Son Dakika
|
İran'da hayatını kaybeden üst düzey askeri yetkililer için cenaze töreni
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek ve yarı final eşleşmeleri belli oldu
Trabzonspor’da, Orhan Kaynak için tören düzenlendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş, küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu''
Kremlin: "Barış görüşmeleri için tüm taraflar İstanbul seçeneğine olumlu bakıyor"
Emeklilerin maaş ve ikramiyeleri bayram öncesi ödenecek
Servis aracı belediye otobüsüyle çarpıştı: 20 yaralı
Bakan Bayraktar: "Akaryakıt ve doğal gazda bir sıkıntı öngörmüyoruz"
"APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz"
Bakan Gürlek: "(İBB davası) Davanın canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerekiyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İran ve Hizbullah’tan İsrail’e füze ve roket saldırısı
Trump: "(İran) Onları yok edecek olsak, bunu bu öğleden sonra bile yapabiliriz"
Umman’ın petrol depolama tesislerine yönelik saldırı anı ortaya çıktı
Pezeşkiyan: "Savaşı sonlandırmanın tek yolu İran’a tazminat ödenmesidir"
Bakan Bayraktar, madencilerle iftar yaptı
Lübnan’da İsrail'in saldırıları nedeniyle can kaybı 634’e yükseldi
İsviçre'deki otobüs yangını failinin İsviçre vatandaşı olduğu açıklandı
TEKNOLOJİ
Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:47:20
Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:17
TOGÜ kampüsünde temiz enerji hamlesi
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Taşlıçiftlik Kampüsü’nde yapımı süren 2 megavat kapasiteli yeni Güneş Enerji Santrali’nin tamamlanmasıyla birlikte kampüsün elektrik ihtiyacının tamamının güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Taşlıçiftlik Kampüsü’nde sürdürülebilir enerji hedefleri doğrultusunda yürütülen Güneş Enerji Santrali (GES) projesinde çalışmalar hızla devam ediyor. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, yapımı süren GES alanında incelemelerde bulunarak yetkililerden proje hakkında bilgi aldı. İncelemeye rektör yardımcıları, rektör danışmanları ve genel sekreter de eşlik etti. Kampüse yeni GES inşaa ediliyor Üniversitede hayata geçirilen yeni GES yatırımıyla birlikte kampüsün elektrik ihtiyacının tamamının güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Proje kapsamında kampüste daha önce kurulan 1 megavat kapasiteli santrale ek olarak yeni bir güneş enerji santrali daha inşa ediliyor. "Çevreye duyarlı kampüsü oluşturacağız" İncelemeler sırasında açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversitenin sürdürülebilir enerji kullanımı konusunda önemli bir adım attığını belirterek, "Yeni Güneş Enerji Santrali ile hem enerji maliyetlerimizi azaltacak hem de çevreye duyarlı bir kampüs oluşturacağız. Bu tür yatırımlar, geleceğe yapılan en önemli yatırımlar arasında yer alıyor" dedi. Yeni tesis 2 megavat güce sahip olacak Yapımı devam eden yeni Güneş Enerji Santrali’nin 2 megavat kurulu güce sahip olacağı ve yaklaşık 23 bin metrekarelik alan üzerine kurulduğu bildirildi. Modern altyapı ile inşa edilen santralde 2 bin 500 güneş paneli yer alacak. Paneller aracılığıyla elde edilen güneş enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülerek doğrudan kampüsün enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılacak. Yaklaşık 80 milyon lira maliyetle hayata geçirilen projenin tamamlanmasının ardından, kampüste mevcut bulunan 1 megavat kapasiteli santral ile birlikte toplam kurulu güç 3 megavata ulaşacak. Böylece Taşlıçiftlik Kampüsü’nün elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünün güneş enerjisinden karşılanması planlanıyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:18
Türk Telekom’dan çocuklara güvenli dijital dünya
Okul öncesi çağdaki çocukların güvenli koşullarda dijital dünyayla tanışmasını amaçlayan Türk Telekom, yerli teknoloji şirketi Düşyeri tarafından geliştirilen Uppy’nin ‘Tüm Ekranların Çocuk Modu’ özelliğiyle, dijital dünyayı güvenli ve verimli hale getirerek çocukların bilişsel gelişiminde ebeveynlere destek oluyor. Farklı yaş grupları için tasarladığı özel iletişim paketleri ve sağladığı fırsatlar ile dijital çağın olanaklarını herkes için erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan Türk Telekom, çocukların teknoloji ile tanışmasının daha güvenilir koşullarda gerçekleşmesi için yenilikçi uygulamalar hayata geçiriyor. Şirket, yerli eğitim teknolojileri şirketi Düşyeri’nin geliştirdiği Uppy uygulaması ile okul öncesi çağdaki çocukların (2-6 yaş) dijital dünyada güvenli ve verimli vakit geçirmelerini amaçlıyor. ‘Tüm Ekranların Çocuk Modu’, çocukların ilgi ve gelişim ihtiyaçlarına uygun oyun ve uygulamaları uzmanlar tarafından hazırlanan güvenli bir ekosistem içinde sunuyor. Çocukların dijital dünyada vakit geçirirken zihinsel gelişimine de destek olan Uppy, gelişmiş ölçme değerlendirme modelleri ile ebeveynlerin çocuklarının ilgi duyduğu alanları keşfetmesine de olanak tanıyor. "Çocukların güvenliği ve zihinsel gelişimi en büyük önceliğimiz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü olarak ülkemizi geleceğe taşırken, aynı zamanda önemli sorumluluklarımız da bulunuyor. Teknolojiyi ve dijital çağın olanaklarını herkes için ulaşılabilir kılmak adına Türkiye’nin 81 ilinin her köşesinde durmaksızın çalışıyoruz. Farklı yaş grupları ve farklı profiller için özel tasarlanmış iletişim paketleri ve avantajlar sunarak dijital dünyayı herkes için erişilebilir hale getiriyoruz. Dijital dünya birçok faydayı ve fırsatı beraberinde getirse de özellikle çocukların güvenliği dikkat edilmesi gereken konuların başında bulunuyor. Cumhurbaşkanımızın imzaladığı "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" küresel ölçekte örnek teşkil eden önemli bir adım oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız da 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesini içeren önemli bir çalışma yürütüyor. Dijital dönüşümün öncü kurumu olarak biz de dijital dünyada çocukların güvenliğini sağlamak adına önemli çalışmaları hayata geçiriyoruz. Son olarak yerli eğitim teknolojileri şirketi Düşyeri’nin geliştirdiği Uppy ile çocuklarımızın dijital dünya ile bağlantısını güvenli hale getiriyoruz. Uzmanlar tarafından hazırlanan zengin içerikler çocukların zihinsel gelişimine katkı sağlarken, ebeveynlerin çocuklarının ilgi alanlarını keşfetmesine de olanak tanıyor. Dünya çapında örnek olan bu uygulama ile 2-6 yaş grubundaki çocuklarımızın teknoloji ile güven içinde tanışmasını sağlıyoruz. Başta çocuklarımız olmak üzere herkes için güvenli ve erişilebilir bir dijital dünya inşa etmek amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Dünyanın en iyi eğitim teknolojileri uygulamalarından biri Yapılan açıklamaya göre, tüm cihazların çocuk modu vizyonu ile geliştirilen Uppy’de; çocukların ve ebeveynlerin tercih ettiği oyunlar ile mobil uygulamalar Türk bilim insanları ve mühendisler tarafından özel olarak hazırlandı. Uppy oyun mağazasında 130’dan fazla mobil oyun; TV uygulamasında 20’den fazla dizi ve 5 binin üzerinde video; kitap uygulamasında 260’tan fazla kitap, oku, izle ve dinle seçeneği ile yer alıyor. Uppy’nin güvenli ve kişiselleştirilmiş YouTube uygulamasında uzmanlar tarafından seçilen 35 bini aşkın video; meditasyon uygulamasında 9 farklı kategoride 100’den fazla içerik; uyku uygulamasında 5 farklı kategoride 100’ü aşkın uyku içeriği; müzik uygulamasında 100’den fazla çocukların gelişimini destekleyen klasik müzik içeriği yer alıyor. Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Nvidia’nın AI iş ortaklığı kapsamında Türkiye’den seçtiği ilk eğitim teknolojileri uygulaması olan Uppy, farklı kıtalardan gelişmiş ve yükselen ekonomileri aynı platformda bir araya getiren uluslararası G20 oluşumunun 2023’te Hindistan’da gerçekleştirdiği zirvede eğitim teknolojileri kategorisinde dünyanın en iyi ikinci girişimi seçildi. Türk Telekom müşterileri, dijital kanallar (Türk Telekom uygulaması ve online işlemler) üzerinden mobil veya evde internet faturalarına ek olarak Uppy üyeliğini satın alabilecek. Kullanıcılar, App Store veya Google Play mağazalarından Uppy uygulamasını indirerek akıllı cihazlarında kullanabilecekler. Sebit, UppyEdu platformunu okul öncesi öğrencilerine ve öğretmenlere sunacak Türk Telekom’un eğitim teknolojileri şirketi Sebit de Düşyeri ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında UppyEdu platformunu, kurumsal anlaşması bulunan okullarda okul öncesi öğrencilerinin ve öğretmenlerinin hizmetine sunacak. Vitamin, Raunt ve Sebit VCloud gibi Türkiye’de milyonlarca öğrenci ve öğretmen tarafından kullanılan eğitim çözümlerinin üreticisi Sebit; MEB Okul Öncesi Öğretim Programı’na uygun hazırlanan ve okul öncesi eğitim materyali ihtiyaçlarına yönelik geniş, modüler bir kütüphane sunan UppyEdu ile öğretmenlere zengin içerik ve sınıf yönetimi desteği sağlayacak.
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:10
Dicle Elektrik Diyarbakır’ın tarihi mirasına ışık tutuyor
İslam aleminin 5’inci Haremi Şerifi olarak kabul edilen Diyarbakır Ulu Cami, Dicle Elektrik tarafından özel bir projeyle aydınlatıldı. 1,5 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje sayesinde binlerce yıllık ibadethane, yeni aydınlatmasıyla geceleri de dikkat çekiyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefliyle hizmet veren Dicle Elektrik, insan ve kültür odaklı projeleriyle bölgenin değerlerine sahip çıkmayı sürdürüyor. Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan Diyarbakır Ulu Cami, gerçekleştirilen yeni aydınlatmasıyla Ramazan ayı nedeniyle kente gelen ziyaretçilerin dikkatini çekmeye devam ediyor. Tarihi mirasa modern ve kalıcı dokunuş Camideki mevcut aydınlatma altyapısının zamanla işlevini yitirmesi üzerine, tarihi yapının kimliğine uygun ve uzun ömürlü bir sistem kurulması amacıyla Dicle Elektrik tarafından kapsamlı bir çalışma başlatıldı. 1,5 milyon liralık yatırımla cami avlusundaki tüm sütunlar, şadırvan, ibadet alanlarının dış cepheleri ve minare özel ekipmanlarla yeniden aydınlatıldı. Proje kapsamında şehrin önemli simgelerinden Dört Ayaklı Minare de ışıklandırma sistemine dahil edildi. Tarihi mekanların aydınlatılmasında dünya genelinde tercih edilen ileri teknoloji wallwasher sistemleriyle hayata geçirilen çalışma, Mardin’den getirilen taş ustalarının katkısı ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü uzmanlarının gözetiminde titizlikle tamamlandı. Yapılan özel aydınlatma uygulamasıyla birlikte, özellikle akşam saatlerinde Ulu Cami ve çevresinde ziyaretçi yoğunluğunun daha da arttığı görülüyor. Gerçekleştirilen çalışma, kentin kültür ve inanç turizmine katkı sağlarken, Diyarbakır’ın tarihi değerlerinin daha görünür hale gelmesine de önemli destek sundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mart 2026 Pazartesi- 11:57
Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı
2
10 Mart 2026 Salı- 11:00
ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit: "Dosta güven, düşmana korku verecek önemli ürünlerimiz var"
3
11 Mart 2026 Çarşamba- 12:18
Türk Telekom’dan çocuklara güvenli dijital dünya
4
11 Mart 2026 Çarşamba- 11:10
Dicle Elektrik Diyarbakır’ın tarihi mirasına ışık tutuyor
5
09 Mart 2026 Pazartesi- 10:22
Efelerli öğrenciler robot tasarımında Ege Bölgesi birincisi oldu
16 Haziran 2025 Pazartesi - 11:15
TEI, Paris Air Show 2025’te
Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI, 16-22 Haziran tarihleri arasında Fransa’nın Paris Le Bourget Havalimanı’nda düzenlenen, dünyanın en prestijli havacılık organizasyonlarından Paris Air Show 2025’te yerini alıyor. Türkiye’nin ilk uçak motoru TEI-TF6000, Türkiye’nin ilk millî helikopter motoru TEI-TS1400, Türkiye’nin ilk millî turbodizel havacılık motoru TEI-PD170 ve Türkiye’nin ilk 2 zamanlı havacılık motoru TEI-PG50, mini turbojet motorları TEI-TJ90U ve TEI-TJ60 TEI standında ziyaretçilere sunulacak. TEI, fuar boyunca ayrıca küresel havacılığa sunduğu imalat katkılarını da sergileyecek. Paris Air Show 2025 kapsamında TEI, uluslararası iş birliklerini geliştirmek için fuar boyunca çok sayıda görüşme gerçekleştirecek.
16 Haziran 2025 Pazartesi - 09:44
Aydın BİLSEM’in projeleri dikkat çekti
Aydın Ticaret Borsası Bilim Sanat Merkezi, bilim projeleri etkinliği çerçevesinde ortaya koyduğu projeler dikkat çekiyor. 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında yürütülen "Üstün Yetenekli Öğrencilerin Eğitiminde Tersine Mühendislik Uygulamalarının Fen Eğitimine Entegrasyonu" başlıklı Aydın BİLSEM Müdürü Dr. Serap OKTAY yürütücülüğündeki proje çerçevesinde, ADÜ Mühendislik Fakültesi ve ADÜ Eğitim Fakültesi ve 9 Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi işbirliğinde ve Aydın Ticaret Borsası destekleri ile proje kapsamında yapılan, ve Aydınlı firmaların ev sahipliğinde anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlik programı, Türkiye’nin tarımsal makinacılık sektöründe 100 yıllık köklü bir yere sahip olan bir firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Makine Mühendisi Mümtaz Özalp’in firmanın Ar-Ge kültürü ve teknolojik dönüşüm vizyonunu aktardığı sunumuyla başladı. Özalp, konuşmasında yerli üretimin ve sanayide yenilikçi çözümlerin önemine vurgu yaptı. Projeye eğitmen olarak katkı sağlayan ADÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. İsmail Böğrekçi ve Prof. Dr. Pınar Demircioğlu, proje kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gelerek katılımcı olan BİLSEM Fen Bilimleri öğretmenlerine, tersine mühendislik ve dijital ikiz teknolojileri konularında öncü uygulamaları aktardı. Eğitimlerin ardından ise her iki akademisyenin katkılarıyla geliştirilen yerli ZİHA (Zirai İnsansız Hava Aracı), özel bir uçuş gösterisiyle tanıtıldı. Gösteride ZİHA’nın tarım alanlarında otonom olarak gerçekleştirdiği görevler, veri toplama sistemleri ve yüksek manevra kabiliyeti büyük ilgi gördü. Katılımcı öğretmenler, ZİHA’nın gerçek zamanlı performansını birebir gözlemleme fırsatı buldu. Etkinlik, üstün yetenekli öğrencilerin eğitimine yönelik yürütülen projenin vizyonunu sahaya taşırken, genç nesillere ilham veren bir örnek teşkil etti.
15 Haziran 2025 Pazar - 11:04
Türkiye’de ilk kez petrokimya sektörü için yüksek basınç ve sıcaklığa dayanıklı makineler üretildi
Denizli’de faaliyet gösteren Efsan Makina, Türkiye’de ilk kez üretilen CCR Unit Blower setlerinin teslimatını başarıyla gerçekleştirdi. Petrokimya sektörüne yönelik yüksek basınç ve sıcaklığa dayanıklı 365 gün aralıksız çalışacak bu makineler, yüzde 100 yerli mühendislik ürünü olarak dikkat çekiyor. Denizli makina sektörünün yenilikçi firması Efsan Makina, Türkiye’de ilk kez petrokimya sektörüne yönelik yüksek basınç ve sıcaklığa dayanıklı 4 makineden oluşan CCR Unit Blower setlerinin üretimini gerçekleştirdi. 365 gün aralıksız çalışmaya göre imal edilen makineler, testlerden de başarıyla geçti. Efsan Makina, daha önce Türkiye’de ilk defa ürettiği MVR blowerdan sonra şimdi de petrokimya sektöründe kullanılacak makine setini başarıyla tamamlayarak müşterisine teslim etti. Makinaların üretim aşaması hakkında bilgi veren Efsan Makina Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öbke, "Geçtiğimiz yıl Türkiye’de ilk kez MVR blower üretimini tamamlayarak teslim etmiştik. Bugünse yine bir ilki başardık. CCR Unit Blower seti için dört aylık yoğun bir tasarım süreci ve sekiz aylık üretim sürecini başarıyla tamamladık. Bu makineler, yüksek sistem basıncı ve sıcaklık şartlarında yılın 365 günü sorunsuz çalışacak şekilde geliştirildi" dedi. Teknik özelliklerle öne çıkıyor Teslimatı yapılan makinelerin teknik özellikleriyle ilgili bilgiler veren Ahmet Öbke, "Birinci makine, 530 derece sıcaklığa kadar dayanıklılığı ve yıl boyu kesintisiz çalışabilecek şekilde imal edildi. İkinci makinemiz, 10 bin devirde çalışan yüksek hızlı bir turbo blower olarak testleri başarıyla geçti. Üçüncü ve dördüncü makineler ise sistem içinde senkronize şekilde çalışarak petrokimya tesislerinin kükürtsüzleştirme sistemlerinde kritik rol oynayacak. Türkiye de ilk defa yapılan Efsan Makina olarak bizim yaptığımız makinaların başarısının mutluluğunu yaşıyoruz. Ülkemiz için katma değer oluşturmaya ve üretmeye devam edeceğiz. Bu bir ekip işi Türk mühendis ve ustaları tarafında yüzde 100 yerli olarak imalatı yapılan ve testlerden de başarıyla geçen bu makinaları imalatını yapmanın gururunu yaşıyoruz. Denizli de bu tür makinaların imalatını ve testlerini yapabilecek kapasiteye ve donanıma ulaştık. Tüm mühendis ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu başarı hepimizi başarısıdır" diye konuştu. "Tarihi günü yaşıyoruz" Denizli ve Türkiye sanayisi için tarihi bir günün yaşandığına dikkat çeken Efsan Makina Fabrika Müdürü Ramazan Ayrancı da "Efsan Makina olarak Denizli de endüstriyel fan, turbo kompresör MVR blower ve CCR Unit Blower imalatı yapan bir firmayız. Bugün, Denizli ve Türkiye sanayisi için tarihi bir gün. Bu makineler yüksek sıcaklık ve yüksek sistem basıncında, ses hızına yakın devirlerde çalışan ileri teknoloji ürünlerdir. Tümü yerli imkânlarla ve Türk mühendislerimizin emeğiyle üretildi. Petrokimya sektöründe kullanılacak CCR unit blower setini 8 ay gibi kısa bir sürede yüzde 100 yerli ve milli imkanlarla güçlü mühendis ve ekip arkadaşlarımızla birlikte projesini tamamladık. Fabrika sahamızda mekanik ve performans testlerini başarıyla gerçekleştirdik. Türkiye de ilk defa imalatını yaptığımız bu ürünler yüksek sıcaklık ve yüksek sistem basıncında ses hızına yakın hızlarda çalışan makinalardır. Geçen sene firmamız Türkiye de ilk defa MVR blower imalatını yapmıştı. Yine ilk defa Efsan Makina olarak Türkiye de CCR Unit Blower setini de biz yaptık. Denizli de Efsan Makina olarak ikinci kez Türkiye de ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Önümüzdeki süreçte özel tasarım makinalar ve imalatlarla farklı sektörlerin çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz. Bu makinaların tasarım ve üretimi tamamen Efsan Makinaya aittir. Bu projede emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. CCR Unit Blower üretimiyle birlikte Efsan Makina’nın, bu alanda Türkiye’de öncü konuma geldiği bildirildi.
15 Haziran 2025 Pazar - 10:09
Uzmanı yorumladı: "İsrail’in saldırısı uzun vadeli istihbaratın sonucu"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, İsrail’in İranlı üst düzey komutanları nokta atışı vurmasının uzun süreli bir istihbarati bir süreç olduğunu belirterek, dijital cihazların konum tespitinde bir bileşen olabileceğini vurguladı. Orta Doğu’da devam eden İran-İsrail gerginliği, sıcak çatışma düzeyine ulaştı. İsrail tarafından gerçekleştirilen hava saldırılarında, nokta atışı hedef alarak İranlı bazı üst düzey komutanları etkisiz hale getirdi. İsrail’in nokta atışı gerçekleştirdiği bu operasyonlar, istihbarat süreçlerini de yeniden gündeme taşıdı. Özellikle İranlı üst düzey yetkililerinin konumlarının dijital cihazlar üzerinden tespit edildiği sorularını da gündeme getirdi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, sadece bir akıllı saat ve kullanılan diğer dijital araçlardan yer tespitinin yapılmış olabileceğinin konuşulduğunu söyleyerek, "Bu durumu belirli bir dijital cihaza bağlamak yanlış olur. Bu istihbaratın kısa süreli değil uzun süreli bir istihbarat sonucudur. Bunların dışında bu üst düzey komutanların veya kişilerin yanındaki korumalarının, şoförünün, danışmanlarının, diğer kişilerin ve yakın çevresinde bulunan kişilerin dijitaldeki etkileşimleri de bu lokasyonların tespitinde önemlidir" dedi. "Uzun döneme yayılmış bir istihbarat" Sefer Darıcı, dijital verilerden bırakılan izlerden belirli bir alan içerisinde evin krokisi dahil olmak üzere konumlar çıkartılabileceğini belirterek, "İranlı üst düzey komutanların İsrail tarafından hedef alınması ile ilgili gündemde yoğun tartışmalar bulunmakta. Daha önce belirli lokasyonlar dahilinde bu dijital veriler alındıysa, bu dijital verilerden bırakılan izlerden belirli bir alan içerisinde evin krokisi dahil olmak üzere konumlar çıkartılabilir. Bunun anlık bir istihbarattan ziyade uzun döneme yayılmış bir istihbaratın sonucu olduğu da gayet net bir şekilde görülüyor Bu veriler özellikle bu tarz durumlar için istihbarı olarak çok çok öncesinden toplanmaya başlar. Kişinin ne zaman nerede açıklama yapacağından, nerede basın toplantısı düzenleyeceği, günlük rutinlerinden, eylemlerinden veya kullanmış olduğu dijital araçların neler olduğundan bulunabiliyor" dedi. "Önlemler alınabilir" Zamanla bilgilerin toplanması ile beraber oluşturulan bir istihbaratın sonucu olduğunu belirten Darıcı, "Bunların dışından ofis gibi çalışma alanı bilgilerin zaman içerisinde toplanması ile beraber oluşturulan bir istihbaratın sonucu olarak değerlendirmek gerekiyor. İstihbarat örgütleri hedeflerine aldıkları veya takibe aldıkları kişilerle ilgili bu tarzdaki dijital verilerini de yani yine duygu durumları veya davranış kalıpları gibi profilleme verilerini de toparlar. Dijitalde kullanılan her türlü araç özellikle bunlar çevrimiçi bir şekilde de kullanılıyorsa konum bilgisi gibi çeşitli bilgileri verileri aktarabilir. Çeşitli kripto cihazlarda buna ilişkin önlemler de alınabilir. Ancak bu durumu sadece belirli bir cihazın ve teknolojik aygıtın gönderdiği veri neticesinde bu oldu demek doğru olmaz. Bu durum için uzun süreli birçok toplanan istihbaratın bir bileşkesi neticesinde oluşan bir şey olarak görmek daha doğru olur" diye konuştu.
13 Haziran 2025 Cuma - 15:04
Öğrenciler için yaz fırsatı: Casper’dan yüzde 15 indirimli teknoloji kampanyası
Uzun bir eğitim maratonundan sonra öğrencilerin heyecanla beklediği tatil döneminin geldi. Türkiye’nin teknoloji markası Casper, yaz boyunca yüzde 15’e varan indirim fırsatları sunacağını açıkladı. Okulların kapanmasıyla öğrencilerin yaz tatili heyecanı da başlıyor. Casper; tatilde dijital içerikler üretmek, oyun oynamak, yeni beceriler öğrenmek, eğlenmek isteyen öğrenciler için yüksek performanslı bilgisayar modellerinde cazip avantajlar ve kampanyalar sunuyor. İleri teknolojiyi herkes için ulaşılabilir kılmak isteyen teknoloji markası, Excalibur Gaming Laptop ve Nirvana dizüstü bilgisayar modellerinde yüzde 15’e varan indirim kampanyası uyguluyor. Yüksek FPS değerleriyle kasma, donma olmadan her oyun oynanabiliyor. Yapay zekâ destekli Nirvana modelleriyle de her işlem ışık hızında yapılabiliyor. Teknolojik donanımlarıyla oyunlarda rekabet avantajı Teknoloji markası tarafından yapılan açıklamaya göre yüzde 15’e varan indirim kampanyasında her bütçeye uygun Excalibur ve Nirvana dizüstü bilgisayar modelleri yer alıyor. Excalibur G870, Excalibur G911 ve Excalibur G920 Gaming Laptop modelleri üst düzey teknolojik donanımlarıyla oyunlarda rekabet avantajı sağlıyor. Kampanya kapsamındaki Casper Nirvana X600, X700, Z100, S100, S200 dizüstü bilgisayarlar ise yüksek hızlı ve uzun ömürlü kullanım sunuyor. Yüzde sıfır faizli 6 aya varan taksit imkânı da sunuluyor Casper, seçili modellerinde indirim kampanyasına ek olarak yüzde sıfır faizli 6 aya varan taksit imkanı da sağlıyor. Casper mağazalarından ve internet adresi üzerinden kampanya fırsatlarından faydalanılabiliyor. Işık hızında performans sunuyor Excalibur G920, 14. Nesil Intel işlemcilerden güç alıyor ve 24 çekirdek ve 5.8 GHz işlemci özellikleriyle ışık hızında performans sunuyor. NVIDIA’nın en yeni RTX 5000 serisi ekran kartlarıyla desteklenen Excalibur G920, yapay zeka teknolojileri ile oyun deneyimini yeni bir çağa taşıyor. Oyun dışında video düzenleme ve 3D tasarım gibi yüksek performans gerektiren görevlerde kolayca yapılabiliyor. 16" boyutunda ve 2560x1600 çözünürlüğe sahip IPS yüzde 100 DCI-P3 ekranı ile de Excalibur G920, sinematik görüntü kalitesiyle buluşturuyor. Güçlü donanım, hafif tasarım Casper Nirvana X600, hem yüksek performans hem de hafiflik sunarak kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyor. Intel Core ve AMD Ryzen işlemcilerle donatılan cihaz, 45W gücündeki işlemcileriyle hızlı ve sorunsuz bir kullanım sağlarken, Intel Iris Xe veya AMD Radeon RX grafik kartlarıyla çoklu görevleri kolayca yerine getiriyor. Yapay zekâ destekli sistemi, kullanıcı alışkanlıklarını analiz ederek daha verimli bir çalışma ortamı sunuyor. 15.6" FHD IPS ekranı, 2MP kamerası, Wi-Fi 6 uyumlu AX101 teknolojisi, DDR4 bellek ve M.2 NVMe desteği gibi birçok yeni nesil özellikle donatılan Nirvana X600, sadece 19.2 mm inceliği ve 1.6 kg ağırlığıyla kolay taşınabilir bir yapı sunuyor. Zengin bağlantı seçenekleriyle (USB, Type-C, Ethernet, HDMI, SD kart okuyucu) veri aktarımını pratik hale getirirken; metalik antrasit, kuvars ve gece mavisi gibi renk seçenekleri, özel klavye tasarımı ve farklı baskı detaylarıyla da şıklığı ön plana çıkarıyor. Tek tuşla yapay zeka asistanı yanınızda Casper Nirvana S100, sahip olduğu ileri teknolojilerle kullanıcılarına üst düzey bir deneyim sunuyor. Intel’in yüksek performanslı H serisi işlemcileri sayesinde donma ve yavaşlama sorunlarını ortadan kaldırırken, DDR5 bellek teknolojisiyle daha yüksek hız, verimlilik ve kapasite sağlıyor. İşlemciye entegre Intel UHD Graphics ve Intel Graphics yapısı, canlı renkler ve yüksek kontrast sunarak görsel kaliteyi zirveye taşıyor. 16 inçlik FHD IPS ekranı ve 300 NIT parlaklığı ile gün ışığında bile net görüntüler elde edilebilirken, yapay zekâ destekli Copilot tuşu sayesinde kişisel asistana tek tuşla ulaşmak mümkün hale geliyor. Parmak izi okuyucu ile hızlı oturum açma imkânı sunan cihaz, USB 3.2 Gen 1 portları ve tam kapasiteli Type-C bağlantısı ile veri aktarımını da yüksek hızla gerçekleştiriyor. Yalnızca 18,3 mm inceliğinde ve 1,8 kg ağırlığında olan Nirvana S100, kolay taşınabilir yapısı ve uzun pil ömrüyle gün boyu kesintisiz kullanım sağlıyor. Canlı ve gerçekçi görüntü kalitesi Intel Core işlemcisi ve Intel Iris Xe grafik kartı ile yüksek performans sunan Casper Nirvana Z100, kullanıcılarına son derece hızlı bir deneyim vadediyor. 2.5K Quad HD çözünürlük ve yüzde 100 sRGB renk desteği sayesinde canlı ve gerçekçi görüntüler sağlıyor. Özel nano kaplamasıyla parmak izi bırakmayan yüzey, anodize alaşım ile birleşerek hem parlak hem de pürüzsüz bir yapı sunuyor. Opsiyonel dokunmatik ekran seçeneği, tablete benzer bir kullanım kolaylığını dizüstü bilgisayara taşıyor. Wi-Fi 6 teknolojisi sayesinde daha hızlı ve güçlü internet bağlantısı sağlayan Nirvana Z100, Dolby Audio destekli dört hoparlörüyle sinema kalitesinde ses deneyimi sunuyor. 50 WHr kapasiteli bataryası ile gün boyu kesintisiz kullanım imkânı verirken, Type-C hızlı şarj desteği ile şarj sürelerini minimuma indiriyor. Magnezyum alaşımlı yapısı, sadece 14.9 mm inceliği ve 1.25 kg ağırlığıyla Nirvana Z100, hem hafifliği hem de dayanıklılığı bir arada sunuyor.
13 Haziran 2025 Cuma - 15:00
Bilim merkezinde babalar çocukları deney yaptı
Türkiye’nin 12’nci merkezi olan hem yerel hem de bölgesel olarak hizmet verecek şekilde dizayn edilen Düzce Belediyesi Düzce Bilim Merkezi, bu kez Babalar Günü düzenlenen özel etkinliğe ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, kuruluşundan bugüne yerel ve bölgesel manada binlerce bilim meraklısını ağırlamanın yanı sıra düzenlediği atölyelerle öğrencilere bilimi sevdirirken, özel günlere dair düzenlediği etkinliklerle de adından söz ettiriyor. Babalar Günü dolayısıyla farklı bir konsept hazırlayan merkez, baba-çocuk atölyeleri oluşturulmasını sağlayarak hafta sonuna denk gelen Babalar Gününü kutlamış oldu. Bilim Merkezi yönetimi tarafından hazırlanan atölyelerde çocukları ile bir araya gelen babalar, ilk olarak Robotik Kodlama Atölyesi’nde, DC motor kullanarak devre kurup dönence tasarımı gerçekleştirdi. Devrede motorun çalışmasını sağlayacak şekilde kablo bağlantıları yapan, enerji kaynağı olarak pil yuvası kullanarak sistemin çalıştırılmasını sağlayan babalar ve çocuklar, motorun hareketinden faydalanarak kendi dönencelerini tasarladı. Tasarım Atölyesi bölümünde ise temel tasarım prensipleri, el-göz koordinasyonu, mekansal algı ve düşünce becerilerinin desteklenmesi amacıyla kurgulanan 3 boyutlu kalemlerle tasarım çalışmaları gerçekleştiren katılımcılar, ısı ile eritilerek şekil verilebilen PLA filament malzeme kullanarak kendi hayal güçlerini yansıtan üç boyutlu modelleri hayata geçirdi. Düzenlenen özel etkinlik sayesinde babalar ve çocukları, bilim ve teknolojiyle iç içe bir ortamda birlikte öğrenme ve üretme deneyimi yaşarken, aynı zamanda aralarındaki bağı da güçlendirme fırsatı buldu.
13 Haziran 2025 Cuma - 14:05
Kırşehirli öğrencilerden mihmandar robot: ’AhiBot’ okula gelenleri karşılıyor
Kırşehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 4 öğretmen ve 7 öğrencinin geliştirdiği ’AhiBot’ isimli robot; okula gelen ziyaretçilere rehberlik ediyor. Yaklaşık 6 aylık çalışmanın ardından tamamlanan robot, gelen misafirleri karşılayarak gitmek istedikleri bölümlere kadar eşlik ediyor. Okulun girişinde yer alan ve ziyaretçileri ’Ahi selamı’ ile karşılayan robot; sesli şekilde yönlendirme yapabiliyor. Robot, görevini tamamladıktan sonra başlangıç noktasına geri dönüyor. Okul Müdürü Hakan Vahaboğlu, AhiBot’un hem teknolojiyi hem de Ahilik kültürünü yansıttığını belirterek; "Öğrencilerimize ve öğretmenlerimize imkan verildiğinde neler başarabileceklerini göstermek istedik. AhiBot, gelenekle teknolojiyi birleştiren özel bir tasarım oldu. 6 aylık meşakkatli bir çalışmanın eseri oldu. Eksik noktalar tamamlandı. Bu robot bir demo oldu geliştirilerek her şeye adapte edilebilir" dedi. "İnsan boyutunda, hareketli bir sistem kurduk" Okul öğrencilerinden Muhammed Sait Aslan ise robotun insan boyutlarında tasarlandığını ve birçok kez değişikliğe uğradığını söyledi. Aslan açıklamasında; "2025 Yılı yapay zeka ve otomasyon teknolojileri hayatımıza entegre oldu. İdareci ve öğretmenlerimizle amacımız öğrencilere imkan verildiğinde neler yapılabileceğini göstermek oldu. Geliştirildiğinde her alanda kullanılabilir" diye konuştu. Makine Teknolojileri Bölümü Öğrencisi Mert Miraç Oluk da tasarım aşamasında bilgisayar üzerinde defalarca deneme yaptıklarını ancak yılmadıklarını belirtti. Öğrenciler 3D yazıcı ve CNC tezgahlarla üretim yaptı. Robot; kol ve boyun parçalarını 3D yazıcıyla, gövde parçalarını ise büküm tezgahlarında yapıldı. Robotun çizgi izleme sistemini farklı hız ve yönlerde çalışabilecek şekilde programlandı.
13 Haziran 2025 Cuma - 13:51
Kırşehirli öğrencilerden mihmandar robot: ’AhiBot’ okula gelenleri karşılıyor
Kırşehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 4 öğretmen ve 7 öğrencinin geliştirdiği ’AhiBot’ isimli robot; okula gelen ziyaretçilere rehberlik ediyor. Yaklaşık 6 aylık çalışmanın ardından tamamlanan robot, gelen misafirleri karşılayarak gitmek istedikleri bölümlere kadar eşlik ediyor. Okulun girişinde yer alan ve ziyaretçileri ’Ahi selamı’ ile karşılayan robot; sesli şekilde yönlendirme yapabiliyor. Robot, görevini tamamladıktan sonra başlangıç noktasına geri dönüyor. Okul Müdürü Hakan Vahaboğlu, AhiBot’un hem teknolojiyi hem de Ahilik kültürünü yansıttığını belirterek; "Öğrencilerimize ve öğretmenlerimize imkan verildiğinde neler başarabileceklerini göstermek istedik. AhiBot, gelenekle teknolojiyi birleştiren özel bir tasarım oldu. 6 aylık meşakkatli bir çalışmanın eseri oldu. Eksik noktalar tamamlandı. Bu robot bir demo oldu geliştirilerek her şeye adapte edilebilir" dedi. "İnsan boyutunda, hareketli bir sistem kurduk" Okul öğrencilerinden Muhammed Sait Aslan ise, robotun insan boyutlarında tasarlandığını ve birçok kez değişikliğe uğradığını söyledi. Aslan açıklamasında; "2025 Yılı yapay zeka ve otomasyon teknolojileri hayatımıza entegre oldu. İdareci ve öğretmenlerimizle amacımız öğrencilere imkan verildiğinde neler yapılabileceğini göstermek oldu. Geliştirildiğinde her alanda kullanılabilir" diye konuştu. Makine Teknolojileri Bölümü Öğrencisi Mert Miraç Oluk da tasarım aşamasında bilgisayar üzerinde defalarca deneme yaptıklarını ancak yılmadıklarını belirtti. Öğrenciler 3D yazıcı ve CNC tezgahlarla üretim yaptı. Robot; kol ve boyun parçalarını 3D yazıcıyla, gövde parçalarını ise büküm tezgahlarında yapıldı. Robotun çizgi izleme sistemini farklı hız ve yönlerde çalışabilecek şekilde programlandı.
13 Haziran 2025 Cuma - 11:41
"Tabiattaki biyolojik savunma sisteminden esinlenerek kanserle mücadele çalışması hazırlanacak"
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge tabiattaki biyolojik savunma sisteminden esinlenerek yaptıkları çalışmada kanserle mücadelede yeni bir metot üzerinde durduklarını açıkladı. Yaklaşık çeyrek asırdan bu yana sürdürdükleri çalışmalarda sürekli doğayı izleyerek ilerlediklerini kaydeden Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, "Doğayı taklit etmiyoruz, doğayı anlamaya çalışıyoruz. Fillerden köpek balıklarına, yılan balıklarından asalak bitkilere kadar her biyolojik yapı bize kanserle savaşta farklı bir savunma modeli sunuyor. HBX sistemleri; hücreyi değil, organizmayı koruma sistemini esas alıyor. Bu anlayıştan yola çıkarak kanser tedavisinde biyolojik savunma yöntemi ile yeni bir süreç başlatmak için çalışıyoruz" dedi. Bugün 18 ayrı patente sahip olan Karya Farma HBX Ar-Ge’nin geliştirdiği HBX patent ailesi ve HBX-2371 formülasyonunun, tabiattaki biyolojik savunma sistemlerinden esinlenerek ortaya çıkarıldığını kaydeden Başlık, kanserle mücadelede yeni bir bütüncül biyoteknolojik yaklaşım üzerinde çalıştıklarını söyledi. Başlık konuyla ilgili açıklamasında; "Kanser, modern tıbbın en karmaşık ve ölümcül sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Genetik mutasyonlardan bağışıklık sistemine, oksidatif stresten hücresel mikroçevreye kadar birçok faktörün eş zamanlı etkisiyle ortaya çıkan bu hastalık, yalnızca tümör baskılamaya odaklı klasik tedavilerin sınırlarını zorlamaya başladı. İşte tam da bu noktada Karya Farma HBX Ar-Ge ekibi olarak, çoklu sistem hedefli ve doğadan esinlenen biyoteknolojik bir çözüm modeli üzerinde çalışmaya başladık. Bu çalışma kanser biyolojisinin farklı zayıf noktalarını hedefleyen 5 özgün bileşim içeriyor. Bu sistemin temel amacı, yalnızca tümör odaklı değil, organizmanın tüm biyolojik savunma hatlarını aktive ederek çoklu hedefli bir mücadele stratejisi kurmak" diye konuştu. Çalışmaları esnasında tabiattaki milyonlarca yıllık evrimsel savunma mekanizmalarından esinlenerek yol aldıklarını belirten Başlık, "İnsanlarda 2 adet bulunan TP53 tümör baskılayıcı geni, filler üzerinde 20’den fazla kopyaya sahip. Bu sayede filler, DNA hasarına karşı kendini sürekli koruyarak tümör oluşum riskini minimize ediyor. HBX-2371, fillerin bu genetik avantajını biyomimetik modelleme ile değerlendiriyor. Köpek balıkları, yüksek bağışıklık gücü ve damar oluşumunu baskılayan doğal proteinleri sayesinde kansere karşı üstün koruma sağlar. HBX-2371 geliştirilirken köpek balığının angiogenez baskılayıcı proteinlerinden esinleniyor. Düşük oksijenli sularda bile yaşayabilen yılan balıkları, mitokondri düzeyindeki dayanıklılığıyla oksidatif stresi minimize ediyor. HBX-2371’in hücresel stres faktörlerine karşı direncinde bu mekanizmalar örnek alınıyor. Öte yandan asalak yaşam döngüsüne sahip ökse otu, bağışıklık sistemini T hücreleri üzerinden aktive ediyor ve tümör hücrelerinde apoptoz mekanizmasını çalıştırıyor. Dikenli bitkiler ise fenolik bileşik içerikleriyle DNA hasarını önleyici doğal antioksidanlar sağlıyor" diyerek çalışmalarında tabiattan esinlendiklerini ve kanserle bütüncül mücadele edeceklerini söyledi.
12 Haziran 2025 Perşembe - 15:41
Yapay zeka araçları, Canik’te görücüye çıktı
SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediyesi ile Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği bilim festivalinde öğrencilerin yapay zekâ araçlarını kullanarak hazırladığı 68 proje görücüye çıktı. Canik Belediyesi ve Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle ilçede düzenlenen Bilim Fuarları Festivali kapılarını ziyaretçilerine açtı. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde ve ilçedeki 15 okulda eğitimlerini sürdüren öğrenciler tarafından hazırlanan 68 projenin sergilendiği şenlikte ziyaretçiler ve öğrenciler, yapay zekâ, robotik kodlama, yazılım ve siber güvenlik atölyeleriyle buluştu. Bilimde ve teknolojide farkındalık oluşturan projelerle öğrencileri yeni nesil teknolojilerle tanıştırmaya devam ettiklerini belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde eğitime desteklerimizi aralıksız bir şekilde sürdürüyor, bilim ve teknolojiye hâkim nesiller yetiştirmeye devam ediyoruz. Yapay zekâdan siber güvenliğe, robotik kodlamadan model uçak tasarımına kadar pek çok alanda öğrencilerimizi uygulamalı eğitimlerle buluşturuyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi idealini geleceğe taşıyacak gençlerimiz için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Akıllı şehir planlaması ve ulaşım sistemleri, yapay zekâ ile dijital içerik üretimi ve otonom tarım araçları gibi toplam 68 projenin sergilendiği şenliğin açılış programına ayrıca Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Neşe Özşay, Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu, Canik İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Gözde Küleç Sarı, Canik Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Yusuf Celil Caner, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
12 Haziran 2025 Perşembe - 15:33
Balıkesirli öğrenciler 70 proje üretti
Tübitak Bilim ve Toplum Başkanlığı tarafından bu yıl ilk kez açılan 4006-C Bilim Fuarları Festivali Çağrısı kapsamında Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce düzenlenen bilim fuarı, Vali İsmail Ustaoğlu, protokol üyeleri, danışman öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşların yoğun katılımıyla bir AVM’de gerçekleştirildi. Balıkesir merkez ilçeleri Altıeylül ve Karesi’ de ki 13 okuldan, 186 öğrenci ve 84 danışman öğretmenin hazırladığı 70 proje, fuarda ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Bilimsel farkındalığı artırmak, öğrencilerin disiplinler arası etkileşim kurmasını sağlamak ve bilimsel merakı teşvik etmek amacıyla düzenlenen festival, büyük ilgi gördü. Programda konuşan İl Millî Eğitim Müdürü Murat Demir, bilimsel düşüncenin yaygınlaştırılmasında bu tür etkinliklerin önemine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada, bilimsel düşüncenin yaygınlaşmasına katkı sunmak ve öğrencilerimizin heyecanla hazırladığı projeleri sizlerle buluşturmak amacıyla bir araya geldik. Tübitak tarafından bu yıl ilk kez açılan 4006-C Bilim Fuarları Festivali Çağrısı kapsamında, Altıeylül ve Karesi ilçelerimizdeki 13 okulumuzdan 186 öğrencimizin 70 projesi sergilenmektedir. Bu projeler, sadece akademik birer ürün değil; aynı zamanda merakın, emeğin ve araştırmanın bir sonucudur."
12 Haziran 2025 Perşembe - 12:27
BTK Başkanı Karagözoğlu: "Avcı, Azat, Kasırga, Atmaca ve Kule sadece birer yazılım değil, aynı zamanda dijital bağımsızlığın sembolleri"
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, "Yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz Avcı, Azat, Kasırga, Atmaca ve Kule gibi yazılımlarımızla, bizler için bunlar sadece birer yazılım değil, aynı zamanda dijital bağımsızlığın sembolleri. Çünkü burada ne dışa bağımlıyız, ne de başkalarının inisiyatifine kalmış durumdayız" dedi. BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, BTK’da düzenlenen 8. Siber Güvenlik Ekosisteminin Geliştirilmesi Zirvesi’nin açılışına katıldı. Programda konuşan Karagözoğlu, dijital bir dünyaya doğru gidildiğini ve bu dünyada siber güvenliğin önemine dikkat çekti. Siber güvenlik konusunda da yerlilik ve millilik vurgusu yapan Karagözoğlu, Türkiye’nin geliştirdiği yazılımlarla siber güvenliğine verdiği önemi belirtti. "Her gün on binlerce hatta yüz binlerce siber saldırıya maruz kalınıyor" Dünyanın artık dijital bir dünya olduğunu, dünya üzerindeki insanların neredeyse tümünün internet erişimine sahip olduğunu ve bu alanda en önemli unsurun da siber güvenlik olduğunu söyleyen Karagözoğlu, "Bugün elimize bir mikrofonu alıp sokağa çıksak ve herkese hak ve menfaat deyince aklınıza ne geliyor desek, hemen hemen herkes eğitim, sağlık, kamu hizmetlerinde eşit yararlanmak, adalet karşısında eşit olmak gibi maddeleri sıralar. Zannetmiyorum ki kolay kolay biri de siber güvenliğimizin sağlanması desin. Ama güvenlik dediğimiz kavram hepsinden daha önemli. Hatta ve hatta siber güvenlik işin belki en hassas kısmı. Çünkü biliyorsunuz tehditler artık sınır tanımıyor, gelişiyor, çeşitleniyor, daha sofistike hale geliyor. Size en basit şöyle bir örnek vereyim: Devasa bir bina düşünün içinde milyonlarca dosya, belge, sistem var. Muazzam nitelikli bir bina inşa etmişsiniz ama kapısında kilit yok. Kapısında güvenliğiniz yok. Biri gelip girse çalışacak, imdat diyecek alarmınız yok. O zaman sormak gerekir. Bu bina gerçekten sizin mi? İşte bu yüzden siber güvenlik bizim her anımızı koruyan, görünmeyen ama hayati bir kalkan gibi, ülkemiz her gün on binlerce hatta yüz binlerce siber saldırıya maruz kalıyor. Peki biz ne kadarını hissediyoruz? İşte burada devreye Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi USOM giriyor. Siz daha tehdidi fark etmeden onlar çoktan tespit edip engelliyor. Bugün dijital dünyada huzurla dolaşabiliyorsak, arka planda gece gündüz çalışan bir sistem, bir ekip, bir bilinç sayesinde oluyor. Biz de BTK olarak bu yapıyı sürekli güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Kaynak da biziz, üretici de biziz, kullanıcı da" Hem yazılım altyapısıyla, hem insan kaynağıyla, hem de yerli ve milli teknolojilere yapılan yatırımlarla siber güvenliği yalnızca savunma değil, aktif bir caydırıcılık haline getirdiklerini söyleyen Karagözoğlu, "Tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz Avcı, Azat, Kasırga, Atmaca ve Kule gibi yazılımlarımızla, bizler için bunlar sadece birer yazılım değil, aynı zamanda dijital bağımsızlığın sembolleri. Çünkü burada ne dışa bağımlıyız, ne de başkalarının inisiyatifine kalmış durumdayız. Kaynak da biziz, üretici de biziz, kullanıcı da. Bu bizim için gerçekten büyük bir iftihar kaynağı" diye konuştu. "Tehditler sürekli artarken bizim de teyakkuzda olmamız, öğrenmemiz ve stratejik öngörüyle hareket etmemiz gerekiyor" Ulusal ölçekte siber güvenlik stratejisinin 3 temel eksende yer aldığını belirten BTK Başkanı, "Güven, direnç ve inovasyon. Güven, her şeyin başlangıcıdır. Direnç, değişen tehdit ortamına karşı ayakta kalmanın sırrıdır. İnovasyon ise bu üçlünün sürekliliğini sağlar. Bu 3 temel sütunu güvenli ve müreffeh bir dijital geleceğin olmazsa olmazı olarak görüyoruz. Ama en önemlisi de unutmamamız gereken şu, tüm bu kavramların merkezinde insan var. O nedenle biz insanı merkeze alan bir anlayışla insan odaklı siber güvenlik yaklaşımını benimsiyoruz. Çünkü her yazılımı yazan da, her tehdidi önleyen de, her sistemi yöneten de nihayetinde insan. Siber güvenlik tek seferlik bir uygulama değil, bir süreç. Tehditler sürekli artarken bizim de teyakkuzda olmamız, öğrenmemiz ve stratejik öngörüyle hareket etmemiz gerekiyor. Coğrafi olarak önemli bir stratejik konundayız. Dijital ekonomide hızla büyüyoruz. Kamudan özel sektöre, girişimcilerden STK’lara kadar herkes ülke için canını dişine takmış çalışıyor. Daha ne olsun? Bunun sonrasında tek yapacağımız hepimiz elimizi taşın altına koyacağız, birlikte üreteceğiz, birlikte ekosistemi büyüteceğiz. Çünkü bu yolculuk bir ekip işi" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder