TEKNOLOJİ
OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum 18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38:04 Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:32 Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00 Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
Vodafone, kapsama alanı olmayan bölgeden uzay video görüşmesi gerçekleştirdi
01 Şubat 2025 Cumartesi - 10:42 Vodafone, kapsama alanı olmayan bölgeden uzay video görüşmesi gerçekleştirdi Vodafone, 4G ve 5G uyumlu telefonlar kullanarak, kapsama alanı olmayan bir bölgeden dünyanın ilk uzay video görüşmesini gerçekleştirdiğini duyurdu. Diğer yandan Vodafone Türkiye de aynı teknolojiyi kullanarak geçtiğimiz günlerde yaptığı uydu üzerinden sesli görüşme ve SMS testlerini tamamladı. Yapılan açıklamaya göre Vodafone, normal 4G/5G akıllı telefonları ve kapsama alanı olmayan bölgelerde video görüşmeleri yapıp internet erişimi sağlayan, online mesajlaşma hizmetlerini kullanabilen uydularla dünyanın ilk uzay video görüşmesini başarıyla gerçekleştirdi. Bu, tam mobil genişbant deneyimi sunmak için inşa edilmiş tek uydu teknolojisi ve evrensel dijital bağlantı sağlanarak mobil kapsama boşluklarının kapanmasına zemin hazırlıyor. Günümüz uydu tabanlı hizmetlerinden farklı olarak, kullanıcıların tam mobil genişbant bağlantısından faydalanabilmek için özel bir uydu anteni, terminal veya pahalı bir uydu telefonuna ihtiyacı bulunmuyor. Sunulacak hizmet, mevcut 4G ve 5G mobil ağlarının deneyimini yansıtarak, kullanıcıların günlük akıllı telefonlarıyla uzay ve kara tabanlı ağlar arasında otomatik geçiş yapmalarını sağlıyor. Astronot Tim Peake ve Vodafone Grup CEO’su Margherita Della Valle, Vodafone’un yeni uzaydan kara geçiş noktasında bu önemli dönüm noktasını kutladılar. Bu nokta, kullanıcının akıllı telefonundan gelen tüm sinyalleri Vodafone’un ortağı AST SpaceMobile’ın BlueBird uyduları aracılığıyla alıp yönlendiriyor. Vodafone mühendisi Rowan Chesmer, tarihî uzay tabanlı video görüşmesini, Galler’in uzak dağlık bir bölgesinde, daha önce mobil genişbantın olmadığı bir yerde gerçekleştirdi. Rowan, 2017 yılında Vodafone’un mezuniyet programına katıldı ve şu an küresel bağlantıyı geliştirecek kesintisiz uydu teknolojileri üzerinde çalışıyor. Margherita Della Valle,"Vodafone’un görevi, herkesin bağlantı kurmasını sağlamaktır, nerede olurlarsa olsunlar. Gelişmiş Avrupa 5G ağımız, şimdi son teknoloji uydu teknolojisiyle desteklenecek. Müşterilerimize en iyi ağı sunuyoruz ve daha önce mobil iletişim imkânı olmayan insanları birbirine bağlıyoruz. Bu, dijital uçurumu kapatmaya yardımcı olacak ve tüm Avrupa’daki insanlara aileleri ve arkadaşlarıyla iletişim kurma, iş yapma fırsatı sağlayacak, aynı zamanda acil durumlarda kırsal alanlardaki güvenilir bağlantıyı sağlayacak" dedi. 2015 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’nu ziyaret eden ilk Britanyalı astronot olan Tim Peake,şunları ekledi: "Uluslararası Uzay İstasyonu’nda altı ay geçirdikten sonra, uzak ve izole bölgelerden ailemle ve arkadaşlarımla iletişim kurmanın ne kadar değerli olduğunu anladım. Vodafone ve AST SpaceMobile ile bu önemli atılımda yer almaktan büyük mutluluk duyuyorum." AST SpaceMobile’ın Kurucusu, Başkanı ve CEO’su Abel Avellan,"Bu tarihi kilometre taşı, Vodafone ile olan uzun süreli ortaklığımızda önemli bir adım daha atmamızı sağlıyor. Şirket, AST SpaceMobile’ın uzun zamandır yatırımcısı ve kilit teknoloji ortağımız. Birlikte, uzay tabanlı genişbant bağlantısı alanında birkaç dünya ilki gerçekleştirdik, bunlar arasında ilk uzay tabanlı sesli arama, ilk 10 Mbps üzeri 4G indirme hızı ve ilk 5G sesli arama yer alıyor. Bu son başarı, BlueBird uydularımızı kullanarak, bağlantı boşluklarını ortadan kaldırma ve mobil genişbantı herkesin erişebileceği hale getirme misyonumuza bir adım daha yaklaştırıyor" dedi. Türkiye’de yapılan test de başarıyla sonuçlandı Açıklamaya göre, Vodafone Türkiyede geçtiğimiz günlerde aynı teknolojiyi kullanarak Türkiye’de AST SpaceMobile’a ait BlueWalker3 test uydusu üzerinden sesli görüşme ve SMS testlerini başarıyla gerçekleştirdi. Bolu-Düzce arasındaki kapsamanın olmadığı kırsal ve dağlık bir alanda, herhangi bir ek ekipman veya yazılım kullanmadan, standart telefonlar ile gerçekleştirilen bu başarılı test Türkiye’de bir ilk, dünyada da AST ile gerçekleştirilen ABD’deki testlerden sonra ilk olması yönüyle büyük öneme sahip. Düşük Dünya yörüngesinde faaliyet gösteren bu teknoloji, dünyadaki tek uydu hizmeti ve şirketin kara tabanlı ağlarının bir uzantısı olarak, birden fazla 4G veya 5G akıllı telefona doğrudan mobil genişbant hizmeti sunuyor. Uydu, şu anda geçerli bir mobil veya sabit alternatifin olmadığı yerlerde değerli bir kapsama sağlayan tamamlayıcı bir teknoloji. Uydu hizmeti ve kara tabanlı ağ bir arada, Avrupa’ya dağlar ya da denizlerde her yerde kullanılabilecek bir iletişim altyapısı sunacak, genel dayanıklılığı artıracak.
Hibrit yakıtlı roket motoru Konya’dan ateşlenecek
01 Şubat 2025 Cumartesi - 09:05 Hibrit yakıtlı roket motoru Konya’dan ateşlenecek Türkiye’nin uzay çalışmalarına katkı sağlayabilmek için çalışan Teknofest ekibinin "Hibrit yakıtlı roket motoru" projesine Konya’nın Seydişehir ilçesinde bulunan Cengiz Holding grup şirketlerinden Eti Alüminyum destek verdi. Ekiptekiler Eti Alüminyum Seydişehir Fabrikası içerisinde kendilerine tahsis edilen alanda çalışmalarına devam ederken, Temmuz ayına doğru ateşleme testinin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Konya’nın Seydişehir ilçesinde bulunan Cengiz Holding grup şirketlerinden Eti Alüminyum, farklı üniversitelerden toplam 30 kişinin yer aldığı ekibin üzerinde çalıştığı ‘Hibrit yakıtlı roket motoru’ projesine destek verdi. Gazi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi ve Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nden toplamda 30 kişinin yer aldığı ekip Teknofest’e katılım için ‘Hibrit yakıtlı roket motoru’ projesi üstüne çalışıyor. "Türkiye’de üretilmeyen ürünlerin üretilmesi için yeni yatırımlar yapıyoruz" Eti Alüminyum Genel Müdür Yardımcısı Yaşar Bayraktar, Teknofest’te sahneye çıkan projelerin ülkemizin gelişmesinde önemli bir yeri olduğunu, bundan dolayı da bu tür projeleri desteklediklerini söyledi. Eti Alüminyum’un Türkiye’nin tek entegre alüminyum üretim tesisine sahip olduğunu belirten Yaşar Bayraktar, yalnızca üretim süreçleriyle değil, aynı zamanda ülkemizin teknoloji ve sanayi eko sistemine katkılarıyla da öne çıktıklarını belirterek, "Madenden son ürüne kadar tüm üretim süreçlerini kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Ülkemizin kritik sektörlerinde dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli üretimi güçlendirmek adına önemli bir sorumluluk taşıyoruz. Son zamanlarda AR-GE ve inovasyona Eti Alüminyum olarak da önem vermekteyiz. Hem kendimizin hem de sanayimizin üretemediği uç ürünlerin üretilebilmesi için ham madde üretmekteyiz. Teknofest Platformumuzda sahneye çıkan projeler ülkemizin gelişmesinde önemli bir yer alıyor. Bundan dolayı biz de bu tür projeleri desteklemekteyiz. Türkiye’de üretilmeyen ürünlerin üretilmesi için yeni yatırımlar yapan bir şirketiz. Bu kapsamda son zamanlarda haddahane yatırımı gündemimizde ve devam ediyor. Bu yatırımlar Türkiye’de daha önce üretilmeyen, bilhassa uçak ve uzay sanayiinde veya savunma sanayiinde kullanılan alüminyum alaşımlarının üretilmesi için yapılmaktadır. Türkiye’de bildiğiniz gibi uçak sanayiinde veya uzay sanayiinde kullanılan alüminyum alaşımları üretilmemektedir. Yeni yatırımımızla birlikte bu tür ısıl işlemle sertleşebilen alaşımlar üretilebilir hale gelecektir. Türkiye’nin üretmediği ürünlerin üretilmesiyle dışa bağımlılığımızı azaltarak, bu yeni haddahane yatırımımızla birlikte amacımız hem Türkiye’de üretilmeyen ürünlerin üretilmesini sağlamak hem de Türkiye sanayisine katkıda bulunmaktır" dedi. "Eti Alüminyumun yaptığı yardım neredeyse bizim bütün projemizi yapmamıza sebebiyet verdi" Projenin takım kurucusu ve kaptanı olan Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Hüseyin Eren Çaka (24), lise yıllarında arkadaşlarıyla benzer projelerle yakından ilgilendiğini ve sürekli hayalinin olduğunu anlatarak, "Biz iki buçuk sene önce takımımızı kurduk. Önce dikey inişli roketler yapmaya başladık ve yakın arkadaşlarımla bu işe girdik. Herkes kendi kısımlarında, kontrol alanında, mekanik alanında, elektronik alanında çok iyi durumda. Zaten bu projeler de bizi çok fazla geliştirdi. İki buçuk sene boyunca devam eden sürecin son projesi olarak da hibrit motor projesini biz başlattık. Yaklaşık 2023’ün Ağustos’undan beri bu çalışmalara devam ediyoruz. Teknofest’in başlattığı yarışmaya da katılarak bu teknolojiyi kazanmak hem de Teknofest’in sunduğu imkanlardan faydalanmak istedik. Burada üniversiteden arkadaşlarımızla çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Farklı üniversitelerde olmamıza rağmen yine online toplantılarla Ankara’da yaptığımız toplantılarla bu çalışmalarımıza devam ediyoruz. Herkes kendi alanında çalışmalarına devam ediyor. Böyle projelerin en büyük sorunu genel olarak projelerimizin AR-GE sürecini araştırma sürecini devam ettirebiliyoruz ancak gerçeğe dönüştürme noktasında her zaman sorunlar yaşıyoruz. Bu bunu diğer Teknofest ekipleri veya diğer proje ekipleri de gayet iyi bilir. Her zaman en zor nokta sponsor bulmaktır. Bu noktada bizim Seydişehirli bir arkadaşımız vardı. Konya Eti Alüminyum Tesislerinde, biz ilk bağlantıyı o arkadaşımızla birlikte kurduk ve burada Eti Alüminyum yönetimiyle biz burada bir sunum istedik onlar da sağ olsunlar kabul ettiler. Biz burada yaklaşık 15 kişiye sunumumuzu gerçekleştirdik. Onlar da sağ olsunlar çok beğendiler. Buradan bize maddi destek sağladılar. Ondan sonra isteğimize göre atölye desteği, misafirhane gibi destekler sundular. Aslında bizim üniversitemizde olmayan imkanları burada talep ederek devamını karşılamış olduk. Eti Alüminyumun sunduğu ana sponsorluk desteği bizim çalıştığımız şeylerin tamamını kapsıyor. Eti Alüminyumun yaptığı yardım neredeyse bizim bütün projemizi yapmamıza sebebiyet verdi diyebilirim" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin uzay çalışmalarına bir nebze katkı sağlayabilmek istiyoruz" Üretimin ilk aşamasında olduklarını ve bileşen testlerinde olduklarını anlatan takım kaptanı Hüseyin Eren Çaka, "Her parçamızı tek tek test ediyoruz. Sensörlerimizi, basınçlı hatlarımızı, tanklarımızı tek tek kontrol etme aşamasındayız. İkinci faz olarak daha büyük motorun gövdesini, basınçlı hattı ayrı ayrı inceleme fırsatına kavuşacağız. Bundan sonra da en son Temmuz ayına doğru ateşleme testimizi gerçekleştireceğiz. Yine bu ateşlemeyi Eti Alüminyum Tesislerinde yapıyor olacağız. Ateşleme testinde toplayabildiğimiz kadar fazla veri toplayıp bu teknolojinin elimizdeki teorik verilerle uygun olup olmadığını karşılaştırmak istiyoruz. Bizim asıl amacımız dikey iniş kalkış yapabilen hibrit motorlı bir roket yapmak. Buradan şu anda yaptığımız prototipin sonucunda kazandığımız deneyimlerle birlikte daha büyük bir motor inşa edeceğiz. Bu daha büyük motoru da bizim 2 sene önceki kazandığımız dikey inişli roket deneyimlerimizle birleştirip ikisini de yapabilen gayet güzel bir roket çıkarmış olacağız ortaya. Bu da Türkiye’nin uzay görevlerinde, sonda roketlerinde, hibrit sistem olduğu için bu atmosfer dışında da çalışabilen bir sistem olması sebebiyle böyle sistemlerde de kullanılabilecek. Türkiye’nin uzay çalışmalarına bir nebze katkı sağlayabilmek istiyoruz. Bu teknolojiyi edinmek, devamını da getirebilmek istiyoruz" şeklinde konuştu. "Başarıya ulaştığımızda mutluluğumu tahmin edemiyorum" Projede çalışan Gazi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Aybüke Buksur (23) ise "Burada en ufak bir şey olduğunda, bir bağlantıyı tamamladık ve ölçümü aldığımızda bile çok mutlu oluyoruz. Biz elektronikçiler olarak her şeyden güzel bir şekilde veri almamız gerekiyor. Her şey çalıştığında ve her şeyden düzgün olarak o veriyi aldığımızda mutluluğumu tahmin edemiyorum. Yani şu küçük şeylerde bile o kadar mutlu oluyoruz. Toparlayıp hepsinde başarıya ulaştığımızda tahmin edemiyorum" diye konuştu.
TEI’ye Hava Araçları Motorları ve Parçaları Ürün Grubu İhracat Birincisi ödülü
31 Ocak 2025 Cuma - 17:35 TEI’ye Hava Araçları Motorları ve Parçaları Ürün Grubu İhracat Birincisi ödülü TUSAŞ Motor Sanayii (TEI), Antalya’da düzenlenen Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda gerçekleştirilen ödül töreninde "Hava Araçları Motorları ve Parçaları Ürün Grubu İhracat Birincisi" oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği iş birliğinde Antalya’da Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı düzenlendi. Konferansta ayrıca sektörel ihracat şampiyonları ödüllendirildi. Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI, düzenlenen ödül töreninde Hava Araçları Motorları ve Parçaları Ürün Grubu İhracat Birincisi oldu. TEI Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, ödülü Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Avşar’ın elinden aldı. TEI, motor programlarının dünyadaki en büyük tedarikçisi konumunda bulunuyor Küresel havacılığa sunduğu yüksek katma değerli üretim kabiliyeti ve havacılık motorlarına sağladığı bakım hizmetleri ile ihracattaki başarısını sürdüren TEI, dünya çapında birçok önemli projeye kritik destekler sunmaya devam ediyor. TEI, dünyanın en çok tercih edilen yeni nesil sivil havacılık motorları LEAP, GEnx, GE9X gibi motor programlarının dünyadaki en büyük tedarikçisi konumunda bulunuyor. TEI aynı zamanda havacılık motorlarında sürdürülebilirliği odağına alan geleceğin sivil havacılık motoru CFM RISE için de en önemli tedarikçilerden biri. İmalat ve bakım-onarım revizyon faaliyetlerinin yanında özellikle son 10 yılda Savunma Sanayii Başkanlığı himayelerinde tasarladığı ve ürettiği havacılık motorlarıyla TEI, Türkiye’nin millî havacılık platformlarını millî motorlarıyla göklerle buluşturuyor.
TÜRKSAT Genel Müdürü Atalay: ’’Şirketlerin yapay zeka çözümlerine yatırım yapmaları artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geliyor’’
31 Ocak 2025 Cuma - 12:38 TÜRKSAT Genel Müdürü Atalay: ’’Şirketlerin yapay zeka çözümlerine yatırım yapmaları artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geliyor’’ İhlas Holding’in düzenlediği Teknoloji Buluşmaları Konferansı’na katılan TÜRKSAT Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, ’’Şirketlerin yapay zeka çözümlerine yatırım yapmaları artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geliyor. Bu fırsatı kaçırmamak, gelecekteki başarı için kritik bir adım olacaktır. Yapay zeka, verilerle çalışan bir sistemdir ve Türkiye, bu alanda önemli bir avantaja sahiptir’’ dedi. İhlas Holding Teknoloji Buluşmaları’nın 7’ncisi ’Hızlı gelecek, Çevik Dönüşüm’ başlığıyla İhlas Holding binası konferans salonunda gerçekleşti. Konferansın ana konuşmacısı TÜRKSAT Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay oldu. Atalay, yapay zekanın şirketler üstündeki etkisine değinirken, gelişen yeni iş dünyasının yapay zeka ve dijital dönüşüme ayak uydurması gerektiğini belirtti. Atalay, değişen iş dünyasına ayak uydururken sadece teknolojinin değil, insan kaynağının da doğru kullanılması gerektiğini söyledi. “Değişen iş dünyasına ayak uydurabilmek için teknoloji ve insan kaynağını doğru kullanmalıyız” Değişen iş dünyası dinamiklerine ayak uydurabilmenin önemli olduğuna vurgu yapan Atalay, “Bugün şirketler sadece dijital dönüşümü değil, aynı zamanda iş yapış biçimlerini de köklü bir şekilde yeniden şekillendiriyorlar. Bu dönüşümün en önemli dinamiklerinden biri, çalışanların değişen beklentileridir. Artık çalışanlar yalnızca maaş değil, aynı zamanda liderlik vizyonu ve esnek çalışma modelleri de talep ediyorlar. Bu yeni çalışma biçimi, çalışanların daha verimli ve motive olmalarını sağlıyor. Esnek çalışma saatleri ve hibrit iş modelleri, iş gücünün daha verimli ve sürdürülebilir bir şekilde çalışmasına imkan tanırken, aynı zamanda iş-hayat dengesini de iyileştiriyor. Şirketlerin, bu yeni dönemin ruhuna uygun hareket etmeleri büyük önem taşıyor. Değişen iş dünyası dinamiklerine ayak uydurabilmek ve geleceği şekillendirebilmek için sadece teknolojiyi değil, insan kaynağını da doğru şekilde yönetmek gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Yapay zeka şirketlerin rekabet gücünü arttırıyor” Yapay zekanın şirketlerin rekabet gücünü arttırdığını belirten Atalay, “Yapay zeka alanındaki gelişmeler, yalnızca teknoloji devlerinin değil, her ölçekten şirketin rekabet gücünü artırabileceği bir dönemin kapılarını aralıyor. Şirketlerin yapay zeka çözümlerine yatırım yapmaları artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geliyor. Bu fırsatı kaçırmamak, gelecekteki başarı için kritik bir adım olacaktır. Yapay zeka, verilerle çalışan bir sistemdir ve Türkiye, bu alanda önemli bir avantaja sahiptir. Ülkemizin sahip olduğu büyük ve çeşitli veri havuzları, global düzeyde rekabet edebilmek için altın bir fırsat sunuyor. Bu veriler, doğru analiz ve doğru teknolojilerle şekillendirildiğinde, Türkiye’nin dünyadaki teknoloji yarışında daha güçlü bir konum elde etmesine imkan sağlayacaktır. Verinin gücü, özellikle yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi alanlarda, yeni iş modelleri ve fırsatlar konusunda belirleyici olacaktır” şeklinde konuştu. “Küçük şirketler bile yapay zeka alanında devrim oluşturabilir” Yapay zekanın gücünü ve potansiyelinin yüksek olduğunu aktaran Atalay, “DeepSeek örneği, bize önemli bir gerçeği gösterdi: Yapay zeka teknolojisi, ChatGPT gibi büyük ve pahalı sistemlere sahip olmanın ötesinde, çok daha uygun maliyetlerle yapılabilir. Bu durum, tüm dünyada büyük bir heyecan uyandırdı ve aynı zamanda küçük şirketlerin bile yapay zeka alanında devrim oluşturacak potansiyele sahip olduğunu gözler önüne serdi. Bir günde dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin milyarlarca dolar değer kaybetmesi, bu teknolojinin gücünü ve potansiyelini açıkça ortaya koydu” dedi.
Başkan Altay tatilini Bilim Merkezinde değerlendiren çocuklarla buluştu
31 Ocak 2025 Cuma - 10:39 Başkan Altay tatilini Bilim Merkezinde değerlendiren çocuklarla buluştu Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Bilim Merkezi’ni ziyaret ederek Lego Temalı BrickZone Sergi Alanı’ndaki etkinliklere katılan çocuklarla bir araya geldi. Türkiye’nin TÜBİTAK destekli ilk bilim merkezi olan Konya Bilim Merkezi’nin yarıyıl tatilinde de yoğun bir şekilde ziyaretçilerini ağırladığını belirten Başkan Altay, “Bir taraftan Bilim Merkezi’mizi geliştirmeye çalışırken bir taraftan da çocukların deneyimler elde edebileceği alanlar oluşturuyoruz. Bu lego alanımızı yeni açtık. Bin metrekarelik alanda çocukların deneyle uğraşabilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri, lego dünyasına başlangıç yapacağımız bir alan oluşturduk. Ayrıca dijital bölümlerimizle de çocuklar yapmış olduğu legoları dijital alana aktarıyor. Çok yoğun bir ilgi var” diye konuştu. Tüm Konyalıları Bilim Merkezine davet etti Konya Bilim Merkezi’nin her geçen gün kendini yenileyerek, görevine devam ettiğini vurgulayan Başkan Altay, “Burada temel amacımız çocukların bilimle tanışmaları, kendilerini geliştirmesi ve gelecekte ülkemize yararlı bilim insanları olmalarını sağlamak. Emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Özellikle şehir dışından, komşu şehirlerimizden çokça ziyaretçi alıyoruz. Tüm Konyalıları Bilim Merkezi’mizde yeni açtığımız lego alanına ve diğer alanlarımıza çocuklarıyla güzel vakit geçirmeleri için davet ediyorum. Tatil, Bilim Merkezi ile çok güzel” değerlendirmesinde bulundu. Lego etkinlikleri, 2 Şubat tarihine kadar Konya Bilim Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.
Casper Nirvana X600 ve X700, AMD Ryzen 5 işlemciyle güçlendirildi
31 Ocak 2025 Cuma - 10:37 Casper Nirvana X600 ve X700, AMD Ryzen 5 işlemciyle güçlendirildi Casper, Nirvana X600 ve X700 dizüstü bilgisayarlarını yeni nesil AMD Ryzen 5 işlemciyle yenileyerek 2025 Edition olarak kullanıcılara sundu. Enerji verimliliği ve performans optimizasyonunda en yeni teknoloji olan Zen 3 Mimarisi ile donatılan işlemciler; Casper Nirvana X600 ve X700’ün daha hızlı, verimli ve esnek bir şekilde çalışmasına imkan tanıyor. Profesyonel ve günlük hayatında sık seyahat eden kişiler için en iyi performansı sunmayı hedefleyen Casper Nirvana X600 ve X700 dizüstü bilgisayarlar, AMD Ryzen 5 işlemciyle yenilendi. Sahip olduğu Zen 3 Mimarisi ile enerji verimliliği ve performans optimizasyonunda yeni nesil teknolojiyi sunan işlemci, 6 çekirdek ve 12 iş parçacığı ile yoğun iş yüklerini akıllıca yönetiyor. Zorlu iş yüklerini kolaylıkla yerine getiren yeni işlemciler, video kurgulama, oyun oynama, canlı yayın yapma veya grafik tasarımı gibi zorlu süreçleri daha akıcı hale getiriyor. AMD teknolojisiyle üretkenlikte yeni bir seviye AMD Ryzen 5 7430U işlemciyle yenilenen Casper Nirvana X600 ve X700, içerisinde yer alan Zen 3 Mimarisi ile performansı ve verimliliği yeniden tanımlıyor. AMD Radeon grafikleri ile CPU ve GPU’yu tek bir çipte sunan yeni işlemci, ayrı bir grafik kartına ihtiyaç duymadan multimedya deneyiminin en verimli halini sunuyor. Bu sayede kullanıcıların her an her yerde tam performansta çalışabilmesini, eğlenebilmesini ve üretkenliklerini artırabilmesini sağlayan Nirvana X600 ve X700, tüm ihtiyaçlara uygun seçenekler sunuyor.
Kastamonu Teknokent’te yılın ilk yönetim kurulu toplantısı yapıldı
30 Ocak 2025 Perşembe - 15:16 Kastamonu Teknokent’te yılın ilk yönetim kurulu toplantısı yapıldı Kastamonu Teknokent’in 2025 yılının ilk yönetim kurulu toplantısına başkanlık eden Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, 2025 yılı için belirlenen hedeflerin girişimcilik ekosisteminin gelişmesine ve teknolojik inovasyonların desteklenmesine katkı sağlayacağını söyledi. Kastamonu Teknokentin 2025 yılının ilk yönetim kurulu toplantısı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’ın başkanlığında, yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla Kastamonu Teknokent İdare ve Kuluçka Merkezi binasında gerçekleştirildi. Toplantıya, Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Kastamonu Teknokent A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Alperen Kaymakcı, İl Genel Meclisi Başkanı Doğan Ünlü, Kastamonu Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Burak Livan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Fındıklıoğlu, iş adamları Hüseyin Avni Üster ve Tuncay Yılmaz katıldı. Açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Teknokent’in bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan önemli projelere imza attığını vurgulayarak, 2025 yılı için belirlenen hedeflerin girişimcilik ekosisteminin gelişmesine ve teknolojik inovasyonların desteklenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Rektöre Çiftçi, Kastamonu Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KESOB) Başkanı ve Teknokent Genel Kurul Üyesi Dursun Ergin’in vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Kastamonu Teknokent Genel Müdürü olarak görev yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kasım Yenigün’ün 2024 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü olarak atanmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Rektör Topal, Yenigün’e görevinde başarılar dileyerek Kastamonu Teknokent’e sağladığı katkılar içinteşekküretti. Ardından, Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Kastamonu Teknokent A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Alperen Kaymakcı tarafından 2024 yılında gerçekleştirilen faaliyetler ve 2025 yılı hedefleri konusunda bir sunum yapıldı. Toplantıda, Kastamonu Teknokenti’n 2025 yılının ilk ayında gerçekleştirdiği faaliyetler değerlendirildi. Ayrıca, yıl içinde planlanan projeler, yeni başlayacak girişimler ve mali hedefler gibi konular üzerinde duruldu. Yönetim Kurulu üyeleri, gelecek dönemdeki stratejiler ve hedefler hakkında görüş alışverişinde bulundu.
KBÜ’de elektromanyetik dalgalara karşı koruma sağlayan yapı malzemesi üretildi
30 Ocak 2025 Perşembe - 12:49 KBÜ’de elektromanyetik dalgalara karşı koruma sağlayan yapı malzemesi üretildi Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) geliştirilen yapı malzemesinin elektromanyetik dalgalara karşı koruma sağladığı aktarıldı. KBÜ, çevre dostu ve yenilikçi yapı malzemeleri geliştirme alanında önemli bir başarıya imza attı. TÜBİTAK destekli proje çerçevesinde, Kardemir’in yan ürünleri ve atık malzemeleri kullanılarak çevreci tuğla ve karo kaplama malzemeleri üretildi. Bu katma değeri yüksek yapı malzemeleri, karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltmanın yanı sıra elektromanyetik koruma da sağlıyor. KBÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Tekin, geliştirdikleri yapı malzemelerinin seramik ürünlere göre 8 kat daha az karbondioksit emisyonuna sahip olduğunu belirtti. Düşük ısıyla üretilebilen bu malzemelerin çevre dostu özellikleriyle öne çıktığını ifade eden Tekin, özel tekniklerle üretilen söz konusu yapı malzemeleri, elektromanyetik dalgalara karşı koruma sağladığını aktardı. Tekin, Wi-Fi ve cep telefonu sinyallerini zayıflatabilen bu ürünlerin savunma sanayi, hastaneler, okullar ve konutlarda kullanılabildiğini söyledi. Üretilen malzemelerin sanayiye entegrasyonu için çalışmaların sürdüğünü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından gerekli onayların alınması ve fabrikasyon üretime geçilmesi için girişimlere başlandığını kaydeden Tekin, yatırımcıların desteğini beklediklerini dile getirdi.
Dünya savaşları şirket savaşlarına dönüştü
30 Ocak 2025 Perşembe - 12:11 Dünya savaşları şirket savaşlarına dönüştü Kocaeli’de düzenlenen, ’Akıllı Depolama ve Lojistiğin Gelecek Çözümlerinde Dijital Dönüşümün Önemi’ konulu çalıştayda önemli konular ele alındı. Gebze Organize Sanayi Bölgesi Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, "Dünya çok hızlı bir şekilde değişiyor. Dünya savaşları şirket savaşlarına dönüşüyor" dedi. GOSB Teknopark, çalıştaylar serisinin 8’incisinde ’Akıllı Depolama ve Lojistiğin Gelecek Çözümlerinde Dijital Dönüşümün Önemi’ni ele aldı. Çalıştayda, endüstri 4.0 teknolojisinin sunduğu akıllı depo sistemleri ve dijital dönüşümün lojistik sektörünün gelişimini ne yönde etkilediği, lojistik sektörünün gelişimine bağlı olarak akıllı depo sistemlerinin bileşenleri ve kullanımı sonrası avantajları ile dezavantajlarının ortaya konulması gibi konular ele alındı. Ticaret alanındaki yenilikçi fikirlerin masaya yatırıldığı organizasyona öğretim üyeleri ve şirket temsileri yoğun ilgi gösterdi. Lojistik alanındaki gelişmelerin dünya ticareti üzerindeki etkilerinin incelendiği panelde, E-ticaretin gelişen ve dijitalleşen dünya standartlarında ön plana çıktığı vurgulandı. Panelde söz alan Ticaret Bakanlığı E-İhracat Daire Başkanı Hasan Önal, "Teknolojinin hızı ticaretin dijitalleşmesine oldukça büyük katkı sağlıyor. E-Ticaret her geçen gün genel perakendenin 2 katı oranında artıyor ve iç ticaretinde 4 katı üzerinde artıyor. Bunun arkasında yatan sebep ise teknolojik dönüşüm hızı" ifadelerini kullandı. "Dünya savaşları şirket savaşlarına dönüştü" Dünyanın çok hızlı şekilde değiştiğini ve global şirketlerin adeta savaş halinde olduğunu dile getiren GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, "Bugün burada lojistiğin gelecekteki uygulamaları üzerine çalıştay düzenledik. Dünya çok hızlı bir şekilde değişiyor. Dünya savaşları şirket savaşlarına dönüşüyor. Bir şirket çıkıyor, bir hamlesiyle karşısındaki şirketi milyarlarca dolar zarara uğratabiliyor. Böyle bir dönemdeyiz ve dolayısı ile hepimizin, firmaların yapay zekâsını, teknolojisini ve aynı zaman da bilimsel takım araştırmalarını yakından takip etmek gerekiyor. Akıllı depoları, lojistik süreçleri aynı zamanda lojistiğin zamanla nereye gideceği konusunda alanında uzman panelistlerimizden bu bilgiyi aldık" şeklinde konuştu. "E-ticaret genel perakendeyi 2’ye, iç ticareti ise 4’e katladı" Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E İhracat, Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Daire Başkanı Hasan Önal, E-ticaretin genel perakendeyi 2’ye, iç ticareti ise 4’e katladığını belirterek, "Dünya Gayri Safi Milli Hasılasına baktığımız zaman 100 trilyon dolar neredeyse yerinde sayıyor ama E-Ticaret her geçen gün genel perakendenin 2 katı oranında artıyor, iç ticaretin de 4 katı üzerinde artıyor. Bunun arkasında yatan sebep teknolojik dönüşüm hızı. Teknolojik değişim hızında ise iki tane sebep var. Bunlar veri transferi ve veri depolaması. Veri hızını biliyorsunuz 5 G’leri yaşıyoruz, 6 G’leri konuşuyoruz. Veri depolama hızında da USB disklerden USB’lere ve bulut teknolojisine gitti. Dolayısıyla teknolojinin hızı ticaretin dijitalleşmesine katkı sağlıyor. Diğer bir husus mobilete bunun üstüne de bir yapay zekâ geldi. Aslında ticaret artmıyor ticaret dönüşüyor ve dijitale doğru dönüşüyor. Bizde ticaret bakanlığı olarak bu dönüşümün farkındayız. Bu anlayışla da zaten 2022 Ocak ayında E-İhracat ve Yeni Nesil Teknolojiler dairesini kurduk. O günden bu güne işletmeden işletmeye değil aynı zamanda işletmeden tüketiciye yönelik desteklerin de verilmesi konusunda dairemizi kurguladık. Tabi tüketiciye verilecek destekler şu açıdan önemli; firmaları veri kaynağı oluşturuyor. Hangi ürünlerin üretileceği ve yenilik konusunda katkı sağlıyor. Dijitalleşme konusunda aynı zaman da yapay zekâ ve diğer araçları firmalarımız nasıl kullanacak bu konuda rehberliklerimiz oldu. Bu konuda rehber kılavuzlarımızı hazırladık. Son olarak da kolay ihracat platformunu ek boyut olarak ekibi hazırladık. Firmalarımız dijital ticarette nasıl adım atacaklar? Dijital pazarlamayı nasıl kullanacaklar? Bu konuda yapay zekâ destekli enstrümanlarımızı bakanlığımızın sayfasında sunduk. Zaman dijitalleşme dönemi. Firmalarımızı bu anlamda da artık dijitale yönlendiriyor ve verilerini optimize bir şekilde kullanmalarını tavsiye ediyoruz" dedi.