TEKNOLOJİ
Aydın’da geleceğin mühendisleri için başvurular başladı 26 Şubat 2026 Perşembe - 13:23:29 Türkiye genelinde birçok gencin yeteneklerini keşfetmesini sağlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri için Aydın’da başvurular başladı. On binlerce öğrenciye robotik ve kodlamadan nanoteknolojiye, tasarım ve üretimden yapay zekaya 11 farklı alanda eğitim veren Deneyap Teknoloji Atölyesi için başvurular Aydın’da da başlarken, son başvuru tarihi 6 Mart 2026 olarak açıklandı. Geleceğin mühendislerini, teknoloji girişimcilerini ve teknoloji liderlerini yetiştirmek amacıyla eğitim vermek üzere kurulan Deneyap Teknoloji Atölyeleri, çalışmalarını eğitimde fırsat eşitliği anlayışıyla sürdürürken, atölyelerde öğrenci seçme süreci üç aşamadan oluşuyor. Başvuru yapan adaylar, öncelikle "E-Sınava" katılıyor. E-Sınavı başarıyla geçen adaylar ikinci adım olan "Çevrimiçi Eğitim ve Görev Tamamlama" aşamasına, ardından bu aşamada da başarılı olan adaylar "Uygulama Sınavına" davet ediliyor. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan öğrenciler, Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde eğitim almaya hak kazanıyor. Deneyap Teknoloji Atölyelerine 2025-2026 eğitim öğretim yılında 4. sınıf, 5. sınıf, 8. sınıf, lise hazırlık sınıfı ve 9. sınıfta okuyan öğrencilerden e-sınav için başvuru alınacak. Öğrenci Seçme Sınavı için başvurular ise deneyap internet adresinden yapılabilecek. Adaylar başvuru sürecini Kurumsal Yönetim Sistemi üzerinden takip edebilecek. Eğitimler iki aşamadan oluşuyor Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir topluma dönüşmesini amaçlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde ortaokul ve lise olmak üzere iki farklı düzeyde eğitimler veriyor. Eğitim süreci, ilk 24 ay proje temelli dersler ve son 12 ay takımlar dönemi olmak üzere 2 aşamadan oluşuyor. Atölyelerde Tasarım ve Üretim, Robotik ve Kodlama, Elektronik Programlama ve Nesnelerin İnterneti, İleri Robotik, Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji, Enerji Teknolojileri, Havacılık ve Uzay Teknolojileri yüz yüze, Yazılım Teknolojileri, Siber Güvenlik, Yapay Zeka ve Mobil Uygulama dersleri ise çevrimiçi eğitim olarak veriliyor. Öğrenciler, teknoloji eğitiminde atölyede kullandıkları eğitim içerikleri ile ilişkili malzeme ve ekipmanlarla erken yaşta tanışıyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:18 Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:54 FRC’nin teknoloji destekçisi Turknet, beşinci kez gençlerle sahada Gençlerin üretme cesaretini destekleyen Turknet, dünyanın önde gelen lise robotik yarışmalarından FIRST Robotics Competition (FRC)’nın ‘Teknoloji Destekçisi’ olarak sahada gençlerin yanında yer alacak. 2026 Sezonunda, 6 bin 500’den fazla öğrencinin yarışacağı etkinlikte şirket, yalnızca fiber altyapısıyla değil, sahadaki teknik destek alanlarıyla da gençlerle olacak. ‘Net Gençlik’ ile altyapısının uygun olduğu yüzlerce devlet üniversitesi ve teknoparkta gençlerin yanında yer alan Turknet, lise öğrencileri ile de her yıl dünyanın en itibarlı teknoloji turnuvalarından ‘FIRST Robotics Competition’ (FRC) kapsamında bir araya geliyor. Fikret Yüksel Vakfı tarafından düzenlenen FIRST Robotics Competition’a (FRC) bu yıl beşinci kez destek olan şirket, mart ayı boyunca İstanbul’da gerçekleşecek altı farklı bölgesel turnuvada genç kaşiflere eşlik edecek. Arkeoloji ve mühendislik buluşuyor: REBUILT sezonu başlıyor Bu yıl "FIRST AGE Sezonunda Geçmişi Yeniden İnşa Edelim: REBUILT" sloganıyla düzenlenen yarışmada takımlar, arkeolojiden ilham alarak mühendislik becerilerini kullanacaklar. Bu yıl; Türkiye’den 208 ve 16 ülkeden 39 yabancı takımı ağırlayacak olan etkinlikte 6 bin 500’den fazla öğrenci yarışacak. Turknet ‘Pit Stop’ çadırı bu yıl daha güçlü Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören şirket ‘Pit Stop’ teknik destek çadırı, bu sezon daha kapsamlı bir yapıyla sahada olacak. Takımların yedek parça ve tamir ihtiyaçlarına destek sağlayan alan sayesinde öğrenciler, teknik aksaklıklara takılmadan yarışmaya odaklanabilecek. Bu yılın bir diğer yeniliği ise şirketin özel maskotu olacak. FRC turnuvalarının ayrılmaz bir parçası olan maskot kültürüne dahil olan şirket, maskotuyla FRC sahnesindeki yerini alarak gençlerle doğrudan etkileşim kuracak. "Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi bu salonlarda büyüyor" "Turknet için FRC, bir sponsorluk desteğinden çok, ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inancın bir ifadesi" diyen Fikret Yüksel Eğitim Vakfı Onur Kurulu Üyesi ve Turknet CEO’su Cem Çelebiler şöyle konuştu: "Biz interneti yalnızca bir bağlantı hizmeti olarak değil; üretimin, öğrenmenin ve cesur fikirlerin zemini olarak görüyoruz. Beş yıldır aynı sahada gençlerin hayal kurma cesaretine tanıklık ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi tam da bu salonlarda büyüyor. Onların risk alan, deneyen ve yeniden ayağa kalkan ruhu bize de ilham veriyor. Bu nedenle FRC’de olmak bizim için bir destekten öte, bu yolculukta gençlerle birlikte yürümek anlamına geliyor." Fikret Yüksel Vakfı Başkanı Alex Burchard ise şunları söyledi: "Programa ve öğrencilere sağladığı cömert destekten dolayı Turknet’e teşekkür etmek istiyorum. Gigafiber internet hizmetleri, etkinliklerimizin son derece pürüzsüz geçmesini sağlıyor ve öğrencilere bu anlamda sağladıkları destek inanılmaz büyük. Bu program önemli bir program, çünkü öğrencilere sadece bir dizi teknik beceri öğretmekle kalmıyor; aynı zamanda iletişim, takım çalışması, problem çözme ve gelecek nesillere yardım etmek için hayırseverlik yapma gibi şeylerle ondan çok daha fazlasını öğretiyor. "Robottan daha fazlası" sloganıyla aslında robotu yalnızca öğrencilerin ilgisini çekecek bir araç gibi kullanıyoruz, öğrenciler eğlenceye katıldıklarında ise yaşayacakları kişisel gelişimin sınırı olmuyor." Mart ayı boyunca sürecek turnuvalar İstanbul’da ve Ankara’da gerçekleşecek. İstanbul turnuva takvimi şöyle: İstanbul Regional: 3-5 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Bosphorus Regional: 6-8 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Yeditepe Regional: 9-11 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Haliç Regional: 25-27 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Marmara Regional: 28-30 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Avrasya Regional: 31 Mart-2 Nisan 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Ankara turnuva takvimi şöyle: Ankara Regional: 7-9 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi Başkent Regional: 10-12 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:53 Turkcell 5G için hazır Türkiye’de ilk 5G sinyalinin verilmesi için geri sayım sürerken, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret etti. "Tıpkı Kartepe gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var" diyen Koç şu mesajları verdi: "En geniş frekans portföyünün sahibi ve en fazla 5G yatırımı yapan şirket olarak, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. Tüm hazırlıklar tamamlandı. Artık sadece söylemlerin değil, yatırım gücü ve teknik kapasitenin de konuşacağı yerdeyiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur.’’ Türkiye, 1 Nisan’da verilecek ilk 5G sinyali için gün sayarken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kocaeli Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı ve fedakâr çalışmaları için saha ekibine teşekkür etti. "Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin her devrinde lider oldu" Şiketin, Türkiye’nin 5G dönüşümüne liderlik edeceğinin altını çizen Genel Müdür Koç, şu mesajları verdi: "Türkiye’de mobil iletişimin her döneminde sektör lideri olduk. 16 Ekim’deki ihalede, 1 milyar 224 milyon dolarlık teklifle Türkiye’nin en geniş frekans portföyünün sahibi olarak bu liderliği perçinledik. 700 MHz bant genişliğimiz sayesinde kırsal bölgelerden bina içlerine kadar güçlü ve dengeli bir kapsama sağlayacağız. 3,5 GHz bandındaki kapasitemizle de şehir merkezlerinde ve yoğun bölgelerde mobilde saniyede 1000 megabit ve üzeri seviyelere ulaşan performans sunacağız. 5G, üretimden ulaşıma, sağlıktan enerjiye kadar hayatın her alanında çok köklü bir dönüşümü tetikleyecek. 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle ülkemizin bu dönüşümüne biz öncülük edeceğiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur. Bu konumun getirdiği sorumluluk ve vizyonla, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız." "Artık yatırım gücü ve teknik kapasite konuşacak" Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: "Bundan tam 32 yıl önce Türkiye’yi cepten ilk alo ile tanıştıran markayız. Bugün 5G’nin sağlayacağı olanakları ve arkasındaki teknolojiyi konuşuyoruz ama tüm bunları mümkün kılan, bu istasyonları kuran ekiplerimizin bilgisi ve alın teridir. Tıpkı Kartepe’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var. Bugün itibarıyla 5G’ye hazırız. Artık sadece söylemlerin değil yatırım gücü ve teknik kapasitenin, yani kısacası ‘gerçeklerin’ konuşacağı yerdeyiz. Çekim gücü, altyapı, hız ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda sektör ortalamalarının çok üzerinde bir deneyim sunuyoruz. Tüm hazırlıklar tamamlandı. 1 Nisan günü Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda yeni ve tarihi bir sayfa açılacak. Ve o sayfanın altında Turkcell imzası olacak."
Bakanlıktan ebeveynlere dijital uygulamalarda ‘ekran süresi’ uyarısı
01 Şubat 2026 Pazar - 12:03 Bakanlıktan ebeveynlere dijital uygulamalarda ‘ekran süresi’ uyarısı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesinde, 3-6 yaş arasındaki çocuklar için ekran süresinin sınırlandırılması uyarısında bulunuldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, çocukların dijital dünyadaki risklerden korunması için hazırlanan ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesinde, 6 yaşındaki çocuklar için ekran süresinin günde en fazla 1 saat olması gerektiği belirtildi. İnternet sitesinde yer alan ‘Ekran Süresi: Sağlıklı Kullanım Önerileri’ bölümünde 3-6 yaş arasındaki çocuklarda ekran süresinin sınırlandırılması ve yaş ilerledikçe bu sürenin aşamalı olarak artırılması tavsiye edilerek video izleme, dijital oyunlar ve televizyon gibi aktivitelerin de bu süreye dahil edilmesi gerektiği kaydedildi. Bakanlık, çocukların dijital alanlarda karşılaşabilecekleri risklerin neler olduğu ve bu risklere karşı hangi tedbirlerin alınabileceği konusunda ebeveynlerin ve toplumun bilgilendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, çocukların dijital dünyada güvenliğine katkı sağlaması için ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesi ve mobil uygulaması hayata geçirildi. Ebeveynlerin rehberliğinde çocuklar için güvenli dijital ortam oluşturma hedefiyle uygulamaya konulan internet sitesinde, ‘Çevrimiçinde çocukları hedef alan tehlikeler’, ‘Oyun dünyasındaki tuzaklar’, ‘Ekran süresi’, ‘Dijital ebeveyn olmak’ ve ‘Çocuklar için güvenli içerik seçimi’ başta olmak üzere birçok bilgilendirici içerik bulunuyor. ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesinin, ‘Ekran süresi: Sağlıklı Kullanım Önerileri’ bölümünde, ekran kullanımının çocukların gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği, bu nedenle çocukların yaşına uygun sürelerin belirlenmesi ve sınırlar konularak kontrollü kullanımın sağlanması gerektiği vurgulandı. 3 yaşına kadar çocuklar ekrandan uzak tutulmalı 0-3 yaş arası dönemin, çocukların beyin ve sosyal gelişimi açısından kritik süreç olduğunun altı çizilerek ekran kullanımının bu gelişimi olumsuz etkileyebileceğinden, 3 yaşına kadar çocukların ekrandan tamamen uzak tutulması önerisinde bulunuldu. İnternet sitesinde, 3-6 yaş arasındaki çocuklarda ekran süresinin sınırlandırılması ve yaş ilerledikçe bu sürenin aşamalı olarak artırılması tavsiye edilerek video izleme, dijital oyunlar ve televizyon gibi aktivitelerin de bu süreye dahil edilmesi gerektiğine işaret edildi. Ekran süresinin çocukların yaşlarına uygun şekilde belirlenmesi gerektiği belirtilerek, "3 yaşındaki çocuklar için ekran kullanımı günde en fazla 30 dakika olmalıdır. 4 yaşında bu süre 40 dakika, 5 yaşında ise 50 dakika olmalıdır. 6 yaşındaki çocuklar için ise ekran süresi günde en fazla 60 dakika olarak belirlenmelidir. Ekran kullanımında sınırlar, çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve aile dinamiklerine göre belirlenmelidir. Bu süre, çocuğun fiziksel aktivite, uyku düzeni ve sosyal etkileşim gibi diğer önemli alışkanlıklarıyla dengelenmelidir" tavsiyelerine yer verildi. Yemek sırasında, uyku öncesinde ve çocuk odasında dijital araçların kullanılmamasının önemi vurgulanan bölümde öneriler şu şekilde sıralandı: "Ebeveynler, kurallara uyarak çocuklara örnek olmalıdır. Kurallar net ve anlaşılır olmalı, süre bitmeden önce hatırlatmalar yapılmalıdır. Ekran süresi sona erdiğinde, çocuğun duygularına empati gösterilip, dikkatini başka bir aktiviteye yönlendirmek için önerilerde bulunulmalıdır. Ebeveyn rehberliğiyle, çocukların ekran alışkanlıkları sağlıklı bir şekilde yönlendirilebilir ve kontrollü ekran süreleri, çocukların dijital dünyanın faydalarından yararlanırken, risklerden korunmalarına yardımcı olur."
Kütahya Tasarım Teknokent’ten ekonomiye 24 milyon dolarlık yazılım katkısı
01 Şubat 2026 Pazar - 12:00 Kütahya Tasarım Teknokent’ten ekonomiye 24 milyon dolarlık yazılım katkısı Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir, Tavşanlı Meslek Yüksekokulu’nu ziyaret ederek akademik personel ve yönetimle bir araya geldi. Ziyarette, Teknokent’in 2025 yılındaki 24 milyon dolarlık yazılım ihracatı başarısı vurgulanırken, öğrenciler için yeni iş birliği kapıları aralandı. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüğü Kütahya Tasarım Teknokent, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek amacıyla saha çalışmalarına hız verdi. Bu kapsamda Tavşanlı Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İsmet Çelik’i ziyaret eden Genel Müdür Doç. Dr. Durmuş Özdemir, bölgedeki girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Teknokent’in faaliyetleri ve sağladığı teşvik imkanları hakkında akademik personele sunum yapan Doç. Dr. Özdemir, kurumun büyüme ivmesine dikkat çekti. Şubat ayı itibarıyla bünyelerindeki Ar-Ge firması sayısının 130’a ulaşacağını müjdeleyen Özdemir, "Yazılım ihracatı gerçekleştiren Teknokent firmalarımız, 2025 yılı içerisinde ülkemize 24 milyon dolarlık bir döviz girdisi sağlayarak yerli teknoloji gücümüzü kanıtlamıştır" ifadelerini kullandı. Ziyaretin en somut çıktısı ise Tavşanlı MYO öğrencilerine yönelik planlanan eğitimler oldu. Görüşme sonunda; öğrencilerin girişimcilik ekosistemine dahil edilmesi, ön kuluçka ve kuluçka süreçlerini yakından tanımaları amacıyla okul bünyesinde bir eğitim semineri düzenlenmesi konusunda mutabakata varıldı. İş birliği kapsamında Bahar döneminde Tavşanlı MYO öğrencileri için Teknokent’e teknik gezi düzenlenmesi kararlaştırıldı. Bu gezi ile öğrencilerin, başarılı girişimci firmaların yönetici ve çalışanlarıyla bir araya gelerek sektördeki gerçek deneyimleri yerinde gözlemlemesi hedefleniyor. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Türk plastiğine Avrupa vizesi
31 Ocak 2026 Cumartesi - 12:30 Türk plastiğine Avrupa vizesi Avrupa’da plastik ambalajlarda yeni bir dönem başladı. Avrupa’da plastik ambalaj satışı, yeni dönemde yalnızca üretim kapasitesiyle değil; geri dönüştürülmüş içeriğin belgelenmesi, geri dönüştürülebilirliğin doğrulanması ve mevzuata tam uyum sağlanmasıyla mümkün hale geliyor. Türk plastik sektörünün çatı kuruluşu PAGEV ile AB onaylı denetim kuruluşu CERTILOOP, sanayicinin ürünlerni uluslararaı standartlarda belgelemesi için güçlerini birleştirdi. Genel Müdür Yağmur Cengiz Eroğlu, "Bu iş birliği sayesinde Türk plastik sanayicisi, geri dönüştürülmüş içerik iddiasını uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalarla kanıtlayabilecek. Bu belge, firmaların ihracatta hem maliyetini düşüren hem de satış kapısını açan stratejik bir araç" dedi. Protokol sayesinde, sertifikalı geri dönüştürülmüş içerik kullanımıyla plastik vergisi ve PPWR kaynaklı maliyetlerin düşmesi, Avrupa’ya satışta karşılaşılan "belge engellerinin" ortadan kalkması ve ihracatta fiyat pazarlıklarında üreticinin elinin güçlenmesi bekleniyor. Aynı zamanda geri dönüşüm firmaları için sertifikalı ham maddeler, üreticiler nezdinde daha değerli ve tercih edilen girdiler haline gelirken; mevzuat kaynaklı riskler de ticari güvenceye dönüşüyor. Bu protokol ile AB’de geçerli sertifikasyon hizmetleri, PPWR uyumlu teknik değerlendirmeler, süreç doğrulama çalışmaları ile eğitim ve mevzuat rehberliği sunulacak. Bu stratejik iş birliğiyle Türk plastik sektörü, Avrupa mevzuatına uyumlu, ihracatta rekabetçi ve sürdürülebilirlikte şeffaf bir yapıya doğru önemli bir adım atmış oluyor. PAGEV Başkan Yardımcısı Ahmet Meriç de, iş birliğinin sektörel etkisine dikkat çekerek, "Sektör, Avrupa Birliği pazarlarında rekabet gücünü koruyabilmek için artık yalnızca üretim kalitesiyle değil; izlenebilirlik, geri dönüştürülmüş içerik ve çevresel beyanların doğrulanması gibi başlıklarda da güçlü olmak zorunda. Bu iş birliğini, sektörümüzün sürdürülebilir dönüşümü açısından önemli bir adım olarak görüyoruz" dedi.
Moda endüstrisinin geleceği inşa ediliyor
31 Ocak 2026 Cumartesi - 11:14 Moda endüstrisinin geleceği inşa ediliyor Türk hazır giyim sektörü, küresel modaya yön veren, markaların ülkesi bir Türkiye hayalini hedefliyor. Bir yandan sektörün mevcut sorunlarına çözüm üretmeye çalışırken, diğer taraftan moda endüstrisinin geleceğini kurguladıklarını vurgulayan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği başkan adayı Mustafa Paşahan, "Sektörde donanımlı insan kaynağını geliştirmek, tasarım kapasitesini güçlendirmek, markalaşmanın çarpan etkisinden yararlanmak, İstanbul’u küresel moda merkezi yapmak, ikiz dönüşümü mevcut avantajlarımıza eklemek, e-ihracatın imkânlarından yararlanmak için projeler geliştiriyor, uyguluyoruz. Bütün bu başlıkları stratejik bir konu olarak değerlendiriyoruz. İhracatçıyı destekleyen, üreteni ödüllendiren, rekabeti kolaylaştıran bir yapıyı daha da güçlendireceğiz. Böylece hazır giyim sektörümüzü orta ve uzun vadeli hedeflerimize taşıyacak alt yapıyı oluşturacağız" dedi. Paşahan, Türkiye’nin hazır giyimde dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise üçüncü büyük ihracatçısı olduğunu, 220’ye yakın ülke ve bölgeye ihracat yaptıklarını vurgulayarak, "KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın rekabetçilikle ilgili sorunlarını biliyor, çözüm için her platformda girişimlerimizi sürdürüyoruz. Ankara nezdinde yürüttüğümüz yoğun girişimler sonucu, KOBİ’lerimiz son bir yıldır istihdam desteğinden yararlanıyor. Bir yandan sektörün mevcut sorunlarına çözüm üretmeye çalışırken, diğer taraftan moda endüstrimizin geleceğini kurguluyoruz. Sektörün 30 yıllık hayali olan Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarını ülkemize kazandırmak bize nasip oldu. Küresel hazır giyim sektörü büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Türkiye’nin bu süreçten avantajlı çıkabilmesi için dijital ve yeşil dönüşüm, bir başka ifade ile ikiz dönüşümü hızla tamamlamalıyız. Yaklaşık 20 yıldır ikiz dönüşüm üzerinde çalışıyoruz. Dönüşümü hızlandırmak için Bakanlıklarımızla, Avrupa Birliği’yle (AB), üniversitelerimizle ve paydaşlarımızla iş birlikleri yapıyor, projeler geliştiriyoruz. Projeler için sektörümüze, AB’den, ulusal ve uluslararası kuruluşlardan hibe destekleri sağladık. Bu desteklerle sektöre kalıcı kurumlar kazandırdık. Moda endüstrimiz için tasarımcı yetiştiren İstanbul Moda Akademisi’ni, dijital dönüşüm ve verimlilik konusunda firmalarımıza hizmet veren dijital dönüşüm merkezini AB’nin hibe destekleriyle kurduk. İhracatçılarımıza uygun maliyetle ve güvenli test hizmeti veren Ekoteks’i dünyanın sayılı laboratuvarlarından biri haline getirdik. Ekoteks laboratuvarlarımızda sektörümüze düşük maliyetli test hizmetleri sunuyoruz. Yeşil ekonomiye geçiş projemizle sürdürülebilir üretime odaklandık. Tamamladığımız ve devam eden projelerimizle moda endüstrimizi Türkiye’de ikiz dönüşümü en hızlı yürüten sektörü yapmanın gururunu yaşıyoruz. Biz, mevcut avantajlarımıza ikiz dönüşümü mutlaka ekleyecek, böylece firmalarımızın rekabetçiliğini güçlendireceğiz. KOBİ Komitesi ve KOBİ Destek Masası kuracağız. Böylece KOBİ’lerimizle var olan mevcut bağlarımızı daha da güçlendireceğiz. Vize problemlerine kalıcı çözüm bulunması için girişimlerimize devam edeceğiz. Daha çok ihracatçımızın yeşil pasaport alabilmesi için yabancı uyruklu kişilere yapılan satışların ihracat statüsünde sayılması uygulamasının yaygınlaştırılmasını sağlayacağız" dedi.
Elektrik şirketi ekipleri, kar yağışının 1 metreyi aştığı bölgede çalışmalarını sürdürüyor
31 Ocak 2026 Cumartesi - 09:29 Elektrik şirketi ekipleri, kar yağışının 1 metreyi aştığı bölgede çalışmalarını sürdürüyor Dicle Elektrik, son yılların en ağır kış şartlarının yaşandığı Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde olumsuz durumlara anında müdahale ediyor. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji arzı hedefiyle hizmet veren Dicle Elektrik, kış şartlarının ağırlaştığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sahadaki çalışmalarını ara vermeden sürdürüyor. Son olarak, Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve ardından gelen dondurucu soğukların dağıtım hatlarında yol açtığı olumsuzluklar giderildi. İlçede bulunan 5 bin abonenin neredeyse tamamına enerji verilirken, kar yağışının yoğun olduğu dağlık bölgelerde kalan az sayıdaki abonelere ise kesintisiz enerji verilmesi için ekipler, kar yağışının 1 metreyi aştığı bölgelerde zorlu hava ve saha şartlarına rağmen çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. "Ek personellerimizi ilçeye yönlendirdik" Dicle Elektrik Diyarbakır İl Müdürü Uğur Yaka, geçtiğimiz günlerde Çüngüş ilçesinde afet niteliğinde bir kar yağışı yaşandığını söyledi. Ayrıca hala bölgede kar yağışının aralıklı olarak devam ettiğini belirten Yaka, "Buna karşın hızlı bir şekilde mevcut sahadaki ekiplerimize ek olarak 50 personelimizi daha ilçeye yönlendirdik. Hava şartlarından kaynaklanan olumsuzluklara anında müdahale ederek insanüstü çabayla ilçe merkezi ve kırsaldaki yerleşim birimlerinin neredeyse tamamına yeniden enerji vermeyi başardık. Bunu yaparken mevsim şartlarından etkilenen direklerimizi hemen yenileriyle değiştirdik. Dağıtım trafolarını besleyen hatlara gerekli müdahaleleri yaptık. Bu başarılı operasyonun arkasında, zaman zaman bir metreyi aşan kar şartlarında dahi insanüstü bir özveriyle görev yapan saha personelimizin emeği bulunuyor" dedi. Öte yandan, Dicle Elektrik yetkilileri, afet niteliğinde yağan karın, özellikle Çüngüş kırsalında yer alan dağlık bölgelerde, 12 mahalle ve 17 mezranı elektrik altyapısını olumsuz bir şekilde etkilediğini belirtti. Söz konusu bölgelerde ekipler çetin kış şartlarıyla mücadele ederken, ilgili aboneleri elektriksiz bırakmamak için de jeneratör desteği çalışmaları yürütülüyor.
Turknet GigaCrew elçilik programı başladı
30 Ocak 2026 Cuma - 11:50 Turknet GigaCrew elçilik programı başladı Turknet, genç ve teknoloji odaklı kullanıcıları bir araya getiren ‘GigaCrew’ elçilik programını başlattı. 1996’daki kuruluş ruhundan ilham alan bu özel program, içerik üretimi ve referans sistemiyle katılımcılara hem ödüller kazanma hem de Turknet topluluğunu birlikte büyütme fırsatı sunuyor. Odağına her zaman gençleri alan yeni nesil internet operatörü Turknet’in "Gigafiber’in Kurucu Ruhunu Taşıyan Elçileri Arıyoruz" çağrısıyla başlattığı GigaCrew programı, içerik üretimi, referans yoluyla büyüme ve marka sadakati temelinde şekilleniyor. Katılımcılar çevrelerine şirketin Gigafiber deneyimini tanıtarak hem kazanç elde edebiliyor hem de markanın büyümesine katkı sağlıyor. Program, Z kuşağından teknoloji meraklılarına, içerik üreticilerinden dijital dünyanın tüm seslerine kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. GigaCrew üyelerine sunulan avantajlar GigaCrew topluluğuna katılacak ilk 1996 elçi, 12 ay sürecek kapsamlı bir gelişim ve etkileşim yolculuğuna dahil olacak. Programda uygulanacak puan ve rozet sistemi sayesinde elçiler; tamamladıkları görevler ve ürettikleri içeriklere bağlı olarak çeşitli ödüllere sahip olabilecek. GigaLearn ile profesyonel eğitim ve mentorluk desteği Yapılan açıklamaya göre program, Turknet ofisinde gerçekleşen lansman etkinliğiyle başladı. GigaCrew elçileri, ‘GigaLearn’ platformu üzerinden yazılı ve sözlü içerik üretimine odaklanan eğitimlere katılma fırsatı bulacak. Bu kapsamda; farklı içerik üreticileriyle içerik üretimi başlıklarında influencer buluşmaları ve mentorluk oturumları düzenlenecek. Ayrıca teknoloji okuryazarlığı, yapay zekâ ve sosyal medya stratejileri gibi alanlarda uzman iş ortaklarından eğitim alma imkânı sunulacak. Programa kabul edilen katılımcılara; özel referans linkleri, içerik rehberleri ve ödül takip panellerinin yer aldığı özel bir panel tanımlanacak. Elçilerin performansı; önerilen kişi sayısı, içerik katkısı ve topluluklardaki aktiflik kriterleri doğrultusunda düzenli olarak takip edilecek. Kurucu elçi ruhuna sahip herkes başvurabilir Açıklamaya göre, GigaCrew programına katılmak isteyen adaylar, turk.net/gigacrew adresi üzerinden başvuru yapabiliyor. Başvuru formunda adaylardan sosyal medya veya forum profillerini paylaşmaları ve başvurularına motivasyonlarını anlattıkları bir video bağlantısı eklemeleri bekleniyor. Programa katılım için Turknet abonesi olma zorunluluğu bulunmazken, "kurucu elçi" ruhuna sahip olmak ve üretici bir bakış açısı en önemli kriterler arasında yer alıyor.
Sivas Belediyesi mühendislerinin ürettiği su sayacı su tasarrufu sağlayacak
30 Ocak 2026 Cuma - 11:45 Sivas Belediyesi mühendislerinin ürettiği su sayacı su tasarrufu sağlayacak Sivas Belediyesi mühendisleri, su sızıntılarını belirleyebilen bir akıllı su sayacı geliştirdi. Cep telefonuyla uzaktan kontrol edilebilen sayaç, evdeki su sızıntılarını belediyeye bildirip, hem su tasarrufu hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Suyun bilinçli kullanımına yönelik projeleriyle dikkat çeken Sivas Belediyesi, kendi mühendisleriyle geliştirdiği akıllı su sayacıyla da dikkatleri üzerine topladı. Sivas Belediyesi’nin şirketlerinden Özbelsan tarafından üretilen akıllı su sayaçları, tüketicinin su kullanımını sayaçlar ve belediye arasındaki bir ağ sayesinde cep telefonu üzerinden görmesini ve ödeme yapmasını sağladığı gibi ikametlerde ev sahibinin bile farkında olmadığı su sızıntılarını tespit edip hem su tasarrufu hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Pilot seçilen evlerde deneme aşamasında olan sayaçların seri üretimle ilk olarak tüm Sivas’ta kullanımı, ardından ihtiyaç duyulan diğer belediyelere satılması planlanıyor. Dikkat seçen bu sayaçların üretim maliyetinin ise belediyelerin satın aldıkları kartlı sayaçlara göre çok daha düşük olduğu belirtildi. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, sayaçla ilgili çalışmalarda sona gelindiğini belirterek, "Sivas Belediyesi olarak suyla ilgili yapmış olduğumuz çalışmala çerçevesinde kendi su sayacımızı ürettik. Bir yıldır çalışmalarını sürdürdüğümüz sayaçla ilgili tüm belgeleri aldık. Uluslararası ve ulusal üretim belgelerinin hepsini tamamladık. Pilot uygulama çalışmalarımızı da yaptık. Şu an itibarıyla çalışmalarda sona gelindi" dedi. Türkiye’de örnek olacak Başkan Uzun, "Tabii biz bu su sayacıyla birlikte Türkiye’de örnek bir sayaç ortaya koyacağız. Önce kendi şehrimizde kullanacağız. Daha sonra biz bunu diğer şehirlere, onların belediyelerinden talep eden kim varsa satmayı planlıyoruz" dedi. Radyo frekansıyla iletişim kurulacak Uzun, anten sistemleri ile radyo frekansından yararlanılarak ağ kurulacağını söyleyerek, "Mevcut sayaçlarda kart kullanılıyor. Vatandaşımız yükleme yapmak için belediyemiz ve yükleme noktalarına gitmek zorunda kalıyordu. Biz bunu tamamen bitiriyoruz. Manuel kısımları da tamamıyla bitiriyoruz. Şu an şehrimize yaklaşık bin 300 civarında anten kurulumu gerçekleştireceğiz. Bu anten kurulumu ile birlikte biz bütün sayaçları radyo dalgaları ile birbirine bağlayacağız. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine girip motorlu taşıtlar vergisi nasıl ödeniyorsa, kendi sayacına kendi suyunu istediği kadar yükleyebilecek. Su yükleme noktasına gitmek zorunda kalmayacak. Tamamıyla uzaktan bir sistem, bir konfor getiriyoruz" diye konuştu. Ev sahibinin bilmediği kaçakları tespit edecek Uzun, geliştirdikleri yeni nesil su sayaçları ile evlerde gereksiz yere damlayan muslukların ve fark edilmeyen sızıntıların da tespit edilebileceğini vurgulayarak, "Sayaçların denendiği evlerden bize gelen verilerde çok az da olsa sürekli su aktığını tespit ettik. Bizim arkadaşlarımız, vatandaşımızın evine gidiyor ve bu durumu anlatıyorlar. Üretmiş olduğumuz su sayacındaki yüksek hassasiyet bu bilgiyi bize veriyor. Bu şekilde ciddi anlamda tasavvuf sağlamayı amaçlıyoruz. Sivas’ta 150 bin tane su sayacı var. 150 bin hanede üç tane musluk olduğunu düşünürsek 450 bin musluk eder. 450 bin musluğu aynı anda görebileceğimiz bir sistem kuruyoruz" şeklinde konuştu.
Yaay eTürkiye Kupası’nda şampiyon Beşiktaş oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 11:43 Yaay eTürkiye Kupası’nda şampiyon Beşiktaş oldu Teknoloji birikimini hayatın her alanına aktaran Türk Telekom’un yerli ve yenilikçi sosyal medya platformu Yaay’ın isim sponsorluğunda, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen Yaay eTürkiye Kupası’nda şampiyon Beşiktaş oldu. Türk Telekom, e-spor alanındaki desteğini sürdürüyor. Futbolun dijitalleşmesinde önemli rol üstlenen şirketin yerli ve yenilikçi sosyal medya platformu Yaay’ın isim sponsorluğunda düzenlenen Yaay eTürkiye Kupası’nda kazanan belli oldu. Final mücadelesinde Beşiktaş ile Antalyaspor karşı karşıya gelirken, kupayı kazanan takım Beşiktaş oldu. Yaay eTürkiye Kupası’nı kazanarak 125 bin TL’lik büyük ödülün sahibi olan Beşiktaş, aynı zamanda eSüper Kupa’da mücadele edecek takımlar arasına adını yazdırdı. ESA Arena’da yüzlerce taraftarın tribünden takip ettiği final karşılaşmaları, ekran başında ise Tivibu Spor 4 ve Tivibu sosyal medya uygulamaları üzerinden binlerce izleyiciyle buluştu. Yapılan açıklamaya göre, Yaay eTürkiye Kupası’nda grup aşamasını başarıyla geçen takımlar, çeyrek final ve yarı final mücadelelerinin ardından final aşamasına yükseldi. Kazananlar finalinde Antalyaspor’dan Ener ‘eneronfire’ Keleş ile Gençlerbirliği’nden Arda ‘ArdaKaygusuz’ Kaygusuz karşı karşıya gelirken, kaybedenler finalinde ise Fenerbahçe’den İsmail Can "ISOPOWERR" Yerinde ile Beşiktaş’tan Mert ‘iMertAL’ Altıntop kozlarını paylaştı. BO2 formatında oynanan büyük finalde, kıran kırana geçen maçların ardından kupayı ve büyük ödülü kazanan takım Beşiktaş oldu. Büyük finalde mücadele eden Beşiktaş ve Antalyaspor doğrudan Türk Telekom eSüper Kupa’da yer alma hakkı kazanırken, şampiyon Beşiktaş, 125 bin TL, ikinci Antalyaspor 75 bin TL, üçüncü Gençlerbirliği ise 50 bin TL’lik ödülün sahibi oldu. Dünyanın en popüler futbol oyunlarından FC 26 üzerinden oynanan Yaay eTürkiye Kupası’nda takımlar, 95 Gen modu ile oluşturuldu. Turnuva karşılaşmaları Tivibu Spor 4 ve Tivibu sosyal medya uygulamaları üzerinden canlı yayınlanırken, final aşaması maçları ESA Arena’da yüzlerce taraftar tarafından yerinde izlendi.
Sivas Belediyesi kendi mühendisleriyle eşi benzeri bulunmayan bir su sayacı üretti
30 Ocak 2026 Cuma - 11:31 Sivas Belediyesi kendi mühendisleriyle eşi benzeri bulunmayan bir su sayacı üretti Cep telefonuyla uzaktan kontrol edilebilen sayaç evdeki bu su sızıntılarını belediyeye bildirip hem su tasarrufu hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Suyun bilinçli kullanımına yönelik projeleriyle dikkat çeken Sivas Belediyesi, kendi mühendisleriyle geliştirdiği akıllı su sayacıyla da dikkatleri üzerine topladı. Sivas Belediyesi’nin şirketlerinden Özbelsan tarafından üretilen akıllı su sayaçları, tüketicinin su kullanımını sayaçlar ve belediye arasındaki bir ağ sayesinde cep telefonu üzerinden görmesini, ödeme yapmasını sağladığı gibi sayaç, ikametlerde ev sahibinin bile farkında olmadığı su sızıntılarını tespit edip hem su tasarrufu sağlıyor hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Pilot seçilen evlerde deneme aşamasındaki sayaçların seri üretimle ilk olarak tüm Sivas’ta kullanımı ardından ise ihtiyaç duyulan diğer belediyelere satılması planlanıyor. Dikkat seçen bu sayaçların üretim maliyeti ise belediyelerin satın alıp kullanmak zorunda kaldıkları kartlı sayaçlara göre çok daha düşük. Konuyla ilgili açıklama yapan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, sayaçla ilgili çalışmalarda sona gelindiğini belirtip, "Sivas Belediyesi olarak suyla ilgili yapmış olduğumuz çalışmalar çerçevesinde kendi su sayacımızı ürettik. Bir yıldır çalışmalarını sürdürdüğümüz sayaçla ilgili tüm belgeleri aldık. Uluslararası ve ulusal üretim belgelerin hepsini tamamladık. Pilot uygulama çalışmalarımızı da yaptık. Şu an itibarıyla çalışmalarda sona gelindi" dedi. Türkiye’de örnek olacak Başkan Uzun kendi ekipleri tarafından geliştirilen sayacın Türkiye’de örnek olacağını belirtip, "Tabii biz bu su sayacıyla birlikte Türkiye’de örnek bir sayaç ortaya koyacağız. Önce kendi şehrimize kullanacağız. Daha sonra biz bunu diğer şehirlere, onların belediyelerinden talep eden kim varsa satmayı planlıyoruz" dedi. Radyo frekansıyla iletişim kurulacak Uzun, sayaçlar ve belediyenin ilgili birimleri arasında, mahallerde kurulacak anten sistemleri ile radyo frekansından yararlanılarak ağ kurulacağını ifade edip, "Mevcut sayaçlarda kart kullanılıyor. Vatandaşımız yükleme yapmak için belediyemiz ve yükleme noktalarına gitmek zorunda kalıyordu. Biz bunu tamamen bitiriyoruz. Manuel kısımları da tamamıyla bitiriyoruz. Şu an şehrimize yaklaşık bin 300 civarında anten kurulumu gerçekleştireceğiz. Bu anten kurulumu ile birlikte biz bütün sayaçları radyo dalgaları ile birbirine bağlayacağız. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine girip motorlu taşıtlar vergisi nasıl ödeniyorsa, kendi sayacına kendi suyunu istediği kadar yükleyebilecek. Su yükleme noktasına gitmek zorunda kalmayacak. Tamamıyla uzaktan bir sistem, bir konfor getiriyoruz." Dedi. Ev sahibinin bilmediği kaçakları tespit edebilecek Uzun, geliştirdikleri yeni nesil su sayaçları ile evlerdeki gereksiz yere damlayan muslukların ve fark edilmeyen sızıntılarında tespit edilebileceğini vurgulayarak, "Sayaçların denendiği evlerden bize gelen verilerde, çok azda olsa sürekli su aktığını tespit ettik. Bizim arkadaşlarımız, vatandaşımızın evine gidiyor ve bu durumu anlatıyorlar. Üretmiş olduğumuz su sayacındaki yüksek hassasiyet bu bilgiyi bize veriyor. Bu şekilde ciddi anlamda tasavvuf sağlamayı amaçlıyoruz. Sivas’ta 150 bin tane su sayacı var. 150 bin hanede 3 tane musluk olduğunu düşünürsek 450 bin musluk eder. 450 bin musluğu aynı anda görebileceğimiz bir sistem kuruyoruz" şeklinde konuştu.
BEBKA’dan Bursa’da endüstriyel simbiyoz hamlesi
30 Ocak 2026 Cuma - 10:08 BEBKA’dan Bursa’da endüstriyel simbiyoz hamlesi Bursa’da sanayide kaynak verimliliğini artırmak, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmak ve işletmeler arası iş birliğini güçlendirmek amacıyla Bursa Endüstriyel Simbiyoz Programı kapsamında bilgilendirme toplantısı düzenlendi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyet gösteren Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından, Bursa Organize Sanayi Bölgesi (Bursa OSB) iş birliğiyle gerçekleştirilen toplantıda, endüstriyel simbiyoz uygulamalarının sanayiye sağlayacağı çevresel ve ekonomik katkılar ele alındı. Toplantının açılışında konuşan Bursa Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Osman Yıldırım, endüstriyel simbiyozun OSB’lerin yeşil dönüşüm sürecindeki önemine dikkat çekti. OSB’lerin artık sadece üretim alanları olmadığını vurgulayan Yıldırım, kaynak verimliliği, çevresel sorumluluk ve sürdürülebilir kalkınmanın ön plana çıktığını söyledi. Yıldırım, bir işletmenin atık veya yan ürününün başka bir işletme için değerli bir girdiye dönüşebildiğini belirterek, proje ile Bursa OSB’de enerji, su ve hammadde kullanımında verimliliğin artırılmasının, atık miktarlarının ve çevresel etkilerin azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti. Endüstriyel simbiyoz uygulamalarının Bursa OSB’yi örnek bir yeşil dönüşüm bölgesine dönüştüreceğini kaydetti. BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram ise endüstriyel simbiyozun, işletmeler arasında atık, yan ürün, enerji, su ve ısı gibi kaynakların paylaşımına dayalı bir iş birliği modeli olduğunu belirtti. Bayram, bu yaklaşımın hem çevresel hem de ekonomik fayda sağladığını söyledi. BEBKA’nın endüstriyel simbiyoz alanındaki çalışmalarının 2014 yılında başladığını aktaran Bayram, bugüne kadar 33 kurum ve 114 firmanın ziyaret edildiğini, 900’e yakın potansiyel sinerji fırsatının tespit edildiğini ifade etti. Eskişehir OSB’de yürütülen çalışmalarda ise 238 sinerji fırsatının belirlendiğini kaydetti. Bayram, 2018 yılında uygulamaya alınan Endüstriyel Simbiyoz Mali Destek Programı kapsamında 4 firmaya bugünkü değerle yaklaşık 20 milyon TL destek sağlandığını belirterek, bu projeler sayesinde yıllık yaklaşık 2 bin 500 ton atığın bertaraf edilmek yerine ürün veya hammaddeye dönüştürüldüğünü söyledi. Yeni dönemde Bursa OSB ve firmalarla birlikte atık ve kaynak envanteri çıkarılması, eşleştirme çalıştayları ve yatırım ön fizibilitelerinin daha sistematik şekilde yürütülmesinin hedeflendiğini dile getiren Bayram, ortaya çıkacak pilot proje ve yatırım fikirlerinin yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi destek programlarına yönlendirileceğini ifade etti. Toplantı, bilgilendirme sunumunun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümüyle sona erdi.