TEKNOLOJİ
01 Mayıs 2026 Cuma - 12:22 MASKİ’den yeni teknoloji hamlesi Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, vatandaşların hayatını kolaylaştıran teknolojik yatırımlarına bir yenisini ekledi. Su ve abonelik işlemlerini tamamen dijital ortama taşıyan "MASKİ Online" mobil uygulaması hizmete girdi. Bu uygulama sayesinde aboneler, kuruma gitmelerine gerek kalmadan birçok işlemi cep telefonları üzerinden hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilecek. MASKİ Genel Müdürlüğü, dijital belediyecilik vizyonu doğrultusunda Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen projeyi tamamladı. Vatandaşlar, App Store ve Play Store üzerinden indirebilecekleri "MASKİ Online" uygulamasına bireysel veya kurumsal giriş yaparak işlemlerini kolayca yönetebilecek. Dijitalleşme çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Fehmi Özcan, şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın abonelik ve su yükleme işlemlerini daha hızlı ve güvenli yapabilmeleri için ‘MASKİ Online’ uygulamasını hayata geçirdik. Uygulamayı indiren kullanıcılar; aboneliklerini görüntüleyebilir, fatura detaylarını inceleyebilir, ödeme geçmişine ulaşabilir, destek başvurusu oluşturabilir ve güncel su kesintilerini anlık olarak takip edebilirler" Kartlı sayaçlarda NFC dönemi Özellikle kartlı sayaç kullanan aboneler için büyük bir kolaylık sağlandığını vurgulayan Özcan, NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisinin sunduğu avantajlara dikkat çekti: "NFC özelliği sayesinde su kartınızı telefonunuza okutarak saniyeler içinde yükleme yapabilirsiniz. ‘NFC ile yükle’ seçeneği ile alınan kredi, doğrudan su kartına aktarılıyor. Tamamen kurum içi kaynaklarımızla geliştirdiğimiz bu uygulama ile abonelerimize zahmetsiz bir hizmet deneyimi sunmayı hedefliyoruz"
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:28 Gençlerden ‘akıllı egzersiz’ makinesi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı özel bir makine geliştirdi. Proje, Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde finale kaldı. İEÜ Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı makine geliştirdi. Ortasında geniş bir ekranın bulunduğu, prototipi de hazırlanan cihaz, sağ ve sol kısmındaki kol makaraları ve alt kısmında sürekli dönen el çarkları sayesinde tek başına rahatlıkla kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile dikkat çeken makinenin patenti için başvuru aşamasına gelindi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri Berk Fevzi Yoğurtçuoğlu, Muhammet Polatlı, Sude Rüdar, Ayça Selimoğlu, Duru Karaçelik, Emir Gül ve Alperen Yılmaz’dan oluşan 7 kişilik ekip, proje üzerinde yaklaşık iki ay çalıştı. Elektrik-elektronik, endüstri, mekatronik, makine ve biyomedikal gibi farklı alanlarda eğitim alan İEÜ Engineering For Good Kulübü’nden gönüllü gençler, projeyi en ince ayrıntısına kadar tasarladı. Genç mühendislerin projesi, 5-7 Mayıs tarihleri arasında Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde de finale kaldı. "Güvenle kullanılabilir" Projeye ilişkin bilgiler veren İEÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Sude Rüdar, "Yaptığımız saha ziyaretleri ve ihtiyaç analizleri sonucunda yaşlı bireylerin günlük hareketleri yeteri kadar yapamadığını tespit ettik. Çalışmaya başlarken temel amacımız, yaşlı bireylerin ve hareket kabiliyeti kısıtlı kişilerin güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir bir şekilde fiziksel egzersiz yapabilmelerini desteklemekti. Bu doğrultuda yaşlıların güvenli ve bağımsız bir şekilde kullanabileceği mekanizmayı tasarladık. Sistemimiz, elektrik gerektirmeyen şarjlı ekran yapısı, çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile hem yatalak hem de yatalak olmayan bireylerin güvenle kullanabileceği bir yapı sunuyor. İlerleyen zamanlarda projeyi yapay zeka ile birleştirerek