GÜNDEM - 05 Mayıs 2026 Salı 10:37

Babala TV’nin "baraj patladı" paylaşımı davasında beraat kararı

A
A
A
Babala TV’nin "baraj patladı" paylaşımı davasında beraat kararı

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde sosyal medyada yayılan "Hatay’da baraj patladı" iddiasına ilişkin açılan davada, yargı süreci tamamlandı. Oğuzhan Uğur beraat ederken, avukat masrafı hazineye yüklendi.


Söz konusu paylaşımın, Oğuzhan Uğur’un kurucusu olduğu Babala TV tarafından yayıldığı iddiası üzerine açılan dava, 2,5 yıl süren yargılama sonunda karara bağlandı. Mahkeme sürecinde savcılık sanıklar hakkında cezalandırma yönünde mütalaa sunarken, mahkeme beraat kararı verdi. Konuyla ilgili olarak müşteki konumunda olan Hasret Yıldırım, davayı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını belirtti.



"Yardım faaliyetlerini etkiledi" iddiası


Davayı açan şikayetçiler, söz konusu paylaşımın kısa sürede yayılmasıyla bölgede panik oluştuğunu ve Hatay’daki yardım çalışmalarının yaklaşık 3,5 saat aksadığı yönünde iddialar ortaya koydu. Bu kapsamda 8 kişinin şikayetiyle süreç yargıya taşındı.



"Mahkeme kararında, avukatına ödeyeceği 45 bin liranın hazineye yüklendiği yazıyor"


Şikayetçilerden Hasret Yıldırım, kararın ardından yaptığı açıklamada, davayı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını belirtti. Yıldırım, deprem sürecinde yayılan teyidsiz bilginin ciddi sonuçlar doğurduğunu savunarak, yardım koordinasyonunun etkilendiğini ileri sürdü. Ayrıca Yıldırım, Babala TV ekibine yönelik iddialara da değinerek, bazı paylaşımların kamu kurumlarının görevleriyle ilgili yanlış algı oluşturduğunu öne sürdü.


İhlas Haber Ajansına açıklamada bulunan Hasret Yıldırım, "Malumunuz, tarihe "Asrın felaketi" olarak geçen 6 Şubat Kahramanmaraş depreminde Oğuzhan Uğur’un Babala TV’si, Hatay üzerinden "baraj patladı, baraj çatladı" diye bir haber paylaştı. Bu haber büyüye büyüye bir şayia halinde yayıldıkça, Hatay’daki yardım faaliyetlerini 3,5 saat engelleyecek pozisyona getirdi. Arkasından Türkiye’de 8 kişinin şikayet ettiği bir mahkeme süreci başladı. Bu mahkemenin birincisinde Oğuzhan Uğur, bu şahsı tespit edemediklerini, hatta sileni de tespit edemediklerini iddia etti. Biz de o sırada mahkemede kalktık; ’Kardeşim, atan belli değil, silen belli; bu tweet’i hayaletler attı o zaman. Ben şu anda mahkeme salonunda değil de Babala TV stüdyosundayım gibi hissediyorum’ dedim. Süreç toplamda 2,5 sene sürdü ve 2,5 senenin sonunda Oğuzhan Uğur ile 2 arkadaşı beraat ettiler. Ve şöyle bir durum söz konusu; bu mevzu ile alakalı mütalaa veren savcı, en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Şu anda savcı beyin istinaf hakkı var. Savcı bey istinaf etmese bile biz iştirakçi şikayetçi olduğumuz için bu davayı muhakkak istinaf mahkemesine götüreceğiz. Ayrıca mahkemede Oğuzhan Uğur’u temsil eden avukat, birinci mahkemeden son mahkemeye kadar iştirak şikayetçilerin davadan tart edilmelerini dilekçe vererek istedi. Dedik ki, ’kardeşim, siz yanlış bir şey yapmadınız ki, bak beraat ettiniz. Neden bu insanların şikayetçi olarak bu davaya iştirak etmelerinden gocunuyorsunuz?’ Ve işin belki de en acı tarafı, Oğuzhan Uğur beraat ettiği için mahkeme kararında, avukatına ödeyeceği 45 bin liranın hazineye yüklendiği yazıyor" dedi. Hasret Yıldırım şöyle devam etti:


"Hatta bu şayianın yayıldığı dönemde Babala TV çalışma ofisinden bir video paylaşıldı. Tabii bu gayri ihtiyari bir video; telefondaki şahıs AFAD ile alakalı konuşurken bu ekibin içerisinden bir tanesi ’AFAD’a ne gerek var, biz varız’ gibi bir cümle sarf etti ve bu dönemde haberlere düştü. Hatta mahkemenin iddianamesinde de bu mevzu var. Oğuzhan Uğur, sen kimsin ki ekibin ve adamların kendini devlet yerine koyuyor? Sen mizah programcısısın."



Babala TV’nin "baraj patladı" paylaşımı davasında beraat kararı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ İlkokul öğrencileri, çilek fidelerini toprakla buluşturdu Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde ilkokul öğrencileri, okul bahçesinde 120 çilek fidesi dikerek hem tarımı öğrendi hem üretmenin mutluluğunu yaşadı. Kapaklı ilçesinde bulunan Büyükşehir Belediyesi İsmet İnönü İlkokulu 1-O sınıfı öğretmeni Ayşe Aslan ve öğrencileri, 5 Mayıs Salı günü okul bahçesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı. "Doğa İçin Bir Adım" projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmada, öğrenciler 120 adet çileği toprakla buluşturdu. Etkinliğe veliler ve öğretmenler de eşlik etti. Okul Müdürü Murat Bekdaş, okul bahçesinin yıllar içindeki dönüşümünü anlattı. 2017 yılında göreve başladığında alanın inşaat atıklarıyla dolu olduğunu belirten Bekdaş, yapılan çalışmalarla buranın bir uygulama bahçesine dönüştürüldüğünü ifade etti. Bugün ise öğrencilerin aktif olarak üretim yaptığı bir alana dönüştüğünü vurgulayan Bekdaş, "Çocuklarımız hem öğreniyor hem yaşıyor. Meyve ve sebzelerin nasıl yetiştiğini birebir deneyimliyorlar" dedi. Sınıf öğretmeni Ayşe Aslan, etkinliğin amacının çocuklara doğa sevgisi kazandırmak ve çevre bilinci oluşturmak olduğunu söyledi. Öğrencilerin çileklerin büyüme sürecini gözlemleyerek sabretmeyi, sorumluluk almayı ve üretmenin değerini öğreneceğini belirtti. Aslan, doğa ile kurulan bu bağın çocukların gelecekte daha duyarlı bireyler olmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Çilek şiiri okudu Etkinliğe katılan öğrenciler de yaşadıkları deneyimi heyecanla paylaştı. Özel eğitim öğrencisi Mert Naci Köklükaya, çilek dikmenin çok eğlenceli olduğunu belirtirken, etkinlikte "çilek" şiiri de okudu. Öğrencilerden Kerim Gödek, doğanın önemini öğrendiklerini ve bitkilerin büyümesini merakla beklediklerini söyledi. Belinay Yılmaz ise doğaya iyi bakıldığında onun da karşılığını verdiğini ifade ederek herkesi doğayı sevmeye davet etti. Okul bahçesinde yıl boyunca mevsimine göre sebze ve meyve yetiştirildiği belirtilirken, öğrencilerin bu süreçte aktif rol aldığı vurgulandı. Bu tür etkinliklerin, çocukların doğayla bağ kurmasını sağladığı ve teorik bilgilerin pratiğe dönüşmesine katkı sunduğu ifade edildi.
Ankara E-imza davasında mütalaa açıklandı: Ziya Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapis cezası istendi Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Örgütün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen Ziya Kadiroğlu için 120 yıl hapis cezası talep edildi. 264 sanık hakkında mahkumiyet, 22 sanık hakkında beraat istendi. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada ‘Hoca’ lakaplı örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okumasının ardından sanıkların dinlenmesine devam edileceğini bildirdi. Hakimin söz vermesi üzerine konuşan Kadiroğlu, elektronik imzaları çıkaran kişilerin serbest bırakıldığını öne sürerek, "Ben bu elektronik imzalar nasıl çıkartılır bilmiyorum. Ben kimsenin yerine elektronik imza çıkartmadım. Çıkartılması için talepte de bulunmadım" dedi. Kadiroğlu savunmasına şöyle devam etti: "Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum." Kadiroğlu mahkemeden tahliyesini talep etti. Diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar da önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ifade ederek mahkemeden tahliyelerini talep etti. Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, dosya kapsamında yargılanan toplam 286 sanıktan 264’ü hakkında mahkumiyet, 22’si hakkında ise beraat talep edildi. Suç örgütünün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen sanık Ziya Kadiroğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘ÖSYM Kanunu’na muhalefet’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’, ‘Elektronik İmza Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ gibi birçok suçtan toplam 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Örgüt kapsamında çeşitli suçlardan yargılanan sanıklardan Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan, Mıhyeddin Yakışır, Yalçın Maraşlı ve Ali Çiçekli hakkında 85’er yıl hapis cezası talep edildi. Taner Dağhan için 43 yıl, Yaren Özkarakaş için 38 yıl, Halil Erkoç için 37 yıl, Gülseren Üstün için 33 yıl, Oğuzhan Ercan, Ayhan Ateş ve Enver Yılmaz için 30’ar yıl, Fuat Tanış Arslan için 28 yıl, Oğuz Deniz için 23 yıl, İbrahim Akyüz ve Özge Baydemir için ise 22’şer yıl hapis cezası talep edildi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanık olan Ali Çiçekli’nin tutuklanmasına, diğer sanıkların da mevcut halinin devamına hükmetti. Sonraki duruşma 20 Mayıs’a ertelendi.
Ankara Bakan Bak: "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, A Milli Futbol Takımı ile ilgili, "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler" dedi. Sporun toplumun her kesimine yayılması, fiziksel ve ruhsal sağlığın güçlendirilmesi ile kamu kurumları arasındaki iletişimin dostluk ve hoşgörü temelinde geliştirilmesi amacıyla düzenlenen "Kamu Futbol Turnuvası" bu yıl 15. kez gerçekleştirilecek. Turnuva öncesi Bakan Bak’ın da katılımıyla gösteri maçı düzenlendi. Bakan Bak, turnuva kapsamında Meclis Spor ve Şöhretler Karması takımları arasında oynanan gösteri maçında Meclis Spor takımında yer aldı. Turnuva, kamu çalışanları arasında dayanışmayı artırmayı ve sporu geniş kitlelere yaymayı hedefliyor. Gösteri maçından önce açıklamalarda bulunan Bakan Bak, 2026 Dünya Kupası’na katılacak olan A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sundu ve A Milli Futbol Takımı’nın iyi işler başaracağını belirtti. Sporun hem eğlence hem de stres atma aracı olduğunu dile getiren Bakan Bak, tüm kamu kurumlarını bu turnuvaya beklediklerini sözlerine ekledi. "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" 2026 Dünya Kupası öncesi, A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sunan Bakan Bak, "Kamu kurum ve kuruluşlarının katıldığı, Ankara Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen kamu kurumları arası futbol turnuvasının başlangıcını yapıyoruz. Ankara bürokrasisi streslidir, tempo yüksektir. Arada biraz eğlenmeye, stres atmaya ihtiyaç var. Dolayısıyla kamu kurumlarından arkadaşlarımızı bu turnuvaya bekliyoruz. Spor, birleştirici gücü olan, toplumları birleştiren önemli bir olgu. Heyecanlıyız. Çünkü bu sene milli takımımız 24 yıl sonra Dünya Kupası’na gidecek. Çok güzel bir iş başardılar. Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler. Tabii şanslıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız sporun içinden gelen birisi. Spor faaliyetlerine, spor yatırımlarına ve pek çok organizasyona destek veriyor" diye konuştu. Gösteri maçı berabere bitti Meclis Spor ve Şöhretler Karması arasında oynanan maç, 4-4’lük skorla berabere bitti.