ÇEVRE - 17 Nisan 2026 Cuma 10:22

Tekirdağ’da süne zararlısına karşı saha çalışmaları başlatıldı

A
A
A
Tekirdağ’da süne zararlısına karşı saha çalışmaları başlatıldı

Tekirdağ’da hububat ekili tarlalarda verim kayıplara sebep olan süne zararlısına karşı saha çalışmaları başlatıldı.


Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte kışlaklardan çıkış ve tarlalara iniş hareketliliğini belirlemek amacıyla yürütülen sürvey faaliyetleri, teknik ekiplerin sahadaki gözlemleriyle devam ediyor.


Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli ile Edirne Zirai Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen incelemelerde, zararlının popülasyon yoğunluğu detaylı şekilde analiz ediliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda, mücadele stratejisinin doğru zamanda ve doğru yöntemle planlanması hedefleniyor.


İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, hububat veriminde kayıpların önüne geçilmesi için saha çalışmalarının belirli aralıklarla sürdürüleceğini vurguladı.



Tekirdağ’da süne zararlısına karşı saha çalışmaları başlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Veysel Şahin Bayındır’da ziyaretlerde bulundu İZMİR (İHA) – Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, Bayındır ilçesinde gazilerle biraraya geldi; esnafla buluştu. Şahin, tarımsal üretim ve istihdama yönelik incelemelerde bulundu. Bayındır programına gazilerle düzenlenen kahvaltı buluşmasıyla başlayan Veysel Şahin, onlarla yakından ilgilenerek talep ve görüşlerini dinledi. Şahin, vefa ve dayanışma vurgusu yaptı. Ardından Bayındır Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ni (TDİOSB) ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Şahin, bölgenin tarımsal üretim ve istihdama sağlayacağı katkılara dikkat çekti. İlçe Tarım Müdürlüğü, Bayındır Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) ve İlçe Tarım Kredi Kooperatifi’ni de ziyaret eden Şahin, kurumların faaliyetleri ve yürütülen projeler hakkında yetkililerle istişarelerde bulundu. Program kapsamında ilçe esnafını da ziyaret eden Şahin, esnafla sohbet ederek hayırlı işler diledi, talep ve sorunları yerinde dinledi. Ziyaretlerin gün boyu devam ettiği programda, ilçedeki çalışmalar ve hizmetler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Programın ardından genel bir değerlendirme yapan Şahin, "Uzun zamandır Bayındır’a gelmiyordum. Teşkilatımızın çalışmalarını vatandaşla iç içe olduğunu, vatandaşların dertleriyle hemhal olduğunu gördüm. Gazilerimizle sabah bir araya gelerek hasbihal ettik. Bir takım ziyaretler gerçekleştirerek bilgi aldım. Bir şehit ailesini ziyaret ettik. Çok verimli bir toplantı oldu. İlçe başkanımıza, ilçe yöneticilerimize ve meclis üyelerimize teşekkür ederim." dedi.
Adana Adana Valisi Yavuz: "Yangın 5 iş yerine sirayet etti ancak çevrelendi" Adana Valisi Mustafa Yavuz yangının geri dönüşüm tesisinin depo bölümünde çıktığını, 5 iş yerine sirayet ettiğini ancak çevrelendiğini, tehlikeli bir durumun olmadığını söyledi. Merkez Seyhan içesine bağlı Sarımhamzalı Mahallesindeki sanayi sitesinde sabah saatlerinde geri dönüşüm tesisinde çıkan yangın alanına gelen Vali Mustafa Yavuz, Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ercan Kandemir’den bilgi aldı. Yavuz, daha sonra yaptığı açıklamada yangının tesisin arka kısmındaki depodan çıktığını henüz nedeninin tam belli olmadığını ancak sıcaktan, elektrik kontağından ya da malzemelerdeki sıkışmadan dolayı çıkabileceği üzerinde durduklarını, gerçek sebebin itfaiyenin çalışması sonucu ortaya çıkacağını söyledi. Yavuz, yangında can kaybı ya da yaralanmanın olmadığını belirterek, "Yangın çıktıktan sonra 5 iş yerine daha sirayet etti. Ancak o iş yerlerinde de çok zarar olmadan hem itfaiye ekipleri hem de TOMA ekipleri yangına müdahale etti. Bu hızlı müdahale sonucu yangın çevrelendi. Şu an sıkıntılı bir durum yok ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor. Biraz sonra iş makineleri de yangının ilk çıktığı yere girerek müdahale yapacak" dedi. Yavuz, Adana’da dün hava sıcaklığının 29 dereceye kadar çıktığını hatırlatarak, sıcaklar arttıkça yangın önlemlerinin de artırılması gerektiğini belirterek, "Buna karşı çok ciddi önlemler alınmalı. Daha büyük olayların olmaması için şimdiden ne yapılması gerekiyorsa planlanmalı" dedi.
İzmir Marble Talks’ta doğal taşın geleceği konuşuldu Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, bine yakın katılımcısı, 100’ün üzerinde ülkeden gelen binlerce profesyonel ziyaretçisi ve ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra düzenlenen Marble Talks oturumları ile de yoğun ilgi görüyor. D Hol D-Design Arena sahnesinde gerçekleştirilen oturumlarda mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve akademisyenler, doğal taşın mimari projelerdeki kullanımına ilişkin bilgi ve deneyimlerini paylaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir kapsamında gerçekleştirilen Marble Talks’ın öne çıkan oturumlarından biri, dünya doğal taş sektörünün iki ana aktörü Türkiye ve İtalya’yı aynı sahnede buluşturdu. "Küresel Pazarda Doğal Taş: Yerel Güç ve Değişen Dinamikler" başlıklı oturumda, TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ile İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu Onursal Başkanı Flavio Marabelli sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel pazarda değer, iş birliği ve rekabet vurgusu Küresel pazara ilişkin veriler paylaşarak katma değerli ürünlerin önemine dikkat çeken Flavio Marabelli, "Taş ocaktan çıkıyor ama asıl değer orada oluşmuyor. Bugün mesele ne kadar ürettiğimiz değil, o ürüne nasıl bir değer kattığımız. Bunda işlenmiş ürünler, teknoloji ve tasarım belirleyici hale gelmiş durumda" ifadelerini kullandı. Küresel ticarette yaşanan gelişmelere de değinen Flavio Marabelli, artan vergiler, ticaret engelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini ifade ederek özellikle ABD ve Körfez ülkeleri pazarlarında yaşanan değişimlerin ticaret akışını ve sektör içindeki ilişkileri zorlaştırdığını dile getirdi. Sektörün, ülke ayrımı olmadan birlikte hareket etmesi gerekliliğine dikkat çeken Marabelli, "Doğal taş sektörü, yapısı gereği zaten uluslararası bir üretim modeliyle ilerliyor. Aynı projede farklı ülkelerden gelen taş, teknoloji ve uygulamalar birlikte bulunabiliyor. Bu zaten birlikte üretimin kendisi. Ülkelerin birbirini rakip olarak konumlandırması doğru bir yaklaşım değil. Asıl mesele, doğal taşı taklit eden ürünlere karşı sektörün ortak hareket etmesi olmalı" diyerek doğal taşın sürdürülebilirliği, kültürel değeri ve özgünlüğünün birlikte anlatılmasının önemini vurguladı. "Sektörün geleceği açısından belirleyici" Hanifi Şimşek ise Türkiye’nin doğal taş sektöründeki konumuna değinerek, ülkemizin zengin rezervleri ve yüksek üretim kapasitesiyle küresel ölçekte güçlü bir tedarikçi olduğunu ifade etti. Şimşek, son yıllarda işlenmiş ürün ihracatını artıran sektörün yol haritasına ilişkin değerlendirmesinde, "Bu gücü artık daha yüksek katma değere dönüştürmemiz gerekiyor. Doğal taşın projelerde daha fazla yer bulması için mimarlar ve tasarımcılarla daha yakın çalışmamız gerekiyor. Ürünün değeri, tasarım sürecine ne kadar dahil olduğuyla doğrudan ilişkili. Marble İzmir’deki bu platformu da bu açıdan çok önemli buluyorum" dedi. Uluslararası iş birliklerine de değinen Şimşek, kısa süre önce kurulan Doğal Taş Stratejik İttifakı’nın (NSSA) önemine dikkat çekerek, farklı ülkelerden sektörde söz sahibi derneklerin bir araya geldiği bu yapının doğal taş sektöründe ortak hareket etme kültürünü güçlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını ifade etti. Doğal taşın mimarideki anlatısı Programın diğer oturumlarında ise doğal taşın mimarlık ve tasarım dünyasındaki yeri farklı başlıklar altında ele alındı. "Mimari Projelerde Doğal Taş Hikayeleri" başlıklı oturumda, İzmir Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Onur moderatörlüğünde, Yüksek Mimar Melis Varkal konuşmacı olarak yer aldı. Uğur Onur, Marble İzmir’in uluslararası ölçekte öne çıkan sayılı fuarlardan biri olduğunu belirterek bunun önemli bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Onur, "Pek çok kişi mermeri soğuk bir malzeme olarak algılıyor ancak ben onu hem sıcak hem de verdiğiniz her şeyi size yansıtan güçlü bir malzeme olarak görüyorum" dedi. Melis Varkal ise projelerindeki doğal taş kullanımına ilişkin bilgi vererek, "Projelerimizde doğal taşı kullanırken bölgesel ölçekte yakınlık, mesafe ve yerellik gibi unsurlar bizim için belirleyici oluyor. Bulunduğumuz coğrafyanın taşını kullanmayı önemsiyoruz" diye konuştu. Değişen tasarım anlayışı ve doğal taş kullanımı İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Can Özcan moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Değişen Zamanlar" oturumunda Selanik Aristoteles Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Despoina Zavraka, Saint Petersburg Stieglitz State Sanat ve Tasarım Akademisi’nden Prof. Dr. Ilia Palaguta, Politecnico di Milano Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marinella Ferrara ve Varşova Güzel Sanatlar Akademisi’nden Prof. Michal Stefanowski konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, doğal taşın tarih boyunca mimarlık ve sanat üretiminde üstlendiği rol ele alınırken, taşın hafıza, anlam ve deneyim üretme kapasitesine dikkat çekildi. Günümüzde bu ilişkinin yeniden tanımlandığı belirtilirken, mimar ve tasarımcıların malzemeye yeni işlevler kazandıran, deneyim odaklı ve araştırmaya dayalı yaklaşımlar geliştirdiği vurgulandı. Doğal taşın mimarlık tarihindeki önemi anlatıldı "Tasarım Yaklaşımında Doğal Taşın Anlamı, İmkanlar ve Sınırlar" başlıklı oturumda ise Mimar Dr. Dürrin Süer moderatörlüğünde; mimarlar Burçin Demirsoy, Derya Akdurak ve Tolga Kezer konuşmacı olarak yer aldı. Dürrin Süer, doğal taşın mimarlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, "Doğal taş, mağaralarda insanlığa mekan oluşturan kovuklardan, uygarlıkların, şehirlerin ve ülkelerin sembolü haline gelen anıtsal yapıların ana materyali olmuştur. Mekanı var eden unsur olmuştur" dedi. Oturumda, doğal taşın tasarım yaklaşımındaki yeri, sunduğu imkanlar kapsamlı şekilde ele alındı. Türk doğal taşının küresel potansiyeli "Best Use of Stone with Turkish Stones" başlıklı oturumda ise İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden Funda Bekişoğlu moderatörlüğünde; Ege Maden İhracatçıları Birliği’nden Reyhan Sezgin, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği’nden Ahmet Tekin ile Mimar Burak Pekoglu ve Peyzaj Mimarı Dr. Oktan Nalbantoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, Türkiye’nin doğal taşta sahip olduğu çeşitlilik, kalite ve üretim gücüyle küresel ölçekte önemli bir konumda bulunduğu vurgulanırken, bu potansiyelin tasarım odaklı ve katma değerli projelerle daha görünür hale getirilmesi gerektiği ifade edildi. Yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi veren katılımcılar, doğal taşın uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak için mimarlar ve tasarımcılarla üretici ve ihracatçılar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin kritik rol oynadığına dikkat çekti.