TEKNOLOJİ
27 Şubat 2026 Cuma - 12:05 Emirdağ Fen Lisesi’nin ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı Emirdağ Fen Lisesi tarafından hazırlanan ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı. Dergi, Okul Müdürü Celil Sağlam’ın öncülüğünde, Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri tarafından hazırlandı. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, yayımlanan dergiyi makamında teslim aldı. Teslimat törenine; öğretmenler Sibel Altıntaş ve Aslı Karataş ile öğrenciler katıldı. Dergi; öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. İçeriğinde; bilimsel yazılar, projeler ve öğrenci çalışmaları bulunuyor. Okul Müdürü Celil Sağlam, ’’Öğrencilerin merakını destekleyen çalışmalar artarak sürecektir. Dergi, okul bünyesinde araştırma kültürünü teşvik ediyor. Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri aktif olarak projeler üretiyor. Öğretmenler, öğrencilerin bilimsel yazım becerilerini geliştirmeye odaklanıyor. Bilim ve Ötesi, okulun bilimsel yayın anlayışını yansıtıyor. Dergi, öğrenci ve öğretmen iş birliğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Dergi, bilimsel üretime yönelik motivasyonu artırmayı amaçlıyor. Gelecek sayılarda, yeni projeler ve öğrenci çalışmaları yayınlanmaya devam edecektir. ‘Bilim ve Ötesi’ dergisi, öğrencilerin bilimsel merakını destekliyor. Dergi, araştırma kültürünü teşvik ederek okul bünyesindeki bilimsel projelere katkı sağlıyor’’ dedi. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, ‘’Öğrencilerin bilimsel üretim sürecine katılımını önemsiyoruz. Dergi, eğitim faaliyetlerine katkı sağlamaktadır. Öğrencilerin başarılarını yakından takip ediyoruz’’ dedi.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:35 OMÜ ile Vietnam’dan Phenikaa Üniversitesi Arasında ikili iş birliği anlaşması Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Hong Kong’da düzenlenen APAIE 2026 Konferansı ve Fuarı’ndaki temaslarına bir yenisini ekledi. OMÜ, fuar kapsamında gerçekleştirilen ikili görüşmeler neticesinde Vietnam’ın önde gelen yükseköğretim kurumlarından Phenikaa Üniversitesi ile önemli bir iş birliği anlaşmasına imza attı. OMÜ heyetinin yoğun diplomasi trafiği sonucunda hayata geçirilen anlaşma metni, üniversitemizi temsilen Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın ile Phenikaa Üniversitesi’ni temsilen Rektör Yardımcısı Assoc. Prof. Nguyen Phu Khanh tarafından imzalandı. İmza töreninde, OMÜ heyetinde yer alan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü hazır bulunurken; Phenikaa Üniversitesi heyetinde ise Rektör Yardımcısı Assoc. Prof. Nguyen Phu Khanh’a üniversitenin uluslararası ilişkiler yöneticileri eşlik etti. Anlaşma ile iki üniversite arasında akademik ve bilimsel köprüler kurulması hedefleniyor. Bu kapsamda; öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları, ortak araştırma projeleri geliştirilmesi, bilimsel toplantılar düzenlenmesi ve çift diploma programları gibi birçok alanda somut adımlar atılması planlanıyor. Yeni iş birliği anlaşmasıyla OMÜ, Asya-Pasifik bölgesindeki akademik ağını daha da genişleterek, uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda emin adımlarla ilerliyor.
MTÜ sağlıkta yapay zeka çalıştayı düzenlendi
11 Ocak 2026 Pazar - 09:53 MTÜ sağlıkta yapay zeka çalıştayı düzenlendi Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile Tıp Fakültesinin ortaklaşa düzenlediği "II. MTÜ Sağlıkta Yapay Zeka Çalıştayı" Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirildi. Üniversite yönetimi, akademisyenler, uzman hekimler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla düzenlenen çalıştayda sağlıkta yapay zekânın önemi, uygulama alanları, tanı ve klinik süreçlere etkisi ile gelecek perspektifi kapsamlı biçimde ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, sağlık hizmetlerinde yapay zeka destekli çözümlerin hız, doğruluk ve karar destek sistemleri açısından sağladığı katkılara dikkat çekerek, üniversite olarak sağlıkta dijital dönüşüm ve disiplinlerarası iş birlikleri çerçevesinde yürütülen çalışmalara önem verdiklerini ifade etti. Çalıştayın birinci oturumunda Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Muhammed Yıldırım, "Yapay Zekânın Önemi ve Sağlıkta Dijital Dönüşüm" başlıklı sunumuyla, sağlık ekosisteminde veri odaklı yaklaşımlar ve yapay zekâ temelli teknolojilerin rolünü değerlendirdi. Oturum kapsamında ayrıca, Doç. Dr. Serpil Aslan (Yazılım Mühendisliği), Dr. Öğr. Üyesi Dilber Çetintaş (Bilgisayar Mühendisliği), Doç. Dr. Feyza İnceoğlu (Tıp Fakültesi), Doç. Dr. Muhammed Serdar Buğday (Tıp Fakültesi) ve Doç. Dr. Ahmet Kadir Aslan (İnönü Üniversitesi) tarafından tıbbi görüntüleme ve yapay zekâ ile tanı sistemleri, sağlıkta istatistiksel yaklaşımlar, bilimsel araştırmalarda yapay zeka kullanımı ve yapay zeka ile klinik uygulamalar başlıklarında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Çalıştayın ikinci oturumu, MTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümlerinin çalışma grupları ile "Sağlıkta Yapay Zeka Destekli Teşhis Yaklaşımları" temasıyla gerçekleştirildi. Oturumda Doç. Dr. Muhammed Yıldırım ve Prof. Dr. Eser Sert ile Dr. Öğr. Üyesi Soner Kızıloluk ve Dr. Öğr. Üyesi Dilber Çetintaş (Bilgisayar Mühendisliği), Doç. Dr. Serpil Aslan ve Doç. Dr. Canan Batur Şahin (Yazılım Mühendisliği) ile Doç. Dr. Gürkan Kavuran ve Dr. Öğr. Üyesi Yağmur Ölmez (Elektrik-Elektronik Mühendisliği) tarafından; yapay zekâ tabanlı teşhis sistemleri, kullanılan yöntemler ve farklı klinik kullanım senaryoları çok yönlü olarak ele alındı. Çalıştay, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Oyunseverler 5G tekonojisiyle Brawl Stars oynadı
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:25 Oyunseverler 5G tekonojisiyle Brawl Stars oynadı Oyun ve espordaki gelişimin önemli destekçilerinden biri olan Vodafone FreeZone, oyunseverlere Vodafone 5G’nin eşzamanlı bağlantı teknolojisini kullanarak İstanbul Bağdat Caddesi’ndeki Vodafone mağazasında Brawl Stars odaklı özel bir etkinlik düzenledi. Vodafone’nun gençlik markası Vodafone FreeZone, İstanbul Bağdat Caddesi Vodafone mağazasında düzenlediği etkinlikte ziyaretçilere Brawl Stars oyunu üzerinden 5G farkını deneyimletti. Onur Bilge ve Oyunların Ustası’nın da katıldığı etkinlikte ziyaretçilere sürpriz hediyeler kazanma imkanı sunuldu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Vodafone FreeZone olarak, Türkiye’de oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biriyiz. Bugüne kadar bu geniş ekosistemin büyümesine destek olduk, bundan sonra da olmaya devam etmek amacındayız. 2022’den bu yana başarıyla sürdürdüğümüz FUT Esports işbirliği kapsamında, oyunseverlere Vodafone 5G’nin eşzamanlı bağlantı teknolojisini kullanarak İstanbul Bağdat Caddesi’ndeki mağazamızda Brawl Stars odaklı özel bir etkinlik düzenledik. Büyük ilgi gören etkinliğimizde ziyaretçilerimiz 5G farkını deneyimleme imkânı buldu. Vodafone olarak, 5 kıtadaki 5G tecrübemizle Türkiye’yi 5G ile buluşturmaya dünden hazırız. Bu etkinlik de müşterilerimizi 5G’nin sunduğu yeni nesil deneyimlere hazırlamak açısından önemli bir adım oldu. Çok yakında ülkemize de gelecek olan 5G’nin faydalarını yenilikçi uygulamalarla müşterilerimize şimdiden anlatma imkânı bulduk." 10 kişilik oyun formatı kullanıldı Açıklamaya göre, İstanbul Bağdat Caddesi Vodafone mağazasında oyunsever ziyaretçilere Vodafone 5G farkıyla 10 kişilik oyun formatında Tek Hesaplaşma modunda Brawl Stars oynama fırsatı sunuldu. Mağazaya gelen ilk 100 kişi oyuna katılma imkânı bulurken, 10 kişilik oyunun her birincisine oyun kulaklığı ve FUT Brawl Stars Özel Forması hediye edildi. Mağazaya gelen herkese de Vodafone FreeZone Saçma Kazan hediye çarkından çeşitli hediyeler verildi. Etkinliğe katılan Onur Bilge ve Oyunların Ustası da hem 5G’nin eşzamanlı bağlantı teknolojisi üzerine konuştu, hem de 5G farkıyla Brawl Stars’ı deneyimledi. İstanbul Bağdat Caddesi’ndeki mağazaya gelen ziyaretçiler, 5G test izni olan bu mağazada yer alan Vodafone 5G Deneyim Alanı’ndaki cihazlar üzerinden yüksek hız ve düşük gecikme sayesinde PUBG Mobile ile oyun oynama, yüksek boyutlu film indirme ve video izleme deneyimi yaşayabiliyor. Böylece, 5G’nin bağlantı gücünü doğrudan deneyimleyebiliyorlar.
Atatürk Üniversitesi’nde "İlaç Hammadde Merkezi"ne yönelik adımlar atılıyor
09 Ocak 2026 Cuma - 15:16 Atatürk Üniversitesi’nde "İlaç Hammadde Merkezi"ne yönelik adımlar atılıyor Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, bu yıl açıklanan "2025 Araştırma Üniversiteleri Değerlendirme Raporu" sonuçlarına göre A2 kategorisinde yer aldıklarını ve bir basamak daha yükselerek genel sıralamada 16, devlet üniversiteleri arasında ise 13. sıraya yerleştiklerini söyledi. Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı kapsamında Atatürk Üniversitesi’nin, oy birliğiyle tarihinde ilk kez "Tam Akreditasyon" almaya hak kazandığını ve 5 yıl süreyle akredite edildiğini vurgulayan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, "Üniversitemiz Kalkındırma Vakfı, 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavında dereceye giren başarılı öğrenciler için dikkat çeken bir burs programı uyguladı. Türkiye’de örneğine az rastlanan bu burs sistemiyle, Üniversitemiz, başarı sıralamalarıyla yerleşen öğrencilere öğrenim süreleri boyunca aylık 30.000 TL burs desteği sağlıyor" dedi. "Türkiye’nin en çok tercih edilen yükseköğretim kurumları arasındayız" Uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda; Çin’e gerçekleştirdikleri akademik ziyaret kapsamında Shandong Geleneksel Çin Tıp Üniversitesi, Dalian Politeknik Üniversitesi ve Shandong Üniversitesi bünyesindeki Yantai Hastanesinde temaslarda bulunduklarını anlatan Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu "Ülkemizin önde gelen ilaç firmalarından ATABAY Kimya Sanayi A.Ş, Ulkar Kimya, Yerlika Biopharma İlaç Sanayi A.Ş ve EVYAP yetkilileriyle bir araya gelerek üniversitemiz bünyesinde hayata geçireceğimiz ilaç hammadde merkezimize yönelik mevcut teknolojiler, iş birliği imkânları ve altyapı ihtiyaçlarını değerlendirdik. 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonrasında Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından açıklanan yerleştirme sonuçlarına göre üniversitemiz, okul birincilerine ayrılan kontenjanların dahil edilmesiyle birlikte yüzde 100’lük kontenjanın üzerine çıkarak yüzde 102 oranında doluluk elde etti. Böylelikle üniversitemiz, Türkiye’nin en çok tercih edilen yükseköğretim kurumları arasında yerini aldı" şeklinde konuştu. "Tarım ve hayvancılıkta dijital dönüşümü merkeze aldık" TEKNOFEST 2025’e güçlü bir katılım sağladıklarını ifade eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, "Festivalde sergilediği üstün performansla 4 birincilik, 3 ikincilik ve 4 üçüncülük elde ederek toplamda 11 madalya ile kürsüden inmedi. Büyük bir akademik ve teknolojik dönüşüm yaşayan Üniversitemiz, bu başarısıyla yenilikçi vizyonunun somut bir yansımasını ortaya koydu. Yavru Vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin önemli eğitim kurumlarından Lefke Avrupa Üniversitesi, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi ve Lefke Avrupa Üniversitesini ziyaret ederek Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültemizin imkanları başta olmak üzere akademik iş birliklerini kapsayan anlaşmalar imzaladık. Güney Kore’de önemli temaslarda bulunduğumuz ziyaret kapsamında; Seul Eğitim Müşavirliği, Daegu Haany Üniversitesi ve Chonnam National Üniversitesiyle ortaklık anlaşması imzaladık ve özellikle sağlık bilimleri odaklı yürütülecek çalışmaları detaylı bir şekilde planladık. Yerli wikipedia oluşturma misyonu ile hareket eden Küre Dijital Ansiklopedi iş birliği ile düzenlediğimiz "KÜRE Madde Yazım Atölyesi"ni, 100 öğrencimizin katılımıyla gerçekleştirdi k.Bu sayede Türkiye’nin dijital bilgi üretim ekosistemini gençlerimizin katkısıyla güçlendirmeyi hedefliyoruz. Tarım Teknolojileri Kümelenmesi ile önemli bir iş birliğine imza attık. Bu iş birliği, tarım ve hayvancılıkta dijital dönüşümü merkeze alan, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir bir üretim anlayışının kurumsal düzeyde desteklenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Otonom çiftlik yaklaşımıyla üretimin tüm aşamalarını akıllı teknolojilerle bütüncül biçimde ele alacak olan çalışmamız; üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirirken, tarımsal üretimde verimli-lik, izlenebilirlik ve rekabet gücünün artırılmasına da doğrudan katkı sunacak" dedi. "Yayın sayısı 2025 yılında bin 854’e yükselttik" Atatürk Üniversitesi öncülüğünde yürütülen Bölge Üniversiteleri Araştırma, Geliştirme ve İş Birliği Projesi - BÖGEP kapsamında; Erzurum Teknik, Bayburt, Çankırı Karatekin, Hitit ve Amasya Üniversitelerini ziyaret ederek bölgesel kalkınmaya yönelik akademik iş birliklerini güçlendirecek bilimsel ortaklıklara imza attıklarını hatırlatan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, " Doğu’nun Avrupa’ya açılan önemli kapılarından olan ve AB Projeleri kapsamında stratejik önem taşıyan Romanya ile akademik köprü kurmak amacıyla bir dizi ziyaret gerçekleştirdik ve Cluj-Napoca Teknik Üniversitesi, Bükreş Politeknik Ulusal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Carol Davila Tıp ve Eczacılık Üniversitesiyle iş birliği protokolleri imzaladık. Uluslararası bilimsel yayın alanında gösterdiği istikrarlı yükselişle önemli bir başarıya imza atan üniversitemiz, 2025 yılında; SCI, SCIE ve AHCI indekslerinde yer alan yayın sayılarıyla tüm üniversiteler arasında bir önceki yıla göre yayın sayısını en fazla artıran üniversite olarak ilk sırada yer aldı. Web of Science’ın 05.01.2026 tarihli verilerine göre Üniversitemiz, 2024 yılında 1484 olan SCI, SCIE ve AHCI kapsamındaki yayın sayısını 2025 yılında 1854’e yükseltti. Bir yıl içerisinde 370 yayınlık artış sağlayan üniversitemiz, bu performansıyla üniversiteler arasında en yüksek yayın artışını gerçekleştiren üniversite oldu" diye konuştu. "Dünya genelinde üniversiteler arasında üst sıralara yükseleceğiz" Atatürk Üniversitesi’nin; 88 ulusal ve uluslararası akreditasyona sahip program ile bu alanda Türkiye birincisi olurken, 67 programının Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu kullanma hakkına sahip olmasıyla yine ilk sırada yer aldığını söyleyen Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, daha sonra sözlerine şöyle devam etti "Ayrıca 137 programda özdeğerlendirme süreci tamamlanmış, 11 program akran değerlendirmesinden başarıyla geçmiştir. Üniversitemiz, dünya genelinde üniversiteler arasında üst sıralarda yer alma başarısını istikrarlı şekilde geliştiriyor. Times Higher Education Dünya Üniversiteleri Sıralamasında 801-1000 bandında, Türkiye üniversiteleri arasında ise 9. sırada yer alarak akademik kalite, araştırma ve uluslararası görünürlük açısından önemli bir başarı gösterdi; devlet üniversiteleri arasında ilk 5 içinde bulunuyor ki bu, geniş uluslararası katılımlı bir listede güçlü bir konum anlamı taşıyor. 2025 yılında sportif başarılarıyla da dikkat çeken üniversitemiz, 8 takım şampiyonluğu ve 18 madalya ile öğrencilerinin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve sportif gelişimlerine verdiği önemin somut karşılığını almaya devam ederken, özellikle yılın son çeyreğinde elde edilen başarılarla tüm üniversiteler arasında zirvede yer alarak bu alandaki iddiasını güçlü bir şekilde ortaya koydu."
Bakan Kacır: "Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki yükselişini dünyaya duyuracak dev bir etkinliğe imza atacağız"
09 Ocak 2026 Cuma - 15:02 Bakan Kacır: "Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki yükselişini dünyaya duyuracak dev bir etkinliğe imza atacağız" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdiğimiz Milli Uzay Programı ile Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki yükselişini dünyaya duyuracak dev bir etkinliğe imza atacağız" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, dünyanın en prestijli uzay organizasyonu olan Uluslararası Uzay Kongresi’nin (IAC) 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenleneceğini belirtti. Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki yükselişini dünyaya duyuracak dev bir etkinliğe imza atacaklarını ifade eden Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bilim insanları, öğrenciler, girişimciler, uzay şirketleri ve çok sayıda ülkenin uzay ajansını bir araya getirecek dev organizasyon için hazırlıkların hız kesmeden sürdüğünü ifade etti. Kongreye yönelik çalışmalar kapsamında Kongre Yönlendirme Komite Toplantısı’nın, paydaş kurum temsilcilerinin katılımıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında gerçekleştirildiğini aktaran Kacır, Türkiye’nin uzay alanındaki iddiasının bu etkinlikle bir kez daha küresel ölçekte ortaya konulacağını vurguladı. "Dev organizasyon için hazırlık çalışmalarına hızla devam ediyoruz" Düzenlenecek olan Uluslararası Uzay Kongresi’nde bilim insanları ve öğrencilerle birlikte büyük bir başarıya imza atacaklarının altını çizen Kacır, "Dünyanın en büyük uzay etkinliği olan Uluslararası Uzay Kongresi’ne, 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağız. Bilim insanları, öğrenciler, girişimciler, uzay şirketleri ve çok sayıda ülkenin uzay ajanslarının buluşma adresi olacak bu dev organizasyon için hazırlık çalışmalarına hızla devam ediyoruz. Kongre Yönlendirme Komite Toplantısını paydaş kurum temsilcilerimizin katılımı ile Bakanlığımızda gerçekleştirdik., Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdiğimiz Milli Uzay Programı ile Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki yükselişini dünyaya duyuracak dev bir etkinliğe imza atacağız" ifadelerine yer verdi.
Veri çağında reklamcılık, duygusal bağ arayışına giriyor
09 Ocak 2026 Cuma - 10:18 Veri çağında reklamcılık, duygusal bağ arayışına giriyor Doç. Dr. Mehmet Yakın, dijital çağda reklamcılığın sınırlarının veri büyüklüğünden çok verinin kullanım biçimiyle belirlendiğini söyledi. Dijital teknolojilerin günlük yaşamın merkezine yerleşmesiyle markalar ile kullanıcılar arasındaki ilişki yeniden tartışma konusu oldu. Akıllı telefonlar ve algoritmalar aracılığıyla toplanan verilerin, kişiselleştirilmiş iletişimde hangi noktada rahatsızlık oluşturduğu sorusu öne çıkarken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Mehmet Yakın, reklamcılığın yeni sınır hattına dikkat çekti. "Reklamcılık artık sadece bağıran mesajlardan ibaret değil" İletişim dünyasında önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Doç. Dr. Yakın, reklamcılığın artık yalnızca dikkat çekmeye odaklanan bir yapıdan uzaklaştığını ifade etti. Yakın, Psychology & Marketing dergisinde yayımlanan güncel çalışmalara atıf yaparak şu değerlendirmede bulundu: "Bu araştırmalar modern insanın en büyük çelişkisini ‘kişiselleştirme paradoksu’ olarak tanımlıyor. Bir marka bizi anladığında olumlu hissediyoruz; ancak fazla anladığını, özel alanımıza girdiğini düşündüğümüzde rahatsızlık duyuyoruz." "Algoritmik empati sınavı" Doç. Dr. Yakın, bu durumu "algoritmik empati sınavı" olarak nitelendirerek, reklamcılığın yeni ölçütünün veri miktarı değil, verinin sınırlarına saygı olduğunu vurguladı. Markaların veriyi bir satış aracı olarak değil, kullanıcıyı anlamaya yönelik bir araç olarak kullanması gerektiğini savunan Yakın, dijital platformların yeni nesil bir "dijital refakatçilik" anlayışı geliştirdiğini dile getirdi. Nöro-iletişim: Duygusal etki öne çıkıyor Sürecin yalnızca ekranlarla sınırlı kalmadığını belirten Yakın, Neuromarketing alanındaki bulguların da bu dönüşümü doğruladığını söyledi. Söz konusu araştırmaların, insanların reklamlarda mantıktan çok duygusal etkiye tepki verdiğini ortaya koyduğunu ifade eden Yakın, durumu şu sözlerle açıkladı: "Teknoloji iletişimin iskeletiyse, duygu onun kas grubudur. İskelet ayakta tutar, kas grubu ise harekete geçirir." Z kuşağı ‘alakasız’ markalara mesafeli Markaların kullanıcılarla daha duygusal bir bağ kurmaya yöneldiğini belirten Yakın, bu yaklaşımın özellikle genç kuşaklar açısından belirleyici olduğunu söyledi. Frontiers in Communication raporuna göre Z kuşağının, kendisini tanımayan markaları "vakit hırsızı" olarak gördüğünü aktaran Yakın, gençlerin asıl rahatsızlığının gözetlenmekten değil, teknolojinin ruhsuz ve alakasız kullanılmasından kaynaklandığını ifade etti. "Gelecek, insan hikâyesini kodlara ekleyebilenlerin" Değerlendirmesinde iletişimin geleceğine de değinen Doç. Dr. Yakın, teknolojinin iletişimi sayısal verilere indirgeme potansiyeline sahip olduğunu, ancak bu verilere anlam kazandırmanın hâlâ insanın elinde bulunduğunu vurguladı. Yakın, geleceğin yalnızca kod yazabilenlerin değil, kodların arasına insan hikâyesi yerleştirebilenlerin olacağını belirterek iletişimin yeni dönemini "istatistiğin şiirini yazma süreci" olarak tanımladı.
Alanya Teknokent’in yol haritası görüşüldü
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:27 Alanya Teknokent’in yol haritası görüşüldü Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi girişimleri ile Alanya’ya kazandırılan Teknokent AŞ için düzenlenen ikinci toplantıda yol haritası belirlendi. Alanya’nın teknoloji ve sanayi alanında daha hızlı ilerlemesi adına üniversiteler ile üretim sektörleri arasında iş birliği sağlanarak ülke sanayisine önemli katkılar sağlayacak Alanya Teknokent AŞ için ALKÜ ev sahipliğinde bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, Alanya’nın bilim, teknoloji ve girişimcilik ekosistemine katkı sunacak Teknokent yapılanmasının kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerini görüşüldü. "Alanya teknokent, bölgenin geleceğine yön verecek" Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Teknokent AŞ’nin yol haritasının belirlendiği toplantının, şehrin kalkınma vizyonu açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Kaymakam Öztürk, "Üniversitelerimiz, kamu kurumlarımız ve iş dünyamızın ortak akılla ortaya koyduğu bu güçlü iş birliği, Alanya’nın bilim, teknoloji ve girişimcilik alanlarında daha ileri bir noktaya taşınmasını sağlayacaktır. Alanya Teknokent AŞ’nin; yenilikçi fikirlerin ürüne dönüşmesine, nitelikli istihdamın artmasına ve bölgemizin sürdürülebilir kalkınmasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bu sürece katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" dedi. "Alanya Teknokent’i güçlü ve sürdürülebilir bir yapıyla ilerleteceğiz" Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Alanya Teknokent AŞ’nin kuruluş sürecinden sonra somut hedeflere odaklanılan önemli bir aşamaya geçildiğini belirtti. Rektör Türkdoğan, "Alanya Teknokent AŞ için gerçekleştirdiğimiz bu ikinci toplantıda, kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerimizi netleştirerek yol haritamızı ortaya koyduk. Amacımız, Teknokentimizi yalnızca fiziki bir alan değil; akademi, kamu ve sanayinin etkin biçimde buluştuğu güçlü ve sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi haline getirmektir" dedi. Alanya’nın sahip olduğu potansiyelin bilim ve teknolojiyle daha etkin değerlendirileceğini vurgulayan Rektör Türkdoğan, "Üniversitelerimizin bilgi birikimi ile üretim sektörlerinin tecrübesini bir araya getirerek, katma değeri yüksek projelerin hayata geçirilmesini hedefliyoruz. Belirlenen yol haritası doğrultusunda, girişimcilerimizin Ar-Ge ve ticarileşme süreçlerine daha hızlı ve etkin destek sunan bir yapı inşa edeceğiz. Alanya Teknokent AŞ, şehrimizin kalkınma vizyonuna yön veren önemli bir merkez olacaktır" ifadelerini kullandı. Katkı veren kurumlara teşekkür edildi Alanya Teknokent AŞ’nin hem bölgeye hem de ülke ekonomisine uzun vadede önemli katkılar sağlayacağına inandığını dile getiren Rektör Türkdoğan, paydaş kurumlarla sağlanan iş birliğinin önemini vurgulayarak Alanya Teknokent AŞ’nin kurulmasına öncülük eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a, Bakan Yardımcımız Muhammet Kasım Gönüllü’ye, Antalya Valimiz Hulusi Şahin’e, Önceki Dönem Dışişleri Bakanı Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na, Antalya Vali Yardımcımız Mustafa Hulusi Arat’a, Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk’e, Alanya Belediye Başkanımız Osman Tarık Özçelik’e, Alanya Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Turan Sağer’e, ALTSO Başkanımız Eray Erdem’e ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. "İş dünyasıyla daha güçlü bağlar kurulacak" Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer yaptığı konuşmada Alanya’nın büyük bir avantaj elde ettiğini dile getirdi. Rektör Sağer, konuşmasında, "Alanya Teknokent, üniversitelerimizin akademik birikimini iş dünyasının dinamizmiyle buluşturarak girişimcilik ve inovasyonun merkezi haline gelecektir. Bu yapı sayesinde öğrencilerimiz ve araştırmacılarımız, fikirlerini somut projelere dönüştürme fırsatı bulacak; iş dünyasıyla daha güçlü bağlar kurulacaktır. Alanya Teknokent’in, şehrimizin teknoloji üretim kapasitesini artırarak hem bölgesel kalkınmaya hem de ülke ekonomisine değer katacağına inanıyorum. Bu süreçte emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "Teknokenti kalıcı ve sistematik zemine taşımak istiyoruz" "Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz Teknokent AŞ’nin yol haritasını belirlemek için ALKÜ Rektörümüz ev sahipliğinde istişare toplantısı düzenledik" diyerek açıklamada bulunan ALTSO Başkanımız Eray Erdem, "Toplantımızda, önümüzde süreçte yapacağımız çalışmaları ele alıp, yol haritamızı belirledik. Alanya Teknokent AŞ ile; üniversitelerimiz ile iş dünyası arasındaki iş birliğini daha güçlü, sistematik ve kalıcı bir zemine taşımayı amaçlıyoruz. Bu yapı sayesinde Ar-Ge, inovasyon ve katma değerli projelerin teşvik edilmesini, yerel işletmelerimizin teknolojik kapasitesinin yükseltilmesini ve bölgemize yeni yatırım ile istihdam alanlarının kazandırılmasını hedefliyoruz." şeklinde konuştu. Teknokent AŞ’in geliştirilmesine yönelik düzenlenen ikinci toplantıya Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer, ALTSO Başkanı Eray Erdem, ALKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu ve Prof. Dr. Işık Bayraktar, Alanya Teknokent AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Salih Tellioğlu ve akademisyenler katıldı.
Kamudan toplanan hurdalar MKE tesislerinde silah ve mühimmata dönüştürülüyor
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:01 Kamudan toplanan hurdalar MKE tesislerinde silah ve mühimmata dönüştürülüyor Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), kamu kurum ve kuruluşlarından topladığı hurdaları Kırıkkale, İzmir Aliağa ve Kocaeli Seymen’deki geri dönüşüm tesislerinde işleyerek, silah ve mühimmat üretiminde değerlendiriyor. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), kamu kurum ve kuruluşları ile piyasadan topladığı hurdaları savunma sanayiine kazandırarak, Mehmetçiğin ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmat üretiminde kullanıyor. Türkiye’nin en büyük savunma geri dönüşüm merkezlerinden biri MKE Geri Dönüşüm İşletmesi, Kırıkkale, İzmir Aliağa ve Kocaeli Seymen’de bulunan üç tesisinde yürüttüğü faaliyetlerle Türkiye’nin en yetkin savunma geri dönüşüm merkezleri arasında yer alıyor. Şirket, 2025 yılında kamu ve özel sektörden yaklaşık 300 bin ton hurda tedarik ederek hem kendi fabrikalarının ham madde ihtiyacını karşıladı hem de sivil piyasanın nitelikli atık ihtiyacına katkı sağladı. Hurda çelik silah ve mühimmata dönüşüyor Toplanan hurdalar, tesislerde uzman ekipler tarafından kimyasal ve fiziksel özelliklerine göre ayrıştırıldıktan sonra MKE Çelik ve Pirinç Fabrikası’nda işleniyor. Elektrikli ark ocaklarında 1250 derece sıcaklıkta ergitilen hurdalar, 3 bin tonluk preslerde şekillendirilerek vasıflı çeliğe dönüştürülüyor. Elde edilen çelik, 5,56 milimetre ile 155 milimetre arasındaki tüm silah sistemlerinde, hafif ve ağır silah namlularında, mühimmat gövdelerinde ve ileri savunma teknolojilerinde kullanılıyor. MKE, bu süreçle savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu stratejik ham madde tedarikinde dışa bağımlılığın azalmasına, maliyet verimliliği ve döngüsel üretim kapasitesinin artırılmasına katkı sağlıyor. Geri dönüşümden elde edilen gelir, aynı zamanda şirketin AR-GE yatırımları ve yeni nesil savunma projelerine kaynak oluşturuyor. Çevresel sürdürülebilirlik de destekleniyor Çevresel etkiler bakımından da önem taşıyan süreçte geri dönüşüm yoluyla enerji tüketimi ve karbon salımı azaltılıyor. Her bir ton metalin geri kazanımıyla doğaya yaklaşık 1,8 ton karbondioksit eşdeğeri emisyonun salınmasının engellendiği belirtiliyor. MKE, tehlikeli atıkların güvenli yönetimi ve çevre dostu üretim yaklaşımıyla hem ekosistemin korunmasına hem de gelecek nesillere daha güçlü bir savunma mirası bırakılmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
ASELSAN’dan modern muharebe sahasında ‘AESA’ radar projesi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:27 ASELSAN’dan modern muharebe sahasında ‘AESA’ radar projesi ASELSAN’ın geliştirdiği AESA (Active Electronically Scanned Array) radarlar, binlerce alıcı-verici modülün tek bir anten üzerinden bir araya gelmesini sağlayarak, elektronik harbe karşı ileri seviye teknoloji sağlıyor. ASELSAN’ın geliştirdiği AESA radarlar, binlerce alıcı-verici modülün tek bir anten yüzeyinde bir araya gelmesiyle çalışan modern radar sistemleridir. Bu modüllerin her biri kendi başına sinyal gönderip alabilen küçük birer antendir. AESA’nın en önemli özelliği, sahip olduğu bu modüllerin her birine farklı faz kaydırma değerleri uygulayarak uzayda yayın yaptığı yönü elektronik olarak ayarlayabilmesi ile öne çıkıyor. Radar anteninin fiziksel olarak dönmesine gerek kalmadan yayın yönü milisaniyeler içinde değiştirilebiliyor. Bu özellik, radarın farklı arama bölgeleri içerisinde aynı anda arama yapabilmesine, farklı bölgelerdeki veya farklı tipteki hedefleri aynı anda takip edebilmesine ve böylelikle aynı anda farklı görevleri icra edebilmesine imkan sağlıyor. Ayrıca bu radarlar, mekanik radarlara göre çok daha esnek, hızlı ve güvenilir bir yapı sunuyor. AESA radarları elektronik harbe karşı ileri seviye teknoloji sağlıyor Günümüz hava muharebe ortamının esnek görev konseptinin gerektirdiği yüksek performans ve elektronik harbe karşı ileri seviye dayanıklılık gösteren AESA radarları, küçük ve düşük görünürlük özellikli hedefleri uzun menzilden tespit edebiliyor, daha çevik ve yüksek doğruluklu hedef takibini sağlayarak silah angajman başarısını artırıyor. Elektronik olarak tarama yapma kabiliyeti sayesinde hem hedef arama hem hedef takip işlemlerini eş zamanlı gerçekleştirebilen radar, angaje olunan hedeflere takibi koruyarak durumsal farkındalığı devam ettirebiliyor. AESA radarlar, ayrıca esnek planlama altyapısı ve saniyede 500 gigabit’in üzerinde veri işleme yeteneği ile radar görevlerinin yanı sıra iletişim, veri aktarma ve elektronik harp görevlerini de zaman paylaşımlı olarak icra edebiliyor. Bakım ve işletme avantajları ile de öne çıkan AESA radarlar, harbe hazırlık ve bakım kolaylığı anlamında operasyonel yetenek kazanımını da beraberinde getiriyor. Murad AESA Burun Radarı, Türkiye’nin AESA radar ihtiyacına cevap veriyor AESA radar sistemlerinin mekanik taramalı radarlara göre avantajları bulunuyor. Çip seviyesinden itibaren ASELSAN mühendisleri tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Murad AESA Burun Radar ailesinin Türkiye’nin bu alandaki son teknoloji AESA radar ihtiyacına cevap vermesi bekleniyor. Geliştirilen Murad AESA Burun Radarı’nın platformlara göre uyumlanabilen farklı alternatifleri ile bir yandan Türkiye’nin muharip savaş uçaklarına yeni kabiliyetler sağlarken, diğer yandan da insansız hava araçlarına (İHA) hava-hava angajman yeteneği sağlayarak hava muharebelerinin geleceğini şekillendireceği ifade edildi. Şu ana dek F-16 Özgür, Akıncı İHA ve Bayraktar Kızılelma gibi çeşitli platformlarda uçuşlar gerçekleştiren ve yeteneklerini sergileyen Murad 100-A AESA Burun Radarı’nın ANKA-III ve diğer çeşitli platformlara da entegrasyonu için çalışmaların süreceği öğrenildi.
İnönü Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezi törenle hizmete açıldı
06 Ocak 2026 Salı - 19:08 İnönü Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezi törenle hizmete açıldı İnönü Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezi (İBTAM) Bayram Kızılaslan Araştırma Laboratuvarı Ek Binası, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Recep Bentli, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Süleyman Nihat Şad, Prof. Dr. Mehmet Sağlam ile Prof. Dr. Ali Özer, İnönü Üniversitesi önceki dönem rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, Genel Sekreter Abuzer Kalkan, Genel Sekreter Yardımcıları Ömer Çelik ile Yaşar Kalkan, İBTAM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ali Erdoğan, dekanlar, akademik ve idari personel ile çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Rektör Danışmanı Prof. Dr. İbrahim Türkmen, törene katılamayan hayırsever Bayram Kızılaslan’ın mesajını okudu. Mesajında Kızılaslan şu ifadelere yer verdi: "Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezi bünyesinde tamamlanan İBTAM’ın araştırma laboratuvarının açılışında sizlerle birlikte olmayı çok isterdim ancak iş yoğunluğum ve hava muhalefeti nedeniyle aranızda bulunamadım. Bu vesileyle mazeretimi saygıyla arz ediyor, anlayışınıza sığınıyorum. Bilimsel üretimin gelişmesi, nitelikli insan kaynağı kadar bunu destekleyen modern altyapı araştırma imkanları ile mümkündür. Bu laboratuvarın araştırmacılarımıza, öğrencilerimize önemli katkılar sağlayacağına, üniversitemizin araştırma geliştirme kapasitesini daha da ileriye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Bu kıymetli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan, başta üniversite yönetimimiz olmak üzere tüm akademik idari kadroya, teknik ekiplere ve çalışanlara teşekkür ediyorum. Laboratuvarımızın üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasının, burada yapılacak çalışmaların değerli sonuçlar üretmesini diliyorum. Hepinizi saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum." Törende ilk olarak konuşan İnönü Üniversitesi önceki dönem Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, hayırsever Bayram Kızılaslan’ın mütevazı kişiliğine dikkat çekti. Kızılaslan’a teşekkür eden Kızılay, "Bugün açılışını yaptığımız bu yer sıradan bir öğrenci laboratuvarı değil; tümüyle ileri düzey bir araştırma laboratuvarıdır. Burası İnönü Üniversitesi Bilimsel Araştırma Merkezi’nin (İBTAM) bir devamı niteliğindedir. Bu kıymetli eseri üniversitemize, şehrimize ve bilim dünyasına kazandırdığı için kendisine şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Tesisle bilimsel üretkenlik artacaktır" Rektör Akpolat, deprem sonrası Fen Edebiyat Fakültesinin araştırma bloklarının yıkılmasıyla yaşanan bilimsel altyapı kaybına değindi. Bu yeni tesisin üniversitenin "Araştırma Üniversitesi" olma hedefi için hayati önem taşıdığını söyleyerek konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Deprem bölgesinde umutlarımızın tükendiği anda Bayram Kızılaslan bizlere kapılarını açtı. Fen Edebiyat Fakültemizin 7 bloğunun yıkılmasıyla araştırma altyapımız yerle bir olmuştu. Bu 2 bin 400 metrekarelik modern binada fizik, kimya, biyoloji gibi temel bilim dallarından yaklaşık 50 öğretim üyemiz 14 laboratuvar ve 14 ofiste bilimsel üretkenliklerini artıracaklar. Bu tesis hocalarımızın deprem sonrası hissettikleri akademik mutsuzluğu tamamen giderecektir." Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er de üniversite-şehir entegrasyonuna vurgu yaparak belediye olarak bilimsel projelere tam destek verdiklerini belirtti. Malatya’nın yeniden inşa sürecine ilişkin bilgiler paylaşan Er, "Malatya hızla toparlanıyor. Önümüzdeki yaza yepyeni bir şehirle buluşacağız. Üniversitelerimiz bizim göz bebeğimizdir. Sadece öğrenci yetiştirmekle kalmamalı; şehirle ve sanayiyle entegre çalışarak kente katkı sunmalıdırlar. Belediye olarak üniversitelerimizle sürekli irtibat halindeyiz ve hocalarımızın Malatya’nın geleceği için hazırlayacağı her türlü projeye kapımız sonuna kadar açıktır" diye konuştu. "Bilimsel yapıyı güçlendirmek gerekiyor" Törenin kapanış konuşmasını yapan Malatya Valisi Seddar Yavuz ise bilimin ve teknolojinin önemine değindi. Malatya’nın deprem sonrası toparlanma hızında Türkiye’nin en başarılı şehirlerinden biri olduğunu belirten Yavuz, şu ifadeleri kullandı: "Hür, bağımsız ve onurlu yaşamak istiyorsanız dünyayla rekabet etmeniz, bunun için de bilimsel yapınızı güçlendirmeniz gerekir. Ar-Ge, inovasyon ve dijital çağa yatırım yapmalıyız; aksi takdirde sanayi devrimini kaçırmaktan daha feci bir duruma düşeriz. Malatya, deprem bölgeleri içerisinde en geriden gelip en öne geçen şehirdir. Artık Malatya markasını parlatmaya ve kendimize güvenmeye ihtiyacımız var. Bu vesileyle nezaketi ve zarafetiyle örnek olan hayırseverimiz Bayram Kızılaslan’a teşekkür ediyorum." Konuşmaların akabinde protokol üyeleri merkezin açılışını gerçekleştirdi.