Son Dakika
|
Mücteba Hamaney, iki aracı ülkenin ilettiği teklifi reddetti
Sultangazi’de kuyumcu soygunu girişimi kamerada
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İran, İsrail'in merkezini balistik füze ile vurdu
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi!
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
İsrail ordusu: "Son 24 saatte İran’daki 200’ü aşkın hedef vuruldu"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Taksici, meslektaşının önünü kesip tehdit etti
SOLOTÜRK Çanakkale’de nefesleri kesti
NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendislerine emanet
Laricani'den İsrail'in "öldü" iddialarının ardından ilk açıklama
Küba'da şebeke çöktü, milyonlarca kişi elektriksiz kaldı
"Su" diye asit içti, hayatını kaybetti
Galatasaray, çeyrek final için Liverpool deplasmanında
TEKNOLOJİ
Sivaslı öğrenciler, robot yarışmasında gövde gösterisi yaptı
17 Mart 2026 Salı - 14:03:55
Sivas Selçuk Anadolu Lisesi öğrencileri, İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Fibonacci Robot Olimpiyatları Marmara Bölgesi Turnuvası’nda katıldıkları 5 robotun tamamıyla dereceye girdi. İstanbul’da düzenlenen ve teknolojiye gönül veren gençleri bir araya getiren Uluslararası Fibonacci Robot Olimpiyatları Marmara Bölgesi Turnuvası, büyük bir rekabete sahne oldu. Toplam 300 takımın kıyasıya mücadele ettiği dev organizasyona, Sivas Selçuk Anadolu Lisesi öğrencileri de katıldı. Turnuvaya 5 robotla katılan öğrenciler, tüm robotlarıyla derece elde etti. Rakiplerini geride bırakan öğrenciler, "Labirent Çözen" ve "Mini Sumo" kategorilerinde şampiyonlukların yanı sıra 3 farklı madalya almaya hak kazandı.
17 Mart 2026 Salı - 14:00
NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendislerine emanet
NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. NATO’nun farklı bilgi sistemlerini, bir arada çalışılabilir hale getiren ve bilgi akışını sağlayan INT-CORE teknolojisine yeni kabiliyetler kazandırıyor.
17 Mart 2026 Salı - 12:54
Filmler gerçeğe dönüştü, bu teknoloji ile hayvanlar insanlarla konuşabilecek
Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) yürütücülüğünde hayata geçirilen yenilikçi bir proje ile hayvanlar adeta konuşarak sağlık durumlarını yetiştiricilere aktarabilecek. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) öncülüğünde geliştirilen ‘Sığır Sağlığının ve Verimliliğinin İzlenmesine Yönelik Yerli Rumen Sensör Boluslarının Geliştirilmesi’ projesi kapsamında, sığırların sağlık durumunu sürekli izleyebilen yerli bir sensör sistemi üretilecek. Biyouyumlu ve düşük güç tüketimine sahip olacak kapsül şeklindeki rumen sensör bolusu hayvanların iç vücut sıcaklığı, rumen pH değeri, aktivite düzeyi, geviş getirme davranışı ve rumen iç basıncı gibi kritik verileri anlık olarak ölçebilecek. Toplanan veriler kablosuz iletişim aracılığıyla dış sistemlere aktarılacak ve böylece hayvanların sağlık durumları gerçek zamanlı olarak takip edilebilecek. Erken uyarı sistemi gibi çalışacak teknoloji sayesinde doğum öncesi belirtiler, sindirim sistemi sorunları ve metabolik rahatsızlıklar erken aşamada tespit edilebilecek. Bu sayede hayvan ölümlerinin azaltılması, sürü sağlığının korunması ve işletmelerin ekonomik kayıplarının düşürülmesi hedefleniyor. Projede geliştirilecek yerli rumen bolusu teknolojisinin, mevcut benzer ürünlere kıyasla daha sade bir tasarıma sahip olması, daha az ekipmanla çalışması ve daha düşük maliyetle üretilebilmesi planlanıyor. Böylece üreticilerin bu teknolojiye erişimi kolaylaşırken, Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığının da azaltılması amaçlanıyor. "Ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor" SBTÜ koordinasyonunda yürütülen projeye Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi de destek veriyor. Farklı üniversitelerin araştırma altyapılarının kullanılacağı proje kapsamında sensörleri içeren kapsülün tasarımı, elektronik devre doğrulama testleri ve saha denemeleri gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hayvancılıkta dijital izleme teknolojilerinin yaygınlaşması, hayvan refahının artırılması ve yerli teknoloji üretimiyle ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Bilim Teknoloji Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatih Kaburcuk, "Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasını sağlayacaktır" dedi. "Artık hayvanların da dili olacak" Hayvanların midesine yerleştirilen boluslar sayesinde hayvanların bir rahatsızlığı olup olmadığını tespit edebileceklerini söyleyen Fatih Kaburcuk, "Sığırların ön midesi olan rumen kısmına yerleştirilen boluslar sayesinde sonrası sayesinde hayvanların vücut sıcaklığını midelerindeki PH derecesini ve bu sayede hayvanların rahatsızlık yaşayıp yaşamadığını, geviş getirmelerinde problem olup olmadığını veya ne kadar su içtiklerinin tespiti yapılabilir. Aynı zamanda sıcaklık sensörüyle hayvanın rahatsızlığının olup olmadığını önceden tespit edilebilir. Rumen sensör bolusunun içinde bulunan ivme sensörü sayesinde hayvanların adımları takip edilebilir. Eğer herhangi bir hastalık sebebiyle hayvanın hareketleri kısıtlandıysa önceden tespit edip gerekli müdahale erkenden yapılabilir, böylece muhtemel can kayıplarının önüne geçilebilir. Bu hayvanın midesine yerleştirilecek rumen sensör bolusu sayesinde hayvanların vücut sıcaklığı, mide sıvısında bulunan PH derecesi ve bir takım diğer sensörler vasıtasıyla hayvanların kızgınlık dönemi ve diğer olumsuz olabilecek komplikasyonların tespitini yaparak bize önceden haber verecek. Eskiden derlerdi ki hayvanların ağzı var dili yok. Fakat şimdi bu teknoloji sayesinde artık hayvanların ağzı var, dilleri de geliştirilecek teknoloji sayesinde olacaktır" dedi. "Midede 5 yıl kadar durabiliyor" Bu proje ile daha verimli bir sığır yetiştiriciliğinin yapılacağını belirten Kaburcuk, "Bu sensör bolusu Avrupa’da birkaç firma tarafından geliştirilmişti. Fakat hali hazırda var olan sensör bir takım ilave bileşenlere ihtiyaç duymaktaydı. Fakat bizim geliştireceğimiz bu sensör bolusu ile sadece hayvanın midesine yutturulacak kapsül yeterli olacak. İlave olarak dışarıda bir takım baz istasyonu veya tekrarlayıcılara ihtiyaç olmayacaktır. Avrupa’da muadili olan rumen sensör bolusları yaklaşık 150 dolar civarındayken bizim geliştirmeyi planladığımız sensör bolusları yaklaşık 50-60 dolar civarında olacak. Böylece daha sade, daha uygun ve daha kullanışlı olarak insanımıza sunulacak. Bilim ve Teknoloji yöneticiliğinde gerçekleştirilecek olan bu ürün Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi koordinasyonunda gerçekleştirilecektir. Bildiğiniz üzere bazı eski çizgi filmlerden hayvanları konuştururlardı. Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasına neden olacaktır. Geliştirilecek olan rumen sensör bolusu, hayvanın midesinde yaklaşık beş yıl kadar durabiliyor" ifadelerine yer verdi.
17 Mart 2026 Salı - 11:54
Prof. Dr. Yasemin Açık: "Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz"
Doğup büyüdüğü topraklara vefa borcumu ödemek için sürdürülebilir bir istihdam ve kalkınma merkezi inşa etmeye odaklandıklarını aktaran Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, ""Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Prof. Dr. Yasemin Açık’ın, bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltma, yerel kalkınma ve toplumsal refahı artırma vizyonuyla hayata geçirdiği Seza Çimento, kuruluşunun 10. yılını doldurdu. Elazığ’ın en büyük, Doğu Anadolu Bölgesi’nin ise en büyük ve en çevreci yatırımlarından biri olan fabrika, akademiden şantiyeye uzanan bir başarı öyküsünü temsil ediyor. Halk Sağlığı Uzmanı olan Prof. Dr. Açık’ın akademiden ayrılarak kurduğu fabrika, sektörün kurucusu kadın olan ilk ve tek çimento fabrikası olma özelliğini taşıyor. Baskil ilçesinde, elektriği, suyu, hatta yolu bile olmayan zorlu bir arazide 23 ayda üretime geçirilen fabrikadaki ilk üretimi bugün hala dün gibi hatırladığını aktara Prof. Dr. Açık, "Bu yatırımı yaparken temel amacımız, bir üretim tesisi kurmanın çok ötesindeydi. Halkla iç içe olduğum için Elazığ’ın sanayi yatırımına, işe, üretmeye ihtiyacı olduğunu çok net bir şekilde görüyordum. Bu nedenle doğup büyüdüğüm topraklara vefa borcumu ödemek için sürdürülebilir bir istihdam ve kalkınma merkezi inşa etmeye odaklandık. Seza Çimento’nun başarısı, kolektif bir emeğin ve bu toprakların insanıyla kurduğumuz sarsılmaz bağın eseridir" diye konuştu. Seza Çimento’nun geride bıraktığı 10 yıldaki kazanımlarını, üretim ekonomisi temelli, ihracata dayalı, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm odaklı bir vizyonla geleceğe taşımayı hedeflediklerini vurgulayan Prof. Dr. Açık, "Bizim için asıl yolculuk şimdi başlıyor. Dünya genelinde savaşların, ekonomik kırılmaların yaşandığı, yapay zekanın iş yapış şekillerini dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin yıkıcı etkisinin giderek daha fazla hissedildiği bu dönemde; inovasyon, teknoloji, Ar-Ge yatırımlarımız ve çevreci üretim modelimizle hem ekonomik değer oluşturmayı hem de doğayla uyumlu, insanı merkezine alan dijital bir ekosistemi yarınlara taşımayı hedefliyoruz. Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz. Bu 10 yıllık başarı hikayesinin asıl kahramanları, ilk günden itibaren vizyonumuza ortak olan, emeğini ve yüreğini ortaya koyan çalışma arkadaşlarımdır. Seza Çimento ailesinin her bir ferdine şükranlarımı sunuyor, yeni dönemimizde de hep birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mart 2026 Pazar- 10:30
‘Masa başı’ hastalığını teknoloji yakalayacak
2
16 Mart 2026 Pazartesi- 12:08
BTÜ sesle kimlik doğrulamada güvenliği artıracak
3
17 Mart 2026 Salı- 14:00
NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendislerine emanet
4
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
5
16 Mart 2026 Pazartesi- 12:09
Bakan Göktaş: "Çocuklar Güvende mobil uygulamamızı hizmete sunduk"
18 Şubat 2025 Salı - 11:26
Baba ile oğlu telefon şarj eden geri dönüşüm otomatı yaptı
Antalya’nın Akseki ilçesi Değirmenlik Mahallesi’nde yaşayan sanayici Engin Girgin, geçtiğimiz yıl güneş enerjisinden araç yapan lise 10. sınıf öğrencisi oğlu Samet Girgin ile birlikte tasarladıkları telefon şarj eden geri dönüşüm otomatı yaptılar. Antalya’nın Akseki ilçesi Değirmenlik Mahallesi’nde yaşayan Engin Girgin, geri dönüşüm atıkları karşılığında otomat imalatı yaptı. Projenin elektrik sorununu Akseki ilçesinde Şahinler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi olan oğlu Samet Girgin çözdü. Geçen yaz tatilinde eczanede çıraklık yaparak kazandığı para ile hayalindeki projeyi hayata geçirerek, hurdalıktan topladığı malzemelerden enerjisini güneşten alan 65 kilometre menzilli araç yapmıştı. Daha önce pet şişe atılınca sokak hayvanlarına mama ve su veren bir otomat yaptıklarını aktaran Girgin, bu otomatı 37 ülkeye ihraç ettiğini, o ülkelerde de aktif olarak kullandığını belirtti. Girgin, "Önceki yıllarda plastik atığına mama veren otomat üretimi yapıyoruz. Onunda üretimine halen devam ediyoruz. Sokak hayvanlarını doyuran geri dönüşüm otomatı bizim en çok satışını yaptığımız makinemiz. Bu makineyi biz 382 belediyeye sattık. Ayrıca bu güne kadar 37 tane ülkeye ihracatını yaptık" dedi. Oğluyla çalıştı Pet şişe attığınız zaman cep telefonu şarj eden makineyi yapmak için birkaç yıl önce düşünüp bir çalışma yaptığını anlatan Girgin, "Kafamda bu proje birkaç yıl öncesinden vardı. Fakat elektrik konusunda başarılı olamamıştım. Bu problemi ise küçük oğlum Samet sayesinde çözdük. Samet geçen yıl güneş enerjisi ile çalışan bir araba yapmıştı. Bu konuda becerilerini yeteneklerini geliştirdi. Biz imalatımızı, Ar-Ge çalışmalarımızı ve projelerimizi Antalya’nın Akseki ilçesinde yürütüyoruz. Bu ürettiğimiz ilk makineyi kendi şehrimizde kullanacağız. Kendi memleketimize hediye edeceğiz. Umarım başarılı bir proje gerçekleştirmiş oluruz. Hem kendi adıma hem oğlum Samet adına ve ilçemiz adına güzel bir başlangıç olur" ifadelerine yer verdi. "Seri üretime geçmeyi planlıyoruz" Girgin, "Önümüzdeki günlerde mutlaka seri üretime geçeceğiz. Seri üretimde günde iki makine yapmayı planlıyoruz. Daha önce diğer modellerimizi ihraç ettiğimiz ülkelerle iletişime geçip bu makinenin da reklamını yaparak ihraç etmeyi planlıyoruz" dedi. Akseki ilçesinde Şahinler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi olan Samet Girgin ise, "Babam bu projeyi bana anlattığı zaman bir devre tasarladım. Bu devreyi birkaç defa makine özerinde denedim ve makinede çalıştığını anladığım. Babam ile birlikte bunu faaliyete geçirmeye karar verdik" diye konuştu. "Makine güneş enerjisi ile çalışıyor" Parçaları da kendilerinin imal ettiğini anlatan lise öğrencisi Samet Girgin, "Bazı parçalar tasarlayarak üç boyutlu yazıcıda bastım. Tasarladığım parçaları makinemizde kullandım. Pet şişeyi makineye attığınız zaman telefonunuzu ister kablolu, ister kablosuz şekilde 10 dakika boyunca otomat şarj ediyor. Makinemiz güneşten aldığı enerji ile çalışmaktadır. Makinemiz güneş enerjisi ile sağlıklı bir şekilde çalışıyor ve dışarıdan enerji takviyesine ihtiyaç duymuyor" şeklinde konuştu.
18 Şubat 2025 Salı - 10:57
Uzmanı Uyardı: "Dijital bağımlılık, ailelerin tutumuna bağlı"
Prof. Dr. Tuncay Dilci, Dijitanaliz tekniği ile aile içi iletişimsizliğin olup olmadığını tespit edebildiklerinin belirterek, dijital bağımlılığın yalnızca teknoloji kaynaklı olmadığını, aile içi psikolojik ve sosyal dinamiklerle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte dijital bağımlılık, özellikle çocuklar arasında önemli bir sorun haline geliyor. Yapılan araştırmalar, aile içi iletişim eksikliği ve sağlıksız psikolojik ortamın, çocukları dijital dünyaya yönlendirdiğini ortaya koyuyor. Dijitanaliz tarafından gerçekleştirilen araştırmalarda ise dijital bağımlılığı olan 130 aile incelendi. Araştırmaya göre, dijital bağımlılığı olan çocukların %37’si aile içinde güven ve iletişim problemleri yaşarken, bir diğer %37’si ise sağlıksız psikolojik ortam nedeniyle dijital dünyaya kaçış noktası olarak sığınıyor. Yapılan araştırmalar neticesinde dijital bağımlılığın yalnızca teknoloji kaynaklı olmadığını, aile içi psikolojik ve sosyal dinamiklerle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, Dijitanaliz tekniği ile aile içi iletişimsizliğin olup olmadığını ve nedenlerini tespit edebildiklerini ifade ederek, "Bu analizler, sağlıklı bir aile ortamının oluşmasına katkı sağlayacak önemli veriler sunuyor. Ailelerin farkında olmadığı ya da gözden kaçırdığı sorunları analiz eden yapay zeka destekli bu sistem, sürecin olumlu yönde ilerlemesine katkıda bulunuyor" ifadelerine yer verdi. "Farklı bağımlılıklara dönüşebiliyor" Prof. Dr. Tuncay Dilci, bireylerin dijital nesneleri bir metafor olarak kullandığını ve bu durumun zamanla bir alışkanlığın ötesine geçerek farklı bağımlılıklara dönüştüğünü belirterek, "Dijitanaliz tekniği, şu an dünyada birçok ülkenin bizden izin alarak kullandığı, dijital yaşam alışkanlıklarını sadece beş dakika gibi kısa bir sürede doğrudan neden-sonuç ilişkisi içinde analiz eden bir sistemdir. Bu teknik, bağımlılık olup olmadığını tespit edebildiği gibi, bağımlılığın nedenlerini de ortaya koyabiliyor. Aile içi ilişki ve iletişim biçiminin sağlıklı olup olmaması, özellikle dijital bağımlılık başta olmak üzere birçok bağımlılığa zemin hazırlayabiliyor. Yaptığımız araştırmalar sonucunda, bu durumun farklı bağımlılık türlerine evirildiğine dair davranışsal bulgular elde ettik. 130 aile üzerinde gerçekleştirdiğimiz dijitanaliz uygulaması sonucunda, bağımlı çocukların yüzde 37’sinin aile içi şiddet, tartışma ve sağlıksız bir aile yaşam iklimine maruz kaldığını tespit ettik. Özellikle psikolojik açıdan sağlıksız ailelerde çocuklar, bir kaçış yolu olarak dijital dünyaya yöneliyor. İletişimden kaçınmak adına dijital nesneleri bir metafor olarak kullanıyor ve bu durum zamanla bir alışkanlığın ötesine geçerek farklı bağımlılıklara dönüşebiliyor. "Büyük önem taşıyor" Prof.Dr. Dilci, dijital bağımlılığın dopamin seviyesinin sürekli daha fazlasını istemesi nedeniyle ilerleyen dönemlerde madde, alkol, sigara ve tütün bağımlılığı gibi daha ciddi sorunlara yol açabileceğini söyleyerek, "Dijital bağımlılıkla başlayan süreç, dopamin seviyesinin sürekli daha fazlasını istemesi nedeniyle ilerleyen dönemlerde madde, alkol, sigara ve tütün bağımlılığı gibi daha ciddi sorunlara yol açabiliyor. Araştırmalarımız, ülkemizde dijital kumar, sosyal medya, video ve bilgi bağımlılığının giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Bu nedenle, erken yaşlardan itibaren ailelerin sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturması büyük önem taşıyor. Ebeveynler, doğru rol model olabilmek adına çocuklarına çoklu ve etkileşim odaklı oyunlar sunmalı ve dijital nesne kullanım alışkanlığını sınırlandırmalıdır. Aynı zamanda, çocuklarına sorumluluk temelli bir yaklaşım benimseyerek, dijital tüketim alışkanlıklarının ekonomik boyutu konusunda bilinçlendirmelidirler. Sağlıklı bir aile ortamı, sağlıklı nesillerin yetişmesi için kritik bir faktördür. Aksi takdirde, çocuklar sadece dijital nesne kullanım bozukluğu yaşamakla kalmaz, aynı zamanda psikososyal ve kültürel deformasyonlara da maruz kalır. Bu yüzden, okul öncesi dönemden itibaren çocuklara ilgi, sevgi ve güven temelli bir ortam sunulmalı, onların duygusal ve sosyal ihtiyaçları doğru şekilde karşılanmalıdır" diye konuştu. "Nedenlerini tespit edebiliyoruz" Dilci, analiz sisteminin olumlu katkıları olduğunu ifade ederek, "Aile içinde yaşanan tartışmaların çocuğa zarar vermemesi için ebeveynler, problem çözme süreçlerini çocuklarına sağlıklı bir şekilde göstermeli ve olumlu bir atmosfer oluşturarak yönelimlerini şekillendirmelidir. Aksi takdirde, çocuklar yaşadıkları travmaların etkisiyle bir kaçış yolu arayarak dijital dünyada dopamin ve serotonin hormonlarının peşinden koşacak, bu da onları farklı bağımlılıklara sürükleyebilecektir. Dijitanaliz tekniği sayesinde, aile içi iletişimsizliğin olup olmadığını ve varsa nedenlerini tespit edebiliyoruz. Bu analizler, sağlıklı bir aile ortamının oluşmasına katkı sağlayacak önemli veriler sunuyor. Ailelerin farkında olmadığı ya da gözden kaçırdığı sorunları analiz eden yapay zeka destekli bu sistem, sürecin olumlu yönde ilerlemesine katkıda bulunuyor" şeklinde konuştu.
18 Şubat 2025 Salı - 10:46
Turkcell’in 5G Konumlandırma Yarışması’nda gençler teknolojiyle yarışacak
Türkiye’nin ilk ve tek havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST 2025 kapsamında, Turkcell’in öncülüğünde düzenlenen 5G Konumlandırma Yarışması, şubat ayı başında başvuruya açıldı. Ödüllü yarışmaya, 1 Mart 2025’e kadar tüm lisans, yüksek lisans veya doktora öğrencileri yenilikçi projeleriyle katılabilecek. Turkcell’in TEKNOFEST 2025 kapsamında düzenlediği 5G Konumlandırma Yarışması’nda başvurular başladı. Geleceğin mobil haberleşme ve bilişim teknolojilerine ilgi duyan lisans, yüksek lisans veya doktora seviyesindeki tüm üniversite öğrencilerinin katılabileceği yarışmada başvurular, 1 Mart 2025’e kadar devam ediyor. Üniversiteli yarışma takımları, 5G test şebekesiyle en doğru ve hassas konumlama için yarışacak Yapılan açıklamaya göre, 5G Konumlandırma Yarışması kapsamında, mevcut 5G test şebekesi kullanılarak en doğru ve hassas konumlamayı yapacak modellerin geliştirilmesi hedefleniyor. Üniversite öğrencileri, yarışmaya en az 2 ve en fazla 5’er kişilik takımlar kurarak, TEKNOFEST’in web sitesinde yer alan yarışma sayfasından başvuru yapabilecekler. Yarışmacı takımlar, 5G radyo şebeke performans ölçümü ile GPS/koordinat verilerini içeren bir veri seti üzerinde yapay zekâ, makine öğrenmesi veya diğer farklı teknikleri kullanarak belirlenen hedef noktalarını bulmaya çalışacak. Noktaları en doğru ve hızlı tespit eden takımlar, yarışmada dereceye girerek ödüllerin sahibi olacak. Ön eleme ve değerlendirme aşamalarını başarıyla geçen takımlar, Ağustos 2025’teki final etabında yarışmaya hak kazanacak. Turkcell tarafından TEKNOFEST 2025 kapsamında düzenlenen yarışmanın finali, İstanbul Teknik Üniversitesi desteğiyle İTÜ Ayazağa Yerleşkesindeki 5G Teknoloji Kampüsü’nde gerçekleştirilecek. Dereceye giren 3 takıma toplam 370 bin TL para ödülü 5G teknolojisinden faydalanarak konum belirleme amacıyla yenilikçi çözümler sunmayı hedefleyen yarışmada dereceye giren ekipler için birincilik ödülü 150 bin TL, ikinci olan takıma 120 bin TL, üçüncülük ödülü ise 100 bin TL olarak belirlendi. Yarışmada ayrıca iki farklı kategoride prestij ödülleri kazanan ekipler de belli olacak. Yarışmada dereceye giren takımlara ödülleri ise eylül ayında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenecek TEKNOFEST 2025 etkinliğinde verilecek. Yarışma ile ilgili tüm aşama, görev, raporlama, değerlendirme kriterleri ve şartname detaylarına TEKNOFEST’in 5G Konumlandırma Yarışması başvuru adresinden ulaşılabiliyor: teknofest.org/tr/yarismalar/5g-konumlandirma-yarismasi/
18 Şubat 2025 Salı - 10:10
Fırat EDAŞ muhtarlarla bir araya geldi
Fırat EDAŞ, Tunceli ve Mazgirt’te elektrik hizmet kalitesini ve işbirliğini artırmak için muhtarlarla bir araya geldi. Fırat EDAŞ, Tunceli merkez ve Mazgirt ilçelerindeki muhtarlarla bir araya gelerek elektrik dağıtım hizmetleri, arıza müdahale süreçleri ve bölgedeki yatırımları ele aldı. Toplantıya Şirket Müdür Yardımcısı Zeki Sarıaydın, Fırat EDAŞ Tunceli İl Müdürü Özkan Koç ve şirket yöneticileri katıldı. Gerçekleştirilen toplantılarda, 2025 yılına yönelik planlanan projeler paylaşılırken, muhtarların talepleri ve mahallelerdeki enerji altyapısına dair sorunlar değerlendirildi. Çözüm odaklı iletişim süreci vurgulanarak, hizmet kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların devam edeceği belirtildi. Fırat EDAŞ Tunceli İl Müdürü Özkan Koç, bölgedeki elektrik altyapısını güçlendirmek ve vatandaşlara kesintisiz enerji sağlamak için çalışmaların süreceğini ifade etti. Muhtarlarla iş birliği ve iletişim sürecinin devam edeceği belirtilirken, Fırat EDAŞ’ın Tunceli ve Mazgirt’te daha etkin ve hızlı hizmet sunmaya yönelik yatırımlarını sürdüreceği vurgulandı.
18 Şubat 2025 Salı - 10:04
Bilim Kahramanları bu sezon okyanusları keşfedecek
Dünyanın en büyük çocuk ve gençlik organizasyonlarından biri olan, Türkiye’de "Bilim Kahramanları Buluşuyor" ismiyle düzenlenen FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 21’incisi başladı. Bu yıl SUBMERGED-Okyanus kaşifleri teması ile 80 farklı ilden 500 takım ve yaklaşık 5 bin çocuk ve gencin katılacağı turnuvaların ilk aşaması olan İzmir yerel turnuvaları Fuar İzmir’de tamamlandı. İki gün süren turnuvada 10 takım ulusal turnuvaya katılma hakkı kazandı. Dünyanın en büyük gençlik ve çocuk organizasyonları arasında yer alan Bilim Kahramanları Buluşuyor / FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 21. sezonu başladı. Farklı şehirlerde düzenlenecek 17 yerel turnuvanın ardından sezon İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ’ın ev sahipliğinde Fuar İzmir’de 15-16 Mart tarihlerinde Ulusal Turnuva ile tamamlanacak. Turnuvaların ilk aşaması olan İzmir yerel turnuvaları ise tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen 21. Sezon 1. İzmir Ortaokul ve Lise Yerel Turnuvası’na İzmir ve çevre illerdeki farklı okullardan 68 takım katıldı. Bu yılın teması okyanus kaşifleri Her yıl 100’den fazla ülkeden 300 binden fazla çocuk ve gencin katıldığı First Lego League Challenge turnuvalarını, Bilim Kahramanları Derneği 2004-2005 sezonundan bu yana Bilim Kahramanları Buluşuyor adıyla düzenliyor. 2004 yılından bu yana Türkiye’de 80 şehirden 43 bine yakın çocuğun katıldığı turnuvalar, bu yıl SUBMERGED-Okyanus kaşifleri temasıyla yapılıyor. Mart 2025 tarihine kadar devam edecek turnuvalarda takımlar bu yıl, okyanusları keşfeden insanların karşılaştığı sorunları derinlemesine inceleyecek, bu sorunlarla ilgili yenilikçi çözümler geliştirecek ve inşa edip kodladıkları robotlarıyla, bu kavramları pekiştirmek adına LEGO modellerinden yapılan görevleri tamamlamaya çalışacak. 800 öğrenci çalışmalarını sergiledi Fuar İzmir’de düzenlenen ortaokul turnuvalarında 6, lise yerel turnuvalarında ise 7 farklı şehirden 800’e yakın öğrenci ve öğretmen İzmir’de buluşarak çalışmalarını sergiledi. Her gün 100’ü aşkın gönüllünün desteği ile tamamlanan turnuvalardan 10 takım Ulusal Turnuvaya katılmaya hak kazandı. Ulusal turnuva öncesinde, 1-2 Mart tarihlerinde Fuar İzmir ev sahipliğinde 2 turnuva daha gerçekleşecek. Genç yetenekler yarıştı İzmir Ortaokul Yerel turnuvalarında toplam 13 ödül verildi. 4 takım 15-16 Mart tarihlerinde Fuar İzmir’de gerçekleşecek Ulusal Turnuvaya katılmaya hak kazandı. İzmir TAKEV Özel Ortaokulu’ndan NEXURA takımının şampiyon olduğu turnuvada, Balıkesir’den Özel Bahçeşehir Bandırma Ortaokulu’ndan Entreprise Jr ile KT Robotics, Edremit Şubesi’nde Gentlemen of Oceans, Özel Salihli Bahçeşehir Koleji Ortaokulu’ndan Future Designer takımları da üst tura çıkmaya hak kazandı. İzmir Lise Yerel turnuvalarında toplam 17 ödül verilirken, 6 takım Ulusal Turnuvaya katılmaya hak hazandı. Muğla Turgutreis Ortaokulları Kampüsü Anadolu Lisesi’nden MAXIMISE LİSE takımının şampiyon olduğu turnuvada, Denizli’den Şehir Soner Kutlu Bilim ve Sanat Merkezi’nden SMART G., İzmir’den Özel Çakabey Lisesi’nden KRUSTY KRUBS, Özel Rota Fen Lisesi’nden ROTATECH, Yunus Emre Anadolu Lisesi’nden ROBOKOD YEAL ve Özel Gelişim Koleji Lisesi’nden GFROCE takımları da üst tura çıkmaya hak kazandı.
18 Şubat 2025 Salı - 09:48
Türk profesör, soy ismini verdiği seri direnç metodu ile dünya fizik literatürüne girdi
Fırat Üniversitesi (FÜ) Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu yaptığı açıklamada, diyot, fotodiyot ve güneş pili gibi elektronik cihazların seri direncini hesaplamak için Ocaya-Yakuphanoğlu adlı yeni bir seri direnç metot geliştirdiklerini belirtti. Fırat Teknokent’te kurduğu Fytronix Yüksek Teknoloji şirketinde teknolojik ürün geliştiren FÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu’nun çalışmaları ilgi odağı olurken, ürettiği cihazlar birçok ülkeye ihraç edildi. Son olarak Prof. Dr. Yakuphanoğlu, diyotların akım-voltaj ve kapasite voltaj ölçümlerinden diyot, fotodiyot ve güneş pili gibi elektronik cihazların seri direnç, engel yüksekliği, fototepki ve arayüz durum yoğunluğu gibi diğer bağımlı parametreleri doğru bir şekilde hesaplamada kullanılabileceğini kaydetti. Ayrıca, kapasite-voltaj ölçümlerinde mevcut metotların yetersiz sonuçlar verdiğine dikkat çekerek yeni geliştirdikleri yöntemin daha tutarlı sonuçlar verdiğini belirtti. Yakuphanoğlu’nun geliştirdiği bu metot sayesinde elektronik, nano ve fotonik teknoloji ile üretilen cihazların performansına dair daha kesin bilgiler elde edilebilecek aynı zamanda, günlük hayatta kullanılan teknolojik cihazların üretim süreçlerinde de önemli bir rol oynayacak. Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu yaptığı açıklamada ise, "Yeni geliştirmiş olduğumuz metot, özellikle diyotların kapasite voltaj ölçümlerinde elde edilen sonuçlar, mevcut metotlarla elde edilen veriler birbiriyle uyumsuz bir şekilde elde edilmekte ve aralarında bir uyum bulunmamaktaydı. Bizim geliştirdiğimiz sistem ise, elde edilen gerçek teorik değerlere daha yakın ve daha tutarlı bir metot olarak şu anda literatüre girdi. Bizim bu metodumuz daha sonradan, uluslararası endeksli bir dergide yayımladıktan sonra bunun başka bilim insanları tarafından kullanmasını bekleyip, elde edilen sonuçlar ne kadar tutarlı olduğu bekledik ve sonuçta bununla ilgili bazı bilimsel çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalarda, bizim geliştirdiğimiz bu metodun geçerliliği hakkında daha net ve kesin sonuçlar vermeye başladı. Bizim metodu dünyadaki farklı bilim insanları kullanarak elektronik teknoloji ve nano teknolojisi üretilen cihazların üretiminde verimli bir şekilde kullanılarak bunların, güncel hayattaki performansları hakkında net bilgi vermektedir" dedi.
17 Şubat 2025 Pazartesi - 23:04
MKE’den Samsun’a 2 milyar TL’lik yatırım
Samsun Valisi Orhan Tavlı, Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş.’nin (MKE) yatırım yapacağı Çarşamba Şeker Fabrikası’nı ziyaret etti. Vali Tavlı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaç duyduğu stratejik ürünlerin Samsun’da üretileceğini söyledi.
17 Şubat 2025 Pazartesi - 14:57
Dünyanın uykusu Yakın Doğu Üniversitesi’ne emanet
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Özgören, Hindistan Yeni Delhi’de Asya Uyku Araştırmaları Topluluğu Başkanlığına seçildi. Asya Uyku Araştırmaları Topluluğu (Asian Sleep Research Society, ASRS) tarafından uyku tıbbı alanındaki en güncel gelişmeleri paylaşmak ve bu alanda çalışan bilim insanlarını bir araya getirmek için Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde düzenlenen kongre; Bangladeş, Çin, Endonezya, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Kuzey Kıbrıs, Malezya, Nepal, Sri Lanka ve Türkiye’den pek çok bilim insanı ve araştırmacıyı bir araya getirdi. "11. Asya Uyku Araştırmaları Cemiyeti Kongresi (11th Congress of the Asian Sleep Research Society)" ve "8. Asya Kronobiyoloji Forumu"nda (8th Asian Forum on Chronobiology) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Yakın Doğu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Özgören, Prof. Dr. Adile Öniz Özgören ve Doç. Dr. Gonca İnanç temsil etti. Kongrenin ardından, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Özgören Asya Uyku Araştırmaları Topluluğu (Asian Sleep Research Society, ASRS) başkanlığına seçildi. Uyku, sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez bir unsur. Ancak modern hayatın getirdiği teknoloji alışkanlıkları ve şehirleşme, düzenli uyku alışkanlıklarını korumayı giderek zorlaştırıyor. Özellikle kronobiyoloji alanındaki araştırmalar, vücudumuzun gece-gündüz döngüsüne ve mevsimsel değişimlere nasıl uyum sağladığını anlamamıza yardımcı oluyor. Bu süreçlerin moleküler ve hücresel düzeyde incelenmesi, yalnızca sağlık alanında değil; tarım, hayvancılık, sanayi ve tıp gibi pek çok sektörde bilimsel çözümler sunuyor. Prof. Dr. Murat Özgören’in başkanlığına seçildiği Asya Uyku Araştırmaları Topluluğu’nun (Asian Sleep Research Society, ASRS) düzenlediği bilimsel etkinlikler de uyku tıbbı alanındaki güncel gelişmeleri ele almayı amaçlıyor. Prof. Dr. Murat Özgören: "Bilimsel iş birliklerini güçlendirmek adına önemli bir fırsat" Uyku ve biyolojik ritimler üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, sağlıklı bir toplum inşa etmede kritik bir rol oynuyor. Asya Uyku Araştırmaları Topluluğu Başkanlığına seçilen Prof. Dr. Murat Özgören de uykunun, sağlıklı bir yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak bu alandaki bilimsel ilerlemelerin insan sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu hatırlatıyor. "Asya Uyku Araştırmaları Topluluğu Başkanlığı görevini üstlenmek, bölgesel ve küresel ölçekte bilimsel iş birliklerini güçlendirmek adına önemli bir fırsat" diyen Prof. Dr. Özgören, "Ayrıca, bir sonraki Asya Uyku Araştırmaları Kongresi’nin Kuzey Kıbrıs’ta düzenlenmesi için aldığımız ön onay, ülkemizin bilimsel alandaki görünürlüğünü artıracak ve uluslararası platformda daha güçlü bir yer edinmesini sağlayacaktır" ifadesini kullandı.
17 Şubat 2025 Pazartesi - 13:58
Çorlu’daki okullarda TEKNOFEST 2025 Teknoloji Yarışmaları tanıtımı yapıldı
Bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmak amacıyla, binlerce gencin hayallerini gerçekleştirmek için çeşitli kategorilerde TEKNOFEST başlığı altında teknoloji yarışmaları düzenleyen Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) Çorlu’daki okullarda yarışmaların tanıtımını yaptı. 2025 yılında T3 Vakfı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın öncülüğünde düzenlenecek olan TEKNOFEST, bu kez İstanbul’da milyonlarca teknoloji meraklısını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Her yıl yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çeken ve Türkiye’nin en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına ev sahipliği yapan TEKNOFEST, 2025 yılında 52 ana kategori ve 118 alt kategoride gerçekleştirilecek. TEKNOFEST 2025 Teknoloji Yarışmalarına başvurular, 20 Şubat’a kadar devam edecek. Çorlu’da da lise ve ortaokul kademelerinden TEKNOFEST yarışmalarına başvuru yapmak isteyen öğrenciler için Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Çorlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde T3 Vakfı Tekirdağ İl Sorumlusu Emrah Hekim ve eğitmenler tarafından süreç hakkında Çorlu’daki okullarda bilgilendirmeler yapıldı. İlçe genelinde yer alan 20 okulda yapılan tanıtımlara 2 bini aşkın öğrenci katıldı. Toplantılarda katılımcı öğrencilere TEKNOFEST yarışmalarının içeriği, amacı ve başvuru süreci hakkında yapılan tanıtımlarla öğrencilerin bu heyecana ortak olmaları hedefleniyor.
17 Şubat 2025 Pazartesi - 13:37
Fotoğraf ve video tutkunları Samsun’da buluştu
Profesyonel fotoğrafçı ve kameramanların merakla beklediği "Fotoğrafçılık ve Video Ekipmanları Etkinliği", Samsun’da ilgiyle gerçekleşti. Onlarca teknoloji firmasının katıldığı Fotoğrafçılık ve Video Ekipmanları Etkinliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da yapıldı. 1 gün süren etkinlikte ulusal ve uluslararası birçok teknoloji firması kurdukları stant ile meraklılarına fotoğraf makinesi, kamera, lens, hafıza kartı, canlı yayın ve sektörde kullanılan birçok ekipmanın kullanım deneyimi fırsatı sunuldu. Etkinlik hakkında bilgi veren ünlü bir firmanın eğitim sorumlusu Aykut Kılıç, "Etkinliğin amacı, güncel teknolojileri tüm şehirlerde bulunan fotoğrafçılar, kameramanlar, içerik üreticileri ve profesyonellere göstermek. Etkinlikte ayrıca son model kamera ve ekipmanlar ziyaretçiler tarafından deneyimleniyor. Bu ekipmanları kullanan kişiler, ürünler hakkında fikir sahibi oluyorlar ve yetkililerden de bilgi alabiliyorlar. Birçok firma burada stant açarak vatandaşlarla iletişime geçiyor. Bu kadar değerli makine ve lenslere erişebilmek, onları deneyimlemek herkes için kolay olmuyor. O nedenle farklı şehirlere giderek, insanların fikir sahibi olmasını istiyoruz. Tek gün süren etkinliğimizde insanlar istediği makineyi, lensi, hafıza kartını kullanıp, deneyimleyebiliyor. Ayrıca çektikleri fotoğrafları kendilerine alıp stüdyolarında da inceleyebiliyorlar. Etkinliğe özel indirimler de var. Buradan direkt satış yapılmıyor ama yönlendirme ile indirimlerden ziyaretçileri faydalandırabiliyoruz. Ticari anlamda son dönemde video, fotoğrafın önüne geçtiği için iyi video çeken makinelere rağbet daha çok oluyor. Videoda Fx3 model makine, fotoğraf öncelikliler ise A7 serisinin RV serisi rağbet görüyor. En çok bu 2 model merak edilip, inceleniyor" dedi. Yoğun ilgi gören etkinlikte profesyoneller ve ziyaretçiler almak istedikleri ekipmanlar hakkında firma yetkililerinden bilgi alırken aynı zamanda bu ekipmanları deneyimle fırsatı da buldular.
17 Şubat 2025 Pazartesi - 13:14
Havacılık sektöründe AR-GE ve Üniversite-Sanayi işbirliği konferansı
Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, BAÜN Uluslararası Bilgi ve Teknoloji Topluluğu ve Türk Havacılık Uzay Sanayi (TUSAŞ) işbirliğinde bir konferans düzenlendi. Havacılık Sektöründe AR-GE ve Üniversite-Sanayi İşbirliği çerçevesinde düzenlenen konferansa TUSAŞ Üniversite İlişkileri Müdürü Dr. Süleyman Demir konuşmacı olarak katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan konferansın açılış konuşmalarını; BAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl ve Teknoloji Transfer Ofisi Koordinatörü Doç. Dr. Fatmagül Tolun yaptı. LIFT UP programlarının içeriği, amacı ve sunduğu fırsatlar hakkında bilgiler veren TUSAŞ Üniversite İlişkileri Müdürü Dr. Süleyman Demir konuşmasında Üniversite-Sanayi İşbirliğinin önemine değinerek ülkemizin havacılık ve uzay sanayindeki insan kaynağını geliştirmeye önemli katkılar sunduğunun altını çizdi. Soru cevap bölümü devem eden konferans, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl ve Teknoloji Transfer Ofisi Koordinatörü Doç. Dr. Fatmagül ve Uluslararası Bilgi ve Teknoloji Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi İsmail Caner tarafından TUSAŞ Üniversite İlişkileri Müdürü Dr. Süleyman Demir’e çiçek ve plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. BAÜN Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Malazgirt Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe; BAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Göktaş, - Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslan Deniz Karaoğlan, Mimarlık Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Türkan Göksal Özbalta, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Ergün, Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hakan Önal, Teknoloji Transfer Ofisi Koordinatörü Doç. Dr. Fatmagül Tolun, BAÜN Uluslararası Bilgi ve Teknoloji Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi İsmail Caner akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
17 Şubat 2025 Pazartesi - 11:17
OEDAŞ elektrik şebekesini ve aydınlatmaları uydudan takip edecek
Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, Türkiye’de bir ilke imza atarak elektrik şebekelerinde ve aydınlatmalarda yaşanabilecek olası arızaları uydu üzerinden takip edebileceği bir sistem kullanmaya başladı. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta faaliyet gösteren elektrik dağıtım şirketi Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirerek elektrik şebekelerinde ve aydınlatmalarda yaşanabilecek olası arızaları uydu üzerinden takip edebileceği bir sistem kullanmaya başladı. Uydu ve uzay teknolojileri şirketi Plan-S iş birliğiyle geliştirilen sistem, GSM çekim gücünün zayıf olduğu bölgelerde kullanılacağı belirtildi. Uydu ve uzay teknolojileri şirketi Plan-S iş birliğiyle geliştirilen ve pilot uygulama için Afyonkarahisar’da kırsal alanda bir mahallenin seçildiği sistem, GSM çekim gücünün zayıf olduğu bölgelerde kullanılacağı belirtildi. Böylece bu bölgelerdeki tüketicilerin olası arızaları telefonla bildirmesine gerek kalmadan OEDAŞ arızayı görüp gerekli çalışmaları başlatacağı öğrenildi. Sistemin, olası bir afet durumunda arıza ve kesinti yaşayan bölgelerin çok daha hızlı tespit edilmesini de sağlayacağı aktarıldı. Öte yandan enerji tüketim verileri için her ay yerinde yapılan sayaç okumalar da uydu üzerinden görüleceği için araç kullanımı azaltırken, OEDAŞ sistemi kullandığı her bir nokta için yıllık 1 ton civarında karbon salımının önüne geçeceği bildirildi. Her bölgede yaklaşık 1 ton daha az karbon salınacak Uydu üzerinden takip sistemi şebeke ve aydınlatma takibinin yanı sıra bölgenin enerji tüketim verilerinin ölçümü için de kullanılacağı aktarıldı. Yaklaşık 50 bin kilometrekarelik bir alana yayılan beş şehirde hizmet veren OEDAŞ, uydu kullanımı ile ölçümleri uzaktan yaparak fazla araç kullanımının önüne geçerken bu sayede her bir bölge için yıllık 1 ton civarında daha az karbon salımı olacağını açıkladı. Uydu takibi hizmet bölgesi genelinde yaygınlaştırılacak Pilot uygulamaya kırsaldaki bir mahalleden başlayan OEDAŞ, hizmet bölgesinde GSM çekim gücü zayıf olan tüm yerleşim alanlarının tespitini yaptı. Ardından proje genişletilerek beş şehri kapsayacağı açıklandı. Öte yandan Plan-S uydularının tüm operasyon süreçleri Türkiye’de gerçekleştiğinden veriler yurt dışına çıkmadan tamamen yerli bir çözüm sunulduğu vurgulandı. "Uydu teknolojisiyle sürekli takip ve hızlı müdahale sağlayacağız" Elektrik dağıtım hizmetlerinin altyapı yatırımlarının yanı sıra gelişmiş izleme ve müdahale sistemleriyle de güçlendiğini söyleyen OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Biz de uydu tabanlı izleme teknolojisi sayesinde GSM çekim kalitesinin düşük olduğu bölgelerde çok daha hızlı ve etkin çözümler sunacağız. Tüketicilerimizin bize ulaşmasını beklemeden, olası arızaları anında tespit edip harekete geçeceğiz. Diğer taraftan bu sistem sayesinde olası bir büyük afette iletişim hatlarındaki kesintilerden etkilenmeden, uydu üzerinden sürekli veri akışı alarak arıza ve kesinti yaşanan bölgeleri hızla tespit edebilecek, ekiplerimizi doğru noktalara hızla yönlendirerek afet sonrası müdahale sürecini en verimli şekilde yönetebileceğiz. Ayrıca yine bu sistemle birlikte saha operasyonlarımızı da optimize ederek karbon salımını azaltacak ve çevresel sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Bu projede bizimle iş birliği yapan ve sürecin her aşamasında uzmanlığını ortaya koyan Plan-S’e teşekkür ederiz. OEDAŞ olarak, köklü tecrübemiz ve inovasyona olan bağlılığımızla sektörde öncü adımlar atmaya devam edeceğiz" dedi. "Elektrik şebekelerindeki arızaları uzaydan tespit ediyoruz" Plan-S CEO’su Tugay Güzel, uydu teknolojilerinin enerji sektöründeki yenilikçi kullanım alanlarına dikkat çekerek, "Elektrik dağıtım ağlarının etkin şekilde izlenmesi ve arızaların tespitine katkı sağlamak için uydu tabanlı çözümler önemli bir dönüşüm sağlıyor. Uydu tabanlı IoT haberleşme teknolojimiz sayesinde elektrik şebekelerinde ve aydınlatmalarda meydana gelen arızaları tespit edebiliyor, tüketicilerin kesintilerle ilgili bildirim yapmasına gerek kalmadan bilgi sağlayabiliyoruz. Bu teknoloji sayesinde özellikle afet durumlarında yaşanabilecek kritik altyapılardaki kesinti ve arızalar, karasal internet bağlantısına ihtiyaç duyulmadan uydular üzerinden veri merkezlerine ulaşabilecek" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder