen yardımıyla kilo verme aşamasına geçtik. 30 kilo verdiğim için çok mutluyum ve şu an bu kiloyu korumaya çalışıyorum. Beslenme alışkanlıklarım tamamen değişti, hayata bakışım ve öz güvenim tazelendi. Artık çocuklarımla daha fazla vakit geçirebiliyor, spor yapabiliyorum. Spor artık hayatımın merkezinde. Buraya gelmek, hayatımda yaptığım en iyi işlerden biri oldu" diye kullandı. "Hayat kalitem arttı" Merkeze başvuran ve 6 ayda 20 kilo veren bir diğer hasta Arzu Ordu ise obezitenin bir hastalık olduğunu buraya geldikten sonra öğrendiğini ifade etti. Merkeze başvurmak isteyip de çekingen davrananlara seslenen Ordu, "Başta çok çekinmiştim ancak buradaki ilgiyi görünce tüm kaygılarım geçti. Dört farklı doktorun bir arada çalışması, diyetisyenin sağlıklı beslenmeyi öğretmesi ve psikoloğun yeme krizlerine karşı verdiği destek çok kıymetli. Burası insana ’her ay düzenli geleyim, tedavi olayım’ dedirtiyor. Kilo verdikten sonra hayat kalitem arttı. Her ay randevu tarihimin gelmesini ve verdiğim kilolarla doktorlardan tebrik almayı büyük bir motivasyonla bekliyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Başkan Yıldırım’dan öğrencilere müjde: YKS’ye giriş ücretleri bu sene de Ümraniye Belediyesi’nden Ümraniye Belediyesi, üniversite hayali kuran gençleri bu yıl da yalnız bırakmayarak YKS’ye giriş ücretlerini karşılayacağını duyurdu. Müjdeli haberi sosyal medya hesabı üzerinden paylaşan Başkan Yıldırım, eğitime desteklerinin artarak devam edeceğini vurguladı. Ümraniye Belediyesi, eğitime verdiği katkıları sürdürüyor. Daha önce olduğu gibi bu yıl da üniversite sınavına hazırlanan Ümraniyeli öğrencilerin yükünü hafifletmeyi hedefleyen belediye, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) başvuru ücretlerini ödeyerek gençlere önemli bir destek sağlıyor. Gençlerle bu güzel haberi paylaşmaktan mutluluk duyduğunu belirten Başkan Yıldırım, yaptığı açıklamada: ’’Ümraniye Belediyesi olarak bu yıl da öğrencilerimizin TYT ve AYT sınav giriş ücretlerini karşılıyoruz. İlçemizde ikâmet eden ve 22 yaşını geçmemiş olan tüm öğrencilerimizin sınav harç ücretleri belediyemiz tarafından ödenecek’’ dedi. 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek sınav için şimdiden öğrencilere başarılar dileyen Başkan Yıldırım, "Sizler bizim umudumuz, yarınlarımızın teminatısınız. Maddi ve manevi tüm imkânlarımızla eğitim yolculuğunuzda sizlere destek olmayı sürdüreceğiz. Sınava girecek her bir kardeşime gönülden başarılar diliyorum. Cenab-ı Allah, Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan siz kıymetli gençlerimizin yolunu, bahtını açık eylesin" ifadelerini kullandı. Başvurular 2 - 20 Mart 2026 tarihleri arasında yapılacak Destekten faydalanmak isteyen öğrenciler, 2 - 20 Mart 2026 tarihleri arasında Ümraniye Belediyesi’nin resmi internet sitesi üzerinden başvuru yapabilecek. Başvuruların eksiksiz ve doğru bilgilerle doldurulması gerekiyor. YKS kayıt ücreti için başvuru şartları şu şekilde: Başvurular yalnızca Ümraniye’de ikamet eden aileler için geçerlidir. 22 yaş ve altındaki öğrenciler başvuru yapabilecektir (01.01.2004 ve sonrası doğumlu öğrenciler) Başvurular, devlet okulu, özel okul veya açık lise öğrencileri ve mezunları için geçerlidir. Başvuru tarihleri: 02 Mart - 20 Mart 2026. Öğrencilerin Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) başvuru kayıtlarını ÖSYM tarafından onaylanmış ve ödeme işlemi tamamlanmış formu ekleyerek eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurması gerekmektedir. Başvuru onaylandıktan sonra YKS sınav ücreti, beyan edilen IBAN numarasına yatırılacaktır. YKS sınav ücreti öğrenciler tarafından ödendikten sonra başvuru işlemi yapılacaktır. YKS kayıt formunda "ÖDENDİ" ibaresi bulunmayan başvurular geçerli kabul edilmeyecektir.
İstanbul Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan: "25-27 sene öncesi hastalarda yüzde 10 olan 5 yıl sağ kalım oranı, ameliyat sonrası şimdi yüzde 50-54’lere çıktı" Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, Türkiye’de son yıllarda görülme sıklığı artan pankreas, karaciğer ve safra yolları tümörlerinin dünyanın en ölümcül kanserleri arasında yer aldığını belirterek, bu kanserlerde multidisipliner tedavinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Acıbadem Maslak Hastanesi’nde hizmete sunulan Acıbadem Üniversitesi Pankreas, Karaciğer, Safra Yolları Cerrahisi Ünitesi’nin açılışında konuşan Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan; pankreas, karaciğer ve safra yolları hastalıklarında tanı ve tedavi sürecinin çoğu zaman birden fazla branşın eş zamanlı değerlendirmesini gerektirdiğini belirterek, "Gastroenteroloji, medikal onkoloji, radyoterapi, radyoloji, girişimsel işlemler, patoloji, anestezi ve yoğun bakım gibi alanların koordineli çalışması; doğru hastanın doğru zamanda doğru tedaviye yönlendirilmesine, tedavinin kişiye özel planlanmasına ve başarı oranlarının yükselmesine katkı sağlamaktadır" dedi. "Organ özelinde uzmanlaşmak ve merkezleşmek önemli" Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan şöyle konuştu: "Biz sadece pankreas, karaciğer ve safra yolları hastalıklarının tedavisini değil, aynı zamanda hastalıkların neden oluştuğunu, nasıl oluştuğunu ve bunun da tedavilerinin de araştırmasını yaptığımız için hepsi bir şekilde bu çatı altında birleşiyor. Biz belirli organlara ve bununla ilgili çeşitli tedavilere ne kadar çok odaklanırsak hastalarımıza o kadar faydalı ve hedefe yönelik bir tedavi sağlamış oluyoruz. Sadece genel cerrahi değil, gastrointestinal sistemin içerisindeki tüm tümörleri ve tedavi seçeneklerinin tamamını aynı derinlikte takip etmek imkânsız. Bu nedenle organ özelinde uzmanlaşma ve merkezleşme önem kazanıyor. Özellikle böyle bir ünitenin, merkez şeklinde hep beraber çalışırsanız çeşitli disiplinlerle, özellikle bazı tümörlerde, kistik tümörlerde kanser olmadan hastaları beraber, gastroenterolog, onkolog, radyoloji ile beraber hastaları takip ederek hastalığı zamanında yakalayıp kanser o kadar çok vahim duruma gelmeden veya oluşmadan yakalayabiliyoruz. Bu da tabi ki böyle bir merkezin çok ciddi avantajı." Günümüzde teknolojide ve tıpta hızlı ilerlemeler sayesinde kanserde tanı ve tedavi yöntemlerinin sürekli güncellendiğini vurgulayan Prof. Dr. Ceyhan şöyle konuştu: "Yani şu an özellikle pankreas kanser tedavisine bakarsak çok ciddi güzel gelişmelerimiz oluyor. 25-27 sene öncesi hastalarda yüzde 10 olan 5 yıl sağ kalım oranı ameliyat sonrası şimdi yüzde 50-54’lere çıktı. Bu şekilde ciddi ilerlemeler yakalayabiliyoruz." "Her yıl 8 bin kişide pankreas kanseri görülüyor" Pankreas kanserinin Türkiye’de her yıl yaklaşık 8 bin kişide görüldüğünü belirten Ceyhan, "Pankreas vücudumuzun tam arkasında olduğu için tümörler çok fazla büyümeden belirti vermiyor. Belirtileri çok fazla olmuyor. En önemli belirtisi hastaların aniden çıkan kan şekeri rahatsızlığının olması ve sarılık olması" diye konuştu. ABD’de pankreas tanısı aldı, tedaviye Türkiye’ye geldi. ABD’de yaşayan 54 yaşındaki Cüneyt Büyükbezci, iki yıl önce gözlerinde ortaya çıkan sarılıkla doktora başvurduğunu belirterek, "Acilde bir görüntüleme ile pankreası saran bir tümör olduğunu öğrendik. Kanser hastası olarak 3’üncü saatin sonunda hastaneden taburcu edildik" dedi. Amerika’da yaşamasına rağmen tedaviyi Türkiye’de sürdürme kararı aldıklarını ifade eden ve Türkiye’de sadece Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan ile görüşerek karar verdiklerini belirten Büyükbezci, "Maalesef Amerika’da doktor çok az ve öz bilgi verir, bilmeniz gerekeni söyler. Sonra yalnız başınızasınız. Özellikle kanser gibi ucu başı belli olmayan, uzun sürece yayılabilecek bir tedavide biz aile olarak doktorla hasta arasındaki ilişki sıcaklığı için de burayı istedik" diye konuştu. "3 kez öldüm öldüm dirildim" Büyükbezci, iki yıllık süreçte tümörün alınabilmesi için küçülmesi gerektiğinden pek çok kez tedavi gördüğünü ifade etti. Tümörün tümden alınabilmesi için küçültmek amacıyla kemoterapi verdiklerini, bu süreçte Güralp Bey ile birlikte pek çok farklı alandaki uzmanın birlikte çalışarak süreci yönettiklerini anlatan Büyükbezci, 3 kez ameliyat masasına yattığını ama ilk ikisinde tümörün yeterince küçülmediğini gördüklerini belirtti. Bu ameliyatlardan sonra küçülmemiş haberinin verilmesinin kendisini üzdüğünü ancak moralini hızla toparladığını söyledi. Tekrarlanan kemoterapiler sonrası 3. ameliyatta ise tümörün ameliyat edilecek kadar küçülmesi nedeniyle, tümörün tümden temizlendiği müjdesiyle ameliyattan çıktığını söyleyen Büyükbezci, her ameliyata aldığında acaba tümör küçüldü mü endişesiyle adeta ölüp ölüp dirildiğini, 3. ameliyat sonrası mutlu haberi aldığını ifade etti. Medikal onkoloji, radyoterapi, gastroenteroloji gibi pek çok alandaki uzmanın bu süreçte önemli rol aldığını ve ameliyat süreçlerinde tüm ekibin tedavi için yoğun bir şekilde çalıştığını söyleyen Büyükbezci, "Şu an kendimi çok iyi hissediyorum. 1 ay önce hayatımı geri kazandım" dedi. Güralp Bey’in de yaşadığı tıbbi süreç açısından çok nadir bir vaka olduğunu söylemesine karşılık bu süreçten başarıyla çıkmasının hem kendini hem doktorunu çok mutlu ettiğini belirtti. Felç kalma korkusuyla ameliyata girdi Hazal Güngördü ise 27 yaşında çok genç bir yaştayken iş yerinde yaşadığı stres sonrası karın ağrısı şikâyetiyle doktora başvurduğunu belirtti ama doktorlardan duyduğu tanıya inanamadı; pankreasta ortaya çıkarak damarlara yapışan bir tümör vardı. Bu tanı karşısında şok olan Hazal Güngördü, bir çok doktora giderek görüş aldı. Başvurduğu hekimlerin kötü bir tablo çizdiğini vurgulayarak, tedavi konusunda umutlu cümleler duymadığını ve endişesinin daha da arttığını belirtti. Güngördü, "Hep açınca göreceğiz’ denildi. Yüzde 50 felç kalma riskim olduğu söylendi. Birçok organın alınma ihtimali dahi bana söylenmişti" dedi. Sonuçlarının bu kadar kötü olması, Hazal Güngördü tedavi kararını düşündürürken bir gün aniden evinde fenalaşması nedeniyle evine yakın olan Acıbadem Maslak Hastanesi’ne geldiğini anlattı. Karşısına çıkan doktor Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan oldu. Almanya’da büyüyen ve cerrah olan doktorunun, Türkiye’ye yeni dönmesi, hatta ilk ameliyat hastasının da kendisi olması kafasını karıştırdı. Hemen araştırmalara başladı. Tıbbi geçmişini inceleyen ve kendisiyle iyi bir hasta-hekim diyaloğu kuran Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan’da ameliyat kararı aldığını ve hocanın tümörü damarlardan adeta kazıdığını söyledi. Ameliyattan çıkmasını bekleyen ailesinin de felç olma endişesini aklından çıkaramayıp büyük bir endişe yaşadıklarını belirten Güngördü, "Çok şükür hiçbiri olmadı. Pankreası çevreleyen ve bütün vücuduma yapışmış bir lezyon vardı. Birçok organ alınabilirdi ama iyi huylu çıktı. Temizledikleri için sapasağlam ayakta kalmamı sağladılar" dedi.
Aydın Büyükşehir ekipleri gece boyunca temizlik çalışması gerçekleştirdi Aydın Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vatandaşların güne temiz bir kentte başlaması için gece saatlerinde cadde ve kaldırımlarda kapsamlı temizlik çalışması yürüttü. 24 saat esasına dayalı mesaiyle sürdürülen çalışmalarla kent genelinde sokaklar sabaha kadar titizlikle yıkandı ve düzenlendi. Aydın Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sürdürdüğü temizlik çalışmalarıyla Aydın’ın dört bir yanında titiz bir çalışma yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin planlı ve koordineli programı kapsamında cadde ve bulvarlardan kent mobilyalarına kadar her nokta düzenli olarak temizleniyor. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, vatandaşların her sabah temiz bir Aydın’a uyanabilmesi için 24 saat esasına dayalı mesai gerçekleştiriyor. Rutin temizlik uygulamalarının yanı sıra detaylı bakım ve kapsamlı temizlik çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, tüm ilçelerde çalışmaların devam edeceğini belirtti ve "Pırıl pırıl bir Aydın için çalışmaya devam ediyoruz. Mesai mefhumu gözetmeksizin sürdürdüğümüz çalışmalarımızı tüm ilçelerimizde eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Ancak kentimizi temiz ve düzenli tutmak yalnızca belediyenin değil, tüm hemşehrilerimizin ortak sorumluluğudur. Aydınımız için güç birliğiyle hareket etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.