Son Dakika
|
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
MSB açıkladı! Adana'ya yeni Patriot sistemi konuşlandırıldı
İsrail, Lübnan’da 15 katlı binayı yerle bir etti
Adana’da rekor: 144 milyon kaçak makaron ele geçirildi
Sarp Sınır Kapısı’nda yolcu geçişi 5 milyonu aştı
İran’dan Trump’a gözdağı: "Sürprizlerimizi beklesin"
Mücteba Hamaney, iki aracı ülkenin ilettiği teklifi reddetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Pezeşkiyan, İran İstihbarat Bakanı Hatip’in saldırılarda hayatını kaybettiğini doğruladı
Kutsal emanetlere rekor ziyaret
Kadıköy’de cami inşaatı ivme kazandı
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
Üsküdar’da iki İETT otobüsü çarpıştı
TEKNOLOJİ
OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38:04
Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:32
Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı
Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00
Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler
Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
17 Mart 2026 Salı - 14:03
Sivaslı öğrenciler, robot yarışmasında gövde gösterisi yaptı
Sivas Selçuk Anadolu Lisesi öğrencileri, İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Fibonacci Robot Olimpiyatları Marmara Bölgesi Turnuvası’nda katıldıkları 5 robotun tamamıyla dereceye girdi. İstanbul’da düzenlenen ve teknolojiye gönül veren gençleri bir araya getiren Uluslararası Fibonacci Robot Olimpiyatları Marmara Bölgesi Turnuvası, büyük bir rekabete sahne oldu. Toplam 300 takımın kıyasıya mücadele ettiği dev organizasyona, Sivas Selçuk Anadolu Lisesi öğrencileri de katıldı. Turnuvaya 5 robotla katılan öğrenciler, tüm robotlarıyla derece elde etti. Rakiplerini geride bırakan öğrenciler, "Labirent Çözen" ve "Mini Sumo" kategorilerinde şampiyonlukların yanı sıra 3 farklı madalya almaya hak kazandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Mart 2026 Çarşamba- 10:00
Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler
2
17 Mart 2026 Salı- 14:00
NATO’nun Dijital Sinir Sistemi Türk mühendislerine emanet
3
17 Mart 2026 Salı- 12:54
Filmler gerçeğe dönüştü, bu teknoloji ile hayvanlar insanlarla konuşabilecek
4
17 Mart 2026 Salı- 11:54
Prof. Dr. Yasemin Açık: "Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz"
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 10:32
Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı
30 Ocak 2025 Perşembe - 09:48
Mersin’de Akdeniz’de kirliliğin önlenmesine yönelik çalıştay düzenlendi
Mersin Büyükşehir Belediyesi, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün ulusal odak noktası olduğu BlueMissionMed Türkiye, Akdeniz HUB’ı kapsamında ’HUBs4Innovation: Türkiye’de Akdeniz Havzası İnovasyon Ekosistemini Destekleme ve Güçlendirme Çalıştayı’ düzenledi. Büyükşehir Belediyesinin Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirdiği çalıştayda Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının yanı sıra, alanında uzman akademisyenler, kamu ve özel sektör personeli, bölge ve projenin paydaşlığını yürüten pek çok temsilci katıldı. Akdeniz’deki ve sulardaki kirliliğin önlenmesi ve ortadan kaldırılmasında rol alabilecek tüm aktörleri güçlendirmeyi amaçlayan çalıştayda, deniz kirliliğiyle mücadele için dönüştürücü yenilikçi çözümler paylaşmayı, paydaşlar arasında network fırsatları oluşturmayı ve çözümlerin uygulanması konusunda karar vericilerle diyalog geliştirilmesi hedeflendi. Çalıştay 3 oturumda ele alındı ’Çözümlerin Uygulaması Üzerine Politika Yapıcılar ile Diyalog’ konu başlığı ile gerçekleştirilen ilk oturumunda, akademisyen ve bölge temsilcileri tarafından okyanus ve suların restorasyonuna yönelik tehditler ve bu konuda şimdiye kadar yapılan çalışma ve faaliyetler ele alınırken, 2. oturum ’Kirliliğin Önlenmesi ve Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Ulusal ve Uluslararası Akdeniz Uygulamaları’ başlığıyla görüşüldü. Oturumda; Akdeniz’i tehdit eden kirliliklerin tespit edilmesi ile birlikte, ekolojik dengeye zarar veren kaynaklarla mücadele edilmesi, aynı zamanda kirliliklerin azaltılması ve önüne geçilmesi için çözüm önerileri hakkında bilgiler paylaşıldı. Kapanış konuşmalarının gerçekleştirildiği son oturumda ise, ilk 2 oturumda verilen bilgilerin genel bir değerlendirmesi yapıldı. Alp: "Daha yeşil bir gelecek anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Arda Alp, ’Daha yeşil bir gelecek’ anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Alp, "Dairemiz, atıkların çevreye zarar vermeden en güvenli şekilde bertaraf edilmesine, yenilenebilir enerjiye geçişe ve vatandaşlarımıza, özellikle de çocuklara çevre bilincinin aşılanmasına kadar bir dizi faaliyet sürdürmektedir. İklim ve çevre temalı merkezimizde, şimdiye kadar binlerce çocuk ağırlandı. Merkezimizde 119 interaktif düzenek, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli planetaryumu ve gözlemevi bulunuyor. Merkezimiz, bugüne kadar büyük bölümü çocuklardan oluşan 115 bin kişiyi misafir edip, çevre bilinci aşıladı" dedi. Dünyanın farklı kentlerinde uygulanan projelerin benzerlerini Mersin’de de uygulamak ve kentteki iyi uygulama örneklerini de dünyaya tanıtmak için pek çok projede yer aldıklarını vurgulayan Alp, "Bu kapsamda, 2024 yılında Avrupa Birliği Horizon programının REMEDIES konsorsiyomu ikinci açık çağrısını hazırladığımız, ’Plastiksiz Mersin sahilleri için birleşiyoruz’ projesiyle hibe almaya hak kazandık. Denizlerdeki mikroplastiklerin önlenmesine yönelik farkındalık oluşturacak proje kapsamında, yerinde uygulamalar yapmaya başladık" diye konuştu. Polat: "Çalışma taslağı 8 ana başlığı içeriyor" Projenin temsilcilerinden Dr. Merve Polat ise Ufuk Avrupa programı ve bu kapsamda yapılması planlanan çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi. 2025 yılında projenin çalışma taslağının, okyanus ve sular restorasyonu, sürdürülebilir okyanus yönetimi uygulamaları, nehirden okyanusa, deniz plastikleri ve çöplerinin ele alınması için yapılması gereken uygulamaların yer aldığı 8 ana başlığı içerdiğini belirten Polat, bu programın 2027 yılına kadar devam edeceğini kaydetti. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi ve HUB Temsilcisi Mustafa Yücel de Mersin’de böyle etkinlikler düzenlenmesinden dolayı memnun olduğunu dile getirdi. Çalıştay bitiminde planetaryumda film gösterimi izleyen katılımcılar, ardından Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ni gezdi.
29 Ocak 2025 Çarşamba - 14:26
TOGÜ Hastanesi’nde dijital dönüşümle hasta işlemlerini kolaylaştırılıyor
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesi, kendi yazılımıyla geliştirdiği dijital hasta kayıt cihazlarını hizmete sunarak işlemleri hızlandırdı. TOGÜ Hastanesi, sağlık hizmetlerinde dijitalleşme adına önemli bir adım atarak hasta kayıt sürecini hızlandıran yeni bir sistem geliştirdi. TOGÜ bünyesindeki yazılımcılar tarafından tasarlanan hasta kayıt cihazları hastaların poliklinik sırası alma ve kayıt işlemlerini daha hızlı ve kolay hale getiriyor. Yeni cihazlar sayesinde hastalar, hasta girişi ve kayıt, randevu onaylama, kota dışı hasta kayıt, randevu yönetimi, tetkik sonuçlarına erişim ve kimlik doğrulama gibi birçok işlemi hızlı ve güvenilir şekilde gerçekleştirebilecek. “Yazılım üniversitemiz tarafından gerçekleşti” Üniversite Hastanesinde düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, yeni sistemin hasta memnuniyetini artıracağını belirterek, “Bu cihazlar sayesinde hastalarımız, uzun kuyruklar beklemeden işlemlerini gerçekleştirebilecek. Üstelik yazılımı tamamen üniversitemiz tarafından geliştirildi, bu da akademik gücümüzün bir göstergesidir” dedi. Dijitalleşme ile hastane personelinin iş yükünün azalacağını vurgulayan Rektör Yılmaz, TOGÜ’nün sağlık hizmetlerinde teknoloji ve yenilik odaklı çalışmalarına devam edeceğini ifade etti.
29 Ocak 2025 Çarşamba - 12:50
Kıbrıs’ta sentetik biyolojiye yön verecek adım
Yakın Doğu Üniversitesi’nde Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi kuruldu. Merkezin başkanlığını Prof. Dr. Mehmet Öztürk yapacak. Bilimsel danışma kurulunda ise Prof. Dr. Aziz Sancar, Prof. Dr. Gökhan S. Hotamışlıgil ve Prof. Dr. Mehmet Toner yer alacak. Sağlık, tarım, çevre ve enerji gibi kritik alanlarda çığır açan ‘sentetik biyoloji’, modern bilimin en yenilikçi dallarından biri olarak öne çıkıyor. Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi’ni kuran Yakın Doğu Üniversitesi de bu alandaki araştırmalara öncülük etmeyi hedefliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi’nin başkanlığını; biyoteknoloji, moleküler biyoloji ve genetik alanlarında dünyanın sayılı bilim insanları arasında yer alan Prof. Dr. Mehmet Öztürk yapıyor. Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi’nin bilimsel danışma kurulunda ise Nobel ödüllü akademisyen, biyokimyager ve moleküler biyolog Prof. Dr. Aziz Sancar, Harvard Üniversitesi JS Simmons Genetik ve Metabolizma Profesörü Prof. Dr. Gökhan S. Hotamışlıgil ve geliştirdiği mikroçipler ile kandaki kanserli hücrelerin çok kısa bir süre içinde teşhis edilmesini sağlayan Prof. Dr. Mehmet Toner yer alıyor. Ekonomik değer taşıyan yenilikçi ürünlerin geliştirilmesinde kritik bir rol oynuyor Sentetik biyoloji, insan refahını artırmaya yönelik çözümler sunarken ekonomik değer taşıyan yenilikçi ürünlerin geliştirilmesinde de kritik bir rol oynuyor. Gen mühendisliğinin ileri tekniklerini temel alan bu disiplin, aşı ve ilaç geliştirme süreçlerinde kaydedilen başarıların yanı sıra; gıda sanayi, çevre koruma ve enerji üretimi gibi pek çok alandaki ürünler geliştirilmesinin önünü açıyor. Geleceğin sürdürülebilir çözümleri Gıda alanında, alerjenlerin azaltılması, besinlerin daha faydalı hale getirilmesi, lezzet artırımı ve ürünlerin uzun süre iyi şartlarda saklanmasını sağlayan teknolojilerin geliştirilmesi ‘sentetik biyoloji’nin öne çıkan uygulamaları arasında yer alıyor. Çevre alanında ise biyosensörler sayesinde çevre kirliliği sürekli olarak izlenebiliyor ve kirlilik biyolojik yöntemlerle temizlenebiliyor. Böylece, çevre dostu ve sürdürülebilir çözümler mümkün hale geliyor. Endüstriyel uygulamalarda ise sentetik biyoloji, çevreye duyarlı üretim yöntemleriyle fark oluşturuyor. Kimyasal yollarla sentezlenen moleküller, bu teknoloji sayesinde toksik birikim oluşturmadan üretilebiliyor. Ayrıca, enerji sektöründe biyoyakıtların geliştirilmesi gibi yenilikçi çözümler, sentetik biyolojinin sunduğu önemli katkılar arasında yer alıyor. Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi ise özellikle yeni ilaç ve aşıların geliştirilmesine, çevre kirliliğini biyolojik yöntemlerle çözmeye, ziraat ve gıda sektörlerinde katma değerli ürünler geliştirmeye odaklanacak. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Uluslararası ölçekte önemli bir katkı yapmayı hedefliyoruz” Sentetik biyolojiyi “Sadece bilimin geleceğini değil, toplumların yaşam kalitesini de dönüştürecek bir alan” olarak tanımlayan Yakın Doğu üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Yakın Doğu Üniversitesi Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi ile sağlık, çevre ve tarım gibi kritik alanlarda yenilikçi çözümler geliştirerek sürdürülebilir bir dünya hedefine uluslararası ölçekte önemli bir katkı yapmayı hedefliyoruz” dedi. Alanında dünyanın sayılı bilim insanları arasında yer alan Prof. Dr. Mehmet Öztürk’ün liderliğinde yürütülecek bilimsel çalışmaların ürüne de dönüştürüleceğini vurgulayan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Merkezimizde yürütülecek çalışmalar yalnızca bilimsel araştırmalarla sınırlı kalmayacak. Aynı zamanda toplum sağlığına, çevreye ve ekonomiye katkı sağlayacak somut çözümler üreterek bölgesel ve küresel sorunların çözümlerine yönelik önemli adımlar atacağız” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Geleceğin bilimsel keşiflerine öncülük edecek” “Sentetik biyoloji, çağımızın en heyecan verici ve dönüştürücü bilimsel alanlarından biri” diyen Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise “Bu alandaki yenilikçi araştırmalar, sadece bilim dünyasında değil, aynı zamanda toplumların sürdürülebilir kalkınma ve refah seviyelerinde de büyük etkiler oluşturuyor” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin sayısı 40’ı aşan araştırma merkezleri ile pek çok alanda multidisipliner çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Prof. Dr. Şanlıdağ, “Yakın Doğu Üniversitesi Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi biyoteknoloji alanında geleceğin bilimsel keşiflerine öncülük edecek” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Mehmet Öztürk başkanlığında faaliyet gösterecek olan Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi’nin danışma kurulunda Prof. Dr. Aziz Sancar, Prof. Dr. Gökhan S. Hotamışlıgil ve Prof. Dr. Mehmet Toner gibi bilim dünyasının çok önemli isimlerinin yer almasından onur duyduklarını söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Kıymetli hocalarımıza, bu önemli girişimimize destek verdikleri için bir kez daha şükranlarımı sunuyorum” dedi. Prof. Dr. Mehmet Öztürk: “Bilimsel bir araştırma merkezi olmanın ötesinde” Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öztürk, “Sentetik biyoloji, insan sağlığından çevre korumaya kadar birçok alanda devrim niteliğinde yenilikler vaat eden bir disiplindir. Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi, bu potansiyeli gerçekleştirebilmek adına, sağlık sektöründe yeni ilaç ve aşılar geliştirmek, çevre sorunlarına biyolojik çözümler üretmek ve tarımda sürdürülebilir ürünler elde etmek gibi hedeflerle çalışmalarına hızla başlayacaktır” dedi. Prof. Dr. Mehmet Öztürk, “Bu vizyon doğrultusunda, Sentetik Biyoloji Araştırma ve Teknoloji Merkezi, bilimsel bir araştırma merkezi olmanın ötesinde, toplumsal sorunlara çözüm sunacak ürün geliştirmeleri ile ulusal ve küresel ölçekte önemli bir rol üstlenecek” şeklinde konuştu.
29 Ocak 2025 Çarşamba - 10:58
Mercan Bilim Merkezi’nde ’Kış Okulu’ programı sürüyor
Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde yarıyıl tatili dolayısıyla öğrencilere yönelik düzenlenen ’Kış Okulu’ programı sürüyor. Cocukların tatilde kaliteli zaman geçirmeleri için düzenlenen program, öğrencilerin hem eğlenmesini hem de çeşitli alanlarda bilgi edinmesini sağlıyor. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilen Kış Okulu programı, çocuklara fen bilimleri, deniz canlıları, astronomi, iklim ve çevre temalı deney düzenekleri ile çevre bilincini aşılamayı amaçlıyor. Katılımcı çocuklar, eğitimler sayesinde hem eğleniyor, hem de çevre konularında önemli bilgiler ediniyor. Yoğun katılımın olduğu atölyelerde çocuklar, bilim ve teknolojiyle tanışıyor. 7 grubun olduğu Kış Okulu, yarıyıl tatili boyunca farklı yaş gruplarına yönelik olarak devam edecek. Öte yandan Mercan Bilim Merkezi’ndeki çeşitli atölyeler ise sürüyor. Minikler Atölyesi’nde 4, 5 ve 6 yaş grubu çocuklar, ebeveynleriyle birlikte her hafta farklı temalarla hazırlanan farkındalık etkinliklerinde yer alırken, 9-14 yaş grubu çocuklar, Robotik Kodlama Atölyesi’nde, 3D modelleme ve baskı gibi alanlarda becerilerini geliştiriyor. "Kış Okulu yeni denediğimiz bir yöntem" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde şef olarak görev yapan Duygu Ezici, çocukların vakitlerini eğlenerek ve öğrenerek geçirmeleri için güzel bir program hazırladıklarını belirterek, "Gerçekten güzel ve katılımı yoğun bir program oldu. Kış Okulu yeni denediğimiz bir yöntem. İki hafta boyunca çocuklarımız haftada 2 kere gelerek bütün atölyelerimizi deneyimliyorlar" dedi. Mercan Bilim Merkezi’ndeki diğer atölyelerinde yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Ezici, "Günlük atölyelerimiz olan Robotik Kodlama Atölyesi ve Minikler Atölyesi devam ediyor. Çocuklarımız yarıyıl tatilinde Robotik Kodlama Atölyesi’nde, üç boyutlu modelleme ve baskıyı öğreniyor. Minikler Atölyemizde de her atığın bir çöp olmadığını öğretiyoruz" diye konuştu. Ezici, merkez gelebilmek için Büyükşehir Belediyesinin web sitesinden veya randevu.mersinbilimmerkezi.com üzerinden randevu alınabildiğini sözlerine ekledi.
29 Ocak 2025 Çarşamba - 10:18
Excalibur G870 ile ‘Hız Her Şeyi Değiştirir’ yarışması gerçekleşti
Rekabet dolu temposuyla futbolseverleri ekran başına toplayan ‘Hız Her Şeyi Değiştirir’ yarışması, Ege Arseven’in hızlı oyun stili ve Excalibur G870’in performansıyla unutulmaz bir deneyime dönüştü. Ünlü yayıncı Ege Arseven’in yeteneklerini eğlenceli bir yarışmayla oyunseverlere sunduğu etkinlikte futbol tutkunları hem keyifli anlar yaşadı hem de sürpriz ödüller kazandı. Takımlar belirlendi, futbolcular seçildi ve taktikler uygulandı. Futbol yayınlarının öne çıkan isimlerinden Ege Arseven, Excalibur G870 ile gerçekleştirdiği ‘Hız Her Şeyi Değiştirir’ yayınında futbolseverlere zamana karşı bir yarış heyecanı yaşattı. ‘Ege Arseven en hızlı golünü kaçıncı dakikada attı?’ sorusuyla düzenlenen ödüllü yarışma, futbol tutkunlarını eğlendirirken aynı zamanda sürpriz ödüllerle de buluşturdu. Ayrıca Casper’ın adresinde yer alan hız temalı quiz’i en hızlı ve doğru çözen ilk kişi, Excalibur G870 gaming laptop kazandı. Yüksek hız ve performans gerektiren oyunlarda kesintisiz deneyim sundu Ege Arseven, FC25 oyunundaki hızını ve yeteneklerini sergilerken Excalibur G870’in sağladığı performanstan tam anlamıyla faydalandı. Hızlı oyun akışları ve yüksek performans gerektiren anlarda Excalibur G870’in sunduğu özellikler, Ege Arseven’in zorlu anlarda farkını ortaya koymasını sağladı. Gücünü 12. ve 13. Nesil Intel i5 ve i7 işlemcilerden alan Excalibur G870, yüksek hız ve performans gerektiren oyunlarda kesintisiz bir deneyim sundu. 144 Hz ekran yenileme hızı ve Intel Wi-Fi 6 AX201 teknolojisi, Ege Arseven gibi oyunculara anında tepki verebilen bir hız avantajı sağladı. Ayrıca, 89 fan bıçağı ve dakikada 5400 RPM hızındaki turbo fanlar, Excalibur G870’in soğutma sistemini en üst düzeye çıkararak yoğun oyun seanslarında cihazın performansını korudu. Tüm bu özellikler, Excalibur G870’i oyun dünyasında hızın sınırlarını zorlayan bir teknoloji haline getirdi ve Ege Arseven’in mücadelesine güç kattı.
28 Ocak 2025 Salı - 20:40
Savunma Sanayii Başkanı Görgün, KAAN’ın değerlendirme toplantısına katıldı
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Milli Muharip Uçağı KAAN’ın değerlendirme toplantısına katıldı.
28 Ocak 2025 Salı - 11:11
realme GT 7 Pro’dan yapay zekâ destekli kamera deneyimi
realme, Snapdragon 8 Elite işlemciye sahip akıllı telefon modeli GT 7 Pro’yu tanıttı. Qualcomm’un en güçlü yonga setiyle donatılan cihaz, yüksek işlem kapasitesi, yapay zekâ destekli kamera sistemleri ve enerji verimli ekran teknolojisiyle öne çıkıyor. realme, 26 Kasım 2024 tarihinde global lansmanı yapılan ve Türkiye’de Snapdragon 8 Elite işlemcisine sahip ilk akıllı telefon modeli olduğu belirtilen GT 7 Pro’yu satışa sundu. Cihaz, AI Ultra Net Anlık Kamera teknolojisiyle saniyede 30 kareye kadar keskin ve net çekimler sunarken, Sony Üçlü Pro Kamera Sistemi ile profesyonel düzeyde fotoğrafçılık imkânı sağlıyor. Su altı fotoğrafçılığı için geliştirilen Su Altı Fotoğraf Modu ve IP69 sertifikası ile 2 metreye kadar net çekim imkânı sunuyor. Eco OLED Plus Ekran, yüksek renk doğruluğu ve enerji tasarrufu sağlarken, yapay zekâ destekli Snapdragon 8 Elite işlemci, cihazın tüm performansını önemli bir noktaya taşıyor. Yapay zekâ destekli ultra net kamera deneyimi GT 7 Pro, saniyede 30 kareye kadar çekim yapabilen AI Ultra Net Anlık Kamera teknolojisiyle hızlı ve hareketli sahneleri net bir şekilde kaydedebiliyor. AI Anlık Mod, çekilen yüzlerce kareyi saniyeler içinde analiz ederek en net görüntüyü otomatik olarak belirliyor. Hareketli anların detay kaybı olmadan yakalanmasını sağlayan bu teknoloji, spor karşılaşmaları, çocukların oyun anları ve evcil hayvanların hareketli sahneleri gibi dinamik durumlarda etkili sonuçlar veriyor. Sony Üçlü Pro Kamera Cihazın sahip olduğu Sony IMX882 periskop telefoto lens, uzaktaki nesneleri bile yüksek netlikte görüntüleyerek fotoğraf kalitesini bir üst seviyeye taşıyor. 3X Optik Zoom ve AI destekli ultra net kamerası sayesinde uzak plan çekimler bile net ve keskin detaylarla yakalanabiliyor. Su altında net çekim realme GT 7 Pro, Su Altı Fotoğraf Modu ile mobil fotoğrafçılığı su altına taşıyor. IP69 sertifikası sayesinde cihaz, 2 metre derinlikte 30 dakikaya kadar suya dayanıklılık gösteriyor. Ultrasonik parmak izi teknolojisi, su altındayken bile cihazın kontrolünü mümkün kılıyor. Otomatik ışık ve netlik optimizasyonu sayesinde kullanıcılar, su altı dünyasını tüm detaylarıyla görüntüleyebiliyor. Eco OLED Plus Ekran Eco OLED Plus Ekran, renk doğruluğu ve enerji tasarrufu özellikleriyle dikkat çekiyor. Yüksek parlaklık ve derin siyah tonları, her ortamda net ve canlı bir görüntü sağlarken, enerji verimliliği sayesinde pil ömrü önemli ölçüde uzuyor. Özellikle açık havada ve yüksek ışık altında bile ekran görünürlüğü korunarak uzun süreli kullanımda göz yorgunluğunun önüne geçiliyor.
28 Ocak 2025 Salı - 09:59
Bakanlık ve Kadir Has Üniversitesi iş birliğiyle FabriKHAS açıldı
Kadir Has Üniversitesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Avrupa Birliği’nin iş birliğiyle finanse edilen, ekran endüstrisine katkı sağlayacak olan FabriKHAS’ın açılışını gerçekleştirdi. FabriKHAS, film, TV, animasyon, belgesel, reklam ve oyun sektörlerinde çalışan profesyonelleri bir araya getirirken, gençlere de fırsatlar sunacak.
28 Ocak 2025 Salı - 09:33
Türkiye Siber Vatan Eğitimleri devam ediyor
Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) ve Konya Teknik Üniversitesi arasında, ülkemizin ihtiyaç duyduğu siber güvenlik uzmanı ihtiyacının karşılanması, üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerin farkındalıklarının artırılması ve potansiyel yeteneklerin tespit edilerek dijital ve siber güvenlik teknolojileri alanına yönlendirilmesi ve desteklenmesi amacıyla imzalanan iş birliği protokolü kapsamında “Türkiye Siber Vatan Programı Sızma Testi Eğitimi” düzenlendi. Eğitimle ilgili konuşan Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı, “Türkiye’de kalkınma ajansları, kaynakların yerinde ve etkin kullanılması, bölge içi ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarının azaltılması, kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve yereldeki potansiyellerin harekete geçirilmesi amacıyla kurulmuş kalkınma birimleridir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı çatısı altında 26 farklı bölgede faaliyet gösteren kalkınma ajansları, insan kaynağının kapasitenin geliştirilmesi ve girişimciliğin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmakta, programlar oluşturmakta, işbirlikleri geliştirmekte ve mali ve teknik destekler sağlanmaktadır. Bununla birlikte, kalkınma ajansları tarafından gençlerimizin dijital teknolojiler konusunda farkındalığının artırılması, siber güvenlik, yazılım ve yapay zeka gibi alanlarda teknoloji odaklı girişimciliğin geliştirilmesi amacıyla çeşitli modüllerden oluşan program ve projeler de kurgulanıyor. Bu program ve projelerden biri de siber güvenlik konusunda nitelikli siber güvenlik uzmanı yetiştirilmesi amacıyla Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından geliştirilen, eğitim müfredatı ve programı oluşturma, kapasite geliştirme, farkındalık ve motivasyon oluşturma faaliyetlerinin marka adı olan Siber Vatan Programı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi iş birliğiyle, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ajansımızın da dahil olduğu 17 kalkınma ajansı bölgesini kapsayan 23 ilde yürütülen bu program ile siber güvenlik alanında ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetiştirilerek genç istihdamının artırılması hedefleniyor. Mevlana Kalkınma Ajansı olarak bizler de, Konya Teknik Üniversitesi ile imzalamış olduğumuz protokol çerçevesinde Türkiye Siber Vatan Programı 2025 Dönemi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda Konya Teknik Üniversitemiz ev sahipliğinde yüz yüze eğitimlerin ilki olan Siber Güvenlik Sızma Testi Eğitimleri gerçekleştirildi. 42 öğrencinin katılımı ile 5 gün süren eğitimler boyunca katılımcılara bilgi toplama yöntemleri, tarama, servislerden bilgi alma ve sistemlere giriş, Exploit geliştirme ve araçlar, sosyal mühendislik, DOS ve oturum çalma, kablosuz ağlar gibi çeşitli konularda ayrıntılı bilgiler verildi. Bu 5 günlük eğitimin ardından yaklaşık 1 aylık online görev süreci olacak. 17-21 Şubat tarihleri arasında ise öğrencilere Zararlı Yazılım Analizi ve Tersine Mühendislik Eğitimleri verilecek, üçüncü eğitim ise Web Güvenliği kapsamında gerçekleştirilecek. Yaz döneminde ise öğrenciler kampa alınarak burada özel eğitimler alacaklar. Gerek ülkemizin ve gerekse de bölgemizin siber güvenliğine çok değerli katıları olacağına inandığımız bu programa verdikleri destek için Konya Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Nuri Çelik nezdinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, eğitimlerin hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
27 Ocak 2025 Pazartesi - 16:15
Dijital Gençlik Merkezleri Açıldı
Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğinde yürütülen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” kapsamında 45 pilot belediyede kurulan ve açılışa hazır hale gelen Dijital Gençlik Merkezleri’nin (DİGEM) Resmi Toplu Açılış Töreni düzenlendi. Gençlere yazılım, yapay zekâ, dijital pazarlama gibi alanlarda geleceğin meslekleri konusunda eğitimler sunulacak projenin Ankara’da düzenlenen açılış törenine Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun’un yanı sıra TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino ve AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Hans Ossowski ile il ve ilçe belediye başkanları katıldı. Proje kapsamında Sivas Belediyesi bünyesindeki Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde yer alan bilgisayar dersliği son sistem bilgisayarlar, akıllı tahta, mobilyalar ve çeşitli yan ekipmanlar ile donatılarak gençlerin hizmetine hazır hale getirildi.
27 Ocak 2025 Pazartesi - 15:46
Selçuk Üniversitesinde Milli Teknoloji Atölyesi kuruluyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlatılan Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunmak amacıyla Gençlik Vadisi Koordinatörlüğü adlı birim oluşturan Selçuk Üniversitesi bu alanda önemli bir adım daha atıyor. TÜBİTAK tarafından kabul edilen proje kapsamında 30 milyon TL’lik bütçeyle Milli Teknoloji Atölyesi kuruluyor. “Yüksek Teknoloji ve İnovasyon”, “Dijital Dönüşüm ve Sanayi Hamlesi”, “Girişimcilik”, “Beşeri Sermaye” ve “Altyapı” olmak üzere 5 ana bileşenden oluşan Milli Teknoloji Hamlesi, Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik bağımsızlığını temin edecek vizyonu belirliyor. Bu vizyon ile kritik teknoloji ve ürünleri milli imkanlarla tasarlama, geliştirme ve üretme kabiliyetinin en yüksek seviyeye taşınması hedefleniyor. Gençlerin bu alandaki projelerini desteklemek ve geleceğe emin adımlarla hazırlanmalarına imkan tanımak adına teknoloji alanındaki yatırımları önceleyen Selçuk Üniversitesi, önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. TÜBİTAK 4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Çağrısı çerçevesinde hazırlanan "Selçuk Üniversitesi Millî Teknoloji Atölyesi" adlı proje, TÜBİTAK tarafından kabul edilerek 30 milyon TL’lik bütçe ile desteklenmeye hak kazandı. TÜBİTAK’ın belirlediği teknik standartlara uygun şekilde donatılarak öğrencilerin takım çalışması yapabileceği, projelerini geliştirebileceği modern bir ortam sunacak olan Milli Teknoloji Atölyesi, bölgedeki girişimcilere ve teknoloji meraklılarına da hizmet verecek. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, Milli Teknoloji Atölyesi ile teknoloji ve inovasyon alanında öğrencilerin bilim ve teknoloji yarışmalarına katılımının artacağını belirtti. Yılmaz, “Selçuk Üniversitesi olarak Türkiye’nin savunma sanayisinden tarıma, uzay bilimlerinden sağlığa, eğitimden teknolojiye her alanda tam bağımsız bir ülke olması için her türlü desteği bugüne kadar verdik, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Gençlerimizin yerli ve milli teknolojiye olan ilgisini artırmak, fikirlerini projeye dönüştürebilmeleri için tüm imkanlarımızı seferber etmekten çekinmedik. TEKNOFEST başta olmak üzere birçok yarışmada öğrencilerimiz önemli başarılar elde ediyor. Biliyoruz ki geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz, kendilerine imkân tanındığında Türkiye’yi hem bölgesinde hem de dünyada daha da güçlü kılacak projelere imza atacak” dedi.
27 Ocak 2025 Pazartesi - 12:26
Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi öğrencilerinden büyük başarı
Afyonkarahisar Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi kurum bünyesinde faaliyete geçirilen projeler ile öğrenciler dereceden derece koşarken pek çok projede önemli başarılar elde etti. 2024 yılında İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışmasında birinci olan Afyonkarahisarlı lise öğrencisi Hulusi Diler, 3. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’nde "Platanus Orientalis L. Adsorbanı ile Ham Petrol Döküntülerinin Sulardan Geri Kazanımı" projesini Kuzey Kutbu’nda deneyimleme imkanı bulmuştu. Bu başarının ardından 2 öğrenci daha kutuplara gidiyor. Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi Rukiye Aslı Kilci’nin danışmanlığını Tarih Öğretmeni Muhammet Öztürk’ün yaptığı “Kutup Çizimlerinden Kutup Kültürüne Simgesel Bakış ve Dijital Kutup Çizgi Roman Uygulaması” adlı projesi 2024 TEKNOFEST 2204-C Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması ve 2204-D Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması birincileri arasında seçildi. Bu başarıların ardından Rukiye Aslı Kilci, 2025 yılında düzenlenecek 5. Ulusal Arktik Bilim Seferi’ ne katılarak kutuplarda uygulanmaya hak kazandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder