Son Dakika
|
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İran, İsrail'in merkezini balistik füze ile vurdu
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi!
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
İsrail ordusu: "Son 24 saatte İran’daki 200’ü aşkın hedef vuruldu"
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oluyor
Kazakistan’da seçmenin yüzde 88’i yeni Anayasa’ya "evet" dedi
Tekirdağ’da park halindeki tır alev alev yandı
TEKNOLOJİ
Bakan Göktaş: "Çocuklar Güvende mobil uygulamamızı hizmete sunduk"
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:09:15
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların çevrim içi ortamlarda karşılaşabileceği siber zorbalıkların önüne geçilmesi amacıyla geliştirilen ‘Çocuklar Güvende’ uygulamasının kullanıma sunulduğunu duyurdu. Bakan Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Küresel ölçekte, çocukların yüzde 30’undan fazlası siber zorbalıkla karşı karşıya kaldığını ifade ediyor. Ancak bu vakaların birçoğu bildirilmiyor. Özellikle ebeveynler, çocukları zorbalığa maruz kaldığında yapmaları gerekenler konusunda desteğe ihtiyaç duyuyor. Tam da bu sebeple rehber niteliğindeki ‘Çocuklar Güvende’ mobil uygulamamızı ve web sitemizi hizmete sunduk. Onları koruyan, dinleyen ve destekleyen dijital bir yol arkadaşı oluşturduk. Çocuklarımız olası bir riskle karşılaştıklarında doğrudan bildirimde bulunabiliyor, ebeveynlerimiz ise anında ve kolaylıkla doğru destek mekanizmalarına ulaşabiliyor."
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:08
BTÜ sesle kimlik doğrulamada güvenliği artıracak
Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetlerde kullanılan sesle kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmayı hedefliyor. Yapay zekâ ve makine öğrenmesi tekniklerinin kullanılacağı çalışmada, sesli kimlik doğrulama sistemleri sahte seslere karşı daha güçlü hale getirilecek. BTÜ’lü akademisyenler tarafından hazırlanan ve sesli biyometrik sistemlerde güvenli kimlik doğrulamayı konu alan "Saldırıdan Haberdar Konuşmacı Doğrulama İçin Derin Öğrenme ve Öz Denetimli Öğrenme Tabanlı Çözümlerin Geliştirilmesi" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Projenin yürütücülüğünü, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Hanilçi üstleniyor. Araştırma ekibinde ise Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aykut Büker ile Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Dr. Oğuzhan Kurnaz yer alıyor. Proje kapsamında iki doktora öğrencisine de burs veriliyor. Bu öğrenciler, sesli kimlik doğrulama ve sahte ses tespiti üzerine çalışmalar yaparak hem bilimsel araştırmalara katkı sağlayacak hem de bu alanda uzman araştırmacıların yetişmesine destek olacak. Bankacılık, çağrı merkezi, dijital hizmetler Proje, bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetlerde kullanılan sesle kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmayı hedefliyor. Günümüzde yapay zekâ ile üretilen sahte sesler veya kayıtların yeniden oynatılması gibi yöntemlerle bu sistemlerin kandırılabilmesi önemli bir güvenlik riski oluşturuyor. BTÜ’lü akademisyenler, bu tür saldırılara karşı daha dayanıklı sistemler geliştirmek için çalışma yürütecek. "Sahte sesleri tespit edeceğiz" Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cemal Hanilçi, "Çalışmamızda bir kişinin sesinin gerçekten o kişiye ait olup olmadığını belirleyen otomatik konuşmacı doğrulama sistemleri ile sahte sesleri tespit eden güvenlik mekanizmaları birlikte ele alacağız. Bu kapsamda yapay zekâ ve makine öğrenmesi tekniklerini kullanarak sesli kimlik doğrulama sistemlerinin sahte seslere karşı daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyoruz. Çalışmanın sonunda elde edeceğimiz sonuçların, kamu kurumları ve özel sektörde kullanılan sesli kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmasını bekliyoruz. Böylece dijital ortamlarda kimlik doğrulama süreçlerinin daha güvenli hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Rektör Çağlar: Çözüm üreten araştırmaları destekliyoruz BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise dijital güvenliğin günümüzde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, "Yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin hızla geliştiği bir dönemde, dijital kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliği her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Üniversitemiz akademisyenlerinin yürüttüğü bu çalışma, yalnızca bilimsel literatüre katkı sunmakla kalmayacak, aynı zamanda bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetler gibi birçok alanda kullanılan sistemlerin daha güvenli hale gelmesine de yardımcı olacaktır. BTÜ olarak toplumsal ihtiyaçlara çözüm üreten, teknoloji odaklı ve yenilikçi araştırmaları desteklemeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:21
Altıeylül Belediyesporun sporcuları bilim dünyasını keşfetti
8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında Altıeylül Belediyespor sporcuları, düzenlenen özel bir etkinlikte bilim ve teknolojiyle iç içe bir gün geçirdi. Genç sporcular, bir bilim ve teknoloji kurs merkezine gerçekleştirilen ziyaret sayesinde hem eğlendi hem de öğrenme fırsatı yakaladı. Alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen sunumlar ve uygulamalı çalışmalar, sporculara bilimsel düşünmenin kapılarını araladı. Bilimle Tanışan Sporcular Etkinlik kapsamında sporculara bilim ve teknolojinin günlük yaşamda ve sporda nasıl önemli bir rol oynadığı anlatıldı. Uzman eğitimciler tarafından yapılan sunumlarda genç sporcular, farklı bilimsel konular hakkında bilgi edinirken merak ettikleri soruları da sorma fırsatı buldu. Program boyunca sporcular yalnızca dinleyici olmakla kalmadı; aynı zamanda bilimsel süreçleri yakından gözlemleme imkânı da elde etti. Bu sayede gençler, teorik bilgilerin pratiğe nasıl dönüştüğünü görerek bilimin dinamik ve keşfe açık dünyasıyla tanıştı. Deneyler ve Küçük İcatlarla Öğrenme Etkinlikte sporcular, kısa deneyler gerçekleştirerek ve küçük icatlar üzerinde uygulamalar yaparak bilimin eğlenceli yönünü birebir deneyimledi. Merak, keşif ve üretme duygusunun ön plana çıktığı etkinlikte öğrenciler, takım çalışması içinde farklı fikirler geliştirerek bilimsel düşünme becerilerini geliştirme fırsatı yakaladı. Yapılan deneyler sayesinde genç sporcular hem problem çözme yeteneklerini kullandı hem de bilimsel yöntemlerin nasıl işlediğini öğrenmiş oldu. Etkinliğin sonunda sporcular, bilimle iç içe geçen bu deneyimden büyük bir heyecan duyduklarını ifade etti. Altıeylül Belediyespor sporcuları için düzenlenen ziyaret, gençlerin hem bilimsel düşünmeye yönelmesini hem de öğrenme motivasyonlarını artırmasını sağladı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:19
Dicle Elektrik Mardin’de aydınlatma altyapısını güçlendirdi
Dicle Elektrik, Mardin ve ilçelerinde aydınlatma şebekelerini baştan sona kontrol ederken, arızalı ve kırık armatürleri yeniledi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefi doğrultusunda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hizmet bölgesindeki şehirlerin altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarına devam eden şirket, bu kapsamda Mardin genelinde geniş çaplı bir aydınlatma bakım ve yenileme çalışması başlattı. Özellikle turizm kimliğiyle öne çıkan kentte, şehir estetiğini ve gece aydınlatmasını artırmaya yönelik adımlar hız kazandı. Mardin genelindeki aydınlatma şebekelerini detaylı şekilde kontrol eden ekipler, tespit edilen aksaklıkları giderdi. Ayrıca şehrin bağlantı yollarındaki aydınlatma sistemleri de titizlikle gözden geçirildi. Çalışmalar kapsamında farklı sebeplerle yanmayan ya da hasar gören armatürler yenileriyle değiştirilerek ışık kalitesi artırıldı. Turistik çarşılar ve kültürel miras alanları başta olmak üzere merkezi bölgelerde sürdürülen çalışmaların ay boyunca aralıksız olarak devam edeceği bildirildi. Tarihi dokusuyla yerli ve yabancı binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Mardin’de, kent estetiğinin korunması ve gece aydınlatmasının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen bakım faaliyetleri belli periyotlarla devam edecek. Dicle Elektrik, hizmet bölgesinde yer alan tüm illerde olduğu gibi Mardin’de de vatandaş memnuniyetini esas alan, güvenli ve sürdürülebilir enerji dağıtımı anlayışıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
2
15 Mart 2026 Pazar- 10:30
‘Masa başı’ hastalığını teknoloji yakalayacak
3
15 Mart 2026 Pazar- 14:44
Alper Gezeravcı’dan BTÜ öğrencilerinin TEKNOFEST projelerine tam not
4
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 21:29
"SEYİT"te hedef büyük
5
13 Mart 2026 Cuma- 09:49
Ceviz kabuğundan kedi kumu üretti
03 Mart 2025 Pazartesi - 14:41
Türkiye Siber Vatan Programı Web Güvenliği Eğitimi tamamlandı
Türkiye’nin siber güvenlik uzmanı ihtiyacını karşılamak, genç yetenekleri keşfetmek ve kariyer planlamalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Türkiye Siber Vatan Programı kapsamında, 2025 yılının ikinci yüz yüze eğitimi olan Web Güvenliği Eğitimi başarıyla tamamlandı. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) imzalanan iş birliği protokolü çerçevesinde düzenlenen program, geleceğin dijital güvenlik profesyonellerini yetiştirmeyi hedefliyor. Programın ilk aşamasında çevrim içi eğitimleri başarıyla tamamlayan ve seçme sınavında başarılı olan 40 öğrenci, Samsun’da düzenlenen yüz yüze eğitimlere katılmaya hak kazandı. Sızma Testi Eğitimi ve bu eğitimin uygulamalarını başarıyla tamamlayan 35 öğrenci, 25-28 Şubat 2025 tarihleri arasında OMÜ Ziraat Fakültesi Bilişim Merkezi’nde gerçekleşen Web Güvenliği Eğitimine katıldı. Eğitim süresince öğrencilere; "Web’e Giriş ve Temel Güvenlik Kavramları", "Orta Seviye Web Güvenliği ve Zafiyetler", "İleri Web Uygulama Zafiyetleri", "Kimlik Doğrulama, Yetkilendirme ve Oturum Yönetimi" ve "Güvenlik Duvarları, Güvenlik Testleri ve Sonuçlar" konuları pratik ve uygulamalı olarak aktarıldı. Eğitimi başarıyla tamamlayan 30 öğrenci, programın çevrim içi uygulamalarına devam edecek. Bu süreci de başarıyla geçen öğrenciler, OKA ve OMÜ tarafından belirlenecek tarihlerde düzenlenecek üçüncü yüz yüze eğitim olan Tersine Mühendislik Eğitimine katılmaya hak kazanacak. Türkiye’nin siber güvenlik ekosistemine katkı sağlayan bu program, genç yeteneklerin gelişimine destek olmaya devam edecek.
03 Mart 2025 Pazartesi - 14:03
Atmaca Um, Sinop’ta rekor kırdı
Kara ATMACA, Sinop’ta yapılan atışlı test faaliyetinde en uzun menzilli ve süreli uçuşunu gerçekleştirerek kendi rekorunu tazeledi. Roket Sanayii ve Ticaret A.Ş. (ROKETSAN) tarafından geliştirilen karadan karaya seyir füzesi Atmaca UM (Kara Atmaca), Sinop’ta gerçekleştirilen atışlı test faaliyetinde en uzun menzilli ve en uzun süreli uçuşunu gerçekleştirdi. ROKETSAN’ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "En uzun menzilli seyir füzemiz Kara ATMACA UM, atışlı test faaliyetinde en uzun menzilli ve en uzun süreli uçuşunu gerçekleştirerek kendi rekorunu yeniledi. Ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olsun" ifadelerine yer verildi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de ROKETSAN’ın paylaşımını kendi sosyal medya hesabında alıntıladı. Kara ATMACA’nın, en uzun menzilli ve en uzun süreli uçuşunu başarıyla tamamlayarak kendi rekorunu bir kez daha kırmasının, Türk savunma sanayisinin mühendislik kabiliyetlerini, teknolojik yetkinliğini ve stratejik caydırıcılığını gözler önüne serdiğini vurgulayan Görgün, şunları kaydetti: "Her başarılı test atışı, milli teknoloji ekosistemimizin gücünü ve ülkemizin bağımsız savunma sanayi vizyonunu pekiştiriyor. Bu süreçte emek veren Başkanlığımız personelini, ROKETSAN ekibini ve tüm alt yüklenicilerimizi tebrik ediyorum." ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de paylaşımında, "Kara ATMACA’mız atışlı test faaliyetinde rekor tazeledi. Seyir füzemiz ATMACA UM, en uzun menzilli ve en uzun süreli uçuşunu başarıyla tamamlayarak, sahadaki güvenirliğini ve caydırıcı gücünü bir kez daha kanıtladı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" değerlendirmesinde bulundu.
03 Mart 2025 Pazartesi - 13:10
Uzmanı açıkladı: "Uçağın en güvenilir bölümü arkası olabilir"
Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) Dr. Öğretim Üyesi Yunus Çelik, uçağın en güvenilir kısmının arka bölüm olabileceğini belirterek, bu durumun sağlayacağı avantajın uçağın düşme şekline bağlı olduğunu vurguladı. Son yıllarda, sivil ve askeri havacılık alanlarında gelişmeler artıyor. Ülkeler, yeni nesil uçakları geliştirerek hava üstünlüğünü sağlamaya çalışıyor. Dünya genelinde ise her gün on binlerce uçuş gerçekleştiriliyor ve istatistiklere göre uçak kazası oranı hala oldukça düşük seviyede seyrediyor. Bu durum hava yolculuğunun günümüzde en güvenli ulaşım aracı olduğunu ve gelecekte de böyle kalmaya devam edebileceğini gösteriyor. Ancak yaşanan her uçak kazası hem sosyal medyada hem de geleneksel medyada geniş yankı uyandırarak insanlarda endişe oluşturuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan SBTÜ Uçak Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Çelik, uçağın en güvenilir kısmının arkada bulunan koltuklar olabileceğini belirterek, "Özellikle deneme düşüşlerinde parçalanma şekline göre uçağın hangi kısmının daha güvenli olduğu anlamak üzere çalışmalar yapılıyor ve genel bir kanı olarak uçağın arka kısmının daha güvenli olduğu yönünde bir düşünce var. Dediğim gibi bu sadece tamamen uçağın düşüş şekline göre değişen bir durum" dedi. "Uçakla seyahat hala günümüzde en güvenli ulaşım aracı" Dr. Öğr. Üyesi Yunus Çelik, uçak kazalarının birden fazla nedenden dolayı meydana gelebileceğini belirterek, "Dünyada her gün on binlerce uçuş yapılmakta. Fakat kaza oranına baktığımızda uçak kazalarının oranı çok çok düşük. Uçakla seyahat hala günümüzde en güvenli ulaşım aracıdır ve yakın gelecekte de böyle olmaya devam edecektir. Tabii ki yaşanan bu uçak kazalarından sonra hem sosyal sosyal medyada hem de yerel medyada yapılan uçak kazası haberlerinden dolayı insanlarda bir endişe oluştu. Ama şunu söylemeliyim bu nadir yaşanan uçak kazaları hem mühendisler için hem de bilim inanları için bir araştırma konusudur. Nedenleri ve ileride alınacak önlemler konusu ve çok detaylı bir şekilde bu araştırmalar yapılmakta. Biz uçak kazalarını dört ana başlık altında inceleyebiliriz, sınıflandırabiliriz. Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi teknik arızalar. Burada uçağın motorundan kaynaklı ya da uçağın elektronik sisteminden kaynaklı hataları bu sınıfa dâhil edebiliriz. Diğeri ise insan kaynaklı hatalardan meydana geliyor. Burada en önemlisi pilotaj hataları ve hava trafik kontrolündeki yanlış yönlendirmeler, insan kaynaklı uçak kazalarına sebep olabilmektedir. Bir diğeri ise çevresel faktörlerdir. Yani burada uçağın şiddetli hava şartlarına maruz kalması ya da kuş çarpması gibi etkenler bu sınıfta sayılabilir. Son olarak sabotaj ya da terörizm etkisinden dolayı uçak kazaları meydana gelebiliyor" diye konuştu. "Pilotaj hataları yaklaşık yüzde 50 ile 70 oranında bir değere sahip" Dr. Çelik, uçak düştükten sonra enkaz ve çevre şartlarının detaylı