daha da geliştirmeyi, fonksiyonel hale getirmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Düşük maliyetli ve erişilebilir" Makineyi kendileri üzerinde deneyerek mekanik güvenliği ile ergonomik uygunluğu doğruladıklarını dile getiren Rüdar, "Düşük maliyetli ve erişilebilir bu sistemin yaşlılarımızın bağımsız yaşam becerilerini desteklemesi, en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Biz, bu makine sayesinde fiziksel hareketleri oyunlaştırarak eğlenceli bir hale getirdik. Sisteme kişinin hareketleri yaptıkça puanlar kazanacağı, aşama kaydedeceği bazı oyunlar da ekledik. Makinede el koordinasyonunu sağlayan iki kol mekanizması var. Makinenin alt kısmında da komut verdikçe dönebilen diskler, hareketi sağlayabilen çarklar mevcut. Kullanıcı, makinenin karşısına geçerek bu sayede el, kol ve omuzların gelişimine yönelik fiziksel aktiviteleri kolaylıkla yapmış oluyor. Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı’nın (ÜNİDES) desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu proje, yaşlı bireylerin ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin motivasyonunu, enerjisini güçlendirecektir" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:10 Dijital reklamlarda yapay zekalı ‘sahtekarlık’ Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yapay zeka aracılığı ile hiç alakası olmayan kişilerin markalara reklam yüzü yapıldığını söyleyerek, ortaya çıkan durumun direkt markaya zarar verdiğini söyledi. Toplumda dijital okur yazarlığın öneminin büyük olduğunu söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Yapay zeka baş döndürücü şekilde gelişiyor, geliştiriliyor ve gerçekten de artık hayatımızın her alanında. Bunu iyi amaçlarla kullanan insanlar olduğu gibi elbette suistimal etmek isteyen, kötü amaçlarla kullanan insanlar da var. Bu bir takım hukuki sorunları da yanında getirse de birçok olayda gördüğümüz gibi ne yazık ki hukuk biraz daha geriden geliyor ve daha hızlı hareket etmek gerekebiliyor. Son dönemde de özellikle güvenilir ya da bildik insanların bir konudaki konuşmaları ya da röportajları ya da bir basın açıklamaları alınarak bunun reklam amaçlı kullananlar olduğunu görüyoruz. Aslında burada bizim tüketici olarak daha dikkatli olmamız, daha uyanık olmamız gerekiyor. Yani her zaman yine belirttiğimiz gibi dijital okuryazarlık gerçekten toplumun her kesiminde çok büyük önem arz etmekte. Bir reklamda bir kişiyi gördüm diye hemen o reklama inanıp da o ürüne yönelmemek aslında şu anda yapılabilecek en doğru adımlardan biri. Yapılan işlemler markaya da şu şekilde zarar vermekte. Elbette hiç alakası olmayan ilgisi olmayan bir kişi bir reklam yüzü olarak kullanılıyor ve dolaylı değil direkt bir şekilde de o markaya da zarar veriyor. Çünkü ürün satmak isteyen aracı ya da satıcı bu ürünü satmak için her şey olabilir ya da mübahtır mantığında yaklaşabiliyor ama elbette bu işin ucu direkt ana markaya da zarar vermekte" dedi. Topuzoğlu, reklamlarda kullanılan görseller konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini söyleyerek, "O yüzden bizim yapay zeka ile geliştirilmiş ya da reklamlarda kullanılan görseller, yazılar, videoları biraz daha dikkatli olmamız, hukuki anlamda da resmi kurumların bu konularda daha hızlı aksiyon alabilmeleri büyük önem taşımakta. Yani bir yargı sürecine dahi gerek kalmadan böyle bir şey varsa bir şikayet varsa bu çok hızlı bir şekilde anlaşılarak o reklamın durdurulması, yayınlanmasının engellenmesi ya da o firmanın bir daha bu konularda çalışma yapmasının önüne teknik olarak da geçmek mümkün. Aslında yine sözü açılmışken de söylemek istiyorum reklamların herhangi bir kontrolün olmaması şu anda en büyük sıkıntımız. Yani bir dijital mecradaki reklamları yöneten kontrol eden bir mekanizma oluşturularak aslında bu süreçte daha da kısaltılmış olacaktır" ifadelerini kullandı.
II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı 2026 için geri sayım başladı
26 Mart 2026 Perşembe - 10:34 II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı 2026 için geri sayım başladı Malatya Turgut Özal Üniversitesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenecek olan "II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı 2026" 17 Nisan’da gerçekleştirilecek. Bilimsel üretimi toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmeyi hedefleyen etkinlik, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek, disiplinler arası etkileşimi artırmak ve girişimcilik ekosistemine katkı sunmak amacıyla organize ediliyor. Etkinlik kapsamında İnönü Üniversitesi ile MTÜ bünyesinde öğrenim gören ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenciler, geliştirdikleri Ar-Ge ve inovasyon odaklı projeleri akademisyenler, sektör temsilcileri ve yatırımcılarla buluşturacak. Katılımcılar, projelerini sergilemenin yanı sıra teknik geri bildirim alma ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı yakalayacak. Yapay zekâ, akıllı tarım teknolojileri, sürdürülebilir enerji sistemleri, sağlık teknolojileri ve ileri üretim yöntemleri gibi alanlarda sunulacak projelerle dijital dönüşüm ve yeşil kalkınma hedeflerine katkı sağlanması amaçlanıyor. İlki 21 Şubat 2025’te MTÜ Battalgazi Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen proje pazarı, yoğun katılım ve yüksek proje kalitesi ile dikkat çekmişti. Bu yıl düzenlenecek etkinliğin ise daha geniş katılım ve güçlü iş birlikleri ile gerçekleştirilmesi hedefleniyor. 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 09.30’da Malatya Turgut Özal Üniversitesi Yeşilyurt Yerleşkesi Fuaye Alanı’nda yapılacak etkinlikte, mühendislik ve fen bilimleri, tarım bilimleri ve teknolojileri, sağlık bilimleri ile sosyal bilimler alanlarında projeler yarışacak. Başvuruların 09 Ekim 2025 tarihinde başladığı etkinlikte son başvuru tarihi 27 Mart 2026 saat 17.00 olarak belirlenirken, ön değerlendirme sonuçlarının 3 Nisan 2026’da açıklanacağı bildirildi. Etkinlikte her bilim alanı için birincilik 20 bin TL, ikincilik 15 bin TL ve üçüncülük 10 bin TL ödül verilecek.
Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek
26 Mart 2026 Perşembe - 09:01 Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Bakan Kacır: "KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz"
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:50 Bakan Kacır: "KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" dedi. XXI. KOBİ Zirvesi, Ankara Ostim Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen program ile gerçekleştirildi. Programa, Bakan Kacır, Savunma Sanayi Başkanı (SSB) Haluk Görgün, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Teknik Hizmetler Genel Müdürü Tümgeneral Ercan Eroğlu, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşmaları ile devam etti. "Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz" Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarına en üst düzeyde cevap veren, dost ülkelerin de ihtiyaç duyduğu sistemleri karşılayabilen; rekabetçi ve ihracat kapasitesi yüksek bir savunma sanayii ekosistemi inşa ettiklerini vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli ürünlerin savunma tedarikimizdeki payını, 23 yıllık süreçte yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıkardık. Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Her biri iftihar vesilesi savunma ürünlerimizin ardında 4 bini aşkın şirketimizde araştırma kurumlarımızda ve üniversitelerimizde gece gündüz demeden alın ve akıl teri döken 100 bin çalışanımız bulunuyor. Bakanlık olarak; kamu kurumlarımızın, özel sektör girişimlerimizin ve üniversitelerimizin savunma sanayii alanındaki yatırımlarını ve Ar-Ge projelerini güçlü şekilde destekliyoruz. Son 23 yılda bin 112 savunma sanayii yatırımını teşvik ettik, 456 milyar lira yatırımın önünü açtık. 2002’den bu yana, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 142 savunma sanayii projesine ve 4 bin 300 bilim insanı ile gencimize 64,1 milyar lira katkı sunduk" diye konuştu. "KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz" KOBİ’lerin kapasite genişletme yatırımlarını hızlandıracak programa dair konuşan Kacır, "Program kapsamında; 36 aya kadar vadeli finansman için 20 puana kadar geri ödemesiz finansman desteği sunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay imalat sanayi firmalarımızın yararlanması için 100 milyar liralık bir finansman paketini de içeren İmalat Sanayi Finansman ve İstihdamı Koruma Programının müjdesini verdi. Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Emek yoğun sektörlerde çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkardık" Bakan Kacır, aynı zamanda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkarmıştık. Destek kapsamı dışında kalan sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin de 2025 yılı Kasım-Aralık dönemindeki ortalama istihdam seviyelerini muhafaza etmeleri şartıyla, kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB eliyle karşılıyoruz. Böylelikle yıllık finansman maliyetini KOBİ’lerimiz için yüzde 23’e kadar indirdik. Yeni teşvik modelimizin temel sütunları arasında yer alan Teknoloji Hamlesi programıyla da teknoloji seviyesi yüksek ve katma değerli ürünlere yönelik yatırımlar için Ar-Ge’den seri üretime, uçtan uca bütüncül bir destek sunuyoruz." "Son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz" NATO DIANA hızlandırma programıyla hem sivil hem de askeri sahada kullanılabilecek teknolojiler geliştiren teknoloji firmalarının imkanlarına değinen Kacır, "NATO üyesi ülkelerdeki son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz. Ortağı olduğumuz NATO İnovasyon Fonu’yla, derin teknoloji alanlarında çalışan girişimcilerimizin uluslararası yatırım ağlarıyla buluşmasını, stratejik ortaklıklar kurmasını ve küresel ölçekte büyümesini sağlıyoruz. Oluşturduğumuz fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla, teknoloji girişimlerinin başarı yolculuklarda ihtiyaç duydukları finansmana hızlı erişimini teminat altına aldık. Kuşkusuz bu yolculukta sektörümüzün en büyük sermayesi, insan kaynağımız" şeklinde konuştu. Kacır, savunma sanayi ve üretim ekosisteminin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek amacıyla gelecek dönemde sanayi ve teknoloji kolejleri kurulacağını belirtti. Aynı zamanda Kacır, KOBİ’lerin geleceğin ihtiyaçlarını gözeterek üretim kapasitelerini güçlendirmeleri, kalite standartlarını yükseltmeleri ve dijital ile yeşil dönüşüm süreçlerini hızlandırmaları gerektiğini dile getirdi. Ar-Ge ve inovasyona daha fazla yatırım yapılmasının önemine vurgu yaptı. “Savunma sanayini Anadolu’ya daha hızlı yaygınlaştırmak bir zorunluluk” Savunma sanayinin, Anadolu’nun sanayileşmiş diğer şehirlerine yayılımını hızlandırmanın önemli bir husus olduğunun altını çizen Kacır, “Bu da önümüzdeki dönem ortak hedefimiz olmalı. Ankara bugün savunma sanayinin merkezi, yine Marmara bölgesinde bir savunma sanayi kümelenmesi özellikle İstanbul ve çevresinde oluştu. Türkiye’nin sanayileşmiş şehirlerindeki imkan ve kabiliyetleri gelecekte karşılaşabileceğimiz tüm fırsatları da dikkate alarak harekete geçirmek ve savunma sanayini Anadolu’ya daha hızlı yaygınlaştırmak bir zorunluluk. Bu konuda da özellikle inşa etmeyi hedeflediğimiz Ulusal Sanayi Alanları Master Planıyla kamuoyuyla paylaştığımız yeni endüstri bölgelerinde mega endüstri bölgelerinde savunma sanayi şirketlerimizin ve kümelenmelerimizin hızla oluşmasını temin edecek adımlar atmak arzusundayız” ifadelerini kullandı. Program, günün anısına Bakan Kacır’a hediye verilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Turkcell Superonline 2, 5 ve 10 Gbps hız paketlerini sunmaya başladı
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:52 Turkcell Superonline 2, 5 ve 10 Gbps hız paketlerini sunmaya başladı 2026’yı "Hız Yılı" ilan eden Turkcell, Superonline UltraFiber ile ev internetinde yeni bir hız çağı başlattığını duyurdu. Artan hız ve kapasite ihtiyacını karşılayan Superonline UltraFiber, 2, 5 ve 10 Gbps hız paketleriyle en yüksek indirme hızlarını evlere taşıyacak. Turkcell Superonline, ev internetinde ultra hızlar dönemini başlattığını duyurdu. Geçtiğimiz yıl Wi-Fi 7 modem teknolojisini Türkiye’de kullanıcılarla buluşturan Turkcell Superonline, şimdi de UltraFiber 2, 5 ve 10 Gbps hız paketleriyle en yüksek internet hızlarını evlere getiriyor. "Türkiye’de ilk kez, saniyede 10 Gigabit’e varan hızları ev kullanıcılarına sunuyoruz" Türkiye’nin teknoloji lideri olarak farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı paketler geliştirdiklerini belirten Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, UltraFiber’in özellikle ev internetinde en yüksek hızları arayan kullanıcılar için tasarlandığını vurguladı. Koç, "Turkcell Superonline UltraFiber paketlerimizle ev internetinde yine bir ilke imza attık. Daha önce ev internetinde en üst hız olan 1000 Mbps deneyimini bir üst seviyeye taşıyoruz. Türkiye’de ilk kez, saniyede 10 Gigabit’e (10 Gbps) varan hızları evlerle buluşturarak çok daha güçlü ve verimli bir bağlantı deneyimi sunuyoruz" dedi. Turkcell Superonline UltraFiber paketleri 2 Gbps, 5 Gbps ve 10 Gbps hız seçenekleriyle yer alıyor. Paketler ayrıca VR ve AR uygulamaları, 8K videolar ve düşük gecikme isteyen oyunlarda da yüksek bant genişliğiyle öne çıkıyor. Wi-Fi 7 Mesh teknolojisiyle desteklenen UltraFiber; bulut tabanlı iş akışlarında, canlı yayınlarda ve aynı anda çok sayıda cihazın internete bağlandığı ev ortamlarında önemli bir bağlantı altyapısı sunuyor. Son teknoloji Wi-Fi 7 Premium modemin, saniyede 1 Gigabit (1 Gbps) veri yükleme kapasitesi sayesinde büyük boyutlu dosyalar çok daha kısa sürede aktarılabiliyor. Modem, çoklu bağlantı çalışması (MLO) desteği sayesinde veriyi aynı anda birden fazla bağlantı üzerinden yönlendirerek daha yüksek hız ve verimlilik sağlıyor.
Yerli üretime katkı sağlayacak: Yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü" patent aldı
24 Mart 2026 Salı - 19:20 Yerli üretime katkı sağlayacak: Yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü" patent aldı Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü", üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen özellikleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Erman Zurnacı’nın, Düzce Üniversitesi’nden Doç. Dr. Engin Nas ve Yalova Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Sabri Uzuner ile birlikte geliştirdiği "akıllı imalat modülü" başlıklı çalışma tescil aldı. TÜBİTAK öncelikli Ar-Ge ve Yenilik Konuları arasında yer alan buluş, yapay zeka destekli teknolojiler ile CNC üretim tekniklerini bir araya getiriyor. Üretim sırasında "CNC" (bilgisayarlı sayısal kontrol) tezgahı ve sensörlerden veri toplayan sistem, bu verileri analiz ederek imalat sürecini gerçek zamanlı olarak optimize ediyor. Modül ile enerji tüketiminin azaltılması, üretim kalitesinin artırılması ve arızaların önceden tespit edilmesi hedefleniyor. Modüler yapısıyla mevcut "CNC" cihazlarına kolayca entegre edilebilen sistem, yerli sanayinin yüksek maliyetlere katlanmadan dijital dönüşüm sürecine dahil olmasına imkan tanıyor. Operatörler ise üretime ilişkin tüm analiz sonuçlarını ekranlarından ya da uzaktan takip edebiliyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, patent tescili dolayısıyla çalışma ekibini tebrik ederek, farklı üniversitelerin iş birliğiyle ortaya çıkan projenin akademik ortaklığın önemli bir çıktısı olduğunu ifade etti. Topal, akademik bilginin tescilli ürüne dönüşmesinin ülkenin Ar-Ge kapasitesine ve rekabet gücüne katkı sunduğunu belirtti.
Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına ‘yapay zeka ile dijital içerik geliştirme projesi’ hayata geçiyor
24 Mart 2026 Salı - 15:08 Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına ‘yapay zeka ile dijital içerik geliştirme projesi’ hayata geçiyor Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor. Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı, anlamlı bir proje ile anılıyor. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğinde hayata geçirilen "Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi", çocukları dijital dünyanın pasif tüketicileri olmaktan çıkararak yapay zeka destekli araçlarla kendi animasyon filmlerini üreten aktif içerik geliştiricilerine dönüştürmeyi hedefliyor. Proje, Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına özel bir anlam taşıyor. Ortaokul ve lise düzeyindeki tüm öğrencilere yönelik hazırlanan ve 10 bin öğrencinin katılımının hedeflendiği proje; eğitim, üretim, yarışma ve ödüllendirme olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu pedagojik bir altyapıya sahip olan projede öğrencilerin analitik düşünme, problem çözme, araştırma ve disiplinlerarası bağlantı kurma gibi akademik becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Eğitim içerikleri arasında prompt yazma, görsel üretimi, poster ve infografik hazırlama, beste ve klip üretimi, senaryo yazımı ile çizgi roman ve animasyon hazırlama gibi başlıklar yer alıyor. Kontenjanla sınırlı yarışma için ortaokul düzeyinde 3 bin, lise düzeyinde ise 7 bin öğrencinin katılımı hedefleniyor. Katılımcıların kendi okullarından gönüllü bir danışman öğretmenle başvurması zorunlu tutulurken, eğitim modüllerini tamamlayarak yüzde 80 başarı puanına ulaşan öğrenciler yarışmaya başvuru hakkı elde edecek. Eğitimlerin ardından düzenlenecek animasyon film ve beste/video klip yarışması, öğrencilerin ürettikleri eserleri sergilemeleri için önemli bir platform sunacak. 1 Nisan itibariyle başlayacak eğitimler, 1 Mayıs’a kadar sürecek. 10 Mayıs’ta proje teslimleri, 8 Haziran’da ise Seçici Kurul Değerlendirmesi gerçekleştirilecek. Projenin Ödül töreni ise 11 Haziran’da yapılacak. Yarışmada her kategoride birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere manevi değeri yüksek Umre ödülü verilecek. Ayrıca ilk üçe giren öğrencilere sertifikalı oyun geliştirme eğitimi, ilk 250 öğrenciye ise Python eğitimi desteği sağlanacak. Nitelikli bulunan eserlere mansiyon ödülleri verilirken, jüri tarafından uygun görülen bestelerden ‘1500. Yıl Ezgileri’ adlı dijital albüm oluşturulacak.
Mimarlar ve tasarımcılar için üretim sürecini hızlandıran teknoloji
24 Mart 2026 Salı - 11:42 Mimarlar ve tasarımcılar için üretim sürecini hızlandıran teknoloji Excalibur, G920 modeliyle yüksek performanslı donanım çözümlerini mimarlık, 3D modelleme ve görsel tasarım dünyasının profesyonelleriyle buluşturuyor. Excalibur G920, proje süreçlerinde üretim akışını hızlandırarak kullanıcıların beklemeye değil üretmeye odaklanmasını sağlıyor. Günümüzde mimari projeler, üretkenliğin yanı sıra yüksek işlem gücüne de ihtiyaç duyuyor. Büyük ölçekli BIM dosyaları, karmaşık 3D sahneler ve yüksek çözünürlüklü video içerikleri, cihazların sınırlarını zorluyor. Bu noktada performans hızın ötesine geçerek süreklilik anlamına geliyor. Excalibur G920, RTX50 serisi ekran kartı seçenekleri ve yapay zeka destekli DLSS 4 teknolojisiyle, özellikle render ve görselleştirme süreçlerinde geçen süreyi minimize ediyor. Bu da kullanıcıların daha fazla üretime, daha az beklemeye odaklanmasını sağlıyor. Üst düzey donanım, sahada gerçek bir avantaj sağlıyor 14. nesil Intel Core i9 işlemci ve 64 GB’a kadar DDR5 RAM desteği sayesinde, büyük proje dosyalarıyla çalışırken yaşanan donma ve gecikmeler ortadan kalkıyor. Bu da özellikle yoğun teslim dönemlerinde iş akışının kesintisiz devam etmesini sağlıyor. Yüzde 100 DCI-P3 renk doğruluğu sunan ekran ise tasarım süreçlerinde kritik bir rol oynuyor. Malzeme, ışık ve renk detaylarının gerçeğe en yakın şekilde görüntülenmesi, yapılan işin kalitesini doğrudan etkiliyor. Sürdürülebilir performans ve geniş çalışma alanı Yüksek performansın sürdürülebilir olması ise en az gücü kadar önemli. Gelişmiş soğutma mimarisi sayesinde Excalibur G920, uzun süren render işlemlerinde performansını koruyarak zaman kaybını minimize ediyor. 2.5 kilogram hafifliği ve ince yapısıyla cihaz, ofisle sınırlı kalmadan farklı çalışma alanlarına kolayca uyum sağlıyor. Böylece kullanıcılar, güçlü bir masaüstü performansını mobil olarak deneyimleyebiliyor. Excalibur G920, yüksek performansı mobiliteyle birleştirerek, mimar ve tasarımcıların üretim süreçlerini daha hızlı, daha akıcı ve daha verimli hale getiriyor.
AB’den Canik Belediyesi’ne destek: Yapay zeka eğitimi başvuruları başladı
23 Mart 2026 Pazartesi - 14:05 AB’den Canik Belediyesi’ne destek: Yapay zeka eğitimi başvuruları başladı Samsun’un Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği(AB) tarafından desteklenen, gençleri yapay zekâ araçları ve girişimcilik alanında uygulamalı eğitimlerle buluşturacağı ’Employment 5.0’ eğitim programına başvurular başladı. Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, teknoloji okuryazarı nesiller yetiştirmeye devam ettiklerini söyledi. Canik Belediyesi, gençlere yönelik yapay zekâ, girişimcilik ve yapay zekâ araçlarının etkin kullanımına yönelik dikkat çeken projelerine bir yenisini daha ekledi. Canik Belediyesi, gençlerin yenilikçi teknolojileri günlük yaşamda etkin kullanması ve yapay zekâ araçlarıyla kendi iş modellerini oluşturmasını hedeflediği ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Employment 5.0 Gençleri Dijital Çağa Entegre Etmek eğitim projesine başvuru sürecinin başladığını duyurdu. Proje kapsamında gençler, yapay zekâ araçları, yapay zekâ araçlarıyla iş modeli oluşturma, dijital girişimcilik ve siber güvenlik alanlarında uygulamalı eğitimlerle buluşacak. Gençlere ve kadınlara yönelik yapay zekâ ve girişimcilik alanında ücretsiz eğitim programları gerçekleştirmeye devam ettiklerini kaydeden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, girişimci kimliklerini yenilikçi teknolojilerle şekillendiren, teknoloji okuryazarı nesiller için çalışmaya ve yeni projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirtti. Canik’te gençlere yönelik yapay zekâ, yazılım, siber güvenlik ve robotik kodlama alanlarında ücretsiz eğitim programlarını sürdürdüklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0’ Gençleri Dijital Çağa Entegre Etmek eğitim projesiyle yenilikçi teknolojiler konusunda farkındalık oluşturan yeni bir çalışmayı daha uygulamaya aldıklarını ifade etti. "Gençlerimizi ve çocuklarımızı yapay zeka araçları ile tanıştırıyoruz" Gençleri ve çocukları yapay zekâ araçları ve yeni nesil teknolojilerle tanıştırıp, teknoloji okuryazarı nesiller yetiştirmeye devam ettiklerini söyleyen Başkan Sandıkçı, "Avrupa Birliği tarafından desteklenen Employment 5.0 Gençleri Dijital Çağa Entegre Etmek eğitim projemizle gençlerimizi, yapay zekâ araçları ve yapay zekâ araçlarıyla iş modeli oluşturma başta olmak üzere yapay zekâ araçlarının, iş dünyasında etkin kullanımı ve beraberinde getirdiği girişimcilik fırsatları konularında ücretsiz uygulamalı eğitimlerle bir araya getireceğiz. Projemiz süresince gençlerimizi alanında uzman isimlerin katılımıyla söyleşi programlarıyla buluşturacağız" şeklinde konuştu. Başvurularda son gün 6 Nisan Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen projesine başvurular, 6 Nisan 2026 tarihine kadar kabul edilmeye devam edilecek. Projeye, ülke genelindeki 18-30 yaş aralığındaki kişiler başvuru işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebiliyor. Başvuru işlemleri, Canik Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarında yer alan başvuru formunun doldurulmasıyla tamamlanıyor. Proje hakkında detaylı bilgiye belediyenin çözüm merkezi ve başvuru formu içerisinde yer alan bilgilendirme bölümünden ulaşılabiliyor.
Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.