Son Dakika
|
MİT ve Emniyetten bombalı eylem hazırlığındaki DHKP-C’lilere operasyon
Adana’da 17 yaşındaki çocuğa bıçaklı saldırı: 2 şüpheli tutuklu, diğerleri firar
İstanbul’da polisevinde yangın paniği
Tuzla’da işçi konteynerlerinde yangın: 7 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın görüntüsü ortaya çıktı!
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek PFDK’ya sevk edildi
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"
F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor
Balıkesir’de F-16 uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Japonya’da yaşayan Türk gencinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğum günü sürprizi
ABD ve Ukrayna arasında "ikili barış görüşmeleri" başladı
Fikirtepe’de bulundurulması yasaklı maymun türü yakalandı
Victor Osimhen, Galatasaray tarihine geçti
Trendyol Süper Lig’de 24. hafta heyecanı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik telefonu
Hollanda Kraliyet Havayolları Amsterdam-Tel Aviv uçuşlarını geçici olarak askıya aldı
TEKNOLOJİ
Aydın’da geleceğin mühendisleri için başvurular başladı
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:23:29
Türkiye genelinde birçok gencin yeteneklerini keşfetmesini sağlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri için Aydın’da başvurular başladı. On binlerce öğrenciye robotik ve kodlamadan nanoteknolojiye, tasarım ve üretimden yapay zekaya 11 farklı alanda eğitim veren Deneyap Teknoloji Atölyesi için başvurular Aydın’da da başlarken, son başvuru tarihi 6 Mart 2026 olarak açıklandı. Geleceğin mühendislerini, teknoloji girişimcilerini ve teknoloji liderlerini yetiştirmek amacıyla eğitim vermek üzere kurulan Deneyap Teknoloji Atölyeleri, çalışmalarını eğitimde fırsat eşitliği anlayışıyla sürdürürken, atölyelerde öğrenci seçme süreci üç aşamadan oluşuyor. Başvuru yapan adaylar, öncelikle "E-Sınava" katılıyor. E-Sınavı başarıyla geçen adaylar ikinci adım olan "Çevrimiçi Eğitim ve Görev Tamamlama" aşamasına, ardından bu aşamada da başarılı olan adaylar "Uygulama Sınavına" davet ediliyor. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan öğrenciler, Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde eğitim almaya hak kazanıyor. Deneyap Teknoloji Atölyelerine 2025-2026 eğitim öğretim yılında 4. sınıf, 5. sınıf, 8. sınıf, lise hazırlık sınıfı ve 9. sınıfta okuyan öğrencilerden e-sınav için başvuru alınacak. Öğrenci Seçme Sınavı için başvurular ise deneyap internet adresinden yapılabilecek. Adaylar başvuru sürecini Kurumsal Yönetim Sistemi üzerinden takip edebilecek. Eğitimler iki aşamadan oluşuyor Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir topluma dönüşmesini amaçlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde ortaokul ve lise olmak üzere iki farklı düzeyde eğitimler veriyor. Eğitim süreci, ilk 24 ay proje temelli dersler ve son 12 ay takımlar dönemi olmak üzere 2 aşamadan oluşuyor. Atölyelerde Tasarım ve Üretim, Robotik ve Kodlama, Elektronik Programlama ve Nesnelerin İnterneti, İleri Robotik, Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji, Enerji Teknolojileri, Havacılık ve Uzay Teknolojileri yüz yüze, Yazılım Teknolojileri, Siber Güvenlik, Yapay Zeka ve Mobil Uygulama dersleri ise çevrimiçi eğitim olarak veriliyor. Öğrenciler, teknoloji eğitiminde atölyede kullandıkları eğitim içerikleri ile ilişkili malzeme ve ekipmanlarla erken yaşta tanışıyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:18
Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor
Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:54
FRC’nin teknoloji destekçisi Turknet, beşinci kez gençlerle sahada
Gençlerin üretme cesaretini destekleyen Turknet, dünyanın önde gelen lise robotik yarışmalarından FIRST Robotics Competition (FRC)’nın ‘Teknoloji Destekçisi’ olarak sahada gençlerin yanında yer alacak. 2026 Sezonunda, 6 bin 500’den fazla öğrencinin yarışacağı etkinlikte şirket, yalnızca fiber altyapısıyla değil, sahadaki teknik destek alanlarıyla da gençlerle olacak. ‘Net Gençlik’ ile altyapısının uygun olduğu yüzlerce devlet üniversitesi ve teknoparkta gençlerin yanında yer alan Turknet, lise öğrencileri ile de her yıl dünyanın en itibarlı teknoloji turnuvalarından ‘FIRST Robotics Competition’ (FRC) kapsamında bir araya geliyor. Fikret Yüksel Vakfı tarafından düzenlenen FIRST Robotics Competition’a (FRC) bu yıl beşinci kez destek olan şirket, mart ayı boyunca İstanbul’da gerçekleşecek altı farklı bölgesel turnuvada genç kaşiflere eşlik edecek. Arkeoloji ve mühendislik buluşuyor: REBUILT sezonu başlıyor Bu yıl "FIRST AGE Sezonunda Geçmişi Yeniden İnşa Edelim: REBUILT" sloganıyla düzenlenen yarışmada takımlar, arkeolojiden ilham alarak mühendislik becerilerini kullanacaklar. Bu yıl; Türkiye’den 208 ve 16 ülkeden 39 yabancı takımı ağırlayacak olan etkinlikte 6 bin 500’den fazla öğrenci yarışacak. Turknet ‘Pit Stop’ çadırı bu yıl daha güçlü Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören şirket ‘Pit Stop’ teknik destek çadırı, bu sezon daha kapsamlı bir yapıyla sahada olacak. Takımların yedek parça ve tamir ihtiyaçlarına destek sağlayan alan sayesinde öğrenciler, teknik aksaklıklara takılmadan yarışmaya odaklanabilecek. Bu yılın bir diğer yeniliği ise şirketin özel maskotu olacak. FRC turnuvalarının ayrılmaz bir parçası olan maskot kültürüne dahil olan şirket, maskotuyla FRC sahnesindeki yerini alarak gençlerle doğrudan etkileşim kuracak. "Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi bu salonlarda büyüyor" "Turknet için FRC, bir sponsorluk desteğinden çok, ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inancın bir ifadesi" diyen Fikret Yüksel Eğitim Vakfı Onur Kurulu Üyesi ve Turknet CEO’su Cem Çelebiler şöyle konuştu: "Biz interneti yalnızca bir bağlantı hizmeti olarak değil; üretimin, öğrenmenin ve cesur fikirlerin zemini olarak görüyoruz. Beş yıldır aynı sahada gençlerin hayal kurma cesaretine tanıklık ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi tam da bu salonlarda büyüyor. Onların risk alan, deneyen ve yeniden ayağa kalkan ruhu bize de ilham veriyor. Bu nedenle FRC’de olmak bizim için bir destekten öte, bu yolculukta gençlerle birlikte yürümek anlamına geliyor." Fikret Yüksel Vakfı Başkanı Alex Burchard ise şunları söyledi: "Programa ve öğrencilere sağladığı cömert destekten dolayı Turknet’e teşekkür etmek istiyorum. Gigafiber internet hizmetleri, etkinliklerimizin son derece pürüzsüz geçmesini sağlıyor ve öğrencilere bu anlamda sağladıkları destek inanılmaz büyük. Bu program önemli bir program, çünkü öğrencilere sadece bir dizi teknik beceri öğretmekle kalmıyor; aynı zamanda iletişim, takım çalışması, problem çözme ve gelecek nesillere yardım etmek için hayırseverlik yapma gibi şeylerle ondan çok daha fazlasını öğretiyor. "Robottan daha fazlası" sloganıyla aslında robotu yalnızca öğrencilerin ilgisini çekecek bir araç gibi kullanıyoruz, öğrenciler eğlenceye katıldıklarında ise yaşayacakları kişisel gelişimin sınırı olmuyor." Mart ayı boyunca sürecek turnuvalar İstanbul’da ve Ankara’da gerçekleşecek. İstanbul turnuva takvimi şöyle: İstanbul Regional: 3-5 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Bosphorus Regional: 6-8 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Yeditepe Regional: 9-11 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Haliç Regional: 25-27 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Marmara Regional: 28-30 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Avrasya Regional: 31 Mart-2 Nisan 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Ankara turnuva takvimi şöyle: Ankara Regional: 7-9 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi Başkent Regional: 10-12 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:53
Turkcell 5G için hazır
Türkiye’de ilk 5G sinyalinin verilmesi için geri sayım sürerken, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret etti. "Tıpkı Kartepe gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var" diyen Koç şu mesajları verdi: "En geniş frekans portföyünün sahibi ve en fazla 5G yatırımı yapan şirket olarak, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. Tüm hazırlıklar tamamlandı. Artık sadece söylemlerin değil, yatırım gücü ve teknik kapasitenin de konuşacağı yerdeyiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur.’’ Türkiye, 1 Nisan’da verilecek ilk 5G sinyali için gün sayarken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kocaeli Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı ve fedakâr çalışmaları için saha ekibine teşekkür etti. "Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin her devrinde lider oldu" Şiketin, Türkiye’nin 5G dönüşümüne liderlik edeceğinin altını çizen Genel Müdür Koç, şu mesajları verdi: "Türkiye’de mobil iletişimin her döneminde sektör lideri olduk. 16 Ekim’deki ihalede, 1 milyar 224 milyon dolarlık teklifle Türkiye’nin en geniş frekans portföyünün sahibi olarak bu liderliği perçinledik. 700 MHz bant genişliğimiz sayesinde kırsal bölgelerden bina içlerine kadar güçlü ve dengeli bir kapsama sağlayacağız. 3,5 GHz bandındaki kapasitemizle de şehir merkezlerinde ve yoğun bölgelerde mobilde saniyede 1000 megabit ve üzeri seviyelere ulaşan performans sunacağız. 5G, üretimden ulaşıma, sağlıktan enerjiye kadar hayatın her alanında çok köklü bir dönüşümü tetikleyecek. 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle ülkemizin bu dönüşümüne biz öncülük edeceğiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur. Bu konumun getirdiği sorumluluk ve vizyonla, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız." "Artık yatırım gücü ve teknik kapasite konuşacak" Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: "Bundan tam 32 yıl önce Türkiye’yi cepten ilk alo ile tanıştıran markayız. Bugün 5G’nin sağlayacağı olanakları ve arkasındaki teknolojiyi konuşuyoruz ama tüm bunları mümkün kılan, bu istasyonları kuran ekiplerimizin bilgisi ve alın teridir. Tıpkı Kartepe’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var. Bugün itibarıyla 5G’ye hazırız. Artık sadece söylemlerin değil yatırım gücü ve teknik kapasitenin, yani kısacası ‘gerçeklerin’ konuşacağı yerdeyiz. Çekim gücü, altyapı, hız ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda sektör ortalamalarının çok üzerinde bir deneyim sunuyoruz. Tüm hazırlıklar tamamlandı. 1 Nisan günü Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda yeni ve tarihi bir sayfa açılacak. Ve o sayfanın altında Turkcell imzası olacak."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Şubat 2026 Perşembe- 10:19
Samsung yeni Galaxy S26 serisi ve Buds 4 serisini tanıttı
2
30 Ocak 2026 Cuma- 11:45
Sivas Belediyesi mühendislerinin ürettiği su sayacı su tasarrufu sağlayacak
3
25 Şubat 2026 Çarşamba- 09:13
OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı
4
25 Şubat 2026 Çarşamba- 13:24
Yeni nesil kilitler "kilitli kalma" sorununa çözüm sunuyor
5
25 Şubat 2026 Çarşamba- 14:12
Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi kapılarını öğrencilere açtı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 18:32
Turgut Özal Tıp Merkezi’nin yenilenen Acil Servisi hizmete açıldı
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin yenilenen Acil Servisi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programına Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, İl Jandarma Komutanı Tolunay Başer, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi parti il başkanları, akademisyenler ve acil servis çalışanları katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, Acil Servisi’nin yenilenen yüzüyle hizmete açıldığını söyledi. Malatya’nın bölgeye kesintisiz kaliteli hizmet vermeye devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Karaaslan, "Göreve başladığımız ilk dönemde Rektörümüzün yönlendirmeleri doğrultusunda mevcut acil servisimizin yetersiz kaldığını gördük. Bugün burada yalnızca fiziki bir alanın değil, nitelikli acil sağlık hizmetinin açılışını hep birlikte gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz yenilenmiş acil servisimizle Turgut Özal Tıp Merkezi bölgesel bir hastane