GÜNDEM - 14 Ocak 2024 Pazar 09:41

İHA’ya 2 ödül birden

A
A
A
İHA’ya 2 ödül birden

Tekirdağ’da Süleymanpaşa Basın Mensupları Derneği tarafından bu yıl 3.’sü düzenlenen "Cumhuriyetin 100. Yılında Tekirdağ Basın Ödülleri" yarışmasında İHA Muhabirleri Ulusal Haberler Kategorisinde 1’incilik ve 3’üncülük ödüllerini aldı.


Tekirdağ’da Süleymanpaşa Basın Mensupları Derneği tarafından bu yıl 3.’sü düzenlenen "Cumhuriyetin 100. Yılında Tekirdağ Basın Ödülleri" yarışmasına İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirlerinden Halil Dağ ’Koreli Ayla’nın gün yüzüne çıkmamış fotoğrafları’, Berke Özen ise "Park halindeki araçlara sinirlenen vatandaştan yol ortasında protesto’ haberiyle katıldı.


4 ayrı kategoride düzenlenen yarışmada jüri üyelerinin oylaması sonucu Halil Dağ’ın haberi ulusal haberler kategorisinde birinciliği elde ederken, Berke Özen’in haberi ise üçüncülüğe layık görüldü. İHA Tekirdağ Muhabiri Halil Dağ hem kendi ödülünü, hemde ödül gecesine katılmayan Berke Özen’in ödülünü Süleymanpaşa Belediye Başkanı Hüseyin Uzunlar’dan aldı.


"Haberin olduğu her saate sokaklardayız"


Ödülleri aldıktan sonra açıklamada bulunan Halil Dağ, gecede emeği geçen dernek yönetim kurulu üyeleri ve dernek başkanına teşekkür ederek, "Haberin olduğu her saate sokaklardayız. Tekirdağ’ın, Türkiye’nin ve dünyanın sesi olmaya devam edeceğiz" dedi.


Süleymanpaşa Basın Mensupları Dernek Başkanı Abdullah Yalçın yaptığı açıklamada, ödül kazanan muhabirleri tebrik ederek, "Dernek olarak gazetecilik mesleğinin önemli günlerinde çelenk sunma programlarını başlattık. Sonrasında bugün gerçekleştirdiğimiz Tekirdağ Basın Ödülleri yarışmasının yapımına başladık. 2 önemli olay yaşandı bu 4 yıl içerisinde. Birisi yeni basın yasası, birisi tasarruf tedbirleriydi. Bu noktada gazeteci meslektaşlarımızla bir araya gelerek meydanlarda basın açıklaması gerçekleştirdik. Yeni basın yasası ile ilgili Tekirdağ BARO’su ile birlikte gazeteci meslektaşlarımızın haklarını bilmesi için seminerler düzenledik. 8 Mart Dünya kadınlar gününde kadın gazetecilerimizi unutmadık bir nebze de olsa yanlarında olmaya çalıştık. Biliyorsunuz ki gazetecilik zor bir meslek, zorlu kış şartlarında üşümesinler diye bir polar dağıtımı gerçekleştirdik. Çocuğu okula giden üyelerimize kırtasiye desteği sağladık. Drone Eğitimi gerçekleştirdik ve sınavda başarılı olan meslektaşlarımızın hepsine drone ehliyeti kazandırmış olduk. Bundan sonra da her türlü meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.


3 yıldır birincilik İHA’nın


İHA Muhabiri Halil Dağ, 3 yıldır düzenlenen ve geleneksel hale gelen bu yarışmada üst üste 3 kere 1’inciliği elde eden tek muhabir konumundaki başarısını elinde tutuyor. 2015 yılında Gaziantep Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun olan Dağ, bir süre İHA Gaziantep ve İHA Şanlıurfa’da gazetecilik görevini ifa etti. Daha sonra tayini İHA Tekirdağ’a çıkan Dağ, 8 yıldır burada gazetecilik görevini sürdürüyor.


(HLD-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.