ASAYİŞ - 26 Kasım 2024 Salı 20:35

Sıla bebeğin iddianamesi hazırlandı: Anneye ve çocuklara ağır cezalar talep edildi

A
A
A

Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde 2 yaşındaki Sıla bebeğin, gördüğü cinsel istismar ve şiddet sonrasında kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmesiyle ilgili 5 şüpheli hakkında iki ayrı iddianame hazırlanarak ağır cezalar talep edildi.

Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde 8 Eylül’de baygın halde Malkara Devlet Hastanesi’ne götürülen 2 yaşındaki Sıla Yeniçeri’nin vücudunda darp izleri ve morluklar tespit edilince durum polise ihbar edildi. Durumu ağır olan bebek, Tekirdağ Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek beyin kanaması teşhisiyle ameliyat edildi. Fiziksel şiddet bulguları bulunan Sıla’nın DNA örnekleri incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

30 günlük yaşam savaşını kaybetmişti

Gizlilik kararı alınan soruşturmada, Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ekipleri anne Bakiye Yeniçeri, birlikte yaşadığı Sanlı Ö. (57), komşuları Kani A. (32) ve çocukları G.A. (14) ile K.A.’yı (13) gözaltına aldı. Şüphelilerden tamamı tutuklanırken, Tekirdağ Barosu Başkanı Egemen Gürcün, adli tıp raporlarında Sıla’nın cinsel istismara uğradığının kesinleştiğini duyurdu.

Malkara ilçesinde annesi tarafından bırakıldığı komşu çocukları tarafından gördüğü şiddet ve cinsel istismar sonucu 2 yaşındaki Sıla Yeniçeri hastanede gördüğü 30 günlük tedavinin ardından hayatını kaybetmişti.

2 ayrı iddianame hazırlandı

Konuyla ilgili Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, anne Bakiye Y. (29), çocuklardan birinin babası olan komşu Kani A. (32) ve annenin birlikte yaşadığı Sanlı Ö. (57) hakkında hazırlanan iddianame, Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Suça sürüklenen çocuklar G.K. (14) ile K.A. (13) için düzenlenen 2. iddianame de Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iletildi.

Anne için 67 yıl hapis cezası

Hazırlanan iddianamede, anne Bakiye Y.’nin çocuğu Sıla ile ilgili "ihmali davranışla kasten insan öldürme", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali" suçlarından toplam 67 yıl hapis cezasına çarptırılması istendi.

Çocuklardan birinin babası olan komşu Kani A. için ise "çocuğun cinsel istismarı" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından toplam 28 yıl 6 ay hapisle cezalandırılması talep edilirken, annenin birlikte yaşadığı Sanlı Ö. için "suçu bildirmeme ve gizleme" suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası talep edildi.

Çocuklara 66 ve 48 yıl

Suça sürüklenen çocuklardan G.K.’nin, "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından toplam 66 yıl, K.A.’nın ise "nitelikli cinsel istismar" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından 48 yıl, "kasten öldürme" suçundan ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Halil Dağ

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İBB Genel Sekreter Yardımcısı Alpay: "Genel sekreterlik ve belediye başkanı dışında kimseden talimat almam" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 35. oturumunda savunma yapan tutuklu sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, "Ben belediyenin organizasyon şemasında yer alan genel sekreterlik ve belediye başkanı dışında kimseden talimat almam. Onlar da bana bir talimat vermediler" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 35. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay savunma yaptı. Alpay hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede İBB’de genel sekreter yardımcısı olarak fen işleri, etüt park bahçeler, yol bakım ve satın alma gibi önemli birimlerden sorumlu olduğu belirtilmişti. Alpay’ın bu birimlerde gerçekleştirilecek ihalelere ilişkin evrakları önden Fatih Keleş’e götürerek hangi firmaların ihale alacağının belirlenmesinde etkin rol aldığı ve Genel Sekreterlik bünyesinde ihale alan firmaların rüşvet sistemini organize ederek firma sahiplerini Fatih Keleş’e yönlendirdiği iddianamede aktarılmıştı. Alpay’ın bir kısım firma sahibinden ise sistem adına doğrudan menfaat temin ettiği, suç örgütünün gerçekleştireceği eylemlerdeki talimatları suç örgütü yöneticisi Fatih Keleş’ten aldığı da iddianamede ifade edilmişti. "Kimseden talimat almam" İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay savunmasında, "28 yıllık kamu görevlisiyim. 7 tane genel sekreter yardımcılığı var. Ben 2022 yılı ortasından sonra 7 nolu genel sekreter yardımcılığı görevini yapmaktayım. Bu görevde ancak farklı alanlardan sorumlu 6 tane daha genel sekreter yardımcısıyla bu genel sekreter yardımcılığı bünyesine görev yönünden dağıtılmış 32 tane daire başkanlığı var. Her biri de birbirinden bağımsız. Genel sekreter yardımcılığı bünyesinde olan Kentsel Tasarım Müdürlüğü ile ilgim yok. Fatih Keleş’in talimatlarıyla hareket ettiğim, İBB Meclisi kararıyla birtakım yönlendirmelerin yapıldığı, fiyatlara ve döküme müdahale edildiği iddiaları var. İBB’nin içinde ben yapmışım. Bir kere Çevre Koruma bana bağlı değil. Mali Hizmetler bana bağlı değil. Ben Genel Sekreter Yardımcısıyım. Fatih Keleş’i 15 yıldır tanırım. Ben belediyenin organizasyon şemasında yer alan genel sekreterlik ve belediye başkanı dışında kimseden talimat almam. Onlar da bana bir talimat vermediler" dedi. Cumhuriyet savcısının "Daha önce Murat Gülibrahimoğlu ile özel uçak seyahati yaptınız mı?" sorusuna sanık Alpay, "Yurtiçi seyahat yaptım. Bir tane Trabzon’a gidiş var, bir de maç dönüşünde öyle bindiğimiz uçak var" cevabını verdi. Sanık avukatlarının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.
Ankara Başkentte ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, sanatseverlerle buluştu Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında, Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" açıklamasında bulundu. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu.