Son Dakika
|
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran: "Basra Körfezi'ndeki ABD'ye ait petrol tankeri uyarılara uymadığı için vuruldu"
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!
Şanlıurfa’da kuyumcuda hırsızlık anı kameraya yansıdı
MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"
ABD ordusu: "İran, hava gücünü her geçen gün kaybediyor"
İstanbul’da yabancılara sahte belge düzenleyen şebeke çökertildi: 13 gözaltı
İran, Bahreyn'de yakıt tanklarını vurdu
İran'da hayatını kaybeden üst düzey askeri yetkililer için cenaze töreni
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek ve yarı final eşleşmeleri belli oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İsrail’den Beyrut’a hava saldırısı
İran’dan Trump’a sert mesaj: "Sizi pişman edene kadar geri adım atmayacağız"
Ankara’da korkutan deprem!
Gazeteci Enver Aysever hakkında tahliye kararı
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran'da 40 kişinin hayatını kaybettiği Risalet Meydanı yerle bir oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’u kabul etti
TEKNOLOJİ
Bakan Uraloğlu: "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz"
12 Mart 2026 Perşembe - 12:25:15
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, 5G teknolojisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, 5G’nin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olduğunu dile getirdi. Uraloğlu, bunun yanı sıra 1 Nisan tarihinden itibaren 5G hizmetinin ilk sinyalini alacaklarını ve 2 yıl içerisinde Türkiye’nin her yerine bu hizmeti sunmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca Uraloğlu, 16 Ekim’de gerçekleşen 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettiklerini ifade etti. "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" 5G teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini artıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, "1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz. 5G’ye geçişle birlikte mobil iletişim hızımız; vatandaşımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkanına kavuşacaktır. 5G teknolojisi; endüstriyel robotlardan otonom sürüş teknolojilerine, kritik altyapı yönetiminden akıllı şehir uygulamalarına kadar birçok alanda dönüşümü hızlandıracak. Sanayide akıllı fabrikalar, üretim süreçlerini optimize ederek verimliliği zirveye taşıyacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Medya sektöründe ise gazeteciler 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek, muhabirlerimiz olay yerinden saniyeler içinde yüksek kaliteli görüntü ve veri aktarabilecek" ifadelerine yer verdi. "Milli teknolojimizin gücünü bir kez daha ortaya koyduk" Teknolojinin sadece tüketildiği değil, aynı zamanda yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye vizyonu olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bunlarla birlikte, UDHAM tarafından desteklenen karayolları akıllı ulaşım sistemleri HASDAL projesinde TÜRKSAT tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda; yerli 5G çekirdek şebeke ve Ulak baz istasyonlarını başarıyla devreye alarak milli teknolojimizin gücünü bir kez daha ortaya koyduk. 5G yetkilendirme ihalesinde de işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60’a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve piyasa koşullarına bağlı olarak yüzde 30’a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdik. Ayrıca, işletmecilerimizin kuracağı 5G mobil özel şebekelerde kullanacağı bileşenlere ilişkin yatırımlarının milli haberleşme ürünlerinden sağlanmasına yönelik gerekli tedbirleri alma zorunluluğu bulunuyor" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:32
Öğrencilerin gelişimi artık dijital olarak analiz ediliyor
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde geliştirilen yapay zeka destekli sistemle öğrencilerin öğrenme süreci artık dijital olarak analiz ediliyor. Türkiye’de ilk kez uygulanan model sayesinde öğrencilerin hangi konularda eksik kaldığı belirlenirken, eğitim süreci de yapay zeka verileriyle yeniden şekilleniyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nce geliştirilen "Yapay Zeka Destekli Öğrenci Başarı Analizi Sistemi", eğitimde veri temelli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor. Yükseköğretim Kurulu’nun "2030’a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası" vizyonu doğrultusunda geliştirilen sistem sayesinde öğrencilerin derslerde kazandıkları bilgi, beceri ve yetkinlikler yapay zeka tarafından analiz ediliyor. Ders süreçlerinden ölçme ve değerlendirmeye kadar birçok aşamayı kapsayan sistem, öğrencilerin gelişimini adım adım izlerken akademisyenlere de öğrencilerin eksik kaldığı alanları göstererek eğitim planlamasında yol gösteriyor. "Öğrencilerin aktif öğrenmesini tetikliyor" Yapay zeka destekli sistemin öğrencilerin derse katılımını artırdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Suna Uysal Yalçın, "Öğrenci Başarı Analiz Sistemi aslında öğrencilerin hem etkin derse katılmasını sağlıyor hem de aktif öğrenmeyi tetikliyor. Burada akran öğrenmesi de devreye giriyor. Yapay zekayla hazırlanan çalışma sorularıyla öğrenciler gruplar halinde birlikte çalışabiliyor. Akademisyenler açısından baktığımızda ise bu süreç için çok fazla zaman harcamaya gerek kalmıyor. Öğrenciler derse daha aktif katılıyor, bizler de yapay zeka sistemini eğitim-öğretim sürecine entegre ederek süreci daha verimli şekilde yürütebiliyoruz" dedi. "Eksik konular kolayca tespit ediliyor" Sistemin program çıktılarının takibini kolaylaştırdığını ifade eden Yalçın, "Akreditasyon süreçlerinden de bahsetmek gerekiyor çünkü birçok kurum artık öğrenme ve program çıktılarını talep ediyor. Bu sistem sayesinde öğrencilerin hangi sorularda, hangi konularda ve hangi program çıktılarında eksik kaldığını kolaylıkla tespit edebiliyoruz. Bu durum bireyselleştirilmiş eğitime de kapı aralıyor. Öğrencinin hangi alanda eksik olduğunu gördükten sonra o alana yönelik yeni eğitim planlamaları yapılabiliyor. Yapay zeka destekli sistem bu açıdan oldukça verimli ve aktif kullanılabilen bir yapı sunuyor" diye konuştu. "Öğrencilerden olumlu geri dönüş alıyoruz" Öğrencilerin sistem sayesinde derse daha aktif katıldığını belirten Suna Uysal Yalçın, "Öğrencilerden çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Öğrenciler, sosyal medya nedeniyle dikkat sürelerinin kısa olduğunu söylüyor. Ancak bu sistemle birlikte araştırma yapmaları, grup halinde çalışmaları ve fikirlerini paylaşmaları gerekiyor. Soru sormaya çekinen öğrenciler bile grup çalışmaları sırasında daha rahat konuşabiliyor. Bu süreç öğrencilerin özgüvenini artırıyor ve derse daha aktif katılmalarını sağlıyor" ifadelerini kullandı. "Önemli olan onlara yapay zekayı doğru kullanmayı göstermek" Dr. Öğr. Üyesi Yalçın, yapay zekanın eğitim süreçlerinde önemli bir araç haline geldiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Bu sistem zamanı daha etkin yönetmemizi sağlıyor. Her şey açık ve net şekilde önümüze geliyor ve öğrencilerle paylaşılması kolaylaşıyor. Artık yapay zekadan kaçınmak mümkün değil. Yapay zekayı kullanabilen yeni meslek insanlarını yetiştirmek bizim için önemli. Bu nedenle öğrencilerimize verdiğimiz ödevlerde de yapay zekayı nasıl kullandıklarını göstermelerini istiyoruz. Buradan mezun olan öğrenciler neredeyse yapay zeka yetkinliği kazanmış şekilde mezun oluyor. Bazen biz öğrencilerden öğreniyoruz, bazen de öğrenciler bizden öğreniyor. Gençler bu konuda oldukça yetenekli. Önemli olan onlara yapay zekayı doğru kullanmayı göstermek." "Yapay zekayı destekliyorum" Yapay zekanın derslerinde yardımcı olduğunu belirten Ebelik Bölümü öğrencisi Gülnihal Adıgüzel ise yapay zeka destekli eğitim modelinin dersleri daha anlaşılır hale getirdiğini belirterek, "Yapay zekayı destekliyorum. Hocalarımız iki saatlik dersleri daha kısa videolara dönüştürebiliyor ve konuları daha açıklayıcı şekilde anlatabiliyor. Bu videolar daha sonra bize ulaştırılıyor. Dersi anlamadığımızda farklı zamanlarda tekrar izleyebiliyoruz. Bu durum dikkatimizi daha çok çekiyor. Örneğin derse gelmeden önce otobüste kulaklıkla dinleyebiliyorum ya da sınav öncesinde tekrar izleyebiliyorum. Bu şekilde bilgilerin daha kalıcı olduğunu düşünüyorum. Yapay zekayı destekliyorum ve gençlerin de bu şekilde düşündüğünü düşünüyorum" diye konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:21
Mersin’de özel bireyler için ‘engelsiz ulaşım’ uygulaması hayata geçirildi
Mersin Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği ‘engelsiz Uulaşım’ uygulaması sayesinde özel bireyler, toplu taşıma araçlarını daha bağımsız ve güvenli şekilde kullanabilecek. Mobil sistemle şoförler durakta bekleyen yolcuyu önceden görerek gerekli hazırlıkları yapabilecek. Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda örnek bir projeyi daha hayata geçirdi. ‘Engelsiz ulaşım’ uygulaması sayesinde özel bireylerin toplu taşıma araçlarına erişimi artık çok daha kolay ve güvenli hale geliyor. Büyükşehir Belediyesinin ‘engelsiz ulaşım’ uygulaması, kentte sosyal eşitliğin güçlenmesine katkı sağlarken, Mersin’i herkes için daha yaşanabilir bir şehir haline getirme hedefini pekiştiriyor. Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen mobil uygulama ile Mersin’de özel bireylerin otobüs beklerken yaşadığı zorluklar en aza indirilirken, uygulama sayesinde özel bireyler toplu taşıma araçlarını daha bağımsız, güvenli ve rahat bir şekilde kullanabiliyor. Geliştirilen sisteme göre, durakta bekleyen özel bireyler mobil uygulama üzerinden ilgili butona basarak bulunduğu konumu bildiriyor. Bu bildirim anlık olarak otobüs şoförünün ekranına düşüyor ve şoför, hangi durakta özel bir bireyin beklediğini önceden görerek gerekli hazırlıkları yapıyor. "Özel vatandaşlarımıza daha bağımsız bir ulaşım imkanı sunmayı amaçlıyoruz" Ulaşım Dairesi Başkanlığında bilgisayar mühendisi olarak görev yapan Nisa Nur Çebiş, ‘engelsiz ulaşım’ projesinin özel bireylerin toplu taşımada karşılaştıkları engelleri teknolojiyle aşmak ve onlara daha bağımsız olabilecekleri bir ulaşım imkanı sunmak amacıyla geliştirildiğini söyledi. Uygulama sayesinde vatandaşların biniş ve iniş yapacakları durakları sistem üzerinden seçerek doğrudan araç şoförüne bildirim gönderebildiklerini belirten Çebiş, "Vatandaşlarımız sefer esnasında rampa talebinde bulunabiliyorlar ve yolculuk süreçlerini önceden planlayarak, refakatçilerine de sistem üzerinden anlık bildirim gönderebiliyorlar. Refakatçiler de sistem üzerinden vatandaşımızın hareketlerini izleyebiliyor" diye konuştu. Özel bireylerin, ‘Mersin 33 Kart’ uygulaması üzerinden engelsiz kayıt butonları aracılığıyla sisteme giriş yapabildiğini belirten Çebiş, "Kullanıcılar kart numaraları ve telefon numaralarıyla sisteme giriş yapabiliyor, refakatçilerini de sisteme ekleyebiliyor" dedi. Çebiş, "Mersin’de ulaşımı herkes için daha erişilebilir hale getirmek amacıyla teknolojik altyapıyı kullanıcı odaklı çözümlerle geliştirmeye devam edeceğiz" diye ekledi. ‘Engelsiz ulaşım’ uygulaması, özel bireylerden tam not aldı Yüzde 90 görme engeli bulunduğunu belirten Zehra Aslanlı, uygulamanın özellikle toplu taşımayı kullanırken kendilerine büyük kolaylık sağladığını ifade etti. Otobüslerin durağa geliş süresini anlık olarak takip edebildiklerini söyleyen Aslanlı, "Otobüsleri anlık olarak görebiliyoruz ve kaç dakika kaldığını takip edebiliyoruz. ‘Şoföre bildir’ seçeneği sayesinde durakta özel bir yolcu olduğunu sürücü de biliyor. Böylece durak kaçırma ihtimalimiz neredeyse sıfıra inmiş oluyor. Gideceğimiz yerlere daha rahat ve zamanında ulaşabiliyoruz" dedi.
12 Mart 2026 Perşembe - 10:24
Kurumsal kullanıcılar için yapay zekâ destekli yeni dizüstü bilgisayar
Casper, kurumsal kullanıcılar için geliştirdiği NevoPro P40 modeliyle yapay zekâ destekli işlem gücü ve mobilite odaklı bir dizüstü bilgisayarı kullanıma sundu. Yeni nesil Intel Core Ultra işlemci, entegre NPU mimarisi ve donanım seviyesinde güvenlik özellikleriyle tasarlanan cihazın, ofis çalışmaları ile saha operasyonları gibi farklı çalışma ortamlarına uyum sağlaması hedefleniyor. Artan veri hacmi, çoklu görev ihtiyacı ve yapay zekâ destekli uygulamaların yaygınlaşması kurumsal cihazlarda akıllı işlem kapasitesini öne çıkarıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre NevoPro P40, 96 TOPS’a varan yapay zekâ performansı ve entegre NPU mimarisiyle yoğun iş yüklerinde kararlı bir kullanım sunuyor. Intel Core Ultra işlemci ve Intel Graphics altyapısı çoklu uygulama kullanımında akıcı bir deneyim sağlarken, Microsoft Copilot entegrasyonu günlük iş akışlarının hızlandırılmasına katkı sağlıyor. Yapay zekâ destekli görevler için NPU mimarisi NevoPro P40’ta yer alan NPU (Neural Processing Unit) mimarisi, yapay zekâ destekli görevlerin CPU ve GPU’dan bağımsız şekilde işlenmesini mümkün kılıyor. Bu yapı sayesinde görüntü işleme, toplantı iyileştirme ve üretkenlik uygulamalarında sistem kaynaklarının daha verimli kullanılabildiği belirtiliyor. Cihazda yer alan gelişmiş soğutma teknolojisinin yoğun iş yüklerinde performans sürekliliğini desteklediği ifade edilirken, Intel vPro ve yazılımsal TPM desteği çok katmanlı güvenlik altyapısı sunuyor. Parmak izi okuyucu ile biyometrik erişim sağlanırken, uzaktan erişim ve merkezi cihaz yönetimi özellikleri BT ekiplerine operasyonel kontrol imkânı sunuyor. Cihazda ayrıca Windows 11 Pro işletim sistemi yer alıyor. 12 saati aşan pil ömrü NevoPro P40’ta bulunan 60 Whr kapasiteli bataryanın yoğun kullanımda 12 saati aşan çalışma süresi sunduğu belirtiliyor. USB Type-C hızlı şarj desteği sayesinde cihazın 1 saat içinde yüzde 80 seviyesine kadar şarj edilebildiği aktarılıyor. Smart Battery teknolojisinin ise pil ömrünü uzatmayı amaçladığı ifade ediliyor. 18.1 mm inceliğe ve 1.4 kilogram ağırlığa sahip tam metal alüminyum gövde ile tasarlanan cihazda, 3 kademeli aydınlatmalı ve 200 ml’ye kadar sıvı dökülmesine dayanıklı klavye bulunuyor. 14 inç büyüklüğünde, 16:10 ekran oranına ve 300 NIT parlaklık seviyesine sahip ekranın daha geniş bir çalışma alanı sunduğu belirtiliyor. Cihazda ayrıca Wi Fi 6E bağlantı desteği yer alıyor. NevoPro P40’ın ENERGY STAR sertifikasına sahip olduğu ve üretiminde yüzde 25 geri dönüştürülmüş malzeme kullanıldığı bilgisi paylaşıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mart 2026 Pazartesi- 11:57
Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı
2
11 Mart 2026 Çarşamba- 15:47
Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor
3
11 Mart 2026 Çarşamba- 14:17
TOGÜ kampüsünde temiz enerji hamlesi
4
10 Mart 2026 Salı- 11:00
ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit: "Dosta güven, düşmana korku verecek önemli ürünlerimiz var"
5
11 Mart 2026 Çarşamba- 12:18
Türk Telekom’dan çocuklara güvenli dijital dünya
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 18:02
Ümraniye Bilim Merkezi açıldı
Ümraniye Belediyesi tarafından Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) ve TÜBİTAK iş birliğiyle hayata geçirilen Bilim Ümraniye Projesi kapsamında kurulan Ümraniye Bilim Merkezi açıldı. Ümraniye Millet Bahçesi içerisinde yer alan ve TUSAŞ saldırısında şehit düşen Mühendis Zahide Güçlü Ekici’nin adını taşıyan Bilim Merkezi, 7–14 yaş grubundaki çocukları ve gençleri bilimle buluşturmayı hedefliyor. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Bağımsızlık yolculuğuna, Türkiye Yüzyılı yolculuğuna eşsiz katkılar sunmuş kıymetli mühendisimiz Zahide Güçlü Ekici hanımefendinin ismini yaşatacağımız bilim merkezimizin Ümraniye’mize, İstanbul’umuza hayırlı uğurlu olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Bizler, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hep birlikte Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerini hayata geçiriyoruz. Allah’a hamdolsun son 22 yılda attığımız adımlarla Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye, eskisinden çok daha güçlü, kendi ayakları üzerinde durabilen, sözü kuvvetli, kuvveti tesirli bir ülke artık. Türkiye, topraklarından terörü temizlemeyi başarmış, Türk milletini aydınlık yarınlara taşıyan bir ülke artık. İnşallah bu yolculuğu gençlerimiz de sürdürmeye devam edeceğiz. Biz bugünlere kolay gelmedik. ’Başaramazsınız, sizler dünyada bu işlerde rekabetçi olamazsınız’ diyenlere aldırış etmeksizin adım adım milli teknolojiyi gerçekleştirdik" dedi. Açılan bilim merkezinde nice bilim insanlarının yetişeceğini belirten Kacır, "Bugünkü durağımız, bu muhteşem millet bahçesinin hemen kıyısında kurulan bu bilim merkezi, adını aldığı şehidimiz Zahide Güçlü Ekici’nin izinden gidecek ve inşallah tam bağımsız Türkiye’yi, Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek mühendisler yetiştirecek. İnşallah nice bilim insanımız, bu merkezde çocukluk yıllarını geçirmiş olacak. İnşallah Türkiye, yeni Aziz Sancarlarını, yeni Selçuk Bayraktarlarını işte bu bilim merkezleriyle Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğuna kazandırmaya devam edecek" diye konuştu. "İnanıyoruz ki yolu buradan geçen nice mühendisler şehidimizin emanetini devralacak, daha ileriye taşıyacaklardır" Şehidin adını Ümraniye’de böyle bir eserde yaşatacak olmanın büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyleyen Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım da, "İnanıyoruz ki yolu buradan geçen nice mühendisler şehidimizin emanetini devralacak, daha ileriye taşıyacaklardır. Şairin dediği gibi: ’Sanma, sanma bu tekerlek kalır tümsekte. Yarın elbette bizimdir.’ Bilim merkezimiz sekiz atölye, birçok amaçlı kapalı seminer salonu ve açık alan amfi tiyatrosuyla birçok farklı faaliyeti tek bir alanda toplayarak gençlerimize önemli bir fırsat sunacaktır. Tüm bunların yanında Ümraniye’mize yaklaşık sekiz yıldır hizmet veren Yapay Zeka İnovasyon Merkezimiz, tüm tecrübe ve bilgi birikimiyle buraya gelerek daha iyi gelişmiş şartlarda faaliyetine devam edecektir. Bilim merkezimiz, konumu itibarıyla da önemli imkânlar sunmaktadır. Gençlerimiz, Türkiye’nin en güzel millet bahçesinde doğayla iç içe, spor tesisleri ve sosyal alanlarının yanı başında bilimsel faaliyetlerini de sürdürecektir inşallah" dedi. Açılışa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, T3 Vakfı Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve birçok davetli katıldı.
24 Mayıs 2025 Cumartesi - 14:40
Ağrı Hayrettin Atmaca Anadolu Lisesi’nden 19 proje TÜBİTAK fuarında sergilendi
Ağrı Merkez Hayrettin Atmaca Anadolu Lisesi tarafından hazırlanan TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’nın açılışı, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek tarafından gerçekleştirildi. Okul bahçesinde düzenlenen fuara İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek’in yanı sıra şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. 25 danışman öğretmen gözetiminde hazırlanan ve 47 öğrencinin görev aldığı fuarda toplam 19 proje sergilendi. Açılış kurdelesini keserek fuarın resmi açılışını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Kökrek, stantları gezerek öğrencilerden projeler hakkında bilgi aldı. Fuarda yaptığı konuşmada bilimsel çalışmaların gençler üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Kökrek,"TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları, öğrencilerimizin bilime olan ilgisini artırmak, onların araştırma yapma, sorgulama ve yenilikçi düşünme becerilerini geliştirmek açısından son derece önemlidir. Bugün burada gördüğümüz projeler, gençlerimizin ne denli yaratıcı, sorgulayıcı ve üretken olduklarını ortaya koymaktadır. Bilim; laboratuvarlarla birlikte etkinlikler, sınıflar ve okul bahçeleri gibi çeşitli ortamlarda da yaşanmalıdır. Geleceğimizin mimarı olan gençlerimize bilimin rehberliğinde bir yol çizebilirsek, ülkemizin yarınları çok daha aydınlık olacaktır. Bu fuarın düzenlenmesinde emeği geçen okul yönetimini, öğretmenlerimizi ve özellikle de öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Bilimsel merak, geleceğimizi şekillendirecek en büyük güçtür."dedi. Fuar sonunda öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektiren Kökrek, projelere katkıda bulunan herkese teşekkür ederek, bilimsel etkinliklerin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
23 Mayıs 2025 Cuma - 15:20
Bafra BİLSEM’den TEKNOFEST’te Türkiye ikinciliği: "Duyarlı Apartman" projesine büyük ödül
Samsun’un Bafra ilçesinde faaliyet gösteren Bafra Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, TEKNOFEST Kıbrıs 2025 Finallerinde büyük bir başarıya imza attı. Özge Yılmaz ve Sedanur Şener isimli öğrenciler, danışman öğretmen Orhan Gazi Demirci rehberliğinde geliştirdikleri "Duyarlı Apartman" projesiyle, Sosyal İnovasyon Kategorisi İlkokul Düzeyinde Türkiye ikincisi oldu. Proje, apartman yaşamında sık karşılaşılan gürültü kirliliği sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Apartman dairelerine yerleştirilen ses sensörleri ile oturma odası, salon veya mutfak gibi ortak yaşam alanlarındaki ses seviyeleri 5 saniyelik aralıklarla ortalama olarak ölçülüyor. Eğer belirlenen ses sınırı aşılırsa, ilk olarak ilgili dairedeki birey görsel ve sesli bir uyarıyla bilgilendiriliyor. Gürültü devam ettiği takdirde sistem, apartman yöneticisine dijital bildirim gönderiyor. Sorunun sürmesi halinde sistem, kolluk kuvvetlerine bilgilendirme sürecini başlatacak şekilde programlanmış durumda. Hem teknolojik hem de sosyal açıdan dikkat çeken proje, apartman yaşamında huzurun korunmasını ve komşuluk ilişkilerinde saygı kültürünün geliştirilmesini hedefliyor. "Duyarlı Apartman" projesi, teknolojiyi toplumsal fayda ile birleştiren yapısıyla jüri üyelerinden tam not aldı. Bafra Bilim ve Sanat Merkezi’nin bu başarısı, öğrencilerin yenilikçi düşünce ve toplumsal duyarlılıklarını ortaya koyarak Samsun’un eğitimdeki vizyonuna önemli katkı sağladı.
23 Mayıs 2025 Cuma - 14:47
Ağrı’da "Eğitimde Yapay Zekâ Uygulamaları" projesi için imzalar atıldı
Ağrı Valiliği himayelerinde, İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından Serhat Kalkınma Ajansına (SERKA) yapılan başvuru sonucunda, 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazanan "Eğitimde Yapay Zekâ Uygulamaları" projesinin sözleşmesi imzalandı. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirilen imza törenine, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Serhat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca, Milli Eğitim Şube Müdürü Selahattin Bilgiç ve SERKA Ağrı Koordinatörü Gökhan Özince katıldı. Projenin sözleşmesi, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek ile SERKA Genel Sekreteri Nurullah Karaca tarafından imzalandı. Törende konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Kökrek, projenin il genelinde görev yapan öğretmenlerin yapay zekâ araçlarını eğitim süreçlerine etkin şekilde entegre etmelerini amaçladığını söyledi. Kökrek, "Eğitimde dijitalleşme sürecine katkı sunmayı hedefleyen proje ile öğretmenlerin pedagojik ve dijital yeterlilikleri geliştirilecek, yenilikçi ve bireyselleştirilmiş öğretim ortamları oluşturulacaktır. Toplam 60 öğretmen doğrudan eğitime katılacaktır. Eğitim sonunda bölgede yaklaşık 5.000 kişilik dolaylı etki alanı oluşması öngörülmektedir." dedi. Proje kapsamında eğitimlerin Ağrı merkezde gerçekleştirileceğini belirten Kökrek, Doğubayazıt, Patnos, Tutak, Diyadin, Eleşkirt, Hamur, Taşlıçay ve il merkezinden öğretmenlerin katılım sağlayacağını ifade etti. Kökrek, eğitimlerin 2025-2026 eğitim-öğretim yılı Ekim ayında yapılacağını ve 6 gün sürecek programda toplam 18 saatlik uygulamalı eğitimin verileceğini aktardı. Eğitim içeriğinde yapay zekâ araçlarının eğitimde kullanımı, yapay zekâ destekli ders materyali üretimi, ölçme-değerlendirme ve veri analitiği uygulamaları, disiplinler arası yapay zekâ destekli ders planları, akademisyen ve sektör uzmanlarıyla mentörlük ve danışmanlık, dijital içerik geliştirme atölyeleri gibi başlıkların yer alacağını belirten Kökrek, projenin öğretmenlerin dijital pedagojik becerilerinin gelişimine ve bölgedeki eğitimde dijital dönüşüm sürecine katkı sağlayacağını kaydetti.
23 Mayıs 2025 Cuma - 14:45
Eskişehir Geleceğin Sesi Sempozyumu’nda yapay zeka teknolojisi değerlendirildi
Eskişehir’de yapay zeka ve insanlığın geleceği kapsamında düzenlenen Eskişehir Geleceğin Sesi Sempozyumu (ESGES), Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’in katılımlarıyla Osmangazi Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlik, yapay zekaya ilgi duyan ve bu alanda ilerleme hedefi olan lise öğrencilerini bir araya getirdi. 200’den fazla başvuru ve 156 adet bildirinin bulunduğu sempozyumda gençlerin, yapay zeka teknolojisinin geleceğiyle ilgili görüş ve düşünceleri değerlendirilerek yapay zeka temelli ve destekli projelerinin sunumları gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, özellikle Milli Teknoloji hamlesiyle birlikte yapay zekayı kullanma ve geliştirme konularında Türkiye’nin önünün açık olduğunu dile getirdi. Yapay zekanın sağlıktan teknolojiye, savunma sanayisinden sosyal bilimlere kadar pek çok alanda aktif bir şekilde kullanıldığını belirten Dönmez; önümüzdeki birkaç yıl içerisinde ise artık pek çok sektörün yapay zeka temelli bir ilerlemeyi benimseyeceğini ve bu noktada yapay zekaya entegre olmanın büyük bir önem taşıyacağını ifade etti. "Dün sadece alıp kullanıyorduk; ama bugün artık kendi teknolojilerimizi yapıp, kullanıp diğer ülkelere ihraç ediyoruz" TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, yapay zekanın henüz insan zekasına denk bir noktaya gelemediğini; ancak 5 yıl içinde bu seviyeye ulaşacağına ve pek çok alanda insana ihtiyaç duymadan kendi başına çalışmalar yapabileceğine değindi. Gelişen teknolojilerle birlikte Türkiye’de üretimin oldukça arttığını söyleyen Dönmez, "Milli Teknoloji hamlesi sayesinde ve siz sevgili gençler sayesinde hayal bile edemediğimiz pek çok konuyu bugün gerçekleştirdik. Havacılık, savunma sanayi, sağlık, eğitim ve enerji gibi pek çok yerde dün sadece alıp kullanıyorduk; ama bugün artık kendi teknolojilerimizi yapıp, kullanıp diğer ülkelere ihraç ediyoruz" diye belirtti. "Bir çocuğu nasıl eğitiyorsak yapay zekayı da öyle eğitmemiz gerekiyor" Yapay zekanın eğitilme ve geliştirilme sürecine önem verilmesi gerektiğine dikkat çeken Dönmez, özellikle bilgi güvenliğinin ve kişisel verilerinde korunması noktasında ise şunları söyledi: "İnsanın düşünme ve öğrenme yeteneklerini taklit edebilen bir teknolojiyi kullanmamız lazım. Tabii ki bu teknolojiyi kullanırken dikkatli ve farkında olmamız önemli. Bir çocuğu nasıl eğitiyorsak yapay zekayı da öyle eğitmemiz gerekiyor. Eğer yapay zekayı yanlış bilgi ve verilerle donatırsanız sonuçları da tabii ki yanlış çıkacaktır. Bu teknolojinin en güçlü yanı ’güvenilir bilgi’ olmalıdır. Yapay zeka teknolojisi doğru kullanıldığında insanoğlunun gelişmesine ve ilerlemesine fayda sağlayacak bir araç olacaktır. Ancak bu teknolojiler kapsamında kişinin bilgisi ve rızası dışındaki verilerin kullanılmasının da önüne geçmemiz lazım. Bu noktada Meclis’te Yapay Zeka Araştırma Komisyonu olarak yapay zeka kullanımında insanlarımızın mahremiyetini, kişisel hak ve hürriyetlerini ihlal etmeyecek bazı düzenlemeleri yapmayı planlıyoruz." Yapay zeka, kanser hastalarının radyoloji filmlerini okuyabilecek seviyede Yapay zekanın en çok kullanılacağı alanları sıralayan Dönmez; özellikle sağlık sektöründe bu teknolojinin büyük bir yere sahip olacağını ifade etti. Kanser hastalıklarının teşhis ve görüntülemeleri konusunda yapay zeka teknolojisiyle oldukça yüksek başarılar elde edildiğini belirten Dönmez, yapay zeka destekli radyolojik film okuma programlarında hata oranının yalnızca yüzde 8-10 seviyesinde olduğunu aktardı. Gençlerin "Yapay zeka işimizi elimizden alacak mı?" sorusuna yanıt veren Dönmez, düşüncelerini şu sözlerle aktardı: "Yapay zeka hayatlarımızı kolaylaştırsa da hiçbir zaman bir mühendisin, bir çiftçinin, bir öğretmenin ya da bir hekimin yerini alamayacak. Bizim öngörümüz şu, diğer teknolojilerde olduğu gibi bunu da insana yardımcı olabilecek şekilde kullanma arzusundayız. Çünkü bu teknolojide bir duygu yok; sevinmiyor, üzülmüyor, bir ruhu yok. O yüzden bir insanın yerini alabilmesi de mümkün değil." "Okullarımızda yapay zeka okur-yazarlığı derslerinin açılmasında büyük fayda olacaktır" Son olarak yapay zeka teknolojisine ilgi duyan ve kariyerlerini bu yönde oluşturacak gençlere tavsiyelerde bulunan Dönmez, "Yapay zekayı etkili kullanabilme noktasında kodlama öğrenmenizi tavsiye ediyorum. Bu alandaki bilim insanlarını ve girişimcileri takip ederek onlardan ilham alabilirsiniz. Bu sempozyuma katılan öğrencilerin hepsinin çok başarılı olduğuna ve olacağına eminim. Çok yoğun bir rekabetin yaşandığı bu dünyada, yeni ve özgün fikirler ortaya atmadığınız müddetçe yaşama şansınız mümkün değil. Öte yandan yapay zeka teknolojisini iyi kullanabilmek için mutlaka iyi hakim olmanız gerekiyor. O yüzden okullarımızda yapay zeka okur-yazarlığı derslerinin açılmasında büyük fayda olacaktır" ifadelerini kullandı. Açılış konuşması sonrası, sempozyumda projeleri yer alan öğrenciler tarafından sunumlar gerçekleştirilerek yapay zeka teknolojisi üzerine değerlendirmeler yapıldı. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, katılımları için TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’e hediye takdim etti. Eskişehir Geleceğin Sesi Sempozyumu’na Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Kamil Çolak ve öğrenciler katıldı.
23 Mayıs 2025 Cuma - 14:32
Sürücüsüz araca ilk adım
Kayseri’de düzenlenen 17. Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda yerli ve milli olarak üretilen TOGG’dan esinlenen öğrenciler, kendi yazılımları ile geliştirdikleri otonom araç ile yarışmaya katıldı. Yarışmaya otonom araç kategorisinden katılan İstanbul Bağcılar Abdurrahman ve Nermin Bilimli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, yerli ve milli olarak üretilen TOGG’dan esinlenerek otonom bir araç geliştirdi. Öğrenciler tarafından yazılımları ve ihtiyaçları tamamen yerli kodlarla uyarlanan araç, tam otonom sürüşü ile yoldaki trafik ışıkları, kasis ve engelleri tamamen kendi karar mekanizması ile seçerek ilerliyor. Yaptıkları araç ile ilgili bilgiler veren İstanbul Bağcılar Abdurrahman ve Nermin Bilimli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Muhammed Karabey, "Buraya otonom araç kategorisinden katıldık. Burada görünen cihaz, otonom olarak pistteki engelleri görerek şerit takibi yaparak gidiyor. Bu cihaz yerli ve milli aracımız olan TOGG’un mini versiyonu. Bunu yaparken TOGG’dan esinlendik. İçindeki yazılımlar gibi ihtiyaçları bu şekilde kodladık. Bu cihazı piste bıraktıktan sonra kendisi otonom olarak gidiyor. Dışarıdan hiçbir şekilde müdahale etmiyoruz. Buradaki hedefimiz ilerleyen süreçlerde daha da büyüterek TOGG ve daha iyilerini üretmek için kodlamak ve geliştirmektir. Su anki hedefimiz de yarışmada birinci olmak, dışarıdaki hedefimiz de kendi yerli ve milli yazılımlarımızla geliştirerek ülkemize kazandırmak istiyoruz. Yaşıtlarıma da pes etmemeleri ve hatalarına çözüm üretmeleridir" dedi.
23 Mayıs 2025 Cuma - 14:16
Anadolu motiflerini yapay zeka ile buluşturan sergi HOMETEX’te
Ev tekstili fuarlarından biri olan HOMETEX, bu yıl da ticaretin ötesine geçerek zengin içeriği ve vizyoner konseptiyle sektöre ilham vermeye devam ediyor. HOMETEX ziyaretçileriyle buluşan koleksiyona ismini veren "Anadolu Motifleri" eseri, Göbeklitepe’den günümüze uzanan farklı medeniyetlerin kültürlerini yapay zeka ile işleyen özel bir sistemle her dakikada bir özgün desen üretme özelliğine sahip. Yerli ve yabancı çok sayıda ziyaretçinin ilgi gösterdiği sergi, hem görsel hem de etkileşimli yapısıyla fuarın en dikkat çekici alanlarından biri oldu. Sanatçı Gökhan Doğan sergiye ilişkin açıklamasında, "Anadolu Motifleri deneyimlenebilir eser serisinin ismini taşıyan bu çalışmamızla buradayız. Koleksiyon, 10 adet etkileşimli sanat eserinden oluşuyor. Her biri aynı metodoloji ile üretildi ve aynı amaca hizmet ediyor. Göbeklitepe’den günümüze kadar uzanan kadim Anadolu medeniyetlerinin hikayelerini, farklı duyu organlarımıza hitap edecek şekilde ve deneyim temelli olarak anlatıyoruz" dedi. Doğan, serginin temel yapısına ilişkin de bilgi verdi. Sergide Göbeklitepe’den itibaren farklı medeniyetlerin kültürel izlerini işleyen bir yapay zeka sistemi kullanıldığını ifade eden Doğan, "Her bir dakikada bir özgün, yani biricik bir motif üretiliyor. Bu motifler, dönemlere göre farklı kültürlere ait. Biz bu noktada kültürlerin ve medeniyetlerin hikayelerini motiflere, motifleri ise üretimlerine dönüştürmelerini konu alıyoruz. Ziyaretçilerin bu motifleri deneyimleyerek zaman dilimleri ve kültürler arası bağları keşfetmesini hedefliyoruz" diye konuştu. Eserin teknik detaylarına da değinen Doğan, çalışmanın arkasında canlı bir yapay zeka sistemi olduğunu belirterek şunları söyledi; "Her dakika değişen bu desenler, kapalı bir bilgi kütüphanesinden faydalanarak dönemin mimari anlayışlarını, sanat eserlerini ve kültürel birikimini işliyor. Böylece ortaya çıkan motif, ilgili döneme referans veren bir yapıda oluyor. Ziyaretçiler, bu motiflerin karşısına geçtiğinde derinlik algılayıcılar tarafından tespit edilerek, motifleri adeta bir sıvı formu gibi hareket ettirebiliyor ve onun içinde gezinebiliyor. Yani burada tam anlamıyla bütüncül bir deneyim yaşanıyor." Yapay zeka, hikaye anlatıcılığını güçlendiriyor Dijital sanatçılar olarak güncel teknolojiyi yakından takip ettiklerini belirten Doğan, "Yeni teknolojiler bize hem hikaye anlatıcılığı konusunda hem de sanat eserinin izleyiciyle olan etkileşimi açısından büyük katkılar sunuyor. Yapay zeka sayesinde, anlatmak istediğimiz hikayelere uygun üretim teknikleri geliştirebiliyoruz. Bu da küresel ölçekte hikaye anlatıcılığını güçlendiriyor" dedi. Doğan ayrıca, serginin izleyiciyle olan etkileşimini de vurgulayarak, artık sanat eserlerinin içinde deneyim alanı olarak bulunmanın mümkün hale geldiğini söyledi. "İzleyiciler, birer seyirci değil eserin yönünü belirleyen, onun bir parçası haline gelen aktörlere dönüşüyor. Artık eseri, seyirciyi ve deneyim alanını birer bütün olarak ele alıyoruz" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın bilgiye ulaşma ve arşiv tarama konusundaki gücünün, özellikle kültürel hikayelerin yeniden yorumlanmasında sanatçılara ciddi kolaylıklar sağladığını belirten Doğan, "Yeni üretim teknikleri sayesinde, bu avantajların ülkemizde de etkin biçimde kullanıldığını görüyoruz. Bu gelişmeleri izlemek ve içinde yer almak benim için gurur verici" dedi. Anadolu Motifleri eserinin HOMETEX’in tabiatına ve katılımcı kitlesine çok uygun bir içerik sunduğunu vurgulayan Gökhan Doğan, özellikle Uzak Doğu ve Avrupa’dan gelen ziyaretçilerin olumlu geri bildirimlerinin kendileri açısından değerli olduğunu söyledi. "Buradaki ziyaretçiler zaten motifleri bilen, üreten, tüketen, seven kişiler. Bu nedenle eserde kendi ilgi alanlarına dair öğeler bulduklarında bağ kurmaları çok güçlü oluyor. Anadolu Motifleri sergisinin bu anlamda fuara çok yakıştığını düşünüyorum" şeklinde konuştu. Sanatçı, sergiyi sadece bir sanat gösterimi değil, aynı zamanda kültürel ve teknolojik bir aktarım aracı olarak konumladıklarını ifade ederek, "Bizim bu koleksiyonu oluşturma amacımız Anadolu’nun kültürel mirasını korumanın yanı sıra bu mirası dünya çapında teknoloji ve yeniliklerle harmanlayarak anlatmak, dijital sanat ihracatını da mümkün kılmaktı. HOMETEX ziyaretçilerinden bu vizyona uygun çok değerli geri dönüşler aldık. Bu bizim için çok kıymetli, burada olmaktan kıvanç duyuyoruz. Süreçte bize destekleri için HOMETEX ailesine, TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi’ne ve tüm kurumlara teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
23 Mayıs 2025 Cuma - 13:57
Canikli kaşiflerin hedefi birincilik
Samsun Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencileri, 17. Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda çizgi izleyen ve mini sumo robotlarıyla sahneye çıktı. Kayseri’de düzenlenen ve bu yıl 17’ncisi gerçekleştirilen Uluslararası MEB Robot Yarışması’na katılan Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencileri, tasarlayıp ürettikleri çizgi izleyen ve mini sumo robotlarıyla ön eleme aşamasını başarıyla geçti. Türkiye’nin 81 ilinden ve yurt dışından 10 bin 509 öğrencinin katıldığı yarışmada, Canikli öğrenciler zirveye en yakın isimler arasında yer aldı. Kodlama, tasarım ve üretim süreçlerini kendi emekleriyle gerçekleştiren öğrenciler, yarışma sürecinde sergiledikleri proje sunumlarıyla jüri üyelerinden tam not aldı. Canik’i başarıyla temsil eden öğrencileri kutlayan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Keşif Kampüsü öğrencilerimiz bilgi ve yetenekleriyle başarılarına her geçen gün yenilerini ekliyor. Tamamı kendi tasarımları olan robotlarla ilçemizi ulusal ve uluslararası alanda gururla temsil ediyorlar. Bu büyük yarışmada birincilik hedefiyle mücadele eden öğrencilerimiz Melih Şahin, Hatice Korkmaz, Semih Şahin ve Zehra Sude Yatağan’a gönülden başarılar diliyorum" dedi.
23 Mayıs 2025 Cuma - 13:31
ASO’da dijital oyun sektörünün geleceği masaya yatırıldı
Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından düzenlenen ‘İkinci Yüzyılda Oyun Paneli’nde dijital oyun sektörünün gelişimi ve geleceği masaya yatırıldı. ASO 35 No’lu Bilgisayar Yazılımları Sanayi Meslek Komitesi, dijital oyun sektörünün gelişimini ve geleceğini masaya yatırmak amacıyla ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda ‘İkinci Yüzyılda Oyun Paneli’ düzenledi. Sektör temsilcileri, akademisyenler ve kamu yetkililerini bir araya getiren panelin açılış konuşmasını yapan ASO Meclis Üyesi ve Komite Başkanı Nuray Başar, dijital oyun sektörünün yalnızca ekonomik bir alan değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşümün parçası olduğunu vurguladı. Başar, "Bugün burada yalnızca bir sektörü değil, bir vizyonu ve gelecek hayallerimizi tartıştık. Gençlerimiz için bu panel, belki de ilham verici bir başlangıç olacak" ifadelerini kullandı. Moderatörlüğünü ASO 35 No’lu Bilgisayar Yazılımları Sanayi Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı ve Simsoft Genel Müdürü Dr. Gökçe Yıldırım Kalkan’ın üstlendiği panelde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Dr. İbrahim Semizoğlu, Ankara Kalkınma Ajansı Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Ahmet Arvas, Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Çelikcan ve UDO Kurucusu Türker Karahan konuşmacı olarak yer aldı. Simülasyon teknolojileri, oyun geliştirme politikaları, kamu destekleri ve girişimcilik ekosistemi gibi başlıkların değerlendirildiği panele ASO Meclis Üyeleri Oğuz Yılmaz ve Tuncay Küçükpehlivan, ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız, Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Yaman, komite üyeleri ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. "Bugünün gençleri yarının Türkiye’sini inşa edecek" ASO Meclis Üyesi ve Komite Başkanı Nuray Başar, ’İkinci Yüzyılda’ ana teması altında yapay zeka, siber güvenlik, oyun yazılımları gibi konularda paneller yapmaya devam edeceklerini söyledi. Üniversitelerin Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) alanındaki öğrenci topluluklarıyla düzenli olarak toplantılar yaptıklarını belirten Başar, "Onlara mentorluk, okul esnasında staj, sonrasında ise iş bulmaları konusunda destek oluyoruz. Bugünün gençleri yarının Türkiye’sini inşa edecek mottosuyla gençlerimizin yanında olmaya özen gösteriyoruz" diye konuştu. "Yarının oyunlarını nasıl tasarlayacağımızı istişare ettik" Oyun sektörünün yalnızca ekonomik değil, kültürel ve vizyoner bir alan olduğuna değinen Başar, "Bugün burada gerçekleştirdiğimiz panelde yalnızca bir sektörü değil; bir kültürü, bir vizyonu ve geleceğe dair hayallerimizi konuşma fırsatı bulduk. Akademik bilgiyle sektör tecrübesini bir araya getirerek, yarının oyunlarını nasıl tasarlayacağımızı istişare ettik. Gençlerimiz için bu panel, ilham veren bir yol haritasının başlangıcı olabilir" ifadelerini kullandı. "Sektör, stratejik öneme sahip bir konuma geldi" Türkiye’nin artık yalnızca oyun oynayan değil, aynı zamanda oyun üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna ulaştığını dile getiren Başar, bu alandaki başarının uluslararası ölçekte de dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyledi. Başar, "Peak Games, Rollic, Dream Games gibi dünya çapında tanınan yerli oyun firmalarımız, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini net bir şekilde ortaya koyuyor. Girişimlerin hızla artması, teknoparklarda büyüyen yazılım ekipleri ve üniversitelerde açılan oyun yazılımı programları sayesinde sektör artık stratejik öneme sahip bir konuma geldi" dedi. Açılış konuşmalarının ardından panelistler, Türkiye’deki oyun geliştirme ekosisteminin durumu, devlet destek mekanizmaları, yatırım süreçleri, simülasyon teknolojileri ve üniversite-sektör iş birlikleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik soru-cevap ile sona erdi.
23 Mayıs 2025 Cuma - 12:53
İMECE Uydu Projesi TSK envanterine girdi
İMECE Uydu Projesi, Ankara’da düzenlenen törenle Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine alındı. Proje kapsamında yüzde 90’dan fazla yerli teknoloji ile geliştirilerek yaklaşık 2 yıl önce uzaya gönderilen "GÖKTÜRK-2B" uydusu Hava Kuvvetleri Uzay Komutanlığı’nın kontrolünde olacak ve istihbarat, afet yönetimi ve tarım gibi kritik alanlarda görev yapacak. Gözlem Uydusu Geliştirilmesi (İMECE) Projesi, Ankara’daki Ahlatlıbel Hava Radar Mevzi Komutanlığı’nda düzenlenen törenle TSK envanterine girdi. Törende konuşan Hava Kuvvetleri Uzay Komutanı Hava Pilot Albay Çınar, uzayın sadece bir araştırma veya iletişim alanı olmaktan çıkarak doğrudan bir savunma ve güvenlik unsuru haline geldiğini belirterek, "Uzayda askeri anlamda etkin, caydırıcı, sürekli ve bağımsız bir şekilde varlık göstermek artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir. Günümüzün çok katmanlı güvenlik ortamında bilgi üstünlüğü, durumsal farkındalık ve hızlı karar alma yetkinliği modern harbin temelini oluşturmaktadır. Bu sistemin ana fonksiyonları uzay durumsal farkındalık, fırlatma ve uzay erişim, uydu muhaberesi, uzay tabanlı istihbarat gözetleme keşif, uzay tabanlı konumlama, seyir sefer ve zamanlama, uzay havası, meteoroloji ve oşinografi, uzay tabanlı erken ihbar, uzay elektronik harp ve uzay savunmasıdır. Bu fonksiyonların her biri ülke güvenliği için çalışan silah arkadaşlarımızın sahada üstünlük sağlamasında ve caydırıcılığımızın pekiştirmesinde hayati rol oynamaktadır" dedi. Savunma sanayiinin özverili çalışmaları ile yerli uydular geliştirildiğine, gelişmiş uzay programları yürütüldüğüne ve Türkiye’nin uzaydaki varlığını her geçen gün daha da artırdığına değinen Albay Çınar, "Sadece TSK değil, sivil ve diğer kamu kurumlarının uzay faaliyetlerinde verdiği önemi görüyor, yukarıda saydığım tüm alanlardaki gelişimleri heyecanla takip ediyoruz. Ayrıca NATO ve müttefik ülkelere katkıda bulunurken yaptığımız uzay anlaşmalarıyla gücümüzü artırıyoruz. Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine kazandırdığımız İMECE, bu anlayışın bir ürünü olarak geliştirilen yüksek teknolojiye sahip milli bir uydu sistemidir. GÖKTÜRK-1 ve GÖKTÜRK-2 uydu sistemlerinden sonra envantere giren 3. uydu sistemi İMECE’nin Hava Kuvvetleri Uydu isimlendirme standartlarına göre bugün itibarıyla ismi GÖKTÜRK-2B olarak anılacak olup, GÖKTÜRK-2B uydumuzun görev süresi boyunca ülkemize önemli derecede katkı sağlayacağına inancımız tamdır" ifadelerini kullandı. "50 santimetre çözünürlük elektro-optik kameramızda şu anda termal vakum testte" TÜBİTAK Uzay olarak yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranıyla üretilen uydunun artık aktif olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emrinde olduğunu vurgulayan TÜBİTAK Uzay Araştırma Enstitüsü Müdürü Mehmet Nefes ise, "USET’te, TUTAŞ’taki USET tesislerinde İMECE’de elde ettiğimiz deneyimleri, ihracata dönüştürdüğümüz 50 santimetre çözünürlükteki elektro-optik kameramızda şu anda termal vakum testte. Yakın zamanda da testler tamamlandıktan sonra yabancı bir ülkeye ve kuruma elektro-optik kamerayı teslim ediyor olacağız. İMECE projesinin en önemli kazanımlarından biri metre altı çözünürlüğe sahip yer gözlem uydumuzu bütün alt sistemleriyle hemen hemen kendi öz kaynaklarımızla, kendi öz yeteneğimizle, insan kaynağımızla, altyapımızla üretebilmiş ve hatta bunu ihraç edebilmiş konuma gelmiş olmaktır" diye konuştu. Şilt takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından tören son buldu. İMECE Projesi nedir? İMECE Projesi, 21 Aralık 2016 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile TÜBİTAK arasında imzalanan sözleşme ile başlatıldı. 15 Nisan 2023 tarihinde Türkiye saatiyle 09.48’de ABD’nin California eyaletindeki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden SpaceX firmasına ait Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı. Fırlatmadan yaklaşık 2 saat 36 dakika sonra Türkiye saatiyle 12.24’te fırlatma aracından ayrılarak yörüngeye yerleşmesiyle ilk sinyal alındı. 29 Nisan 2023 tarihinde İMECE uydusundan ilk test görüntüsü başarıyla alındı. Yaklaşık 680 kilometre irtifada alçak Dünya yörüngesinde görev yapan uydu, 0.99 metre pankromatik (siyah-beyaz) ve 3.96 metre multispektral (renkli) görüntüleme kapasitesine sahip. Yaklaşık 700 kilogram ağırlığında ve 2 metrex3,1 metre boyutlarında olan uydu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin istihbarat ihtiyaçlarına destek olmak, hedef analizi, doğal afet yönetimi, haritalama ve tarımsal uygulamalar gibi birçok alanda hizmet veriyor.
23 Mayıs 2025 Cuma - 12:36
Öğrenciler gökyüzünde yarıştı
Kayseri’de düzenlenen 17. Uluslararası MEB Robot Yarışması’nın "RC Sabit Kanat Uçak" kategorisinde öğrenciler dereceye girebilmek için hünerlerini sergiledi. Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenen 17. Uluslararası MEB Robot Yarışması’nın "RC Sabit Kanat Uçak" kategorisinde yarışan ve 200 öğrenciden oluşan 40 takım, yaptıkları uçakları otonom, manuel ve yarı otonom olarak üç farklı modda uçurarak verilen görevleri başarı ile tamamlamaya çalıştı. Ayrıca yarışmada profesyonel katılımcılar gösteri uçuşları yaptı. Yarışmalarla ilgili bilgi veren Uçak Elektronik Öğretmeni ve Gökbilim Akademi Müdürü Mehmet Ali Ülker, "Öncelikle RC Sabit Kanat Uçak kategorisinin teknik danışmanlığını yapıyorum. Burada öğrencilerimiz öncesinde ön başvuru yapıyorlar. Bu başvurular arasından biz video ve rapor üzerinden değerlendirmelerde bulunup, buraya 40 takım çağırıyoruz. Burada belirli görevlerimiz var. Öncelikli olarak biz uçaklarımızın teknik tasarımlarına, özgünlüğüne ve görevlerini tamamlayıp tamamlamayamayacağı kapasitelerine bakıyoruz. Daha sonrasında da pistteki görevleri başlıyor. Pistte de uçuşlar, hedefleri vurmalar ve inişler gerçekleştiriliyor. Bu gerçekleştirme durumuna göre de puan alıyorlar. Burada otonom, manuel ve yarı otonom şeklinde uçuş modları var. Buna göre de puanlandırmalar gerçekleştiriliyor. Yurt dışından iki ülkeden katılım sağlandı. Türkiye’den ise toplamda 25 farklı şehirden katılım var. Tabii başvuru çok daha fazla ama biz burada final etabındaki yarışmacıları söylüyoruz. Finalde şu an 200 öğrencimiz yer alıyor. Bizim buradaki amacımız öğrencilerin kendi tasarımlarını uçurmaları. Onların detaylı bir şekilde tasarımlarını yapabilmeleri, network sağlayabilmeleri. Yarışmacı çadırında öğrenciler birbiri ile tanışıyorlar. Hangi uçaklar nasıl yapılıyor, nasıl geliştiriliyor bunları öğreniyorlar. Daha sonrasında da burada kendilerini geliştiriyorlar. Yani asıl amacımız geleceğin Selçuk Bayraktarlarını yetiştirmek" dedi. Yarışmaya Kayseri Merkez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden katılan 11. sınıf Uçak Bakım Alanı Bölümü öğrencilerden Berat Kayur, "Yarışmada uçağımızı başarılı bir şekilde kaldırdık ve görevini başarılı bir şekilde de icra ettik. İnişte küçük bir sorun yaşadık ama ikinci uçuş hakkımızı daha iyi değerlendirmek için uçağımızı yeniden topladık. Şimdi uçuş hakkımızı bekliyoruz. Yarışma için konuşmak gerekirse gayet güzel, Kayser’imiz için de etkili bir yarışma oldu. Şu an meslek lisesinde uçak bakım alanında okuyorum. İnşallah ilerideki hedefim de üniversite ile devam edip bu başarılarımızı üniversite ile taçlandırmak" ifadelerini kullandı.
23 Mayıs 2025 Cuma - 12:22
3. Uydu Sistemi ‘İMECE’ artık ‘GÖKTÜRK-2B’ olarak anılacak
Gözlem Uydusu Geliştirilmesi (İMECE) Projesi Kabul ve Envantere Alma töreni düzenlendi ve Hava Kuvvetleri uydu isimlendirme standartlarına göre 3. Uydu Sistemi İMECE’nin artık GÖKTÜRK-2B olarak anılacağı belirtildi. Gözlem Uydusu Geliştirilmesi (İMECE) Projesi Kabul ve Envantere Alma töreni Ankara Ahlatlıbel Hava Radar Mevzi Komutanlığı’nda gerçekleşti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmaları ile tören başladı. "Uzayda askeri anlamda etkin bir şekilde varlık göstermek zorunluluk haline gelmiştir" Uzayın sadece bir araştırma veya iletişim alanı olmaktan çıkarak doğrudan bir savunma ve güvenlik unsuru haline geldiğini belirten Hava Kuvvetleri Uzay Komutanı Hava Pilot Albay Çınar, "Uzayda askeri anlamda etkin, caydırıcı, sürekli ve bağımsız bir şekilde varlık göstermek artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir. Günümüzün çok katmanlı güvenlik ortamında bilgi üstünlüğü, durumsal farkındalık ve hızlı karar alma yetkinliği modern harbin temelini oluşturmaktadır. Bu sistemin ana fonksiyonları uzay durumsal farkındalık, fırlatma ve uzay erişim, uydu muhaberesi, uzay tabanlı istihbarat gözetleme keşif, uzay tabanlı konumlama, seyir sefer ve zamanlama, uzay havası, meteoroloji ve oşinografi, uzay tabanlı erken ihbar, uzay elektronik harp ve uzay savunmasıdır. Bu fonksiyonların her biri ülke güvenliği için çalışan silah arkadaşlarımızın sahada üstünlük sağlamasında ve caydırıcılığımızın pekiştirmesinde hayati rol oynamaktadır" dedi. "3. Uydu Sistemi ‘İMECE’ artık ‘GÖKTÜRK-2B’ olarak anılacak" Savunma sanayinin özverili çalışmaları ile yerli uydular geliştirildiğini, gelişmiş uzay programları yürütüldüğünü ve Türkiye’nin uzaydaki varlığını her geçen gün daha da artırdığına değinen Albay Çınar, "Sadece TSK değil, sivil ve diğer kamu kurumlarının uzay faaliyetlerinde verdiği önemi görüyor, yukarıda saydığım tüm alanlardaki gelişimleri heyecanla takip ediyoruz. Ayrıca NATO ve müttefik ülkelere katkıda bulunurken yaptığımız uzay anlaşmalarıyla gücümüzü artırıyoruz. Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine kazandırdığımız İMECE bu anlayışın bir ürünü olarak geliştirilen yüksek teknolojiye sahip milli bir uydu sistemidir. GÖKTÜRK-1 ve GÖKTÜRK-2 uydu sistemlerinden sonra envantere giren 3. Uydu Sistemi İMECE’nin Hava Kuvvetleri Uydu isimlendirme standartlarına göre bugün itibariyle ismi GÖKTÜRK-2B olarak anılacak olup, GÖKTÜRK-2B uydumuzun görev süresi boyunca ülkemize önemli derecede katkı sağlayacağına inancımız tamdır" ifadelerini kullandı. "50 santimetre çözünürlük elektro-optik kameramızda şu anda termal vakum testte" TÜBİTAK Uzay olarak yüzde 90’ın üzerine yerlilik oranıyla üretilen uydunun artık aktif olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emrinde olduğunu vurgulayan TÜBİTAK Uzay Araştırma Enstitüsü Müdürü Mehmet Nefes, "USET’te, TUTAŞ’taki USET tesislerinde İMECE’de elde ettiğimiz deneyimleri, ihracata dönüştürdüğümüz 50 santimetre çözünürlük elektro-optik kameramızda şu anda termal vakum testte. Yakın zamanda da bir yabancı bir ülkeye ve kuruma testler tamamlandıktan sonra da elektro-optik kamerayı teslim ediyor olacağız. İMECE projesinin en önemli kazanımlarından biri metre altı çözünürlüğe sahip yer gözlem uydumuzu, bütün alt sistemleriyle hemen hemen kendi öz kaynaklarımıza, kendi öz yeteneğimize, insan kaynağımıza, altyapımıza üretebilmiş ve hatta bunu ihraç edebilmiş konuma gelmiş olmaktır" diye konuştu. Şilt takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından tören son buldu. İMECE Projesi, 21 Aralık 2016 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile TÜBİTAK arasında imzalanan sözleşme ile başlatılmıştır. 15 Nisan 2023 tarihinde Türkiye saatiyle 09.48’de, ABD’nin California eyaletindeki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden SpaceX firmasına ait Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatılmıştır. Fırlatmadan yaklaşık 2 saat 36 dakika sonra, Türkiye saatiyle 12.24’te fırlatma aracından ayrılarak yörüngeye yerleşmiş ve ilk sinyal alınmıştır. 29 Nisan 2023 tarihinde, İMECE uydusundan ilk test görüntüsü başarıyla alınmıştır. Yaklaşık 680 kilometre irtifada Alçak Dünya Yörüngesi’nde görev yapmaktadır. 0.99 metre pankromatik (siyah-beyaz) ve 3.96 metre multispektral (renkli) görüntüleme kapasitesine sahiptir. Yaklaşık 700 kilogram ağırlığında olup, 2 metre x 3,1 metre boyutlarındadır. Kullanım Alanları: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin istihbarat ihtiyaçlarına destek olmak, hedef analizi, doğal afet yönetimi, haritalama ve tarımsal uygulamalar gibi birçok alanda hizmet vermektedir.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder