ÇEVRE - 06 Nisan 2025 Pazar 17:47

Tekirdağ’da sağanak yağış etkili oldu

A
A
A
Tekirdağ’da sağanak yağış etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde sağanak yağış etkili oldu.


Aniden bastıran sağanak yağış, Süleymanpaşa ilçesinde günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Özellikle kent merkezinde etkili olan yağış nedeniyle bazı caddeler adeta dereye döndü. Yağışın etkisiyle araçlar su birikintileri arasında ilerlemekte güçlük çekerken, bazı vatandaşlar ise yol kenarlarında beklemek zorunda kaldı.


Yağışların aralıklarla devam etmesi bekleniyor.



Tekirdağ’da sağanak yağış etkili oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt Ortaokulu öğrencilerinden bilim fuarı Bayburt Ortaokulunda düzenlenen bilim fuarında, öğrenciler tarafından hazırlanan 19 proje sergilendi. Halk oyunları gösterisiyle başlayan programa protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Fuarda öğrenciler; tarih, çevre, teknoloji, enerji, matematik, iklim, dil öğrenimi ve sosyal yaşam alanlarında hazırladıkları projeleri tanıttı. Öğrenciler, Tarihin İlk Deribsi: Lahanacılar-Bamyacılar, Kentsel Hayata Geçişin İlk Adımı Çatalhöyük Evleri, Sözden Ses: Bayburt’un Edebi Yankısı ve Kuyudan Günümüze: Hz. Yusuf’un İzinde İnsanlık Değerleri adlı çalışmalarıyla tarih, kültür ve edebiyat alanlarını ele aldı. Çevre ve doğa temalı projelerde ise Yeşil Vatan: Doğa İçin Kodla, Meyvelerden Gelen Temizlik, Doğadan Gelen Su Tutucular, Bitkilerden Elektrik Enerjisi Elde Etme: Doğal Bir Biyoenerji Kaynağı ve Bir Şehrin Nabzı: Bayburt’un Havası ve İklimi isimli çalışmalar sergilendi. Fuarda teknoloji, matematik ve günlük yaşamı konu alan Ekran Kapalı Kod Açık, Mangalamat: Oynarken Öğren, Sayıların İzinde: Mezopotamya’dan Günümüze, Hareketin Sırrı: Enerji Dönüşümü, Moire: Bilimin Görsel Oyunu, Metabolizma Haritası: Vücudunu Sayılarla Tanı ve Camın Arkasındaki Sır: Bir Bakışta Oran adlı projeler de yer aldı. Öğrenciler ayrıca Kendimi Tasarlıyorum, Kelimeleri Öğreniyorum, Bir Ses Yeter: Görme Engelliler İçin Akıllı Alışveriş ve AR-English: Teknolojiyle Dil Öğrenimi projeleriyle dil öğrenimi, erişilebilirlik ve teknoloji alanındaki çalışmalarını ziyaretçilere anlattı. İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Kahraman da stantları dolaşarak, öğrencilerden projeler hakkında bilgi aldı. Kahraman, çalışmalarda emeği geçen öğrenci ve öğretmenleri tebrik etti.
İstanbul Babala TV’nin "baraj patladı" paylaşımı davasında beraat kararı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde sosyal medyada yayılan "Hatay’da baraj patladı" iddiasına ilişkin açılan davada, yargı süreci tamamlandı. Oğuzhan Uğur beraat ederken, avukat masrafı hazineye yüklendi. Söz konusu paylaşımın, Oğuzhan Uğur’un kurucusu olduğu Babala TV tarafından yayıldığı iddiası üzerine açılan dava, 2,5 yıl süren yargılama sonunda karara bağlandı. Mahkeme sürecinde savcılık sanıklar hakkında cezalandırma yönünde mütalaa sunarken, mahkeme beraat kararı verdi. Konuyla ilgili olarak müşteki konumunda olan Hasret Yıldırım, davayı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını belirtti. "Yardım faaliyetlerini etkiledi" iddiası Davayı açan şikayetçiler, söz konusu paylaşımın kısa sürede yayılmasıyla bölgede panik oluştuğunu ve Hatay’daki yardım çalışmalarının yaklaşık 3,5 saat aksadığı yönünde iddialar ortaya koydu. Bu kapsamda 8 kişinin şikayetiyle süreç yargıya taşındı. "Mahkeme kararında, avukatına ödeyeceği 45 bin liranın hazineye yüklendiği yazıyor" Şikayetçilerden Hasret Yıldırım, kararın ardından yaptığı açıklamada, davayı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını belirtti. Yıldırım, deprem sürecinde yayılan teyidsiz bilginin ciddi sonuçlar doğurduğunu savunarak, yardım koordinasyonunun etkilendiğini ileri sürdü. Ayrıca Yıldırım, Babala TV ekibine yönelik iddialara da değinerek, bazı paylaşımların kamu kurumlarının görevleriyle ilgili yanlış algı oluşturduğunu öne sürdü. İhlas Haber Ajansına açıklamada bulunan Hasret Yıldırım, "Malumunuz, tarihe "Asrın felaketi" olarak geçen 6 Şubat Kahramanmaraş depreminde Oğuzhan Uğur’un Babala TV’si, Hatay üzerinden "baraj patladı, baraj çatladı" diye bir haber paylaştı. Bu haber büyüye büyüye bir şayia halinde yayıldıkça, Hatay’daki yardım faaliyetlerini 3,5 saat engelleyecek pozisyona getirdi. Arkasından Türkiye’de 8 kişinin şikayet ettiği bir mahkeme süreci başladı. Bu mahkemenin birincisinde Oğuzhan Uğur, bu şahsı tespit edemediklerini, hatta sileni de tespit edemediklerini iddia etti. Biz de o sırada mahkemede kalktık; ’Kardeşim, atan belli değil, silen belli; bu tweet’i hayaletler attı o zaman. Ben şu anda mahkeme salonunda değil de Babala TV stüdyosundayım gibi hissediyorum’ dedim. Süreç toplamda 2,5 sene sürdü ve 2,5 senenin sonunda Oğuzhan Uğur ile 2 arkadaşı beraat ettiler. Ve şöyle bir durum söz konusu; bu mevzu ile alakalı mütalaa veren savcı, en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Şu anda savcı beyin istinaf hakkı var. Savcı bey istinaf etmese bile biz iştirakçi şikayetçi olduğumuz için bu davayı muhakkak istinaf mahkemesine götüreceğiz. Ayrıca mahkemede Oğuzhan Uğur’u temsil eden avukat, birinci mahkemeden son mahkemeye kadar iştirak şikayetçilerin davadan tart edilmelerini dilekçe vererek istedi. Dedik ki, ’kardeşim, siz yanlış bir şey yapmadınız ki, bak beraat ettiniz. Neden bu insanların şikayetçi olarak bu davaya iştirak etmelerinden gocunuyorsunuz?’ Ve işin belki de en acı tarafı, Oğuzhan Uğur beraat ettiği için mahkeme kararında, avukatına ödeyeceği 45 bin liranın hazineye yüklendiği yazıyor" dedi. Hasret Yıldırım şöyle devam etti: "Hatta bu şayianın yayıldığı dönemde Babala TV çalışma ofisinden bir video paylaşıldı. Tabii bu gayri ihtiyari bir video; telefondaki şahıs AFAD ile alakalı konuşurken bu ekibin içerisinden bir tanesi ’AFAD’a ne gerek var, biz varız’ gibi bir cümle sarf etti ve bu dönemde haberlere düştü. Hatta mahkemenin iddianamesinde de bu mevzu var. Oğuzhan Uğur, sen kimsin ki ekibin ve adamların kendini devlet yerine koyuyor? Sen mizah programcısısın."
Şırnak İstanbul’dan köye dönüş: Çalışanların yüzde 90’ı kadın Şırnak’ın Güçlükonak ilçesine bağlı Gabar Dağı eteklerindeki Soğucak köyünden 24 yıl önce ailesiyle İstanbul’a göç eden ve tekstil fabrikalarında çalışan Sabri Özalp, yıllar sonra memleketine dönerek kurduğu atölyede kadın ve gençlere istihdam sağladı. 16 haneli Soğucak köyünde kurduğu atölyede 90 kadın ve gence iş imkanı sunan Özalp, uluslararası markalara üretim yapıyor. Bölgede yaşanan olaylar ve maddi imkansızlıklar nedeniyle İstanbul’a göç eden Özalp’ın ailesi, 2002 yılında kendi iş yerlerini kurmaya karar verdi. Küçük yaşta çalışmaya başlayan Özalp ve ailesi, el birliğiyle açtıkları işletmeyi büyüterek dünya devlerine üretim yapar hale geldi. 24 yıl önce göç ettiği memleketini unutmayan Özalp, Güçlükonak ilçesine bağlı Soğucak köyünde devlet desteklerinden yararlanarak tekstil atölyesi kurdu. Özalp, çalışmak için batıya göç eden köy gençlerini atölyede istihdam ederek onların kendi topraklarında kazanç sağlamalarına imkan tanıdı. Günde 4 bin 500 parça kıyafet üretimi yapılan atölyede hazırlanan ürünler dünya markalarına gönderiliyor. ’’Devletin verdiği teşvikler sayesinde köyümüze geri geldik’’ Özalp, bölgedeki olumsuzluklar ve maddi imkansızlıklar nedeniyle 2002’de İstanbul’a göç ettiklerini, burada bir süre fabrikalarda çalıştıktan sonra Küçükçekmece’de kendi iş yerlerini kurduklarını belirtti. Memleketleri Güçlükonak Soğucak köyüne dönmeye karar verdiklerini ifade eden Özalp, "Orada 24 yıldır işimizi sürdürüyorduk. 24 yılın ardından tekrar baba ocağına döndük ve burada atölye kurduk. İstihdam sağlamaktan çok mutluyuz" dedi. 90 kişiye iş sağladı, hedef 150 Çalışanların büyük çoğunluğunu kadınların oluşturduğu tesiste kadınlar üretim süreçlerinde aktif rol alıyor. Fabrikada üretilen ürünler dünyaca tanınan markalara gönderilirken, yönetim mevcut 90 kişilik istihdamı 150’ye çıkararak bölgeye sağlanan ekonomik katkıyı artırmayı hedefliyor. Fabrikayı özellikle kadın istihdamı için kurduklarını aktaran Sabri Özalp, "Şu an personelimizin yüzde 90’ı kadın, yüzde 10’u erkek. Bu coğrafyada kadın olmak zor. Ben de burada doğup büyüdüğüm için bunu iyi biliyorum. Senelerce kadınlarımız ne okudu ne de çalıştı. 24 yıl İstanbul’da yaşadıktan sonra son 3 yıldır köyümüze döndük. Tekstil işini İstanbul’da öğrendik, şimdi kendi memleketimizde kadınlara istihdam sağlıyoruz. Güçlükonak ilçe merkezi ve çevre köylerden 90 kişiyi eğitimlerin ardından işe aldık. Hedefimiz bu sayıyı 150’ye çıkarmak. Batı illerine yatırım yapan Şırnaklı iş insanlarına da çağrım, huzur ve güvenin sağlandığı bölgemize yatırım yapsınlar. İş imkanları artarsa sorunlar da azalır" diye konuştu. "Çalışmak için İstanbul’dan köylerine döndüler" İstanbul’dan memleketine dönerek köyde açılan fabrikada çalışmaya başlayan Merve İmre, "Köyümüzde böyle bir iş yerinin açılmasından dolayı çok mutluyuz. İş ayağımıza geldi. Kendi evimizde, kendi köyümüzdeyiz. Akşamları evimize dönebiliyoruz. Daha önce İstanbul’da çalışıyorduk. Kadınlar olarak her yerde rahat çalışamıyoruz. Bu yüzden köyümüzde böyle bir iş yerinin olması bizim için çok değerli" şeklinde konuştu. "Bir kadın olarak başka şehirde çalışmak zor oluyor" Kadriye İmre ise "Köyümüzde bu kadar insanın çalıştığı bir iş yerinin açılmasından dolayı çok mutluyuz. Daha önce Antalya’da çalıştık, Düzce’ye fındık toplamaya gittik. Ailemize maddi destek sağlıyoruz. Dışarıda çalışırken nasıl muamele göreceğimizi bilemiyorduk. Ama mecbur kalıyorduk. Şimdi kendi köyümüzde, daha güvenli bir ortamda çalışıyoruz. Bir kadın olarak başka şehirde çalışmak zor. Kendi köyümüzde çalışmak çok güzel" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’de kar güzelliği dronla görüntülendi Mersin’in Erdemli ilçesinde Torosların eteğinde mayısta karla kaplanan kırsal mahalleler ve ormanlık alanlar dronla görüntülendi. Meteorolojinin uyardığı yağışlı hava 3 gündür Mersin genelinde etkili olurken, bin 300 rakım üzerinde Torosların eteğindeki birçok mahalle ise karla kaplandı. Erdemli ilçesine bağlı Güneyli, Güzeloluk, Sorgun ve Toros mahallelerinde lapa lapa kar yağdı. Karla kaplanan kırsal mahalleler ve ormanlık alanlar dron ile havadan görüntülendi. Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara’nın talimatıyla Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri ise karla kaplı yolları açmak için çalışma yaptı. Kar kalınlığının yer yer 30 santimetreye ulaştığı bölgelerde çalışma yapan ekipler, başta kırsal mahallelerin ana ulaşım noktalarını temizledi. Kar yağışının sürdüğü ekiplerin bölgede çalışmasını sürdürdüğü belirtildi. "30 yıl aradan sonra kış sürpriz yaptı" Kar yağışının devam ettiğini belirten Sorgun Mahalle Muhtarı Mehmet Gür, "Son 30 yıl aradan sonra kar kış bir sürpriz yaptı, köyümüze 30 santim kar yağdı. Çok güzel bir kış geçirdik. Bereketli bir kışın arkasından mayısta yağan sürpriz 30 santimlik karla karşılaştık. Yıllardır yaşamamış olduğumuz bir olaydı. Bereketli bir kış geçirdik. Barajımız yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Son 5-6 yıldır yaşamış olduğumuz kuraklıktan dolayı su kaynaklarımızın tamamına yakını kurumuştu, şu anda hepsi doldu" dedi.
Denizli Denizli Ticaret Borsası Yönetiminden Denizli OSB Yönetimine tebrik ziyareti Denizli Ticaret Borsası (DTB) Başkanı İbrahim Tefenlili ile Yönetim Kurulu Üyeleri Mesut Turan, Özay Tanrıverdi ve Genel Sekreter Ali Şahin, Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kuruluna tebrik ve nezaket ziyaretinde bulundu. Gerçekleşen ziyarette, Denizli OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Fuat Özel, Yönetim Kurulu Üyeleri Cemalcan Sirkeci, Sevde Şensöz Çelik ve Bölge Müdürü Ahmet Taş yer aldı. Samimi bir atmosferde geçen görüşmede, Denizli sanayisinin mevcut durumu, Bölgenin üretim kapasitesi ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konular ele alındı. Denizli Ticaret Borsası heyetinin nazik ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Denizli OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, "Denizli’nin ekonomik gücünü daha da ileriye taşımak için kurumlarımız arasındaki uyum ve iş birliği büyük önem taşıyor. Ortak akıl ve güçlü iletişimle hem sanayicimizin hem de üreticimizin önünü açacak projelere imza atmaya devam edeceğiz. Sanayicilerimizle birlikte katma değeri yüksek üretime odaklanıyor, sürdürülebilir büyüme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Denizli Ticaret Borsamız başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla yakın temas halinde olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bursa Dünya Astım Günü’nde uzmanından önemli uyarılar Astım, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen, doğru tedavi ve takip ile kontrol altına alınabilen kronik bir solunum yolu hastalığıdır. Her yıl Mayıs ayının ilk Salı gününün Dünya Astım Günü olarak değerlendirildiğini belirten ve bu kapsamında açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fulya Gürkan, hastalığın erken tanı ve doğru yönetimle yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğine dikkat çekti. Dr. Gürkan, astımın hava yollarında daralma ve iltihaplanma ile karakterize olduğunu belirterek, "Hastalarımızda en sık nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ve özellikle gece artan öksürük şikayetlerini görüyoruz. Bu belirtiler zaman zaman hafifleyebilir ancak kontrol altına alınmadığında ciddi ataklara yol açabilir" dedi. Tetikleyicilere dikkat: Günlük yaşam yönetimi kritik Astımın bireysel tetikleyicilerle yakından ilişkili olduğuna değinen Dr. Gürkan, özellikle polenler, ev tozu akarları, sigara dumanı, hava kirliliği ve solunum yolu enfeksiyonlarının hastalığı alevlendirebildiğini ifade etti ve "Her hastanın tetikleyicisi farklıdır. Bu nedenle kişiye özel bir yönetim planı oluşturulmalı ve hastalar bu konuda bilinçlendirilmelidir. Basit önlemlerle atak sıklığını ciddi ölçüde azaltmak mümkündür" şeklinde konuştu. İlaç tedavisi düzenli kullanılmalı Astım tedavisinde en sık yapılan hatalardan birinin ilaçların düzensiz kullanımı olduğunu vurgulayan Dr. Gürkan, "Hastalarımız çoğu zaman kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakma eğiliminde oluyor. Oysa astım süreklilik gerektiren bir hastalıktır. İnhaler tedavilerin doğru teknikle ve düzenli kullanımı hayati önem taşır" diye konuştu. Erken tanı ve düzenli takip ile kaliteli yaşam mümkün Astımın tamamen ortadan kalkmasa da kontrol altına alınabileceğini belirten Dr. Gürkan, düzenli hekim takibi ve hasta uyumunun tedavi başarısında belirleyici olduğunu ifade ederek, "Doğru tedavi ile astım hastaları aktif, üretken ve kaliteli bir yaşam sürdürebilir. Burada en önemli unsur; hastalığın farkında olmak, belirtileri ciddiye almak ve uzman kontrolünü ihmal etmemektir" dedi. Toplumsal farkındalık çağrısı Dünya Astım Günü’nün amacının hastalıkla ilgili farkındalığı artırmak olduğunu hatırlatan Dr. Gürkan, sözlerini şöyle tamamladı: "Toplum olarak astım konusunda bilinçlenmek, erken tanıyı teşvik etmek ve doğru tedaviye erişimi artırmak, hastalık yükünü azaltmada kritik rol oynar."