bir şekilde incelendiğini söyleyerek, "Biz uçak kazalarına baktığımızda, uçak kazalarını oransal olarak şu şekilde sınıflandırabiliriz. İnsan kaynaklı yani pilotaj hataları yaklaşık yüzde 50 ile 70 oranında bir değere sahiptir. Bu da pilotların bilgi eksikliğinden kaynaklı olabilir ya da yoğun uçuş tempolarından dolayı bir yorgunluk ya da stresi yönetememe gibi durumlardan, pilotaj hatalarından kaynaklı kazalar meydana gelebilir. Diğeri ise mekanik arızalardan kaynaklanan kazalardır. Bu da yüzde 20 ile 30 arasında bir orana sahiptir. Bir diğer şart ise hava şartları bu da yaklaşık yüzde 10 ile 20 arası bir orana sahiptir. Burada da buzlanma, türbülans, yoğun türbülans ya da yıldırım gibi etkiler uçak kazalarına neden olabilir. Tabii ki uçak kazası nadir de olsa olabiliyor. Sonrasında birkaç adımda bir araştırma soruşturma yapılır. Bunlardan tabii herkesin bildiği gibi kara kutu incelenmesi yapılır. Alan incelemesinde uçak düştükten sonra enkazı ve çevre şartları detaylı bir şekilde incelenir. Bu inceleme ve soruşturma sonrasında uzmanlar tarafından yapılan bu analizler raporlanır ve yayınlanır" diye konuştu. "Uçağın düşüş şekline bağlı" Uçağın en güvenli kısmının arka bölüm olduğuna dair düşünceler olduğunu ifade eden Çelik, "Tabii son dönemlerde özellikle geçtiğimiz aralık ayının içerisinde 4 gün arayla iki farklı uçak kazası meydana geldi bu kazalardan sonra özellikle sosyal medyada bazı sorular gözümüze çarpıyor. Bu soruların en önemlisi uçağın arka tarafı mı yoksa ön tarafı mı daha güvenli diye. Aslında bunun net bir cevabı yok. Bununla alakalı yapılan deneysel çalışmalar var. Özellikle deneme düşüşlerinde parçalanma şekline göre uçağın hangi kısmının daha güvenli olduğu ve genel bir kanı olarak uçağın arka kısmının daha güvenli olduğu yönünde bir düşünce var. Dediğim gibi bu sadece bu tamamen uçağın düşüş şekline göre değişen bir durumdur" şeklinde konuştu.
03 Mart 2025 Pazartesi - 11:25
Lise öğrencilerinden büyük başarı
Başiskele Selim Yürekten Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, 56. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması İstanbul-Asya Bölge Sergisinde bölge 3’üncülüğü elde etti. Bu derece ile birlikte okul, TÜBİTAK yarışmasında Kocaeli’de derece alan tek devlet mesleki ve teknik anadolu lisesi olma unvanını kazandı. Selim Yürekten Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, 56. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması İstanbul-Asya Bölge Sergisine katıldı. Danışman öğretmen Arif Emre Ceylan rehberliğinde çalışan ekip, doğal afetlere karşı daha etkin müdahale etmek amacıyla modüler bir robot tasarımı geliştirdi. Yarışmada takım kaptanı Gülşah Elvin Afacan ve takım arkadaşları Berat Orçen ile Abdullah Karatay, projelerini jüriye başarıyla sundu. Öğrencilerin bu tasarımı, Teknolojik Tasarım kategorisinde bölge 3’üncülüğü kazandı. Bu derece ile birlikte okul, TÜBİTAK yarışmasında Kocaeli’de derece alan tek devlet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olma unvanını kazandı. Selim Yürekten Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ferit Alur, öğrencilerin başarısıyla gururlandıklarını ifade ederek, "Öğrencilerimizin bilim ve teknoloji alanında gösterdiği bu başarı bizleri gururlandırdı. Üstelik ilimizde bu dereceyi elde eden tek devlet meslek lisesi olmamız, bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Afetlere karşı daha güvenli bir gelecek inşa etmek için geliştirdikleri proje, hem topluma hem de bilim dünyasına katkı sağlayacaktır. Emeği geçen herkesi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı.
03 Mart 2025 Pazartesi - 10:21
Köyceğiz’de öğretmenlere eğitim
Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde Fen Lisesi bünyesinde açılan Geleceğin Sınıfı Laboratuvarı’nda (Future Classroom Lab/FCL) öğretmenlere eğitim gerçekleştirildi. Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; "Ülkemizin gelişmişlik düzeyinin artması için öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin 21. Yüzyıl dijital becerilerini kazanmaları, gelecekteki dünyaya çocuklarımızı hazırlarken onların hangi beceriler ile donatılması gerektiğini bugünden belirlemek amacıyla Köyceğiz Fen Lisesi bünyesinde açılan Geleceğin Sınıfı Laboratuvarında (Future Classroom Lab/FCL) eğitim verildi. FCL projesi başta Eğitimde Fatih Projesi olmak üzere; eğitimde etkin teknoloji kullanımı için ders planlarından, geleceğin sınıf tasarımına kadar geniş bir yelpazede kaynak sağlamaktadır. Başta kursa katılan öğretmenlerimize, eğitmenlerimize ve ev sahipliği yapan Köyceğiz Fen Lisesi’ne teşekkür ediyoruz." ifadeleri kullanıldı. Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Avni Aytekin’in açılış konuşmasını yaptığı kursa Ortaca ve Köyceğiz ilçelerinde farklı branşlarda görev yapan öğretmenler katıldı.
03 Mart 2025 Pazartesi - 09:50
Gezegen geçidi Mersinlileri büyüledi
Mersin Büyükşehir Belediyesi, gök olaylarını yakından takip eden Mersinlilere adeta görsel şölen yaşattı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığına bağlı Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, ‘Gezegen Geçit Töreni’ için gökyüzü gözlem etkinliği düzenledi. Mars, Jüpiter, Uranüs, Venüs, Neptün, Merkür ve Satürn’ün 15 yıl boyunca son kez bir araya gelmesini fırsat bilen astronomlar, çocuklara ve ailelerine unutulmaz bir gece yaşattı. Gün batımından hemen sonra gerçekleşen ve Mars, Jüpiter, Uranüs, Venüs, Neptün, Merkür ve Satürn’ün kısa bir süreliğine aynı anda görülebileceği bu olay, 2040 yılına kadar son kez yaşandı. Gezegen geçidi gözlem etkinliğinde astronomlar; ’Güneş Sistemi ve Gezegen Geçidi Sunumu’ gerçekleştirdi. Işık kirliliği nedeniyle Mersin’den Venüs, Mars ve Jüpiter gözlemlenirken, katılımcılar takımyıldızlarını görme şansı da yakaladı. "Venüs, Jüpiter ve Mars’ı gözlemleme şansını elde ettik" Gezegen geçit töreninin 1 aydır yaşandığını ve gök olayında 7 gezegenin hizalandığını söyleyen Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde uzman astronom Yonca Karaca, "Biz de bu görsel şölene kayıtsız kalamadık ve gözlem etkinliği düzenledik. Program kapsamında Venüs, Jüpiter ve Mars gezegenini gözlemledik. Satürn gezegenini battığı için Merkür, Uranüs ve Neptün gezegenlerini ise şehir ışıklarından dolayı gözlemleyemedik ama diğer 3 gezegeni gözlemleme şansını elde ettik" dedi. Etkinliğin dolu dolu geçtiğini söyleyen Karaca, "Katılım büyük ve ilgi çok fazla. Ziyaretçilerimizin de memnun kaldığını umuyoruz. Bize geri dönüşler çok güzel. Biz merkez olarak düzenli olarak gece gözlem etkinliklerine devam ediyoruz. Gece gözlem etkinliklerimiz için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz" diye konuştu. Aileler de çocuklarda hayran kaldı Etkinliğe kızı ile birlikte geldiğini söyleyen Gürkan Tersiz, "Etkinliği Büyükşehir Belediyesi sayfasında gördük, merakla buraya geldik. Kızım da çok ilgili, özellikle Mercan’ın bütün etkinliklerine katılmaya çalışıyor. Gayet memnunuz, teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Gezegenleri bu kadar yakından görmenin heyecan verici olduğunu söyleyen Tersiz, "Kızımda da aynı heyecanı gördüğüm için ayrı bir mutluluk tattım bugün. Çok güzel bir etkinlik olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu. Çocuklar Gezegen Geçit Töreninde hayranlıklarını gizleyemedi Etkinliğin çok güzel olduğunu söyleyen Muhammed Ali Polat, "Teleskopla baktım, çok heyecanlı bir şeydi. Venüs’ü gördük güzeldi" dedi. Ada Altunalp ise "Burada gezegen sıralanmasını izlemeye geldik. Çok güzel görünüyordu, hilal şeklindeydi. Venüs’ü teleskopla ilk defa gördüm, çok güzel görünüyordu ve çok parlaktı" diyerek, çok beğendiğini ifade etti.
02 Mart 2025 Pazar - 13:45
ULAK Haberleşme, MWC Barcelona 2025’te Milli Haberleşme Teknolojilerini tanıtacak
Her yıl 100 binden fazla ziyaretçiyi ve 200’den fazla ülke katılımcılarını bir araya getirerek mobil iletişim sektörünün platformlarından biri olma özelliğini taşıyan MWC’de Türkiye’nin haberleşme teknolojileri alanındaki öncü firmalarından ULAK Haberleşme, milli haberleşme teknolojilerini tanıtacak. 3-6 Mart tarihleri arasında Fira Barcelona Gran Via’da düzenlenecek etkinlik, mobil operatörlerden cihaz üreticilerine, teknoloji sağlayıcılarından içerik sahiplerine kadar sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirerek yenilikçi teknolojilere ev sahipliği yapıyor. ULAK Haberleşme tarafından geliştirilen yerli ve milli çözümler, özellikle kamu güvenliği, savunma sanayii ve kritik altyapı projelerinde güvenli, kesintisiz ve etkin iletişim sağlıyor. Türkiye’de kurulu üç ticari operatöre baz istasyonu sağlayan şirket, şu ana kadar 3 bin 100 ULAK baz istasyonu ile Türkiye’de hizmet veriyor. ULAK Haberleşme, 5G ve ötesi haberleşme teknolojilerindeki uzmanlığıyla, güvenli, esnek ve yenilikçi iletişim altyapısını destekleyen çözümlerini MWC Barcelona’da sergileyecek. Kritik haberleşme altyapılarının yerlileştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren şirket, etkinlik kapsamında küresel teknoloji devleriyle stratejik iş birlikleri ve ortaklık görüşmeleri gerçekleştirecek. İhracat alanında da önemli adımlar atarak Tacikistan, Nijer ve Sudan’da kurduğu ULAK baz istasyonu yatırımlarından sonra yeni pazarlara yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Afrika ve Orta Asya’da özel (private) ağlar için teklifler sunan ULAK Haberleşme, Savunma Sanayii Başkanlığı ve ASELSAN’ın ihracat hedefleriyle uyumlu bir şekilde bölgedeki pazar potansiyelini değerlendirerek uluslararası alanda büyümeyi hedefliyor. Geçtiğimiz yıl NATO’nun en büyük dijital birlikte çalışabilirlik tatbikatı olan CWIX 2024’te başarılı bir sınav veren ULAK Haberleşme’nin geliştirdiği Türkiye’nin ilk ve tek milli ağ çözümü UMAYA SD-WAN’ı MWC Barcelona 2025’te de ziyaretçilere tanıtılacak. Haberleşmenin sınırlı olduğu veya tamamen kesildiği durumlarda, kapalı ağlarda, ticari şebekelerde, kamu ve askeri ağlarda etkin bir şekilde çalışarak tamamlayıcı bir iletişim çözümü sunan UYGAR POD’u da ziyaretçileri ile buluşturulacak. ULAK Haberleşme, MWC Barcelona 2025 kapsamında çeşitli iş birliklerine imza atmaya hazırlanıyor. Etkinlik süresince standında gerçekleştirilecek imza törenleri ve anlaşmalar ile sektördeki ulusal ve uluslararası paydaşlarla güçlü iş birlikleri kurulması hedefleniyor. ULAK Haberleşme, bu küresel platformda yenilikçi projeleriyle fark oluşturmaya, Türkiye’nin milli haberleşme teknolojilerini dünya sahnesine taşımaya hazırlanıyor.
02 Mart 2025 Pazar - 13:02
Yaptığı çalışmaları karıncalara test ettirdi, 18 patent sahibi oldu
Aydın’da yaklaşık çeyrek asır önce doğal ürünlerden hazırladığı ve tıp camiası tarafından da kabul gören ‘Antikoil HBX-2371’ adlı bir ürün geliştiren Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, gizemli çalışmalarının temelinde karıncalar ve bal arıları olduğunu açıkladı. Şu anda 18 patente sahip olan ürününü tüm aşamalarında karınca ve balarılarının test ettiğini belirten Başlık, "Karınca ve balarıları zararlı ürüne gelmiyor" diyerek, başarıya bu gizemli canlıların testiyle ulaştığını ifade etti. Yaklaşık 25 yıl önce başta Aydın olmak üzere Ege’nin endemik bitkileriyle başladığı ve şu anda ADÜ Teknokent’te 18 patent ile devam eden çalışmaları hakkında bilgi veren Hakan Başlık, "Kainatın en gizemli ve sır dolu yaşama sahip canlılarından biri yerdeki karınca, diğeri ise az üstte uçan arıdır. Balarısı da karınca da doğal hayatın tatbikçisidir. Bu yola çıkarken başta kekik, zeytin ve incir ağacı ile bu iki ağacın meyvelerini inceledik. Balarısı bala, karınca ise yağa üşerse o ürünün makbul olduğunu gördük. Kanser hastaları için endemik bitkilerden hazırladığımız karışımları, laboratuvar ortamına göndermeden önce arıların ve karıncaların testine sunduk. Önce bu canlıların olumlu onayını aldıktan sonra laboratuvara yöneldik ve hep olumlu sonuçlar aldık. Şimdi alternatif bir antibiyotik üzerinde çalışıyoruz" dedi. Üzerinde çeyrek asırdır çalışılan HBX-2371 formülasyonunun, antibiyotik direncine karşı yeni nesil bir biyoteknolojik çözüm sunduğunu kaydeden "Başlık, Bu formülasyon, antibiyotik direncinin yanı sıra, kanser ve nörodejeneratif hastalıklar gibi geniş spektrumlu sağlık problemlerine karşı etkili olabileceği gösterilen özelliklere sahip. Antimikrobiyal etkisinin yanı sıra bağışıklık sistemini modüle etme, hücresel onarım mekanizmalarını aktive etme ve sinir hücrelerini destekleme gibi özellikler taşıyor. Antibiyotikler modern tıbbın temel taşlarından biri olsa da, antibiyotik direnci dünya çapında büyük bir sağlık krizine dönüşmüş durumda. Mevcut antibiyotiklerin büyük bir kısmı, bakterilerin hızlı adaptasyon sürecine ayak uyduramadığı için etkisiz hale geliyor. Bu noktada HBX-2371 formülasyonu yeni nesil bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bu durum önce karınca ve arıların testi ile, sonra da laboratuvar ortamında doğrulandı" ifadelerini kullandı. Karya Farma HBX Ar-Ge ekibinden Kimyager Aslı Aktaş’tan açıklama ADÜ Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Karya Farma HBX Ar-Ge ekibinden Kimyager Aslı Aktaş, yürütülen bilimsel çalışmalarla ilgili şu açıklamada bulundu: "HBX-2371 formülasyonu, doğanın kendi dengesi içinde geliştirdiği en güçlü biyolojik mekanizmalardan esinlenerek oluşturulmuştur. Antimikrobiyal özelliklerinin yanı sıra, kanser ve nörodejeneratif hastalıklar üzerindeki etkileri, bilimsel çalışmalarla da desteklenmektedir. Karınca ve arılar, doğada sağlıklı olanı ayırt edebilen canlılardır. Bu yüzden formülasyonlarımızın doğallığını ve etkinliğini önce bu mükemmel biyolojik test sistemleriyle doğruladık. Bilim ve doğanın uyumu sayesinde, gelecekte sağlık alanında çığır açacak çalışmalar yapmaya devam edeceğiz."
01 Mart 2025 Cumartesi - 11:46
Lise öğrencileri yapay zekaya dikkat çekti
Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde lise öğrencileri tarafından gerçekleştirilen konferansta, her geçen gün gelişen yapay zekaya dikkat çekti. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "Liselerde Bilim Uygulamaları" kapsamında Köyceğiz Fen Lisesi öğrencileri tarafından ’Yapay Zeka’ konulu konferans gerçekleştirildi. Köyceğiz Fen Lisesi Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansta öğrenciler, her geçen gün gelişen ve kullanım alanı yaygınlaşan yapay zeka teknolojisine dikkat çekerek sunum gerçekleştirdi. Köyceğiz Anadolu Lisesi, Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Naip Hüseyin Anadolu Lisesi ve Köyceğiz Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu öğrencilerinin izleyici olarak katıldığı konferans, büyük beğeni topladı. Köyceğiz Fen Lisesi’nde düzenlenen konferansa Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Müdürü Kerem Karahan, Muğla İl Milli Eğitim Şube Müdürü Suat Ağı ve Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Avni Aytekin katıldı.
01 Mart 2025 Cumartesi - 11:32
Öğrencilere deneyim kazandıracak simülasyon laboratuvarı açıldı
Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen Simülasyon Laboratuvarı açılışı gerçekleştirildi. Simülasyon laboratuvarı açılışında konuşan Sağlık Bilimleri Fakültesi Simülasyon Laboratuvarı Sorumlusu Prof. Dr. Ayla Keçeci, laboratuvarın kuruluş süreci ve gelişimi hakkında bilgi verdi. 2015 yılında temelleri atılan ve sürekli olarak geliştirilen simülasyon laboratuvarının, sağlık bilimleri öğrencilerine mesleki bilgi ve becerilerini uygulamalı olarak pekiştirme fırsatı sunduğunu belirtti. Laboratuvarın, öğrencilerin mezun olup hastanede görev yapmaya başlamadan önce kontrollü bir ortamda deneyim kazanmalarını sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Keçeci, bu sayede öğrencilerin hastane ortamına daha donanımlı ve bilinçli bir şekilde adapte olmalarına katkı sunulduğunu ifade etti. Hasta bakım kalitesini garanti altına alan bir yaklaşım Simülasyon laboratuvarının, sağlık eğitimi alanında yenilikçi bir yöntem olarak hasta bakım kalitesini yükseltmeye ve hasta güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir adım olduğunu söyleyen Keçeci, simüle edilmiş hasta ve acil vaka senaryoları üzerinden öğrencilerimize öğrenme fırsatı sunulan bu yöntemin, hasta bakım kalitesini de garanti altına alan bir yaklaşım sunduğunu dile getirdi. Sağlık Bilimleri Dekanı Prof. Dr. Şerif Demir, simülasyon laboratuvarının sağlık eğitimi açısından önemine vurgu yaparak konuşmasına başladı. Laboratuvarın, öğrencilerin mezun olmadan önce klinik becerilerini geliştirmeleri için büyük bir fırsat sunduğunu belirten Demir, simülasyon tabanlı eğitimin, sağlık alanında öğrenme süreçlerini güçlendiren modern bir yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi. Çevre ve sağlık alanında ihtisaslaşma üniversitesi Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Düzce Üniversitesi’nin bilimsel teknolojilere verdiği öneme dikkat çekerek, eğitim ve araştırma alanındaki yatırımların, nitelikli bilim insanları yetiştirilmesine büyük katkı sunduğunu belirtti. Üniversitenin, Türkiye’deki akademik sıralamalarda üst basamaklarda yer almasının, bilim ve teknolojiye verilen desteğin bir göstergesi olduğunu vurgulayan Sözbir, bu başarıların sürdürülebilir olması için bilimsel projelerin teşvik edilmesinin büyük önem taşıdığına vurgu yaptı. Düzce Üniversitesi’nin, çevre ve sağlık alanında bir ihtisaslaşma üniversitesi olduğunun ve bu alandaki çalışmaların desteklenerek bilimsel ve teknolojiye dayalı projelere öncülük edeceğinin altını çizen Nedim Sözbir, Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin de bu doğrultuda önemli bilimsel çalışmalar yürüttüğünü ve uygulamalı eğitimlerle öğrencilere güçlü bir mesleki altyapı sunduğunu ifade etti. Simülasyon Laboratuvarı’nın, sağlık bilimleri alanında nitelikli profesyoneller yetiştirilmesine büyük katkı sağlayacağını belirten Rektör Nedim Sözbir, bu tür yatırımların üniversitenin bilimsel vizyonuna uygun olarak artarak devam edeceğini söyledi. Simülasyon Laboratuvarının, akademisyenlere, öğrencilere ve sağlık sektörüne faydalı olmasını temenni eden Prof. Dr. Sözbir, bu önemli açılışın Düzce Üniversitesi ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını dileyerek sözlerini tamamladı. Açılış konuşmaları kapsamında Hemşirelik Bölümü öğrencileri ile Tıp Fakültesi öğrencilerinin birlikte çalıştığı klinik bir uygulama senaryosu laboratuvarda canlı olarak gerçekleştirildi. Acil servis ortamını simüle eden ve bir hastaya müdahale sürecinin adım adım canlandırıldığı bu uygulamada öğrenciler, ilk değerlendirme, acil müdahale, ilaç uygulamaları ve hasta stabilizasyonu gibi temel klinik işlemleri gerçekleştirdi. Uygulama senaryosunun ardından Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerif Demir ile fakülte akademisyenleri tarafından Simülasyon Laboratuvarı’na katkıda bulunan kurumlar ve kişilere belge takdiminde bulunuldu. Laboratuvarın kurulumunda emeği geçen ve projeye destek olanlara teşekkür belgesi verilmesinin ardından Simülasyon Laboratuvarı’nın resmi açılışı gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, uygulamalı laboratuvarları ziyaret ederek öğrencilerin eğitim süreçlerine katkı sağlayan altyapı hakkında detaylı bilgi almasının ardından program sona erdi.
01 Mart 2025 Cumartesi - 11:19
Türkiye’nin uzay alanındaki vizyonuna büyük katkı
Düzce Üniversitesi tarafından Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi ve TOBBUYUM iş birliğinde, ülkemizin önde gelen savunma sanayi ve uzay teknolojileri şirketleri paydaşlığında düzenlenen 1. Uluslararası Uzay Hukuku ve Teknolojileri Sempozyumu’nun ikinci ve son günü, gerçekleştirilen birbirinden değerli oturumların ardından sona erdi. Uzay hukuku ve teknolojileri alanında ilk kez uluslararası bir sempozyumun düzenleniyor olması organizasyona ayrı bir önem kattı. Uluslararası arenada alanında uzman isimleri bir araya getiren sempozyum, uzay endüstrisindeki son gelişmeleri ve hukuki çerçeveyi tartışmaya açtı. 70 hukuk ve 30 teknik konu başlığı olmak üzere 100 bilimsel bildiri ile temsil edilen program hem ülkemize, hem de uluslararası alana büyük katkı sağladı. Uzayın sınırsız potansiyelini keşfetmek ve sorumlulukları anlamak adına önemli adım Uzayın sınırsız potansiyelini keşfetmek ve insanlığın bu alandaki sorumluluklarını anlamak adına önemli bir adımın atıldığı sempozyum; uzay hukuku ve teknolojileri alanındaki ulusal ve uluslararası gelişmelerin değerlendirilmesi, uzay endüstrisindeki paydaşlar arasında iş birliğini ve bilgi paylaşımını artırması, genç nesilleri uzay alanına ilgi duymaya teşvik etmesi ve bu alandaki kariyer fırsatları hakkında bilgilendirmesi, Türkiye’nin uzay alanındaki vizyonuna katkıda bulunması açısından büyük yankı uyandırdı. Zengin içerikli oturumlarla katılımcılara yeni ufuklar Uzay hukuku, uydu teknolojileri, uzay araçları, uzay araştırmaları, uzay ekonomisi gibi konuların yanı sıra, uzay alanındaki hukuki düzenlemeler, uluslararası iş birlikleri ve geleceğin uzay teknolojileri gibi konuların da ele alındığı sempozyum, zengin içerikli oturumlarla katılımcılara yeni ufuklar ve farklı bakış açıları sundu. Düzce Üniversitesi sempozyumla önemli misyon yüklendi Organizasyona ev sahipliği yapan ve programın düzenlenmesindeki ana aktörlerden biri olan Düzce Üniversitesi; gün geçtikçe daha da önem kazanan ve ülkemizin dünya sahnesindeki yerini belirleyen uzay hukuku ve teknolojisi alanında önemli bir misyon yüklenerek milli teknoloji hamlesine de büyük katkı sağladı. 1. Uluslararası Uzay Hukuku ve Teknolojileri Sempozyumu, bilim insanlarının yanı sıra öğrencilere ve genç araştırmacılara da kendilerini geliştirmeleri için önemli fırsat kapıları açtı.
01 Mart 2025 Cumartesi - 10:52
Çocuklar, eğlenerek öğreniyor
Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde düzenlenen atölyeler, her hafta farklı okul öncesi grupları ağırlamaya devam ediyor. Merkezi ziyaret eden Küçük Adımlar Anaokulu öğrencileri, atölyede deniz canlılarının yaşam ortamı, çevre kirliliği ve deniz plastikleri hakkında bilgi alırken, deniz ekosistemini korumanın önemini öğrendi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, çevre bilinci oluşturma amacıyla yaptığı çalışmalarla ilgi görmeye devam ediyor. Öğrencilere ve özellikle çocuklara çevre bilincini aşılamayı amaçlayan merkez, minik ziyaretçilerine hem eğlenceli hem de öğretici ortam sunuyor. Görsel ve deneyimsel öğrenme alanı sunan interaktif deney düzeneklerinin yanı sıra, merkezde verilen atölye eğitimleri sayesinde çocuklar, hem çevre dostu teknolojileri tanıyor, hem de nasıl işlediği hakkında bilgi sahibi oluyorlar. Merkezde düzenlenen atölyelere katılan Küçük Adımlar Anaokulu öğrencileri de deniz canlılarının yaşam ortamı, çevre kirliliği ve deniz plastikleri hakkında bilgi alarak, deniz ekosistemini korumanın önemini öğrendiler. Plastik atıkların gösterildiği deney düzeneğinde denizden atık toplayan ve interaktif oyun oynayan çocuklar, hayal dünyalarındaki deniz canlılarını çizerek boyadılar. "Çocuklara farkındalık kazandırmaya çalışıyoruz" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi Şefi Duygu Ezici, merkezde okul öncesi yaş grubuna yönelik başlattıkları faaliyetleri devam ettirdiklerini belirterek, "Okullardan yoğun talep alıyoruz. Burada çocuklarımızı farklı bir temada eğitiyor ve farkındalık kazandırmaya çalışıyoruz. Atölyemizde boyama ve değişik etkinliklerle bu farkındalığı taçlandırıyoruz. Küçük Adımlar Anaokulu’ndan gelen öğrencilerimiz deniz canlılarını korumanın yollarını öğrendiler. Bununla alakalı farkındalık kazandılar ve daha sonra çok güzel bir akvaryum yaptılar" dedi. Küçük Adımlar Anaokulu Okul Öncesi Öğretmeni Havva Talaş Batikan da okulda çocuklarla uzay konusunu işlediklerini, atölyedeki eğitimle de çocukların konuyu pekiştirdiklerini ifade ederek, "Görsellik onlar için çok önemliydi. Böylelikle çocuklar konulara daha iyi hakim oldular" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder