TEKNOLOJİ
Canikli öğrenciler finalde 30 Nisan 2026 Perşembe - 20:30:47 Samsun Canik 15 Temmuz Ömer Halisdemir Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, ’SOS-DES-OKUL’ projesiyle SOSYALFEST 2026 finalistleri arasına adını yazdırdı. Canik 15 Temmuz Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, bireylerde toplumsal duyarlılığı, merhamet ve sorumluluk bilincinin artırmayı hedeflediği ’SOS-DES-OKUL’ adlı projesiyle Sosyal Bilimler Festivali’nde (SOSYALFEST 2026) finale yükseldi. Bu yıl 4 ana kategoride düzenlenen yarışmanın İlahiyat Kategorisi’nde finale yükselen Canikli öğrenciler, hazırladıkları projeyle yapay zeka araçlarının gündelik yaşamda sosyal bir hatırlatıcı görevi üslenmesini sağlayarak toplumsal duyarlılığı artırmayı ve akran zorbalığı gibi sosyal problemlerin önüne geçmeyi hedefliyor. Türkiye ve yurt dışı merkezli birçok üniversitenin kurumsal paydaşlığında gerçekleştirilen yarışmada Canikli genç zihinlerin elde ettiği başarı alkışları topladı. Canik 15 Temmuz Ömer Halisdemir Anadolu Lisesi öğrencileri Şaban Konuşuk, Mustafa Alperen Aslan, Refik Eren Yoldaş ve İhsan Tüfekçi tarafından geliştirilen projenin danışmanlığını ise okulun Felsefe Grubu Öğretmeni Aslı Akyüz Gündüz tarafından gerçekleştiriliyor. Okul Müdürü Muammer Kayhan, yarışmada hedeflerinin birincilik olduğunu ifade ederek finale kalan öğrencileri başarılarından dolayı tebrik etti. Canik 15 Temmuz Ömer Halidemir Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, 10-11 Mayıs tarihlerinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde düzenlenecek olan yarışmanın finalinde jüri karşısına çıkacak.
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:22 TÜRGEV’den üniversite gençliğine "Sağlıklı yaşam ile bağımsız kampüs" çalıştayı Üniversite gençliğinin bağımlılık, hareketsizlik ve aidiyet sorunları, 29 Nisan’da İstanbul İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen "Sağlıklı Yaşam ile Bağımsız Kampüs" çalıştayında ele alındı. TÜRGEV, Yeşilay ve İHÜ iş birliğiyle gerçekleştirilen programda, farklı üniversitelerden 100 öğrenci bu alanlara ilişkin politika önerileri geliştirdi. İbn Haldun Üniversitesi önderliğinde düzenlenen "İHÜ Yüzyıla Değer Öğrenci Çalıştayları" serisi üçüncü 29 Nisan 2026’da İstanbul’da gerçekleşti. Çalıştay, İHÜ Sanat Kültür ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda; Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Araştırma ve Uygulama Merkezi (REDAM), Yeşilay ve TÜRGEV iş birliğiyle gerçekleştirildi. Program kapsamında geliştirilen öneriler, raporlanarak ilgili kurumlarla paylaşılacak. Bağımlılık toplumsal boyutuyla ele alındı Yeşilay’ın 2026 yılını "Bağımsızlık Yılı" ilan etmesi, çalıştayın ana çerçevesini oluşturdu. Bu kapsamda bağımlılıkla mücadele bireysel bir sorun olmanın ötesinde toplumsal bir başlık olarak ele alındı. Çalıştayda, önleyici yaklaşımlar ve farkındalık çalışmaları öne çıkarken, öğrenciler bağımlılıklara karşı geliştirilebilecek yöntemler üzerine görüşlerini paylaştı. Gençlerin gündeminde üç kritik başlık Öğrenciler üç oturumda kendi deneyimlerinden yola çıkarak sorunların nedenlerini tartıştı ve politika önerileri geliştirdi. Teknoloji ve sosyal medya kullanımı, hareketsiz yaşam alışkanlıkları ile kampüslerde aidiyet duygusu öğrencilerin bakış açısından ele alındı. Bağımlılık başlığında; teknoloji, sosyal medya, dijital oyunlar ve kumarın üniversite öğrencileri üzerindeki etkileri gündeme geldi. Bu alışkanlıklara yönelimde yalnızlık, stres ve akademik baskının etkili olduğu vurgulandı. Kampüs içi sosyal alanların artırılması ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması önerileri öne çıktı. Hareketsiz yaşam başlığında ise düzenli fiziksel aktivitenin önündeki engeller tartışmaya açıldı. Ders yoğunluğu, artan ekran süresi ve kampüslerde spor imkanlarının sınırlılığı başlıca nedenler arasında gösterildi. Aktif yaşamı destekleyen kampüs düzenlemeleri ve spor imkanlarının artırılması öğrencilerin öne çıkan önerileri arasında yer aldı. Aidiyet başlığında ise öğrencilerin kendilerini bir topluluğun parçası olarak hissetme düzeyi ele alındı. Büyük şehirlerde artan yalnızlık ve sosyal kopukluk sorunlarına dikkat çekilirken, iletişimi güçlendirecek ve sosyal etkileşimi artıracak programların önemi vurgulandı. 100 öğrenci ortak akılla öneri geliştirdi Farklı üniversitelerden ve disiplinlerden, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak yer alan 100 öğrenci "beyin fırtınası" yöntemiyle çalıştı. Oturumlarda ortaya çıkan fikirler politika önerilerine dönüştürüldü. Sürece, farklı alanlardan akademisyenlerin yer aldığı Akademik Danışma Kurulu da katıldı. Tüm çalışmalar dijital ortamda yürütüldü; katılımcılar kendi bilgisayarlarıyla sürece dahil oldu. Çalıştayda üretilen öneriler rapor haline getirilerek ilgili kurumlarla paylaşılacak. Katılımcılara program sonunda katılım belgesi verildi.
Merkezefendi Belediyesinden ücretsiz yapay zeka odaklı eğitim programı
07 Nisan 2026 Salı - 14:31 Merkezefendi Belediyesinden ücretsiz yapay zeka odaklı eğitim programı Merkezefendi Belediyesi, teknolojinin hızla geliştiği ve yapay zekanın hayatın her alanında etkisini artırdığı günümüzde, vatandaşların bu dönüşüme uyum sağlamalarına katkı sunmak amacıyla "MBLab Al" adı altında "Yapay Zeka ile Uygulamalı Sosyal Medya ve Marka Yönetimi Eğitimi" etkinliği düzenleyecek. "MBLab AI" etkinliği ile katılımcıları yapay zeka dünyasıyla buluşturacak. 11 Nisan Cumartesi ve 12 Nisan Pazar günü saat 10.00 ve 17.30 arasında Merkezefendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan etkinlikte, "Yapay Zeka ile Uygulamalı Sosyal Medya ve Marka Yönetimi" konusu ele alınacak. Ankara Reklamcılar Derneği’ncen gelecek alanında uzman eğitmenler tarafından verilecek eğitimlerde, katılımcılar hem teorik bilgi edinme hem de uygulamalı çalışmalarla yapay zekayı etkin kullanma becerisi kazanma fırsatı bulacak. Program kapsamında dijital içerik üretimi, sosyal medya stratejileri, marka yönetiminde yapay zekanın kullanımı gibi başlıklarda kapsamlı eğitimler sunulacak. Alanında uzman kişilerden oluşan Onur Kulaklıoğlu, Yalçın Beydilli, Özgür Özdemircan, Amaç Ukav ve Uğur Özer konuşma yapacak. 11 Nisan Cumartesi günü program; 10.00’da açılış konuşmalarıyla başlayacak. 10.30’da Yapay Zeka ile Daha Akıllı Strateji eğitimi, 11.30’da İnsan mı, Yapay Zeka mı? İçerik Üretiminin Yeni Dengesi, 13.30’da Tasarımda Yapay Zeka: Fikirden Görsele Yeni Üretim Biçimi, 14.30’da Sosyal Medyada İnsan Dokunuşu - Yapay Zeka Hızı, 15.00’te Dijitalde Görünür Olmak: Aramada, Sosyalde, Yapay Zekada, 16.00’da Fikirden Ekrana: Yapay Zeka ile Hızlı Prodüksiyon eğitimi verilecek. 12 Nisan Pazar günü ise, 10.30’da Hangi İşi Hangi Ai Aracıyla Yapmalı?, 11.30’da Kriz Anında Karar Ver: Ai Destekli İletişim Simülasyonu, 13.30’da Vibe Coding: Kod Yazmadan Prototip Geliştirmek, 14.30’da Yapay Zeka ile Kampanya Fikri Geliştirmek ve son olarak 16.30’da Yapay Zeka ile Kampanyayı Yayına Almak eğitimi verilecek. Program sonunda etkinliğe katılan tüm katılımcılara ‘MBLad Ai Katılım Sertifikası’ verilecek. İki gün boyunca ring seferleri düzenlenecek İki gün sürecek etkinlik boyunca, katılımcıların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Pamukkale Üniversitesi Amfi Park ile Merkezefendi Kültür Merkezi arasında ring seferleri düzenlenecek. Amfi Park Önü Ring seferleri şu şekilde; 09.30, 10.30, 11.30, 12.30, 13.30, 14.30, 15.30 ve 16.30’da olacak. Merkezefendi Kültür Merkezi’nden hareket saatleri; 10.00, 11.00, 12.00, 13.00, 14.00, 15.00, 16.00 ve son hareket saati etkinlik bitişinde gerçekleştirilecek. "Yapay zekayı doğru kullanmayı birlikte keşfedeceğiz" Teknolojinin hızla geliştiği, yapay zekanın hayata hızlıca giriş yaptığı günlerde olduğunu belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Merkezefendi Belediyesi olarak biz de bu dönüşümün bir parçası olmak ve yapay zekayı doğru kullanmanın yollarını sizlerle birlikte keşfetmek istiyoruz. 11-12 Nisan tarihlerinde, Merkezefendi Kültür Merkezi’mizde gerçekleştireceğimiz MBLab Ai etkinliğimizde "Yapay Zeka ile Uygulamalı Sosyal Medya ve Marka Yönetimi" konusunu ele alacak, teorik ve pratik eğitimler vereceğiz. 2 gün sürecek etkinliğimizde Pamukkale Üniversitesi Amfi Park ile Merkezefendi Kültür Merkezimiz arasında ring seferleri düzenleyecek ve katılımcılarımıza sertifika vereceğiz. Tüm gençlerimizi, kendi markası olan işletmecilerimizi, bu konuda çalışan profesyonel meslek sahiplerini ve ilgi duyan tüm hemşehrilerimizi katılımın ücretsiz olduğu MBLab Aİ etkinliğimize davet ediyorum" dedi.
Pirinç kabuklarından yalıtım malzemesi üretti
07 Nisan 2026 Salı - 10:40 Pirinç kabuklarından yalıtım malzemesi üretti DÜZCE (İHA) – Düzce’de ortaokul öğrencisi Yusuf Eymen Çiçek, atık pirinç kabuklarını kullanarak mevcut ürünlere göre yüzde 64 daha dayanıklı ve geç alev alan yalıtım malzemesi geliştirdi. Çiçek, bu projesiyle TÜBİTAK yarışmasında bölge birincisi oldu. Düzce Bahçeşehir Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 6. sınıf öğrencisi Çiçek, okulunda katıldığı TÜBİTAK Bilim Söyleşisi’nin ardından, kentin Konuralp bölgesinde yetiştirilen pirinçlerin atıl durumdaki kabuklarını değerlendirmek üzere çalışma başlattı. Fen Bilimleri Öğretmeni Emine Sarı’nın danışmanlığında laboratuvar ortamında deneyler gerçekleştiren Çiçek, kimyasal işlem uygulamadan pirinç kabuğu tozundan yüksek performanslı yalıtım malzemesi üretti. Çiçek, çevreci projesiyle katıldığı TÜBİTAK Fizik Yarışması’nda bölge birinciliği elde ederek Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı. "Geri dönüşümle farkındalık oluşturduk" Projesi hakkında bilgi veren Yusuf Eymen Çiçek, temel hedeflerinin tarımsal bir atığı kimyasal kullanmadan yüksek performanslı bir yalıtım malzemesine dönüştürmek olduğunu belirterek, "TÜBİTAK bilim söyleşisinden yola çıkarak, kendi hazırladığımız özgün deneylerle, projemizi geliştirip yeni bir ürün ortaya koyduk. Özellikle tarımsal bir atık olduğu için çevreye bırakıldığında kaynak israfına yol açıyor. Bu yüzden geri dönüşümü açısından daha iyi olacak. Ailem, çevrem ve öğretmenlerim bu fikri geliştirdiğim için tebrik ediyorlar. Geri dönüşüm olduğu için farkındalık oluşturduğumdan dolayı da tebrik ediyorlar" dedi. "Sıfır Atık vizyonuyla hareket ettik, patent başvurumuz devam ediyor" Proje danışmanı öğretmen Emine Sarı ise çalışmanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen "Sıfır Atık" projesi hedefleriyle de örtüştüğünü vurguladı. Söyleşilerin ardından bölgedeki atıl pirinç kabuklarının dikkatlerini çektiğini aktaran Sarı, şöyle konuştu: "Öğrencilerimizle öğrenci araştırma projesi yarışmasına katılmıştık. Bu yarışmada bizim hedefimiz sıfır atıktı. ’Atıklarımızı nasıl değerlendiririz?’ diye düşündüğümüz sırada okulumuzda yapılan bilim söyleşileri bize faydalı oldu. Bu sayede pirinç kabukları dikkatimizi çekti. Bölgemizde pirinç kabukları atık olarak olarak kullanılıyor. Biz de bunu yalıtım malzemesi olarak değerlendirmek üzere çalışma başlattık. Projemiz bu şekilde doğmuş oldu. Bu projede kendi özgün deney çalışmalarımızı yaptık. Öğrencimizin de hem bilimsel süreç becerilerine katkısı oldu hem de araştırma yapma tecrübesi edindi. Böylelikle bölge birincisi olarak imzamızı atmış olduk. Öğrencimizle laboratuvar ortamında yaptığımız testlerde, ürettiğimiz malzemenin diğer yalıtım ürünlerine göre yüzde 64 oranında daha yüksek yalıtım kapasitesine sahip olduğunu, daha yüksek verim sağladığını ve geç yanma özelliğinin bulunduğunu kanıtladık. Yakın zamanda yaşanan büyük yangınlar, yalıtım malzemelerinin niteliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Biz de hem atığı değerlendirdik hem de insanlık için güvenli bir malzeme ürettik. Gelecek vadettiğini düşündüğümüz bu ürün için patent başvurularımız devam ediyor."
Türk Telekom’dan taşınabilir modem ‘TurboBox’ ile 5G hızında internet deneyimi
07 Nisan 2026 Salı - 10:38 Türk Telekom’dan taşınabilir modem ‘TurboBox’ ile 5G hızında internet deneyimi Türk Telekom’un 5G gücü ile geliştirdiği yeni nesil taşınabilir internet çözümü ‘TurboBox’ ile kullanıcıların; yüksek kapasite, yüksek hız ve düşük gecikmeyle internete her an her yerde erişebildiği belirtildi. Türk Telekom, Türkiye’de yeni dönemde 5G’ye uyumlu ürün ve hizmet portföyünü genişletmeye devam ediyor. Yapılan açıklamaya göre, yeni nesil taşınabilir internet çözümü TurboBox ile Türk Telekom müşterileri ister evde ister iş yerinde, prize bağlanabilen her yerde, herhangi bir altyapı hazırlığına ihtiyaç duymadan 5G hızında mobil internet deneyimi yaşıyor. Bireysel müşterilerin ihtiyaçlarına göre farklı kota ve limitsiz internet paketi seçenekleri sunulurken, kurumsal müşteriler, işletmelerinin gereksinimlerine uygun geliştirilen farklı paketler sayesinde TurboBox modem ile operatörün 5G hızından faydalanabiliyor. TurboBox ile herkes için 5G Açıklamaya göre operatör, 5G teknolojisinin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme avantajlarına uyumlu olarak geliştirilen yeni ürünü TurboBox ile 5G hızında interneti müşterilerinin hizmetine sunuyor. Sadece evlerle sınırlı kalmayan, herhangi bir altyapı hazırlığına gerek duymadan tek bir prizle çalışabilen ürün; 250 GB, 500 GB ve limitsiz seçenekleriyle aynı anda 64 cihaza kadar internet sağlayabiliyor. Operatörün 5G destekli taşınabilir yeni nesil modemi, kurumsal iş yerleri için de bir alternatif oluyor. Ofisler, dükkanlar, şantiyeler ve daha birçok farklı ölçekteki işletmeler için de kullanılabilen ürün, herhangi bir altyapı hazırlığına ve kuruluma ihtiyaç duymadan 5G hızında internet erişimi sağlıyor. TurboBox Kurumsal’ın tak-çalıştır kolaylığı sayesinde işletmeler pratik, hızlı ve düşük gecikmeli iş interneti deneyimini yaşayabiliyor.
YTÜ öğrencileri, "Yılın E-Spor ve Oyun Dünyası Lideri"ni seçti
07 Nisan 2026 Salı - 10:01 YTÜ öğrencileri, "Yılın E-Spor ve Oyun Dünyası Lideri"ni seçti Oyun ve güç bilgisayarı markası Excalibur, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) öğrencileri tarafından düzenlenen Yıldız İş Dünyası Ödülleri’nde "Yılın E-Spor ve Oyun Dünyası Lideri" ödülüne layık görüldü. Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü tarafından düzenlenen Yıldız İş Dünyası Ödülleri sahiplerini buldu. Gençlerin oylarıyla iş dünyasının önde gelen marka ve liderlerinin ödüllendirildiği organizasyonda Excalibur, "Yılın E-Spor ve Oyun Dünyası Lideri" kategorisinde ödülün sahibi oldu. "Gençlerin ilham veren enerjisiyle büyümeye devam edeceğiz" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, şunları söyledi: "Casper’ın temellerinin atıldığı Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinden bu ödülü almak bizler için büyük bir gurur. Doğrudan yeni neslin oylarıyla gelen bu başarı, yüksek performans odaklı yaklaşımımızın gençler tarafından benimsendiğini gösteriyor. E-spor ve oyun ekosisteminde kullanıcı deneyimini sürekli yukarı taşırken, gençlerin üretkenliğini ve rekabet gücünü desteklemeyi sürdürüyoruz. İleri teknolojileri ürün geliştirme süreçlerimize entegre ederken, oyun ekosistemini desteklemeye ve geliştirmeye devam edeceğiz." Ödül sahipleri üniversite öğrencilerinin oylarıyla belirlendi Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü tarafından düzenlenen Yıldız İş Dünyası Ödülleri kapsamında yılın öne çıkan marka ve liderleri, üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen oylama süreci sonucunda belirlendi. Teknolojiden e-ticarete, sürdürülebilirlikten hızlı tüketime kadar farklı sektörleri kapsayan çok sayıda kategoride verilen ödüller, gençlerin iş dünyasına yönelik algı ve beklentilerini yansıtması açısından dikkat çekiyor.
OMÜ’de Türkiye Uzay Ajansı ile stratejik proje görüşmesi
06 Nisan 2026 Pazartesi - 17:12 OMÜ’de Türkiye Uzay Ajansı ile stratejik proje görüşmesi Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda, bilimsel birikimini uzay teknolojileri ve yerli üretim vizyonuyla birleştirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) yetkilileri üniversitede ağırlanarak stratejik projeler ve geleceğin teknolojilerine yönelik iş birliği fırsatları değerlendirildi. OMÜ Rektörlüğünde düzenlenen toplantıya; Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, TUA Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevim Alışır, Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nden Prof. Dr. Bülent Çağlar ve TUA heyeti katıldı. Toplantıda, "Mantar Miselyumu ile Hazırlanmış Kompozit Malzemelerin Üretimi ve Ar-Ge Çalışmaları" gibi sürdürülebilir ve inovatif projelerin uzay sanayii ve ileri teknoloji alanlarındaki uygulama potansiyelleri detaylı şekilde ele alındı. "Akademik birikimimizi yerli ve milli projelerle taçlandıracağız" OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, akademik birikimi yerli ve milli projelerle taçlandırma yönündeki adımların hem üniversite hem de ülke için hayırlı olmasını temenni ederek, Türkiye Uzay Ajansı yetkililerine nazik ziyaretleri ve paylaşımları için teşekkür etti. Toplantı, gerçekleştirilen fikir alışverişinin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:56 BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek BTÜ, yapay zekâ tabanlı yüz analizi sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışılıyor. Proje kapsamında, gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duymadan dijital karakterler üretilecek. Bu sayede oyun, sinema gibi sektörlerde karakter oluşturulurken kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir ortam sağlanacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen "Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi" başlıklı proje, 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, "Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
Milli Uzay Programı’nın rotası Eskişehir’de çizildi: Gezeravcı Ay ve Mars misyonlarını anlattı
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:09 Milli Uzay Programı’nın rotası Eskişehir’de çizildi: Gezeravcı Ay ve Mars misyonlarını anlattı Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide gençlerle bir araya geldi. Uzay misyonunun sembolik bir ziyaretten ibaret olmadığını vurgulayan Gezeravcı, "Görünürde bir Türk vatandaşı bu görevde yer almış olsa da işin özünde ve merkezinde aslında siz genç kardeşlerimiz yer almaktaydınız" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Uzay Programı kapsamında gerçekleştirdiği insanlı ilk uzay misyonunu ve gelecek hedeflerini anlatan Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunun Türk gençliği için bir ilham kaynağı ve özgüven tazeleme süreci olduğunu belirtti. "Önyargıları yıkmak için önemli bir eşikti" Türkiye’nin zorlu bir jeopolitik konumda güçlü bir devlet olarak bu görevi icra ettiğini hatırlatan Gezeravcı, "Bizden önce 600’ün üzerinde astronot zaten uzaya gitmişti. Ama bu görev, hepimizin zihinlerinde o kadar kemikleşmiş hale gelmiş bir önyargının yıkılmasına vesile oldu. Zihinlerimizde uzunca yıllardır yapılamayacağı iddia edilen bir işin, devlet iradesi olduğu sürece yapılabileceği net şekilde kanıtlanmış oldu" şeklinde konuştu. "13 özgün deneyle bilimsel literatüre katkı sağladık" Uzayda gerçekleştirilen 13 deneyin sadece "yapılmış olmak için" yapılmadığını, her birinin özgün ve Türk bilim insanlarının emeği olduğunu vurgulayan Gezeravcı, "Götürdüğümüz bu deneyler sadece Türk bilim tarihine değil; Ay Misyonu, Mars Misyonu ve insanlığın uzaydaki varlığına vesile olacak yaşam destek üniteleriyle ilgili bilimsel çalışmalara ışık tutacak niteliktedir. NASA tarafından müthiş derecede sorgulanan bu deneylerin sonuçları, halen uluslararası ajanslar tarafından ilgiyle takip ediliyor" diye belirtti. "Yüzde 100 yerli ve milli bir motor" Milli Uzay Programı’nın diğer hedeflerine de değinen Gezeravcı, TÜRKSAT 6A ile yakalanan başarıyı 2027 yılında Ay’a yapılacak seyahatle taçlandırmak istediklerini belirtti. Hibrit motor teknolojisinde Türkiye’nin dünyadaki sayılı ülkelerden biri olduğunu ifade eden astronot, son olarak şunları söyledi: "Aya gidecek olan uzay aracımızın motoru Delta V firmamız tarafından geliştiriliyor ve yüzde 100 yerli ve milli bir motor. Bu motor sıvı oksijen ve parafin, yani bildiğimiz mum kullanıyor. Eğer bu motorla Ay’a erişebilirsek, bu teknolojiyi uzay tarihçesine kazandırmış ve ticari bir ürün haline getirmiş olacağız. 2027’nin ilk yarısında gerçekleştireceğimiz ilk görevde Ay yüzeyine sert iniş yapmayı, ardından elde ettiğimiz verilerle yumuşak iniş gerçekleştirmeyi hedefliyoruz." Söyleşi katılımcıların soruları ve plaket takdiminin ardından son buldu.
Bakan Uraloğlu: "6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık"
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:29 Bakan Uraloğlu: "6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da düzenlenen Karayolları 76. Bölge Müdürleri Toplantısı’nın açılış törenine katılarak, köprü ve viyadük uzunluğunun 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğunun ise 50 kilometreden 856 kilometreye çıkarıldığını aktardı. "30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" Bakan Uraloğu, bölünmüş yol yatırımlarının trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığını belirterek, "Ülkemizin dört bir yanını yollarla, köprüyle, viyadükle, tünelle donatarak Türkiye’nin her bölgesini erişilir kıldık. Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık. Bu tarihi başarıyı Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle kutladık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla bağlı iken, bugün tam 77 ilimizi bu imkanla buluşturduk. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 856 kilometreye çıkardık. Sadece 2025 yılında 57 kilometre tünel inşa ettik. Bugün bölünmüş yollarımızın uzunluğu ülkemizin yol ağının yüzde 44’ünü oluşturmasına rağmen, bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet sunuyor. Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığımız gibi trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da büyük düşüş sağladık" açıklamasında bulundu. "Bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" Gerçekleştirilen yeni yol yatırımları sayesinde araçların çevreye verdiği olumsuz etkilerin en düşük seviyeye çekildiğini ifade eden Uraloğlu, "100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısını yüzde 81 azalttık. 6,55 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Yollarımızda seyreden araçların çevreye olan olumsuz etkilerini en aza indirdik. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı yaklaşık 8.5 milyon ve bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 101 kilometre iken şehirlerarasındaki ortalama hızımız saatte 40 kilometreydi. Yeni yol yatırımlarımız sayesinde bugün ülkemizdeki araç sayısı 34 milyon yaklaşmasına rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye çıktı. Bu, bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Bölünmüş yol ağımızı 31 bin 250 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" Bölünmüş yollara yaptıkları yatırımın, yalnızca bugünü değil, her yılı kazanca dönüştüren güçlü bir değer olduğunu söyleyen Uraloğlu, "Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf, her yıl toplamda 405 milyar liralık bir ekonomik fayda olarak ülkemize geri dönüyor. Bu her yıl kullandığımız ödeneğin çok üzerinde bir rakam. İnşallah yeni hedeflerimiz doğrultusunda da bölünmüş yol ağımızı önce 31 bin 250 kilometreye, ardından 38 bin kilometrenin üzerine; otoyol ağımızı ise ilk etapta 4 bin 330 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" ifadelerinde bulundu. "Mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik" Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Avrasya Tüneli ile Asya - Avrupa arasındaki geçişleri birkaç dakikaya düşürdüklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz, hızlı ve konforlu bağlantı sağlayan İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara, Menemen-Aliağa-Çandarlı, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli Otoyolları gibi mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk. Osmangazi Köprüsü, Kömürhan, Tohma, Beğendik-Botan köprüleri, Eğiste Hadimi ve Bitlis Çayı Viyadüğü, Nissibi gibi teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik. Geçit vermeyen dağları Cankurtaran, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, Salarha, Assos, Troya, Sabuncubeli, Ovit ve Zigana gibi tünellerimizle geçilebilir kıldık." Uraloğlu, sadece 2025 yılında Aydın-Denizli Otoyolu ile birlikte; Antalya Korkuteli-Elmalı Yolu, Elazığ-Harput Yolu, Pazarkule-Edirne-TEM Bağlantı Yolu, Batman-Hasankeyf Yolu, Bolu Göynük Çevre Yolu, Bursa Doğancı Tüneli, Pertek - Tunceli, Çemişgezek - Hozat ve Pertek - Hozat Yolu, Kaman-Savcılı-Kırşehir İl Yolu ve Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladıklarını dile getirdi. "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık" Antalya - Alanya ve Ankara - Kırıkkale - Delice Otoyollarının çalışmalarını başlattıklarını da vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık çok şükür. Artık insanımız sevdiklerine daha kısa sürede ulaşırken; üretimden ticarete, turizmden lojistiğe kadar tüm sektörler daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha rekabetçi bir şekilde faaliyet gösteriyor" dedi. "Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri Test ve Uygulamasını hayata geçirdik" Akıllı ulaşım sistemleriyle yeni bir ulaşım çağı başlattıklarını ifade eden Uraloğlu, "Geçtiğimiz haftalarda Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik koridorda Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulamasını hayata geçirdik. Bu uygulamadan sonraki hamleyi de Ankara Çevre Otoyolu’nda daha gelişmiş düzeyde atacağız" diye konuştu. "Ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız" Yol güvenliğinin geleceği, iklim değişikliği, sürdürülebilir ulaşım olduğunu söyleyen Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Üç Deniz Girişimi gibi uluslararası stratejik projeleri de kararlılıkla ilerletiyoruz. Karayolları ile farklı ulaşım modlarını entegre ederek, üretim, pazar ve tüketim noktaları arasındaki erişimi hızlandıracak, lojistik imkanlarımızı çeşitlendirerek ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız."
BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:21 BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek Bursa Teknik Üniversitesi, yapay zekâ tabanlı yüz analizi sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışılıyor. Proje kapsamında, gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duymadan dijital karakterler üretilecek. Bu sayede oyun, sinema gibi sektörlerde karakter oluşturulurken kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir ortam sağlanacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen "Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. Dijital yüz serisi otomatik üretilecek Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. Oyun ve sinema gibi sektörlere dijital yüz Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, "Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. Rektör Çağlar: Proje önemli bir ihtiyaca çözüm üretiyor BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
Mercan Bilim Merkezi planetaryumu çocukları evrenle buluşturuyor
05 Nisan 2026 Pazar - 10:56 Mercan Bilim Merkezi planetaryumu çocukları evrenle buluşturuyor Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi bünyesindeki planetaryum, modern teknolojik altyapısı ve zengin içerikleriyle ziyaretçilerine evreni keşfetme fırsatı sunuyor. Açıldığı günden bu yana yaklaşık 195 bin kişiyi ağırlayan planetaryum, özellikle çocukların bilime olan ilgisini artıran önemli bir keşif alanı olarak öne çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mercan Bilim Merkezinde yer alan planetaryum, 120 kişilik kapasitesiyle Türkiye’nin en geniş oturum alanına sahip planetaryumlardan biri olma özelliği taşıyor. Özel gereksinimli bireyler için ayrılmış alanların da bulunduğu planetaryumda düzenli film gösterimleri yapılırken, aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanılıyor. Gezegenler, yıldızlar ve uzay temalı içeriklerin yanı sıra iklim, çevre ve doğa konularını ele alan filmlerin de yer aldığı planetaryum, okul öncesi gruplardan yetişkinlere kadar her yaşa hitap ediyor. İngilizce dil destekli içeriklerin de bulunduğu merkez, çevre illerden gelen ziyaretçilerin de uğrak noktaları arasında yer alıyor. "Planetaryumda bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde görev yapan Astronom, Planetaryum ve Bilim İletişimcisi Merve Oylum, planetaryumun açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Burada düzenli film gösterimleri yapıyoruz. Aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanıyoruz. Gezegenler, yıldızlar, uzayın yanı sıra iklim, çevre ve doğa temalı filmlerimiz bulunuyor. Okul öncesinden yetişkinlere kadar her yaşa yönelik içeriklerimiz var. Bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" dedi. Planetaryumda çocukların bilimin ışığında evrenin derinliklerine unutulmaz bir yolculuğa çıktığını ifade eden Oylum, "Mercan Planetaryum merak uyandırıyor, hayal gücünü besliyor ve bilime yönelik güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlıyor. Ziyaretçilerimiz buradan memnuniyetle ayrılıyor. Evreni keşfetmek isteyen herkesi bekliyoruz" diye konuştu. Çocuklar bilimin ışığında bir gün geçirdi Mercan Bilim Merkezini ilk kez ziyaret ettiğini söyleyen Azra Uzun ise planetaryum deneyiminin kendisi için çok etkileyici olduğunu belirterek, "Bir sürü şey öğrendim. Gezimizin sonunda planetaryuma girdik. Kocaman bir gökyüzü gibiydi. Mars, Jüpiter ve Dünya’yı gördük. Sanki uzayın içindeydik" ifadelerini kullandı. Hira Tuana Aydın da merkezde elektrik tasarrufu, atık ayrıştırma ve hava kirliliği konularında bilgi edindiklerini belirterek planetaryumda izledikleri filmin kendisini çok etkilediğini söyledi. Deniz Atar ise Fen Bilimleri dersinde öğrendikleri konuları planetaryumda izledikleri filmle daha iyi kavradıklarını ifade ederek, "Filmin içindeymiş gibi hissettik. Hem eğlenceli hem öğreticiydi" dedi.