TEKNOLOJİ
Ay’da yaşamın anahtarı: Uzay tarımı 10 Mayıs 2026 Pazar - 10:15:14 Uzayda sürdürülebilir yaşamın anahtarı olarak görülen "Ay tarımı", İzmir’de uluslararası bir bilim buluşmasına sahne oldu. Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen sempozyumda Türk ve Japon bilim insanları, Ay’da yaşamın mümkün kılınmasına yönelik tarım, ekosistem ve üretim modellerini masaya yatırdı. Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi tarafından düzenlenen "Uzay Biliminde Gelecek Yönelimler ve Ay Tarımı" konulu mini-sempozyumda Türk ve Japon bilim insanları, uzay bilimi ile sürdürülebilir tarımı ele alırken, geleceğin üretim modellerine ışık tuttu. Küresel ölçekte önem kazanan uzay tarımı alanında düzenlenen buluşma, Yaşar Üniversitesi Selçuk Yaşar Kampüsü’nde yapıldı. Etkinlikte; Ay’da tarım sürdürülebilir geleceğe dair yeni perspektifler ortaya kondu. "Mesele beslenmek değil, ekosistem kurmak" Sempozyumun açılışında konuşan Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, uzay misyonlarında gıda üretiminin ötesine geçilmesi gerektiğini vurguladı. Kandiller, Ay’da ya da Ay yörüngesinde yerleşik hayata geçmenin temel şartının üçlü bir denge kurmak olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kandiller, "Ay’a ayak basılmasından bu yana 50 yıl geçti. Bugünlerde insanoğlu yeniden Ay’a gitmeye, hatta Ay üzerinde ya da Ay yörüngesindeki bir uyduda yerleşik hayata geçerek Mars’a yapılacak bir uzay yolculuğuna zemin hazırlamaya odaklanmış durumda. Eğer Ay’da yerleşik hayata geçmeyi planlıyorsak çözmemiz gereken çok önemli bir sorun var; Kolonistleri orada nasıl doyuracağız? Yaşamı sürdürebilmek için yeterli ve sağlıklı gıdayı orada üretmek zorundalar. Ayrıca bu bitkiler sadece insanları beslemek için değil, aynı zamanda oksijen üretmek ve atıkları arıtmak için de kullanılacak. Yani artık mesele sadece beslenmek değil; bu üç sorunu (gıda, oksijen, atık geri dönüşümü) birlikte çözmek" dedi. Uzay misyonuna katkı Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonuna gönderilen bitki deneyi "Extremophyte" tasarlayan üç kişilik ekibin üyesi olan Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Türkan da yürüttükleri projeyi anlattı. Prof. Dr. Türkan şu bilgileri verdi: "2023 yılında, TÜBİTAK ve Türkiye Uzay Ajansı (TUA), Uluslararası Uzay İstasyonu’na yapılacak ilk insanlı uzay uçuşu için bir çağrı açtı ve Alper Gezeravcı’nın ISS’de gerçekleştirebileceği deney önerileri istedi. Bu çağrı sonucunda komiteler tarafından 13 deney seçildi. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, Doç. Dr. Barış Uzilday ve benim yer aldığım ekibin Extremophyte’ adını verdiğimiz çalışmamız da bunlardan biriydi. Deney kapsamında, Dünya’da sadece Tuz Gölü’nde yayılış gösteren ve yüksek tuzlu ortamlara dirençli bir bitki olan "Schrenkiella parvula"yı uazaya gönderdik. Bu bitki kuraklığa, tuzluluğa, lityum ve bor yüksekliğine, ayrıca yüksek sıcaklığa dayanıklılık gibi sıra dışı adaptasyon özelliklerine sahiptir. Yani Rektörümüzün de belirttiği gibi, Ay veya gelecekte Mars gibi uzay ortamlarıyla doğrudan ilgili olan çoklu stres faktörlerine karşı koyabilen bir bitkidir. Bu deneyi yapana kadar, mikroçekim altında tuz stresine verdiği yanıtların ve adaptasyon özelliklerinin korunup korunmadığı bilinmiyordu; bu çalışma bu açıdan çok bilgilendirici olacak. Ayrıca bu deneye kadar ISS’ye hiçbir halofitik (tuzcul) bitki gönderilmemişti. Bu, uzaya gönderilen ilk ’extremophyte’ oldu." Ay toprağı yapıldı Japonya’dan Chiba Üniversitesi Uzay Tarımı ve Bahçe Bitkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hideyuki Takahashi "Bitki uzay deneyleri ve ayda tarım" konulu bir sunum gerçekleştirdi. Tohoku Üniversitesi Yaşam Bilimleri Lisansüstü Okulu üyesi Prof. Dr. Atsushi Higashitani de stres şartlarında bitki büyümesi ve hayvan refahı üzerine yürüttükleri çalışmaları anlattı. Ekibi ile Apollo 14 göreviyle getirilen Ay toprağıyla birebir aynı özelliklere sahip ’Ay toprağı ve tozu’ (simülanı) üreten ilk öncü çalışmayı gerçekleştiren İstanbul Aydın Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Cengiz Toklu da bu toprağın yapısını, özelliklerini paylaştı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:47 Selçuk Bayraktar: "Yapay zeka, ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor" Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, SAHA 2026 kapsamında düzenlenen programda katılımcılara hitap etti. Bayraktar, "Bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritması, size ’doğruyu’ veya ’faydalıyı’ göstermek üzerine tasarlanmamıştır. Arka planda çalışan yapay zekâ, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyecek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor" dedi. SAHA 2026’da savunma sanayii, teknoloji ve milli üretim konularının ele alındığı programda konuşan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji alanındaki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programa çok sayıda sektör temsilcisi, davetli ve katılımcı da ilgi gösterdi. Sadece metalin ve yazılımın sergilendiği bir fuarda olmadıklarını dile getiren Bayraktar, "21. yüzyılın en keskin teknolojik ve ahlaki yol ayrımında, ’insan’ kalmanın ve insanlık onuruyla hür bir şekilde var olmanın yol haritasını konuşmak üzere bir araya geldik. Bundan yaklaşık 30 yıl önce insanlığa bir ’teknoloji ütopyası’ satıldı. İnternetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceği söylendi. Oysa bugün görüyoruz ki bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değil. Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan ’teknokapitalist küresel tahakkümdür.’ Bu tahakküm, geçmişin diktatörlükleri gibi kaba kuvvetle de gelmiyor. Milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemle, ’gönüllü bir esaret’ olarak hayatımıza giriyor" dedi. "Bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritması, size ’doğruyu’ veya ’faydalıyı’ göstermek üzerine tasarlanmamıştır" diyen Bayraktar, "Arka planda çalışan yapay zekâ, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyecek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor. Baktıkça ağına daha fazla çekiyor, içine çekildikçe daha fazla bakıyorsunuz. Girişim ekosisteminin dünyaya dayattığı ilk cümle hep ’maddi varlığını arttır’ oldu. Medeniyetimizden aldığımız ilhamla, bizce insanın ilk gayesi insanlığa fayda sağlamak olmalıdır" şeklinde konuştu. "Verilerin tekelleşmesine, tek elde toplanmasına asla izin verilmemeli" Yeni çağda insan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını söyleyen Bayraktar, "Sadece makinelerin insanı taklit etmesinden bahsetmiyorum, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz. Bizim yapmamız gereken, İHA ve SİHA serüvenimizde yaptığımız gibi bugüne değil geleceğe odaklanıp, başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine paradigma dönüşümü oluşturarak yepyeni bir kırılım yakalamaktır. Verilerin tekelleşmesine, tek elde toplanmasına asla izin verilmemeli. Verilerimizi küresel dev tekellerin sunucularına teslim etmek yerine, Federe Öğrenme mimarilerini hayata geçirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "’Teknolojik Dayanışma İttifakı’ kurmalıyız" "Yapay zekadan ileri çip teknolojilerine, kuantum bilgi işlemden robotik otomasyona uzanan bu yolda; devasa, merkezcil bir bulut yapısına ihtiyaç duymadan, doğrudan cihaz üzerinde çalışan Uç Bilişim (Edge AI) modellerini geliştirmeliyiz" diyen Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Bu geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir ’Teknolojik Dayanışma İttifakı’ kurmalıyız. Tekellerin dev veri merkezlerine mahkûm olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Bugün bu fuar alanında gördüğünüz; yeni nesil yapay zekâ sistemlerimiz, doğadaki kuş sürüleri gibi birbiriyle haberleşen otonom sürülerimiz ve dünya harp doktrinini yeniden yazan tüm çalışmalarımız, son 8 yılda yetişen TEKNOFEST kuşağının imzasını taşımaktadır. Burada sergilenen her bir eser, sadece birer mühendislik başarısı değil; gökyüzünde, yeryüzünde ve dijital dünyada ’hür ve özgün’ var oluşumuzun perçinlenmiş mühürleridir. Organizasyonu hayata geçiren SAHA İstanbul ailesine, gece gündüz demeden ter döken mühendislerimize, teknisyenlerimize ve savunma sanayimizin tüm kahramanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Yolumuz açık, geleceğimiz hür olsun."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:37 Türkiye’nin genç oyun geliştiricileri KBÜ’de buluştu Karabük Üniversitesi (KBÜ) bünyesinde gerçekleştirilen KBÜ GameJam 2026 Bahar etkinliği, gençleri oyun geliştirme alanında bir araya getirdi. Karabük Üniversitesi’nde düzenlenen KBÜ GameJam 2026 Bahar etkinliğinde, 48 saatlik oyun geliştirme maratonu düzenlendi. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında hayata geçirilen organizasyon, Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nde düzenlendi. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden katılan ekipler, "Ahenk" temasıyla geliştirdikleri projelerle maratonda yer aldı. Danışmanlığını KBÜ Grafik Tasarımı Bölümü Araştırma Görevlisi Hilal Sansar’ın yaptığı Dijital Kültür ve Kurgusal Evrenler Kulübü tarafından organize edilen etkinliğe, Türkiye genelinden 19 farklı takım katıldı. Marmara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve Bülent Ecevit Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversiteden öğrenciler, oyun üretim sürecinde yer almak üzere Karabük’te buluştu. 48 saat süren kesintisiz maratonda katılımcılar, "Ahenk" teması çerçevesinde özgün oyun projeleri geliştirdi. Oyun tasarımı, teknik yeterlilik, üreticilik ve hikâye anlatımı kriterlerine göre değerlendirilen projeler, oyun sektörü çalışanları Ali Yağız Kani, Serdar Baran Ateş ve Göktan Sılay’dan oluşan jüri tarafından incelendi. Değerlendirme sonucunda, "The Mystery of Souls" projesiyle Pırasa Team birinciliği elde etti. İkincilik ödülü "Unutulmuş Patikalar" adlı çalışmasıyla 404 FOUND takımına verilirken, üçüncülüğü ise "Remnant of Humanity" adlı oyunlarıyla IcyTux takımı kazandı. Ödül töreni, Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Törene, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş ve Fakülte Dekanı Prof. Dr. Suat Altun başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
Mersinli öğrenciler robotik yarışmasında Türkiye derecesi yaptı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:19 Mersinli öğrenciler robotik yarışmasında Türkiye derecesi yaptı Mersin Büyükşehir Belediyesi MERCAN 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde eğitim alan öğrenciler, robotik ve teknoloji alanındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. MaestRobot Robotics Competition & Festival kapsamında düzenlenen yarışmada Mercan Junior takımı öğrencileri Türkiye üçüncüsü oldu. LEGO Line kategorisi ilkokul grubunda yarışan öğrenciler Cesur Ali Kaplan ve Süleyman Onur Doğan, bölge şampiyonasında ikincilik elde ettikten sonra Antalya’da gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonasında üçüncülük başarısı gösterdi. Beyaz zemin üzerindeki siyah çizgiyi sensörler aracılığıyla takip ederek parkuru en hızlı ve hatasız şekilde tamamlamaya dayanan yarışmada öğrenciler; robot tasarımı, kodlama ve problem çözme becerileriyle öne çıktı. Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda takımın katıldığı organizasyonda elde edilen derece, öğrencilerin teknoloji ve mühendislik alanındaki yetkinliklerini ortaya koydu. Öte yandan yarışma kapsamında düzenlenen Girişimcilik Robotik Teknolojileri alanında ortaokul Mercan takımı öğrencileri Demirkan Münker, Uras Sıvacı ve Umut Göçer de görme engelliler için geliştirdikleri rehber robot prototipiyle jüri karşısına çıktı. Öğrenciler, sosyal fayda odaklı projeleriyle dikkat çekerek önemli bir deneyim kazandı. Bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sürdüren Mercan Bilim Merkezi’nin, çocukların erken yaşta teknoloji üretimi, robotik kodlama ve mühendislik becerileriyle tanışmasına katkı sunduğu belirtildi. Büyükşehir Belediyesinin eğitim odaklı çalışmaları sayesinde öğrencilerin araştıran, üreten ve teknoloji geliştiren bireyler olarak yetiştiği kaydedildi.
MTÜ’de "Türkiye Yüzyılı’nda Ulaştırma Vizyonu" programı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:07 MTÜ’de "Türkiye Yüzyılı’nda Ulaştırma Vizyonu" programı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının himayelerinde düzenlenen UFEST-T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Gençlik Festivali kapsamında gerçekleştirilen "Türkiye Yüzyılı’nda Ulaştırma Vizyonu" konulu program, Malatya Turgut Özal Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlendi. MTÜ Yeşilyurt Yerleşkesi Çok Amaçlı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Malatya Vali Yardımcısı Sedat Özdemir, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, rektör yardımcıları ve üniversite üst yönetimi, Malatya Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Güven, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök, Karayolları 8. Bölge Müdürü Suat Cüre, Malatya Havalimanı Müdürü Serdar Akyüz, Malatya Şeker Fabrikası Müdürü Abdullah Çakmakçı, Malatya İli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı İhsan Akın, kurum temsilcileri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. "Üniversitemizi dijital çağın gereklerine uygun bir vizyonla geliştirmek istiyoruz" Programın açılış konuşmasını yapan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, üniversitenin genç, dinamik ve gelişime açık bir yükseköğretim kurumu olduğunu belirterek, MTÜ’nün 6 fakülte, 9 meslek yüksekokulu, 8 yerleşke ve yaklaşık 13 bin öğrencisiyle eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti. Üniversitenin gelişim vizyonunu dijital çağın gerekleri doğrultusunda şekillendirmeyi hedeflediklerini belirten Rektör Bentli, özellikle sağlıkta yapay zeka ve tarımda yapay zekâ alanlarını öncelediklerini söyledi. Bentli, bu vizyonun, üniversiteye adını veren 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın yenilikçi ve ufuk açıcı anlayışıyla da örtüştüğünü vurguladı. Malatya Turgut Özal Üniversitesinin akademik başarı grafiğine de değinen Rektör Bentli, üniversitenin Türkiye’deki üniversite sıralamalarında son yıllarda önemli bir yükseliş kaydettiğini belirterek, akademisyenlerin yürüttüğü bilimsel çalışmalarla bu başarının daha da ileri taşınacağına inandığını ifade etti. UFEST kapsamında düzenlenen programı çok kıymetli bulduklarını dile getiren Rektör Bentli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yüksek teknolojili hizmetlerinin gençlerle buluşmasının önemine dikkat çekti. Günümüzde gençlerin bilgiye daha çok dijital mecralar ve sosyal medya aracılığıyla ulaştığını belirten Bentli, bu tür etkinliklerin gençlerin vizyon kazanmasına önemli katkı sunduğunu söyledi. "Bugünün asıl protokolü gençlerdir" Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, konuşmasına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun selamlarını ileterek başladı. UFEST’in Bakanlık öncülüğünde 51 üniversitede gerçekleştirilen kapsamlı bir gençlik buluşması olduğunu belirten Boyraz, festival kapsamında Bakanlığın ilgili birimlerinin öğrencilerle bir araya gelerek kariyer, tecrübe ve deneyim paylaşımı yaptığını ifade etti. Programda gençlere özel olarak seslenen Boyraz, salondaki öğrencileri "bugünün asıl protokolü" olarak nitelendirdi. Konuşmasını klasik bir konferanstan ziyade karşılıklı ve etkileşimli bir söyleşi şeklinde yapmak istediğini belirten Boyraz, öğrencilerin merak ettikleri konularda soru sormalarının, eleştiri ve görüşlerini açıkça ifade etmelerinin önemli olduğunu söyledi. Boyraz, Malatya Turgut Özal Üniversitesinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti de dile getirerek, üniversitenin adını taşıdığı 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın Türkiye’nin kalkınma ve dönüşüm sürecinde önemli bir vizyon ortaya koyduğunu vurguladı. Türkiye’nin stratejik konumu ve ulaştırma koridorları anlatıldı Konuşmasında Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik önemine geniş yer veren Bakan Yardımcısı Boyraz, Türkiye’nin dört saatlik uçuş mesafesiyle çok geniş bir coğrafyaya erişim imkânı sunduğunu belirtti. Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında kritik bir geçiş güzergâhı olduğunu ifade eden Boyraz, ulaştırma koridorlarının ülkenin ekonomik ve lojistik gücü açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Boyraz, özellikle Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru gibi projelere dikkat çekerek, Türkiye’nin küresel ticaret yolları üzerindeki konumunun her geçen gün daha stratejik hale geldiğini kaydetti. Kalkınma Yolu Projesi’nin Basra Körfezi’nden Türkiye’ye uzanacak önemli bir hat olduğunu belirten Boyraz, bu güzergâhta otoyollar, demiryolları, enerji ve iletişim altyapılarıyla büyük ölçekli yatırımların planlandığını ifade etti. Zengezur Koridoru’nun ise Türk dünyasıyla bağlantı açısından önemli bir proje olduğunu dile getiren Boyraz, Türkiye’nin yalnızca bulunduğu coğrafyanın avantajını kullanan değil, aynı zamanda bu coğrafyayı ulaştırma yatırımlarıyla daha değerli hale getiren bir ülke konumunda olduğunu söyledi. Karayolu yatırımları ve büyük projeler değerlendirildi Konuşmasında karayolu yatırımlarına da değinen Boyraz, Türkiye’nin son 20 yılda ulaşım altyapısında önemli bir dönüşüm yaşadığını ifade etti. Otoyollar, köprüler, tüneller ve akıllı ulaşım sistemleriyle Türkiye’nin ulaşım ağının güçlendirildiğini belirten Boyraz, yapılan yatırımların trafik güvenliği ve ulaşım konforu açısından önemli sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Boyraz, Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Avrasya Tüneli, İstanbul-İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, Ankara-Niğde Otoyolu, Malkara-Çanakkale Otoyolu ve Zigana Tüneli gibi projelerin Türkiye’nin ulaştırma altyapısında dönüm noktası niteliği taşıdığını söyledi. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yalnızca bugünün ihtiyacına göre değil, geleceğin ulaşım vizyonu dikkate alınarak planlandığını belirten Boyraz, köprünün raylı sistem geçişine de imkân sağlayacak şekilde tasarlanmasının bu vizyonun önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. Boyraz, Malatya’nın da demiryolu ve hızlı tren vizyonu açısından önemli bir aks üzerinde yer aldığını belirterek, Malatya’nın kamu yatırımlarından önemli pay alan iller arasında bulunduğunu söyledi. Hızlı tren ve demiryolu projelerinin tamamlanmasıyla Malatya’nın ulaşım ağındaki konumunun daha da güçleneceğini ifade etti. Program kapsamında öğrenciler için özel bir çekiliş de gerçekleştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz tarafından yapılan çekilişle 4 öğrenci Doğu Ekspresi bileti kazanma hakkı elde etti. Çekiliş, öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi. Türkiye’nin en kapsamlı ulaşım ve altyapı festivalleri arasında yer alan UFEST, Malatya Turgut Özal Üniversitesinin ev sahipliğinde öğrencileri ulaşım, iletişim, haberleşme ve uzay teknolojilerinin geleceğiyle buluşturdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen festival kapsamında kurulan bilgilendirici stantlar, havacılık ve demir yolu simülatörleri, dijital oyun alanları ve interaktif teknoloji deneyimleri, gençlere hem öğretici hem de keyifli anlar yaşattı. Program, Bakan Yardımcısı Osman Boyraz’ın sunumu, öğrencilerle gerçekleştirdiği etkileşimli söyleşi, Doğu Ekspresi bileti çekilişi ve günün anısına yapılan takdimlerin ardından sona erdi.
Yıldırım Ticaret MTAL’den Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda büyük başarı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:56 Yıldırım Ticaret MTAL’den Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda büyük başarı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu yıl 18’incisi Antalya’da gerçekleştirilen Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Robot Takımı, geliştirdikleri ‘SONIC2’ isimli robot ile Hızlı Çizgi İzleyen Robot kategorisinde Türkiye 4’üncüsü oldu. Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce okul ve binlerce öğrencinin katıldığı organizasyonda, Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Alanı öğrencilerinden oluşan Robot Takımı, geliştirdikleri ‘SONIC2’ isimli robot ile Hızlı Çizgi İzleyen Robot kategorisinde Türkiye 4’üncüsü oldu. 730 robotun yarıştığı zorlu kategoride elde edilen bu derece; öğrenciler teknik bilgisi, yazılım becerisi, mühendislik bakış açısı, azmi ve disiplinli çalışmasının önemli bir göstergesi oldu. Bilişim Teknolojileri Alan Şefi Ramazan Belyurt koordinatörlüğünde hazırlanan takım, Antalya’da Bursa’yı başarıyla temsil ederek hem okulun hem de şehrin gururu oldu. Ömer Yılmaz: ‘Bu başarı, üretim odaklı mesleki eğitimin güçlü bir sonucudur’ Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ömer Yılmaz, başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede; "Öğrencilerimizin geliştirdiği SONIC2 isimli robotun, 730 robot arasından Türkiye 4’üncüsü olması bizler için büyük bir gururdur. Bu başarıda emeği geçen öğrencilerimizi, Bilişim Teknolojileri Alan Şefimiz Ramazan Belyurt’u, öğretmenlerimizi ve destek veren ailelerimizi gönülden tebrik ediyorum. Üreten gençlik, güçlü Türkiye’nin temelidir" ifadelerini kullandı.
12. Girişimcilik Maratonu başladı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:03 12. Girişimcilik Maratonu başladı Düzce Üniversitesi ve Düzce Teknopark iş birliğiyle 2016 yılından bu yana kesintisiz sürdürülen Girişimcilik Maratonu’nun açılış programı, Düzce Teknopark Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; Düzce Üniversitesi Rektörü ve Düzce Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nedim Sözbir, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Düzce Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Resul Kara ile Düzce Üniversitesi öğretim üyeleri, jüri üyeleri, mentörler ve öğrenciler katıldı. "Girişimcilik maratonu marka haline geldi" Düzce Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Resul Kara, Girişimcilik Maratonu’nun marka haline gelen bir etkinlik olduğunu dile getirerek, "Bugüne kadar 8 bin 500’den fazla girişimcinin başvurduğu, 5 bin 500’den fazla girişimcinin katıldığı, yüzlerce iş fikrinin yeşerdiği Girişimcilik Maratonu, girişimcilere hayallerini gerçekleştirmeleri için eşsiz fırsatlar sunmaktadır. Girişimcilerimizin yenilikçi fikirleri, deneyimli mentörlerimizin destekleriyle geliştirilerek ticarileşme yolunda ilk adımlarını atacaklar. Gençlerimizin parlak fikirlerini çok önemsiyor ve bu fikirleri hayata geçirmek için yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu. Ülkemizin 50 farklı ilinden, 84 farklı üniversitesinden toplam 487 başvuru Girişimcilik Maratonu 2026’ya 301 iş fikri başvurusu, 186 takımlara katılmak isteyen bireysel başvuru olmak üzere toplam 487 başvurunun yapıldığını ifade eden Kara, girişimcilerin ülkemizin 50 farklı ilinden, 84 farklı üniversitesinden geldiğini belirterek Rektör Nedim Sözbir başta olmak üzere etkinliğe katkı sunan sponsorlara, paydaşlara ve jüri üyelerine teşekkür etti. "Girişimcilere değer katıyor" Rektör Nedim Sözbir, üniversitelerle birlikte bilim üreten teknoparkların, bilimin teknolojiye ve toplumsal katkıya dönüştürülmesi noktasında önemli rolleri olduğunu vurguladı. Teknoparkların girişimcilere destek olma anlamında da önemli faydaları olduğunu belirten Sözbir, Düzce Teknopark’ın 2016 yılından bugüne düzenlediği Girişimcilik Maratonu iş fikri yarışmasıyla girişimcilerin hayallerini gerçeğe dönüştürerek onlara değer kattığının altını çizdi. Girişimcilikte hayalin fikre, fikrin projeye dönüştüğünü sözlerine ekleyen Sözbir, teknoparkların bu projeleri, kuluçka merkezlerinde eğitimler sonrasında yatırımcılarla buluşturarak ticarileşmesine yönelik büyük destek sunduklarına dikkat çekti. Düzce Teknopark’ı girişimcilik alanında başarılı çalışmalarından dolayı tebrik eden Sözbir, girişimci adaylarına başarılar dileyerek sözlerini sonlandırdı. 15 Takım belirlendi Açılış konuşmaları ve Kapsül Kuluçka Merkezi Koordinatörü Selçuk Cantürk tarafından gerçekleştirilen bilgilendirme oturumunun ardından fikir sunumlarına geçildi. Sunumların sonrasında jüri değerlendirmesi sonucunda 15 takım belirlendi. Alanında uzman eğitmenlerce verilecek eğitimler ve mentörlerin rehberliğiyle fikirlerini bir iş modeline çevirecek olan takımlar, ptototip çalışmaları ve sonrasında gerçekleştirecekleri sunumlar ile ödülleri kazanma fırsatı yakalayacak. Girişimcilik Maratonu, geleceğin girişimcilerine fikirden şirkete uzanan bir başarı hikayesi yazma olanağı sunmaya devam ediyor.
Denizli’de arama kurtarmaya yeni bir soluk
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 08:29 Denizli’de arama kurtarmaya yeni bir soluk Denizli’de afet ve acil durumlara müdahale kapasitesini artırmak amacıyla, İHAKUT Havacılık ve Spor Kulübü ile AFAD Denizli İl Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandı. AFAD Denizli İl Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen imza törenine; AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun, İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, İHAKUT Denizli İl Sorumlusu Bilal Elmas ve kulüp üyeleri katıldı. İmzalanan protokol çerçevesinde, afet durumlarında arama, havadan tarama, tespit ve koordineli çalışma süreçlerine yönelik önemli adımlar atıldı. Protokol çerçevesince afet ve acil durum süreçlerinde teknolojinin, özellikle insansız hava araçlarının etkin kullanımı, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve sahadaki operasyonel kabiliyetin artırılması hedefleniyor. Protokolün ardından açıklamalarda bulunan AFAD Denizli İl Müdürü Yıldız Tosun; "İmzalanan protokolle, insansız hava araçlarının (İHA) arama ve kurtarma faaliyetlerinde etkin, hızlı ve koordineli bir şekilde kullanılması ,özellikle afet ve acil durumlarda geniş alanların kısa sürede taranabilmesi, kayıp şahısların tespitinde yüksek doğruluk oranı sağlanması ve riskli bölgelere insan gücü sevk edilmeden önce ön keşif yapılabilmesi, İHA teknolojilerinin arama kurtarma süreçlerine entegrasyonu, saha ekipleriyle koordinasyonun artırılması, veri paylaşımı ve anlık görüntü aktarımının operasyon süreçlerine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Ayrıca, ilgili alanlarda teknik bilgi paylaşımının artırılması, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ve gönüllülük faaliyetlerinin desteklenmesi de iş birliğinin öncelikli başlıkları arasında yer almaktadır. Gerçekleştirilen bu iş birliğinin, afet ve acil durumlara müdahale kapasitesine katkı sunması ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmesi beklenmektedir." dedi. Dron Sevdalılarına Çağrı Protokolün ardından açıklamalarda bulunan İHAKUT Kulüp Başkanı Zafer Yılmaz, Denizli’de güçlü bir yapılanma oluşturduklarını vurgulayarak; "İHAKUT Denizli ekibi olarak AFAD ile protokolümüzü yaptık. Denizli’de 25-30 kişilik çok sağlam bir ekibimiz oldu. İlk saha tecrübelerini de birkaç gün önce yaşadılar ve bir arama kurtarma operasyonunda Aydın ekibine desteğe gittiler. İHAKUT Denizli tam anlamıyla çalışır bir vaziyette yoluna devam ediyor. İlgi ve desteklerinden dolayı İl Müdürümüz Yıldız Hanım’a teşekkür ediyoruz. Denizli’nin merkezinde çok yoğun bir yapılanmamız var. Çevre ilçelerdeki arkadaşlarımız, dron sevdalıları il sorumlumuza ulaşarak ekibe dahil olabilirler. Bu durum bize ulaşım ve hız anlamında çok büyük bir avantaj sağlıyor. Tüm ilçelerdeki dron gönüllülerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
BTK Başkanı Karagözoğlu: "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak"
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:58 BTK Başkanı Karagözoğlu: "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, kuantum bilgisayarlarının oluşturduğu güvenlik risklerine karşı 6. nesil haberleşme (6G) sisteminde tedbirlerin olacağını ifade etti. Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörlüğü tarafından "Kariyer Zirvesi" düzenlendi. Zirveye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (BTK) Ömer Abdullah Karagözoğlu konuşmacı olarak katıldı. Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirvede konuşan Karagözoğlu, Türkiye’nin veri ve iletişim alanında yürüttüğü çalışmalarla ilgili öğrencilerle bilgiler paylaştı. "5G’de yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik" 4.5G altyapısında şebekenin yüzde 52’sinin yerli ürünlerle sağlandığını ifade eden Karagözoğlu, "Şu an kullanmaya başladığımız 5G ile birlikte bu yükümlülüğü değiştirdik. Yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik, ’milli ürün’ diye de yeni bir tanım getirdik. Bu yeni milli ürün tanımında fikri, mülki ve sınai hakları bize ait olan ürün. Burada da yüzde 30 oranında yükümlülük getirdik. İlk başta yüzde 15 ama sektörde bunun bulunması durumunda da yüzde 30’a kadar çıkartılabilme yükümlülüğünü getirdik" dedi. "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirlerini de içinde barındıracak" Türkiye’nin kuantum bilgisayar çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Karagözoğlu, "Bugün bizim kuantum bilgisayarımız var mı, çalışmalarımız var. Şu anda ARF, kuantum bilgisayar veya süper bilgisayar, kuantuma dönüştürebilecek süper bilgisayarlar üzerinde biz de çalışıyoruz. Peki, bunlar geldiği zaman ne olacak? Bu konuyla ilgili korku, bugüne kullandığımız kripto altyapılar, şifreleme algoritmalarını bu kuantum bilgisayarların kırabileceği kaygısı var. Bunun tedbiri var mı? Bunun da tedbiri var. Siz de o algoritmalarınızı değiştireceksiniz, algoritmaların kullanım sürelerini değiştireceksiniz. Örnek veriyorum; bugün 3 yıldır kullanıyorsam bir sertifikayı, belki 1 aylık, belki 1 yıllık gibi sürelerini tahdit edeceksiniz. Bunun kırılma risklerine karşı farklı önlem alacağız. 6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" diye konuştu. "Veri merkezi hizmetini 81 ilde yaygınlaştırmak için altyapı yatırımlarımız sürüyor" 6. nesil iletişim ile birlikte ‘bulut bilişimi’nde değişim yaşanacağını ifade eden Karagözoğlu, bunun için Türkiye’deki veri merkezlerinin yagınlaştırılacağını kaydederek, "Böylelikle bilhassa bulut bilişiminin önünü inşallah veri merkezlerimizle açacağız. Peki, gelecekte veri merkezlerinin bu haberleşme alanı için ehemmiyeti nedir? Örneğin; ben Kastamonu’dayım, burada bir veri merkezi varsa, benim talep ettiğim bilgi de Kastamonu’daki veri merkezinde varsa, oradan gelecektir. İstanbul’dan gelen ile Kastamonu’dan gelen arasındaki milisaniyeler belki günün sonunda sizin yapacağınız hesaplama, yapacağınız yapay zeka çalışmalarının hepsine etki edecek. Onun için altyapı yatırımlarımızı da gün geçtikçe yaygınlaştırıyoruz ve 81 ilimizde bu hizmetleri yaygınlaştırmakla ilgili de çalışmalar sürüyor" şeklinde konuştu. "Yerli ve milli bir yapay zekamız olsun" Türkiye’de 16 üniversite bünyesinde kurulan yapak zeka koordinatörlüklerini BTK olarak desteklerini söyleyen Karagözoğlu, yerli ve milli bir yapay zekanın yapılmasının önemine değinerek, "Böyle bir modelin hangisi çıkıyorsa onu, üniversitelerimizi de bu işin içine dahil ederek büyütsek, yerli ve milli bir yapay zekamız olsa. Çünkü destek vermezsek o söner. Destek vereceğiz, yapılarımızı kullanacağız" ifadelerini kullandı "Sadece teknoloji üretmeyeceğiz, teknolojiye yön veren bireylerde yetiştireceğiz" Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan ise, "Üniversite olarak bizler de teknoloji odaklı bir üniversite olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Yapay zekanın konuşulduğu, üretildiği, araştırıldığı ve günlük akademik yaşamın bir parçası haline geldiği bir kampüs iklimi oluşturma gayreti içerisindeyiz. Çünkü artık mesele yalnızca teknolojiyi tüketmek değil, teknoloji üreten, geliştiren ve yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Bu noktada öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil, proje üretme kültürüyle de yetişmesini çok önemsiyoruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer de yapay zekayı eğitim, araştırma, projel, kampüs yaşamı başta olmak üzere her alanda etkin biçimde kullanan bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Programın ardından BTK Akademi eğitimlerini tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.
Ordu’da ortaokul öğrencilerinden 19 bilim projesi
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:43 Ordu’da ortaokul öğrencilerinden 19 bilim projesi Ordu’nun Ünye ilçesinde, Şehit Taner Kart Ortaokulu tarafından düzenlenen bilim şenliğinde 19 farklı proje görücüye çıktı. "Şehit Taner Kart Ortaokulunda Bilim Var" sloganıyla yola çıkan okul, 4006-B Bilim Fuarı kapsamında hazırladığı projelerle ziyaretçilerden tam not aldı. Proje Koordinatörü ve Matematik Öğretmeni Fatih Yaylı, toplamda 38 öğrenci ve 16 öğretmenle birlikte 19 farklı çalışmayı hayata geçirdiklerini belirterek ilerleyen zamanlarda her bir projenin geliştirilerek TEKNOFEST’e taşınacağını belirtti. "İlçelerden çok yoğun katılım sağlandı" Bilim fuarının gördüğü ilgiden memnuniyetini dile getiren Proje Koordinatörü ve Matematik Öğretmeni Fatih Yaylı, "Bizler 4006-B bilim projesine ‘Şehit Taner Kart Ortaokulunda Bilim Var’ sloganıyla katıldık. Bu sloganla birlikte projemiz olan 4006-B destek gördü. 38 öğrencimiz ve 16 öğretmenimizle birlikte 19 projeyle birlikte katılım sağladık. Bunlardan 9 tanesi araştırma, 10 tanesi ise tasarım projesi olmak kaydıyla toplam 19 projemiz yer aldı. Projemizde yenilenebilir enerji ve aynı zamanda sürdürülebilir enerjiyi desteklemeyi amaçladık. Projelerimiz bu yönde oldu. Bilim şenliğimize çok fazla katılım oldu. İlçelerle katılımlarla birlikte projelerimizin çok beğenildiği söylenildi" dedi. "Hedefimiz 2204-B ve TEKNOFEST" Şenliğin sadece bir sergi değil, öğrenciler için bir gelişim süreci olduğunu vurgulayarak hem sosyal hem de becerilerinin geliştiğini belirten Yaylı, "Öğrencilerimizin hazırladığı projelerle, onların bilim dünyasını ve bu alandaki eşsiz bilgileri keşfetmelerini amaçladık. Öğrencilerimiz, sunumları aracılığıyla projelerini ziyaretçilere başarıyla aktardılar. Hazırladığımız 19 projenin 17’sinden detaylı geri dönüşler aldık. Bu geri bildirimler doğrultusunda çalışmalarımızı geliştirerek, önümüzdeki yıl 2204-B projelerine katılmayı hedefliyoruz. Özellikle kokarca ile ilgili projemiz 79 puan alarak, sadece 1 puan farkla elenmişti. Bu çalışmamızı daha da iyileştirip seneye 2204-B bölge sergisine dahil olmayı planlıyoruz. Ayrıca, 19 projemizin tamamıyla TEKNOFEST’e katılarak büyük başarılar elde etmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.
Yılın ilk dört ayında 10 bin saati aşkın eğitim verildi
08 Mayıs 2026 Cuma - 14:37 Yılın ilk dört ayında 10 bin saati aşkın eğitim verildi Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, çalışanlarının sağlığını ve güvenliğini destekleyen uygulamaları eğitim, teknoloji ve sürekli gelişim anlayışıyla sürdürüyor. 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası dolayısıyla şirketten yapılan açıklamaya göre 2025 yılında OEDAŞ çalışanlarına 40 bin 139 saat, bu yılın ilk dört ayında ise 10 bin 87 saat eğitim verildi. OEDAŞ ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği operasyonel risklerinin minimize edilmesine yönelik uydudan sayaç okuma, dron ile arıza tespiti gibi projeler de yürütüyor. Elektrik dağıtım hizmetini Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta sürdürülebilir ve kaliteli hizmet anlayışıyla sürdüren Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), yaklaşık bin 200 çalışanının sağlığı ve güvenliği için eğitimden Ar-Ge’ye uzanan bir dizi çalışma yürütüyor. Şirket, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası dolayısıyla bu alandaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Açıklamaya göre, faaliyet gösterdikleri iş kolu gereği enerji nakil hatları, yol kenarı, engebeli araziler gibi riskli alanlarda çalışmalar yürüten OEDAŞ, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) kapsamında yüksek standartlar geliştiriyor. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili mevzuatın yanı sıra ek eğitimler de düzenleyen şirketin açıklamasında, "Geçtiğimiz yıl yaklaşık bin 200 çalışanımız farklı konularda toplam 40 bin 139 saat eğitim aldı. Bu yılın ilk dört ayında da temel İSG eğitimleri, yüksekte çalışma, mesleki teknik eğitimler, sürdürülebilirliği de kapsayan pek çok alanda toplam 10 bin 87 saat eğitim verdik. Bu eğitimlerimiz şirket çalışanlarımızın yanı sıra yüklenici ve tedarikçilerimiz başta olmak üzere tüm paydaşlarımızı da kapsıyor" denildi. İş güvenliği performansı teknoloji desteğiyle artırılıyor İş sağlığı ve güvenliğinde teknolojinin önemine vurgu yapılan açıklama şöyle devam etti: "Arıza tespiti ve önleyici bakım çalışmalarını mümkün olduğunca uzaktan müdahale ederek gerçekleştiriyor, bu sayede çalışma arkadaşlarımızın zorlu saha işlerini azaltıyoruz. Engebeli alanlarda dron kullanımı, arızalara uzaktan müdahale ettiğimiz SCADA, saha denetimlerini canlı ve uzaktan gerçekleştirdiğimiz Görüntülü Haberleşme Sistemi, risk değerlendirmesi ve denetim planı için kullandığımız diğer dijital çözümler ve yazılımlarla süreçleri daha güvenli ve kontrollü hale getiriyoruz. Öte yandan uydu destekli projemizle arıza tespiti, aydınlatma takibi ve sayaç okuma gibi süreçleri uzaktan yürütebiliyoruz. Ekiplerimizin zorlu saha ve yol şartlarında bulunma ihtiyacını azaltan bu projemiz de iş güvenliği açısından kritik bir fayda sağlıyor." İSG süreçleri yazılımdan takip edilecek OEDAŞ, tüm İSG süreçlerinin anlık izlenmesi ve takibi, risklerin belirlenmesi ile eğitimlerin sistem üzerinden yönetilmesi amacıyla bu yıl itibarıyla Pincident İSG yazılım programını kullanmaya başladıklarını da açıkladı. Yazılım, tüm çalışanların İSG süreçlerine katılımını artırarak risklere yönelik aksiyonların daha hızlı ve etkin alınması ve bunlara yönelik eğitimlerin düzenlenmesine imkan tanıyor.
DicleFest Şanlıurfa için geri sayım başladı
08 Mayıs 2026 Cuma - 14:01 DicleFest Şanlıurfa için geri sayım başladı Dicle Elektrik, enerji, bilim, teknoloji ve eğlenceyi tek bir alanda buluşturan DicleFest Şanlıurfa için sayılı günler kaldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, enerjinin geleceğine dair farkındalığı artırmak ve çocuklar ile gençleri bilim, teknoloji ve verimlilik odağında üretmeye teşvik etmek amacıyla DicleFest’i bu kez Şanlıurfa’ya taşıyor. 14-17 Mayıs tarihleri arasında Topçu Meydanı’nda gerçekleştirilecek DicleFest Şanlıurfa, enerji deneyim alanlarından teknoloji tanıtımlarına, çocuklara yönelik etkinliklerden konserlere kadar geniş içerikleriyle ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. "Geleceğin enerjisini sen tasarla" DicleFest kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen proje yarışması "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" temasıyla öğrencileri enerji, sürdürülebilirlik ve verimlilik alanlarında yenilikçi fikirler üretmeye davet etti. Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak’tan yoğun ilgi gören yarışmada lise ve üniversite öğrencileri ekipler halinde yarışırken yapılan değerlendirmeler sonucunda 4 kategoride 14 proje finale kaldı. Finalist ekipler, festival boyunca 3 gün süreyle projelerini DicleFest alanında sergileyerek ziyaretçilerle buluşturacak. DicleFest yarışmaları yalnızca lise ve üniversite öğrencileriyle sınırlı kalmayacak. Festival kapsamında ilkokul öğrencilerinin katıldığı resim yarışması ile ortaokul öğrencilerine yönelik hikâye yarışmasının sonuçları da Şanlıurfa’da açıklanacak. Böylece çocuklar ve gençler enerji tasarrufu, verimlilik, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci gibi konuları kendi hayal dünyaları ve üretkenlikleriyle yorumlama fırsatı bulacak. Şanlıurfa’da enerji, teknoloji ve festival coşkusu bir arada DicleFest Şanlıurfa, 14-17 Mayıs tarihleri arasında Topçu Meydanı’nda her yaştan ziyaretçiye açık olacak. Festival alanında enerji deneyim istasyonları, teknoloji tanıtımları, çocuklara ve gençlere yönelik interaktif etkinlikler, proje sergileri ve konserler yer alacak. Dicle Elektrik, DicleFest ile hizmet verdiği şehirlerde enerji bilincini artırmayı, gençlerin yenilikçi fikirlerini desteklemeyi ve toplumun tüm kesimlerini sürdürülebilir gelecek vizyonu etrafında buluşturmayı hedefliyor.
Kayserililerin uzay merakı
08 Mayıs 2026 Cuma - 13:27 Kayserililerin uzay merakı Kayseri’nin merkez Kocasinan Belediyesi bünyesindeki Hıdırellez Gök Gözlemevi, 2025 yılında 16 bin 500 misafiri ağırladı. Astronom Tamer Akın, gökyüzüne olan ilginin her geçen yıl daha da arttığını söyledi. Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar tarafından Erkilet Mahallesi’nde 2023 yılında faaliyete geçirilen Hıdırellez Gök Gözlemevi, uzaya meraklı Kayserilileri ağırlamaya devam ediyor. Özel astronomik olayların haricinde ayrıca ziyaret edilerek gökyüzünün izlenebildiği gözlemevine vatandaşın ilgisi de her geçen gün artıyor. 2025 yılında 16 bin 500 misafir ağırladıklarını ifade eden Gözlemevi Sorumlusu Astronom Tamer Akın, "2023 yılında Hıdırellez Gök Gözlemevimiz faaliyete geçti. Çocuklarımız randevu sistemiyle gelirler. Gündüzleri temel astronomi, güneş sistemiyle ilgili bilgiler veriyoruz. Sadece güneş gözlemleri için yapılmış olan özel teleskopumuzla çocuklarımıza 150 milyon kilometre ötedeki Güneş’i canlı izletiyoruz. Akşam saatlerinde de çocuklarımız velilerimizle birlikte geliyor. Akşamları da Ay, Satürn, Mars, Jüpiter gibi hangi gezegen varsa gözlemlerini yapıyoruz. 2025 yılında ziyaretçi sayımızda 16 bin 500 kişiye ulaşmış olduk. Halk Günü etkinliklerimiz var; kanlı ay tutulması, güneş tutulması, meteor yağmurları gibi. Bu özel astronomi olaylarında da halkımız buraya gelerek, ücretsiz bir şekilde teleskopumuzla gösteri yapıyoruz" dedi. "Hayatın sadece Kayseri olmadığını öğretiyoruz" Önümüzdeki dönemin uzay çağı olacağını kaydeden Astronom Akın, "Kayserili vatandaşlarımızın her geçen yıl astronomiye ilgisi biraz daha artıyor. Hıdrellez Köşkü Gök Gözlemevimiz çocuklarımıza hayatların sadece Kayseri olmadığını, hedeflerinin Türkiye değil, dünya değil, uzay olması gerektiğini söylüyoruz. Gerçekten 5-10 yıl sonra çocuklarımız uzay çağıyla tanışmış olacaklar. Çocuklarımıza geleceği görmeleri gerektiğini, 10-15 yıl sonra seçecekleri meslekler arasında bunları da düşünmeleri gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. Astronom, astrolog olun demiyoruz ama daha kaliteli bir hayat yaşamaları gerektiğini anlatıyoruz. Amacımız çocuklarımıza uzay bilimlerini sevdirebilmek. Kayseri’den evrene bir pencere açmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.