olmanın ötesine geçerek ulusal ölçekte güçlü bir sağlık üssü olma yolunda ilerliyor" dedi. Prof. Dr. Karaaslan, konuşmasının devamında Turgut Özal Tıp Merkezi’nin kapasitesi hakkında bilgilendirmede bulundu. Karaciğer naklinde Merkez’in dünya çapında adından söz ettirdiğini söyleyen Prof. Dr. Karaaslan, depreme rağmen şu anda 34 ülkeden hasta kabul ettiklerini söyledi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise tüm katılımcılara teşekkür ederek, Üniversite’nin kuruluş sürecini anlattı. Prof.Dr. Akpolat, "Üniversitemiz 1975 yılında kurulmuş, 50 yılını geride bırakmış köklü bir üniversite. Üniversitemiz eğitim, öğretim, araştırma kapsamında hizmetine son hız devam ediyor. Turgut Özal Tıp Merkezimiz, Karaciğer Nakli Enstitümüz, Onkoloji Hastanemiz ile birlikte artık bir dünya markası haline gelmiş, bir değer olarak herkesin saygı duyduğu bir yükseköğretim kurumu haline dönüşmüş durumda. Geçmişten aldığımız güçle, geleceğe daha bir enerjiyle çalışarak, her gün koşturarak hizmet etmeye çalışıyoruz" dedi. Rektör Prof. Dr. Akpolat, "Biz ilk göreve geldiğimizde acil servisinin üniversitemize yakışmadığını altyapı ve kapasite açısından uygun olmadığını hep beraber karar aldık. Bunun 600 metre kareden bugün 2425 metre kareye çıkarılması konusunda bir karar almış olduk. Tam dört katından daha fazla bir büyüklük. Bu süreçte gece gündüz demeden koşturan başhekimliğimize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Başhekimimiz başta olmak üzere başhekim yardımcılarımız, hastane müdürümüz ve müdürlerimiz, teknik hizmet müdürümüz başta olmak üzere tümüne ayrı ayrı teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından servisin açılışı gerçekleştirildi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:34
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı: "Ay’a gitmek üzere ikinci görevin eşiğine gelmiştik, Mart ayına ötelendi şu anda"
Türkiye’nin uzay misyonundaki ilk astronotu Alper Gezeravcı, Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Kampüs Buluşmaları’nda öğrencilerle bir araya geldi. Gezeravcı, "Ay’a gitmek üzere ikinci görevin eşiğine gelmiştik, Mart ayına ötelendi şu anda" dedi. 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Uzay Ajansı ve SAHA İstanbul iş birliğiyle 5-9 Ekim tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek. Bu kapsamda Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Kampüs Buluşmaları’nın 7.’si gerçekleştirildi. Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Kampüs Buluşmaları etkinliğine Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça, Türkiye Uzay Ajansı Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, IAC 2026 Ülke Koordinatörü Emine Doğrukök, Serik Kaymakamı Dr. Cemal Şahin, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Cumhuriyet tarihinin ilk uzay misyonu Türkiye’nin uzay misyonundaki ilk astronotu olan Alper Gezeravcı, etkinlikte bilimsel çalışmalar üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Cumhuriyet tarihinin ilk uzay misyonuna değinen Gezeravcı, "Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonunu tamamlamamızdan bu yana geçen 24 aylık sürenin içerisinde Antalya’da bugün 239. şehir değişimi ile 601. programı yapıyoruz. Geçen yıl tesadüfen yine şubat ayının içerisinde, 25 Şubat’ta GÜNKAF kapsamında üniversitenizde bulundum. Bugün IAC 2026 Antalya’nın hazırlık sürecinde kampüs buluşmalarımız kapsamında tekrar burada olmaktan mutluluk duyuyorum. Bizim bu kadar kısa zaman dilimi içerisinde bu kadar fazla şehir değişimiyle, bu kadar fazla program yapma çabamızın sebebi sizlere bir lütufta bulunmak değil; bu bizim boynumuzun borcu. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, tarihindeki insanlı ilk uzay misyonunu bir Türk vatandaşının uzaya gidip 22 gün macera yaşaması için gerçekleştirmedi" dedi. IAC 2026’da öğrenciler için sponsorluk çağrısı Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve bakanlıktan öğrenciler için sponsorluk isteyen Gezeravcı, "Ben toplantının başında, burada bakanlığımızı temsilen bulunan sayın bakan danışmanımızdan ve üniversite rektörümüzden sizler adına bir söz almak istiyorum öncelikle. Antalya’nın plakasından yola çıkalım. Sayın rektörüm, buradan üniversiteniz adına 7 kardeşimize, siz de sayın bakanımızın onayını alarak, bakanlık adına 7 kardeşimizden katılımları için sponsor olacak şekilde burada sizin sözünüzü almak istiyorum ben. Üniversitemizin belirleyeceği kriterler dahilinde katılacak 14 tane kardeşimize de hem üniversitemiz hem de bakanlığımız adına buradan sponsor olunacak" dedi. Her hikayenin kendi kahramanı olduğunun altını çizen Gezeravcı, "6 Şubat tarihinde 54 yıllık aranın ardından insanoğlunun tekrardan Ay’a gitmek üzere gerçekleştireceği ikinci görevin eşiğine gelmiştik. Dün gece saatlerinde bir bilgilendirmesi geldi, bir miktar daha ötelendi. Teknolojik süreçlerin içerisinde, bu derece önemli operasyon süreçlerinin içerisinde, bu ötelemeler çok normal. Önemli olan sizin bunu hedef noktaya koymanız. Sürecin evrildiği akışın içerisinde, karşılaşılan ufak tefek problemlerin giderilmesi adına bu tür zaten ötelemeler süreçle birlikte kabullenilmiş durumda. Mart ayına ötelendi şu anda. Ancak bu yılın içerisinde daha sıra dışı nice gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz. Bu vatanımızın dışında olanlar. Ülkemizde ne tür olaylar oluyor? Birazdan akışın içerisinde bunlara değinmeye başlıyor olacağız. Sayfaları geçtikçe lütfen şunu net olarak zihninizde tekrar tekrar idrak etmenizi rica ediyorum, görünürde sahnede bir tane figür var ancak bu sizin hikayeniz" dedi. Türk bilim tarihi ve uzay geleneği Türkiye Cumhuriyeti’nin uzaya yabancı olmadığının altını çizen Gezeravcı, "Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak uzaya bugüne kadar da yabancı bir ülke değildik. Tarihin o tozlu yapraklarını şöyle karıştırdığımızda Ferganiler, Cezeriler, Ali Kuşçular, Harezmiler. Sadece Türk bilim tarihine değil, dünya bilim ve uzay tarihine iz bırakmış nice bilim insanlarımız vardı. Ancak konuşmanın başında söylemiş olduğum, dolayısıyla uzaya gelene kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatlarının elinden çıkmış daha nice başarı hikayeleri vardı. Yeter ki bakmayı, yeter ki görmeyi bilelim" şeklinde konuştu. Türkiye’nin Ay Araştırma Programı Ay Araştırma Programı hakkında bilgi veren Gezeravcı, "Bir diğer hedef, Ay Araştırma Programı. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak 2027 yılının ilk çeyreğinde Ay’a ulaşma noktasında bir hedef koymuş durumdayız. İki kademeli bir hedef bu. İlk kademesinde kendi yörüngesinde ve Dünya’nın yörüngesinde dolaşımına devam eden Ay yüzeyine Dünya’dan sağlıklı bir fırlatma, doğru bir seyrüseferle göndermiş olduğumuz roketi Ay yüzeyinde tespit etmiş olduğumuz spesifik bir noktaya sert iniş yaptıracağız. Ve bu ilk görevden çıkarmış olduğumuz tecrübe, elde ettiğimiz birikimle halihazırda hazırlık süreci devam eden ikinci görevin icrasında, Ay yüzeyine bir bilimsel objeyi kendi hibrit yakıtlı motorumuzla bu kez yumuşak iniş yaptıracağız. Koymuş olduğumuz hedef Ay yüzeyine gidip, sadece bir tur atıp geri gelmek olsaydı, projenin gelmiş olduğu safha itibarıyla biz bunu bugün yapabilecek noktaya gelmiş durumdayız" ifadelerini kullandı. Yabani bitkilerden uzay istasyonlarına Açılış konuşmalarında kendi uzmanlık alanı olan genetik çalışmalarından örnekler vererek sözlerine başlayan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker ise, bitkiler arasındaki gen aktarımı çalışmalarının da bir "hayal" ile başladığını ifade etti. Bilimin her dalında olduğu gibi uzay çalışmalarında da hayal gücünün motor güç olduğunu belirten Toker, Türkiye’nin son yıllarda bu alanda yakaladığı ivmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Uluslararası kongre düzenleme süreçlerinin zorluklarına dikkat çeken Toker, IAC 2026’nın Antalya’ya kazandırılmasının akademik ve diplomatik bir başarı olduğunu vurguladı. Geçmişte kendisinin de uluslararası kongreler yönettiğini hatırlatan Toker, "Bu tip dev organizasyonları uluslararası kurumlardan alabilmenin ne kadar meşakkatli olduğunu biliyorum. Bu başarıda emeği geçen, kongreyi ülkemize taşıyan tüm yetkililere ve araştırmacılara bir vatansever olarak müteşekkirim" dedi. Savunma sanayi tecrübesi uzaya taşınıyor SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça, Türkiye’nin savunma sanayiinde son 20 yılda yazdığı başarı hikayesinin bir benzerinin uzay teknolojilerinde yaşanacağını vurguladı. Gençlere seslenen Uça, "20 yıl önce hayal olanlar bugün gerçek oldu. 20 yıl sonra ise Türkiye uzayda oyun kurucu bir güç olacak" dedi. Savunma sanayiinin gelişim sürecine atıfta bulunan Uça, 2006 yılında Türkiye’nin yerli uçağı veya gemisi olmadığını ancak bugün 180 ülkeye ihracat yapan küresel bir oyuncu haline geldiğini belirtti. Uça, bu başarının arkasında o dönem lise ve ortaokul sıralarında olup, bugün savunma sanayiini yöneten gençlerin olduğunu hatırlattı. Uzay 1.8 trilyon dolara koşan dev bir ekonomi Türkiye Uzay Ajansı Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, 2026 yılında Antalya’da düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) öncesinde akademisyen ve gençlere çağrıda bulunarak, "Uzay artık sadece bilimsel bir macera değil, 1.8 trilyon dolara koşan dev bir ekonomidir. Türkiye bu dalganın sadece alıcısı değil, güçlü bir oyuncusu olmak zorundadır" dedi. Küresel uzay ekonomisinin 2035 yılına kadar 1.8 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini vurgulayan Dulkan, bu organizasyonun Türkiye için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtti. Türkiye’nin son yıllarda IAC platformlarındaki yükselişine dikkat çeken Dulkan, geçtiğimiz yıl 70’in üzerinde makale ve 50’ye yakın sunumla sağlanan başarının ev sahibi olunan 2026 yılında çok daha yukarıya taşınmasını hedeflediklerini ifade etti. Son bildiri tarihi 28 Şubat Dulkan, akademik dünyaya ve öğrencilere çağrıda bulunarak, "Sizin hazırlayacağınız her bir özet, Türkiye’nin uluslararası uzay ligindeki konumunu doğrudan etkileyecek. Uzay sadece mühendislikten ibaret değil; hukuktan yeni iş modellerine kadar her alanı kapsıyor. 28 Şubat 2026 tarihine kadar nitelikli başvurularınızla sesinizi dünyaya duyurmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Program kapsamında IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök, Uluslararası Astronotik Federasyonu (IAF) ve Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) ilişkin ve "IAC’ye Bildiri Nasıl Hazırlanır? Nelere Dikkat Edilir?" konulu sunum gerçekleştirdi. Alper Gezeravcı, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılarla toplu fotoğraf çekildi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, Astronot Alper Gezeravcı’ya günün anısına plaket takdim etti. Gezeravcı ve beraberindeki heyet, program sonrası Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı makamında ziyaret etti.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:24
EÜ’den sanayiye yönelik yerli ve milli yüksek hızlı motor projesi
Ege Üniversitesi (EÜ) sanayiye yönelik ürettiği projeler kapsamında mühendislik alanında önemli bir çalışmayı daha hayata geçirdi. EÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkan Meşe danışmanlığında yürütülen lisans bitirme projesinde, son sınıf öğrencisi Şevket Boyatan "Yüksek Hızlı Elektrik Motoru" geliştirdi. Türkiye’de seri üretimi sınırlı olan yüksek hızlı motor teknolojilerine yönelik gerçekleştirilen proje ile yüksek verimlilik, düşük gürültü ve sanayiye uyarlanabilir yerli bir prototip ortaya konulması hedeflendi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, başarılı genç mühendis adayı Şevket Boyatan’ı ve danışmanı Prof. Dr. Erkan Meşe’yi bu önemli başarılarından dolayı tebrik etti. Projeye ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Erkan Meşe, "Öğrencimiz, tasarımı ve prototiplemesi tamamen kendisine ait olan yüksek hızlı bir elektrik motoru geliştirdi. Türkiye’de standart bir elektrik motorunun hızı genellikle dakikada 3 bin devir civarındayken, geliştirilen bu motor yaklaşık 12 bin devir hızına ulaşmaktadır. Yüksek hız, beraberinde çeşitli teknolojik zorluklar oluştursa da bu tür motorların savunma sanayinden biyomedikal uygulamalara, elektrikli araçlardan endüstrideki özel projelere kadar oldukça geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Bu çalışmayla, Türkiye’de seri üretimi sınırlı olan yüksek hızlı motor teknolojilerine yönelik yerli, verimli ve sanayiye uyarlanabilir bir prototip ortaya koymayı hedefledik. Türkiye’de yüksek hızlı motor teknolojisi, özellikle seri üretim anlamında henüz istenilen seviyede değildir" dedi. "Proje, yerli mühendisliğin sahada karşılık bulduğunu gösterdi" Geliştirdiği motorla ilgili bilgi veren Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisi Şevket Boyatan, "Üniversitedeki mühendislik altyapısıyla başlatılan bu proje, yerli firmaların katkısıyla sahada karşılığı olan bir ürüne dönüştü. Bu yönüyle sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda yerli mühendislik altyapısının ve sanayi-üniversite dayanışmasının somut bir örneği olarak ortaya konmuştur. Geliştirdiğim motor, yüksek hızlı ve fırçasız motor kategorisinde yer alıyor. Tasarımın en büyük farkı, iç konfigürasyonunda yapılan özel değişikliklerden kaynaklanıyor. Diğer motorlara kıyasla çok daha yüksek verimlilik sunan bu yapı, kapalı tasarımı sayesinde daha sessiz çalışıyor ve gürültü oranını minimum seviyeye indiriyor. Bu özellikleri sayesinde pompa ve havalandırma sistemleri başta olmak üzere sanayinin pek çok alanında kullanıma uygun bir yapı ortaya çıktı. Prototip üretim süreci, Faz Elektrik Motor Sanayi firmasıyla yapılan iş birliğiyle gerçekleştirildi. Motorun sarım aşamasında ise Volt Bobinaj’dan destek alındı. Bu dış destekler dışında tasarım, analiz ve prototipleme süreçlerinin tamamını, Prof. Dr. Erkan Meşe’nin danışmanlığında bizzat kendim tamamladım. Desteğini ve katkılarını esirgemeyen Ege Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümüne ve firmalara çok teşekkür ederim" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:19
Genel Müdür Doç. Dr. Durmuş Özdemir: "Ar-Ge ve yazılım çalışmalarımız devam ediyor"
Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir, kurum bünyesinde yürüttükleri Ar-Ge ve yazılım çalışmalarının devam ettiğini söyledi. NG Kütahya Seramik yöneticileri ve NG Teknoloji Yazılım Tasarım A.Ş. yetkilileri, Kütahya Dumlupınar Tasarım Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyet gösteren Kütahya Tasarım Teknokent’i ziyaret ederek, yürütülen Ar-Ge ve yazılım projeleri hakkında bilgi aldı. Program kapsamında Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir ile bir araya gelen heyet, NG Teknoloji Yazılım Tasarım A.Ş.’nin Teknokent bünyesinde yürüttüğü Ar-Ge ve yazılım çalışmaları ile devam eden projeler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede, kurumlar arasında geliştirilebilecek iş birliği imkânları da ele alındı. Heyet ayrıca, bölgede hizmet veren Tekno Kafe Restoran işletmesini ziyaret ederek, işletme yetkilisi Şef Abdullah Çaylak’tan hizmet süreçlerine ilişkin yerinde bilgi aldı. Ziyaret programının devamında ise Kütahya Tasarım Teknokent Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mücahit Eracar ile Genel Müdür Doç. Dr. Durmuş Özdemir, NG Grup’u ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmelerde karşılıklı istişarelerde bulunularak, iş birliği perspektifinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:14
Fen bilimlerinde düşüş uyarısı: "Bilimi sevdirmek şart"
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, son yıllarda fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi temel alanlarda yaşanan düşüşe dikkat çekerek, öğrencilere fen bilimlerini sevdirebilmenin ancak bilimi hayatın her alanında görünür kılmakla mümkün olacağını söyledi. OMÜ ile Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen "Temel Astronomi Kavramlarının Öğretiminde Bir Şehir Örneği" adlı proje düzenlenen programla öğretmenlere ve akademisyenlere tanıtıldı. OMÜ Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, akademisyenler ve çok sayıda fen bilimleri öğretmeni katıldı. Programda yapılan konuşmalarda, üniversitenin astronomi alanında yaklaşık yirmi yılı aşan akademik birikiminin öğretmenler aracılığıyla sınıflara taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. TÜBİTAK 3005-Sosyal ve Beşerî Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenen proje ile Samsun genelinde görev yapan yaklaşık 300 Fen Bilimleri öğretmenine uygulama temelli hizmet içi eğitim verilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında geliştirilen iki eğitim modeli, öğretmenlerin kendi okullarında da kolaylıkla uygulayabileceği şekilde tasarlandı. Bu modeller sayesinde, müfredatta yer alan ve öğrenciler tarafından anlaşılması güç olan temel astronomi konularının daha somut, anlaşılır ve kalıcı biçimde öğretilmesi amaçlanıyor. Projeye katılan öğretmenlerin, dilerlerse öğrencilerini üniversite bünyesinde oluşturulan Astronomi Sınıfı’na getirerek dersleri uygulamalı olarak işlemeleri de planlanıyor. "Bu hikâye, 2003 yılında üniversitemizde alınan 14 inçlik bir teleskopla başladı" Programın açılış konuşmasını yapan ve aynı zamanda proje yürütücüsü olan Prof. Dr. Hüseyin Kalkan, projenin geçmişine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu hikâye, 2003 yılında üniversitemizde alınan 14 inçlik bir teleskopla başladı. O gün belki yalnızca gökyüzüne bakmak istiyorduk, ancak zamanla gökyüzüne bakmanın tek başına yeterli olmadığını, onu anlamak ve yeni kuşaklara aktarmak gerektiğini fark ettik. Bu süreçte yalnızca altyapılar kurmadık, araştırmalar yaptık, öğrenciler yetiştirdik, öğretmen adaylarıyla çalıştık, BAP ve TÜBİTAK destekli projeler yürüttük. Bilginin gerçek gücü, paylaşıldığında ve sahaya taşındığında ortaya çıkıyor. Bugün başlattığımız bu proje de tam olarak bunun için hayata geçirildi." "Fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi temel alanlarda ülkemizde bir düşüş grafiği izleniyor" Programın devamında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten ise fen bilimlerinin önemine dikkat çekerek, "Günümüzde fen bilimleri herkesin ilgisinin üzerinde olması gereken bir alan. Ne yazık ki son yıllarda fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi temel alanlarda ülkemizde bir düşüş grafiği izleniyor. Öğrencilere fen bilimlerini sevdirebilmek için, bilimin hayatın her alanında var olduğunu göstermek ve bunu öğrencilerin anlayabileceği sade bir dille yapmak gerekiyor. Öğretmenlerimizin akademisyenlerle bir araya gelerek uygulamaları sınıfa taşıması son derece kıymetli" dedi. "Bugün ortaya konulan bu proje, Eğitim Fakültesi için örnek teşkil edecek nitelikte" Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı da fakültenin Türkiye’deki eğitim fakülteleri arasında 34. sırada yer aldığını, dünya çapındaki sıralamalarında ise 600–800 bandında bulunmasının bu tür projelerin katkısıyla mümkün olduğunu belirtti. Çalışıcı, "Bugün ortaya konulan bu proje, Eğitim Fakültesi için örnek teşkil edecek nitelikte. Bu çalışma sayesinde çok önemli çıktılar elde edeceğimize inanıyorum. Projede yer alan herkesin, ileride ‘iyi ki bu projeye katkı sağlamışım’ diyeceğine gönülden inanıyorum." ifadelerini kullandı. Yapılan değerlendirmelerde çalışmanın yalnızca astronomi öğretimine katkı sunmakla sınırlı olmadığı; öğrencilerde merak duygusunu artırmayı, bilimsel düşünmeyi teşvik etmeyi ve soru sormaya dayalı bir öğrenme kültürünü güçlendirmeyi hedeflediği belirtildi. Ayrıca bu iş birliğinin, eğitim fakültelerinin görevdeki öğretmenlerin mesleki gelişiminde daha aktif rol almasına yönelik örnek bir model oluşturduğu ifade edildi. Program, proje yürütücüsü ekip tarafından fen bilimleri öğretmenleri ve akademisyenlere projede örnek olarak kullanılacak astronomik modellerin tanıtılması ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
03 Şubat 2026 Salı - 20:43
Samsun’dan 50 milyon TL’lik yapay zeka hamlesi
Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın kampüs içerisinde hayata geçecek 50 milyon TL bütçeli Yapay Zeka ve Dijital Teknoloji Merkezi (DELTA AI TEKMER) ile Samsun’un "Turcorn" çıkarmayı hedefleyeceğini söyledi. Yapay zeka odaklı TEKMER projesinin başvuru sürecinin tamamlandığını kaydeden Aydın, "Yapay zekayla TEKMER diye bir merkez hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bunun şu anda başvurusu yapıldı. Samsun Yapay Zeka ve Dijital Teknoloji Merkezi (Delta AI) olarak bunu hayata geçireceğiz inşallah. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yaklaşık 50 milyon TL civarında bir destek veriyor ama sadece orasını almadık bir de şirket kuruyoruz. Oraya da iş insanlarını aldık. Onları da o şirkete ortak ediyoruz" dedi. Hedef milli teknoloji hamlesi ve Turcorn Kurulan modelin sadece akademik değil, ticari bir başarı hedeflediğini vurgulayan Rektör Aydın, "Dolayısıyla özel sektör, kamu, sivil toplum ve üniversite iş birliğiyle dörtlü sarmal model ve çok paydaşlı ekosistem doğrultusunda yapay zeka ve dijitalleşme odaklı girişimleri desteklemek, yenilikçi projelerin ticarileşmesini hızlandırmak ve ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesiyle Turcorn Stratejisi hedeflerine katkı sunmak amacıyla planladığımız ve başvurusunu yaptığımız bir merkez. Bunu da inşallah bu kampüs içerisinde hayata geçireceğiz" diye konuştu. "Samsun’dan yapay zeka markası çıkacak" Üretim ve marka çıkarma konusundaki kararlılıklarını dile getiren Aydın, Samsun Üniversitesi’nden somut bir yapay zeka markası çıkıp çıkmayacağı sorusuna şu net yanıtı verdi: "Çıkacak inşallah. O TEKMER dediğim buydu zaten. Şu anda başvurusu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na yapıldı. Aynı zamanda iş insanlarından oluşan bir şirket de olacak ve bunun içerisinde bu işi yapacaklar." Merkez OSB’ye Teknopark Merkez OSB’ye Bölgesel Teknopark projesinden de söz eden Aydın, "Merkez OSB’de bir bölgesel Teknopark inşallah hayata geçecek. Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Samsun Üniversitesi ve diğer paydaşların da içinde olduğu. Dolayısıyla o bölgeyi Samsun’un gelişen sanayisine uygun olarak kendimizi de yapılandırarak buraya katkı sağlama hedefindeyiz" şeklinde konuştu.
03 Şubat 2026 Salı - 17:04
Gigafiber yatırımlarının yaygınlaşması ile Türkiye ortalamasının iki katına ulaştı
Dünyanın önde gelen dijital oyun platformlarından Steam, Steam istemcileri üzerinden elde edilen veriler esas alınarak Türkiye’deki internet servis sağlayıcılarının (ISS) gerçek kullanıcı trafiğine dayalı indirme performansını içeren son verilerini paylaştı. Açıklanan istatistiklere göre Turknet’in, 101.1 Mbps ortalama oyun indirme hızıyla listedeki en yakın sektör oyuncusunun önünde yer alarak liderliğini pekiştirdiği kaydedildi. Steam’in herkese açık verilerine göre Turknet’in, 101.1 Mbps’lik ortalama indirme oranıyla Türkiye’de Steam indirme performansında ilk sırada yer aldığı belirtildi. Operatör, altyapı yatırımlarıyla birlikte Türkiye internet ekosistemini yeni bir hız standardına taşımayı hedeflediğini duyurdu. Gigafiber gücüyle 100 Mbps barajı geride kaldı Sıralamada, Turknet’in tüm altyapılarda verdiği hizmetlerde sağladığı yüksek hız ve özellikle kendi altyapısıyla sunduğu 1.000 Mbps simetrik Gigafiber teknolojisi kilit rol oynuyor. Şirket, Gigafiber ağını Türkiye genelinde yaygınlaştırıp güçlendirmeyi hedeflerken, Steam indirme performansındaki liderliğini de sürdürmeyi amaçlıyor. Türkiye genelinde Steam indirme hızı ortalaması 51.1 Mbps seviyesindeyken, şirket bu ortalamayı ikiye katlayarak 100 Mbps eşiğini geçen operatör olarak öne çıktı. Gigafiber’in sunduğu yüksek bant genişliği ve düşük gecikme süresi, sadece rakamları değil, oyuncuların büyük boyutlu oyunlara ve güncellemelere ulaşma hızını da değiştiriyor. 34.2 petabaytlık veri trafiğinde yüksek performans Son yedi günde Türkiye’deki oyuncular Steam üzerinden toplam 34.2 PB (Petabayt) veri indirdi. Küresel Steam trafiğinin yüzde 1.9’unu oluşturan bu veri hacmi içerisinde şirket; kendi altyapısını büyütme ve güçlendirme stratejisinin karşılığını almayı sürdürdüğü belirtildi. Şirket, Türkiye’deki oyun ekosistemini desteklemeye devam edeceğini duyurdu.
03 Şubat 2026 Salı - 15:54
Samsun’da taştan kağıt üretme projesi
Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, üniversite bünyesinde yürütülen taştan kağıt üretme projesinde önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek, "Hocalarımız taştan kağıt üretme projesi üzerinde çalışıyor. Normal kağıda göre maliyeti 5’te 1" dedi. Aydın ayrıca Canik Kampüsü’nün taşınmasının gündemde olmadığını vurguladı. Samsun Üniversitesi Bilgilendirme Toplantısı, basın mensuplarının katılımıyla 19 Mayıs ilçesindeki Ballıca Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın, üniversitenin 18 Mayıs 2018’de kuruluşundan itibaren tütün hangarlarını yeniden işlevlendirerek geçmişle geleceği buluşturan bir anlayış benimsediklerini söyledi. Aydın, 60 hangardan 30’unun kullanıma açıldığını ifade etti. Üniversiteyi şehirle, insanla ve üretimle buluşturmayı hedefleyen "duvarsız üniversite" vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Aydın, son 8 yılda toplam 41 ödül aldıklarını kaydetti. Taştan kağıt üretme projesi Üniversite–sanayi iş birliğine büyük önem verdiklerini dile getiren Aydın, taştan kağıt üretme projesinin bu anlayışın somut örneklerinden biri olduğunu söyledi. Bir firma ile ortak yürütülen projede akademisyenlerin ciddi mesafe kat ettiğini belirten Aydın, "Taştan kağıt üretme projesi. Hocalarımız bunun üzerinde çalışıyor ve belirli bir aşamaya da geldi. İnşallah kaplama aşamasına geldiler. Ondan sonra da bunun patentini alacaklar ve belki fabrikası kurulacak. Taş var Samsun’da. Kireç taşına benzer bir taş ve bu çok efektif bir şey. Ve normal kağıda göre fiyatı 5’te 1 diyorlar. Kullandığımız kağıt yapmasanız bile karton ambalaj yapabilirsiniz. Bir özelliği de su almıyor. İnşallah bunu başarabilirsek Samsun için de Türkiye içinde olumlu olacak" şeklinde konuştu. "Canik kampüsünün taşınması söz konusu değil" Aydın, üniversitenin Canik kampüsünün tamamen Ballıca’ya taşınacağı iddialarına da yanıt vererek, "Burası bizim kampüsümüz. Bizim üniversitemizin bir parçası. Tabii ki orasını da geliştireceğiz. Üniversite şu an 8. yılında. OMÜ mesela 50 yıllık ama hala yeni ihtiyaçları var hala mekan genişliyor. Biz önceliği buraya koyduk. Orayı ihmal ettiğimizden dolayı değil. Kimse olayları başka tarafa çekmesin. Sebebi de şu tasarruf tedbirlerinden dolayı yeni bina yatırımları Cumhurbaşkanlığı onayına gidiyor. Burada da kolay kolay vermiyorlar. Sadece Mehmet Muş bakanımızın yardımıyla şehir hastanesi yanında 15 bin metrekarelik binamızı yapıyoruz. Ama burada hazır hangarlar olduğu için bakım onarım üzerinden bulduğumuz parayı harcamak kolay. Herhangi bir yatırım planına girmiyor. Bütçeden geçirdiğimizde ödenek aldığımızda ya da hayırseverlerden bağış aldığımızda desteği buraya rahat bir şekilde harcıyoruz. Bir de burası kendini göstermeye daha fazla aday. Mesela biz bu hangarları yıkıp yeniden yapsaydık kimse tarafımıza bakmazdı. Herhangi binadan biri olurdu. Ama şimdi bu dönüşüm kendi başına bir hikaye oluşturdu. Ben inanıyorum ki burası yoluna girdikten şartlar iyileştikten sonra oradaki kampüsü de daha iyi hale getirmek noktasında biz de, bizden sonraki yönetimler de çalışacağız. Bu noktada 50 defa söyledim. Canik kampüsü bu üniversitenin bir parçasıdır. Canik’in buraya tamamen taşınması söz konusu değildir" diye konuştu.
03 Şubat 2026 Salı - 13:04
Karatay’da Robot ve Teknoloji Festivali başlıyor
Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğinde düzenlenen "ROBOFEST KONYA", üçüncü kez robotik ve teknoloji meraklısı gençleri bir araya getiriyor. Yarışma için 27 Mart 2026 tarihine kadar başvuru yapılabilecek. Eğitime verdiği desteklerle örnek projelere imza atan Karatay Belediyesi, ROBOFEST KONYA ile ortaokul ve lise öğrencilerinin bilimsel düşünme, takım çalışması ve teknoloji üretme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. ROBOFEST KONYA; robotik, kodlama, yazılım ve mühendislik temelli yarışmaların yanı sıra atölye çalışmaları, teknoloji sergileri ve söyleşilerle gençlere uygulamalı öğrenme imkanı sunacak. Ortaokul ve lise düzeyindeki öğrenciler, yarışmaya takımlar halinde katılım sağlayabilecek. Festival kapsamında; Kendin Yap-Çalıştır, mBot Robot, Sünger Bob, Temel Çizgi İzleyen, Hızlı Çizgi İzleyen, Labirent Ustası, Mini İHA (Drone) ve Mini Sumo kategorilerinin yanı sıra; Yumurta Toplayan (Caretta Caretta), Bilgisayar Destekli Çizim, Serbest Proje (Lise) ve Tasarla-Çalıştır kategorilerinde yarışmalar düzenlenecek. Yarışmaya başvurular başladı ROBOFEST KONYA için ön başvurular alınmaya başlandı. Son başvuru tarihi 27 Mart 2026 olarak belirlenirken, yarışmalar 20-21-22 Nisan 2026 tarihlerinde Konya Spor ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Yarışmaya ilişkin tüm detaylara ise https://www.konyarobofest.com/ adresinden ulaşılabilecek. Yarışmada başarılı takımlara para ödülü verilecek. Başkan Kılca’dan ROBOFEST KONYA’ya davet Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, ROBOFEST KONYA’nın her geçen yıl büyüyerek Türkiye’nin en kapsamlı robot ve teknoloji organizasyonlarından biri haline geldiğini ifade etti. Başkan Kılca, festivalin gençlerin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artırmayı hedeflediğini vurguladı. Karatay Belediyesi olarak bilimsel düşünen, üreten ve geliştiren bir gençlik için çalıştıklarını dile getirdi. ROBOFEST KONYA’nın yalnızca bir yarışma olmadığını; gençlerin hayal gücünü, problem çözme yeteneklerini ve teknoloji üretme becerilerini ortaya koyabilecekleri önemli bir platform olduğuna dikkat çeken Başkan Kılca, organizasyonun Milli Teknoloji Hamlesi ruhuna güçlü katkı sunduğunu kaydetti. Hasan Kılca, TEKNOFEST ruhunu taşıyan, yaşatan ve yaygınlaştıran ROBOFEST KONYA’ya Konya’daki tüm ortaokul ve lise öğrencileri ile okulları katılmaya davet etti.
03 Şubat 2026 Salı - 11:11
The ONE Awards’ta bilgisayar kategorisinde "Yılın İtibarlı Markası" ödülü
Casper, pazarlama ve iletişim dünyasının ödül organizasyonlarından biri olan The ONE Awards’ta bilgisayar kategorisinde "Yılın İtibarlı Markası" ödülünün sahibi oldu. Marketing Türkiye’nin Akademetre Research and Strategic Planning iş birliğiyle bu yıl 12’ncisi düzenlenen The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri sahiplerini buldu. Markaların ve bu başarıda pay sahibi olan paydaşların ödüllendirildiği programda Casper, bilgisayar kategorisinde "Yılın İtibarlı Markası" oldu. "Yenilikleri sahiplenerek kullanıcı deneyimini geliştirmeyi sürdüreceğiz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, şu ifadeleri kullandı: "Bilgisayar kategorisinde elde ettiğimiz bu ödül; her yeni fikir, her yeni ürün ve attığımız her kararlı adımın arkasında yer alan büyük emeğin, tutkunun ve ekip ruhunun güçlü bir yansımasıdır. Bu başarı, ülkemizde bilgisayar teknolojileri alanında katma değer üretme konusundaki kararlılığımızın da somut bir göstergesidir. 35 yıllık birikimimiz, tutkuyla çalışan ekibimiz ve kullanıcılarımızın bize duyduğu güvenle, Türkiye’yi bilgisayar teknolojileri üretiminde gururla temsil etmeye devam ediyoruz. Yenilikleri cesaretle sahiplenerek kullanıcı deneyimini sürekli geliştirmeyi sürdüreceğiz." Yılın öne çıkan markaları halk jürisinin oylarıyla belirlendi The ONE Awards’ın temelini oluşturan "İtibar ve Marka Değer Performans Ölçümü" araştırması kapsamında, yılın öne çıkan markaları ve iş ortakları halk jürisinin oylarıyla belirlendi. 70’in üzerinde kategoride yürütülen araştırma ve saha çalışması yüz yüze görüşmelerle tamamlandı. Araştırmaya, Türkiye’yi temsilen 12 ilden toplam bin 200 kişi katıldı. İki aşamalı bir modelle kurgulanan araştırma, markaların yıl içindeki itibar performansını çok boyutlu bir yaklaşımla ele alıyor.
03 Şubat 2026 Salı - 10:26
Turkcell ve TEKNOFEST’in 5G ve Yapay Zekâ Yarışması başvurulara açıldı
Türkiye’nin ilk ve tek havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST 2026 kapsamında, Turkcell’in düzenlediği "5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması" başvurulara açıldı. Yarışmaya lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencileri yenilikçi projeleriyle katılabilecek. Turkcell’in, 30 Eylül - 4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlediği 5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması’na başvurular başladı. Geleceğin mobil haberleşme ve bilişim teknolojilerine ilgi duyan lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencilerinin katılabileceği yarışmaya başvurular, 20 Şubat 2026’ya kadar devam edecek. Öğrenciler, en az 2 ve en fazla 5’er kişilik takımlar halinde, TEKNOFEST’in web sitesinde yer alan yarışma sayfasından başvuru yapabilecek. 5G ve yapay zekâ ile gerçek hayata uygun çözümler geliştirecekler Yarışmada, üniversite öğrencilerinin 5G şebekesinin sunduğu bağlantı yeteneklerini, 5G tabanlı API’ler (Uygulama Programlama Arayüzleri) ve yapay zekâ teknolojileriyle birleştirmesi amaçlanıyor. Böylece, yenilikçi ve gerçek hayata uygun uygulamalar geliştirmeleri bekleniyor. Yarışmada, şebeke kaynaklarını etkin şekilde kullanarak, 5G ağ kalitesini dinamik şekilde yöneten ve yapay zekâ tabanlı gerçek zamanlı analizlerle katma değer üreten çözümler, ön eleme ve tasarım değerlendirme aşamasını geçecek. Ön eleme ve tasarım değerlendirme aşamalarını başarıyla geçen takımlar, Ağustos ayında düzenlenecek olan final etabında yarışmaya hak kazanacak. ‘Akıllı yol güvenliği’ temasında ise araç, yol ve sürücüsüne ilişkin hedef unsurları en doğru ve en hızlı şekilde tespit eden ilk 3 takım para ödülünün sahibi olacak. Dereceye giren takımlara, toplam 450 bin TL para ödülü Birincilik ödülünün 175 bin TL, ikincilik ödülünün 150 bin TL, üçüncülük ödülünün ise 125 bin TL olarak belirlendiği yarışmada ayrıca 3 farklı kategoride prestij ödülleri kazanan ekipler de belirlenecek. Dereceye giren takımlara ödülleri, 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek olan TEKNOFEST 2026 etkinliğinde takdim edilecek. Yarışma ile ilgili tüm detaylara teknofest.org/tr/yarismalar/5g-yapay-zeka-ile-akilli-yol-guvenligi-yarismasi/ adresinden ulaşılabiliyor.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 13:04
Samsun basını yapay zeka ile geleceğe hazırlanıyor
Dijital medyanın dönüşen yapısına ayak uydurmak isteyen Samsun’daki basın mensupları, yapay zekâ destekli medya uzmanlığı eğitimiyle mesleki yetkinliklerini bir üst seviyeye taşımaya hazırlanıyor. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Yapay Zekâ Destekli Medya Uzmanlığı Eğitimi", 9-10 Şubat tarihlerinde Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın(TSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. OKA Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülecek eğitim programına, Samsun’da görev yapan medya çalışanlarının yanı sıra kamu kurumlarının basın sorumluları katılacak. İki gün sürecek eğitim boyunca katılımcılar, yapay zekâ destekli haber metni yazımından görsel ve işitsel içerik üretimine, veri analizinden raporlamaya ve sosyal medya yönetimine kadar pek çok alanda uygulamalı çalışmalar yapma imkânı bulacak. Programın temel hedefi, medya çalışanlarının dijital araçları daha etkin kullanarak hızlı, güvenilir ve nitelikli içerikler üretmesini sağlamak olarak belirlendi. Eğitim, teknik kazanımların yanı sıra haber doğrulama süreçleri, etik gazetecilik ilkeleri, deepfake içerikler ve dezenformasyonla mücadele gibi dijital çağın kritik başlıklarında da farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Bu yönüyle program, katılımcıların güvenilir habercilik anlayışını güçlendirmeyi hedefliyor. Program kapsamında ayrıca Samsun’un tanıtımına yönelik modern, yenilikçi ve sürdürülebilir dijital stratejilerin geliştirilmesi, ilin kültürel ve turistik değerlerinin ulusal ve uluslararası platformlarda daha görünür hale getirilmesi hedefleniyor. Eğitim süreci, medya çalışanları arasında deneyim paylaşımını teşvik eden ve mesleki iş birliğini güçlendiren etkileşimli bir ortam sunacak. Eğitime, Samsun’da görev yapan basın mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının basın ve halkla ilişkiler birimlerinde görevli sorumlular katılım sağlayacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder